cemal süreya şiiridir.

...
"iktidarın baskılarından bunalan gençlik, 5 mayıs’ta bir protesto gösterisi yapmayı kararlaştırır. eylemin parolası “555k”, kulaktan kulağa fısıldanarak yaygınlaştırılır. parola, “5’inci ayın 5’inci günü saat 5’te kızılay’da” demektir. o gün çok büyük bir gösteri gerçekleşir.

başbakan adnan menderes, öfkeli kalabalığın elinden güçlükle kurtarılır ve bir gazetecinin otomobiline bindirilerek alandan kaçırılır…

cemal süreya, yedek subay olarak içinde yer aldığı bu olayın şiirini yazar ve papirüs dergisinin ilk sayısında “555k” adıyla yayımlar:"


şimdi bursa’da ipek çeken kızlar
bir karasevda halinde söylemektedir:
görmeğe alıştığımız nice yazlar
kimleri alıp götürdüler ama kimleri
karanfil bıyıklı genç teğmenleri
ak saçlı profesörleri, öğrencileri
adları şuramıza işlemektedir
ah dayanmaz dayanmaz bakmaya gözler
bir karasevda halinde söylemektedir
şimdi bursa’da ipek çeken kızlar

şimdi erzurum’da çift sürenlerin
geçit vermez kaşlarının altında
derindir, ıssızdır, korkunçtur gözleri
sabanın demiri girdikçe toprağa
hınçlarını gömmektedir içine yerin.
çünkü millet hayınları ankaralarda
çünkü izmirlerde, çünkü istanbullarda
çünkü başka yerlerinde memleketin
kanına girdiler masum gençlerin
işte onun için karanlıktır gözleri
şimdi erzurum’da çift sürenlerin.

şimdi saat sekizdir başlar gecemiz
gündüzü kısalttılar geceyi uzattılar
şimdi acının ve hüznün göklerinde
umudun yıldızı sarı yıldız mavi yıldız
uykumuzun bir ucunda bombalar
bir ucunda hürriyet inancı sabaha kadar
ingiliz usulü piyade tüfekleriyle
insanca yaşamanın onuru arasında
milletcek bir gidip bir geliyoruz
şimdi saat sekizdir başlar gecemiz

şimdi ay doğar bulutlar arasından
kavat derebeyleri yüreksiz bolu beyleri
hırsızlar, yüzde oncular, kumar erleri
cebren ve hile ile haklarımızı alan
zulmü ve alçaklığı yöneten murdar üçgen
biliyor musunuz bir orman gelişiyor şimdi
türküleri duyuyor musunuz nice derin
yakılmış çoban ateşleriyle dağlarda
karanlığı tutuşturup bir köşesinden
geceyi gündüze çevirenlerin

biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
anamız çay demliyor ya güzel günlere
sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
bu, böyle gidecek demek değil bu işler
biz şimdi yan yana geliyoruz ve çoğalıyoruz
ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz.
(papirüs, ağustos 1960)


kaynak

eniyisipencere ukdesi.
devamını gör...

bu insanların bu kadar ünlü ve popüler olmasına anlam veremiyorum. hiçbirinin bilindik bir yeteneği yok. sanatçı desen değiller, şarkıcı desen değiller. oyunculuk yetenekleri yok. bu insanlar neden bu kadar ünlü oldu ya ben hayret ediyorum.
devamını gör...

without me
business
devamını gör...

kendi kendine çeyrek... ay pardon madalya takmaya çalışan yazarlardan gelen uyarı.
ayıp kardeşim gerçekten ayıp o kadar mı karmanız düşük. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

midas, efsanelere konu olan frig kralıdır. hakkında türlü efsaneler olmakla beraber arkeolojik kayıtlarda da adın geçen gerçek bir kraldır. ben bilinen efsanelerinden birini aktaracağım;

efsaneye göre apollon ve satyr marsyas bir gün müzik yarışına girerler. ikisi de kendi seçtiği müzik aletini çalacaktır; apollon lirini, marsyas (tanrıça athena'nın göle attığı ve beğenip aldığı) flüdünü.

yarışmanın üç jürisi vardır; bunlardan ikisi sıradan insan, biri kral midas'tır. midas'ın 2 oy hakkı vardır.

yarış başlar, apollon ve marsyas ortaya enfes melodiler çıkartırlar. iki jüri apollon'un gazabından korktuğu için oyunu tanrıya vermişlerdir. fakat iki oy hakkı bulunan midas marsyas'ın flüdünden çok etkilenmiş ve oyunu ondan yana kullanmıştır. sonuç berabere kalınca apollon müzik aletlerini tersten tutarak bir melodi daha çalmayı teklif etmiş, marsyas bunun adil olmadığını savunsa da apollon'un teklifi kabul edilmiştir.
apollon lirini güzel bir şekilde çalmış fakat marsyas'ın flüdünden ses çıkmamıştır. bunun üzerine yarışmayı tanrı apollon kazanır.

fakat yarışı ilk aşamada kazanamamasının intikamını midas'tan alıcaktır. midas'ın müzik kulağının olmadığını, kulağının iyi duyamadığını söyleyerek kulaklarını eşek kulağına çevirir.
midas bu kulakları şapkasının altında bir süre saklasa da berberi bunu saklamayı başaramaz. kimseye söylemeyeceğine söz veren berberi bir gün kuyuya bağırır "midas'ın kulakları eşek kulakları".
o suyun gittiği otlar, ağaçlar dile gelmiş onlar da söyler olmuş "midas'ın kulakları eşek kulakları" diye. böylece yayılmış tüm şehre. halk dalga geçmiş kralla. tanrıya yalvarmış normale döndürsün kulaklarını diye. apollon acımış ve normal insan kulaklarına döndürmüş nihayetinde.
devamını gör...

genellikle ilahları tayyip'i tekbir ederler(yüceltirler.)

bazı aktroll sözleri:
ekonomi çoh iyi.
avrupa bizi kiskaniii.
bak herkesin elinde 10 milyonluk telefon.
devamını gör...

üst karın bölgesinde sürekli ağrı ya da rahatsızlıkla ilgili bir durumdur. bu yakınma bir çok hastalıkla ilintili olabildiği gibi organik nedenlerle de ilişkili olabilir. dispepsinin, hızlı yeme, yetersiz çiğneme, hava yutma, ve duygusal strese bağlı olarak da oluştuğu bilinmektedir.
devamını gör...

erdal bakkal çünkü çay erdal bakkal'da içilir.
devamını gör...

bir james tiptree, jr. kitabıdır.

hollywood sineması aklımıza bazı sözleri tekrarlaya tekrarlaya kazımıştır. en az on filmde bu sözleri duyduğumuz için sanki onlar günlük hayatımızda kullandığımız sözlerden biri gibi olur zamanla.

mesela bütçenize göre belli bir miktarda bir para uzatıp “ belki bu hatırlamana yardımcı olabilir” demek gibi. ya da trafikte ağır aheste yol alırken “ bu lanet araba daha hızlı gidemez mi?” diye sormak gibi. veya bir köy yolunda yürürken kendi kendinize “ o köye 20 yıldır kimse gitmedi” demek gibi.

houston houston duyuyor musun? da bu sözlerden biri. ve bir uzay macerası yaşıyorsanız zamanın bir yerinde bu cümleyi kurmanız kaçınılmazdır.

yazdığı dönem boyunca erkek olduğu zannedilen ve ismiyle de bu miti doğrular görünen james tiptree muhteşem bir feminist ütopya yaratıyor bu harika kitabında.

bir bilimkurgu romanında arayacağınız her şey bu hacimsiz kitabın içine sığdırılmış. zamanda sıçrama, uzay seyahati, kara delikler, kaybolan ve yeniden kurulan dünya ve daha neler neler.

o kadar yoğun bir kısa roman ki bu, okudukça bir yazarım bu kadar hacimsiz bir roman içinde bu kadar farklı konuları nasıl bu kadar ustalıkla harmanladığına şaşırmadan edemiyor insan.

bir gün gelecek hepimiz houston’a ulaşmak için çaresizce uğraşacağız belli ki.
devamını gör...

aynı yatakta uyumak çok güzel çünkü. öyle sana sarılmış bir çift kolu hissetmek güzel. ev işleriyle uğraşırken birinin gelip sana arkandan sarılması çok güzel. birlikte film izlemek güzel. hep yanında olacağını düşündüğün biri olması çok güzel. sırtını yaslayıp arada bir nefes almak.
bunları yaşamak için evli olmaya gerek yok aslında. çoğu insan evliliği bunlardan ziyade sevişmeye resmiyet kazandırmak veya o kişiyi kendine bağlama yolu olarak görüyor. ben zaten evli gibi hissediyorum kendimi, bir kağıtla kazanılacak ya da kaybedilecek bir bağlılık içerisinde değilim.
ama kaç yaşında olursam olayım gidip gayrımeşru çocuklar yapmayı, nikahsız bir şekilde bir erkekle beraber yaşamayı aileme açıklayamam. kabul edilmez doğal olarak.
bir de biri sorduğunda bu adam benim kocam demek istiyorum sanırım. hastanedeydik hemşire erkek arkadaşımla ilgili eşimmiş gibi konuştu, hiç bozmadım. hoşuma gitti. eşim çünkü, öyle hissediyorum.
uykum geldi saçmalıyor muyum acaba?
devamını gör...

corona virüs ve cahillik.
devamını gör...

geceler bizimle dostlar.
devamını gör...

hayatımın bi döneminde mutlaka tecrübe etmek istediğim şeylerden biri.özellikle yollarda,tatil beldelerinde her karavan görüşümde içim gidiyo o kadar özeniyorum ki. hem konaklama derdin olmadan gezmek,canın nerde istiyosa orda durup dinlenmek,manzarayı seyretmek gibi mükemmel avantajları da var bence.
devamını gör...

barışçububuğutüttürenmasumkunduz'nun seçtiği müthiş şarkıyı seslendirdiği müthiş yayın. çok güzel sesler duyuyoruz bu gece*.
devamını gör...

teoman, şebnem ferah, sıla, mabel matiz, yıldız tilbe veya nazan öncel, yaşar veya tan. müziği gerçekten sevenler ve bilenler katılmalı, cover yapa yapa ünlü olanlar değil.
devamını gör...

fotoğrafa neden özeneyim anlamadığım başlık, doldurmayın altını vıcık vıcık sosyal medya sahtelikleriyle dediğim başlık aynı zamanda.
devamını gör...

bir olacak o kadar vecizesi.
devamını gör...

“bence olgunluk kabuk değiştirmek değil, serpilip gelişmektir. yetişkin bir insan ölü bir çocuk değil, yaşamayı başarmış bir çocuktur.”
çok severim bu sözünü.
devamını gör...

istediğin ne?
devamını gör...

bu hakkı çok kullandığında riske giriyorsun. bir bakıyorsun daimi işsiz oluvermişsin. hayat sana öyle kolayca hak hukuk vermiyor maalesef. işsizlik hakkını kullanmak çok kolay kısa süreli rahatlama hissi veriyor doğrudur ama uzun vadede tehlike çanları çalıp gelecek kaygısı yaşatıyor. ben hakkımı özgürce bu konuda kullandım.mesele sonrası o düşündürüyor işte.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim