(bkz: eşcinsel olduğumu nasıl öğrendim)
teşekkürler.
devamını gör...

illiyetilezilyet valla kusura bakmayasın
lafım sana değildi ki sen beni tanıyasın
yav bi de ben bugün evlenmişim iyi mi
onun şaşkınlığı var aman bana acıyasın
devamını gör...

ekşi'nin bir kalitesi kalmadığı için buraya üşüşen çaylaklardan biriyim ben de. küfür dolu entryler, imla hatalarıyla dolu başlıklar, sol framede kadınların aşağılanmasıyla ilgili başlıklar da cabası... ayrıca girdiğim onca tanım entrysine rağmen aylardır 17 binlerde gidip gelmekten sıkılmıştım. hayırlı olsun diyorum kendime.
devamını gör...

puanlara zam isityoruz.
devamını gör...

bir insanın bir insana yapabileceği bence en basit iyiliktir samimi bir gülümseme.
bir ileri boyutu da hiç tanımadığınız insanlara bu samimi bir gülümseme ile birlikte günaydın, iyi günler, iyi akşamlar şeklinde iyi dileklerini söylemektir.

hemde laf olsun diye öyle agzinin ucuyla değil gözlerine bakarak, gülümseyerek ağız dolusu günaydın denmelidir. bu kesinlikle yanlış da anlaşılmalı, bu seni tanımıyorum tanımak gibi bir niyetimde yok, sadece iyi ve mutlu bir insanım, sende iyi ol mutlu ol demek için söylenir.

insanları diğer tüm canlılardan ayıran en önemli özelliklerimizden biri de bu değil mi?
devamını gör...

teklif var ısrar yok .
devamını gör...

ben tropico oynarken en yüksek maaşı askerlere veriyorum, kafam rahat oluyor. isyan mı var, yolla orduyu. zaten halkın da elinde pek bir şey olmuyor direnecek. çok dikkat çeken isyankar profildeki insanlar da tesadüf eseri* bir kazaya kurban gidiyor hep. içimde küçük bir diktatör var galiba.
devamını gör...

bak kardeşim sen güzel bir kardeşe benziyorsun benim yaşım 50 bak götüme bak bak bak iyi bak donum görünüyor donum olmasa bizzat götümün kendisi görünecek kız arkadaşının arabası pislenmesin diye bu galoşları giydirdin yolda şıkır şıkır yürüyoruz he biz ağzımızı açıp şikayet etmiyoruz da sen mi şikayet ediyorsun he bak kardeşim güzel kardeşim canım kardeşim benimle bir daha sakın polemiğe girme
devamını gör...

aslında pratik bi tatlı olmasına rağmen nasıl bu kadar vaktimi aldığına şaşırdığım tatlıdır. ama lezzeti mükemmel olduğu için buna değer.
devamını gör...

dünyanın en değerli şeyini bedavadan paylaşıyorum daha ne istiyorsunuz? neyi mi?
tecrübelerimi elbette.
devamını gör...

felsefi düşünür ve yazar. romanlarındaki yarattığı düalist karakterler ile kurucusu olduğu objektivizm felsefi akımını anlatan hanım ablamız. benim de çok sevdiğim bir yazardır.

hayatın kaynağı kitabından objektivizm'i anlatan belki de en güzel satırlar.
''bu tür noktalarda tersine dönüşler/düşünüşler en korkuncudur. iyilik ve kötülük kutupları içinden birinin seçilmesi söylenmiştir insana. birincisi hayırseverlik, ikincisi de bencillik. bencilliğin anlamı; başkalarını kendisi için feda eden olarak tanımlanırken hayırsever, başkaları için kendini feda eden olarak tanımlanmıştır. bu durumda insan; her iki koşulda da diğer insanlara bağlanmış, kendisine iki acıdan birini çekmesi söylenmiştir. ya başkaları uğruna kendisi acı çekecektir ya da kendisi uğruna başkalarına acı çektirecektir. sonunda insanın kendi acılarından zevk alması gerektiği/imtihan dünyası olduğu da söylenince tuzak iyice kapanmıştır. insan artık mazoşizmi kendi ideali olarak kabul etmek zorunda kalmıştır, çünkü bunun karşısında ancak sadizm vardır. insana oynanan en sahtekarca oyun bu olmuştur. bağımlılık ve acı çekme bu yolla hayatın temelleri haline gelmiştir.
seçenekler, tahakküm etmekle kendini feda etmek arasında değildir. seçenekler, bağımsızlıkla bağımlılık arasındadır.''
devamını gör...

o kadar yalnızım ki sıradaki şarkı bir sonraki şarkıya gelsin.
devamını gör...

ilk üç yılım harika geçmişti, öğretmenime aşıktım resmen o kadar tatlı, güzel, dünya iyisi, annem kadar neredeyse beni sevdiğini düşündüğüm bir öğretmenim olduğu için çok şanslıydım. çok da güzel bir sınıftık biz. sarı, üzerine beyaz kalpli masa örtülerimiz vardı hatırlıyorum, her cuma sırayla bir anne alır yıkar, ütülerdi. ptesi sabahı mis kokulu olarak gelirdi o örtüler. bizim masa örtümüzün köşesine diğerleri ile karışmasın diye annem baş harflerimi işlemişti. yine ismim işlenmiş peçetelerim olurdu beslenme saatinde kullandığım. o kadar güzeldi ki onlar arada bir yok olurdu. okul çantam bile aklımda, atom karıncalı montum...

biz küçükken çok büyüktük.
mesela kollarımızı bir açardık,
dünyayı kucaklardık.
güzeldik biz küçükken.
*

evet güzeldik biz küçükken...
devamını gör...

millet de kardan adam yapacam diye pusuda beklesin. benim algı yeteneğim kifayetsiz artık. bir insan 2 metrekare bir 4 duvarı olacak olsa ölmeyecek iken göz göre göre nasıl böyle göçüyor. bu insanın yaşayamadığı ömrün hesabını kim verecek? ha pardon cennette dimi şu an şarap çekiyor. bi defolun alüminyum.
devamını gör...

zirvecibaşı kişisi.
aynı zamanda görüp göreceğiniz en gıcık insan tanesi olabilir*.
itina ile hazırlanır ve hazırlar zirveleri. öyle bi ince ince planlama yapar ki merdum hiçbirine katılamasın, eli kolu bağlansın; diğer gıcık insanlar da* üzülme ya, bayburt zirvesine katılırsın diye teselli ederler*. ama işte yine zirvecibaşı kişisi öyle bi savunma yapar ki kızamazsınız...
neyse, verdiği sözler var. tutup tutmamasına göre düzenlerim tanımımı. o zamana kadar gıcıklığı baki. hıh.
devamını gör...

bu tarz komik olmayan liselilerin açtığı başlıklar engellenmez ise kafa sözlük uludağ sözlük gibi bir pislik yuvasına dönecektir. kalite mühim şey. trollük zeka gerektiren bir iştir. böyle olmaz.
devamını gör...

olabilir.
devamını gör...

sen şu şakkıl giyinirsin ben bu şakkıl, herkesin hayatına kimse karışamaz.
devamını gör...

ödemesinin de görünmez parayla yapılması caizdir. öyle başa böyle tarak.
devamını gör...

başlıyorum. işsizim, evet.

@meaksi
hiçbiri. hoşlanmanın güldürülmekle bir ilgisi yok. şehir efsanesi o.

@kedi yiyen fare
acıktırdın. hiç iyi olmadı bu saatte bu.

@orsalesta anafor
1- bu konuda ahkâm kesmek istemiyorum. ancak şunu söyleyebilirim; esas mükemmel olan bana göre yaratıcıdır. yarattıklarına kendi özelliklerinden bazılarını (doğruluk, adalet gibi...) dağıtmıştır yine bana göre. evren de bundan payını birazcık almış sadece.
2- aslında bir yaratıcıyı kabul eden insanlar için tek bir din vardır çünkü yaratıcı tutarsız olamaz, olmamalı. bu nedenle sürekli olarak farklı emirleri din adı altında göndermesi garip olurdu. öte yanda ise insanlar var; her şeyi zamanla bozan, çığrından çıkaran, yozlaştıran... bu nedenle her toplumun tek olan o dini kendi gelenek göreneklerine uydurup bambaşka suretlere soktuğunu düşünüyorum. siyasi partiler gibi aslında biraz da... hani tüzükleri okusanız mükemmeldir ama siyasilerin davranışları tüzüklere uymaz ya... onun gibi işte.
3- özümsemek hayat boyu ondan vazgeçmemek anlamına gelebilir. sadece savunmak ise yarın başka bir görüşe sahip olabileceğiniz anlamına gelebilir. tabii bana göre...
4- nedendir bilmem ama maden tetkik arama genel müdürlüğü'nün müzesini hep çok sevmişimdir.
5- açık konuşmak gerekirse öyle bir yazar yok benim için. çok farklı türlerde yüzlerce kitap okudum ama kafama kazınan "off be! işte buydu." dediğim bir kitap ya da yazar adı veremem gerçekten.
6- piyano, keman, saksafon arasında kalırım sanırım. tercih etmem çok zor olurdu.
7- umutla...
8- bilimsel olurdu. aklımda vardı kuantum fiziğiyle ilgili bir proje ama şimdilik rafta duruyor.
9- kesinlikle hayır. belli başlı bazı özelliklerimiz büyük bir kısmımızda aynı olabilir ama asla bir insan diğerinin kopyası olamaz karakter bakımından. bu nedenle insanlar hakkındaki genellemelerden hoşlanmam.

@lucifer
sana çirkin gibi mi görünüyorum *

@lahmacuncudanterasagelenkurum
o tablonun nasıl bir ortamda yapılmış olduğuna ilişkin birkaç tahmin vardı. bunlardan biri, krakatoa volkanı ile ilgiliydi. depremler ve volkanlar da özel ilgi alanım olduğundan, tablonun gerçekten bu volkanın patlamasından sonra gökyüzünde ortaya çıkan kızıllık nedeniyle yapılmış olması ihtimalinin doğru olmasını umuyorum. zaten tablonun ilk ismi doğanın çığlığı'dır. sonradan çığlık olarak değiştirildi. eğer tabloyu yaparken motivasyonu gerçekten bu doğa olayı ise ressamın, oldukça etkileyici bir görüntü olmalıydı karşısında. bu şartlar altında orada olmak isterdim.

evde bulaşık makinesi yok. yani "seve seve" elde yıkıyorum.

@imperactus
bu soruyu pas geçiyorum. zira bunu bahsi geçen durumdaki kadınlara sormak gerekiyor.

@personanongrata
travma sebebi değil bu durum. hayatın olağan akışında her türlü duyguyu yaşamak var; olumlu ya da olumsuz. illa ki vardır travma yaşayanlar da ama herkes öyle değil tabii ki. reddedilenin genelde erkek olmasının nedeni, bu konularda ilk hamleyi çoğunlukla erkeklerin yapıyor olması. doğruluğu yanlışlığı tartışılır tabii bu ilk hamlenin erkekten gelmesi gerektiği konusunun.

@brigadier

1- benim için güç, bilgidir. bazen sahip olduğunuz en ufak bir bilgi hayatınızı bile kurtarabilir.
2- felsefe ile pek ilgilendiğimi söyleyemem. bu nedenle bu kısmı geçiyorum.
3- bu soruya cevap vermek istemiyorum. nedeni şu; tarihte gelmiş geçmiş tüm liderleri tanımıyoruz aslında. hepimizin tanıdığı çok ünlü isimler dışında liderler de var. hepsini bilmeden bir değerlendirme yapmak yanlış ve haksızlık olur. örneğin büyük asoka'yı birçok kişi tanımaz ama insani yönünün ağır basması sonucu geçirdiği değişim dikkate şayandır bence.
4- ilgi alanım dışında olduklarından pek konuşmak istemiyorum. şimdi ters bir şeyler söyleyip hayranlarının şimşeklerini de üzerime çekmeyeyim *
5- klişe olacak sanırım bunun cevabı; her şeyi aşırı hızlı tüketmek ve sonra tüketecek şey bulamayınca bunalıma girmek. bunun çözümü, değerlerimizi biraz olsun hatırlamak. bir şeyleri yaşamak için çok aceleci olmamak, kıymet verilecek şeyleri iyi seçmek ve bu konuda yanlış ata oynamamak.
6- bir şey için yaşamanın şart olduğunu söyleyemem ama ille de bir isim vermem gerekirse, hedefleri için yaşamalı. hedefler insanı motive ediyor ve hayata bağlıyor bana göre. nasılına gelince; düzgün yaşamalı. hedeflerine ulaşmak için gereken hırsı, başkalarının üzerine basmak için kullanmamalı mesela...
7- aslında genel olarak çok farklı olduğunu düşünmüyorum. sadece bazen gerçekte yaşamak ya da yapmak istediğimiz bazı şeyleri bilinç gerisinde tutup bastırıyoruz ama bu bizi çift kişilikli yapmaya yeterli değil bana kalırsa. her ne kadar sorunun iması o olmasa da...
8- kısa bir cevap vereceğim buna; bence hayır.

@celâli

kadınların da askere gitmesi gerektiğini söyleyebilirim. gerek savunma amaçlı öğrenecekleri şeyler, gerek bazı durumlara maruz kalıp karakter şekillenmesine katkıda bulunmak... bu tür açılardan bakınca bize de gerektiğini düşünüyorum genellikle.

insan öldürmeye gelince... tek başına bir kavram olarak çok korkunç duruyor ama bir düşman olarak düşündüğünüzde ve o düşmanı öldürmeye elinizin varmaması durumunda onun size, sevdiklerinize, vatanınıza yapabileceklerini düşündüğünüzde bakış açısı bir parça değişiyor. maalesef değişiyor, evet. iki ucu pis değnek derler ya, tam da öyle işte!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim