bal tutan parmağını yalar
birde göz hakkı diye uydurma bir çeşit hırsızlık daha var, elalemin bahçesindeki meyvesini çalmanın kılıfı, ne göz hakkı kardeşim ? emeğin mi var, orda irgatlik mi yapıyorsun? neyin göz hakkı hadi aldın bir tane yedin anladık , niye bütün sülale bağa, bahçeye dalıp çuval çuval götürüyorsun.
sakın ha hiç kimsenin malını izin almadan göz hakkı falan diye almayın yemeyin yok öyle bir hak, izin verilse bile sadece tatmak için dir, çuval doldurup eve götürmek için değil dir.
sakın ha hiç kimsenin malını izin almadan göz hakkı falan diye almayın yemeyin yok öyle bir hak, izin verilse bile sadece tatmak için dir, çuval doldurup eve götürmek için değil dir.
devamını gör...
cebelitarık boğazı
arapçada "cebel" dağ demektir. cebel-i târık, "tarık'ın dağı" anlamına gelmektedir. tarık bin ziyad, boğazın güvenliğini sağlamak için zamanında bir kale yaptırmıştır. ayrıca gemileri yakmak deyimi ile de bağlantılı bir yerdir. bunun için (bkz: gemileri yakmak)
devamını gör...
filematoloji
öpüşmek eylemini bilimsel olarak inceleyen dal.
filematolojist arkadaşlar sadece bilimsel ya da biyolojik yanını incelemiyor elbette işin. işlerinin büyük bir kısmını ''neden öpüşüyoruz?'' sorusunu cevaplamaya çalışmak oluşturuyor. çalışmalar; öpücüğün tadı, sesi ve kokusunun etkisiyle, erkeklerin yüzde 59'unun, kadınların ise yüzde 66'sının ilk öpüşmeden sonra partnerlerinden uzaklaştığını gösteriyormuş (çok doğru). öpüşmenin neden iyi hissettirdiği ise dudakların, parmak uçlarından bile hassas olmasıyla açıklanıyor.
bol bol öpüşün ama iyi öpüşün.
muck.
filematolojist arkadaşlar sadece bilimsel ya da biyolojik yanını incelemiyor elbette işin. işlerinin büyük bir kısmını ''neden öpüşüyoruz?'' sorusunu cevaplamaya çalışmak oluşturuyor. çalışmalar; öpücüğün tadı, sesi ve kokusunun etkisiyle, erkeklerin yüzde 59'unun, kadınların ise yüzde 66'sının ilk öpüşmeden sonra partnerlerinden uzaklaştığını gösteriyormuş (çok doğru). öpüşmenin neden iyi hissettirdiği ise dudakların, parmak uçlarından bile hassas olmasıyla açıklanıyor.
bol bol öpüşün ama iyi öpüşün.
muck.
devamını gör...
anneni mi çok seviyorsun babanı mı sorunsalı
basit sorularla çocuğun ilgisini çektiğini düşünüp, çocukla ilgilendiğini hisseden, aslında kendi cehaletini ortaya koyan soru şekli.
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
görünmezadam'ın sorusu.
--- alıntı ---
bir erkek karşınızda eriyorken bile hala kendinize acaba bu bana aşık mı diye soruyor musunuz? gerçekten soruyorsanız ve hiç adım atmıyorsanız hepiniz ruh hastasısınız.
--- alıntı ---
daha öncesinde yaşadıklarımız çok etkiliyor bunu, ya da arkadaşlarımızın hayatlarından dinlediklerimiz. siz erkekler bazen çok iyi rol yapıyorsunuz. emin olamıyoruz, olmamız için de öyle büyük büyük şeylere kalkışmanıza gerek yok. sadece zaman.
atibahacinsin'in sorusu.
--- alıntı ---
unutabiliyor musunuz? unutmak için neler yapıyorsunuz?
--- alıntı ---
sizden bir farkımız yok. verdiğimiz değere göre unutma süremiz değişiyor, o kadar. şahsım adına unutmak için yaptığım tek şey beynimi oyalamak ve bir müddet unutmak istediğim şeyi hatırlatan maddelerden uzak durmak.
amokachi'nin sorusu.
--- alıntı ---
yılbaşında ne hediye bekliyorsunuz? var mı önerisi olan?
--- alıntı ---
şahsım adına hediye beklemiyorum. eğer birine alacaksanız; güzel bir notla, güzel bir kolye, küpe, kar küresi vs. alabilirsiniz. mümkünse ince düşünün.
bedensel engelli çirkin bir erkek'in sorusu.
--- alıntı ---
kadınların estetik olarak neden saçları ve elleri bu kadar güzel?
--- alıntı ---
eller ve saçlar bazen erkeklerde daha dikkat çekici oluyor. kemikli erkek eline düşmeyen kız var mıdır, merak etmişimdir.
greengr'in sorusu.
--- alıntı ---
suçlu birini topluma kazandırmak mı? suçlu birini toplum faydasına kullanmak mı?
peşin not düşeyim: şimdi haklı olarak diyeceksin ki suçlu ama ne suçu? mesela bir gaspçı , hırsız , torpille bir yere girmil adalet düşmanı , katil , tecavüzcü veya tacizci , tabiki suçuna göre değişecek bu ama şunu düşün hırsızın saldırısına maruz kalan sensin. ya da ailenle yürürken gelip size küfürler eden birisi olarak kabul edebilirsin bu suçluyu. o adamın/kadının tekrar toplumda yer almasını ister misin? yoksa zorunlu böbrek bağışçısı olmasını mu istersin?
--- alıntı ---
şahsım adına konuşuyorum; o kişi topluma kazandırılmalı. insan kaybetmek çok kolay bir şeydir. güvenini kırarak, yalan söyleyerek kişiyi kolayca kaybedebilirsiniz. zor olan sevgiyi ve merhameti bir insanın kalbine işlemektir. bunu başarmalı, o kişiyi topluma kazandırmalıyız. ha olmadı diğer seçenek çok güzel görünüyor. *
bu kadar sanırım. *
--- alıntı ---
bir erkek karşınızda eriyorken bile hala kendinize acaba bu bana aşık mı diye soruyor musunuz? gerçekten soruyorsanız ve hiç adım atmıyorsanız hepiniz ruh hastasısınız.
--- alıntı ---
daha öncesinde yaşadıklarımız çok etkiliyor bunu, ya da arkadaşlarımızın hayatlarından dinlediklerimiz. siz erkekler bazen çok iyi rol yapıyorsunuz. emin olamıyoruz, olmamız için de öyle büyük büyük şeylere kalkışmanıza gerek yok. sadece zaman.
atibahacinsin'in sorusu.
--- alıntı ---
unutabiliyor musunuz? unutmak için neler yapıyorsunuz?
--- alıntı ---
sizden bir farkımız yok. verdiğimiz değere göre unutma süremiz değişiyor, o kadar. şahsım adına unutmak için yaptığım tek şey beynimi oyalamak ve bir müddet unutmak istediğim şeyi hatırlatan maddelerden uzak durmak.
amokachi'nin sorusu.
--- alıntı ---
yılbaşında ne hediye bekliyorsunuz? var mı önerisi olan?
--- alıntı ---
şahsım adına hediye beklemiyorum. eğer birine alacaksanız; güzel bir notla, güzel bir kolye, küpe, kar küresi vs. alabilirsiniz. mümkünse ince düşünün.
bedensel engelli çirkin bir erkek'in sorusu.
--- alıntı ---
kadınların estetik olarak neden saçları ve elleri bu kadar güzel?
--- alıntı ---
eller ve saçlar bazen erkeklerde daha dikkat çekici oluyor. kemikli erkek eline düşmeyen kız var mıdır, merak etmişimdir.
greengr'in sorusu.
--- alıntı ---
suçlu birini topluma kazandırmak mı? suçlu birini toplum faydasına kullanmak mı?
peşin not düşeyim: şimdi haklı olarak diyeceksin ki suçlu ama ne suçu? mesela bir gaspçı , hırsız , torpille bir yere girmil adalet düşmanı , katil , tecavüzcü veya tacizci , tabiki suçuna göre değişecek bu ama şunu düşün hırsızın saldırısına maruz kalan sensin. ya da ailenle yürürken gelip size küfürler eden birisi olarak kabul edebilirsin bu suçluyu. o adamın/kadının tekrar toplumda yer almasını ister misin? yoksa zorunlu böbrek bağışçısı olmasını mu istersin?
--- alıntı ---
şahsım adına konuşuyorum; o kişi topluma kazandırılmalı. insan kaybetmek çok kolay bir şeydir. güvenini kırarak, yalan söyleyerek kişiyi kolayca kaybedebilirsiniz. zor olan sevgiyi ve merhameti bir insanın kalbine işlemektir. bunu başarmalı, o kişiyi topluma kazandırmalıyız. ha olmadı diğer seçenek çok güzel görünüyor. *
bu kadar sanırım. *
devamını gör...
yazarların en sevdiği mevsim
kıştır efenim. ben çaresi olan şeyleri sanırım daha çok seviyorum. üşürsen bir kat daha giyinirsin. ama yaz öyle mi? nereye kadar soyunacaksın sıcaktan?
devamını gör...
2250 yılında normal sözlük başlıkları
64 yaşındaki adamın 7 yıllık robota tecavüz etmesi.
devamını gör...
kurban kesemeyen erkek
o erkek soğanı da tek yumrukla ortadan ikiye ayıramıyordur şimdi.
devamını gör...
görünmez canavarlar
kurgusu dağınık ilerleyen ve fakat bu dağınıklığın sizi de, romandaki karakterler gibi kaosa sürüklediği muazzam bir (bkz: chuck palahniuk) kitabı. aralara serpiştirdigi ufak genel kültür bilgileri, sağlam aforizmaları ve "ohanness" dedirten finali ile sizi pişman etmeyecek bir eser.
"benim hiçbir şeyim orjinal değil. ben bildiğim tüm insanların ortak çabasıyım. "
"ne kadar dikkatli olursanız olun, hep bir şeyleri kaçırmış gibi hissedeceksiniz; sizi derinden etkileyen, tamamını tecrübe edemediğinizi söyleyen o berbat his...yani o hisse alışsanız iyi olur. günün birinde tüm yaşamınız bu histen ibaret olacak çünkü."
"hayatı doğru düzgün yaşamak için eğitilmişiz biz. hata yapmamak için. ne kadar büyük bir hata yaparsam, o kadar kurtulma ve gerçek bir hayat yaşama şansım olacağını fark ettim"
"istediğim şeyler gün geçtikçe istemeye eğitilmiş olduğum şeylermiş gibi görünmeye başladı."
"benim hiçbir şeyim orjinal değil. ben bildiğim tüm insanların ortak çabasıyım. "
"ne kadar dikkatli olursanız olun, hep bir şeyleri kaçırmış gibi hissedeceksiniz; sizi derinden etkileyen, tamamını tecrübe edemediğinizi söyleyen o berbat his...yani o hisse alışsanız iyi olur. günün birinde tüm yaşamınız bu histen ibaret olacak çünkü."
"hayatı doğru düzgün yaşamak için eğitilmişiz biz. hata yapmamak için. ne kadar büyük bir hata yaparsam, o kadar kurtulma ve gerçek bir hayat yaşama şansım olacağını fark ettim"
"istediğim şeyler gün geçtikçe istemeye eğitilmiş olduğum şeylermiş gibi görünmeye başladı."
devamını gör...
daha daha nasılsınız
tıkanan sohbeti açma sorusu. vidanjörlüğe soyunan kişi daha çok tıkadığının farkında değildir.
devamını gör...
gereksiz yere pahalı olan şeyler
benzin. sırf vergi toplamak için değerinin çok üstünde satılıyor. pompacıya fulle demek lüks oldu artık.
devamını gör...
telefonda bir şey gösterirken telefonu kendi eline alan tip
yahu bir şey gösteriyorum bak geç.bir de aldıktan sonra sağı solu kurcalarlar genelde.yapmayın lütfen
devamını gör...
herkese yetişip kendine geç kalanlar kulübü
hayatımda değer verdiklerimi mutlu etmeye çalışmaktan kendime zaman ayıramadığımı, sürekli başkalarına yetişmeye çalıştığımı günden güne daha çok hissediyorum. en son kendim için ne zaman ne yaptığımı hatırlayamıyorum. hayatta biraz bencil olmak gerekiyor sanırım.
devamını gör...
tanrıça günlüğü
natsuo kirino kitabıdır.
kadınla erkek arasında her dönemde, her çağda, zamanın her diliminde, dünyanın her bir köşesinde büyük farklılıklar olmuştur ve olmaya devam etmektedir. bu farklılıklar hep erkek cinsinin lehine işlemektedir. ancak insanlar arasında sürekliliği hiç kesintiye uğramayan bu cinsiyetçi yaklaşımlar bir sona erer mi ermez mi diye düşünürken tanrılar ve tanrıçalar arasında da böyle cinsiyet ayrımcılığını göğe çıkaran yaklaşımlar olduğunu öğrenince umudum biraz kırılmadı desem yalan olur.
gözyaşı şeklinde bir ada düşünün. adanın içinde sürüp giden yaşamı. ama bu sıradan bir yaşam değil. kadınların mitolojik bir dünyada olsalar bile akıl almaz bir şekilde, sanki yüceltiliyormuş gibi gösterilip aşağılandığı bir yaşam.
kahinlik sırası bekleyen bir kız ve onun me olacağını bile bilemen kız kardeşinin yer altındaki kapkara dünyaya uzanan, ölülerle kol kola gezen, hapşırdığında bile yeni tanrılar ortaya çıkan büyük tanrılara şaşkınlıkla bakan hikayesi.
ne olursa olsun, kadın bir şekilde bedel ödemekle yükümlü. japon mitolojisine dokunarak bizi çağdaş dünyanın haksızlıklarına taşıyan bu roman tam da şu dönemde okunmalı.
kadınla erkek arasında her dönemde, her çağda, zamanın her diliminde, dünyanın her bir köşesinde büyük farklılıklar olmuştur ve olmaya devam etmektedir. bu farklılıklar hep erkek cinsinin lehine işlemektedir. ancak insanlar arasında sürekliliği hiç kesintiye uğramayan bu cinsiyetçi yaklaşımlar bir sona erer mi ermez mi diye düşünürken tanrılar ve tanrıçalar arasında da böyle cinsiyet ayrımcılığını göğe çıkaran yaklaşımlar olduğunu öğrenince umudum biraz kırılmadı desem yalan olur.
gözyaşı şeklinde bir ada düşünün. adanın içinde sürüp giden yaşamı. ama bu sıradan bir yaşam değil. kadınların mitolojik bir dünyada olsalar bile akıl almaz bir şekilde, sanki yüceltiliyormuş gibi gösterilip aşağılandığı bir yaşam.
kahinlik sırası bekleyen bir kız ve onun me olacağını bile bilemen kız kardeşinin yer altındaki kapkara dünyaya uzanan, ölülerle kol kola gezen, hapşırdığında bile yeni tanrılar ortaya çıkan büyük tanrılara şaşkınlıkla bakan hikayesi.
ne olursa olsun, kadın bir şekilde bedel ödemekle yükümlü. japon mitolojisine dokunarak bizi çağdaş dünyanın haksızlıklarına taşıyan bu roman tam da şu dönemde okunmalı.
devamını gör...
türkçe yazıldığı gibi okunmaz
türkçe yazıldığı gibi okunan bir dildir. ancak konuşma dili ve yazı dili birbirinden farklılık gösterir.
anlayacağım yazarız, okuruz ama konuşurken anlıycam şeklinde telaffuz ederiz ve de doğrusu budur. *
dünya dilleri arasında, çok büyük oranda, konuşulduğu gibi
yazılma özelliğine sahip dillerin en önemlilerinden biri türkçedir.
hatta denilebilir ki, türkçe, bu dillerin en başında gelir.
türkçenin en gelişmiş ve en çok konuşulan lehçesi durumunda olan türkiye türkçesinde, son yıllarda, konuşma dili ile yazı dili arasında ayrılıklar çoğalma eğilimi göstermeye başlamıştır.
özellikle televizyon ve internetin iletişimdeki etkisi, dilde de kendini göstermiş ve değişimi hızlandırmıştır. yine de, türkiye türkçesi, konuşulduğu gibi yazılma özelliğini diğer dünya dillerine göre daha fazla korumaktadır.bütün dillerde ana dile bağlı olarak bir “konuşma dili” bir de “yazı
dili” vardır.
dünyada mevcut dillerin hiçbirisi, tam olarak, konuşulduğu gibi yazılmaz; yani, konuşma dili ile yazı dili arasında muhakkak ayrılıklar bulunur.
bazı dillerde bu ayrılıklar çok fazla iken, bazı dillerde çok azdır. bazı dillerde öyle kelimeler vardır ki konuşulduğu gibi yazıldığında, konuşulanla yazılan arasında hiçbir benzerlik bulunamaz. özellikle hint-avrupa dillerinin avrupa koluna ait dillerde bu duruma çokça rastlanır. meselâ, ingilizcede “bir” anlamına gelen ve yazılışı “one” olan kelime, konuşmada “van” şeklindedir.
anlayacağım yazarız, okuruz ama konuşurken anlıycam şeklinde telaffuz ederiz ve de doğrusu budur. *
dünya dilleri arasında, çok büyük oranda, konuşulduğu gibi
yazılma özelliğine sahip dillerin en önemlilerinden biri türkçedir.
hatta denilebilir ki, türkçe, bu dillerin en başında gelir.
türkçenin en gelişmiş ve en çok konuşulan lehçesi durumunda olan türkiye türkçesinde, son yıllarda, konuşma dili ile yazı dili arasında ayrılıklar çoğalma eğilimi göstermeye başlamıştır.
özellikle televizyon ve internetin iletişimdeki etkisi, dilde de kendini göstermiş ve değişimi hızlandırmıştır. yine de, türkiye türkçesi, konuşulduğu gibi yazılma özelliğini diğer dünya dillerine göre daha fazla korumaktadır.bütün dillerde ana dile bağlı olarak bir “konuşma dili” bir de “yazı
dili” vardır.
dünyada mevcut dillerin hiçbirisi, tam olarak, konuşulduğu gibi yazılmaz; yani, konuşma dili ile yazı dili arasında muhakkak ayrılıklar bulunur.
bazı dillerde bu ayrılıklar çok fazla iken, bazı dillerde çok azdır. bazı dillerde öyle kelimeler vardır ki konuşulduğu gibi yazıldığında, konuşulanla yazılan arasında hiçbir benzerlik bulunamaz. özellikle hint-avrupa dillerinin avrupa koluna ait dillerde bu duruma çokça rastlanır. meselâ, ingilizcede “bir” anlamına gelen ve yazılışı “one” olan kelime, konuşmada “van” şeklindedir.
devamını gör...
orijinalinden daha iyi olan coverlar
nirvana - something in the way coveri.
ilk defa 2014 yılında last of us remastered trailer'inda dinlemiştim.
at sea - something in the way
ilk defa 2014 yılında last of us remastered trailer'inda dinlemiştim.
at sea - something in the way
devamını gör...
berat albayrak
videolarını izleyince, komik olma telaşını hissettiğimdir..
hep bir espiri yapma çabası var, herşeye bir fıkrayla, bir metaforla gülerek cevap veriyor önce, düz, direk anlatamıyor, yada anlamayacağımızı düşünüyordu galiba.. halbuki biz hiç olmadığımız kadar ciddiyiz, velhasıl ciddiyetsiz bulmuşumdur hep, ki ortaya koyduğu işten de bu anlaşılıyor zaten..
hep bir espiri yapma çabası var, herşeye bir fıkrayla, bir metaforla gülerek cevap veriyor önce, düz, direk anlatamıyor, yada anlamayacağımızı düşünüyordu galiba.. halbuki biz hiç olmadığımız kadar ciddiyiz, velhasıl ciddiyetsiz bulmuşumdur hep, ki ortaya koyduğu işten de bu anlaşılıyor zaten..
devamını gör...
neyim var ki
bu gün iki kere karşıma çıkan şarkı.
neyim var acaba diye düşündüm durdum.
neyim var acaba diye düşündüm durdum.
devamını gör...
gülmek
her insana yakışan eylem.
devamını gör...
