geceye bir söz bırak
giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir, ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir...
devamını gör...
normal sözlük’ün artık bitmiş olması
ne dersun.
bitince bana da yazın,
ben o esnada tanım giriyor olabilirim.
biri beni durdursun.
ben yazmadan duramıyorum.
b planı olarak,
yeni bir sözlük açarım.
adı köylü sözlük olabilir.
yazmak isteyen yazar,
online durmak isteyen durur,
trol olmak isteyen trol olur.
demokrasi ve çareler mevzusu.
bitince bana da yazın,
ben o esnada tanım giriyor olabilirim.
biri beni durdursun.
ben yazmadan duramıyorum.
b planı olarak,
yeni bir sözlük açarım.
adı köylü sözlük olabilir.
yazmak isteyen yazar,
online durmak isteyen durur,
trol olmak isteyen trol olur.
demokrasi ve çareler mevzusu.
devamını gör...
emre fel
merhabalar şarkısını ilk dinlediğimde gerek ses gerek söz gerekse müzikle barış manço'yu anımsadığım klibe baktığımda barış manço, cem karaca gibi bir tip görmek memnun etti.
1998 doğumlu olan bu arkadaş gerçekten yetenekli. tebrikler ve başarılar dileriz kendisine.
1998 doğumlu olan bu arkadaş gerçekten yetenekli. tebrikler ve başarılar dileriz kendisine.
devamını gör...
çok fena seks döndüğü düşünülen yerler
devamını gör...
21 aralık 2020 dünyanın sonu iddiası
yarın art arda dört tane sınavım var. güzel zamanlama.
18.12 editi: ee nerede? dört sınava da girdim ben. hiç işime yaramadı. bundan sonra ne olursa olsun.
18.12 editi: ee nerede? dört sınava da girdim ben. hiç işime yaramadı. bundan sonra ne olursa olsun.
devamını gör...
zsa zsa gabor
1917-2016 yılları arasında yaşamış, macar asıllım aktrist. 99 yıl yaşayan gabor, tam 9 defa evlenmiştir.
ailesi yahudi olan gabor’un 3 kız kardeşi vardı. 3 kız kardeş de , gerek beyaz perdede gerek iş dünyasında adlarını duyurmuşlardı. nazilerin ilerlemesinden korkarak ülkeyi terk etmişlerdir.
öncesinde ise, 19 yaşında macaristan güzeli seçişmiştir. ilk evliliğini de türk diplomat olan burhan asaf belge ile yaptı. ileriki yaşta yaptığı röportajda atatürk ile ilişki yaşadığını belirtmiştir. gerçek midir bilemeyiz , bu onun iddiasıdır.
burhan asaf’tan boşandıktan sonra meşhur hilton otellerinin sahibi conrad hilton ile yapmıştır. 5 yıl süren bu evlilik, kendi anlattığı kadarıyla acı verici olmuştur. conrad, onun soyadını değiştirmek, köklerinden koparmak isteği ve bu isteğinin gabor’da özgürlüğünün elinden alınma hissi yaratmıştır. tek çocuğu da conrad’dan olmuştur.
hayatı sansasyonlarla geçmiştir. sadece evlilikleri de değil, yaşam tarzıyla da. yine de araya bir çok film, dizi, tiyatro oyunu sığdırmıştır. en çok bilinen filmi de moulin rouge olmuştur.
2016 yaşında hayatını kaybetmiştir.
ailesi yahudi olan gabor’un 3 kız kardeşi vardı. 3 kız kardeş de , gerek beyaz perdede gerek iş dünyasında adlarını duyurmuşlardı. nazilerin ilerlemesinden korkarak ülkeyi terk etmişlerdir.
öncesinde ise, 19 yaşında macaristan güzeli seçişmiştir. ilk evliliğini de türk diplomat olan burhan asaf belge ile yaptı. ileriki yaşta yaptığı röportajda atatürk ile ilişki yaşadığını belirtmiştir. gerçek midir bilemeyiz , bu onun iddiasıdır.
burhan asaf’tan boşandıktan sonra meşhur hilton otellerinin sahibi conrad hilton ile yapmıştır. 5 yıl süren bu evlilik, kendi anlattığı kadarıyla acı verici olmuştur. conrad, onun soyadını değiştirmek, köklerinden koparmak isteği ve bu isteğinin gabor’da özgürlüğünün elinden alınma hissi yaratmıştır. tek çocuğu da conrad’dan olmuştur.
hayatı sansasyonlarla geçmiştir. sadece evlilikleri de değil, yaşam tarzıyla da. yine de araya bir çok film, dizi, tiyatro oyunu sığdırmıştır. en çok bilinen filmi de moulin rouge olmuştur.
2016 yaşında hayatını kaybetmiştir.
devamını gör...
uzun entrylerin okunmaması
tüketim çılgınlığının yansımasıdır. bir an önce olsun, bitsin ve diğerine geçelim kültürünün ürünüdür.
ben hep uzun enrtryler yazarım ve çoğunlukla okunmaz. çünkü meselelere dar kalıplardan bakmak kolayımıza geliyor. bir konuyu tartışırken başka yerlere de dokunulması gerektiğini düşünemiyoruz. sözgelimi mutsuz insandan bahdederken: "hayallerine ulaşamamış insandır" der geçeriz. peki neden, nasıl ulaşamadı ? hayallerine ulaşamamakla mutsuzluk arasında nasıl bir korelasyon var ? bunları da konuşmak lazım. o yüzden entryler uzuyor.
ben hep uzun enrtryler yazarım ve çoğunlukla okunmaz. çünkü meselelere dar kalıplardan bakmak kolayımıza geliyor. bir konuyu tartışırken başka yerlere de dokunulması gerektiğini düşünemiyoruz. sözgelimi mutsuz insandan bahdederken: "hayallerine ulaşamamış insandır" der geçeriz. peki neden, nasıl ulaşamadı ? hayallerine ulaşamamakla mutsuzluk arasında nasıl bir korelasyon var ? bunları da konuşmak lazım. o yüzden entryler uzuyor.
devamını gör...
tüm gece bir sezon vikings izlediği için uyanamayıp ertesi günkü yağmaya katılamayan viking askeri
arkadaşları tarafından göze batar ve muhtemelen blodorn cezasıyla infaz edilir. ah be birader zaten diziyi yaşıyorsun ne gerek var kendini kaptırmaya.
devamını gör...
zort yazsa 30 beğeni alacak yazarlar
kankitellalar sağolsun. biz bu tip arka çıkmayı liseden sonra askerde bıraktık ama burda yeni bir türü icra ediliyor. misal bir yazar biriyle tartışmaya girsin, anında ekip toplanıyor olay yerine. muamelesi de iyiyse uzun uzun yazıp fark edilmeyi bekleyen kişilerin aksine, yarım yamalak türkçesiyle ne yazarsa yazsın oylanıyor. bu arada sözlükten de pek çıkmazlar. hesapları silinirse depresyona girer bunlar.
devamını gör...
instagramını aç
artık hiçbir şeye şaşırmam derken, yine şaşırdım.
devamını gör...
sınavda ikinci kağıdı isteyen öğrenci
arkadaşlarının sinirini bozan insan.
sınavına bağlı olarak mecburen istiyorsunuz bazen. mesela kuantum mekaniği sınavlarında hoca 3 soru sorardı. birinin çözümü 2,5 sayfa sürerdi. almayacaksın da ne yapacaksın?
bir de yukarıda bir arkadaş "ya çok iyi biliyordur ya da hiçbir şey bilmiyordur, her şeyi yazıyordur." demiş. o durum hocaya göre değişiyor. "ne olur ne olmaz, şunu da yazayım" dediğinizde, komple tüm cevabı çizen hocamız vardı, "ben sizden bunu mu istedim? niye her şeyi yazıyorsunuz?" diye sinirlenerek. bazen bir hocayı memnun eden hareket başkasını çok kızdırıyor.
öğrencilik sıkıntılı iş vesselam. allah kurtarsın öğrenci olanları (ama bu günleri özleyeceksiniz çoğunuz, onu da unutmayın, tadını çıkarın bir yandan.)
sınavına bağlı olarak mecburen istiyorsunuz bazen. mesela kuantum mekaniği sınavlarında hoca 3 soru sorardı. birinin çözümü 2,5 sayfa sürerdi. almayacaksın da ne yapacaksın?
bir de yukarıda bir arkadaş "ya çok iyi biliyordur ya da hiçbir şey bilmiyordur, her şeyi yazıyordur." demiş. o durum hocaya göre değişiyor. "ne olur ne olmaz, şunu da yazayım" dediğinizde, komple tüm cevabı çizen hocamız vardı, "ben sizden bunu mu istedim? niye her şeyi yazıyorsunuz?" diye sinirlenerek. bazen bir hocayı memnun eden hareket başkasını çok kızdırıyor.
öğrencilik sıkıntılı iş vesselam. allah kurtarsın öğrenci olanları (ama bu günleri özleyeceksiniz çoğunuz, onu da unutmayın, tadını çıkarın bir yandan.)
devamını gör...
tasarruf
aynı zamanda 'yetki' anlamında da kullanılan sözcüktür.
ilk anlamı için konuşacak olursak günümüz türkiye'sinde yapılması oldukça zordur çünkü çoğunluğun maaşı olan asgari ücret, açlık sınırının bile altında kaldığı için bundan tasarruf etmek imkansızdır.
ilk anlamı için konuşacak olursak günümüz türkiye'sinde yapılması oldukça zordur çünkü çoğunluğun maaşı olan asgari ücret, açlık sınırının bile altında kaldığı için bundan tasarruf etmek imkansızdır.
devamını gör...
admin kapat şartelleri
bir yazarın isyanıdır.
kapatın artık şu havai fişeği diye çığlık atıyorum .
bir tek bende mi kapanmadı tuşu mu var napacağız yardım edin.
kapatın artık şu havai fişeği diye çığlık atıyorum .
bir tek bende mi kapanmadı tuşu mu var napacağız yardım edin.
devamını gör...
the queen’s gambit
netflixte son zamanlarda izlediğim en güzel kısa dizi. tek solukta bölümleri bitiyor ve boş olan hiçbir sahnesi yok.
devamını gör...
türk vampirin tıp literatürüne girmesi
ilgisiz ebeveyn terörünün bir sonucudur. buradan
türkiye’de 2013 yılında kan içme hastalığına yakalanan ve ‘vampirizm’ belirtisi gösteren 23 yaşındaki türk genci, o dönem tıp literatürüne girmiş ve dünyanın en prestijli dergilerinden ‘journal of psychotherapy and psychosomatics’de bu kişinin hikayesine yer verilmişti.
aradan geçen 8 yılın ardından türkiye'de bir vamprizim vakası daha ortaya çıktı. kendine zarar verme davranışı gösteren 19 yaşındaki adı saklı tutulan bir genç literatüre giren ilk kişi oldu.
erkek yüksekokul öğrencisinin, kan içme, insanlara güvenmekte zorlanma, birilerine zarar vermemek adına kalabalıktan kaçınma şikâyetleri yaşadığı belirlenirken, hasta yakınları psikiyatri uzmanları dr. ilknur kiraz avcı ile prof. dr. çiçek hocaoğlu’nun kapısını çaldı.
korku filmlerindeki sahneleri aratmayan davranışlar sergileyen ve vampiriristik özellikler gösteren 19 yaşındaki genç, uzmanlarla yaptığı görüşmede, ilk kez 13 yaşındayken bacağı kanayan bir arkadaşının kanının tadına baktığını söyledi.
genç, staj yaptığı hastanede kendisinden ve arkadaşlarından tetkik için birkaç tüp fazladan kan aldırdığını belirtti. vampiristik özellikleri olan genç kendini; “dışarıdan bakınca sakin ama aslında sinirli, duygularını belli etmeyen, duyguları çabuk değişen biriyim.
dr. ilknur kiraz avcı ile prof. dr. çiçek hocaoğlu, literatüre giren vampiristik özellikler gösteren genç hakkında, psikiyatrik değerlendirmede paranoid, borderline, antisosyal, disosiyatif kişilik özellikleri gösterdiğini tespit ettiler.
3 ay boyunca haftada bir görüşmelere devam edildiğine, kişilik ve davranış sorunlarına yönelik ilaç reçete edildiğine, tedaviyle son bir ayda hiç kan içme davranışı olmadığı gibi dürtüselliğinin azaldığına dikkat çektiler.
çocukluk döneminin hep hastalıklarla geçtiğini anlatan vampiristik özellikler taşıyan genç, sık sık karın ve boğaz ağrısı yaşadığını aktarırıken, annesinin ilgisiz babasının da mesafeli olduğunu belirtti.
uzmanlarla görüşmesinde, ‘ağabeyim kız kardeşim yerine benimle ilgilenseydi, ben şimdi burada olmazdım’ ifadelerini kullanan gencin, ilkokulda yakın arkadaşı olmadığı, arkadaşlarının kendisinden korktuğu kayda geçti.
türkiye’de 2013 yılında kan içme hastalığına yakalanan ve ‘vampirizm’ belirtisi gösteren 23 yaşındaki türk genci, o dönem tıp literatürüne girmiş ve dünyanın en prestijli dergilerinden ‘journal of psychotherapy and psychosomatics’de bu kişinin hikayesine yer verilmişti.
aradan geçen 8 yılın ardından türkiye'de bir vamprizim vakası daha ortaya çıktı. kendine zarar verme davranışı gösteren 19 yaşındaki adı saklı tutulan bir genç literatüre giren ilk kişi oldu.
erkek yüksekokul öğrencisinin, kan içme, insanlara güvenmekte zorlanma, birilerine zarar vermemek adına kalabalıktan kaçınma şikâyetleri yaşadığı belirlenirken, hasta yakınları psikiyatri uzmanları dr. ilknur kiraz avcı ile prof. dr. çiçek hocaoğlu’nun kapısını çaldı.
korku filmlerindeki sahneleri aratmayan davranışlar sergileyen ve vampiriristik özellikler gösteren 19 yaşındaki genç, uzmanlarla yaptığı görüşmede, ilk kez 13 yaşındayken bacağı kanayan bir arkadaşının kanının tadına baktığını söyledi.
genç, staj yaptığı hastanede kendisinden ve arkadaşlarından tetkik için birkaç tüp fazladan kan aldırdığını belirtti. vampiristik özellikleri olan genç kendini; “dışarıdan bakınca sakin ama aslında sinirli, duygularını belli etmeyen, duyguları çabuk değişen biriyim.
dr. ilknur kiraz avcı ile prof. dr. çiçek hocaoğlu, literatüre giren vampiristik özellikler gösteren genç hakkında, psikiyatrik değerlendirmede paranoid, borderline, antisosyal, disosiyatif kişilik özellikleri gösterdiğini tespit ettiler.
3 ay boyunca haftada bir görüşmelere devam edildiğine, kişilik ve davranış sorunlarına yönelik ilaç reçete edildiğine, tedaviyle son bir ayda hiç kan içme davranışı olmadığı gibi dürtüselliğinin azaldığına dikkat çektiler.
çocukluk döneminin hep hastalıklarla geçtiğini anlatan vampiristik özellikler taşıyan genç, sık sık karın ve boğaz ağrısı yaşadığını aktarırıken, annesinin ilgisiz babasının da mesafeli olduğunu belirtti.
uzmanlarla görüşmesinde, ‘ağabeyim kız kardeşim yerine benimle ilgilenseydi, ben şimdi burada olmazdım’ ifadelerini kullanan gencin, ilkokulda yakın arkadaşı olmadığı, arkadaşlarının kendisinden korktuğu kayda geçti.
devamını gör...
alyuvar
zarındaki proteinlerin varlığı ile kan grubumuzu belirleyen hücre. hücre zarında;
a proteini varsa kan grubun a,
b proteini varsa kan grubun b,
a ve b proteinleri beraber varsa ab,
a ve b proteinleri yoksa kan grubun sıfır oluyor.
rh faktörü de yine alyuvar hücre zarında bulunan başka bir proteinin varlığına göre ortaya çıkıyor.
o protein varsa rh pozitif, yoksa rh negatif kan gruplu oluyorsun.
kırmızı kemik iliğinde üretilip kan dolaşımına geçen alyuvar hücrelerinin çekirdekleri bulunmuyor. (memelilerde) hatta organelleri bile yok. bu sayede daha çok hemoglobin içeriyorlar. daha çok oksijen taşıyabiliyorlar. mitokondrileri olmadığı için enerjilerini glikoliz tepkimeleri ile üretiyorlar. (bkz: glikoliz)
alyuvarlar küçük kan dolaşımında kalp ile akciğer arasında dolaşıyor, akciğerlerden geçerken oksijen alıyor.
büyük kan dolaşımında ise kalp ile vücut arasında dolaşıp oksijeni bırakıyorlar.
sayıları diğer kan hücrelerine göre oldukça fazla. 1 milimetre küp kanda yaklaşık olarak:
10 bin akyuvar (savunma hücreleri)
300 bin platelet=kan pulcuğu=trombosit (pıhtılaşmadan sorumlu)
5 milyon alyuvar bulunuyor. (solunum gazlarının taşınmasından sorumlu) erkeklerde biraz daha fazla.
kalıtsal veya çevresel faktörler ile sayısı değişebiliyor.
örneğin, böbreklerde üretilen eritropoietin hormonu kırmızı kemik iliğini uyarır ve buradaki yetişkin kök hücreri alyuvar sayısını artırır.
ayrıca uzun süre yüksek rakımlı bölgelerde yaşarsak, bu bölgelerde deniz seviyesine göre çözünmüş oksijen daha az olduğundan alyuvar sayımız artmaya başlar.
a proteini varsa kan grubun a,
b proteini varsa kan grubun b,
a ve b proteinleri beraber varsa ab,
a ve b proteinleri yoksa kan grubun sıfır oluyor.
rh faktörü de yine alyuvar hücre zarında bulunan başka bir proteinin varlığına göre ortaya çıkıyor.
o protein varsa rh pozitif, yoksa rh negatif kan gruplu oluyorsun.
kırmızı kemik iliğinde üretilip kan dolaşımına geçen alyuvar hücrelerinin çekirdekleri bulunmuyor. (memelilerde) hatta organelleri bile yok. bu sayede daha çok hemoglobin içeriyorlar. daha çok oksijen taşıyabiliyorlar. mitokondrileri olmadığı için enerjilerini glikoliz tepkimeleri ile üretiyorlar. (bkz: glikoliz)
alyuvarlar küçük kan dolaşımında kalp ile akciğer arasında dolaşıyor, akciğerlerden geçerken oksijen alıyor.
büyük kan dolaşımında ise kalp ile vücut arasında dolaşıp oksijeni bırakıyorlar.
sayıları diğer kan hücrelerine göre oldukça fazla. 1 milimetre küp kanda yaklaşık olarak:
10 bin akyuvar (savunma hücreleri)
300 bin platelet=kan pulcuğu=trombosit (pıhtılaşmadan sorumlu)
5 milyon alyuvar bulunuyor. (solunum gazlarının taşınmasından sorumlu) erkeklerde biraz daha fazla.
kalıtsal veya çevresel faktörler ile sayısı değişebiliyor.
örneğin, böbreklerde üretilen eritropoietin hormonu kırmızı kemik iliğini uyarır ve buradaki yetişkin kök hücreri alyuvar sayısını artırır.
ayrıca uzun süre yüksek rakımlı bölgelerde yaşarsak, bu bölgelerde deniz seviyesine göre çözünmüş oksijen daha az olduğundan alyuvar sayımız artmaya başlar.
devamını gör...
konusu açıldığında strese sokan şeyler
kanser, şeker hastalığı ya da yüksek tansiyon mevzusu.
devamını gör...



