ailedir.
aile bayramlarda olan kahvaltı sofrası bile insana güvende hissettirir.
yalnız olmadığın her an insan güvende hisseder.
devamını gör...

kadını aşağılayan trol başlıklar için tam gaz mücadele olayıdır.
(bkz: sen çok yanlış gelmişsin kardeş)
devamını gör...

istanbul’da bir fırıncıya “işler iyi mi?” diye soran muhabirin, fırıncı sorunlarını anlatmaya başlayınca mikrofonu geri çekmesi sosyal medyada eleştiri konusu oldu. fırıncı arkadaşım, halk ekmekçi arkadaşım sesinizi duyurmak istiyorsanız kafa sözlük'e gelin. biz sorunlarını dinleriz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her güne fenerbahçe marşları ve haberleriyle başlanan, tüm branşlar üzerine konuşulan, birlikte maç izlenip yorumlanan, nostalji bölümünde belki hiç görmediğiniz fotoğraf ve videoların paylaşıldığı, hülasa sarı lacivert tutkumuzu sözlükteki yazarlarla doyasıya yaşadığımız, paydaşı olmaktan çok keyif aldığım kulüp.

siz de discord.com/invite/vYRBKKPsMz adresinden bekleme odasındaki kuralları onaylayıp ''orta sahasında dünya yıldızı mesut özil olan takım''ı desteklediğinizi belirterek aramıza katılabilirsiniz.
devamını gör...

yaa benim şarkım çıkmış. kaçırmışım orayı kupa kızını kim istediyse teşekkürler.
devamını gör...

aydin ve muğla için konuşacak olursam dostlar menü klasiktir. keşkek, bol süzme yoğurtlu kizartma, etli nohut, pilav, salata, ve irmik helvası olur. bu bölgelere göre değişkenlik gösterse de genel yemekler bunlardır. ne kadar yağlı olursa olsunlar büyük bir mutlulukla yerim. zaten sabahları yemeģi yer akşam düğün zamanı evde pijamalarimla yatarım.
devamını gör...

konuştuğum vakit dilimi kestiler
ve gözlerimin içine bakıp gittiler
ben susturuldum
insanlığın en ağır sancısı o gece başladı
tanrının yarattığı düzende kaos vardı
insanlar anlamadı
sustuklarım boğazıma saplandı
yalanlara mahkum edilen insan
boynuna ipi doladı
ve günaha battı

* mevcutlu
devamını gör...

uzakta esen bir rüzgar olsan da anlaşılmaz bir güçle benim saçlarımı savurmaktasın.
devamını gör...

başucu eserleri güncellendi.
devamını gör...

bu cok iyiydi, harbiden bu cok iyiydi...önunde saygiyla egildigim bir çeviri olmuş, tebrik ediyorum. ( hala guluyorum, yazamiyorum).
devamını gör...

sadece telle sınırlı değil elbette, neler neler var. sadece yemek yerken çıkarabileceğiniz lastikler mi verilmez, çenenizi genişletmek için aparatlar mı takılmaz.
uzun süren, acılı, sonunda inci dişlere kavuşacağınız, benim hala sonuna varamadığım ortodontik müdahale.
devamını gör...

terbiyesizliktir tek kelime ile. bunlar hep kural tanımaz insanlarımızın eseri. bu da onun bir yansıması. etrafımızda gördüğümüz her şey bize hizmet etmek için var diye düşünüyoruz. hal böyle olunca semaver için ağaç kesersin, mangal için orman yakarsın vs.

hayır bu semaver çayına güzelleme yapanları da hiç anlamıyorum. normal demlenmiş çay ile arasında ne gibi bir fark var? ben bir fark olduğunu düşünmüyorum, edindiğim tecrübeden de bu sonuca vardım.

neyse belediye yerine fidan dikmiş bari.
devamını gör...

bugün çin'den covid aşısı bekleyen türkiye, 1938 yılında çin'e kolera salgını sebebiyle aşı gönderiyor.

' 83 yıl önce çin'e aşı göndermek başarıydı, 83 yıl sonra çin'den aşı getirmek başarı oldu '

bakın 18 ocak 2021 tarihinde sinan meydan konuyu nasıl aktarmış.
buradan

edit: konu çok açık, bunun altında komplo teorisi aramak veya yok biz ona verdik o da bize veriyor şeklinde bir yaklaşım sergilemek gereksiz.

bu ülke 80 sene önce aşı üretebilirken, bugün aşıya muhtaç duruma nasıl geldi? bütün mesele bu...
devamını gör...

çaktırmadan astronot arkadaşım olduğunu nasıl söylerim temalı başlık.
bir arkadaş uğruna ne güneş sistemleri hiç edildi ya rab!*
devamını gör...

ne saçma insanlar var ya dedirten başlık. 1 gün o ağrıya katlanamayacak tipler geliyor burda ahkam kesiyor. reglım ağrısız şekilde geçer genelde hiç kimseye de ağlayıp zırlamam ama çevremde çok ağrılı geçiren 4 gün yerinden kalkamayan çokta kişi var, emin olun hiçbirinin dikkat çekmeye ihityacı yok. birde türk kızları falan diyip başka ırkları karıştırmışsınız olaya.. türk kızlarının da ağrılı geçirmediği zamanlar olduğu gibi diğerlerinin ağrılı olduğu zamanlar olabilir. bazı şeylerin bünyeden bünyeye değiştiğini falan biliyorsunuzdur umarım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatını kaybeden tüm işçilere allah'tan rahmet diliyorum. inşallah mekanları cennet olur.
soma faicasına dair asla unutamayacağımız 2 görsel.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ludingirra sümerli bir öğretmen. aynı zamanda şair ve yazar. öğretmenliği bıraktıktan sonra yaşadıklarını kaleme almış ve kendisinin bu yazdıkları sümer tabletleri arasında bulunarak arkeologlar tarafından gün yüzüne çıkartılmış. böylece üç bin yıl önceden bugünlere seslenme imkanı doğmuş adama. ve yine böylece tüm kaygıları, korkuları ve paylaşmak istedikleri bizler tarafından 3000 yıl sonra okunmuş oluyor. boşuna demiyorlar söz uçar yazı kalır diye. kalıyor işte bir şekilde. iyi ki de kalıyor ve binlerce yıl öncesinin insanlarının hislerine, duygularına ve uyarılarına vakıf oluyoruz.

ludingirra yaşamöyküsünü neden yazmaya başladığını ise şu şekilde açıklamış;

''bu yaşamöykümü daha çok gelecek kuşaklar için yazmaya başladım. bizim ulusumuz, dilimiz, geleneklerimiz, sosyal yaşantımız, sanatımız unutuluyor artık.''


ludingirra sümer ülkesine yönelik tehlikelerden söz ederek “bu güzel ülkemize her taraftan göz diktiler” diyor. “göklere uzanan basamaklı kulelerimizin, görkemli tapınaklarımızın, arı gibi işleyen çarşılarımızın, her tarafa ulaşan kervanlarımızın, dümdüz uzanan yollarımızın, boy ürün veren tarlalarımızın, nehirlerimizde ve açtığımız kanallarda salına salına yüzen teknelerimizin, dolup taşan iskelelerimizin, her tür bilgiyi veren okullarımızın ünü uzak ülkelere kadar yayıldığından; ilkel olan bu ülkelerin halkı kıskandı bizi.

fırsat buldukça üzerimize saldırdılar. kentlerimizi yakıp yıktılar. biz yaptık, onlar yıktılar; biz yaptık, onlar yaktılar. halkımız, hatta krallarımız tutsak oldu. ailelerimiz dağıldı.

tarlalarımızı, bahçelerimiz bakımsızlıktan kurudu; hayvanlarımız açlıktan öldü ve böylece kökü binlerce yıl önceye dayanan ulusumuz yoruldu, dayanamayacak hale geldi ve içimize yavaş yavaş sızıp bizi yiyen yabancıların kucağına bırakıverdi kendini.

onlar yönetiyor bizi şimdi. topraklarımıza ilkel geldiler; sayemizde uygar olmaya başladılar. ne yazıdan, ne tarımdan, ne sanattan, ne dinden, ne okuldan, ne attan, ne arabadan, ne aydan, ne yıldan haberleri vardı. hepsini bizden öğrendiler.

sonra da ‘biz yaptık, biz bulduk’ diye övünmeye başladılar. hep korkuyorum, bir gün gelecek, adımız da uygarlığımız da unutulacak. biz ne yaptık, ne başardıysak hepsini onlar üstlenecek.”

“bu durum beni yıllardan beri üzüyordu. ben küçük bir adamım, bunu önlemek elimden gelmez diye yakınıyordum. bir gün birdenbire aklıma geldi. ben bir yazar olduğuma göre, ulusumuzun bulduklarını, başardıklarını, geçmişimizi, geleneklerimizi, ne kadar uygar olduğumuzu, gerek sümerliliklerini unutmaya başlayan gençlerimize, gerek daha sonra gelecek kuşaklara neden yazılarımla bildirmeyeyim dedim ve yaşamöykümü yazmaya karar verdim. böylece her tarafa, herkese, her çağa ulaşacağımı umut ediyorum.”

muazzez ilmiye çağ, sümerli ludingirra, s.12-13


lundingirra'nın serzenişlerini okuduğunuz zaman enteresan bir bağ kuruyorsunuz kendisi ile. anlattıkları, yakındıkları sizi de bir yerlerden yakalıyor. peki nasıl? çünkü anlattıkları bize dair. 3000 yılda pek bir ileri gidememişiz esasen. bizler de tarihini unutan bir milletin fertleriyiz. geldiğimiz yeri, atalarımızın inançlarını, onlara dair var olan güzellikleri hep unuttuk. ya da daha doğru bir tabirle bunların unutulmaya yüz tutmasına izin verdik. başkalarının bizim tarihimizi bize anlatması zorumuza dahi gitmedi. daha kötüsü onların anlattığı tarihi de kendi tarihimiz olarak belleyip, kültürel zenginliklerimizi bir bir terk etmeye başladık. elbette bu yüzyıllar alan bir süreç. ve geçen her bir yıl bizi kendi öz benliğimizden biraz daha uzaklaştırdı. aslında asimile edildik ama işin komik olan yanı şu; uğradığımız asimilasyonu kendi kültürümüz ve tarihimizmiş gibi fanatikçe savunur hale geldik. sonrasında bu gerileme bir şekilde türkiye cumhuriyetinin kurulması ile kısa bir dönem için durdu. ve sonrasında yeniden başka kültürlerin kucağına düştük. umut ederim ki, günün birinde bizlerin arasından de birileri bu tarz bir zaruret sebebi ile benzer satırlar kaleme almak zorunda kalmaz. aslında alırsa da fena olmaz. 3000 yıl sonra birileri adamlar neymiş ne olmuş diye düşünürde belki saksıyı çalıştırıp, kendileri için önlem alır.

ludingirra dede sıkmayasın o tatlı canını, bak 3000 yıl sonra dahi insanlar senin yaşadığın travmanın bir benzerini yaşıyorlar. asla yalnız yürümeyeceksin bunu iyi bilesin...
devamını gör...

3 yaşımda verildigimde 3 sene kalacağımı biliyordum tabiki ama çok ağlamıştım o gece.
sonraki geceler de hep böyle devam etmişti.
istenmeyen olmak o yaşta çok ağır gelmişti.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim