sigmund freud, "bir insanı kaybetmek istiyorsanız onu çok sevin." diyor ve ekliyor: "sevildiğinden emin olunca insanlar nasıl da cüretkâr oluyor!"
yani bir insanı kaybetmek istemiyorsanız ona hak ettiği değeri verin.
devamını gör...

ingiliz'lerin ilk geldiği sıralarda, bu nehir kıyısında yaşayan powhatan birliğinin bir üyesi, patawomeke kabilesinin ismi, beyazlar tarafından patowmack olarak kaydedilmiştir. daha sonra halk arasında isim değişerek potomac olmuştur.
devamını gör...

doğu karadeniz'de * yağı alınmış sütün kestirilmesi ve ardından pişirilip bez torbaya koyulup süzülmesi ile elde edilen, yağı tuzu olmadığı için imansız peynirde denilen, kahvaltılık, böreklik, ömrü az olan peynir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ey sözlük ahalisi yedi düvele haber salalım ve başlık sahibi yazarı kim üzdüyse bulalım. hiçbiri mi doğru olmaz bu genellemelerin. yani illa böyle bir ilişkiniz varsa bence iyi ki bitmiş diyin geçin.
devamını gör...

bir fransız, bir alman ve bir türk müzede ‘adem ve havva cennet bahçesinde’ tablosuna bakıyorlarmış.

alman: “bedenlerinin kusursuzluğuna bakar mısınız? adem ile havva mutlaka alman olmalı” demiş.

fransız, alman’a karşı çıkmış: “havva ne kadar güzel, adem ne kadar yakışıklı. bu denli çekici olduklarına göre, hiç kuşkusuz fransız olmalılar.”

türk, tabloyu uzun uzun izledikten sonra kararını vermiş:

“bunlar kesin türk’tür. üstte yok, başta yok, elmadan başka yiyecek yok, ama hâlâ kendilerini cennette sanıyorlar.”
devamını gör...

öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.

(bkz: ahmed arif)
devamını gör...

günaydın sözlük.
bir emekçi olaraktan şu bebe gibiyim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

baktım ankara tüm gün güneşli, yapacak bir şey yok.
kalkılacak ve bu gün başlayacak.
kızım okuluna gitti bile.
koca kız olmuş ya.
hazırlandı ve gitti.
sıra bende.
mis gibi bir gün olsun mu?
hadi inşallah.
devamını gör...

harry potter evreninde bulunan ve perili olduğuna inanılan metruk binadır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

remus lupin'in hogwarts'da ki öğrencilik yıllarında kurt adam dönüşümünü gizleyebilmek, bir miktar da olsa konforlu hale getirebilmek ve hem kendisinin hem de çevresindekilerin güvende olmasını sağlamak amacı ile yaptırılmıştır. dönüşüm sonrası çıkardığı hırıltı, gürültü ve ulumalardan ötürü çevre halk köşkün perili olduğunu düşünmüş; bu durum dumbledore'un da işine gelerek söylentileri desteklemiştir.

girişi, hogwarts bahçesinde bulunan şamarcı söğüt'ün kökleri arasında bulunuyordu. hareketli bir ağaç olan şamarcı söğüt'e ulaşıp köklerinde bulunan budağa dokunarak ağacı hareketsiz kıldıktan sonra tünel girişi açılıyor ve görünür hale gelebiliyordu. öğrencilik yıllarında bu yol ile poppy pomfrey -madam- eşliğinde lupin tüm dolunay zamanlarını bu barakada geçirmişti. animagus olan sirius black, peter pettigrew ve james potter da zaman zaman lupin'e bu yol ile eşlik edebildiler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

azkaban tutsağı kitabında voldemort'a potterların yerinden ve harry'den bahsederek arkadaşlarına ihanet eden peter'i yakalamak amacı ile sirius, yıllarca fare olarak ron weasley'in yanında saklanan peter'i yakalayabilmek amacı ile ron'u barakaya sürüklemiş; gelişen olaylar neticesinde harry potter, sirius black'in vaftiz babası ve suçsuz olduğunu öğrenebilmişti.
devamını gör...

yaşam alanları yokoldukça insanlara yaklaşan, etçil, omurgalı sürüngenlere verilen ad.
devamını gör...

bastırılmış cinselliğin nefret söylemleri vasıtasıyla dışavurumu. isteyen istediği gibi yaşar cinsel hayatını, yargılamak kimsenin haddine değil. er ya da geç herkes kabullenecek bu durumu, er ya da geç.
devamını gör...

evimin manzarasi :3
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

seni seviyorum demese de olur.
tanım: herkes için yapılmayacak zor bir mesajlaşma hali.
devamını gör...

yere çöp atmıyorum.
devamını gör...

bu kişiye danışmak için film boyunca uzun uzun yollar katedilir. asla kimsenin ayağına gitmez, genelde başı sıkışan başrol ona gider.başrolle kankadır bu arada bu kural hiç değişmez. ortalık toz dumanken bile soğuk, umursamaz ve kendinden emin tavırlarıyla dikkat çeker.bu şekilde bile bütün sorunu çözerler.ermiş midir, derviş midir neyin nesidir havasında tüm sezon esrarengizliğini korur. mazileri hüzünlüdür derin bakarlar karizmatik ses tonlarıyla hikaye anlatırlar. dağ evi, balıkçı kasabası ideal yaşam alanlarıdır. muhakkak yaralı bir aşk hikayesi başlarından geçmiştir.
devamını gör...

o güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler. arkalarında bir çift yaşlı göz, kederli bir yüz bıraktılar.

t: sözlük linçlerine maruz kalmamak için kimsenin artık seri oy vermemesi. ki bence olması gerekendir. okunmadan verilen oyun kıymeti yoktur. lakin hızlı okuma yapanları tenzih ederim. onlar gerçek melekler..
devamını gör...

tamamen kurgusal bir gorsel lakin cok ozendirici. dusunsene dunyadan bir cikiyorsun tum dertlerin bitiyor falan...o an tam icecegi yudumlarken su cumle cikiyormus birde agizdan, "dunyaniz sizin olsun lan, yiyin birbirinizi"...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

biz kadınlar doğum acısına katlanabiliyoruz diye erkeğin hastalanması küçümsenecek ya da önemsenmeyecek bir durum olmuyor. iki cinsiyetin de hasta olması zor bir durum, geçmiş olsundur.
devamını gör...

thomas malthus isminde bir ingilizin ortaya attığı ekonomik bir yaklaşım. 1766-1834 yılları arasında yaşamıştır.
malthus'a göre; avrupa'nın yaşadığı yoksulluğun sebebi, yoksulların çok üremesidir. fakirlere yardım etmek için çıkarılan yoksulluk yasasına şiddetle karşı çıkar. ona göre bu yasalar insanları tembelleştirirken, yoksulluğun artmasına sebep olur.
devamını gör...

duygusal yönü güçlüdür çünkü hafızaya daha spesifik ve belirgin veriler sunar. aniden duyumsadığımız bir koku bizi seneler önceki hatıralarımıza doğru güzel ya da acı bir yolculuğa çıkarabilir. kokuyla özdeşleşen hisler, hafızada diğer duyularla işlenen anılara göre oldukça yüksek bir yoğunluğa sahiptir. işte buna, yani kokuların anılarımızı yeniden canlandırabilmesine proust fenomeni adı verilir.

marcel proust 9 yaşındayken astım hastalığı yüzünden ailesi tarafından illiers şehrine gönderilir. burada annesinin onun için yapmış olduğu kurabiyeleri yerken, kurabiyelerin kokusu kendisine büyüleyici bir haz verir. yıllar sonra proust tesadüfen bu kokuyu yeniden duyduğunda çocukluk günlerinin o anlarına dair her ayrıntıyı anımsadığını fark eder. bu kokuya bağlı anılarını deşen proust, yine bu anılardan aldığı ilhamla 3 bin sayfalık kayıp zamanın izinde adlı romanını yazar. proust, kaleminin gücünü kokuyla anıları arasındaki etkileşimi çözme yeteneğine bağlamıştır. koku ve uzak hatıraların hafızayla ilişkisi de proust’a ithafen proust fenomeni olarak anılmaya başlanır.
devamını gör...

ha ha ha ha ha.tepki veremiyorum artık ben bu adamlara.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim