inanması güç olan bir kaynaktan size herhangi bir mesaj gelirse bu mesaja inanmazsınız. fakat aradan zaman geçtikten sonra mesajı hatırlayıp, kaynağını unutmanız onun inandırıcılığını arttırır.

kavramı ortaya atan kişi psikolog carl hovland'dır. anlatmak istediği şey sizin o an yalnızca mesajı hatırlamanız ve "evet, böyle bir şey görmüştüm." demenizdir. kaynak umurunuzda olmaz.
devamını gör...

"ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi,
tırnaklarıyla düzeltemiyor insan."
didem madak
devamını gör...

en sevdiğim renk bahtımın karası..
devamını gör...
(tematik)

cisimler üzerinde yoğunlaşma sebebiyle oluşan buz kristalleridir.
devamını gör...

yağmur yağması. çıkan toprak kokusu. daha fazla mutluluğu ne verebilir ki?
devamını gör...

dışarıdan bakınca başarım yok ama bana sorarsan bu bozuk düzende ahlaklı ve namuslu olarak yaşamayı becerebilmek en büyük başarım, çok şükür.
devamını gör...

şu an benim bunu 10 metrekare kapalı bir alandan yazıyor olmam ve sizin görebilmeniz.
devamını gör...

hayat kurtaran bir iletişim şeklidir. karşınızdakini incitmeden kendi duygularınız üzerinde durduğunuz için karşı taraftaki kişi de söylemleri saldırı olarak almadığından savunmaya geçmek yerine dinleme boyutunda kalır. hem derdinizi anlatmış hem de kalp kırmamış olursunuz.
"bu davranışın beni üzüyor. " en sevdiğim cümledir.
devamını gör...

"gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri kıymeti yok gözümde…
bu duvar’da beni çok seviyor olabilir, bilemem…"

turgut uyar.
devamını gör...

dahil olduğum yazarlardır. çok fazla yok ama. benim bildiğim üç kişi daha var. isimlerini vermek istemiyorum dilerlerse onlar da yazarlar.

ayrıca sözlüğe üye olmak için 18 yaş sınırı olduğu da hiçbir yerde yazmıyor.
devamını gör...

sıvı bir maddenin soğuğa maruz kalarak katı hale geçmesi olayıdır.
devamını gör...

ben kıskanç biri değilim.
devamını gör...

son zamanlarda yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle bir kulağında işitme kaybı ve hareket kabiliyetinde azalma olduğunu söylemiş. bu sebepten dolayı uzun süre şarkı söylemeye ara vermiş ingiliz şarkıcı.
devamını gör...

biyolojinin neden sayısal ders , coğrafyanın da neden sözel ders olduğunu hâlâ sorarım kendi kendime.
devamını gör...

yüzlerce göndermeye sahip olan red hot chili peppers şarkısı. star wars hakkında bir şeyler bilenler alderaan gezegenini hatırlayacaklardır, death star tarafından yok edilmişti. alderaan çok fazla uzakta değil derken bu duruma bir gönderme mevcut.

--- alıntı ---
and alderaan's not far away, it's californication
--- alıntı ---
devamını gör...

doğru yazılışı nergistir. kışın en güzel kokan çiçeği olmakla birlikte hikayesi şöyledir;

narcissos bir peri ile insanın kendini beğenmiş oğludur.

dağ perilerinden ekho ona aşık olur, fakat aşkını ifade etmesine imkan yoktur.
işte böylesine umutsuz bir aşka tutulur

ekho hiçbir zaman kendi konuşamamakta ; ancak, uzaktan, kendisi gözükmeden
söylenenlerin son kelime veya hecesini tekrarlayabilmektedi r.

narkissos arkadaşlarını ararken, “biri var mı burada” diye sorunca, ekho da “burada”diye cevap verir. bunun üzerine narkissos da “gel” diye yanıtlar. zavallı ekho, umut ve sevgi içinde “gel” diyerek ortaya çıkar; fakat kendini beğenmiş narcissos her halde ekho’yu beğenmemiş olacak ki, pek yüz vermez ve çekip gider…
ekho kırgın, üzgün, umutsuz bir halde dağlardaki mağaralara sığınır ve şöyle der:
“dilerim oda sevsin benim gibi ve sevdiğine kavuşamasın.”
acılar ekho ‘yu yer bitirir, sonunda taşa dönüşür. sadece sesi kalır.
ekho ‘nun dileğinin gerçekleşmesi narcissos için uzak görünmektedir. nergis çiçeğinin mitolojik hikayesi çünkü kendini beğenmişin başka birini gerçekten sevmesi olanaksızdır. ama adalet er geç yerini bulacaktır.

bir gün narcissos dağlarda dolaşırken ağaç ve yeşillikler içinde, kaybolmuş bir pınara rastlar; eğilip su içmek istediğinde suda gördüğü hayali beğenip ona aşık olur.

narcissos bu sefer gerçekten sevmiştir, ellerini bu kusursuz! güzelliğe doğru uzatır ama dokunamaz. tıpkı ekho gibi, sevmiştir ama sevdiğini elde edemez. zaten kıvılcım elden uzak olduğunda ateşe dönüşmüyor mu?

sevdiğini elde edememenin ağırlığı altında sararıp solar ve ölür. daha sonra periler narcissos ’un cesedinin yerinde bir çiçek bulurlar: nergis. o günden bu yana nergis kendini beğenmişliğin sembolüdür.
orman tanrıçaları; narcissos ‘un kendi yansımasını gördüğü su pınarını gözyaşı kavanozuna dönüşmüş olarak bulurlar.

tanrıçalar pınara neden ağladıklarını sorarlar.

-narcissos için ağlıyorum, diye yanıtlamış göl.

-ne var bunda şaşılacak, demiş bunun üzerine orman tanrıçaları. bizler ormanlarda boşu boşuna onun peşinde dolaşır dururduk, ama onun güzelliğini yalnızca sen görebildin yakından.

-narcissos yakışıklı bir genç miydi? diye sormuş göl.

-bunu senden daha iyi kim bilebilir ki? diye karşılık vermiş iyice şaşıran tanrıçalar. hergün senin kıyılarına gelip sularına bakıyordu. göl bir süre sessiz kalmış. sonra şöyle konuşmuş:

-narcissos için ağlıyorum, ama onun yakışıklı olduğunu hiç fark etmedim ben. narcissos için ağlıyorum, çünkü sularıma eğildiği zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum.


kelimenin ismi de buradaki karakterden gelmektedir.
edit : başlık sahibi arkadaş bana kopyala yapıştırdı demiş özelden hahaha. 1 sene önce hikayesini anlattım buyruk link vereyim.

buradan
devamını gör...

gideni sevgi, esenlik, iyilik gibi dilekler ile yolcu etmek.
bazen de - istemsizce- güzel anıları olan ancak miadını doldurmuş bir ilişkiye veda etmek.

yara izlerine dokunmayalım nihayetinde.
sonlarımız, uğurlamak olsun.
devamını gör...

bu kadar kapsamlı bir dergi beklemediğimi itiraf etmeliyim. verdiğiniz tüm emeğe değmiş sevgili sözlük dergi ekibi. dijital de olsa şiirimi bir dergide yayınlama konusundaki çekincelerimi sayenizde aşmış oldum. orada ve burada olmaktan mutluyum. tüm bu güzelliklerin çoğalmasını dileğiyle.
devamını gör...

yeşilçam'ın en yakışıklı jönlerinden biridir. gerçek hayatta toplumsal olaylara sırtını dönmeyip, işçinin, emekçinin yanında eylemlerde bolca yer alan omurgalı, yürekli bir aydın abimizdir kendisi.
sürü, yol, maden gibi toplumsal olayları anlatan filmlerde de rol almıştır. kenan evren döneminde tutuklanıp bir dönem içeride yatmıştır ve hapishanene ki o günlerini "anne kafamda bit var" kitabında ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. ruhu şad olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim