karambol (yazar)
kafa dijital dergide ki röportajım sayesinde tanıştığım, mesafeli, saygılı, iş yükümlülüklerini yerine getirmek için üstün çaba sarfeden, kafa iznine çıkmasıylada üzmüş kıymetli eski modumuz. giden gidene ne oluyor? yapmayın böyle ama...
devamını gör...
susarak yalan söylemek
susan kişi aslında doğruyu kabullenmiş olur, soran kişi neye yormak istiyorsa ona yorar.
devamını gör...
bir erkeğin en tatlı olduğu an
mangal yaparkenki anı
devamını gör...
zort yazsa 30 beğeni alacak yazarlar
xx kromozomlu yazarlardır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
çalışamıyor henüz öğrenci ama başaracak.
devamını gör...
covid sürerken kayak merkezlerinin yüzde 90 dolu olması
bu haberin kaynağı maynağı yok.
şimdi dinlediğim haber. ( fox tv)
sanki çok eğitim yapılmış gibi,
yarıyıl tatili sebebiyle kayak merkezleri doluluk oranı %90 olmuş.
şehirlerde, köylerde garibana sokağa çıkma yasağı,
kayak merkezlerinde zengine yarıyıl tatili.
görüntülerde insanlar neredeyse üst üste vaziyette...
söylenecek çok şeyin olduğu durum.
edit: sen kuru fasulyeciyi, pideciyi, çaycıyı kısaca tüm halka hizmet veren sektörleri kapat, 5 yıldızlı kayak merkezleriyle camileri açık tut, buna da ilim , bilim de.
bu ilim , şehirde avm'ye, resmi daireye, otobüse binerken, burada olduğu gibi 5 yıldızlı otele girerken sana ait olan 'hes' koduna inanıyor güveniyor, ama iş kıt kanaat geçim derdi veren esnafa, lokantaya, kafe'ye, çay ocağına, berbere gelince güvenmiyor, hes bir b..ka yaramıyor.
vuruyorlar kapıya kilidi.
bu adam ne yer ne içer, bu kadar çalışan ne yapar diye soran yok.
bunun neresini nasıl savunur bir insan anlamak gerçekten güç.
paraya tapar bir yönetim ve yine maddeye tapar bir destekleyici profili olan mevcut hükümet, özellikle son 10 yılda attığı her adımda zenginin, belli bir ayrıcalıklı kesimin yanında olduğunu her firsatta ortaya koymuş bir hükümettir.
şimdi dinlediğim haber. ( fox tv)
sanki çok eğitim yapılmış gibi,
yarıyıl tatili sebebiyle kayak merkezleri doluluk oranı %90 olmuş.
şehirlerde, köylerde garibana sokağa çıkma yasağı,
kayak merkezlerinde zengine yarıyıl tatili.
görüntülerde insanlar neredeyse üst üste vaziyette...
söylenecek çok şeyin olduğu durum.
edit: sen kuru fasulyeciyi, pideciyi, çaycıyı kısaca tüm halka hizmet veren sektörleri kapat, 5 yıldızlı kayak merkezleriyle camileri açık tut, buna da ilim , bilim de.
bu ilim , şehirde avm'ye, resmi daireye, otobüse binerken, burada olduğu gibi 5 yıldızlı otele girerken sana ait olan 'hes' koduna inanıyor güveniyor, ama iş kıt kanaat geçim derdi veren esnafa, lokantaya, kafe'ye, çay ocağına, berbere gelince güvenmiyor, hes bir b..ka yaramıyor.
vuruyorlar kapıya kilidi.
bu adam ne yer ne içer, bu kadar çalışan ne yapar diye soran yok.
bunun neresini nasıl savunur bir insan anlamak gerçekten güç.
paraya tapar bir yönetim ve yine maddeye tapar bir destekleyici profili olan mevcut hükümet, özellikle son 10 yılda attığı her adımda zenginin, belli bir ayrıcalıklı kesimin yanında olduğunu her firsatta ortaya koymuş bir hükümettir.
devamını gör...
insanı mutlu eden filmler
umudunu kaybetme, genel olarak hüzünlü olsa da sonu mutlu eder.
devamını gör...
bayat kek
her türlü kek çok güzel bir şey değilmi ya.. birde mutfakta bir kenarda, ya da fırının içinde filan unutulmuşsa, ve çayın yanına kombinlenecek bir şeyler ararken, orayı burayı eşelerken bulduysan, karadenizde sekseninci kez petrol bulmuş akp gibi çayı boş içmeyeceğin için, küçük çaplı bir mutluluk yaşarsın :)
devamını gör...
piyanist
schindler's list ve life is beautiful gibi ikinci dünya savaşı konulu mükemmel bir dram filmidir.
piyanistimiz filmin girişinde chopin nocturne c sharp minor çalmaktadır.
aynı parçayı aşk-ı memnu dizisinde behlül de piyano ile çalmıştır. vay anasını behlüle bak demiştim
piyanistimiz filmin girişinde chopin nocturne c sharp minor çalmaktadır.
aynı parçayı aşk-ı memnu dizisinde behlül de piyano ile çalmıştır. vay anasını behlüle bak demiştim
devamını gör...
mfö'nün en sevilen şarkısı
psikopatım.
lakin buradan dinleyin. size şarkıyı hikayesiyle ve güzel bi'sohbet eşliğinde bırakıyorum. bu'yrun.
tık tık
lakin buradan dinleyin. size şarkıyı hikayesiyle ve güzel bi'sohbet eşliğinde bırakıyorum. bu'yrun.
tık tık
devamını gör...
şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını
ay geldim geldim, azıcık rötar yaptım ama olsun.
4. kez geçtik radyonun başına bay impoş'un yayını için.
gökyüzünde ne çok yıldız var...
evet var, bakın*:

her hafta gibi bu hafta da uyarlama şarkımızı aldık, teşekkürler sayın yayıncımıza.
bu hafta anlatacak anım yok ama benim için lezzetli bi bilgiyi sizinle paylaşmak isterim. grubun ismi olan pinhani, gizli anlamına gelen pinhan kelimesinden geliyormuş. ve bu kelime ise, pinhani'nin vokalisti olan sinan kaynakçı'nın dedesinin mahlası imiş zamanında*. böyle ince düşünceleri seviyorum.
kaynak için şuraya bir yere tıklayıverin efenim.
4. kez geçtik radyonun başına bay impoş'un yayını için.
gökyüzünde ne çok yıldız var...
evet var, bakın*:

her hafta gibi bu hafta da uyarlama şarkımızı aldık, teşekkürler sayın yayıncımıza.
bu hafta anlatacak anım yok ama benim için lezzetli bi bilgiyi sizinle paylaşmak isterim. grubun ismi olan pinhani, gizli anlamına gelen pinhan kelimesinden geliyormuş. ve bu kelime ise, pinhani'nin vokalisti olan sinan kaynakçı'nın dedesinin mahlası imiş zamanında*. böyle ince düşünceleri seviyorum.
kaynak için şuraya bir yere tıklayıverin efenim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
keşke her şey durulsa, tüm belirsizlikler netleşse. bir süre sessizlik olsa. insanlar teşekkür etmekten, sevgisini belli etmekten, hatasını kabul etmekten ve özür dilemekten bu kadar korkmasa. birbirini kıranlar tüm kötü izleri sevgiyle silebilse. çok isterdim bunu.
devamını gör...
libidosu yüksek kadın
bazı erkeklerin iki yüzlülüğünü ortaya çıkaran kadındır. normal de libidosu yüksek kadın arzularlar ama dışarı da böyle bir kadın gördüklerinde iffetsiz, aranıyor gözüyle bakıp, ithamlarda bulunurlar. yukarıda ki yazarlardan biri
--- alıntı ---
bizim gibi dışa vurmadıkları için kadınların libidosu olmadığını düşünürüz. kadınlar bunu gizleme konusunda çok iyiler.
--- alıntı ---
demiş ama bu konuda çok iyi olduklarından değil, bu bir suçmuş gibi saklamak zorunda olduklarından gizliyorlar, çevresinden alacağı tepkiyi çok iyi biliyorlar çünkü.
--- alıntı ---
bizim gibi dışa vurmadıkları için kadınların libidosu olmadığını düşünürüz. kadınlar bunu gizleme konusunda çok iyiler.
--- alıntı ---
demiş ama bu konuda çok iyi olduklarından değil, bu bir suçmuş gibi saklamak zorunda olduklarından gizliyorlar, çevresinden alacağı tepkiyi çok iyi biliyorlar çünkü.
devamını gör...
aylık puan tablosu
sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu aka karikatürler efendisi ve sözlüğün bugunu bulmuş yazar hobaaa3434’ün el ele verip biz fanilerle aralarını iyice açtıkları listedir efendim.
devamını gör...
yasın beş evresi
isviçreli psikiyatrist elisabeth kübler-ross tarafından 1969 yılında yayımlanan ‘ölüm ve ölmek üzere’ adlı kitabında öne sürdüğü, sonradan ‘yasın 5 evresi’ olarak adlandırılacak teoridir. kübler bu kitabında ölmek üzere olan hastalarla çalışmış ve yasın evrelerini sıralamıştır. aslında yasın aşamaları 13’e kadar çıkmaklabirlikte(umut,şok vb) sonradan 5’e indirgenmiştir. bu teori yalnız travma geçiren veya ölmek üzere olan hastalar haricinde, büyük değişim geçirecek olan büyük şirketlerce de(ibm gibi) uygulanmıştır.
peki yasın bu 5 aşaması nedir?
1- inkar: şok yaşadığımız,hayatı anlamsız bulma aşamasıdır. inkar,keder duygularımızın hafiflemesine yardımcı olur. inkar ile olayın ilk şokundaki acı biraz hafiflese de çok geçmeden tüm acı verici olaylar gün yüzüne çıkar. bu da 2.aşamayı getirir.
2-öfke: bu öfke, sevgilinize,eşinize,ailenize,kendinize ve hatta tanrıya bile yönelebilir. neden ben? sorusu bu evrede ortaya çıkar.
3-pazarlık: hastalığım iyileşsin daha iyi bir insan olacağım;tanrım ona bir daha hiç kızmayacağım,onun yaşamasına izin verirsen. pazarlık işe yaramadığı zaman 4.aşama devreye girer.
4- depresyon: aslında bu aşama acının kabullenme aşamasının başıdır. olayın varlığını ve değiştiremeyeceğimizi anlarız ve bu acıyla ruhsal bir çöküntü yaşarız. bu normal bir durumdur.
5- kabul: son aşama olan kabul, iyileşmenin başlangıcıdır. artık tüm olanları olduğu gibi kabul ederiz. öleceğinizi,yakınınızın öleceğini, sevgilinizin geri dönmeyeceğini gibi. bu aşama acının ilk acısının geçmeye ve iyileşmeye başlamanızın aşamasıdır.
sonrasında kübler, david kessler ile ortak olarak ‘kederin altı aşaması’adlı kitabı çıkarmışlardır. kitapta ortaya atılan altıncı madde çok ilginçtir.
david kessler,genç yaşta annesini kaybetmiştir. hayatının sonraki evresinde doktorlara,hemşirelere,polislere,sağlık çalışanlarına travma ve keder hakkında bilgi vermiştir. ama tüm bu bilgisine rağmen, 21 yaşındaki oğlunun ölümüyle hayatı alt-üst olmuştur. bu yıkıcı olaydan sonra yasın 5 aşamasına bir de ‘anlam’ ı eklemiştir. tüm bu olumsuzlukların içinde ışığı bulmak olarak tanımlamıştır. bu olay yaşandı ama hala yaşıyorum; yaşama sebeplerim var gibi.
bu 5 aşama(sonradan eklenen 6.aşamayı da eklersek 6), her insanda aynı sıra ile olmayabilir ama yaşadığım olayları da göz önüne aldığımda ,bende sıralama tam ve tam sırasıyla gerçekleşti. zaman her şeyin ilacı.
peki yasın bu 5 aşaması nedir?
1- inkar: şok yaşadığımız,hayatı anlamsız bulma aşamasıdır. inkar,keder duygularımızın hafiflemesine yardımcı olur. inkar ile olayın ilk şokundaki acı biraz hafiflese de çok geçmeden tüm acı verici olaylar gün yüzüne çıkar. bu da 2.aşamayı getirir.
2-öfke: bu öfke, sevgilinize,eşinize,ailenize,kendinize ve hatta tanrıya bile yönelebilir. neden ben? sorusu bu evrede ortaya çıkar.
3-pazarlık: hastalığım iyileşsin daha iyi bir insan olacağım;tanrım ona bir daha hiç kızmayacağım,onun yaşamasına izin verirsen. pazarlık işe yaramadığı zaman 4.aşama devreye girer.
4- depresyon: aslında bu aşama acının kabullenme aşamasının başıdır. olayın varlığını ve değiştiremeyeceğimizi anlarız ve bu acıyla ruhsal bir çöküntü yaşarız. bu normal bir durumdur.
5- kabul: son aşama olan kabul, iyileşmenin başlangıcıdır. artık tüm olanları olduğu gibi kabul ederiz. öleceğinizi,yakınınızın öleceğini, sevgilinizin geri dönmeyeceğini gibi. bu aşama acının ilk acısının geçmeye ve iyileşmeye başlamanızın aşamasıdır.
sonrasında kübler, david kessler ile ortak olarak ‘kederin altı aşaması’adlı kitabı çıkarmışlardır. kitapta ortaya atılan altıncı madde çok ilginçtir.
david kessler,genç yaşta annesini kaybetmiştir. hayatının sonraki evresinde doktorlara,hemşirelere,polislere,sağlık çalışanlarına travma ve keder hakkında bilgi vermiştir. ama tüm bu bilgisine rağmen, 21 yaşındaki oğlunun ölümüyle hayatı alt-üst olmuştur. bu yıkıcı olaydan sonra yasın 5 aşamasına bir de ‘anlam’ ı eklemiştir. tüm bu olumsuzlukların içinde ışığı bulmak olarak tanımlamıştır. bu olay yaşandı ama hala yaşıyorum; yaşama sebeplerim var gibi.
bu 5 aşama(sonradan eklenen 6.aşamayı da eklersek 6), her insanda aynı sıra ile olmayabilir ama yaşadığım olayları da göz önüne aldığımda ,bende sıralama tam ve tam sırasıyla gerçekleşti. zaman her şeyin ilacı.
devamını gör...
fevkalade
daha da abartılı olanı fevkaladenin fevkinde olan kelimedir.
devamını gör...
izmir bombası
izmire has lezzetler denemek isterseniz sübye deneyin mesela. boyoz yiyin, torpil yiyin.
pastanelerin son yıllarda götünden uydurduğu dandik tatlıyı yemeyin. adı bile dandik. izmir de torpil vardır tatlı olarak, lokma vardır. bomba yoktur.
entri bu kadar...
pastanelerin son yıllarda götünden uydurduğu dandik tatlıyı yemeyin. adı bile dandik. izmir de torpil vardır tatlı olarak, lokma vardır. bomba yoktur.
entri bu kadar...
devamını gör...
geceye bir nihal atsız şiiri bırak
özledim... yanıklık canıma değdi...
özledim, yıllarca daha özlerim.
hasret türkü olsa, ben onu çalsam,
kırılıp giderdi nice sazlarım...yatın ümitlerim, uykuya yatın!
bitin hasretlerim, tükenip bitin!
ayrılık ateşi çetinmiş, çetin;
onunla dikleşir bütün düzlerim.yanımda sanrım, bakarım düştür;
güldüm zannederken gözlerim yaştır.
umduğum ne varsa hepside boştur;
yinede bekliyor onu gözlerim.sazlar var: durmadan gurbeti çalar;
hayal var: gözümü, gönlümü çeler.
içimde bir bülbül şakıyıp çiler:
özledim, yıllarca daha özlerim...
özledim, yıllarca daha özlerim.
hasret türkü olsa, ben onu çalsam,
kırılıp giderdi nice sazlarım...yatın ümitlerim, uykuya yatın!
bitin hasretlerim, tükenip bitin!
ayrılık ateşi çetinmiş, çetin;
onunla dikleşir bütün düzlerim.yanımda sanrım, bakarım düştür;
güldüm zannederken gözlerim yaştır.
umduğum ne varsa hepside boştur;
yinede bekliyor onu gözlerim.sazlar var: durmadan gurbeti çalar;
hayal var: gözümü, gönlümü çeler.
içimde bir bülbül şakıyıp çiler:
özledim, yıllarca daha özlerim...
devamını gör...
insanın en hastalıklı duygusu
onaylanma duygusu. yani diğer adıyla elalem ne der duygusu. başkalarının düşüncelerini yaşarken kendini doyasıya yaşatmayan duygu.
devamını gör...
