normal sözlük'e nick altındaki tanımı silme özelliği gelsin kampanyası
katılmadığım başlıktır. iyi tanımlara eyvallah kötü tanımlara hoşçakal mantığı olmamalıdır.
bir yazarın nickaltı sözlükteki kafa kağıdıdır.
istisna durumlarda linç girişimlerinde bulunulan hadsiz tanımlar yönetimle konuşulup sildirilebilir.
bir yazarın nickaltı sözlükteki kafa kağıdıdır.
istisna durumlarda linç girişimlerinde bulunulan hadsiz tanımlar yönetimle konuşulup sildirilebilir.
devamını gör...
aşk acısı çekip raid içmek üzere olan gregor samsa'nın boşver oğlum sana kız mı yok diyen kankası
"boşver oğlum kız zaten çıyandı, sen hamamböceğisin, farklı dünyaların insanlarısınız. bilmem anlatabildim mi.." diyerek teselli eden ve elindeki raid şişesini çöpe atan vefakar kankasıdır.
devamını gör...
youtube günlüğüm
kafa sözlüğe katılma sebebi.
devamını gör...
yazarların en sevdiği atasözü
fakiri doyurda , s.çacağına karışma.
kaynak: babam...
kaynak: babam...
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
tavuk döner ve ayranı aynı anda bitirmek.
devamını gör...
erdoğan'ın insanlar yurtdışına gitmek istemiyor açıklaması
cumhurbaşkanı ve akp genel başkanı recep tayyip erdoğan, hasankeyf-2 köprüsü açılış töreninde açıklamalarda bulundu. "açılışını yaptığımız hasankeyf-2 köprüsü'nün şehirlerimize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. batman, hasankeyf, gercüş, midyat yolu üzerinde inşa ettiğimiz bu köprü ile bölgemize gurur verici bir yatırımı daha kazandırmış oluyoruz" diyen erdoğan, konuşmasında terör örgütlerini ve muhalefeti hedef aldı.
köprü hakkında bilgi paylaşan erdoğan hasankeyf-2 köprüsü'nün 1001 metrelik mesafe ile türkiye'nin en uzun köprüleri arasında yer aldığını; bölünmüş yol standardıyla inşa edilen köprüde yayalar için de bir bölüm bulunduğunu belirten erdoğan, projenin toplan yatırım tutarının 439 milyon lirayı bulduğunu açıkladı. "bu köprü su altında kalan batman-midyat yolunun göl sahası dışında inşa edilen hasankeyf'in yeni merkezi ile olan irtibatını sağlayacaktır" diyen erdoğan "zamandan ve akaryakıttan önemli ölçüde tasarruf edilecektir; batman-mardin ve habur sınır kapısı arasındaki irtibatı da sağlayacak bu köprünün bölgemiz ticaretine çarpan etkisi olacaktır" diye konuştu.
"batmanlı, mardinli, şırnaklı, diyarbakırlı kardeşlerimiz hizmet almasın diye her türlü iğrençliği sergilediler"
"türkiye'nin ihtiyacı eser ve hizmet siyasetidir. biz de bu anlayışla ülkenin dört bir yanına hizmetlerimizle mührümüzü vuruyoruz" diyen erdoğan konuşmalarının devamında şunları kaydetti:
"ülkemizin batısında ne varsa doğusunda da o olsun diye koşturuyoruz. bu hizmetleri de çoğu zaman terör örgütlerine, destekçilerine ve takoz muhalefetiyle önümüzü tıkamaya çalışan kifayetsizlere rağmen hayata geçiriyoruz. doğu ve güneydoğu anadolu bölgemizdeki projelerimizde zorlu arazi şartları dışında bölücü terör örgütünün sabotajlarıyla da uğraşıyoruz. son 19 yılda şehirlerimiz arasındaki gelişmişlik farklarını giderme yolunda attığımız her adımda bölücü örgüt ve siyasi uzantılarını daima karşımızda bulduk. her türlü alçaklığa imza attılar. batmanlı, mardinli, şırnaklı, diyarbakırlı kardeşlerimiz hizmet almasın diye her türlü iğrençliği sergilediler. mesela baraj yaptık müteahhitleri tehdit ettiler. havalimanı yaptık akla hayale gelmeyen iftiralar attılar. okul yaptık çiçeği burnunda gencecik öğretmenlerimizi şehit ettiler. bölgeye yatırım getiren iş adamlarını baskıyla yıldırmaya çalıştılar. “
"elbette sıkıntılarımız var ama aynı zamanda geleceğe ümitle bakmak için pek çok sebebe sahibiz"
"bir dönem bizim insanlarımız yurt dışındaki yollara köprülere hayranlıkla bakardı. özellikle gurbetçilerimiz ülkemize geldiklerinde avrupa'daki imkanlardan övgüyle bahsederdi. insanlarımız çoğu zaman tedavi , üniversite eğitimi, iş, aş bulmak için amerika'ya, avrupa'ya gitmek zorunda kalırdı" diyen erdoğan, "allah hamdolsun bugün bu tablo büyük oranda tersine döndü. artık yabancılar türkiye'ye geldiklerinde bizim yollarımıza, köprülerimize, havalimanlarımıza gıptayla bakıyor. sağlık hizmeti için artık bizim vatandaşımız yurt dışına gitmiyor. her yıl yüz binlerce yabancı şifasını ülkemizdeki hastanelerde arıyor" ifadelerini kullandı.
erdoğan, "elbette sıkıntılarımız var ama aynı zamanda geleceğe ümitle bakmak için pek çok sebebe sahibiz" diye konuştu.
buradan
devamını gör...
evlilik
iki insanın birlikte yaşaması için, birbirleriyle yaptıkları her şeyin ortak olduğunu, kanunen ortaya çıkacak maddi, manevi ve insani sonuçların ikisinin ortak sonucu olduğunun devlet nezdinde bir akit ile denetim altına alınmasıdır.
buradaki amaç genelde sevgi diye adlandırılsa da aslında değildir. zaten evliliğin birbirini seven iki insan arasında olacağına o kadar şartlamışız ki kendimizi sırf evlenmek için seviyor/sevdiğimizi sanıyor ya da söylüyoruz. biliyoruz ki sevmiyor olsak evlenmemeliyiz bu şekilde evlenmek doğru değil diye bir algı olduğundan evlenmek istediğimiz herkesi bir sebepten seviyor görünüyoruz. görücü usülü ile evlendiğimizde de daha önce hiç görmediğimiz tanımadığımız insana aşık olduğumuzu iddia ediyoruz hatta.
her sevgililik evlilik yolunda karşındaki insanı tanımak amacı gütmeyebilir ama günümüzde insanlar sevgili olduklarında ve yaşları da müsaitse hemen evlilik konuşmaya başlıyor. seviyor olmak evlenmek için yeterli ve geçerli bir sebepmiş gibi anlatılıyor ve insanlar evlilik düşüncesinde olmadıklarında ilişkiyi ''ciddi'' olarak tanımlamıyor bile. buradaki ''ciddi ilişki'' kavramı da zaten evlilik düşünüp düşünmediğinin bir göstergesi halini aldı ne yazık ki.
ilişkilerde amaç sevdiğin insanla olmak yerine evlenmekmiş gibi anlatıldığından günümüzde her türden insani iletişim evliliğe varacak korkusu ya da isteği oluşturuyor. evlenmeyecek olsanız da sevebilirsiniz, sevseniz de evlenmeyebilirsiniz. her şeyi evliliğe dayandırmayın ki ilişki yaşamayı öğrenin.
buradaki amaç genelde sevgi diye adlandırılsa da aslında değildir. zaten evliliğin birbirini seven iki insan arasında olacağına o kadar şartlamışız ki kendimizi sırf evlenmek için seviyor/sevdiğimizi sanıyor ya da söylüyoruz. biliyoruz ki sevmiyor olsak evlenmemeliyiz bu şekilde evlenmek doğru değil diye bir algı olduğundan evlenmek istediğimiz herkesi bir sebepten seviyor görünüyoruz. görücü usülü ile evlendiğimizde de daha önce hiç görmediğimiz tanımadığımız insana aşık olduğumuzu iddia ediyoruz hatta.
her sevgililik evlilik yolunda karşındaki insanı tanımak amacı gütmeyebilir ama günümüzde insanlar sevgili olduklarında ve yaşları da müsaitse hemen evlilik konuşmaya başlıyor. seviyor olmak evlenmek için yeterli ve geçerli bir sebepmiş gibi anlatılıyor ve insanlar evlilik düşüncesinde olmadıklarında ilişkiyi ''ciddi'' olarak tanımlamıyor bile. buradaki ''ciddi ilişki'' kavramı da zaten evlilik düşünüp düşünmediğinin bir göstergesi halini aldı ne yazık ki.
ilişkilerde amaç sevdiğin insanla olmak yerine evlenmekmiş gibi anlatıldığından günümüzde her türden insani iletişim evliliğe varacak korkusu ya da isteği oluşturuyor. evlenmeyecek olsanız da sevebilirsiniz, sevseniz de evlenmeyebilirsiniz. her şeyi evliliğe dayandırmayın ki ilişki yaşamayı öğrenin.
devamını gör...
yapmasaydın
karşısındakine "senin için şunu yaptım" dedirtecek kadar kör kimselerin vermiş olduğu nankör karşılıktır. takdir edilmesi gereken tek bir yan vardır, o da tutarlılık.
devamını gör...
yarın öleceğini bilsen bugün ne yapardın sorunsalı
her an ölümü beklerken yaptığımdan pek farklı bi şey yapmazdım.
insanlara yardım etmek, dualarını almak ve en önemlisi vicdanımı rahat ettirmek için çabalardım.
insanlara yardım etmek, dualarını almak ve en önemlisi vicdanımı rahat ettirmek için çabalardım.
devamını gör...
uyurken yastığa sarılmak
kafayı sarıldığın yastığın altına sokuşturduğunda daha güzel olan sarılma şekli. şu şekil...
bu da, bu işi benim gibi alışkanlıktan değil, yalnızlıktan yapanlara gelsin:
bu da, bu işi benim gibi alışkanlıktan değil, yalnızlıktan yapanlara gelsin:
devamını gör...
aynı gün doğanlar
match olmak için sınırları zorluyorsunuz.indirin tinder ı sevişin işte.
devamını gör...
risale-i nur
doğu anadolulu bir alim olan bediüzzaman said nursi tarafından yazılmış 300 kadar kuran ayetini açıklayan/tefsir eden risalelere verilen isimdir. dili farsça ve arapça kelimelerı çokça içinde bulundurur bundandır ki çoğu insan bu risaleleri anlayamaz ancak osmanlı türkçesinin en elit diline vakıf olan zümrece anlaşılabilen bir dile sahiptir. said nursi'nin hayatı zindanlarda ve sürgünlerde geçmiştir.
bu alim 1. dünya savaşında kafkas cephesinde gönüllü olarak savaşmıştır ve milislerden oluşan 5000 askerlik bir alaya kumandanlık yapmıştır savaşın sonucununda esir düşmüş ve bolşevik ihtilalini fırsat bilerek kaçar ve kafkaslar'dan esir alınmışken balkanlardan vatana geri döner.
gençlik yıllarından itibaren çok siyasi/politik bir şahıs olmuştur ve büyük bir zümrece fikirleri görüşleri kabul görmektedir. öyle ki istanbulun işgali sırasında ingiliz mandası isteyen istanbuldaki alim sınıfını uyararak hizaya getirmiş ve ingiliz mandasının esaret olacağını hutuvat-ı sitte ile tüm istanbul'a bildirmiştir. hatta bu başarılarından dolayı musatafa kemal tarafından meclis kurulduğundan meclise davet edilmiştir. meclisteki vekillerin dinden uzak olduğunu namaz kılmadığını gördüğünden onlara çeşitli uyarılar yapmıştır.
namaz kılmalarını kendi benliklerine dönmelerini doğuda doğunun batıda ise batının galip geleceğini yani özentilik içinde dururlarsa uğraşlarının bir gün zayi olacağını söylemiştir
hilafetin kaldırıldığı zamanda şeyh sayit isyanına karışmamıştır. karışsaydı olayların farklı bir yola evrilebileceği birçok otorite tarafıdan bilinir. bunun sebebi hitabeti ve bilgisi çok fazla olduğundan onun dediklerine tabi olan kitlenin fazla olmasıdır.
isyanlara karışmamasına rağmen sürgünlere gönderilmiştir o sürgünlerden biride ısparta'nın barla köyüdür burada siyaset ile ilgilenmeyi bırakır ve kendini insanlara vakfeder kendisi barla'dan sonraki hayatını yeni said olarak tanımlar.
burada risale-i nur eserlerinin çoğunu ortaya getirir. ve takipçileri artar ve bugün dahi türkiye'de en fazla üyesi olan dini topluluk nur cemaatleridir.
"ümitvar olunuz; şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, islamın sadası olacaktır."
bediüzzaman said nursi
bu alim 1. dünya savaşında kafkas cephesinde gönüllü olarak savaşmıştır ve milislerden oluşan 5000 askerlik bir alaya kumandanlık yapmıştır savaşın sonucununda esir düşmüş ve bolşevik ihtilalini fırsat bilerek kaçar ve kafkaslar'dan esir alınmışken balkanlardan vatana geri döner.
gençlik yıllarından itibaren çok siyasi/politik bir şahıs olmuştur ve büyük bir zümrece fikirleri görüşleri kabul görmektedir. öyle ki istanbulun işgali sırasında ingiliz mandası isteyen istanbuldaki alim sınıfını uyararak hizaya getirmiş ve ingiliz mandasının esaret olacağını hutuvat-ı sitte ile tüm istanbul'a bildirmiştir. hatta bu başarılarından dolayı musatafa kemal tarafından meclis kurulduğundan meclise davet edilmiştir. meclisteki vekillerin dinden uzak olduğunu namaz kılmadığını gördüğünden onlara çeşitli uyarılar yapmıştır.
namaz kılmalarını kendi benliklerine dönmelerini doğuda doğunun batıda ise batının galip geleceğini yani özentilik içinde dururlarsa uğraşlarının bir gün zayi olacağını söylemiştir
hilafetin kaldırıldığı zamanda şeyh sayit isyanına karışmamıştır. karışsaydı olayların farklı bir yola evrilebileceği birçok otorite tarafıdan bilinir. bunun sebebi hitabeti ve bilgisi çok fazla olduğundan onun dediklerine tabi olan kitlenin fazla olmasıdır.
isyanlara karışmamasına rağmen sürgünlere gönderilmiştir o sürgünlerden biride ısparta'nın barla köyüdür burada siyaset ile ilgilenmeyi bırakır ve kendini insanlara vakfeder kendisi barla'dan sonraki hayatını yeni said olarak tanımlar.
burada risale-i nur eserlerinin çoğunu ortaya getirir. ve takipçileri artar ve bugün dahi türkiye'de en fazla üyesi olan dini topluluk nur cemaatleridir.
"ümitvar olunuz; şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, islamın sadası olacaktır."
bediüzzaman said nursi
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
devamını gör...
yeşil renkli yazarlar
sanki her an cennete gidecekmiş gibiler.
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
gerdek gecesi insanların ailelerine kanlı çarşaf göstermeyi bırakmaları lazım. *
devamını gör...
norveç deyince akla gelenler
kapalı hava, bunu takip eden soğuk daha sonrasında kar, bunları takip eden depresyon hali ve sonuç olarak intihar etme düşünceleri.
devamını gör...
boğaziçi ekonomi vs ankara hukuk
bence boğaziçi ekonomi tercih edilmelidir. fakat burada kıyaslama yanlış olmuştur. ekonomi mi okumak istiyorsunuz? hukuk mu?bunun kararını vermeniz lazım öncelikle. fakat okul ismi ile yazdığınız için şunları söylemek gerekiyor: ankara üniversitesi artık o bilinen mükemmel ankara üniversitesi değildir. o üniversiteyi mükemmelleştiren hocalar yok edildiler. özellikle barış bildirisi imzacıları ve khk bahaneleri ile bu hükümet ankara üniversitesinin bütün bölümlerinin içinden geçmiştir deyim yerindeyse. bu gelişmelerin ardından yapılan haksızlıklara dayanamayan çok değerli hocalar kendi isteği ile istifa etmiştir. boşuna ankara üniversitesini tercih etmeyiniz. garip hocalarla dolu ve sıradan 3 yıllık bir anadolu üniversitesinden pek bir farkı kalmamıştır ne yazık kiii! boğaziçi ekonomi ile koç ekonomi karşılaştırması yapabilir veya galatasaray hukuk'u inceleyebilirsiniz.
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
çocukları gülümsetmek mi, işte kalbimden vurdunuz beni! umarım hastalıklarında bir nebze umut olurız onlara ve hemencicik iyileşirler. eğer oradan biri bunu okuyorsa bilsin ki kalbim onlarla. umut ışığı hep kalbinizde, tebessüm hep gözlerinizde ve yüzünüzde olsun.
devamını gör...
karikatür paylaşırken para cezasına çarptırılma sorunsalı
mesut çevik bu konuyla ilgili vlogunda bilgilendirme yapıyor. artık karikatür paylaşırken iki kere düşünmek gerekiyor.
ticari bir iş olarak yapmasanız da keyfi/eğlence maksatlı ve iyi niyetli sosyal medya hesaplarınızda ya da farklı ortamlarda (forum, blog, sözlük vb) paylaşsanız da bu cezaya tabisiniz. karikatürist site ve blog sahiplerine fikri haklar ve sanat eserlerinin korunması kanunu'na göre dava açabilir, para cezasına çarptırabilir.
ticari bir iş olarak yapmasanız da keyfi/eğlence maksatlı ve iyi niyetli sosyal medya hesaplarınızda ya da farklı ortamlarda (forum, blog, sözlük vb) paylaşsanız da bu cezaya tabisiniz. karikatürist site ve blog sahiplerine fikri haklar ve sanat eserlerinin korunması kanunu'na göre dava açabilir, para cezasına çarptırabilir.
devamını gör...
lyrical ballads
lake poets olarak bildiğimiz william wordsworth ve samuel taylor coleridge tarafından yazılmış eser. dilimize lirik baladlar olarak çevirebiliriz yalnız sanıyorum ki dilimize çevrilmiş bir eser değil. ingiliz edebiyatı'nda romantik dönemin başlangıcı kabul edilen eser wordsworth'ün belirttiği üzere; şiirin yalnızca toplumun üst tabakasını temsil etmemesi gerektiğini fikrinden yola çıkarak, toplumun orta ve alt sınıflarındaki konuşma dilinin şiire uyarlanması açısından deneysel olarak yazılmıştır. ilk defa yayımladıklarında wordsworth ve coleridge isimlerini kullanmamayı tercih etmişlerdir ve ilk yayımlanan ciltte 23 şiir bulunmaktadır. ( bu şiirlerden 19 tanesi wordsworth geriye kalan 4 tanesi coleridge'e aittir) ikinci baskıda ise yeni şiirler eklenmiştir aynı zamanda wordsworth ve coleridge isimlerini kullanmayı tercih etmiştir.
--- alıntı ---
oh! dream of joy! is this indeed
the light-house top ı see?
ıs this the hill? is this the kirk?
ıs this mine own countree?
we drifted o'er the harbour-bar,
and ı with sobs did pray—
o let me be awake, my god!
or let me sleep alway.
the rime of the ancyent marinere veya the rime of the ancient mariner (coleridge tarafından yazılmış 4 şiirden en uzun olanı, dilimize yaşlı denizci olarak çevrilmiştir.)
--- alıntı ---
--- alıntı ---
oh! dream of joy! is this indeed
the light-house top ı see?
ıs this the hill? is this the kirk?
ıs this mine own countree?
we drifted o'er the harbour-bar,
and ı with sobs did pray—
o let me be awake, my god!
or let me sleep alway.
the rime of the ancyent marinere veya the rime of the ancient mariner (coleridge tarafından yazılmış 4 şiirden en uzun olanı, dilimize yaşlı denizci olarak çevrilmiştir.)
--- alıntı ---
devamını gör...
