"kitabı çeki geçtim, dün girdiğim ama hâlâ kategorilendirilmemiş bilgi başlığım var. onu gereken yere alsak mı acaba?" cevabını verdiğim etkinlik.

gerçekten şu kategori işinin bir düzene girmesi gerek. geride kalıp ilgili kategoriye girmemiş başlıklarım var mı bilmiyorum, tek tek bakmadım hepsine elbette. fakat varsa da bunları bir bir arayıp bulup bildirmek yerine kendimiz yapabilsek bu işi çok iyi olurdu.

belki troll başlıkların, başlık sahibi tarafından olmadık kategorilere yerleştirilmesini engellemek için yapılmıyor bu ama bizim başlıklar da güme gidebiliyor. moderatörlere binen yük de cabası... birkaç kez mesaj attım sağ olsun ilgilenip gereken yere koydular başlıkları ama işte her zaman her başlığın peşinden de koşacak değiliz hiçbirimiz.
devamını gör...


bilmem neye gücendin hadi gel anlat bana
devamını gör...

kelime kökeni bakımından sapyo, latincede bilgi anlamına gelmektedir. sapyoseksüel bireyler, fiziksel güzellikten ziyade, zekayı çekici bulurlar. bir bakıma beyin yapınıza aşık olurlar denebilir.
sherlock holmes'un, düşmanı olan irene adler'ın zekasına hayran olması ve ondan hoşlanması örnek verilebilir.
devamını gör...

zor olan şeydir. çok zor olan. insan sonrasında yapayalnız hisseder kendini. hele öyle kavga gürültü de değil sessiz sakin bittiyse daha da zor geliyor. yapılan planlar her şey yarım kalıyor. anlamsız geliyor olan biten. bazı sabahlar her şey eskisi gibiymiş gibi uyanıyor bazen insan. işte o günler daha zor. sadece bir sevgili değil bir dostta yitiriyorsunuz.

2 ay önce 5 buçuk yıllık ilişkim bitti. etkileri ne zaman geçer ne kadar sürer merak ediyorum. sanki sevmek sevilmek her şey yalan gibi geliyor.
devamını gör...

"baba dur kıpırdama allasen ya, 2 dakka uyuyayım şurada"

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gramafon
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu z kuşağı lafından bıktım artık.
devamını gör...

rezil bir his gerçekten insanı huzursuz eder sevilecek miyim acaba yoksa platonik mi takılacağım derdinin soğuk soğuk terlettiği an
devamını gör...

3. dünya savaşı çıksa imamoğlu çıkardı diyecekler. bunu diyen insanlarda çok müslüman hani. gıybeti suizan yapmayı günah addeden insanlar.
devamını gör...

''ceza aldım mı acaba?'' sorusuyla dokunduğum cezalar butonunun bana verdiği yanıt.
umarım hep aynı yanıtı verir.
devamını gör...

bu hayattan(en azından geceleri) zevk alan insanın yaşam biçimidir.
hobilerim arasında gece yarısından sonra çiğ köfte siparişi vardır.*
siz benim yerime de bir ısırık alınız.*
devamını gör...

hayatımdaki en yakın arkadaşımdan yani sözlükte bilinen adıyla kıvırcık ateş topu * doğum günü hediyesi olarak çok güzel ve çok tatlı bi kolye almıştım*. hem de papatya desenli ve o kadar güzel kii hep takıyorum ayrılamıyoruz resmen*.
devamını gör...

metallica'nın 2008 çıkışlı albümü. prodüktörlüğünü rick rubin'in yaptığı albüm, metallica'nın uzun bir aradan sonra hem riffler hem de kayıt niteliği açısından bolca thrash öğe sunduğu albüm olmuştur. zaten grup da bu albümün master of puppets ile and justice for all arası bir şey olacağını söylemişti hatırlarsak.

kötü bir kayıtla piyasaya sunulduğundan dem vurulsa da, babaların bunu thrash'in amatör ruhuna bir gönderme amaçlı yaptığını düşünerek rahatlatabiliriz kendimizi.

nihayetinde taş gibi bir metallica albümüdür, gerisi teferruattır.
devamını gör...

29.762 vaka ve 146 ölüm ile artmaya devam eden rakamlardır.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

covid19.saglik.gov.tr/
devamını gör...

mina urgan, urgan soyadını yakın dostu necip fazıl’ın önerdiğini söylemiştir. necip fazıl, kendisine soyadı olarak “urgan’ı seç” demiş.”urgan da ne demek?” diye sorduğunda, anadolu’da ip anlamına geldiğini açıklamış ve kahkahalar atarak, “solculuğundan ötürü günün birinde nasıl olsa asılacağın için, bu soyadı sana ayrıca uygun” diye eklemiş. 1930’lu yılların necip fazıl’ı ile 1940’lı yılların necip fazıl’ı arasında uzaktan yakından en küçük bir benzerlik yokmuş. bunlar iki ayrı kişiymiş sanki. mina urgan, birincisini çocukluğundan beri çok iyi tanırmış. annesinin bir yakın arkadaşına aşık olduğundan, onların evinden hiç çıkmazmış. ikincisini ise, hiç görmemiş, hiç tanımıyormuş. çünkü mina urgan ve bütün arkadaşları 1940’tan sonra tasavvufla tanışıp hayat tarzını epey değiştiren ve şeyhi abdulhakim arvasi ile manevi bağlılığı bulunan necip fazıl ile selamı sabahı kesmişler. bohem şair necip fazıl, süper-mürşite dönüşmüş ansızın. (bkz: bir dinozorun anıları)
devamını gör...

sadece mekkeden görülmüş doğa olayı
devamını gör...

buradan
hesaplanabilecek su tüketimi.
1 t-shirt üretiminin bile su tüketimine olan maliyeti, zevk için giyime harcama yapanları vicdanen rahatsız edecektir diye umuyorum.

su, sınırsız değil. onu akıllıca kullanmak hepimizin görevi. eğer dikkat etmez ve zamanında kamuoyu oluşturmazsak çocuklarımıza bile sıra gelmeden büyük problemler yaşayacağımız aşikar.

ben sade bir vatandaş olarak vicdanen kendimi yükümlü hissediyor, farkındalık amacıyla sözlüğümüzün duyarlı yazarlarının konuya desteğini bekliyorum.

edit: eraa adlı yazarımızın hatırlatmasıyla izlenmesi gereken belgesel (bkz: 25 litre (belgesel)) eklendi.

(bkz: kuraklık)

(bkz: 31 aralık 2020 küresel ısınma etkisi)

(bkz: 31 aralık 2020 sapanca gölü'nde su seviyesinin düşmesi)

(bkz: bursa'nın 75 günlük suyunun kalması)

(bkz: 25 litre (belgesel))
devamını gör...

iddianın sahibi edip yüksel zannedilse de aslında bunu ortaya atan ilk kişi reşad halife’dir. reşad halife kur’an’da 19 mucizesini bulduğunu iddia edip ilginç söyler söylemeye başlamış. sonra söyledikleri ciddiye alınınca, bütün din anlayışını 19 sayısı üzerine bina etmiş. öyle ki, tevbe suresinin son iki ayetini 19 mucizesine uymadığı gerekçesiyle reddetmiş. bundan sonra da peygamberliğini falan ilan etmiş zaten. edip yüksel de baya bi süre yanında yöresinde oldu bu adamın. ondan aldı 19’u getirdi türkiye’ye. iki cümleyi bi araya getiremeyen cahil cüheylanın teki. arizona’da felsefe dersi veriyomuş(bkz: descartes’ta 19 mucizesi) şu an yarı-peygamberliğini ilan etmiş. şimdi tam peygamber olması bekleniyo.
devamını gör...

birileri bana yazınca çok mutlu oluyorum. sanki kitap hediye etmiş, bana kar küresi almış ya da gülümsemiş gibi oluyor. bende nickaltı yazmayı çok seviyorum. taktir etmek, beğendiğimi belirtmek, bir yazarı desteklemek hoşuma gidiyor. kimseyle rekabet halinde değilim. birilerinin mutlu olmasına sebep olunca bir şeylerim eksilmiyor, kalbim daralmıyor. aksine ben daha da mutlu oluyorum. tanıdık ya da tanımadık birine içinden geldiği için iltifat etmek gibi. karşılık beklemeden sadece o an söylemek istediğin için gibi. nickaltı da öyle işte. mutlu etmek ve mutlu olmak için küçük sebeplerden birisi..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim