bir erkeği kırmadan ona tipsiz olduğunu söylemek
efendi efendi, simânız pek de ilgimi çekmedi.
devamını gör...
logosu görüldüğünde güvendeyim hissi veren markalar
(bkz: seher yıldızı)
devamını gör...
fakir baykurt
köy enstitülerinin bize kazandırdığı onlarca halkçı aydından biridir.
akla gelen başkaları:
mahmut makal
mehmet başaran
talip apaydın
ümit kaftancıoğlu
dursun akçam
yusuf ziya bahadınlı
hasan kıyafet
adnan binyazar
ve daha niceleri.
akla gelen başkaları:
mahmut makal
mehmet başaran
talip apaydın
ümit kaftancıoğlu
dursun akçam
yusuf ziya bahadınlı
hasan kıyafet
adnan binyazar
ve daha niceleri.
devamını gör...
türklerin öğrenemediği şeyler
sabır ve öfke kontrolü. gerçi akdeniz ülkelerinin çoğunda bulunan sıkıntıdır bu. yine de her olumsuzluk bir şekilde buraya bağlanıyor.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
amy winehouse'un en sevdiğim şarkısıdır, sen ağlama.* özlediğimiz yayınlar geldi, radyo yenilendi, devrimleri severiz, mayıslar bizim*......
devamını gör...
geceye bir çelişki bırak
kendimizi güçsüz hissettiğimiz zamanların aslında en güçlü olmamız gereken zamanlar olduğu gerçeği.
devamını gör...
kafa avcıları
mutluluğu başka insanların mutluluğunu çalarak edinmeye çalışan insanların hikayesini anlatan kafa avcıları (hodejegerne) jo nesbø'nun aynı adlı 2008 yılındaki romanından uyarlanan 2011 yılı aksiyon ve gerilimle dolu norveç filmidir.
headhunters filmi oldukça sıradan başlasa da dakikalar geçtikçe heyecan tavan yapıyor. filmin yönetmeni morten tyldum, yıldızları nikolaj coster waldau (game of thrones - jaime lannister), aksel hennie ve synnøve macody lund. oyunculukları iyi, senaryosu sağlam bir film.
başarılı bir beyin avcısı olan roger kendi olanaklarının ötesinde lüks bir hayat yaşamaktadır. ikinci bir iş olarak sanat eseri hırsızlığı yapmaktadır. tanıştığı eski bir paralı asker olan clas'ın çok değerli bir tabloya sahip olduğunu öğrendiğinde tabloyu ele geçirmek için müthiş bir plan yapar. tabloya sahip olan yetenekli adam, peşine düşen deneyimli askerden kaçıp saklanmaya çalışacaktır.
hodejegerne.
headhunters filmi oldukça sıradan başlasa da dakikalar geçtikçe heyecan tavan yapıyor. filmin yönetmeni morten tyldum, yıldızları nikolaj coster waldau (game of thrones - jaime lannister), aksel hennie ve synnøve macody lund. oyunculukları iyi, senaryosu sağlam bir film.
başarılı bir beyin avcısı olan roger kendi olanaklarının ötesinde lüks bir hayat yaşamaktadır. ikinci bir iş olarak sanat eseri hırsızlığı yapmaktadır. tanıştığı eski bir paralı asker olan clas'ın çok değerli bir tabloya sahip olduğunu öğrendiğinde tabloyu ele geçirmek için müthiş bir plan yapar. tabloya sahip olan yetenekli adam, peşine düşen deneyimli askerden kaçıp saklanmaya çalışacaktır.
hodejegerne.
devamını gör...
normal sözlük’te kankacılık
bunu da kıskanıp duyar kasmazsiniz ya. insanların birbirini seviyor olması, tanımlarını beğendiği için hoş beş sohbetlere giriyor olması hadi bir de nickaltinda birbirlerini göklere çıkarması olsun neden bu kadar kötü geliyor sizlere. kalbiniz mi karardı ? sizene yahu. si ze ne.
ister kanka olurlar ister flört ederler isterse de düşman olurlar. insanların birbiriyle iyi geçiniyor olmasınin sizi rahatsız ediyor oluşu çok da normal bir durum değil. naçizane tavsiyem, bir doktora görünün.
ister kanka olurlar ister flört ederler isterse de düşman olurlar. insanların birbiriyle iyi geçiniyor olmasınin sizi rahatsız ediyor oluşu çok da normal bir durum değil. naçizane tavsiyem, bir doktora görünün.
devamını gör...
pazar günü sabah 8'de kalkan tip
bünyesi bugünü de haftaici günlerden biri sanmış olan tip. (bkz: ben) geri yatacak ama uyuyamayacak. neyse, günaydın dünya.
devamını gör...
sabah sabah edebi başlıklara tanım girmek
güne bir nazım, bir necip gibi başlayan yazarların yaptığı eylemdir. biz de anca yataktan sürüklenerek çıkalım..
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
içip içip eski sevgiliyi aramak.
devamını gör...
mersin
akdeniz'in en uzun sahil şeridine sahip şehrimiz, memleketim. tantuni'nin başkenti.
ayrıca (bkz: kafa sözlük mersinliler derneği)
ayrıca (bkz: kafa sözlük mersinliler derneği)
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
haksızlık, ırkçılık, sürekli kendinden ve yaptıklarından bahseden insanlar, kibar insanları ezme eğiliminde olan kişiler olarak uzayıp giden listedir.**
devamını gör...
eski kafa radyo yayını
dinleme sözünü geçen haftadan verdiğim yayındır. seveni çok olsun. ve sevgili boşları erken toplayan garson şifa kapıları sizin için aralansın. sağlıklı günler dilerim.
devamını gör...
bilişsel empati
empati genel anlamda ikiye ayrılır; bilişsel empati ve duygusal empati. detaylı ayrımda ise davranışsal empati, toplumsal empati gibi farklı türleri vardır.
bilişsel empati; kısaca bir kişinin nasıl düşündüğünü, yaşadığı duygusal durumun ne olduğunu anlayabilme olarak tanımlanabilir.
iş hayatında ve sosyal hayatta ilişkilerde başarılı olmanın ilk adımı bilişsel empati yeteneğinden geçiyor diye düşünüyorum. geliştirilebilir bu yetenek, özellikle duygusal empatinin yarattığı korkulardan ve kafa karışıklıklarından uzaklaşıldığında çözüm odaklı bakış açısı kazandırır.
iddialara göre katiller ve psikopatlarda bilişsel empati yüksek olmasına rağmen duygusal empati ya hiç yok ya da çok az. ancak asıl tehlikeli olanlar her iki empati türünün de yüksek olduğu katil ve psikopatlar.
bilişsel empatinin gelişmesinde orta-ön lobun (medial prefrontal korteks) etkin rolü vardır.
developmental psychology dergisinde yayımlanan bir araştırmada bilişsel empatinin kızlarda 13, erkeklerde ise 15 yaşından itibaren artış gösterdiği bulundu.
empati geliştirilebilir bir beceridir. örneğin; uludağ üniversitesi eğitim fakültesi dergisinde yayımlanan bir araştırmada ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören on öğrenciye empati becerilerini geliştirmelerini sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler içeren bir program uygulandı. eğitim programında öğrencilerin farklı duyguları tanıyabilme, ifade edebilme, aynı durum karşısında farklı kişilerin farklı duygular hissedebileceğini kavrayabilme, dinleme becerisi kazanma, bir duruma empati yaparak tepki verebilme gibi becerilerini geliştirmeye yönelik yöntemler uygulandı. sonuçta eğitim alan öğrencilerin ölçülen empati becerilerinin eğitim almayan kontrol grubundaki öğrencilerinkine göre artış gösterdiği bulundu.(ama tabii 10 öğrenciden oluşan örneklem yeterli midir tartışılır.)
bilişsel empati; kısaca bir kişinin nasıl düşündüğünü, yaşadığı duygusal durumun ne olduğunu anlayabilme olarak tanımlanabilir.
iş hayatında ve sosyal hayatta ilişkilerde başarılı olmanın ilk adımı bilişsel empati yeteneğinden geçiyor diye düşünüyorum. geliştirilebilir bu yetenek, özellikle duygusal empatinin yarattığı korkulardan ve kafa karışıklıklarından uzaklaşıldığında çözüm odaklı bakış açısı kazandırır.
iddialara göre katiller ve psikopatlarda bilişsel empati yüksek olmasına rağmen duygusal empati ya hiç yok ya da çok az. ancak asıl tehlikeli olanlar her iki empati türünün de yüksek olduğu katil ve psikopatlar.
bilişsel empatinin gelişmesinde orta-ön lobun (medial prefrontal korteks) etkin rolü vardır.
developmental psychology dergisinde yayımlanan bir araştırmada bilişsel empatinin kızlarda 13, erkeklerde ise 15 yaşından itibaren artış gösterdiği bulundu.
empati geliştirilebilir bir beceridir. örneğin; uludağ üniversitesi eğitim fakültesi dergisinde yayımlanan bir araştırmada ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören on öğrenciye empati becerilerini geliştirmelerini sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler içeren bir program uygulandı. eğitim programında öğrencilerin farklı duyguları tanıyabilme, ifade edebilme, aynı durum karşısında farklı kişilerin farklı duygular hissedebileceğini kavrayabilme, dinleme becerisi kazanma, bir duruma empati yaparak tepki verebilme gibi becerilerini geliştirmeye yönelik yöntemler uygulandı. sonuçta eğitim alan öğrencilerin ölçülen empati becerilerinin eğitim almayan kontrol grubundaki öğrencilerinkine göre artış gösterdiği bulundu.(ama tabii 10 öğrenciden oluşan örneklem yeterli midir tartışılır.)
devamını gör...
30 yaşına gelip de dişi hiç çürümemiş insan
muhtemelen şekerli şeyleri tüketmeyen insan.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
an itibari ile (bkz: ahmed arif) ile gönlümüzü hoş etmiş radyo yayını…
kayıt kiminse bol bol teşekkürler…
sonradan gelen edit: kayıt sevgili cenk'in arka bahçesi ‘ninmiş, bir kere daha teşekkür edeyim buradan…
kayıt kiminse bol bol teşekkürler…
sonradan gelen edit: kayıt sevgili cenk'in arka bahçesi ‘ninmiş, bir kere daha teşekkür edeyim buradan…
devamını gör...
üniversitede ilk gün
üniversite kapısından girdikten sonra 5 dklık yolu olan fakülteyi haritaya google mapse bakarak 20 dkda buldum. işin zor kısmı ise sınıf arkadaşlarını bulmaktı. zor bela sora sora onu da bulduktan sonra o gün okulun olmadığını söyleyerek bizi gönderdiler.
not: google mapsi bir hafta boyunca her gün kullandım.
not: google mapsi bir hafta boyunca her gün kullandım.
devamını gör...
donna donna
bir joan baez yorumu. buradan
ikinci dünya savaşı sırasında vagonlarla toplama kamplarına götürülen museviler, vagonlarda bu şarkıyı söylerlermiş. tabi yahudi dilinde ve "dona dona" şeklinde söylerlermiş.
şarkının sözleri, kesime götürülen bir danayı anlatır. olay ne kadar danaya hitap ederek anlatılsa da bu enfes protest şarkının sözlerini hayatınızın çoğu anına uyarlayabilirsiniz.
şarkının ingilizce sözleri ve türkçe çevirisi şu şekilde:
on a wagon bound for market / pazara gitmek için hazırlanmış arabada
there's a calf with a mournful eye / gözleri hüzünlü bir dana var
high above him there's a swallow /onun üstünde, yükseklerdeyse bir kırlangıç
winging swiftly through the sky / göklerde hızla kanat çırpmakta
how the winds are laughing / nasıl da gülüyor rüzgârlar
they laugh with all their might / gülüyorlar bütün güçleriyle
laugh and laugh the whole day through / gülüyorlar ve gülüyorlar tüm gün boyunca
and half the summer's night / ve bir yaz gece yarısına kadar
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
"stop complaining!" said the farmer / "yakınmayı bırak” dedi çiftçi
who told you a calf to be? / kim dedi sana dana ol dedi ki?
why don't you have wings to fly with / niye senin uzaklara uçacak kanatların yok ki?
like the swallow so proud and free? / şöyle özgür ve gururlu bu kırlangıç gibi..
how the winds are laughing / nasıl da gülüyor rüzgârlar
they laugh with all their might / gülüyorlar bütün güçleriyle
laugh and laugh the whole day through / gülüyorlar ve gülüyorlar tüm gün boyunca
and half the summer's night / ve bir yaz gece yarısına kadar
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
calves are easily bound and slaughtered / danalar kolaylıkla bağlanıp kesilebilir
never knowing the reason why / nedenini asla bilmeden
but whoever treasures freedom / ama özgürlüğe değer veren
like the swallow has learned to fly / uçmayı öğrenmeli, bir kırlangıç gibi..
how the winds are laughing / nasıl da gülüyor rüzgârlar
they laugh with all their might / gülüyorlar bütün güçleriyle
laugh and laugh the whole day through / gülüyorlar ve gülüyorlar tüm gün boyunca
and half the summer's night / ve bir yaz gece yarısına kadar..
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
ikinci dünya savaşı sırasında vagonlarla toplama kamplarına götürülen museviler, vagonlarda bu şarkıyı söylerlermiş. tabi yahudi dilinde ve "dona dona" şeklinde söylerlermiş.
şarkının sözleri, kesime götürülen bir danayı anlatır. olay ne kadar danaya hitap ederek anlatılsa da bu enfes protest şarkının sözlerini hayatınızın çoğu anına uyarlayabilirsiniz.
şarkının ingilizce sözleri ve türkçe çevirisi şu şekilde:
on a wagon bound for market / pazara gitmek için hazırlanmış arabada
there's a calf with a mournful eye / gözleri hüzünlü bir dana var
high above him there's a swallow /onun üstünde, yükseklerdeyse bir kırlangıç
winging swiftly through the sky / göklerde hızla kanat çırpmakta
how the winds are laughing / nasıl da gülüyor rüzgârlar
they laugh with all their might / gülüyorlar bütün güçleriyle
laugh and laugh the whole day through / gülüyorlar ve gülüyorlar tüm gün boyunca
and half the summer's night / ve bir yaz gece yarısına kadar
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
"stop complaining!" said the farmer / "yakınmayı bırak” dedi çiftçi
who told you a calf to be? / kim dedi sana dana ol dedi ki?
why don't you have wings to fly with / niye senin uzaklara uçacak kanatların yok ki?
like the swallow so proud and free? / şöyle özgür ve gururlu bu kırlangıç gibi..
how the winds are laughing / nasıl da gülüyor rüzgârlar
they laugh with all their might / gülüyorlar bütün güçleriyle
laugh and laugh the whole day through / gülüyorlar ve gülüyorlar tüm gün boyunca
and half the summer's night / ve bir yaz gece yarısına kadar
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
calves are easily bound and slaughtered / danalar kolaylıkla bağlanıp kesilebilir
never knowing the reason why / nedenini asla bilmeden
but whoever treasures freedom / ama özgürlüğe değer veren
like the swallow has learned to fly / uçmayı öğrenmeli, bir kırlangıç gibi..
how the winds are laughing / nasıl da gülüyor rüzgârlar
they laugh with all their might / gülüyorlar bütün güçleriyle
laugh and laugh the whole day through / gülüyorlar ve gülüyorlar tüm gün boyunca
and half the summer's night / ve bir yaz gece yarısına kadar..
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
donna, donna, donna, donna; donna, donna, donna, don
devamını gör...
