mısır mitolojisi'nde, iri bir cüce olarak gösterilen müzik ve dans tanrısıdır.
devamını gör...

çekilmez çiledir-zorunluluktan çekilebilir o ayrı-siz başka işler hayali kurarken cv'ye yazdığınız için sürekli seni çağıran iş koludur bir tek buralardan iş teklifi gelir zaten. çoğunluğu da geçici iş gözüyle bakar. uzun süreli kalamazsın kafayı yedirtir çünkü. en güzel tarafı iş görüşmesinde kariyer hedefi diyolağuna hiç girilmez, karşıdaki de hiç sormaz. üniversiteli işsizlerimizi kapış kapış alırlar bir bir hayallerini söndürürler.
devamını gör...

arzu kaynağını yaratır. bir şey için istekliyseniz onun için gerekli zamanı da parayı da yaratabilirsiniz. ücret konusu değişkenlik göstermekle birlikte kendi bütçenize göre görüşebileceğiniz birçok psikolog bulabilirsiniz. başlığın altında terapi sürecini 5 cümle ezberlemek olarak gören bilgin yazar arkadaşları da görmek şaşırtmadı aslında. ülkede herkes her şey olabildiği için her alan hakkında bilgimiz var rahatça sallayabiliyoruz. verilen hizmetin kalitesine göre herkes kendisine göre bir ücret belirleyebiliyor. bu konu tartışılabilir veya belirli bir standart oluşturulabilir. ruh sağlığına önem veren herkesin dönemsel olarak duyduğu bir ihtiyaçtır terapi. ancak karnımızı doyurmaya bile zorlandığımız ve yeterli alım gücüne sahip olamadığımız bir ülkede lüks gibi görünmektedir psikoloğa gitmek.
devamını gör...

büyük usta aşık sümmani'nin memleketidir.

ayrıca peri bacaları ile de ünlüdür.
devamını gör...

asla şunu yemem bunu yemem diyen ya hiç aç kalmamış ya da anasından dayak yememiş.
devamını gör...

aklıma barış balcı'nın söylediklerini getiren başlık.

--- alıntı ---

köylerde gezerken inek dışkılarından yeni yapılmış buram buram kokan tezeklerin yanında elimde simit yiyerek dolaşıyorum…
bütün yakın arkadaşlarım burada, yedi yıldır aynı telefonu kullanıyorum
. (blackberry 9800).
satsanız 150 lira etmez, ama bir hafta sarjım dayanıyor, üstelik istediğim her yeri rahatça arayıp, bütün sosyal medya hesaplarıma bakıp, maillerime cevap verip, kaybolduğumda navigasyonuyla yolumu bulabiliyorum.
her ortamda da masanın üstüne çekinmeden koyuyorum…
böyle bir fotoğraf paylaştığımdan dolayı benim ne maaşım, ne yetkilerim, ne mevkiim ne de insanların bana olan saygısı, sevgisi azalmıyor.
aynı şekilde 7 yıldır aynı telefonu kullandığım için de hiç kimse beni küçük görmüyor…
oysa avrupa birliği ülkelerinde görev yapan 5 türk kalkınma uzmanından birisiyim. günlük ortalama 14 milyon lira cirosu olan bir gemi ikmal limanının proje sahibiyim.
sadece geçtiğimiz yıl ülke ekonomisine 5.2 milyar dolar para kazandıran bir ekibin masa başındaki ismiyim.
yine bir telefonumla milyar dolarlık gemilerin güvenerek geldiği sayılı isimlerden birisiyim.
ayrıca turizm veya kırsal alanda yapılacak her projeye 10 milyon liralık hibe desteği sağlayan imzaya sahibim…
işte insanlar buna bakıyorlar…
sizin mevkinize, beyninize ve kariyerinize bakıyorlar.
telefonunuza veya yediğinize içtiğinize değil, anlatabildim mi?
bakın bugün 3 bin liraya iki tane yabancı dil kursuna gidip burada ab bünyesinde kokartlı rehber olabiliyorsunuz.
aldığınız maaş ise tam 12 bin lira!
sonra turizm bakanlığına geçerseniz eğer, aldığınız bu maaşı da katlıyorsunuz.
yani kafanızı çalıştırırsanız bugün bir ıphone 7 parasına geleceğiniz kurtuluyor arkadaşlar!
size yemin ediyorum buraya samsung’u, ıphone’u üreten adamlar geliyorlar ve ellerinde halen 10 senelik telefonlarla konuşuyorlar, fakat devamlı ellerinde kitap var ve okuyorlar.
kendilerini geliştiriyorlar…
bir kere bile odalarında bir dizi veya aptal yarışmalar seyrettiklerini görmedim,
telefonları sadece çaldığı zaman çantalarından çıkartıyorlar, çünkü hayatı gerçekten gezerek eğlenerek sosyal bir şekilde yaşıyorlar.
magazin manyaklarının takıldığı ınstagram’da veya sanal alemlerde değil!
abartmıyorum volvo’nun yeni modellerini yapan mühendis bile halen 15 sene önce yaptığı arabaya biniyor,
neden yeni yaptığınızı kullanmıyorsunuz?, diye sorduğumda ”çünkü ihtiyacım yok” diyor!
düşünsenize ne kadar eski araba kullanıyor olsa da ”işte bu adam volvo’nun mühendisi” diyorlar o kadar !..
ve işte insanlar da buna bakıyor arkadaşlar…
geriye kalan benim telefonumun modeliymiş, ayakkabımın markasıymış, nerede kiminle ne yediğimmiş.
yemin ediyorum kimsenin umrunda bile değil arkadaşlar.
çünkü bunlarla adam yerine konulmuş olmuyorsunuz !…
umarım az da olsa bir şeyler anlamışsınızdır da geleceğinizi düşünüp ailelerinize acı çektirmezsiniz!
*barış balcı


--- alıntı ---
devamını gör...

bir tanrıya inananlarında yapması gereken davranış.
devamını gör...

güne özel olduğu tahmin edilen durum.

kuru muru, ayıp oluyor. siz yani şimdi bize kafanız güzel mi demeye çalışıyorsunuz sabah sabah?
devamını gör...

puding, sütlacı falan çay kaşığıyla yemek. evet sanki daha çok yiyorsun gibi oluyor.
devamını gör...

sudan çıkmış balık gibi olur başta. sonra kendini bulur. öldürmeyen şey güçlendirir nasılsa. tüm insanlar için geçerli bunlar.
devamını gör...

robotum idare et, butonu olmalıydı.
devamını gör...

güney afrika cumhuriyeti'ndeki siyahların, kötü ekonomi ve güvenlik problemlerine rağmen a.n.c'ye oy vermesiyle aynıdır. eğer a.n.c kaybederse beyazlar gelir ve yeniden apartheid olur korkusuyla oy veriyorlar.
türkiye'de insanların başa kim gelirse gelsin, hak ve hürriyetlerinin korunacağına dair ümitleri yok. o yüzden onları korkutmak ve oylarını almak kolay oluyor.
devamını gör...

son 10 gündür şimdiye dek gördüğümden fazla reklam görmeye başladım. sanırım hesabımı silip bir daha girmeyeceğim.
devamını gör...

konjenital aganglionik megakolon olarak da isimlendirilen iken,meissner pleksusu ve auerbach pleksusu'undaki ganglion hücrelerinin konjenital yokluğu ile karakterize bir sendromdur.

yenidoğanlarda görülen ilk 48 saatte karında distansiyon, safralı kusma, rektumun boş olması ve rektal tuşe sonrası patlar tarzda, pis kokulu gaita çıkması ile karakterizedir.

tanıda altın standart rektal biyopsi 'dir.
ganglion hücrelerinin yokluğu tanı koydurucudur.
devamını gör...

vücuduna saygısı olan insandır.
ben öyle bir insan mıyım? hayır.
devamını gör...

158 milyon tane taze ponçik çaylak tanımlarına ve sol frame'den bir türlü düşmeyen malum başlığa aşırı maruziyet sonrası kişide gelişen sendromdur. böyle böyle her yer pembiş falan filan olur. maşallah hocam.
devamını gör...

biliyorum aynı başlığa iki kere yazmak uygun değil ama bunu söylemezsem olmayacak.. başlıkta yazan herkesi tek tek okudum. yazar olduğumdan beri engellediğim kimse de yok.
sözlük, size teşekkür ederim. kadınların kendini bunca güvensiz hissettiği bu konjonktürde 90 entry'de belki 1 ya da 2 kişidir saçmalayan. ve bu gerçekten görmezden gelinebilecek bir istatistik.
erkek kadın hepinize teşekkür ederim!
devamını gör...

dezenfektanların ve temizlik ürünlerinin (ağız gargarası, diş macunu vs dahil) çoğunda bulunan organik kimyasal.

alkolü saf olarak alıp evde kendi dezenfektanınızı yapıyorsanız dikkat etmenizi tavsiye edeceğim bir nokta var. daha iyi temizlensin, süper dezenfekte olsun diye saf alkolle asla hiçbir şeyi temizlemeye kalkmayın. etkili alkol bazlı dezenfektanlar %60-90 aralığında çalışırlar, %50'nin altına alkol miktarı düştüğünde dezenfeksiyon beerisi de önemli ölçüde azalır.

burada su kullanmanın önemi şu: (özellikle bakteriler için konuşursak) susuz bir alkol uygulaması bakteri hücresi için istenmeyen bir çevre ortamıdır, bu da kendini kapatıp spor formunu almasını sağlar. alkol uçtuğu zaman spor açılır, tekrar aktif formunu alır ve çoğalmaya devam eder. siz aslında öldürdüğünüzü zannederken sadece pause tuşuna basmış olursunuz saf alkol uygularsanız. bakterinin pompa mekanizmalarından, ne bileyim varsa alkol parçalayan enzimlerinden falan bakın hiç bahsetmiyorum bile. ayrıca alkol çok iyi bir fiksatiftir. uyguladığınız yüzeyi fotoğrafını çekilmiş gibi bırakır, çürümeyi/bozulmayı engeller. bu da şöyle bir riski beraberinde getirir: bir bakteriyi saf alkolle öldürseniz bile antijenik yapısı bozulmayacağı için hala sizi hasta etme yeteneğine sahip olarak kalmış olabilir.

su, bu bahsettiğim bütün olasılıkları ortadan kaldırır. hem antijenik yapının korunmasını engeller (bakteri çürür ve bozulur gibi düşünebilirsiniz), hem de su-alkol karışımı bakteri içine nüfuz ederek etkili bir şekilde öldürür. laboratuvarlarda ve sağlıkla ilgili kuruluşlarda %70 alkol kullanılır genellikle (70 alkol:30 su).

daha iyi bir dezenfeksiyon istiyorsanız %10 çamaşır suyunu öneriyorum. marketten aldığınız herhangi bir çamaşır suyu (domestos gibi yoğun kıvamlılardan tutun güldal sıvı çamaşır suyuna kadar hepsi) %10 çözeltisiyle bile i-na-nıl-maz etkili. bunun içinde yaşayabilen herhangi bir canlı henüz görmedim ben (var olanları biliyorum. ama ben görmedim henüz)
devamını gör...

muhabbet kuşu eğitenler bilir,ilk öğretilen kelimelerden biridir.c,d,t,b gibi harflerin içinde geçtiği kelimeleri çabuk öğrendikleri için muhtemelen ilk çıkardıkları kelimede cici kuş olur.
devamını gör...

reklamlı üyelik olacakmış. yani yayını izlerken çat çat reklam çıkacak. bu da 10 tl olacak deniyordu. iyi de hem para vereceksin hem de reklam mı izleyeceksin ?. şaka mı bu. para verdiğim bir şeyde, niye reklam izlemek zorunda kalayım ki.

yanılmıyorsam, netflix de bunu düşünmüştü ama tepki gelince vazgeçtiler.

ayrıca içerinde belgesel olmayacağı aşikar. realty show, yarışmalar ise survivor tarzı uyduruk şeyler olacak. veya youtuber denen gereksizlerin, gereksiz ötesi şovları olacak.

belki araya 3-5 dizi, film sıkıştırır. sırf bunun içinde böylesi bir platforma üye olmak, pek de akıl karı değil gibi duruyor.

ekleme: pek tabii reklamsız üyelikte olacakmış. fiyatı hali ile daha fazla. ama yine de reklamlı seçeneği, inanılmaz saçma. illa olacaksa, 3-4 tl olmalı. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim