değerli vakitlerini dergi için harcayan herkese tek tek teşekkür ediyorum, emeğine sağlık herkesin. çok güzel bir iş ortaya konmuş. eminim ki ileride daha da büyüyecektir. çıkacak olan sayıları heyecanla bekleyeceğim, burada harika yazarlar var. umarım hepsinin bilgilerini, düşüncelerini, yorumlarını, bakış açılarını okuma fırsatımız olur.
devamını gör...

reflü, apne, burun tıkanıklığı, üst solunum yolu rahatsızlığı yaşamayan, minnoş insandır. sağlık açısından da faydalıdır.
devamını gör...

yan lianke kitabıdır.

vaz geçmek de devam etmek de sizin elinizde. kalıp savaşabilirsiniz de terk edip gidebilirsiniz de. yeni bir şeyler üretip yaşamı sürdürmek de her şeyi bırakıp yeni bir başlangıç yanılsaması yaşamak da sizin elinizde. ama seçim ne olursa olsun doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yapmaya gayret edin. ve doğanın size verdiği işaretleri asla göz ardı etmeyin.

çok yaşlı olmanız hiçbir şeyi değiştirmez. nazım ustanın dediği gibi bir zeytin ağacı dikin, belki siz büyüdüğünü görmezsiniz ama görenler olacaktır. ne zaman öleceğiniz belirsiz. o zaman her an ölecekmiş gibi yaşamaktansa hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak yeğdir.

yanınızda kimse olmayabilir. belki sadece sizin kadar yaşlı bir köpek. hatta bu köpek kör bile olabilir. onun sizin eşitiniz olduğunu aklınızda tuttuğunuz sürece asla yalnız kalmazsınız. onun da en az sizin kadar yaşama hakkı olduğunu unutmazsanız insan olma yolunda emin adımlar atıyor olacaksınız. kör bir köpek eğer sizin arkadaşınızsa o kurak köyde her şeye kafa tutabilecek kadar kalabalık olabilirsiniz.

size umut verecek hiçbir şey kalmamış olabilir. belki bir mısır fidesi. açlıktan ne yapacağınızı şaşırmış, susuzluktan kurumuş olabilirsiniz. ama içinizde bir gün o mısır fidesinin büyüyeceğine dair bir umut yeşermişse gücünüz arttıkça artacaktır. ve sizin o mısır fidesine verdiğiniz emek hiçbir şey olmayacaksa da kahramanlık dolu mezarınıza gölge yapacaktır bir gün.

günler, aylar, yıllar sonra tekrar okumak istiyorum bu kitabı. o günlerde, o aylarda, o yıllarda bana umut verdiğini düşünerek.
devamını gör...

hayvan çiftliği ve 1984 kitaplarıyla tanınan hindistan doğumlu yazar. paris ve londrada beş parasız kitabı okumaya değer.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kutlaması sabırsızlıkla beklenen kişi tarafından unutuluyorsa insanı derin düşüncelere sürükler.

ama olsun diyoruz tabii, her şeye rağmen ailem var ve onlar hiçbir zaman unutmuyor. yıllardır konuşmadığın kuzenin bile bir yerlerden çıkıp doğum gününü kutlayabiliyor mesela, çok önemliymiş gibi...

acaba bu durumun ikizler burcu olmakla bir alakası var mı diye düşünmeden edemiyorum zira bu burcun insanlarını kimse sevmiyor.*
devamını gör...

demlenmekten pekmez gibi olmuştur.
devamını gör...

sözlükte bugün epeyce bal temalı başlık/entry görünce bende tarihte kullanılan ilk biyolojik silah olan deli bal'ın nasıl kullanıldığını yazmak istedim.

karadeniz bölgesinin yüksek rakımlı dağlarında yetişen dağ gülü olarak bilinen bitkiden üretilen bir halk arasında tutan bal olarak bilinen deli bal bir grup tarihçi tarafından bilinen ilk biyolojik silah kabul ediliyor. bulantı, kusma, kalp ritim bozuklukları, tansiyon problemleri ve halüsinasyonlara sebep olabilen bu bal farmakaloglarca ilaç yapımında kullanılabilsede kişilerin yüksek dozda tüketmesi zehirlenmeye ve ölümcül tabloların oluşmasına sebebiyet verebiliyor.

m.ö 67 yılında karadeniz bölgesinde hüküm süren 6. mithridates'in toprakları karadeniz fethine çıkan roma imparatorluğu generali pompey tarafından işgal edilmek ve roma topraklarına katılmak isteniyor. pompey, tarihin ilk biyolojik silahına maruz kalacağından habersiz ordusu ile karadeniz üzerine yürüyor. 6. mithridates ise savaş alanında doğrudan başarılı olunamayacağını ön görerek askeri dehasını konuşturuyor ve pompey'in ilerlediği yolların üzerine kovan kovan deli bal bıraktırıyor. pompey'in deli baldan habersiz ordusu lezzetli balı tükettikçe bulantı,ishal ve halüsinasyon şikayetleri ile yola devam edemeyecek hale geliyor ve tam bu sırada kral 6. mithridates'in ordusu pompey'in ordusunu esir alıyor.
devamını gör...

bi uyanıyorsun 2008 yılına dönmüşsün akşama çek cumhuriyeti türkiye maçı var
ülkede suriyeli yok
dolar 1.30
devamını gör...

giinaaydıığğnnnn ^_^
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıllar oldu yazmayı unutalı. kalemim hep mi titrekti yoksa onu tutan parmaklarım mı güvensizdi bilmiyorum. zihnimde dönüp dolaşan semboller yabancılaştı artık. müziğin ritmine kapılıp sayfalara doldurduğum harfler dahi anlamsız geliyor. neden böyle oldu? cevap yok! biraz daha zaman, biraz daha uzaklaşmışlık..
devamını gör...

bazı üniversitelerin bazı bölümleri iyidir. ancak mezuniyetten sonra yine de iş bulma konusu garanti değildir. bazı üniversitelerin ise tüm bölümleri kötüdür. mezuniyetten sonra işsiz kalma konusu neredeyse garantidir.

devlet üniversiteleri için bir şey demeyeceğim. ancak vakıf üniversiteleri için söylemek istediğim bir şey var: tercih zamanı televizyona reklam veren vakıf üniversitelerinden birini seçmeyin. eskici sokak sokak gezip, bağıra çağıra alışveriş yaparken; antikacı alışverişinde sessiz ve asil bir duruş sergiler. işbu benzetme aklınızın bir köşesinde bulunsun.

not: içeriden bildiriyorum. bir vakıf üniversitesinde doçentim.
devamını gör...

sene içinde 20-25 arkadaşımın doğum gününü düzenli olarak kutlasam dahi, tebrik mesajı bile almadığımdan, her sene yaşamaktan artık alıştığım durumdur.
devamını gör...

bir diğer ismi ekşimen olan ot.
salatanın toksik bayağılığını aşmış yeşillik.
çok yakışır kendileri.
devamını gör...

"el alem ne der?" diye düşünüp buna uygun yaşayarak.
"acaba ben ne istiyorum" diye düşünmek yerine hayatta ilk sıraya hep kendimizden başkalarının isteklerini koyarak.
güven/sevgi dengesini tutturamayıp aşırıya kaçarak.
son olarak mutsuz olunan bir işte ve sevilmeyen çalışma arkadaşlarıyla çalışarak.
ps: hayır canım perişan falan değilim. **
devamını gör...

orta asya'daki pamir yaylası'ndan erzurum ve çorum başta olmak üzere orta anadolu' ya kadar süreklilik arz eden bir yapı tekniği. bu teknik, ahşap parçaların üst üste bindirilmesi sonucu oluşan bir yapı tekniğidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

franz kafka'nın yaşadığı sendrom.

''hastalığına kadar dünyadaki en başarılı romanlardan birkaçına imza atmayı başaran yazar, artık yazmak istemediğini ve ölmeye hazır olduğunu anladığında yazım hayatına nokta koyan yazar en yakın arkadaşı ve yayıncısı max brod’a tüm yazılarını emanet edip onları yakmasını ister! ama max brod o yazıları yakmayacak ve bize kafka’yı armağan edecektir…''

tolstoy'da yaşamının son kısmında edebiyatta bir uğursuzluk olduğuna inandığını söyler ve bir daha yazmamaya karar verir.
devamını gör...

daddy’e laf atmayın taş olursunuz. cehennem ateşinde cayır cayır yanarsınız. ya şu sempatik, tatlı mı tatlı insan tanesinin neyini sevmiyorsunuz allasen.(swh) gerçi şu karma listesini boş bırakmayıp, hep birinci hep birinci olduğu zamanlarda; bana da ağzına tuvalet terliğiyle vurma, o yazan parmaklarını kerpetenle sıkıştırma isteği doğuyor ama olsun. her yazdığını olmasada (siyaset), sevdiğimiz güzel tanımlarını beğenerek oyluyoruz efenim. herkes şahsına münhasırdır. daddy de öyle. olduğu gibi sevin, sevilin. hayat sevince güzel.

hayat sevince güzel
devamını gör...

#1145630 itafen

akp miyiz hanım apla biz..
eş dost akbaba ile doldurmuş diye damgalandık.. ayıp ama yaaa.. attınız beni ortaya hiç soran yok.. fişne sen en tepeden atanmışsın zaten kulüp içine.. listeler geldi.. her listede varsın.. adına huni basmışlar yaaa..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim