beynin ve dilin duyulan acıyı tarif edemediği zamanlarda vücuttan çıkan eylemdir.

hislenilen acıya bir başkaldırıştır.
devamını gör...

kalbin yok mu şarkısını pek severek dinlediğim şarkıcı. aynı zamanda türkiye'ye turneye gelirken istanbula olan sevgisinden dolayı, sözleri kendine ait olan, aşağıya eklediğim şarkısı da güzeldir. hele şarkı tam yavaşladığında darbuka ile girişi* efsane**.



fransada bilinen dans müziklerinden biri olan volage volage şarkısının sözlerini değiştirip türkçe olarak yeniden düzenlemiş ve dünya dönüyor başlığında bizlere yeniden sunmuştur. meraklıları için onlar da şuralarda bi yerlerde.




veee dertli ama muzip marc abimizin son bir şarkısını da ekleyip tanımımı sonlandırıyorum. iyi dinlemeler sayın yazarlar**.

devamını gör...

sizi toplayıp miting yapsam kaçınız oy verirsiniz? 53 kişisiniz biriniz verir herhalde.
devamını gör...

çok var.. hangi birinizi yazayım şimdi..
devamını gör...

her gün yaptığım iş.

bu tür şeylerin güzelliği ya da yapılabilirliği kişiden kişiye değişir. ben de düz çaydan nefret ediyorum mesela ama herkes bayıla bayıla içiyor. zevk işte...
devamını gör...

"nasıl öfkelenmem düşündükçe memleketimi. çırpınıyor ayakları altında bir avuç hergelenin..."
devamını gör...

2020 amerikan yapımı bir festival filmi. yayın hakları netflix tarafından alınmış. filmi beğendim açıkçası fakat metaforlar çok kör göze parmaktı sanki.

cast çok iyi kesinlikle, vanessa kirby ve iliza shlesinger gerçekten kardeş gibiler mesela, burun ve ağız yapıları, boy tip çok harika bir seçim olmuş.


buradan itibaren spoiler içerebilir, martha karakterinin yaşadığı buhran elbette ki yaşamayanın anlamayacağı türdendir fakat yaşananların üzerinden 5 ay geçmiş olmasına rağmen hala ilk günkü hırçınlıkla sağa sola saldırılır mı bilemiyorum ya, yani 5-6 ay boyunca gerçekten eşinle konuşmaz mısın, ailene gittiğin yemekte öyle boş çene çalınırken aniden bu kadar kontrolsüz ve yoğun bi şekilde sanki dün yaşanmış gibi sivrilir misin bilemedim.

evde doğum yapıyor, entel dantel işler kardeşim kusura bakmayın da, tamam saygı da duyduk buraya kadar da ok, ama sanki çocuk doğuracaktım alien doğurdum gibi de olasılıksız bi şey yaşamış tepkisi çok geldi bana. o kadar yüksek bir ihtimaldi ki, o kadar riskliydi ki zaten yaptığı, risk gerçekleştiği an “aa niye böyle oldu, olmamalıydı:dd” gibi bi şok geçirmesi çok garip.
dramdan, trajediden beslenen insanlar vardır, martha’yı biraz öyle buldum açıkçası. bin yıldır bunu bekliyormuş gibi dört elle sarıldı dramına. kendisini bir saniyeliğine dramından uzaklaştırmak isteyeni hunharca kovaladı yanından. en sevmediğim insan tipidir, gerçekten inanılmaz rahatsız oldum. çok büyük acı çekiyorum adı altında bütün çevrene zulmedemezsin yani, bizim de hayatımız akıyor, özür dileriz senin acın varken bizim hayati fonksiyonlarımız işlemeye devam ettiği için ya, çok pardon gerçekten.

gelelim büyük mecidiye camii konusuna. bunu ciddi mi yazmışlar yoksa zavallım sean post ejaculation syndrome mu yaşıyor anlayamadım. ne amerikası ne üçüncü büyüğü kardeşim nal gibi boğaziçi köprüsüne ya, deli deli yaptın kendini.
bu arada yeri gelmişken martha’ya gösterilen şefkat ve anlayışın zerresi sean’a gösterilmiyor bu beni çok rahatsız etti. kadın ne kadar çocuğunu kaybettiyse adam da o kadar kaybetti. kadın ne yaşadıysa adam da onu yaşadı. üstüne üstlük adam bi de eşini de kaybetti yani. zaten sürekli “sen fakirdin” “sen bizim gibi kültürlü müsün ki yoo hırbosun” falan diyen bir kayınvalide yanında kendine sevdiği kadın ve çocuğuyla yaşam kurmaya çalışıyor, ne çocuk kalıyor ne sevdiği kadından eser, dönüyor tekrar uyuşturucuya. martha’dan daha ağır bir yükü sırtlamış ama martha’dan daha gerçekçi ve çözüm odaklı ilerliyordu bence. bi yerde bozdu epey kötüledi falan ama tekrarlıyorum martha’ya gösterilen ‘ah zavallım ne yapsa yeridir’ iltiması sean’a gösterilmedi. çünkü neden, çünkü çocuk sadece martha’nındı galiba biz kaçırdık mı n’olduysa.

avukat suzanne’in ve despot annenin ebeyi günah keçisi ilan etmeleri ok, martha’yı kendini suçlamaktan uzak tutmaya çalışıyorlar ve bu, yanlı da olsa kendilerince mantıklı bir hareket fakat suzanne’in sürekli “halkın desteği” demesi :dddd gören de kuzenin cillop gibi doğurdu ebe gelip bebenin ümüğünü sıktı sanacak. çok çok çok olası bir şey vardı ve yaşandı abicim, ebe muhtemelen “ben ne alaka awq” olmuştur. neyse ki martha manipülasyonlarınıza yenik düşüp zavallım ebenin canını yakmadı.



neyse işte bu da böyle bir filmimizdi. 7.5/10 diyebilirim.
devamını gör...

günaydın sözlük.
bol gülmeli bir gün dilerim size.
insanın gülmek için 17 adeleye surat asmak için 43 adeleye ihtiyacı var.
o zaman ne yapıyoruz?
geçmeden dünyadan geçiyoruz dünyadan gülümseyerek
devamını gör...

kanada'dan yeni zelanda'ya, norveç'ten fas'a, afganistan'dan italya'ya kadar gezip boş bulduğum tüm duvarlara nickini yazacağım bir üstad, mümtaz şahsiyet, ulu bilge, muhteşem insan, ilk insan...

bu da değil sadece. maçlarda amigoluk yapıp nickini söyleyeceğiz...summer...queen...summer queen oley...summer...queen...summer queen oley...

tüm mütevazılığımla söylüyorum; magnificint.
devamını gör...

su yosunu.

her türlü nemli ve sulu ortamda, tek başlarına ya da koloniler halinde yaşarlar. fotosentez yapabilirler. kırmızı ve yeşil olmak üzere iki türü bulunur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

128 milyar dolarlı madonna.
128 milyar dolar ve kayra.
128 milyar dolar ve mecnun.
128 milyar dolar kulübü.
128 milyar dolar çiftliği.
128 milyar dolar ve ceza.
128 milyar doların tanrısı.
128 milyar dolar neyle yaşar.
devamını gör...

zirvede bırakmaktır efendim. böylece silinen entrylerinizin hesabını sorabilirsiniz.

-şşt bak bakim buraya.
+bana mı dediniz?
-he sana dedik. sen misin entryleri silen?
+ya ben şey...şeyden ötürü.
-sen ney?
+ühühüüüü!
-mahmut ağlıyo olm bu.
devamını gör...

olağanüstü güzel soundtrack'i olan fransız yapımı romantik-komedi filmi. ayrıca dinlemeye değer muhteşem bir amelie soundtrack'i daha.
devamını gör...

hiçbiri aşağıdaki karizmaya sahip değildir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kalender dediğim yazardır, kendisinden hiç haz etmem.
devamını gör...

güzel bir kızın yanına gidip "gözlerin ne kadar güzel masmavi denizlere benziyor" demiştim. sonra kız "ben kahverengi gözlüyüm ama , sağ ol" demişti. iki kişinin arasında olan bir şey ama çok utanmıştım. beynimi silkeyim. bir kıza iltifat etmek istiyorsanız yüzüne iyice bakın arkadaşlar.
devamını gör...

bir ekmek iki para
bir hayal kırıklığı bir umut
bir doğru üç yanlış
kimimizde inanç
kimimizde felsefe taşı
nasıl da bir koşuşturmacanın içindeyiz
başımızda zaman telaşı

yaşam, muhteşem yalan
ölüm, tartışmaya kapalı tek gerçek
ve savaş, ebedî yazgımız
bir ekmek bir savaş
bir umut bir zafer
oysa kulaklarımızı tıkıyor
hâkim güçler
duymayalım diye
tarihin zalim hadiselerindeki çığlıkları
nasıl da bir rüyanın masumuyuz
başımızda zaman rüzgarları

- neredesin havva, kuşlar sustu.
devamını gör...

karşısındaki kişinin cevabı bildiğini gözlerinden anlayan ve onu yormak istemeyen insandır.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

onun atesini dusurmek icin alnina sirkeli bez koymaniz sabaha kadar basinda beklemeniz, ama onunsa sizi aglatip siz aglarken uykum var deyip arkasini dönmesi ve rahat rahat uyumasi
devamını gör...

sözlük jargonları'na yeni yeni kelimeler, cümleler ekleyen mükemmel yazarın, mükemmel montajı.

"gülmekten yiyemediğim noddle'ımın soğumasının hesabını kim verecek bana?!" şeklinde isyan etmeme de sebep olmuştur ama olsundur. yazarın canı sağ olsun. emeğisine sağlık, klavyesine sağlık. *

(bkz: ben de artık bir turunçgilim)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim