30 ocak 2021 şekere zam gelmesi
nasıl alkole zararlı diye zam geldiyse, şekere de aynı sebeple zam yapılmıştır, sizi nankörler sizii.
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü
küfürler havada uçuşur, kimse kimseyi dinlemez sadece kendi düşüncesini öne sürer, tartışmanın sonunda kafanıza sandalye atılması muhtemeldir.
devamını gör...
flörtün sevgililiğe dönmeme sebepleri
bir arkadaş söylemiş ama bende birşeyler eklemek istiyorum, evet net olarak, bir tarafın istememesidir, tek başına "istememek" geçerli bir sebeptir aslında, bunun sorgulanmasınıda anlamıyorum,
"niye istemiyorsun" ne demekse..
bir aydır flört bile etmediğim, bir şekilde tanıştığım ve arkadaş olarakda kendisinden hoşlanmadığımı, hiçbir şekilde görüşmek istemediğimi kibarca söylediğim biriyle uğraşıyorum, ya kabus gibi, engelliyorum, arıyor yazıyor, birde kızmak için hemde, "sen niye benimle konuşmuyosun" filan diye kızıyor bana telefonu açar açmaz, en son yasal yollara başvurucağımı söyledim, bu sefer mesaj atıyor, oturduğum yeri biliyor ve çok korkuyorum, bildiğiniz kabus yani, öyle bir tipki, reddettikçe hırslanıyor, artık nasıl travmaları varsa, nasıl bir kompleksse..
işin kötüsü niye yaptığını ondan iyi biliyorum.. böyle insanları gördükçe insanın hiç umudu kalmıyor erkeklerden gerçekten, ben bir erkeği rahatsız eden bir kadın görmedim hiç, istisnalar alınmasın ama, varsa tabi.. yoksa isteyince her türlü zamanda yaratılır etkinlikde bulunur vs. başta oluşan ilgiyi maalesef azaltarak öldürecek hareketler yapılmıştır bence..
"niye istemiyorsun" ne demekse..
bir aydır flört bile etmediğim, bir şekilde tanıştığım ve arkadaş olarakda kendisinden hoşlanmadığımı, hiçbir şekilde görüşmek istemediğimi kibarca söylediğim biriyle uğraşıyorum, ya kabus gibi, engelliyorum, arıyor yazıyor, birde kızmak için hemde, "sen niye benimle konuşmuyosun" filan diye kızıyor bana telefonu açar açmaz, en son yasal yollara başvurucağımı söyledim, bu sefer mesaj atıyor, oturduğum yeri biliyor ve çok korkuyorum, bildiğiniz kabus yani, öyle bir tipki, reddettikçe hırslanıyor, artık nasıl travmaları varsa, nasıl bir kompleksse..
işin kötüsü niye yaptığını ondan iyi biliyorum.. böyle insanları gördükçe insanın hiç umudu kalmıyor erkeklerden gerçekten, ben bir erkeği rahatsız eden bir kadın görmedim hiç, istisnalar alınmasın ama, varsa tabi.. yoksa isteyince her türlü zamanda yaratılır etkinlikde bulunur vs. başta oluşan ilgiyi maalesef azaltarak öldürecek hareketler yapılmıştır bence..
devamını gör...
yeni hayat (orhan pamuk)
çok sevdiğim çok beğendiğim orhan pamuk romanıdır.
kitap iddialı bir cümleyle başlar.
bir kitap okudum bütün hayatım değişti.
yeni hayat kitabı çok yoğun ve ağır bir kitaptır.
okuyucuya kendini teslim etmekten son derece uzak bir yazı ele almış orhan pamuk.
maalesef bazı okuyucuları (klasik normal roman) okumayı seven insanları aşırı derecede sıkan bir kitaptır. özellikle kitaptaki otobüs yolculukları insanı sıkıntıdan mahveder.
ama ben kitabı çok beğendim sebebi ise çok fazla gönderme olması ve bunların ustalıkla ele alınmış olmasından kaynaklanıyor.
--! spoiler !--
kitaptaki otobüs yolculuklarının kişinin olgunlaşmasını ve hakikate ulaşmasını tahayyül etmesi çok hoştur. kitaptaki karakterimiz kendi iç yolculuğuna çıkar. peki bu abi kitapta neden yolculuğa çıkıyor? sevgilisi canana kavuşmak için. canan bize neyi çağrıştılmalı. allahı çağrıştırmalıdır. zaten kitaptaki bahsedilen kitap kutsal kitaplardan biridir.
--! spoiler !--
kitapta çok fazla hoşuma giden göndermeler var kaza , kader , ışıklar , otobüs yolculukları , kutsal kitaplar ve artarak çoğalır.
fuzuli ne diyor: canan yoksa can gerekmez diyor. bu söz kitaba çok uygun bir söz.
bir alıntı ekleyeyim ve yazımı bitireyim. --- alıntı ---
benim hayatın kendisi sanarak mutlulukla karşıladığım , aşkla sevdiğim rastlantı bir başkasının kurgusuymuş yalnızca.
--- alıntı ---
kitap iddialı bir cümleyle başlar.
bir kitap okudum bütün hayatım değişti.
yeni hayat kitabı çok yoğun ve ağır bir kitaptır.
okuyucuya kendini teslim etmekten son derece uzak bir yazı ele almış orhan pamuk.
maalesef bazı okuyucuları (klasik normal roman) okumayı seven insanları aşırı derecede sıkan bir kitaptır. özellikle kitaptaki otobüs yolculukları insanı sıkıntıdan mahveder.
ama ben kitabı çok beğendim sebebi ise çok fazla gönderme olması ve bunların ustalıkla ele alınmış olmasından kaynaklanıyor.
--! spoiler !--
kitaptaki otobüs yolculuklarının kişinin olgunlaşmasını ve hakikate ulaşmasını tahayyül etmesi çok hoştur. kitaptaki karakterimiz kendi iç yolculuğuna çıkar. peki bu abi kitapta neden yolculuğa çıkıyor? sevgilisi canana kavuşmak için. canan bize neyi çağrıştılmalı. allahı çağrıştırmalıdır. zaten kitaptaki bahsedilen kitap kutsal kitaplardan biridir.
--! spoiler !--
kitapta çok fazla hoşuma giden göndermeler var kaza , kader , ışıklar , otobüs yolculukları , kutsal kitaplar ve artarak çoğalır.
fuzuli ne diyor: canan yoksa can gerekmez diyor. bu söz kitaba çok uygun bir söz.
bir alıntı ekleyeyim ve yazımı bitireyim. --- alıntı ---
benim hayatın kendisi sanarak mutlulukla karşıladığım , aşkla sevdiğim rastlantı bir başkasının kurgusuymuş yalnızca.
--- alıntı ---
devamını gör...
yazarların söylemekten keyif aldığı kelimeler
-alengirli
-antin kuntin
-kallavi
-antin kuntin
-kallavi
devamını gör...
pisa kulesi
pisa kulesi italya'nın kuzeyindeki toskana bölgesinde yer alan pisa şehrinde bulunuyor. pisa kulesi katedrali'nin çan kulesi olarak 1173 yılında inşaa edilen yapıdır.bizde pizza kulesi olarak adlandırılsa da doğrusu pisa kulesidir. yapımı 199 yıl süren kule'nin 6 sütun dizisinden oluşan 8 katı mevcut.
8. katında ise 7 tane çan bulunuyor.
yaklaşık 15 bin ton ağırlığında olan pisa kulesi yumuşak bir zemin üzerine yapılmıştır. kule toprak yapısı ve temelinin güçlü olmamasının nedeniyle eğilmeye başlamıştır. kulenin eğriliği 4 metre 41 cm’dir.
yapımında birden fazla mimarın çalıştığı bilinen kule inşaasının tamamlanmasının ardından, zamanla eğilmeye başlamıştır.
pisa kulesinin yapımı 1173'te başlamıştır. 1178'de inşaatçılar kulenin 3. katına geldiklerinde kule eğilmeye başladı. kule her yıl milimetrenin onda yedisi kadar eğiliyor.
pisa kulesinin ilk katında 15, ondan sonraki 6 katında 30'ar sütun var.
dünya'nın en çok ziyaret edilen turistik yapılarından olan pisa kulesi, dünya mirasi listesinde yer alır.
italya’nın pisa şehrinde yer alan kulenin etrafındaki katedral, anıt mezarlığı ve vaftizhane de unesco listesi’nde yer alıyor.
8. katında ise 7 tane çan bulunuyor.
yaklaşık 15 bin ton ağırlığında olan pisa kulesi yumuşak bir zemin üzerine yapılmıştır. kule toprak yapısı ve temelinin güçlü olmamasının nedeniyle eğilmeye başlamıştır. kulenin eğriliği 4 metre 41 cm’dir.
yapımında birden fazla mimarın çalıştığı bilinen kule inşaasının tamamlanmasının ardından, zamanla eğilmeye başlamıştır.
pisa kulesinin yapımı 1173'te başlamıştır. 1178'de inşaatçılar kulenin 3. katına geldiklerinde kule eğilmeye başladı. kule her yıl milimetrenin onda yedisi kadar eğiliyor.
pisa kulesinin ilk katında 15, ondan sonraki 6 katında 30'ar sütun var.
dünya'nın en çok ziyaret edilen turistik yapılarından olan pisa kulesi, dünya mirasi listesinde yer alır.
italya’nın pisa şehrinde yer alan kulenin etrafındaki katedral, anıt mezarlığı ve vaftizhane de unesco listesi’nde yer alıyor.
devamını gör...
sevilen filmlerin sevilen replikleri
《"ay çiçeğini düşün. güneşe doğru eğilir. fazla eğilmiş ayçiçeği ölmüş demektir. servis yaparken şunu asla aklından çıkarma ki sen bir köle değilsin. hizmet büyük bir sanattır. tanrı en büyük hizmetkârdır. insanlara hizmet verir ama insanların kölesi değildir. bunu aklından çıkarma."》
*
*
devamını gör...
toplaşıp allah dememizi bekleyen insan
her şeyden önce birilerine allah demek için yanıp tutuşanlar olmasaydı böyle bir insan tipinin olmayacağını bilmek gerekir. bahsi geçen insan tipi acizlere kendini fark ettirmek ve onları bir araya getirmek için kendini parlatır. aklı başında olanlara bu gösteri işlemez, toplanıp allah dememizi bekliyor herhalde deyip geçeriz.
devamını gör...
aşk
sevmek güzel şey. hele aşık olmak... renklerin daha farklı gözüktüğü, kuşların bile cik cik diye değil de, freddie mercury gibi öttüğüne yemin edebileceğiniz bir anomali aşk. zaten bilim de bunu söylüyor.
ben de aşık oldum. koştum, acıdım, ağladım, güldüm, mutlu etmek için kırk takla attım. inanır mısınız, hiçbir şeyden de pişman değilim. yapın ya. korkmayın. aşkta gurur olmaz. aslında hiçbir şeyde gurur olmaz, hasıl olan onurdur. lakin aşkta daha bir gurur olmaz. aşk strateji kaldırmaz.
öte yandan iyi aşk, sevgili dostlarım, bitmeyi de bilmeli. gitmeyi bilin yani. yenilmek gibi düşünmeyin bunu. eğer yenilmekse de, en güzel yenilmek olarak düşünün. gazi osman paşa'nın plevne kuşatmasını kazandığı için değil, çok iyi kaybettiği için övünçle ve sayfalarca anıldığını da unutmayın.
zaten ne geçmiyor ki? değil mi? her şey yaşanmışlıkla güzeldir dostlarım. her şeyi iyi hatırlamak gerekir. tamam, çok seviyorsunuz. her gün sabahlara kadar aralıksız rüyalarınızda. gözleri aklınızdan çıkmıyor. ama işte... ama işte, o acılar geçiyor dostlarım. yaraların da sadece ufak bir izi kalıyor. önemli olan kalbinizde bir acının olmaması.
saygılarımla.
not:
kendini savcı ve polis olarak tanıtan; taciz etmeyi aşkla açıklayan andavallara inanmayın.
(link:normalsozluk.com/entry/1355203:: ilgili bir anlatı. merak eden olur mu, bilmem.)
ben de aşık oldum. koştum, acıdım, ağladım, güldüm, mutlu etmek için kırk takla attım. inanır mısınız, hiçbir şeyden de pişman değilim. yapın ya. korkmayın. aşkta gurur olmaz. aslında hiçbir şeyde gurur olmaz, hasıl olan onurdur. lakin aşkta daha bir gurur olmaz. aşk strateji kaldırmaz.
öte yandan iyi aşk, sevgili dostlarım, bitmeyi de bilmeli. gitmeyi bilin yani. yenilmek gibi düşünmeyin bunu. eğer yenilmekse de, en güzel yenilmek olarak düşünün. gazi osman paşa'nın plevne kuşatmasını kazandığı için değil, çok iyi kaybettiği için övünçle ve sayfalarca anıldığını da unutmayın.
zaten ne geçmiyor ki? değil mi? her şey yaşanmışlıkla güzeldir dostlarım. her şeyi iyi hatırlamak gerekir. tamam, çok seviyorsunuz. her gün sabahlara kadar aralıksız rüyalarınızda. gözleri aklınızdan çıkmıyor. ama işte... ama işte, o acılar geçiyor dostlarım. yaraların da sadece ufak bir izi kalıyor. önemli olan kalbinizde bir acının olmaması.
saygılarımla.
not:
kendini savcı ve polis olarak tanıtan; taciz etmeyi aşkla açıklayan andavallara inanmayın.
(link:normalsozluk.com/entry/1355203:: ilgili bir anlatı. merak eden olur mu, bilmem.)
devamını gör...
mahlasınla ilgili bir görsel bırak
benim nickimin 3 anlamı var.. 1. ingilizce cirit.

2. 1989 yılında geliştirilmeye başlanmış, 1996 yılında kullanıma sunulmuş, ortalama 80.000 amerikan doları değerinde bir tanksavar füzesi. kendinden güdümlüdür, hedefe kilitlendikten sonra direk hedefe gidebilir, ayrıca "top-attack" isimli bir modu da vardır, tankın üstünde patlayarak, zırh olarak ince kısmı olan kapula, yani tavan kısmından da delebilir.. bu iki moddan birisini füzeyi ateşlemeden önce seçebilirsiniz..

3. olarak da ingilizlere ait bir 1950'li yıllarda üretilmiş savaş uçağı.

2. 1989 yılında geliştirilmeye başlanmış, 1996 yılında kullanıma sunulmuş, ortalama 80.000 amerikan doları değerinde bir tanksavar füzesi. kendinden güdümlüdür, hedefe kilitlendikten sonra direk hedefe gidebilir, ayrıca "top-attack" isimli bir modu da vardır, tankın üstünde patlayarak, zırh olarak ince kısmı olan kapula, yani tavan kısmından da delebilir.. bu iki moddan birisini füzeyi ateşlemeden önce seçebilirsiniz..

3. olarak da ingilizlere ait bir 1950'li yıllarda üretilmiş savaş uçağı.
devamını gör...
didem madak
iki üç gün sonra dolar burası, ben şimdiden geldim.
bayramın ilk günü ve / veya arefe günü yapılan kabir ziyaretlerini de sevmem ben.
ama mezarlıkları çok severim didoş, içinde kimselerin olmadığı zamanlarda baş ucunda su olmayan, üstünde yabani otları misafir eden mezarları da en çok severim.
ya çok özür dilerim didoş, buraya yazarken türkçem otomatik olarak devriliyor benim, sen o kadar güzel ve ölü halde yazarken benim sağ ve bu kadar kötü yazmam belki gülümsetir ama seni.
nasılsın hemşerim?
biliyo musun ne oldu, sana tapan bir kadın girdi hayatıma, seni alıp okudu bana, seni alıp "en sevdiğim kısımdı" diye ulaştırdı bana, bi de burnu çok güzel bu kadının.
senden gelen bir hediye gibi, sen gibi, yarı kutsal ve tam dokunulmaz.. ikinize de baktım o yokken, çok baktım, yanyana koydum ikinizi de, dedim ya; ikizin gibi. çok yumuşak, çok kırgın, çok yakıp geçen, çok bana uzak, çok bana tuzak.
yalnız o biraz vefasız, bana bi bayram kahvesi bile yapmadı bak, oysa ben yaklaşık 20 gündür her kadehin veya şişenin dibinde ona baktım, selam çaktım, varlığına ve yokluğuna kurban olarak.
hemşerim, bişi rica edeceğim senden.
sen onu muhakkak görürsün, sokaklarınız bile aynı nerdeyse, lütfen ona "ölüm iki kişilikti hani?" der misin? adımı vermene bile gerek yok, anlayacaktır.
seni seviyorum didoş, iyi bayramlar ve gülümse bakiym?
bayramın ilk günü ve / veya arefe günü yapılan kabir ziyaretlerini de sevmem ben.
ama mezarlıkları çok severim didoş, içinde kimselerin olmadığı zamanlarda baş ucunda su olmayan, üstünde yabani otları misafir eden mezarları da en çok severim.
ya çok özür dilerim didoş, buraya yazarken türkçem otomatik olarak devriliyor benim, sen o kadar güzel ve ölü halde yazarken benim sağ ve bu kadar kötü yazmam belki gülümsetir ama seni.
nasılsın hemşerim?
biliyo musun ne oldu, sana tapan bir kadın girdi hayatıma, seni alıp okudu bana, seni alıp "en sevdiğim kısımdı" diye ulaştırdı bana, bi de burnu çok güzel bu kadının.
senden gelen bir hediye gibi, sen gibi, yarı kutsal ve tam dokunulmaz.. ikinize de baktım o yokken, çok baktım, yanyana koydum ikinizi de, dedim ya; ikizin gibi. çok yumuşak, çok kırgın, çok yakıp geçen, çok bana uzak, çok bana tuzak.
yalnız o biraz vefasız, bana bi bayram kahvesi bile yapmadı bak, oysa ben yaklaşık 20 gündür her kadehin veya şişenin dibinde ona baktım, selam çaktım, varlığına ve yokluğuna kurban olarak.
hemşerim, bişi rica edeceğim senden.
sen onu muhakkak görürsün, sokaklarınız bile aynı nerdeyse, lütfen ona "ölüm iki kişilikti hani?" der misin? adımı vermene bile gerek yok, anlayacaktır.
seni seviyorum didoş, iyi bayramlar ve gülümse bakiym?
devamını gör...
kusursuz insan
"ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. birincisini zaten bulamazsın, ikincisinde ise, bulduğun her kusur, öğrendiğin her ayıp, sahibini değil, seni çirkinleştirir. her ikisi de seni mutsuz eder. birincisini bulamadığın için, ikincisini ise bulduğun için mutsuz olursun." mevlana
devamını gör...
restoranda yemeğin ardından verilen ikram çayı
çay değildir. demlenmekten haşlanmış yanık sudur.
devamını gör...
yalancı bahar
"ne varsa 90'larda var" dedirten bir aşkın nur yengi şarkısıdır.
"söyle kaç bahar oldu
penceremde gül soldu
belki de zaman doldu
sevdiğim dönmüyor"
"söyle kaç bahar oldu
penceremde gül soldu
belki de zaman doldu
sevdiğim dönmüyor"
devamını gör...
iyi hissettiren filmler
bozuk psikojiyi düzelten, mod yüksekten, kafayı açan filmlerdir.
netfix'in 5 kişi ile çektiği ilkokul müsameresi gibi filmlerle uzaktan yakından alakası olmayan alanında klasik olan filmlerdir.
aslan kral
yüzüklerin efendisi
pretty woman )
organize işler
p.k
görevimiz tehlike
eşkiya
av mevsimi
edit: moderatörün psikolojisi iyi eden filmler başlığımı evirmesi sonucu, taşınan başlığım, olmuş mu olmamış ama ne doğru ki . neysee dünyayı kurtarmaya ara veririm bende. başının çaresine bak dünya.
netfix'in 5 kişi ile çektiği ilkokul müsameresi gibi filmlerle uzaktan yakından alakası olmayan alanında klasik olan filmlerdir.
aslan kral
yüzüklerin efendisi
pretty woman )
organize işler
p.k
görevimiz tehlike
eşkiya
av mevsimi
edit: moderatörün psikolojisi iyi eden filmler başlığımı evirmesi sonucu, taşınan başlığım, olmuş mu olmamış ama ne doğru ki . neysee dünyayı kurtarmaya ara veririm bende. başının çaresine bak dünya.
devamını gör...
istanbul'da yapılabilecek aktiviteler
büyükada gezisi.adada güzel bir kahvaltı ile başlayıp sonra yürüyüş yapabilir.balık restorantları eskiden de kazıktı şu an zaten düşünemiyorum fiyatlarını. genel anlamda güzel vakit geçirebileceğiniz sıcak ve tarihine göre kalabalik da
olabilen bir yerleşim yeri.
olabilen bir yerleşim yeri.
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
baklava.
devamını gör...
faktoring
günümüzde bir çok iş maalesef nakitten ziyade uzun vadeli çek ile dönmektedir. finansman ihtiyacı olan firmalar bu süreyi beklemek yerine faktoring firmasına belli bir kesinti karşılığı alacaklarını satarlar.
faktöring firması para kazanır. çeki veren firma da beklememiş olur.
burada asıl mesele kesintinin ne kadar olacağıdır. elinizdeki çekin görüntüsünü piyasada ne kadar bu işi yapan şirket varsa yollayacaksınız. bak onlar bu fiyatı veriyor diyerek hepsini yemleyip birbirine kırdırıp tasarruf edeceksiniz.
faktöring firması para kazanır. çeki veren firma da beklememiş olur.
burada asıl mesele kesintinin ne kadar olacağıdır. elinizdeki çekin görüntüsünü piyasada ne kadar bu işi yapan şirket varsa yollayacaksınız. bak onlar bu fiyatı veriyor diyerek hepsini yemleyip birbirine kırdırıp tasarruf edeceksiniz.
devamını gör...
hav
kolektif kitap tarafından basılmış jan morris romanı. seyahat edebiyatı ile bilimkurgunun bir araya getirildiği bu eseri, sırf ursula k. le guin önsöz yazdığı için bile okuyabilirsiniz.
önsözden; “hav, tüm akdeniz tarihinin, âdetlerinin ve politikasının birkaç bin yılına tutulmuş bir ayna gibi... suudi arabistan, türkiye veya downing street'in geçmişine ve mevcut haline gerçekten vâkıf, son derece gerçekçi, kesinlikle gözleme dayanan bir eser. ciddi bilimkurgu eserleri hayal ürünlerinin değil bir gerçekçiliğin biçemidir; hav alternatif bir coğrafyanın ne kadar kullanışlı olabileceğine mükemmel bir örnek. eğer bilimkurguyu bilmedikleri nispetle küçük gören üstatların ahmakça züppelikleri aklınızı çelip de hav'a sırtınızı çevirirseniz hem yazık olur hem de çok büyük bir kayıp.”
önsözden; “hav, tüm akdeniz tarihinin, âdetlerinin ve politikasının birkaç bin yılına tutulmuş bir ayna gibi... suudi arabistan, türkiye veya downing street'in geçmişine ve mevcut haline gerçekten vâkıf, son derece gerçekçi, kesinlikle gözleme dayanan bir eser. ciddi bilimkurgu eserleri hayal ürünlerinin değil bir gerçekçiliğin biçemidir; hav alternatif bir coğrafyanın ne kadar kullanışlı olabileceğine mükemmel bir örnek. eğer bilimkurguyu bilmedikleri nispetle küçük gören üstatların ahmakça züppelikleri aklınızı çelip de hav'a sırtınızı çevirirseniz hem yazık olur hem de çok büyük bir kayıp.”
devamını gör...
