sunucusu çok tatlı. alakam olmayan konuları bile dinletiyor sohbeti çok güzel.
devamını gör...

kolaya kaçmaktır.

sen beni tanımlayamazsın diyen başlıklara cevabımız:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

darwin’in türlerin kökeni adli kitabinda yer alan kavramdir. bu kavrami da iki ayri yola ayırmıştır. birincisi yola gore, eseylerin bu secim biciminin dis koşullarda bir iliskisi yoktur. hatta tam tersi durum söz konusudur. bu kurama göre özellikle erkekler arasinda, disi icin yapilan savasla baglantilidir. bu savaşın sonu ölüm degil, birlikte olacağı eşeyin sinirlandirilmasi dolayisiyla daha az genlerini dagitmasidir. bu yuzden darwin cinsel secimi dogal secimden daha sert bulmaktadir. dogal yasamda en dinc erkekler, en çok döl bırakan erkekler olarak savunur tezinde. bunu destekleyen turlerden bazi ornekler verir. örneğin timsahlar, disi savasinda kızılderililerin savas dansindaki gibi donup bagrisarak savaştıklarını dile getirir. erkek alabaliklarin butun gun kavga etmesi yine buna ornektir. ve bazi bocek turlerinde bu durumun goruldugu gozlemlenmistir. bu seçilim alfa erkekleri kendi partnerlerine ve savaştıkları hemcinslerine baskin olmayi saglar.

ikinci yol ise, bir cinsiyetin (genellikle disilerdir) karsi cinsten bir bireyin secmesi yontemidir. yontem, basta bilim insanlarinin tarafinda cok kabul görmemiş, hatta bir donem elestirilip alaya alındığı söylenebilir ama zaman geçtikçe bilimsel gözlemlerle ispati mumkun olunca, kabul görmüş bir kuram haline gelmiştir. hatta cinsel seçilim kavraminin hala gunumuzde halihazirda devam ettigi gorusu bir hayli de yaygindir.
devamını gör...

poşet. he öyle 25 kuruşluk.
devamını gör...

(bkz: kaygı)

freud’un yaptığı bir ayrım var. öncelikle o ayrımı belirtip ardından yanıldığı yeri söyleyeceğim.

freud korku ve kaygı kavramlarını düşünürken şöyle bir ayrım yapıyor. diyor ki korktuğumuzda korktuğumuz şey bir nesni halindedir. yani neden korktuğumuzu biliriz, kaçtığımız şeyin ne olduğu biliriz. dolayısıyla korkuda bir nesne vardır. ancak kaygıda nesneleşmiş bir şey söz konusu değildir. dolayısıyla yaşanan durum bir anlamda çaresizliktir, çünkü ortada bir duygu durumu vardır fakat bunun nesnesi yoktur.

freud yanılıyordu; kaygının da nesnesi, kendini gösterdiği yerler var. sözgelimi diş sıkışlarımızda, mide bulantılarımızda, fiziksel olarak sıcaklanmalarımızda ya da dil sürçmelerimizde. yani her şekilde gün yüzüne çıkabilir.

ben genellikle dişlerimi sıktığım dönemlerde kendime sık sık o an var olan dertlerimin ne olduğu sorup çözüm aramaya çalışırım. çünkü bazen insan kendini kandırmaya çalışabiliyor. mutluluk yalanını bazen o kadar abartırız ki kendimize yabancılaşmaktan, geri dönecek bir kendilik bile bulamayabiliriz. fakat beden asla yalan söylemez, bedeninize baktığınızda (varsa) bir derdiniz muhakkak görürsünüz.

bana öyle geliyor ki insanı bitiren şey kaygıdır, korkuyla yüzleşilebilir fakat kaygıda bu durum çok zordur.
edit:imla
devamını gör...

istiklal marşı'nın ve safahat' ın şairi, hafız, fikir ve mücadele adamı, doğruluğun ve vefanın timsali mümtaz şahsiyet.
devamını gör...

'hayırlısı buymuş yaaaa' ya da 'gader gader, na buraya ne yazıldıysa o' bu ikisinin üstüne tanımam.
devamını gör...

millette hanımefendi var.
bende de 8 kiloluk deve.
mahalleyi kesiyor kerata
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

radyo yayınında ismi bile söylenmeyen tenezzül edilmeyen malum sözlüktür.
devamını gör...

güncel edebiyat başlığında pazarlanan kitapların yaşatabileceği andır. iç bayıltan metinlerin olmazsa olmazı. meşrubat edebiyatıyla bir araya gelmişse dayanılmaz bir hal alır.

örnek: soğuk bir şubat akşamı... demlikte çayım, sen yoksun ama ben iki bardağa da çay doldurdum... ah, sen nereden bileceksin geride kalan olmayı... sen nereden bileceksin o içilmeyen bardakta soğumuş çaya sevgini katmayı... senin hayalini bir cama çizmeyi... nasıl bilebilirsin..? evet... sen... beni bir kahve kupası gibi yıkamadan kaderime terk edip çay bardağı gibi kıran sen...


ne oldu şimdi, üç nokta bırakınca metin derinlik mi kazandı? ne yazık ki her tümce üç nokta iliştirmekle kutsal bir manaya erişmiyor.
devamını gör...

ölen çocuklar ve kadınlar için, masum insanlar için elbet herkes üzülür. fakat, filistin türkiye’nin ve türklerin dostu değildir. devletlerin çıkarları vardır. israil de, filistin de kendi çıkarlarını düşünür. israil, "bir zamanlar", 70'li ve 80'li yıllarda, çıkarları örtüştüğü için, yani bizi çok sevdiğinden değil, türkiye'ye asala ile mücadele konusunda destek vermişti. çünkü asala kampları filistin'deydi. düşman ortaktı. fakat filistin türklere hangi konuda destek olmuştur?

1.dünya savaşı’nda arabistanlı lawrence ile birlik olup türkleri sırtından vuran halktır. binlerce türk şehit olmuştur.

sözde ermeni soykırımı yalanını kabul ederler.

1963’te kıbrıs’ta rumlar türkleri katlettiler. eoka militanları türk subayların evlerine saldırdılar. binbaşı nihat ilhan’ın eşi mürüvvet ve 3 oğlu murat, kutsi ve kundaktaki hakan saklandıkları banyoda kurşunlanarak şehit edildi.

yaser arafat bu katliam emrini veren enosis lideri ııı. makarios’la buluştu. “rumların davası haklı bir davadır” dedi.

filistin kendi davası uğrunda g. kıbrıs’taki rumlarla sürekli işbirliği yaptı.

www.kibrispostasi.com/c1-KI...

www.ntv.com.tr/dunya/rum-fi...

fkö kamplarında pkk’ya eğitim verdiler.

mahmut abbas, karabağ savaşı’nda ermenistan’ın tarafını tuttu. soykırım hatırası pulu bastılar ermenistan’a yaranmak için.

mahmut abas uygurlara yapılan kırımda çin haklıdır dedi. mahmut abas çin'in katlettiği soydaşlarımızı umursamıyor. ümmetçiler kendi tarihlerinden bihaberler.
devamını gör...

insana verilmiş olan en değerli hediyedir kanaatimce.

çok kısadır. ne zaman biteceği asla belli değildir.

belirsizlikler ile doludur bu da insanı hem heyecanlandırır hem de korkutur.

bu da iyidir çünkü heyecan ve korku insanı diri tutar, tedbir almaya yönlendirir.

ne için başladığını, ne için bittiğini bilemeyiz.

çok kısa ve her an bitebileceği için öyle bir yaşamalıyız ki ölüm geldiğinde pişmanlıklar ile, keşkeler ile bitmesin hayatımız.
devamını gör...

bazen kendisine sus artık diye yalvardığımdır. öyle bir çene var ki unuttum sandığım saçma sapan şeyleri en olmadık zamanda hatırlatır, konunun oraya nasıl geldiği ise meçhuldur.
devamını gör...

yeni video paylaşmış, iki gözümün çiçeği...
e: dakika 18:00 utançtan ölebilirim. maria o korkunç kitabı okumayı nasıl başardın?
devamını gör...

sevgi, aşk, sevgili, sevmek vb. kelimelerin anlamını yitirmesinden kaynaklı olan bir gerçektir. öyle ki herkes herkese benzer kelimeleri içten olmayan bir şekilde kullanıyor. bu kelimelerin içi boşaltıldı artık. ha demiyorum ki kullanmayın. seven sevdiğine yine söylesin. şahsen ben sevdiğimi "seni seviyorum" dan ziyade başka şekillerde göstermeyi tercih ediyorum. ben biliyorsam, karşıdaki de anlıyorsa hiiç sıkıntı yok.
devamını gör...

golf neden tutmadıysa tenis'de aynı sebepten tutmadı. çünkü zengin sporu.
devamını gör...

sözlük, bir başka değerli yazarını kaybetmiş olup, evrensel yasalar gereğince önemsiz gibi görülen hadiselerin çevrimiçi zaman sahnesinde, kıvrılan burunların, bükülen dudakların, mane necilerin, cevap veremeyecek durumda olan birinin ardından oyuncak ettiği kelimelerini oraya buraya fırlatan sevimsiz çocukların ucuz söylemleri ve bu yazıyı anlamaktan yoksun nöronlarının beyhude kimyasal reaksiyonlarının süreğenliğinde olan olacak, yine biz, aaa biliyorduk böyle olacağını diyeceğizdir. kanımca kötülük insanla ilgili değildir ama insan kötülüğe aşinadir sevgili seyirciler.

oysa ben mitosfer ile ilgili geçmişte yazdığım şu sözümü daima anımsayacağım.

"sözlüğü taşıyan kolonlardan biri olan edebiyat onun kanatları altında huzura erebilir. kelimeleri bereketli olsun."
devamını gör...

sinirliyim. içime attığım şeyler bir gün fena patlak vericek sözlük. hem suçlu hem güçlü olunmasından bıktım. ya ben ince düşünüyorum ya onlar hiç umursamıyor. kimseyi kırmak istemiyorum ama söz konusu ben olunca herkes sivrileşiyor.*
devamını gör...

dedikodu, başkalarını çekiştirmek, kınamak üzerine kurulmuş konuşma olarak tanımlanmaktadır.
uzmanlara göre atalarımız ilk sosyalleşmeyi birbirlerinin bitlerini ayıklarken yaşamışlar. bit temizleme işlemi önceleri temizlik amacıyla yapılırken daha sonra zamanla sosyal bir işlev kazanmış. insanlar arasında fiziksel temasın sözlü iletişime bir adım olmasına ve bunun da insanları birbirlerine yaklaştırdığı düşünülmektedir. atalarımız da bence birbirlerinin bitlerini temizlemenin böyle geniş çaplı bir iletişime neden olacağını düşünmemişlerdir.
devamını gör...

hayırlı olsun kardeş, yemeyip içmeyip tanım girdin ve hak ettin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim