gelmiş geçmiş en büyük rekabetler
bilim vs bilgisizlik (cahillik lafını sevmiyorum kulak yorgunluğu yaptı)
devamını gör...
sinemaya gitmek
çoğunlukla tek giderdim ancak pandemi süreci sebebiyle gidemiyorum. bir de bilet fiyatları inanılmaz derecede pahalılaştı.
devamını gör...
canavar
anadolu'da kurt hayvanının diğer adı. bazı yörelerde canavar diye bahsedilir. çocukken her duyduğumda masallardaki yaratıktan bu kadar normal bir şekilde bahsedilmesine şaşırırdım. sonradan kavradık kurt hayvanının diğer adı olduğunu.
devamını gör...
karşılıklı aşk
kaybetme korkusu da varsa şayet, kavganın, gürültünün, yeri-göğü inleteceği, sultan (film)vari romance...
devamını gör...
capernaum
bu filmi 10 yıl önce izlemiş olsaydım, "bakamayacakları çocukları yapmasınlar" der, insanları kınayarak filmi izler ve filmle birlikte konuyu da kapatırdım. zaten filmdeki ebeveynliklerle ilgili bunu yapmama izin verecek kadar bulgum da olurdu.
şimdi başka bir yerdeyim. tek başına bireyleri suçlamanın, kınamanın anlamlı ve de doğru olmadığını düşündüğüm yerlerde yani. annenin "sen beni anlayamazsın" dediği avukatla, anne arasındaki bir yerde. mağdurlaştırmak değil niyetim, kadercilik de zaten bana göre değil. elbette aynı koşullara sahip iki insan aynı yanlışları aynı biçimde yapmak zorunda da değil.
bu değerlendirmeyi iki insan için yapmak kolay çünkü bir tanesi doğru (?) olanı yaparsa bu %50 eder. ama 100 kişinin içinde bir kişinin doğru olanı yapması bir istisnadır. burada sormamız gereken soru bence, "neden bunlar da diğeri gibi doğru olanı yapmadı?" değil de, "neden o 100 insan bu koşullar altında yaşıyor?" olacaktır.
kıyıya vuran denizyıldızlarını tek tek denize yeniden göndermek tek başına bir denizyıldızı için iyiyken, neden bu denizyıldızları kıyıda diye sormak, denizyıldızlarının kıyıya vurmasına neden olabilecek fabrikayı fark etmenizi sağlabilir.
insanlar kendi yaşamlarını kendileri belirler evet. ama o insanın hayatını belirleyen koşulları da birlikte belirliyor olabilir miyiz?
şimdi başka bir yerdeyim. tek başına bireyleri suçlamanın, kınamanın anlamlı ve de doğru olmadığını düşündüğüm yerlerde yani. annenin "sen beni anlayamazsın" dediği avukatla, anne arasındaki bir yerde. mağdurlaştırmak değil niyetim, kadercilik de zaten bana göre değil. elbette aynı koşullara sahip iki insan aynı yanlışları aynı biçimde yapmak zorunda da değil.
bu değerlendirmeyi iki insan için yapmak kolay çünkü bir tanesi doğru (?) olanı yaparsa bu %50 eder. ama 100 kişinin içinde bir kişinin doğru olanı yapması bir istisnadır. burada sormamız gereken soru bence, "neden bunlar da diğeri gibi doğru olanı yapmadı?" değil de, "neden o 100 insan bu koşullar altında yaşıyor?" olacaktır.
kıyıya vuran denizyıldızlarını tek tek denize yeniden göndermek tek başına bir denizyıldızı için iyiyken, neden bu denizyıldızları kıyıda diye sormak, denizyıldızlarının kıyıya vurmasına neden olabilecek fabrikayı fark etmenizi sağlabilir.
insanlar kendi yaşamlarını kendileri belirler evet. ama o insanın hayatını belirleyen koşulları da birlikte belirliyor olabilir miyiz?
devamını gör...
üniversiteleri fuhuş evine benzeten öğretim üyesi
"kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu o'dur.
" friedrich nietzsche.
" friedrich nietzsche.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
senin kollarını kestiler, benim gözlerimi oydular
onun elini tut dediler sana, gör dediler sonra bana
elini tutan kolsuz kadını gören kör adama
görme emri veren sesi duydum ben işte o an
ağlıyordu, zafer deyip sığındığı zavallılıkta.
onun elini tut dediler sana, gör dediler sonra bana
elini tutan kolsuz kadını gören kör adama
görme emri veren sesi duydum ben işte o an
ağlıyordu, zafer deyip sığındığı zavallılıkta.
devamını gör...
kar yağdığı zaman sokağa çıkan tipler
sokağa çıkamazsam da planını şimdiden yaptım ,terasa çıkıcam .hatta kardan adam da yaparım yeterki kar tutsun.
devamını gör...
ilgisiz sevgili
sevmiyordur net.. değer vermiyordur, saygısı yoktur, net.. sevgili olsa duramaz..
ama öyle olmuştur, böyle olmuştur, o öyledir diye birşey yoktur..
ilgisini çekmiyorsan neden seninle birliktedir.. genelde bu tiplerin kendisi ilgi ister hep, hemde karşılık vermedikleri halde.. ve "istedikleri zamanda" karşılık almazlarsa küserler birde.. çünkü kendi istedikleri zaman istedikleri şeyi alma hakkı vardır onun, o hakkı kendine verir..
ama sevgilisinin sevilme hakkını vermez.. büyük ihtimalle içinde birşeyde yoktur size karşı, olsa içinden gelir zaten, ama sizi seveceğine inandırır, kendi alacağı ilgi için.. bu tipler çok da romantik olurlar birde, çok duygusalım filan derler..
ama ne sevgi verirler ne ilgi verirler..
hep isterler.. aldıkça isterler..
başta yengeç burcu karın ağrısı olmak üzere, balık burcu kanserojeni birbiriyle yarışır, 3. pişkin kişiside başak burcudur, arkadaş olarakda sevgili olarakda bu burçlar.. ömrünüzü yer, bildiğiniz yer, kurutur sizi..
eğer burnunu sürttürecek kadar ketum değilseniz bulaşmayın hiç, dayanıklıysanızda bulaşmayın, kimsenin nazını çekmeye gelmediniz dünyaya.. gitsinler annelerinin kucağına yatsınlar..
burçlar yüzde bin gerçek arkadaşlar.. aman diyim bunların karakterlisi yok..
ama öyle olmuştur, böyle olmuştur, o öyledir diye birşey yoktur..
ilgisini çekmiyorsan neden seninle birliktedir.. genelde bu tiplerin kendisi ilgi ister hep, hemde karşılık vermedikleri halde.. ve "istedikleri zamanda" karşılık almazlarsa küserler birde.. çünkü kendi istedikleri zaman istedikleri şeyi alma hakkı vardır onun, o hakkı kendine verir..
ama sevgilisinin sevilme hakkını vermez.. büyük ihtimalle içinde birşeyde yoktur size karşı, olsa içinden gelir zaten, ama sizi seveceğine inandırır, kendi alacağı ilgi için.. bu tipler çok da romantik olurlar birde, çok duygusalım filan derler..
ama ne sevgi verirler ne ilgi verirler..
hep isterler.. aldıkça isterler..
başta yengeç burcu karın ağrısı olmak üzere, balık burcu kanserojeni birbiriyle yarışır, 3. pişkin kişiside başak burcudur, arkadaş olarakda sevgili olarakda bu burçlar.. ömrünüzü yer, bildiğiniz yer, kurutur sizi..
eğer burnunu sürttürecek kadar ketum değilseniz bulaşmayın hiç, dayanıklıysanızda bulaşmayın, kimsenin nazını çekmeye gelmediniz dünyaya.. gitsinler annelerinin kucağına yatsınlar..
burçlar yüzde bin gerçek arkadaşlar.. aman diyim bunların karakterlisi yok..
devamını gör...
intihar girişiminde bulunan sözlük yazarı
çok üzücü bir durum. kullandığı ilaçlar göz önüne alındığında halihazırda psikolojik tedavi gördüğü de aşikar. ailemizden, çevremizden sorumlu olduğumuz kadar sosyal medyadaki benliğimizle de iletişim kurduğumuz kişilerden mesul olduğumuzu unutmamak gerekli. sosyal medyada hepimiz kendimizin cici yanını gösteriyoruz. lakin karşıdaki insanın psikolojisini düşünmeli, aşırıya kaçacak hareket ve davranışlardan kaçınmalıyız. eğer bir kişi hakkında bu olaya benzer bir eylem girişiminde bulunacağını düşünüyorsanız dahi bu olayın peşini bırakmayın lütfen. çünkü her insan değerli ve hiçbir insan kolay yetişmiyor. tekrar yaşanmaması dileğimle.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“aşk...
doğru duyguların en vazgeçilmezi!
ama aynı zamanda en çok acı vereni...
ve en gururlu olanıdır.”
canan tan “yüreğim seni çok sevdi” kitabından.
doğru duyguların en vazgeçilmezi!
ama aynı zamanda en çok acı vereni...
ve en gururlu olanıdır.”
canan tan “yüreğim seni çok sevdi” kitabından.
devamını gör...
05425420054
vodafone operatörüne ait ısrar kıyamet size yeni tarife kakalamak isteyen telefon numarası. sapık gibi mütemadiyen arıyorlar. üstelik açınca cevap vermiyor hat çalıyor sanki ben onları aramışım gibi "buyurun" diyerek telefon açıyorlar. * burada çalışanlara yüksek ihtimal değiştirdikleri tarife başına prim falan veriyorlar. bir keresinde "sizin gerçekten vodafone sağlayıcısı olduğunuzu nereden bileceğim? belki beni dolandıracaksınız neden direk müşteri hizmetleri numarasından aranmıyorum" dedim. anadolu aksanlı bir gençti arayan "abla gerçekten dolandırıcı değilim, bana güven ne olur" diyor * az önce yine aradılar açtım ve kapattım. iki haftadır böyle öteliyorum bakalım patlama piyangosu kime vuracak. *
devamını gör...
bir insana hak ettiğinden fazla değer vermek
hak ettiği değerden ne kadar fazla değer verirseniz o kadar eksiltirsiniz kendinizden. siz tükendiğinizde karşıdaki de gitmiş olur.
devamını gör...
kereviz mezesi
kimi kaynaklarda prenses salatası olarak da geçer.
kerevizi rendelersin. tavuk göğsünü ince ince tiftersin. kese yoğurdu ve mayonezi karıştırıp kerevizle tiftilmiş tavuk göğsünü içine boca ettikten sonra şöyle bir paçal yaparsın.
kayık tabağa güzelce doldurup parça ceviz, bir kaç dal maydanoz ve sızma zeytinyağı da gezdirdin tamamdır o iş.
kerevizi rendelersin. tavuk göğsünü ince ince tiftersin. kese yoğurdu ve mayonezi karıştırıp kerevizle tiftilmiş tavuk göğsünü içine boca ettikten sonra şöyle bir paçal yaparsın.
kayık tabağa güzelce doldurup parça ceviz, bir kaç dal maydanoz ve sızma zeytinyağı da gezdirdin tamamdır o iş.
devamını gör...
gölge oyunu
yavuz turgul sinemasının en özgün örneklerinden olan, fantastik, metafizik ve biraz da tasavvufi öğeler barındıran bir yapıt. rüya pavyon isimli eğlence mekanında komedyen olarak çalışan ve birbirlerine zıt özellikler barındıran mahmut ile abidin'in, pavyona konsomatris olarak getirilen, ancak sağır ve dilsiz olduğu için kovulan kumru ile çıktıkları bir yolculuğu konu ediniyor. kumru' nun elinde bulmak istediği annesinin fotoğrafı ve arkasında okunması zor olan bir yazı vardır. fotoğrafla başlayan yolculuk, bir arayışa yöneliyor. filmin başında rüya pavyon*un saz heyeti hikaye anlatımına başlıyor.
mahmut (şevket altuğ) karakteri ahlaki değerlere sahip, utangaç ve vicdan sahibiyken, abidin ( şener şen) karakteri de düzenbaz, güven vermeyen, alçak karakterli bir adamdır. mahmut, kumru 'yu sokakta bırakmak istemediği için vicdanı temsil ediyor. ev sahibesinin ölmesiyle sokağa atılmaları, pavyon, sokaklar derken hiçbir yere ait olmadan sepetli motosiklet ile şehri dolaşmaları ve kumru'nun annesini aramaya koyulmaları, yani burada yolculuk ve arayış teması, tasavvuf felsefesini oluşturuyor. fizik ötesi özelliklere sahip evin sahibi yaşlı hanım ile insanların yüzlerini görünce öleceklerini bildiğini söyleyen fotoğrafçı da bu karakterlerdeki metafiziksel özelliklere değiniyor. filmin sonunda kumru kayboluyor ve sonra kumru'yu aramaya başlıyorlar, pavyondakilere soruyorlar, gerçekten kumru diye birini görmemişler, fotoğrafı çıkarıp göstermek istediklerinde de kumru, o fotoğraf karesinden de kaybolup gitmiştir. aklın ve gözün alabileceği bir boyut dışında olan kumru'nun varlığı. en sonunda abidin, mahmut'a şöyle bir soru sorar " iki kişi aynı rüyayı görür mü?".
mahmut (şevket altuğ) karakteri ahlaki değerlere sahip, utangaç ve vicdan sahibiyken, abidin ( şener şen) karakteri de düzenbaz, güven vermeyen, alçak karakterli bir adamdır. mahmut, kumru 'yu sokakta bırakmak istemediği için vicdanı temsil ediyor. ev sahibesinin ölmesiyle sokağa atılmaları, pavyon, sokaklar derken hiçbir yere ait olmadan sepetli motosiklet ile şehri dolaşmaları ve kumru'nun annesini aramaya koyulmaları, yani burada yolculuk ve arayış teması, tasavvuf felsefesini oluşturuyor. fizik ötesi özelliklere sahip evin sahibi yaşlı hanım ile insanların yüzlerini görünce öleceklerini bildiğini söyleyen fotoğrafçı da bu karakterlerdeki metafiziksel özelliklere değiniyor. filmin sonunda kumru kayboluyor ve sonra kumru'yu aramaya başlıyorlar, pavyondakilere soruyorlar, gerçekten kumru diye birini görmemişler, fotoğrafı çıkarıp göstermek istediklerinde de kumru, o fotoğraf karesinden de kaybolup gitmiştir. aklın ve gözün alabileceği bir boyut dışında olan kumru'nun varlığı. en sonunda abidin, mahmut'a şöyle bir soru sorar " iki kişi aynı rüyayı görür mü?".
devamını gör...
sü
eski türkçede (orta asya dönemi) asker anlamına geldiği söylense de bu konuda birlik yoktur. subaşı, subay gibi sözcüklerde, su uyur düşman uyumaz gibi atasözlerinde yaşasa da aslında büyük ihtimalle kuvvet anlamına gelen bir sözcük.
süngü, süsmek, sümmek (itmek, itelemek), sümük, sümkürmek gibi sözcükler ve hatta 'sümsük'ten 'süpürmek'e, 'sürmek'ten 'sürtmek'e, sürtünmek'e kadar daha pek çok sözcüğün de kökü 'sü'dür.
süngü, süsmek, sümmek (itmek, itelemek), sümük, sümkürmek gibi sözcükler ve hatta 'sümsük'ten 'süpürmek'e, 'sürmek'ten 'sürtmek'e, sürtünmek'e kadar daha pek çok sözcüğün de kökü 'sü'dür.
devamını gör...
normal sözlük formatı ve kuralları için ne dediler
bi başlığın altına on tane aynı şeyin yazılması normal mi karşılanıyor diye merak ettiğim format. şu an herkes bi şeyler yazma derdinde ama kimse okumuyor yazılanları. başlığa girince yazılanları okuyup sizin yazacağınızı biri yazmışsa beğenmeniz daha mantıklı olmaz mı arkadaşlar?
devamını gör...
yalnızlığın en çok dokunduğu an
annenin de babanın da artık hayatta olmadığı ilk an. sonsuz ve temiz sevgiyi alabileceğimiz hiçbir insan kalmamıştır artık.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"başkaları gibi yaşamasını bilmeyenler, başkalarını taklit etmeliydi." ( sf 248)
"...insan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmaya devam edebilir. sen anlamazsın tabii. anlamak için, insanın bazı eksik yönleri olmalı." ( sf 140)
tehlikeli oyunlar
devamını gör...
gümüşhane'nin kelkit ilçesinde varoluşsal krize girmek
varoluşsal krize girmek için en uygun yer gümüşhane’nin kelkit ilçesi olduğundan şaşırmadığım eylemdir.
devamını gör...