çarşaf göstermek kadar iğrenci yok kesinlikle
devamını gör...

burada ki bazı arkadaşların doğuyu böylesine ayırıp ırkçı söylemler yapması ironi sanırım.
elbette doğu medeniyetin beşiğidir ve bir yerden sonra geri kalmıştır kabul ediyoruz.

her ne kadar batı kendini belli bir dönemden sonra reformverönesansolarak geliştirme gösterse de biliyoruz ki öğrendikleri bilgilerin çoğu temelidoğumedeniyetine aittir. tek tek saymamıza gerek yok neleri örnek aldıklarına dair orada ki ince detayı geçmeyin.
devamını gör...

para harcamak ve kilo almaktır.
devamını gör...

bisiklet, otomobil ve motor tamirciliği.

dünya döndükçe var olacak.
devamını gör...

herbokoloğum.
devamını gör...

yürüyüş yapmak.

kilo verirken birçok kişinin yaptığı en büyük hata hızlı tempoda yürüyüşler yapmaktır. zayıflamak isterken kilo veriminizin durmamasını ve daha ince görünmeyi istiyorsanız yavaş tempoda yürüyüşü tercih edin. yavaş tempolu uzun yürüyüşle normal yaptığınız bir egzersize göre %70 oranında daha fazla yağ yakarsınız. önerim, yürüyüş bandında en az 4,0 en çok 5,2 düzeyde en az 70 dakika yürüyün. haftada 4 kez yapacağınız fiziksel aktiviteyle basen, karın ve kalçada biriken yağlardan sağlıklı beslenme düzeninizin yardımıyla kolayca kurtulacaksınız.
devamını gör...

cem karaca, anıtkabir

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

görsel kaynağı
devamını gör...

"canım senin yüreğin kabarmış" ve "3 vakte kadar kısmet var" benim favorilerim.
devamını gör...

bir kaç ortak noktamız olsa bile aslında venüs dünya'nın bir çok konuda tersi özelliklere sahip.

venüs, güneş sistemi'nin güneş'e yakınlık bakımından ikinci sırada, sıcaklık bakımından ise ilk sırada bulunan gezegenidir. güneş'e en yakın gezegen olmamasına rağmen en sıcak gezegen olmasının nedeni acımasız atmosferidir. gezegen, atmosferinde bulunan dirençli mikroorganizmalar sayesinde içerisine aldığı güneş ışınlarının çoğunu içeride tutuyor ve gezegeni dev bir seraya çeviriyor. bu durum da gezegeni güneş sistemi'nin en sıcak gezegeni haline getiriyor. yüzey sıcaklığının ortalama olarak 470 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

dünya'ya ortalama mesafe açısından en yakın gezegen olan venüs boyut bakımından da dünya'ya çok yakın boyutlara sahiptir; bu özelliği sayesinde "dünya'nın ikizi" adını almıştır. öte yandan bu gezegen bizim gezegenin aksine kendi etrafında dönüşünü ters bir şekilde yapar; yani güneş batıdan doğar ve doğudan batar. (bize göre).

venüs'te yaşam: gerek sıcaklığı gerekse atmosfer şartları yüzünden venüs'te yaşam arayışları bir hayli ümitsiz ancak venüs gelecekte yaşam olabilecek bir gezegen olmaktan çok geçmişte yaşam olan bir gezegen olma ihtimali ile heyecan yaratıyor. peki venüs nasıl oldu da bu hale geldi? venüs'ün bu hale gelmesi dünya'nın geleceği hakkında bir ipucu olabilir mi?
devamını gör...

bittim.
devamını gör...

bacak arası namusçuluğu yapan tüm erkekler.
devamını gör...

güneyden esen rüzgara verilen isimdir. ayrıca, kâbe istikametine de verilen addır.
devamını gör...

haydi açalım sınıf defterini.. bir sene boyunca alınan yoklama.. öğretmenler yazıyor, çiziyor karalama defteri sanki. her gün açılıp kapatılıyor o sayfalar. sene sonuna doğru yıpranmış üzerinde epey çalışılmış kutsal defter oluyor onaylı hemde tüm öğretmenler'in imzalarıyla (yüce jüri) yeni dönem'e çok gezip çok çalışıp gelin kitap okumayı ihmal etmeyin gibisinden her sene duyduğunuz standart cümleler..

ne değişiyor? her sene biraz daha büyüyorsunuz ama aynı sınıf işte. sene başında yaşadığın heyecan sene sonunda bir an önce bitse kına yakacan moduna bırakıveriyor.

okulun ilk günü bazı öğretmenler değişmiş bazı arkadaşlar taşınmış. gidenler sevdiğin arkadaşlarınsa ufak bir hüzün çöküyor değil mi? yeni gelenlere de farklı bakıyorsun ama gizemliler bir merhaba'ya ne dersin.. önce arkasından ufak bir dedikodu edersin ne tuhaf bu kimseyle konuşmuyor ya da eyvah bunun sesi çok çıkıyor.. gıcık oldun hemen ne bekliyorsun ki. sanki sınıf senin, sıra tapulu malın, en önce ben geldim ben oturmalıyım çık oradan hep tekrara düşüyorsun. görmek istemediklerinle de başlattın meşhur kavgalarını..

her sene okul'un ilk günü değiştin sanırsın değil mi? sen aynısın be çocuk bak öğretmenler bile başladı hiç değişmemişsine getirdi mevzuyu. söyle onlara çocuk bağıra bağıra asıl siz hiç değişmemişsiniz... demedin değil mi? tadın kaçar deme not verecekler sana çünkü.
devamını gör...

işin doğrusunu konuşmam lazım. öyle romantizmi bulaştırmayalım.
12 sene evli kaldığım sürece eşime hep iyi davrandım. her zaman onu mutlu etmeye gayret ettim. nitekim elimden geldiğince maddi manevi içinde bir şey kalmasın diye çabaladım.

ama engelli olduğumda, çalışmayı bırakıp emekli olduğumda beni terk etmek için gözünü bile kırpmadı.
devamını gör...

kadınların umudu tükenirse her şeyin umudunun tükenir ve dünya umutsuz bir yer olur çünkü.
sabah erkenden kalkıp herkesi işine okuluna uğurlayan kadındır;
evdeki çiçekleri sulayan da,
kendi dahil herkesi süsleyen,
evdeki herkes yorulsa bile kendinde yorulma hakkı görmeyen,
çevresine mücadele gücü aşılayandır aynı zamanda.
kadınlar yaşamdır, özgürlüktür, mücadeledir; onların umudunu tüketmeyin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-20 senede bu kadar mı değişir bir şehir ha? nereye gitti bizim istanbul ha?
+neredeydin dayı? dışarıda mıydın?
-içerideydim.
devamını gör...

o ilk geceyi hatırlıyorum. danslar ettiğimiz, şiirler yazıp okuduğumuz, birbirimize hayran hayran baktığımız o geceyi. hatırlıyor musun hem deliler gibi heyecanlı hem de bir bebeğin annesinin kucağındaki hali gibi huzurluyduk. hem deliler gibi mutlu hem de en aklı başımızda halimizle seviyorduk birbirimizi. eski iki roman karakteri gibiydik. anlamalıydım zaten. böyle mutluluklar ya masallarda olurdu ya da sonu mutsuz biterdi. deriz ya kader oynadı yine oyununu diye. heh işte aynen o şekilde oynadı bizimle. ve biz... kaybettik

çok hatam oldu biliyorum hep giden taraf da bendim. farkındayım ama hep korkumdandı olan bitenler. korktum, hiçbir şeyden korkmayan ben olacaklardan korktum, bizim sebep olacağımız şeylerden, bir buket açelyadan korktum. az buz şeyler değildi bunlar anlattım da sana, defalarca. korktum...

sonra s*****r ettim her şeyi. bütün korkularım senin yokluğunda, seninle birlikte gittiler sanki. yokluğunun soğukluğu yaktı tenimi, ah! ne çok yandı canım bir bilsen. geceler boyu kıvrandım bu acıyla. gözünden tek damla akmayan ben, aklıma her geldiğinde ağlar oldum. sonra geldim sana. bak dedim, buradayım, eskisinden de iyi bir şekilde yanındayım. yokluğuna bir dakika daha katlanmak istemedim o an.

ama çok şey değişmişti, sonradan anladım. artık aşık olduğum adam yoktu karşımda. sesin, nefesin, bakışın, hatta varlığın bile yabancılaşmıştı bana. o telefonu canımmm diye açtığın, hayran olduğum sesin kaybetmişti güzelliğini.* nefesin bir yabancının nefesi kadar soğuk ve yabancıydı sanki. o nahif ve kırılmamdan dahi korkacak şekilde bana bakan gözler tamamen boş bir şekilde bakıyordu bana. sokaktan geçen bir yabancıdan bile daha yabancı geldin bana o an. saatlerce bir şeyler anlattın bana. "böyle olması lazımdı, senin iyiliğin için" falan filan ve daha niceleri. klasikleşmiş şeylerden uzak olan sevgimizi o kalıplaşmış cümlelerle boğdun sanki. nefessiz kaldım çünkü, hissettim.

bana güvenmeni istemiştim senden. bir kez, sadece tek bir kez güvenecektin bana ama olmadı. boşver bu saatten sonra çok da önemli değil zaten. bana hala bir masal sözün var. tutar mısın bilmem. eski sen olsan "o verdiği her sözü tutar " derdim. şimdi varlığından bile emin değilken tek kelime edemiyorum, ah ne acı ama sevgilim. tahmin eder miydik böyle olacağını? bilseydik eğer o gece yazar mıydın bana o şiirleri? yine "hayranım size" der miydin bana? sanırım ben derdim. çünkü *eski bizi hala seviyorum.


ama seni artık sevmiyorum. yaptığımız o son konuşmada anladım bunu. sesini duyduğumda heyecanlanmadım mesela. söylediğin her cümle içimde büyük bir boşlukta yankılandı. sonrası ise kocaman bir sessizlik. her bir yankıda daha çok acıdı içim. ruhlarımız izledi bizi uzaktan, sonra gittiler. nereye? ben de bilmiyorum. o ilk gece ne kadar tanıyorsak, son gece de o kadar yabancıydık birbirimize. senin yokluğundan daha da soğuktu bu yabancılık hissi. titredim. çok fazla...

şimdi ise geçti hepsi. eski etkin yok üzerimde. adın geçtiği zaman masum ve acı bir gülümseme peydah oluyor yüzümde. 1 saniye kadar, belki o kadar bile değil. sonra ise yine yok olmaya devam ediyorsun. tamamen uzaklaştım senden, artık yoksun benim için. zamanında gördüğüm bir hülya gibi kalacaksın aklımda. en güzel halinle. bu adını andığım, sana yazdığım son yazı. bir veda mektubu da diyebilirim sanırım. sen zaten her şeyi biliyorsun, hoşça kal.
devamını gör...

bestesi antonis vardis'e ait fevgo adlı şarkıya yapılmış günümüz aranjmanıdır.
devamını gör...

oldukça güzel bir atasözüdür.

khaled hossaini'nin "sırrını rüzgara fısıldarsan ağaçlara söylediği için onu suçlayamazsın." sözüne benzer.
devamını gör...

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim