ocak devrimi adı altında sözlüğe eklenen birbirinden güzel ama oldukça pahalı yeniliklerin bulunan açıklarıdır.
ben kendi bulduklarımla başlamak istiyorum.
-renkli mahlas özelliği yerine online listesinden ismin üzerine tıklayabilirsiniz. böylelikle isminizi turuncuya boyayabilirsiniz.
-istediğiniz rozetin ekran görüntüsünü alıp profil fotoğrafına uygun şekilde kırparak ve profil fotoğrafı olarak ekleyebilirsiniz. rozetin yeri değişmiş olabilir ama işe yarar.
-takipçileri görmek 1000 karma puan ve 1000 tanım yapmakla da mümkün diye biliyorum. bu yol denenebilir.
-hakkınızda yazmak istediklerinizi de kapak fotoğrafı şeklinde arkaya yazdık mı, bir karma puan bile harcamadan her türlü özelliğini kullanabilir oluyoruz.
(bkz: işte bu kadar kolay)
devamını gör...

(bkz: utopia)
bu diziyi sevdiğim insanlara cebren izletiyorum. *
2x6 on iki bölümlük yarıda kalmış olmasına rağmen mükemmel bir ingiliz dizisidir. sanat sevenler için renk paleti müthiştir. siyaset, küresel güç, ırkçılık, kara mizah ve ihanet kavramları güzel işlenmiştir. müzikleri de iyidir, kurgu da gayet iyidir.

bu, dizinin soundtracki

bu renk paleti
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu da dizinin taptığım karakteri
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


diziyi hbo satın aldığı için apar topar final vermiştir. daha sonra amazon'a satılmış ve iğrenç bi şekilde baştan çekilmiştir.
(bkz: amerikanların her şeyi bok etmesi)
devamını gör...

bu teori, yüz ifadelerimizin yalnızca yaşadığımız duyguları temsil etmediğini, ayrıca bu duygular üzerinde büyük bir etkisi olduğu iddia eder. yaygın olarak belirli yüz kaslarının hareketinin ilişkili duyguların üzerinde etkisi olduğu düşünülür. basitçe, ne kadar çok gülümsersen o kadar çok mutlu olduğunu hissedebilirsin. ya da tam tersi örnekler.

bu teorinin birçok kaynağı olsa da muhtemelen en çok charles darwin'in ortaya attığı "duyguların özgürce ifadelere yansıtılması yaşanan duyguları yoğunlaştırır, ifadelerin maskelenmesi duyguların gücünü azaltır" fikrine dayanır. bu teorileri okurken gerçekten kendimi garip gurup yüz ifadeleri içinde "gerçekten doğru mu ya?" falan diye düşünürken bulmuştum. neyse.

bu konuda yapılmış birçok araştırma var. bunlarda biri, bir grup katılımcıya bir karikatür gösterip bunun ne kadar komik olduğuyla ilgili bir derecelendirme yapmaları isteniyor. tabi katılımcılara karikatürlere bakarken sanki kızıyormuş ya da gülüyormuş gibi yapmaları isteniyor. gülümsemeyi taklit edenlerin karikatürleri diğerlerinden daha komik bulduğu sonucuna ulaşıyorlar. garip cidden.

bu konuda ortaya atılan fikirlerden bir diğeri ise yapılan botoksların duyguların yoğunluğunu azalttığı yönünde. botoksun fiziksel olarak daha sınırlı bir yüz ifadesine sebebiyet verdiğini zaten biliyoruz, kaslar hareket edemiyor çünkü. hah işte, bazı araştırmacılar da kaslar hareket edemiyor, duyguların ifadesi yok, beyine geri bildirim az, bu yüzden de duygular daha az yoğunlukta yaşanıyor deniyor. tabi bunun da bir kesinliği yok. zaten yüz geri bildirim teorisinin de tam olarak nasıl çalıştığını bilemiyoruz.
devamını gör...

özellikle altay özerk bölgesinde yapılan kazılarda ortaya çıkmış maddi gerçek. pek çok bölgede yapılan kazılar göktürk savaşçılarının atları ve ant kadehleriyle gömüldüklerini gözler önüne sermektedir. tabi bunun tengri inancının bir sonucu olduğunu belirtmekte fayda var. netice olarak bu savaşçıları atlarının gök aleme taşıyacağına inanılır, güven ve huzur içerisinde yolculuk yapmaları istenirdi. aynı zamanda mezarlardaki ant kadehleri ile ilgili de şu söylenebilir; atalarımız sonsuz hayata şerefe diyorlarmış tabiri caizse. bu definlerde kadın erkek ayrımı gözetilmemiştir. misal ukok platosunda yapılan kazılarda bir göktürk mezarında kadın iskeleti, atıyla birlikte ortaya çıkarılmıştır. at koşum takımları dahi mezarın içerisinde yer almıştır. buna benzer yığınla örnek zaten altay coğrafyasında görülmekte. ruslar sağ olsunlar (!) bizim için kazıyorlar oraları ve kadim kültürümüze dair buluntular onlar tarafından ortaya çıkarılıyor. atalarımızın yaptığı kaya resimleri ve savaş tasvirlerini vesaire onlar sayesinde öğrenmiş oluyoruz.

şöyle urok platosundaki kazılardan bir fotoğraf koyalım. malum bizim sözlükte görsel mühim *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kamların bu tarz definlerde at başlı değnek kullanarak esrimeye geçtiklerinden bahsediliyor. tabi atla defin ile ilgili bazı boylar arasında farklılar var ama genel olarak savaşçının ölümü ile birlikte atının da boynunun kırılarak öldürüldüğü gibi genelleme hastalığı var bizim bazı okur yazarlarda. o çok önceki dönem uygulamalarından birisi. bazı boylarda devam etmiş. bazı boylar bu uygulamayı terk etmiş. sonraki dönemlerde eğer savaşçı atı ile birlikte ölmemişse genelde atın kuyruğu kesilip savaşçının mezarının başına dikilirmiş. eğer tam tersi olmuş savaşçı yaşarken atı ölmüşse yine atının kuyruğu kesilip, yeni atın boynuna takılırmış. böylece hem savaşçı yoldaşının anısını yanında taşıdığı gibi yeni atına da yoldaşının yol göstereceği ve kendilerine koruyacağı inancına sahipmiş.

bu kültürün türklerde 20. yüzyılın başlarına kadar sürdüğünü görüyoruz. özellikle altay türkleri atları ve muhtelif eşyaları ile birlikte gömülmeye ve mezarın üzerinde taş kubbeli kurgan yapma geleneğine devam etmişler. *

esasen bu konuyla ilgili çok daha uzun yazılıp çizilir. türklerde at ongunu ile birleştirilip gayet güzel şeyler çıkarılır da çok da uzatmanın lüzumu yok. kabaca böyle.

at türk'ün kanadıdır deyip bitirelim *
devamını gör...

kuran kursunda çocukları taciz eden, kendi annesine ve öz evladına hallenen, kız çocuğuna evliliği reva gören ve daha nice pisliği makul gören bir güruhun mensubu ağzı salyalı yavşağın beyanıdır.
(bkz: küfür etmeyi sevenler)
devamını gör...

en azından savaşmıyorlar.
devamını gör...

1971 doğumlu olan türk rock müziğin vazgeçilmez sesleri arasında yer alan sanatçıdır. sağlam sesi vardır, şarkılarının her biri birbirinden güzeldir. türk rock denildiği zaman milletin aklına cem karaca erkin koray falan gelir ama ogün sanlısoy’da türk rock müziğine emek vermiş insanlardan biridir. çocukluğunda babasının mesleği nedeniyle birçok şehir değişikliği yapmıştır, fenerbahçe lisesinde okumuş ardından üniversite eğitimini de mimar sinan üniversitesinde almıştır.

kariyerinde birçok işler yapmıştır. ilk olarak yakın arkadaşıyla bir akustik dinleti hazırlamışlar işte her şey ondan sonra başlıyor. ardından birçok grupta amatör olarak şarkı söylemiş ve 1992 yılında pentagram’a katılmıştır. pentagram ile sesini daha büyük kitleye duyurmuştur. ardından başarılı sanatçı olup en iyi erkek rock müzik sanatçısı ödülünü almıştır.

pentagram’dan tam ayrılmış olmasa bile yoluna bağımsız şekilde gitme karar almıştır ve bir sürü de albüm yapmıştır. bunlardan bazıları; korkma, ben, üç, sen uyurken. evlendikten sonra da dünya tatlısı bir oğlu olmuş, oğlu otizm hastası olduğu için kendini ona adamış adeta, hatta sahnede beraber şarkı da söylemişler. çok iyi bir baba ogün sanlısoy, çok da ciddi biri öyle gündemde durmak için türlü şaklabanlık yapan sanatçılardan değil.

yalnız eskisi gibi albüm yapmıyor. keşke çok albüm yapsa da dinlesek. sevgiler saygılar kendisine…
devamını gör...

adam fawer'ın kitabı. türkiye'de ingilizce adı improbable’dir. gelecekte olabilecek her şeyi tam doğrulukta hesaplayabilen bir varlıktan bahsedilir bu kitapta. geleceği görmekten biraz farklıdır, kitaba göre beyin ışık hızından daha hızlı bir biçimde çalışır. gördüğümüz upuzun bir rüyanın gerçek hayatta sadece 1-2 dk sürmesinin sebebi budur. bu hıza sahip bir beynin, doğru yönlendirmelerle geleceği hesaplayabilecek bir yapıya bürünebileceği söylenir. laplace'in şeytanı determinizmin tüm yönleriyle kendisini gerçek kılmasıdır.
devamını gör...

kpss'ye dahil olmayan tüm konulardır.*
devamını gör...

mod olmadan önce de takip ettiğim, yazılarını beğenerek okuduğum yazar.
kendisini tebrik ediyor ve güzel başarılara imza atacağından şimdiden nickaltı'nda yerimi ayırıyorum.
aynı zamanda mahlası çoğu zaman ruh halimi yansıttığı için ayrı bir beğeniyorum*
devamını gör...

gençliğimde yapmış olduğum çok zevkli eylemdi. hamburger hazırlamak keyif verici. malzemeyi eksiksiz, doğru ve tam koyardım. şimdi ara sıra sipariş veriyorum gelen hamburgere bakıyorum olmaması gereken malzemeyi koymuş, olması gerekeni koymamış, marulu minik bir yaprak koymuş, sanki parası kendi cebinden çıkıyor gibi, fazla koysun demiyorum, olması gereken bir standart vardır gramaj olarak, ona bile uymamış. yazık.
devamını gör...

aa bu resmen faşoluk. sosyopat mısınız yahu ben yazdım ben silerim size ne?
devamını gör...

kendini yakmaya hazırlan; kül olmadan nasıl yükseleceksin?.
devamını gör...

kendime ait sandığım oda, ya da, kendimi o odaya ait sanmam, yanılgıymış. anıları yıkmaya bir dozer yetermiş. bir yere kök salmamalıymışım.
devamını gör...

insanlar, binalar yokken her şey çok güzel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gözden kaçabiliyor,farkedilmiyor,bazen ise unutulabiliyor.
hasılı oluyor işte*.
devamını gör...

yorgun ve bıkkın bakışlarla o doktoru ne kadar iyi anladığımı, onun adına ne kadar üzgün olduğumu belirtmek isterim.
bakınız bir cehalet örneği.
tüm insanlar serumla iyileşebileceğine birlik olup nasıl inandı, toplumun her kesimi bunu nasıl kabullendi inanın bilmiyorum. gerçekten çok yorgunum. serum bir sihir değil.
ve sen devletin savcısı, savcı olduğun için kızına serum taktıramazsın, doktorun işini doktordan iyi bilemezsin.
kamu malına zarar verebilir misin? işte o kısmı bilmiyorum. bu olayın devamında bir yaptırımla karşı karşıya kalır mısın emin değilim. pek sanmıyorum.
devamını gör...

oy kullanma .
devamını gör...

uluslararası manasına gelen kelimedir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim