tdk tarafından anlamına bakıldığında umutsuz olma durumudur.
-suz ve ardından -luk yapım eklerini alarak umut kelimesinden türemiştir. türemiş bir kelimedir.
umut kelimesi de eski türkçeden olan -um kökünden gelir. fiilden isim yapan yapım eki alarak umut olmuştur.
umut ile ümit ya da ümitsizlik ile umutsuzluk aynı dil kökünden gelmez ama benzerlikleri vardır. ümit, farsça kökenli bir kelimedir.

umutsuzluğa dair:
“umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” mustafa kemal atatürk.

(bkz: betonu yarıp çıkan bitkiler)
devamını gör...

bir eylemdir.
buraya yazmak ve okunmak için geldiğimizi düşünüyorum. eğer yazdıklarım okunmayacak ise karma puanım 3 milyon 750 milyar milyon olsa ne olur ki. en pahalı rozetleri de alsam mutlu olmam.*
ben gerçekten artı oy verdiysem okumuş ve begenmisimdir.* lütfen siz de bana öyle davranın sevgili yazarlar. ben de tanımlarınızı beğenirken asla karşılık beklemiyorum. fikirlerimi okuyun, bana eleştirilerde bulunun, benden mutlusu olmaz. teşekkürler..
devamını gör...

dünyayı kendisinin etrafında dönüyor zanneden tiptir. narsist olma ihtimali çok yüksektir. bulaşmayın, kendi halinde ve kendi dünyasında yaşasın.
devamını gör...

teoman'ın efsane şarkılarından biridir.
sorma neden niçin?
her şey yalnızlıktan.
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için.
dinlemek isteyenler
sözleri:
suç yok, suçlu yok
hayat böyle anladım
aşk yok, artık yok
ama zamanla alıştım
senle ben hep böyle kalacağız
gitgide eriyip yok olacağız
yavaş yavaş
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için
düş yok, gerçek yok
bak sonunda anladım
yaz yok, kış yok
artık zamanı karıştırdım
senle ben hep böyle kalacağız
gitgide eriyip yok olacağız
yavaş yavaş
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için
senle ben hep böyle kalacağız
gitgide eriyip yok olacağız
yavaş yavaş
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için
devamını gör...

reşat nuri güntekin'in romanlarında karşınıza sık sık çıkan, yetinmek anlamındaki söz.
devamını gör...

kafa sözlük yazarı olduğunu attığı story ile cümle aleme duyuran bizi de pek mutlu eden yazarımız.
hoş gelmiştir. *
devamını gör...

keltoş demeyelim de saçsızlığa yönelimli benjamin franklin diyelim.
devamını gör...

memlekete dair hâlâ bir umudun olduğunu gösteren muhteşem bir etkinlik! türkiye’nin içinde bulunduğu bu nahoş durumdan kurtulmanın tek yok yolu eleştirel aklın bir gelenek hâline gelmesidir. bu da bittâbi kitap okumaktan ve analiz yeteneğimizi geliştirmekten geçiyor.

kafasozluk.com/entry/51937
devamını gör...

başka kimi koymamız gerekiyor anlamadım. arkadaşlar değiştirdim yaşlı halimi koydum . yakışıklı halimin bulunmasını istemedim . yakışıklı yazar olmaz çünkü.
devamını gör...

fıtık kesesinin içerisinde apendiks bulunmasına verilen özel isimdir.
ismini ilk defa gören cerrah claudius amyand'tan almıştır.
devamını gör...

benimdir. sevmiyorum, vurdurmuyorum da. sağlık taramasından geçsem de sağlık taramasından geçmesi gerek diyen arkadaşı gömerim. ayrıca sırf popülariteye uymak için de seviyormuş gibi de yapmak zorunda değilim. zibilyon tane spor dalı var lakin popüler olduğu için futbolcular milyonlar kazanıyor. siz de onlar para kazanırken bunun salak tartışmasını yapıyorsunuz. olimpiyatları izlemez ama maçları kaçırmaz. ha salak salak tartışmaya girmeyen, bir maçın bin defa yorumunu izlemeyen, goygoyunu yapmayan insanlar için sözüm meclisten dışarı.

edit: herhangi bir spor dalıyla uğraşmayı veya izlemeyi sevmiyorsanız boş insansınız benden söylemesi. mesela müzik, resim, heykel, el işleri falan boş yani.
(bkz: lafı poposundan anlamak)
devamını gör...

çok güzelmiş.*umarım kalbini kırıp küfürlerle kendine darbe ilan ettirmezsin.
ziyan etme böyle seveni...
sonra nefretini bile ararsın da nefret bile etmez.
bir kardeş olarak acizane tavsiye...
devamını gör...

bir saat önce başıma gelmiş olan talihsiz durumdur.

biliyorum bunu itiraf etmesi zor, biraz da anonim oluşumun arkasına saklanıyorum dostlarım lakin bilirsiniz işte... her erkeğin herkesten sakladığı gizli, biraz sapık bir huyu vardır. herkesten gizlediğimiz, ve hatta; eşimizden dostumuzdan, en yakınlarımızdan sakladığımız tuhaf fetişlerimiz takıntılarımız elbette var yani... bu gayet de normal bir şey ve bu insani özelliğimden asla utanmıyorum, asla gocunmuyorum.

bilen bilir daha önceden söylemiştim, bir fabrikada güvenlikten sorumlu şef olarak çalışıyorum ve vardiyalı olduğum için saat 1 gibi bitti mesaim ve eve doğru yol aldım. her ayın 15'inde yaptığım bu ritüelimi tekrar gerçekleştirecek olmanın derin arzuları içerisinde şevkle gülümseyerek servis camından dışarıyı seyrederek hayaller alemine daldım. bir yandan proleterya sınıfın neden hala ayaklanmadığını düşünüp bir yandan arabayı satıp gs - malatya maçına 4-6 oran oynasam mı acaba diye bir risk sorgulaması yaptım. nefesimle buğulanan cama birtakım garip, anlaşılmaz işaretler bıraktım ve yol böylece bitti.

kız arkadaşım esra kapıyı açtı:

esra: hoş geldin bebeğim. günün nasıldı?
ben: iyiydi hayatım işte aynı nasıl olsun... fabrika aynı. hee. yeni gelen çocuk...
sözümü kesti:
esra: ramazan'ı diyorsun. alışabildi mi.
ben: ne gezer, elli nasır tutmamış körpecik bir çocuk daha. ama pek cevval... incelikleri öğrendi, kavraması uzun sürmeyecektir.

işle alakalı muhabbetimin infosunu verdikten sonra hızlıca duşa girmeye yeltendim. esra, yanıma müstehzi bir kadın hareketiyle yaklaştı. öpüp koklamak için sokulduğunda, az sonra gerçekleştireceğim kutlu davamın izzetine hâlel getirmesin diye bu dünyevi zevki ertelemek zorundaydım. onu kibarca ittim ve uzaklaştırdım kendimden. hışımla gözlerimin içine bakarak bağırdı:

"ne var selim?? neden böyle yapıyorsun. seni düşündüm ben akşama kadar. yoksa beni istemiyor musun artık?"
" ne alakası var hayatım biraz yorgunum sadece... hem... hem gece daha uzun kaçmıyorum ya eheh. (delikanlıca alnından öptüm)"
"aramızdaki ten uyumu gitgide yok oluyor selim, bunu anlayamıyor musun!..."
"neden?"
"sen benimle ilgilenmiyorsun artık...!"

bir an düşündüm ve hayatı sorguladım:

neden her ayın 15'inde bu oluyor tanrım?
neden ben?
neden esra böyle?

sonra üstümü değiştirmek için banyoya hücum ettim. banyoda bir tek benim ve tanrının bildiği fayansı kaldırarak altındaki zuladan gizli kasayı gün yüzüne çıkardım. şifreyi "1922" girerek tuşladım. kliks* diye açıldı kasa. içeriden efe kıyafetlerini çıkardım. potinlerimi giydim, fesimi taktım, üstüme ceketimi aldım... hemen altındaki oyuktan rahmetli dedem seyid ali efe çavuş'un 1879 model paslanmaz winchester kırma tüfeği çıkarttım. telefondan çakal çökerten zeybeğini açarak duşakabine girdim. bir yandan winchester tüfeği tutuyorum karşımda işgalci düşman varmış gibi doğrultuyorum.

bre düşman bozuntusu!
bre gafletin yılmaz vurucusu!
bilmez misin aydın'ın efeleri sevdim mi tam sever, kızdım mı da tüfengini alır bitene kadar mermisini vurur!
ben selim efe, babam kadir efe, dedem seyid ali efe çavuş...


bir yandan sıcak su akıyor üstüme sırılsıklam oldum ve üstümdeki beyaz gömlek iyice üstüme yapıştı. kıyafetlerim ıslakken hemen hemen 6-7 kg ağırlığa çıktı ve hareket kabiliyetimi zorlaştırdı. bir elimde tüfek çakal çökerten zeybeği oynuyorum, yere üç kez vurup peşrev veriyorum.

"bre ayanlar, bre kendin bilmezler, efelerin seçmesi selim çavuşa çattınız gari!"
"efeleee silah sabit!"
"gez!"
"göz!"
"arpacık!"
"ateş!"


karşıda bir düşman var gibi tüfeğimi doldurup ateşledim. karşımdaki hayali düşmanı yerle bir ettim, al kanlar kahpe vücudunu boyamıştı o'nun.

sonra bağırdım:

"behey kanı bozuk tahta kuruları, kılıncımızı sizin ak mintanlarınıza sildik! gidin bu vatandan, tez elden!"

mutlak zaferi kazandığımda, zeybek oynamaya başladım tekrardan. sonra birdenbire istemediğim bir şey oldu, yerde duran zeytinyağlı kellik sabunuma bastım. yere "şlaks" diye boylu boyunca düştüm, o kadar gürültülü bir şekilde düşmüştüm ki, bilincimi kaybederken fark ettiğim son detay, esra'nın bağırarak kapıyı zorlaması olmuştu.

esra benim bu absürt görüntümü görünce anlam verememiş ve kafamdan akan kanı ve yerdeki tüfeği görünce intihar ettiğimi zannedip sinir krizi geçirmiş. bir süre baygın kalmışım, öldü diye polisi çağırmış. savcılar ve adli tıp gelmiş fotoğraf falan çekmişler, allah'a şükür bir kişi nabzıma bakmış da, baygın olduğumu anlayabilmiş. acil doktoru kafama dikiş attıktan ve gerekli pansumanı yaptıktan sonra doğruca eve geldik. esra'ya ne diyeceğimi bilemiyorum dostlar. kız odada kendi kendine konuşuyor herhalde. ya da annesini arıyor... bu olayı nasıl açıklayacağımı bilemiyorum başım çok fena zonkluyor. ilişkimiz zaten onun psikolojik sorunları sebebiyle hep çalkantılı geçiyor. onu çok seviyorum ama efe olmayı da seviyorum. artık daha fazla bu sırrımı saklayamadım ve kötü bir deneyimle öğrenmiş oldu. ne yapacağım ben yardım edin. bilsem de buraya yazmazdım zaten, içimi dökmeye ihtiyacım var sözlük.
devamını gör...

bankalar birliği kararıyla, bankalara borcu olan tüm vatandaşların borcu silinmiştir.
devamını gör...

ne biçim parça bu? ses muhteşem. get your gun

devamını gör...

--- alıntı ---

“aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.”

--- alıntı --- buradan

çok bilinen bir ülkü tamer şiiri. ama ben haluk bilginer'den dinlemeyi daha çok seviyorum şöyle buyrun;
devamını gör...

tapıyoz evet. küpe tapıyom. adeta geometri harikası. yirim.
devamını gör...

akepe döneminde milyonların terkettiği ibadettir. çevremde cumaya gidenler mevcuttu, onlar da son 4-5 yıldır gitmeyi bıraktı.
edit: milyonlar terketti yazdım, ilave olarak şunları eklemeliyim: yüzbinlerin de sırf makam, para, ihale amaçlı tanrı-lidere tapınmak için başladığı abdestsiz ifa edilen partisel aktivite.
devamını gör...

bu kadardır
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gidenlere güle güle diyenler kraldan çok kralcı olmuyor bilginize. milletin peşinden yalvarcaklar mı gitmeyin diye? neyse bu gerginlikler hep dolunaydan. relax biraz.

(bkz: dolunay etkisi)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim