bu başlık da güzel bir örnektir.
devamını gör...

istemsizce beş dakika boyunca hem diş fırçalama hem de evi tavaf etme olarak vuku bulan olay. yapmaktan vazgeçemediğim alışkanlıklarımdan birisi.
devamını gör...

kökü iç dünyanda olan otları, dış dünyanda yolamazsın.
devamını gör...

bir şener şen ve şebnem ferah rozeti alabilir miyim? bakın anlamıyorsunuz, çok önemli bu.
devamını gör...

daha geçenlerde 20 yaşında birisi atlamıştı galata'dan,şimdi de 18 yaşında birisi. söylenecek,sorgulanacak o kadar şey var ki..
sanırım bundan sonra galata kulesi'ne her gittiğimde kulenin ve istanbul'un güzelliğini değil ; acaba üstünde,yüreğinde nasıl bir yük ve acı vardı bu insanların onu düşüneceğim. içinde bulunduğumuz koşullar,yaşadığımız ülke,eğitim sistemi,ekonomi vs. derken umutsuzluk ele geçirdi birçok genci,ben de dahil. galata kulesi'nden atlamak, ki istanbul'un en kalabalık semtlerinden birinde intihar etmek belki öldükten sonra beni duyun, görün deme şekli belki bir haykırış..
gencecik insanların ömrünün baharında istiklal'i boydan boydan gezip belki ilk aşkıyla tepesine çıkacağı galata kulesi'nden bundan sonra ölüme atlamalarından korkuyorum.
devamını gör...

1 temmuz 2004 karnımın acıkması tanımı kadar ilginç bir tanımdır.
afiyet olsun.
devamını gör...

(bkz: mirket)
şu tatlılığa bakar mısınız?
<3
devamını gör...

gözleri aşka gülen
taze söğüt dalısın
...
gel bana her gece sen
gönlüme dolmalısın
...
tatlı gülüş pek yaraşır
gözlerin ömre bedel
ah ne güzel ne güzel
seni sevmek
ah ne güzel ne güzel...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük…

ama öyle, serin bir yaz akşamı, güneş ağır ağır batarken gökyüzünü kızıla boyamış, çiçekli, tiril tiril kısa elbisesini giyinmiş güzel bir kadın, sevdiceğinin elini tutmuş sahilde yürürken, levent yüksel’in “beni benimle bırak giderken” şarkısını mırıldanıyormuş da; o yanındaki mizah yeteneği gelişmemiş, mel’un cinse mensup beyefendi, “tamam” diyip gitme şakası yaparak tat kaçırmış gibi bir günaydın değil elbet…

yaz gecesi, partnerinizle kafi miktarda demlenilmiş, güzelleşilmiş bir şekilde, ellerinizde cila niyetine soğuk biralarla biraz da yalpa vurarak tenha bir kumsala inilmiş, ateş etrafında bira içip şarkı söyleyen kalabalık bi gruba dahil olunmuş da, nazan öncel’in “gidelim buralardan” şarkısına bağıra bağıra, hoplaya zıplaya eşlik edilmiş gibi bir günaydın…

müthişli bir günaydın…
can çektiren, dip düşüren bir günaydın…
devamını gör...

köpeğim* , bisikletim , basketbol topum , patenlerim , keyfim ve kahyası olarak sıralayabiliriz.
devamını gör...

constantine filminde şeytan ile olan sohbetleri çok kalenderdir. şeytanın hareketleri ve mimikleri insanı mest eder.
devamını gör...

kendimi kendime anlatmak tercihimdir. bazen video çekerim bazen uzun uzun paragraflar yazarım bazen sadece ayna karşısına geçip konuşurum öylece. aramızda hallediyoruz sonrasında da.
devamını gör...

istediğin gibi birisi olamamaktır. çevrendeki insanların seni sen yapan en önemli şeylerden biri olduğu gerçeğidir. her gün, sizi olmak istediğiniz kişiden daha çok uzaklaştırmaları ruhunuzu ezer. bazen kaldıramayacağınız kadar çok yorulur ruhunuz. her şeyden vazgeçmek istersiniz o da olmaz. ruhunuz berbat bir bedenin içinde yorulur durur işte. buhrana tutulmuşsunuzdur, zor şeyler yaşarsınız ama o kadar içinizde yaşarsınız ki tüm bunları insanlar ruhunuzun bedeninizin yorgun olmasına anlam veremez.

amaan sözlük insanın ruhunu yoran o kadar çok şey var ki akşama kadar bu bayağı edebiyat diliyle yazmaya devam etsem yine de bitmez.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gri şehir..kurulu saat gibi işleyen şehir..tüm yolları kızılaya çıkan şehir..küçük gibi görünüp aslında 45 dakikada farklı bir semte gidebildiğiniz şehir..anıtkabiri gurula taşıyan şehir..adı ne kadar değiştirilse değiştirilsin güvenpark ve çıtır simit'in orda buluşalım denilen şehir.ayazının insanın ruhunu kestiği şehir..aşık olduğum şehir..
devamını gör...

bir dönem diş macunu tüplerinin alt kısmında bulunan renkli blokların macunun kimyasal seviyesiyle ilgili olduğu söylenirdi: yeşil en temiz içerik olmak üzere siyaha doğru kimyasal miktarı artıyordu. afili yalanmış. gayet de mantıklıydı. ben de buna inanıp bir süre sadece açık yeşil bloklu olan tüpleri tercih etmiştim hatta. cahillik zor şey!

tanım: florür içerebilen fakat manevi uğraşları olanlar için üçüncü gözü tıkayıcı etkisi olduğuna inanıldığından florür içeren fomülü tavsiye edilmeyen dış temizlik ürünü.
devamını gör...

çocukken saçları kıvırcıkmış bu yüzden kıvırcık lakabı takılmış öyle de kalmış. tabii saçlar dökülünce algılanamıyor haliyle.
devamını gör...

hititlerin yediği antik beddualar yüzünden iki yakası bir araya gelmeyen şehirdir.

dev yüzölçümüne rağmen üç yüz elli küsur bin insan yaşar. köy ekonomisi döner, elle turulur doğru düzgün bir sanayi kolu yoktur. dibindeki kayseri ve malatya'dan ve hatta elazığ'dan birkaç yy. geride kalmıştır. aslında yerel halkı karun gibi zengin olup dışarıda çalışanı çoktur. ancak memleketlerinı kalkındıracak yatırımı yapmak yerine ev falan alıp parayı betona gömerler.

sınır komşusu olduğu tüm illerin aksine ağaç falan da yoktur sivas'da.. bozkırda sonsuz bir hiçliğe bakarsın. gölleri de marsın yüzeyinde bulunan su gibidir. ölüye diriye bi faydası yoktur.

memur ve öğrencinin şehridir sivas. onlar da zaten fırsatını bulunca topuklar. her yere ve her şeye uzak kalmış bozkırın ortasında umutsuz bir kara parçasıdır.
devamını gör...

sormak istediğiniz bir soru var mı? *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim