yazarların whatsapp durumları
beni güzel hatırla, bunlar son satırlar.
devamını gör...
masterchef izleyince gelen yemek yapma isteği
izlerim, canım çeker, mutfağa giderim, malzemelerin çoğu yoktur, kapanış.
devamını gör...
normal sözlük ocak devrimi
biz köftehorların hoşuna giden pek çok yeniliği görmemize vesile olmuş benjo devrimi.
yapanların ellerine sağlık.
milinski'nin de dediği gibi sabaha buralar coşar, yerimizi sıcak saatlerde aldık, geceniz hayır olsun köftehorlar.
yapanların ellerine sağlık.
milinski'nin de dediği gibi sabaha buralar coşar, yerimizi sıcak saatlerde aldık, geceniz hayır olsun köftehorlar.
devamını gör...
quokka
avustralya ve yeni zelanda civarlarında yaşayan şirin mi şirin bir hayvan.
kangurunun little versiyonu.
kangurunun little versiyonu.
devamını gör...
hobaaa3434
#730503 daha da bir şey demiyorum.
devamını gör...
akrostiş
şimdi size hüzünçlü bir hikaye anlatmak isterim sayın romalılar, toplaşın bakalım.
öğretmenlik eğitim bilimleri derslerinin içinde öğrenme psikolojisi içerisinde yer alan bilgiyi işleme kuramında(gagne) yer alan bellek destekleyici ipuçlarının sözel semboller yoluyla gerçekleştirenler kategorisinde yer alır. hatırlanmak istenen sözcüklerin baş harfleri ile anlamlı bir sözcük oluşturma akronim; cümle oluşturma akrostiştir. bir gün için dershaneye gitmişim, en öne oturmuşum. konumuz bu kuram. sınıftakileri tanımam etmem, arkada çok samimi arkadaşım emre bey var sadece.
konu bilgiyi işleme kuramı. akrostiş, akronim gibi kodlama teknikleri bu kuram dahilinde ele alınır. hoca akroştişe geldi, senin adın ne dedi söyledim tahtaya adımı yazdı ve sordu sana kaç kişi akroştiş yazdı?
cevap hiç idi. hocam yok kimse yazmadı dedim. cevap beni boğdu boğdu duvardan duvara attı, yerlerin dibine girdim çıktım.
"seni hiç sevmemiş mi?" dedi.
hocam ben sevgilimle yeni ayrılmışım sen ne soruyorsun ya hu.
çıktık araya(nefes alın ve ikinci cümleyi okurken efkarlı bir şekilde verin) ben yaktım bir sigara. emre geldi beni teskin ediyor güya, ben ağlıyorum o dalga geçiyor (çünkü emre'nin bir şeyle alay etme şiddeti sizin alınmanızla doğru orantılıdır) sevmemiş kimse seni diye. ben bu adamın çok yakın bir arkadaşımla arasını yaptım. ulan ben! yarın bir sorayım sena'ya yazmış mı ona diye? sonra seyredeyim cümbüşü.
bana mı? kimse yazmadı hala be sözlük!
edit: miko yazdı ama bana özel size söylemem.*
öğretmenlik eğitim bilimleri derslerinin içinde öğrenme psikolojisi içerisinde yer alan bilgiyi işleme kuramında(gagne) yer alan bellek destekleyici ipuçlarının sözel semboller yoluyla gerçekleştirenler kategorisinde yer alır. hatırlanmak istenen sözcüklerin baş harfleri ile anlamlı bir sözcük oluşturma akronim; cümle oluşturma akrostiştir. bir gün için dershaneye gitmişim, en öne oturmuşum. konumuz bu kuram. sınıftakileri tanımam etmem, arkada çok samimi arkadaşım emre bey var sadece.
konu bilgiyi işleme kuramı. akrostiş, akronim gibi kodlama teknikleri bu kuram dahilinde ele alınır. hoca akroştişe geldi, senin adın ne dedi söyledim tahtaya adımı yazdı ve sordu sana kaç kişi akroştiş yazdı?
cevap hiç idi. hocam yok kimse yazmadı dedim. cevap beni boğdu boğdu duvardan duvara attı, yerlerin dibine girdim çıktım.
"seni hiç sevmemiş mi?" dedi.
hocam ben sevgilimle yeni ayrılmışım sen ne soruyorsun ya hu.
çıktık araya(nefes alın ve ikinci cümleyi okurken efkarlı bir şekilde verin) ben yaktım bir sigara. emre geldi beni teskin ediyor güya, ben ağlıyorum o dalga geçiyor (çünkü emre'nin bir şeyle alay etme şiddeti sizin alınmanızla doğru orantılıdır) sevmemiş kimse seni diye. ben bu adamın çok yakın bir arkadaşımla arasını yaptım. ulan ben! yarın bir sorayım sena'ya yazmış mı ona diye? sonra seyredeyim cümbüşü.
bana mı? kimse yazmadı hala be sözlük!
edit: miko yazdı ama bana özel size söylemem.*
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
bana bir şey söyle, ilkbahar gibi..
çiçek aç mesela, veya yağ rahmet olarak içime.
veya gökkuşağı ol sar ruhumu..
bir şey söyle, sözü aşsın öze değsin..
bir şey söyle, yanındayım mesela?
imkansız hayaller kurmayı hep sevmişimdir. bazen uçlarda yaşıyorum hayatı bazen ise ucundan.
bugün uçlarda yaşayacağım. çünkü bugün özel bir gün.
keşke bunu okuman bu kadar imkansız olmasaydı.. ama ben sen okuyormuşsun gibi hayal edeceğim. saate bak, evet tam şuan.
doğum günün kutlu olsun yüreğini sevdiğim insan. hep iyi ol, çiçekler gibi..
çiçek aç mesela, veya yağ rahmet olarak içime.
veya gökkuşağı ol sar ruhumu..
bir şey söyle, sözü aşsın öze değsin..
bir şey söyle, yanındayım mesela?
imkansız hayaller kurmayı hep sevmişimdir. bazen uçlarda yaşıyorum hayatı bazen ise ucundan.
bugün uçlarda yaşayacağım. çünkü bugün özel bir gün.
keşke bunu okuman bu kadar imkansız olmasaydı.. ama ben sen okuyormuşsun gibi hayal edeceğim. saate bak, evet tam şuan.
doğum günün kutlu olsun yüreğini sevdiğim insan. hep iyi ol, çiçekler gibi..
devamını gör...
z kuşağının siyasi tercihinin ak parti olması
nerede yapılmış bu anket? hangi okullara mensup insanlara yapılmış? anket yapılan insanların ailelerinin sosyoekonomik durumu nasılmış? bir şeyler belirtilmiş ancak 647 kişiye dayanarak “z kuşağı” adına konuşmak kadar aptalca bir şey yok.
daha geçen sene anket çalışması yapmış bir insan olarak söylüyorum, spesifik sonuçlar almak için 81 şehirden, her yaştan, her okul grubundan, her cinsiyetten eşit sayıda anket sonucu almaları gerek. anketlerle güvenilir sonuçlara ulaşmak gerçekten çok zor. ya derinlemesine bir araştırma yapılacak ve böylece hata payı en düşük seviyeye ulaştırılacak, ya da belirtilecek, şu şehrin, şu grubun tercihleri bunlar diye. şimdi ben bu çalışmanın neyine güveneyim allah aşkına?
daha geçen sene anket çalışması yapmış bir insan olarak söylüyorum, spesifik sonuçlar almak için 81 şehirden, her yaştan, her okul grubundan, her cinsiyetten eşit sayıda anket sonucu almaları gerek. anketlerle güvenilir sonuçlara ulaşmak gerçekten çok zor. ya derinlemesine bir araştırma yapılacak ve böylece hata payı en düşük seviyeye ulaştırılacak, ya da belirtilecek, şu şehrin, şu grubun tercihleri bunlar diye. şimdi ben bu çalışmanın neyine güveneyim allah aşkına?
devamını gör...
1 mayıs 2021 yeni fakülteler kurulması
yemin ederim bu milletten nefret eden ülkeler birleşip kafa patlatsa, kampa girse bu kadar başarılı eylemler yapamazdı. yahu adamlar diş hekimliğini esnaflığa çevirdi, ki online eğitim ile diş hekimi yetişiyor şuan! ejder kokteyline ne katıyorsanız bana da azıcık yollayın. marketler, vasıfsız işçi pozisyonları karışık meslek tabağı gibi oldu işsizlikten be alüminyum! bu ülkede şeytan yok bence, bunlardan korkup çoktan göçtü!
devamını gör...
kadına şiddet nasıl önlenebilir sorunsalı
kadın döven, işkence yapan ve bununla da " alfa erkek " olan dizi karakterlerini içeren dizileri kaldırmakla başlayabiliriz.
devamını gör...
misc radyo yayını
kazık kadar kız çocuklarının, hayatlarının bir döneminde nasıl 'südüklü' (bkz: masumlar apartmanı) olduklarının konuşulacağı radyo yayını*
bir keresinde, lise son sınıftayken, sınıfın büyük çoğunluğuyla, kızlı erkekli koca bir grup, heybeliada'ya mangal yapmaya gittik. alışverişler yapıldı, alkollü alkolsüz içecekler alındı, mangal yakıldı, yemekler, kızların evden getirdiği, annelere yaptırılmış börekler, kekler afiyetle gömüldü, çok da verimli, güzel bir gün geçirmiştik bir zamana kadar...
ismi lazım değil, sınıfın sığırlarından bir erkek, grubumuzun dışında, ama yakınlarımızda piknik yapan kız grubundan bir kıza, arsız ve terbiyesiz bir şekilde laf atmış... kızlar çıldırdı, itiş kakış derken kızları sakinleştirdim. derken, kızlardan biri, muhtemelen laf atılan sakinleşmiyor. öldüreceğim, keseceğim naraları atıyor. telefonla birilerini arıyor sürekli.
ben kızı sakinleştirmeye çalıştıkça bizim sınıfın mel'un cinsiyetine mensup gerizekalıları ' ulan adadayız, kalkıp gelmeye kalksalar nasıl yetişecekler' rahatlığıyla oralı bile değil...
evet, tahmin üzerine kız adanın yerlisi çıktı. takribi 20 dakikaya kalmadan 25-30 kişiye yakın elleri zincirli, sopalı bir erkek grubu laps diye karşımıza dikildi... laf atan kim falan diye sordular, alkollüydü kusura bakmayın diye hala yatıştırmaya çalışıyorum ortalığı...
''ben'' diyorum, ''onun adına özür diliyorum sizden, hanımefendiden de özür diledim defalarca, çok haklısınız ama büyütmeyelim, misafiriz burada'' falan diye yıkama yağlama yaparken, çocuklardan biri koluma girdi, gel sen şöyle ötede özür dile benden diye alıp götürmeye kalktı beni. arkadaşlarım araya girdi, iskeleye kaçar gibi sığındık...
çocuklar, ismi lazım değil elemanı çağırıyorlar bağırış çağırış, turnikelere sopalarla vuruyorlar falan, rezil bir durum... üstelik, ben strese girince, öfkelenince falan mideme vuruyor, hala daha öyledir. bu kadar stresten sonra iskeleye sığındık fakat midem acayip bulanıyor...
haftalardır küs olduğumuz, o zamanlar sevgilim olan kız da, bu kadar stresten korkmuş, bana bi'şey yapacaklarından endişelenmiş, oldukça yakınlaşmıştı bana. sorup duruyor nasılsın, iyi misin, miden nasıl oldu bilmem ne, yüklendikçe yükleniyor. o yüklendikçe midem daha da bulanıyor....
en son, iyiyim, biraz uzak dur benden demek için ağzımı açtığımı hatırlıyorum, bir de kızın converse'lerinin üstüne tüm gün yediklerimi kustuğumu...
yol boyu vapurun öbür tarafında seyahat ettim...
kız da sağ olsun, hiç bozuntuya vermedi, 1 koca paket ıslak mendille gıcır gıcır etmişti ayakkabılarını, vapurdan inip beni beklediğini görünce fark ettim...
bu arada, dövmeye gelen çocuklar da çok delikanlı çocuklarmış. kavga çıkaralım diye bizi tahrik etmek için bile, yanımızdaki kızlara tek kelime laf atmadılar, aklıma geldikçe hala takdir ederim...
bir keresinde, lise son sınıftayken, sınıfın büyük çoğunluğuyla, kızlı erkekli koca bir grup, heybeliada'ya mangal yapmaya gittik. alışverişler yapıldı, alkollü alkolsüz içecekler alındı, mangal yakıldı, yemekler, kızların evden getirdiği, annelere yaptırılmış börekler, kekler afiyetle gömüldü, çok da verimli, güzel bir gün geçirmiştik bir zamana kadar...
ismi lazım değil, sınıfın sığırlarından bir erkek, grubumuzun dışında, ama yakınlarımızda piknik yapan kız grubundan bir kıza, arsız ve terbiyesiz bir şekilde laf atmış... kızlar çıldırdı, itiş kakış derken kızları sakinleştirdim. derken, kızlardan biri, muhtemelen laf atılan sakinleşmiyor. öldüreceğim, keseceğim naraları atıyor. telefonla birilerini arıyor sürekli.
ben kızı sakinleştirmeye çalıştıkça bizim sınıfın mel'un cinsiyetine mensup gerizekalıları ' ulan adadayız, kalkıp gelmeye kalksalar nasıl yetişecekler' rahatlığıyla oralı bile değil...
evet, tahmin üzerine kız adanın yerlisi çıktı. takribi 20 dakikaya kalmadan 25-30 kişiye yakın elleri zincirli, sopalı bir erkek grubu laps diye karşımıza dikildi... laf atan kim falan diye sordular, alkollüydü kusura bakmayın diye hala yatıştırmaya çalışıyorum ortalığı...
''ben'' diyorum, ''onun adına özür diliyorum sizden, hanımefendiden de özür diledim defalarca, çok haklısınız ama büyütmeyelim, misafiriz burada'' falan diye yıkama yağlama yaparken, çocuklardan biri koluma girdi, gel sen şöyle ötede özür dile benden diye alıp götürmeye kalktı beni. arkadaşlarım araya girdi, iskeleye kaçar gibi sığındık...
çocuklar, ismi lazım değil elemanı çağırıyorlar bağırış çağırış, turnikelere sopalarla vuruyorlar falan, rezil bir durum... üstelik, ben strese girince, öfkelenince falan mideme vuruyor, hala daha öyledir. bu kadar stresten sonra iskeleye sığındık fakat midem acayip bulanıyor...
haftalardır küs olduğumuz, o zamanlar sevgilim olan kız da, bu kadar stresten korkmuş, bana bi'şey yapacaklarından endişelenmiş, oldukça yakınlaşmıştı bana. sorup duruyor nasılsın, iyi misin, miden nasıl oldu bilmem ne, yüklendikçe yükleniyor. o yüklendikçe midem daha da bulanıyor....
en son, iyiyim, biraz uzak dur benden demek için ağzımı açtığımı hatırlıyorum, bir de kızın converse'lerinin üstüne tüm gün yediklerimi kustuğumu...
yol boyu vapurun öbür tarafında seyahat ettim...
kız da sağ olsun, hiç bozuntuya vermedi, 1 koca paket ıslak mendille gıcır gıcır etmişti ayakkabılarını, vapurdan inip beni beklediğini görünce fark ettim...
bu arada, dövmeye gelen çocuklar da çok delikanlı çocuklarmış. kavga çıkaralım diye bizi tahrik etmek için bile, yanımızdaki kızlara tek kelime laf atmadılar, aklıma geldikçe hala takdir ederim...
devamını gör...
şarkıların sorduğu acımasız sorular
madem dünyaya dargındın mamudo gurban niye doğdun?
devamını gör...
evlenmek için beklenilen şey
beyninde dirayet, kalbinde cesaret, ruhunda da asalet olan bir kadını bekliyorum.
bu kadar bekledim, umrumda değil, bulamazsam da evlenmeyip yalnız ölüp toprağa gübre olmak bile sırf evleneyim diye evlenmiş olmaktan daha faydalıdır.
bu kadar bekledim, umrumda değil, bulamazsam da evlenmeyip yalnız ölüp toprağa gübre olmak bile sırf evleneyim diye evlenmiş olmaktan daha faydalıdır.
devamını gör...
geceye kendine ait bir şiir bırak
bir şarki olsan hep seni dinlesem,
mesela üzülsem ,senle gülsem.
bir yağmur damlası olsan;
bazen kaçsam senden, bazen de saatlerce
beklesem üstüme düsebilme ihtimalini
rüzgar olabilsen beni korkutan
korkumu yenip istesem bazen seni.sen şimdi git !beni verilmiş sözlerimle düsümeye birak
birak rüyalarımda kal..
birak ki başım eğik kalsin
mesela üzülsem ,senle gülsem.
bir yağmur damlası olsan;
bazen kaçsam senden, bazen de saatlerce
beklesem üstüme düsebilme ihtimalini
rüzgar olabilsen beni korkutan
korkumu yenip istesem bazen seni.sen şimdi git !beni verilmiş sözlerimle düsümeye birak
birak rüyalarımda kal..
birak ki başım eğik kalsin
devamını gör...
isviçre'de peçe ve burkanın yasaklanması
insan haklarına aykırı bir karardır. insan hakları sosyal, politik, ekonomik trendlere göre değiştireceğiniz bir kıyafet değildir. kişiler istediği gibi giyinmekte ve istediği dine inanmakta özgürdür.
insanın temel hak ve hürriyetlerinin engellenmesi anlamına gelen bir kararın referandumla alınmış olması ve sözde demokrasiye uygunluğu, bu kararı ancak çoğunluğun tiranlığı noktasına taşır o kadar.
büyük ihtimalle karar aleyhinde mahkemeye gidilecektir. mahkeme kararı ülkenin kişi hak ve özgürlüklerine olan saygısını ortaya koyacaktır.
insanın temel hak ve hürriyetlerinin engellenmesi anlamına gelen bir kararın referandumla alınmış olması ve sözde demokrasiye uygunluğu, bu kararı ancak çoğunluğun tiranlığı noktasına taşır o kadar.
büyük ihtimalle karar aleyhinde mahkemeye gidilecektir. mahkeme kararı ülkenin kişi hak ve özgürlüklerine olan saygısını ortaya koyacaktır.
devamını gör...
zihin haritası
konuyla ilgili anahtar kelimeler ve sembollerle yapılan not tutma tekniğidir,exeter üniversitesi'nden dr.gordon howe ve çevresinde olan insanların yaptığı araştırmalar sonucunda akılda kalıcılığı arttıran bir not tutma tekniği olduğu anlaşılmıştır.
bu tekniğin türkiye'de tanınmasını ve türkçe'ye girmesi tony buzan ve melik duyar'ın hazırladıkları "beyin haritaları ve derslere uygulama teknikleri" adlı eğitim seti olmuştur.
bu tekniğin türkiye'de tanınmasını ve türkçe'ye girmesi tony buzan ve melik duyar'ın hazırladıkları "beyin haritaları ve derslere uygulama teknikleri" adlı eğitim seti olmuştur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
altıncı hissim biraz kuvvetli olduğu için okey ve 101 oynarken çekeceğim taşları tahmin edebiliyorum bazen. bir de kendime katlanabilyorum.
devamını gör...
allah kerim yeri
eski zaman türk kahvehanelerinde, yoksul kişilerin para vermeden oturup yattıkları, sabahçı kahvesi de denilen sayvan yeri.
devamını gör...

