sürekli kavga eden bir ailede büyümek
stresle çok erken yaşta tanışmış olmaktır.
bende bıraktığı iz; yüksek sese ve öfkeye olan hassasiyetimdir. bağırarak konuşan insanları duymuyorum.
bende bıraktığı iz; yüksek sese ve öfkeye olan hassasiyetimdir. bağırarak konuşan insanları duymuyorum.
devamını gör...
nara
genelde sarhoş olunduğunda çok rahatça atılan kendini yarma eylemi.
devamını gör...
garip sessizlik kuralı
kişinin kendisine yöneltilmiş bir soruya hemen cevap vermek yerine bir süre sessizce düşünmesini ya da başka şeylerle meşgul olmasını anlatan ifade. bugün cüneyt özdemir'in canlı youtube programında duydum da çok garip geldi. elon musk, jeff bezos, tim cook gibi acayip konumlardaki tiplerin de sık başvurduğu bir yöntemmiş. bu durumu "yöntem" yapan da duygu kontrolünü sağlayabilmeye dayanır.
yani efenim söz gümüşse sükut altındır meselesinden başka bir şey değil. yahut iki dinle bir söyle.
yani efenim söz gümüşse sükut altındır meselesinden başka bir şey değil. yahut iki dinle bir söyle.
devamını gör...
sözlükten birine ismini vermeden bir şey söyle
lanet gelsin bu başlığa hocam isim verin ya hepsini üstüme alınıyorum yapmayın böyle.
devamını gör...
kedi
dört bacaklı ev bireyi.
işlerini her zaman bilirler. yakınınızdalarsa dikkat dikkat.

mamasına, suyuna, evine dokunduğun an yanında biter. cokcok bu cokcok kumu temizlerken gelip içine oturur. bazende kafama çıkar. dokunma özel alanıma çocuğu.

geceleri saçını başını yolabilir. oyun oynamak için hiç çekinmeden seni uyandırır. cokcok bu da cokcok.

kontrolsüz hareketleri olanlar vardır.
misal benim cokcok yeni eve geldiğinden beri merdivenlerden düşüyor. koşarken hızını alamayıp kapılara kafa atıyor. koltuklardan, yataklardan yuvarlanıyor.

bazen sevgi pıtırcığı olabiliyorlar. işte bu tam casperlık hareket. hep sevecen hep beyefendi.

o kumlar asla kum kabının içinde kalmaz. bazen asıl kalması gerekenler bile kalmaz.
cokcok genelde tutturamaz gelir bana gösterir. etrafımda çok dolaşıyor. sürtünüyor şirinlikler yapıyorsa kesin bir şeyler yapmıştır.

içlerinden bir anda canavar çıkıyor. bak işte bu bety. genelde sevgi pıtırcığı ama ara ara oramı buranı ısırıyor. sanırım kendini hatırlatma yöntemi.

devamı gelecek.
işlerini her zaman bilirler. yakınınızdalarsa dikkat dikkat.

mamasına, suyuna, evine dokunduğun an yanında biter. cokcok bu cokcok kumu temizlerken gelip içine oturur. bazende kafama çıkar. dokunma özel alanıma çocuğu.

geceleri saçını başını yolabilir. oyun oynamak için hiç çekinmeden seni uyandırır. cokcok bu da cokcok.

kontrolsüz hareketleri olanlar vardır.
misal benim cokcok yeni eve geldiğinden beri merdivenlerden düşüyor. koşarken hızını alamayıp kapılara kafa atıyor. koltuklardan, yataklardan yuvarlanıyor.

bazen sevgi pıtırcığı olabiliyorlar. işte bu tam casperlık hareket. hep sevecen hep beyefendi.

o kumlar asla kum kabının içinde kalmaz. bazen asıl kalması gerekenler bile kalmaz.
cokcok genelde tutturamaz gelir bana gösterir. etrafımda çok dolaşıyor. sürtünüyor şirinlikler yapıyorsa kesin bir şeyler yapmıştır.

içlerinden bir anda canavar çıkıyor. bak işte bu bety. genelde sevgi pıtırcığı ama ara ara oramı buranı ısırıyor. sanırım kendini hatırlatma yöntemi.

devamı gelecek.
devamını gör...
zincire vurulmuş prometheus
burada ateş diye bahsedilen düşünme gücü, bilgidir. prometheus bir kahindir ve tanrı zeus bu durumdan rahatsızlık duymaktadır. zeus ateşi halka veren prometheus’u zincirlerle sarp kayalara bağlatır ve bir kartal her gün prometheus’un karaciğerini yemektedir. prometheus ölümsüz olduğu için karaciğeri her gün yenilenir. prometheus’un bildiği önemli bir sır vardır. zeus, oğlu tarafından öldürülecek ve zeus’un egemenliğine son verecektir. prometheus’un kehaneti gerçekleşir ve zeus ölünce prometheus kurtulur. *
devamını gör...
kanun
dinlerken zevk aldığım enstrumanlardan bir tanesi ama bak dinlerken. çünkü çalarken herhalde bu kadar zevk alamazdım. alıyorsun önüne tepsiyi mercimek ayıklar gibi tövbe yarabbim.
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
ağız şapırtısı
devamını gör...
9 aralık 2020 çiplenmiş olmam sorunsalı
sabah kalktığımda boynumun sağ kısmında böyle bir kasıntıyla uyandım. rüyamda zaten kapşonlu iki kişinin beni kollarımdan tutup zorla bir platforma yatırdıklarını hatırlıyorum. direnme gücüm pek yoktu sanki çok yorulmuşumda vücudum hiçbir yerini oynatacak gücü bulamıyormuşum gibi.
neyse efendim sabah kalktım elimi yüzümü yıkamak için lavaboya yöneldiğimde kafamın içinde sovyet radarının çıkardığı cızırtılar ötmeye başladı lan dedim noluyoruz hayırdır ?
bedenimde inanılmaz bir elektrik akışı hissetmeye başladım böyle ince ince ama sürekli olan bir akış.
sanki düşük voltajlı elektrikli sandalyeye mahkum olmuş gibi bir hissiyat.
gözlerim bir tık karardı tansiyon düşmesi mi desem bilinç kaybına yakın bir hissiyattı gözlerimi zor bela açtım görüş açımda sol üstte healt barı gördüm, muhtemelen halüsinasyon görüyorum çok oyunda oynamam açıkçası günde 2-3 saat sonra kod yazarım dorking yaparım vs.
bilinç altıma büyük bir şekilde beyaz tv nin komplo teorileri girdiğini düşündüm çok önemsemedim.
neyse ki healt barını görmüyorum artık ama kafamın içinde birisi sürekli benimle konuşuyor talimatlar veriyor şimdi git su iç şimdi git otur diye. ben de onu dinliyorum sanki mecburmuşum gibi ?
neyse arkadaşlar ben bu çipi nasıl çıkarırım sanırım çiplenmişim elon musk troll başlığından dolayı evime gelip trolledi mi ?
hayırlı forumlar +rep
neyse efendim sabah kalktım elimi yüzümü yıkamak için lavaboya yöneldiğimde kafamın içinde sovyet radarının çıkardığı cızırtılar ötmeye başladı lan dedim noluyoruz hayırdır ?
bedenimde inanılmaz bir elektrik akışı hissetmeye başladım böyle ince ince ama sürekli olan bir akış.
sanki düşük voltajlı elektrikli sandalyeye mahkum olmuş gibi bir hissiyat.
gözlerim bir tık karardı tansiyon düşmesi mi desem bilinç kaybına yakın bir hissiyattı gözlerimi zor bela açtım görüş açımda sol üstte healt barı gördüm, muhtemelen halüsinasyon görüyorum çok oyunda oynamam açıkçası günde 2-3 saat sonra kod yazarım dorking yaparım vs.
bilinç altıma büyük bir şekilde beyaz tv nin komplo teorileri girdiğini düşündüm çok önemsemedim.
neyse ki healt barını görmüyorum artık ama kafamın içinde birisi sürekli benimle konuşuyor talimatlar veriyor şimdi git su iç şimdi git otur diye. ben de onu dinliyorum sanki mecburmuşum gibi ?
neyse arkadaşlar ben bu çipi nasıl çıkarırım sanırım çiplenmişim elon musk troll başlığından dolayı evime gelip trolledi mi ?
hayırlı forumlar +rep
devamını gör...
türk sinemasının en sağlam beş filmi
canım kardeşim: çaresizliği ve yoksulluğu iliklerinize kadar hissedersiniz.
susuz yaz: altın ayı ödüllü, dönemin su savaşlarını köylüler üzerinden anlatan, dönemin ses getiren filmlerinden.
dönüş: almanya'ya işçi olarak giden erkeklerin uğradığı değişim ile beraber, dönemin toplumsal sorunlarını işleyen bir film. sıkça görülen problemler sonrasında bu filmi yapmak istemişler çok da can acıtıcı olmuş.
tabutta rövaşata: gerçek bir hayattan esinlenerek yapılan, dönemin siyasi ve toplumsal sorunlarını bir grup kimsesiz insan üstünden anlatan şahane film.
ağır roman: ötekilerin yaşamını anlatan mükemmel ötesi film.
susuz yaz: altın ayı ödüllü, dönemin su savaşlarını köylüler üzerinden anlatan, dönemin ses getiren filmlerinden.
dönüş: almanya'ya işçi olarak giden erkeklerin uğradığı değişim ile beraber, dönemin toplumsal sorunlarını işleyen bir film. sıkça görülen problemler sonrasında bu filmi yapmak istemişler çok da can acıtıcı olmuş.
tabutta rövaşata: gerçek bir hayattan esinlenerek yapılan, dönemin siyasi ve toplumsal sorunlarını bir grup kimsesiz insan üstünden anlatan şahane film.
ağır roman: ötekilerin yaşamını anlatan mükemmel ötesi film.
devamını gör...
kara kitap
orhan pamuk'un kitapları arasında en dikkat çekeni. orhan pamuk okumaya kara kitapla başlamak en doğrusu olduğundan kara kitap ile başladım. normalde cevdet bey ve oğullarını ya da sessiz evi öneriyorlar.
özgün bir kitap.
ana tema insanların kendisi olamaması
kurgusunda 33 yaşında avukat olan galip'i karısı rüya, bir gece mektupla terkediyor. karısını istanbul sokaklarında ararken karısı rüya'nın üvey kardeşi ve ünlü köşe yazarı celal salik'in de kaybolduğunu öğrenerek ikisini de arama yolculuğuna başlıyor. bu arama yolculuğu bizim aramalarımız gibi olmuyor. galip kimseye haber vermiyor kayıplardan hatta küçük yalanlar da söylüyor.
kitabın bütün kurgusu "arayış" ama eşini değil sanki galip kendisini arıyor gibi.
rüya kaybolduğunda galip ilk önce rüyanın önceki ilişkisine gidiyor. orada bulmayı umuyor, bulacağından da emin.
kitap atıf, referans konusunda "bence" oldukça zengin. bu durum okur olarak keyif veriyor. örneğin dantenin ilahi komedya kitabının cehennem bölümünden bir referans var. pavyon sahnesinde decamerondan alıntı var. kendi edebiyatımızdan iz sürme konusunda ince memedin topal alisine atıf var. marcel proust'un kayıp zamanın izinde kitabını anlatmaya lüzum yok sanıyorum.
binbirgece masallarıyla ortak biraz zira galip rüya'yı ararken küçük küçük hikayeler anlatıyor her bölümünde. mantıku't-tayr (kuşların dili) bir arayış hikayesi olduğundan benzediğini söylüyorlar (ki mantıku't-tayr'ı okumadığımdan bilgim yok), hüsn-ü aşk aynı aileden olan iki kişi birbirine aşık oluyor tıpkı rüya ve galip gibi.
şeyh galip hüsn-ü aşk'ı yazarken mesneviden etkilendiğini söylüyor. yani ustası celalettin rumi.
kitapta da galip celal'i usta olarak görüyor.
benim kitapta altını çizdiğim not aldığım birçok yer var. ama en çok etkileyen bölüm şüphesiz 1. kısımın 15. bölümü.
kitap bence defalarca okunmaya değer ki ben öyle yapacağım. iyi ki okumuşum.
sadece sabırlı okurlar için öneririm.
özgün bir kitap.
ana tema insanların kendisi olamaması
kurgusunda 33 yaşında avukat olan galip'i karısı rüya, bir gece mektupla terkediyor. karısını istanbul sokaklarında ararken karısı rüya'nın üvey kardeşi ve ünlü köşe yazarı celal salik'in de kaybolduğunu öğrenerek ikisini de arama yolculuğuna başlıyor. bu arama yolculuğu bizim aramalarımız gibi olmuyor. galip kimseye haber vermiyor kayıplardan hatta küçük yalanlar da söylüyor.
kitabın bütün kurgusu "arayış" ama eşini değil sanki galip kendisini arıyor gibi.
rüya kaybolduğunda galip ilk önce rüyanın önceki ilişkisine gidiyor. orada bulmayı umuyor, bulacağından da emin.
kitap atıf, referans konusunda "bence" oldukça zengin. bu durum okur olarak keyif veriyor. örneğin dantenin ilahi komedya kitabının cehennem bölümünden bir referans var. pavyon sahnesinde decamerondan alıntı var. kendi edebiyatımızdan iz sürme konusunda ince memedin topal alisine atıf var. marcel proust'un kayıp zamanın izinde kitabını anlatmaya lüzum yok sanıyorum.
binbirgece masallarıyla ortak biraz zira galip rüya'yı ararken küçük küçük hikayeler anlatıyor her bölümünde. mantıku't-tayr (kuşların dili) bir arayış hikayesi olduğundan benzediğini söylüyorlar (ki mantıku't-tayr'ı okumadığımdan bilgim yok), hüsn-ü aşk aynı aileden olan iki kişi birbirine aşık oluyor tıpkı rüya ve galip gibi.
şeyh galip hüsn-ü aşk'ı yazarken mesneviden etkilendiğini söylüyor. yani ustası celalettin rumi.
kitapta da galip celal'i usta olarak görüyor.
benim kitapta altını çizdiğim not aldığım birçok yer var. ama en çok etkileyen bölüm şüphesiz 1. kısımın 15. bölümü.
kitap bence defalarca okunmaya değer ki ben öyle yapacağım. iyi ki okumuşum.
sadece sabırlı okurlar için öneririm.
devamını gör...
allah cezanı versin osman bey
bir atıf yılmaz filmidir. bu filmin senaryosunu ünlü ve büyük yazarımız son komünist vedat türkali yazmıştır. filmin güzelliği de belki bu dev ikilinin bir araya gelmesinden kaynaklanmaktadır.

film tesadüf eseri olmadığı bir kişi olduğu sanılan bir adamın başından geçen olayları anlatır ve benim kurduğum bu saçma cümle kadar da komik ve eğlenceli bir filmdir. başrolde oynayan orhan günşiray bu siyah beyaz filmi renklendirmiş, çolpan ilhan ise müthiş bir zerafet ile arzı endam etmiştir.

filmin asıl ilginç yanı ise ismidir aslında. o dönem atıf yılmaz ile osman seden arasında hem bir dostluk hem de tatlı bir rekabet vardır. ve bu film çekilirken atıf yılmaz filmin adıyla osman seden’e gönderme yapar, sonra da kızdıysa değiştirebileceğini söyler ama seden’in başka bir planı vardır.
osman seden de nerdeyse aynı isimlerle aynı dönemde bir başka film çeker ve filmin ismiyle de bu ikili arasındaki müthiş eğlenceli atışma nihayete ermiş olur. ilk filmi bulmanız zor olabilir ama osman seden filmini bulup izleyebilirsiniz.

film tesadüf eseri olmadığı bir kişi olduğu sanılan bir adamın başından geçen olayları anlatır ve benim kurduğum bu saçma cümle kadar da komik ve eğlenceli bir filmdir. başrolde oynayan orhan günşiray bu siyah beyaz filmi renklendirmiş, çolpan ilhan ise müthiş bir zerafet ile arzı endam etmiştir.

filmin asıl ilginç yanı ise ismidir aslında. o dönem atıf yılmaz ile osman seden arasında hem bir dostluk hem de tatlı bir rekabet vardır. ve bu film çekilirken atıf yılmaz filmin adıyla osman seden’e gönderme yapar, sonra da kızdıysa değiştirebileceğini söyler ama seden’in başka bir planı vardır.
osman seden de nerdeyse aynı isimlerle aynı dönemde bir başka film çeker ve filmin ismiyle de bu ikili arasındaki müthiş eğlenceli atışma nihayete ermiş olur. ilk filmi bulmanız zor olabilir ama osman seden filmini bulup izleyebilirsiniz.
devamını gör...
lgbt bireylerin evlat edinme hakkı
genelde insanlar evlat edinmek yerine ,kendileri çocuk doğuruyorlar.
yetim çocuklar sevgiden ve aile kavramınından uzakta büyüyorlar, ama eşcinseller evlat edinerek büyük bir iyilik yapabilirler.
sırf bu yüzden bile eşcinsellere de evlaklık ve evlenme hakkı verilmeli.
cinsel yönelimi farklı olan bir ailede çocuk büyütmek belki tuhaf gelebilir, böyle düşünenleri anlayabiliyorum ancak bir çocuğun yetimhanede kimsesiz büyümesindense; iyi birer evebeyne sahip olma hakkı var !
sevgisiz ve yalnız büyümesindense bir ailede büyüsün.
çoğu ailede, farklı görüşleri olan insanlar zaten var, dini farklı, siyasi görüşü farklı, bu da bunun gibi sadece farklı bir görüş. demokraside bu güzel, farklılıklara saygı duymak.
tüm söylenenleri okudum, tartışılabilecek tek konu bence toplum baskısından dolayı ötekileşmiş ve yalnız hisseden evebeynler, iyi çocuk yetiştirebilir mi?
yetim çocuklar sevgiden ve aile kavramınından uzakta büyüyorlar, ama eşcinseller evlat edinerek büyük bir iyilik yapabilirler.
sırf bu yüzden bile eşcinsellere de evlaklık ve evlenme hakkı verilmeli.
cinsel yönelimi farklı olan bir ailede çocuk büyütmek belki tuhaf gelebilir, böyle düşünenleri anlayabiliyorum ancak bir çocuğun yetimhanede kimsesiz büyümesindense; iyi birer evebeyne sahip olma hakkı var !
sevgisiz ve yalnız büyümesindense bir ailede büyüsün.
çoğu ailede, farklı görüşleri olan insanlar zaten var, dini farklı, siyasi görüşü farklı, bu da bunun gibi sadece farklı bir görüş. demokraside bu güzel, farklılıklara saygı duymak.
tüm söylenenleri okudum, tartışılabilecek tek konu bence toplum baskısından dolayı ötekileşmiş ve yalnız hisseden evebeynler, iyi çocuk yetiştirebilir mi?
devamını gör...
ekşi sözlük’ün bir grup boş insandan oluşması
katılmadığım bir başlıktır. nefretinizi başka bir yerde kusmanızı öneriyorum.
edit: başlık sahibin haklılık payı azıcık da olsa vardır
edit: başlık sahibin haklılık payı azıcık da olsa vardır
devamını gör...
bakir olmayan erkekle evlenmek
bakirim diye dolaşan erkekler genelde topluma faydası olmayan, kendisiyle bile barışık olmaktan uzak sürekli agresif ve kavgacı tipler olur genelde.
bakirliği kafasına takan kadın eğer müslümansa özgüvensiz veya zayıf değildir. çocuklarının babasınım zinadan uzak durmuş saf temiz namuslu bir kişi olmasını istemektedir.
lokal anestezi ile 10 dakika süren bir dikiş nakış işlemi ile yeniden doğan türk erkeği bu fikri çok sever. rahatlıkla gerine gerine anlatır ben bakirim diye. karşısındaki kadın da bakire değildir ama kimin umrunda. kendimizi kandırarak yaşamlarımıza devam etmek genetiğimizde var ne de olsa.
misal ben asla yapmam, geniş olan yapabilir.
benim kesinlikle tercih etmediğim evliliktir. bakir olmayan erkekle sevişirsin, evlenmezsin.
allah muhafaza evlenirseniz ortamlarda dalga konusu olabilir.
bakirliği kafasına takan kadın eğer müslümansa özgüvensiz veya zayıf değildir. çocuklarının babasınım zinadan uzak durmuş saf temiz namuslu bir kişi olmasını istemektedir.
lokal anestezi ile 10 dakika süren bir dikiş nakış işlemi ile yeniden doğan türk erkeği bu fikri çok sever. rahatlıkla gerine gerine anlatır ben bakirim diye. karşısındaki kadın da bakire değildir ama kimin umrunda. kendimizi kandırarak yaşamlarımıza devam etmek genetiğimizde var ne de olsa.
misal ben asla yapmam, geniş olan yapabilir.
benim kesinlikle tercih etmediğim evliliktir. bakir olmayan erkekle sevişirsin, evlenmezsin.
allah muhafaza evlenirseniz ortamlarda dalga konusu olabilir.
devamını gör...
seri şekilde artı oylayan yazar
tanımlarımı okumadan oyladığınız zaman üzülüyorum. bi' okuyun severseniz oylayın.
devamını gör...
ağladıktan sonra yüze gelen güzellik
vardır böyle bir şey, kadın yazarlarımız bunu çok iyi bilirler bence.
canınız çıkana kadar ağladıktan sonra, yüz sanki gerdirilmiş gibi olur, kaşlar bir kalkar, dudaklar daha da belirginleşir.
yani yüz tane estetik doktoru gelse bu kadar güzel gerdiremez o yüzü.
bir de bunun şey versiyonu var, kendini öyle görünce fotoğraf çekme isteği.
bunu da yalnızca gerçek ruh hastaları bilir.
canınız çıkana kadar ağladıktan sonra, yüz sanki gerdirilmiş gibi olur, kaşlar bir kalkar, dudaklar daha da belirginleşir.
yani yüz tane estetik doktoru gelse bu kadar güzel gerdiremez o yüzü.
bir de bunun şey versiyonu var, kendini öyle görünce fotoğraf çekme isteği.
bunu da yalnızca gerçek ruh hastaları bilir.
devamını gör...
normal sözlük ilişki durumu bilgisi
devamını gör...