normal sözlük yazarlık rütbeleri
ıvanmılınskı hocamıza rütbe verilmemesi feryadımı dile getirmek için girdiğim başlıktan, nikiforenko'ya memati rütbesi verildiğini öğrenerek kahkahalar eşliğinde çıkıyorum.
devamını gör...
fonksiyonlar kuramı
f(x) = allah'ım neydi günahım.
f'(x)= günahım neydi allah'ım.
düzeltme: normalde 2. sinde f'in üzerinde -1 olması lazım ama halledemedim orayı. öyleymiş gibi görün.
f'(x)= günahım neydi allah'ım.
düzeltme: normalde 2. sinde f'in üzerinde -1 olması lazım ama halledemedim orayı. öyleymiş gibi görün.
devamını gör...
ayın karanlık yüzü
ay'ın karanlık yüzü diye bir şey yoktur aslında. yalnızca bizim dünya'dan bakıldığında hiçbir zaman göremeyeceğimiz bir yüzü vardır. nasıl ki ada etrafında dolanan geminin, adada yaşayanlar tarafından yalnızca bir yüzünün görünmesi gibi, ay da bize tek yüzünü gösterir. bunun sebebi ay'ın kendi etrafında dönme hızıyla dünya'nın etrafında dönme hızının aynı olmasıdır.
devamını gör...
biri yanında ağlayınca ne yapacağını bilememek
bir tane yumruk at.
( şaka)
( şaka)
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
eski bir şarkı
devamını gör...
whisper (yazar)
ah "whis" ah. böyle bir yazar yok efendiler,yeni kayıt olduğum sözlük sınıfında yanına geçip oturduğum bana sıcacık bir hoş geldin diyen ilk yazardır ve ilkler özeldir. gerçekten bambaşka bir dünyadır kendisi. bayramın hangi günü olurdu diye sorarsanız kesinlikle ilk günü derdim. o kadar neşeli ve insanın içini kıpır kıpır yapan bir yapısı var. yaşadığınızı hissettirir sohbetiyle. gel derse gelmiyorum diyemezsiniz tam bir "şeytan tüyü" var. prenses olduğu kadar da savaşçıdır.

anime karakteri deseniz "erased airi" derdim size sürekli geleceği hatırlatır.gelecekten korkmanız için hiç bir sebep olmadığına ikna eder. karanlıkta kalsanız sizi elinizden tutar aydınlığa çıkarır. bir başkadır size kattığı yaşama sevinci. işte böyledir bizim "whis"

kısa ve net olmayı ilke edinmiştir. ölüme en yakın olduğunuz zaman zaten o sizi bulacaktır. gerekirse azrail ile mücadele edecektir fakat sizi yalnız bırakmayacaktır.tam bir özgürlük savaşçısıdır. umutsuzlara umut, korkaklara cesaret olmak için gelmiş gibidir. öylece köşeden izler ne olup bittiğini, eğer "whis" ortamdaysa bilin ki orada çözülmesi gereken bir durum vardır ve "whis" bunu çözecektir.
ilkler konuşuluyorken kendisi ilk nickaltı mesajımı atarak nickaltı kavramını öğreten yazardır.
"kafa sözlüğün kurulmadan önce de sözlükte olan yazarı." öncesinde vardın umarım sonrasında da hep olursun.
iyi ki tanımışım seni ,mor çiçeklerle süslenmiş begonya krallığının atarlı prensesi

anime karakteri deseniz "erased airi" derdim size sürekli geleceği hatırlatır.gelecekten korkmanız için hiç bir sebep olmadığına ikna eder. karanlıkta kalsanız sizi elinizden tutar aydınlığa çıkarır. bir başkadır size kattığı yaşama sevinci. işte böyledir bizim "whis"

kısa ve net olmayı ilke edinmiştir. ölüme en yakın olduğunuz zaman zaten o sizi bulacaktır. gerekirse azrail ile mücadele edecektir fakat sizi yalnız bırakmayacaktır.tam bir özgürlük savaşçısıdır. umutsuzlara umut, korkaklara cesaret olmak için gelmiş gibidir. öylece köşeden izler ne olup bittiğini, eğer "whis" ortamdaysa bilin ki orada çözülmesi gereken bir durum vardır ve "whis" bunu çözecektir.
ilkler konuşuluyorken kendisi ilk nickaltı mesajımı atarak nickaltı kavramını öğreten yazardır.
"kafa sözlüğün kurulmadan önce de sözlükte olan yazarı." öncesinde vardın umarım sonrasında da hep olursun.
iyi ki tanımışım seni ,mor çiçeklerle süslenmiş begonya krallığının atarlı prensesi
devamını gör...
herakleitos
sayısız yanlış fragmanın kendisine atfedildiği bilge.
fragmanlarında iddia edildiğinin aksine, romantik öğeler pek bulunmaz. bu adamın türkçe tercümesini okudum, ingilizce tercümesini de, lakin ilişkiler ve öteki hakkında bir aforizmasını hatırlamıyorum. herakleitos ruh perdesinden seslenir, duygu değil.
ateş'in ve logos'un filozofunun, iç dünyanın en büyük kaşiflerinden birinin düşürüldüğü hale bakın; adam resmen şiir sokakta aforizmacısına döndürülmüş. *
neyse, kendisinden sevdiğim fragmanlar şu şekildedir, numara da vereyim:
"düşünmek kutsal bir hastalıktır ve görünen, aldatıcıdır." / fr. 46
"savaş her şeyin kralı ve babasıdır. kimini tanrı kılar, kimini insan. kimini özgür kılar, kimini ise köle." / fr. 52
"ölümsüzler ölümlü, ölümlüler ölümsüz. biri diğerinin ölümünü yaşar, diğeri de ötekinin yaşamını ölür." / fr. 63
"ateş gelecek ve her şeyi yargılayıp, mahkûm edecek." / fr. 66
"tanrı gündüz ve gecedir, yaz ve kıştır, savaş ve barış, genç ve yaşlıdır." fr. 67
"doğa gizlenmeye âşıktır." / fr. 123
fragmanlarında iddia edildiğinin aksine, romantik öğeler pek bulunmaz. bu adamın türkçe tercümesini okudum, ingilizce tercümesini de, lakin ilişkiler ve öteki hakkında bir aforizmasını hatırlamıyorum. herakleitos ruh perdesinden seslenir, duygu değil.
ateş'in ve logos'un filozofunun, iç dünyanın en büyük kaşiflerinden birinin düşürüldüğü hale bakın; adam resmen şiir sokakta aforizmacısına döndürülmüş. *
neyse, kendisinden sevdiğim fragmanlar şu şekildedir, numara da vereyim:
"düşünmek kutsal bir hastalıktır ve görünen, aldatıcıdır." / fr. 46
"savaş her şeyin kralı ve babasıdır. kimini tanrı kılar, kimini insan. kimini özgür kılar, kimini ise köle." / fr. 52
"ölümsüzler ölümlü, ölümlüler ölümsüz. biri diğerinin ölümünü yaşar, diğeri de ötekinin yaşamını ölür." / fr. 63
"ateş gelecek ve her şeyi yargılayıp, mahkûm edecek." / fr. 66
"tanrı gündüz ve gecedir, yaz ve kıştır, savaş ve barış, genç ve yaşlıdır." fr. 67
"doğa gizlenmeye âşıktır." / fr. 123
devamını gör...
birinden vazgeçme eşiği
merak etmiyorsa;
nasıl olup, ne yaptığınızı, ona ihtiyacınız olup olmadığını, hangi yemeği daha çok sevdiğinizi, hangi filmde hep de hangi sahnede ağladığınızı , belki de tam da şu an onun yüzünden bir sürü olumsuz düşünce ile baş ettiğinizi bilmiyorsa, kısacası sizi tanımak istemiyorsa ve sizinle ilgili bilgisi sınırlı ise ama bundan rahatsız değilse,
zaman ayırmıyorsa;
siz onun için her zaman "zaman" yaratıyorken o size bir kaç dakikasını bahşediyor gibi davranıyorsa, sürekli yapacak işleri varsa... çünkü emin olun "selam, nasılsın", "günaydın" vs kelimeler yazmak sanırım 2-3 sn alır en fazla ve eğer o anda acil olarak bir hastaya müdahale etmiyorsa ya da uzaydan dünyaya doğru gelen bir ateş topunu durdurmaya çalışmıyorsa kimse o kadar meşgul değildir. size ayıracağı dakikaları değerlidir. kendi bilir...
paylaşmıyorsa;
sizi merak etmediği gibi kendisi ile ilgili de bir şey paylaşmıyorsa.
yani siz de aynı şekilde onunla ilgili merak içindeyseniz ama düşüncelerini, hayallerini, o anki ruh halini bilemiyorsanız, tahmin edemiyorsanız, merak ettiğinizde de sonuç alamıyorsanız.
beyler, hanımlar, güzel sözlük insanları...
ister sevgili-eş ister arkadaş-dost, ister akraba vs ilişkisi olsun gizemli olmak bir yere kadar sizi çekici kılabilir ama aslolan samimiyettir. nasıl siz değerli olmak istiyorsanız karşınızdakine de o değeri vermeniz gerekir. eğer hayatınıza dokunan ve bu teması size iyi gelen insanlar varsa onları kaybetmemek için azami çaba sarf edin.
güzel böyle gönüller eğlensin ama sıkılırsam aman kimseyle de bir bağım olmasın kafaları ama yarın yalnız kalmayın kuzum, benden söylemesi...
bi de söz verirler;
işte "bugün mutlaka konuşalım", "ben müsait olunca yazayım sana", "mutlaka kahve içelim". hı hı olur olur, bence de öyle... hatta "aynen canım yaaa, hadi öptüm kib byeee"
sinirli miyim hayır değilim, iyi günler....
nasıl olup, ne yaptığınızı, ona ihtiyacınız olup olmadığını, hangi yemeği daha çok sevdiğinizi, hangi filmde hep de hangi sahnede ağladığınızı , belki de tam da şu an onun yüzünden bir sürü olumsuz düşünce ile baş ettiğinizi bilmiyorsa, kısacası sizi tanımak istemiyorsa ve sizinle ilgili bilgisi sınırlı ise ama bundan rahatsız değilse,
zaman ayırmıyorsa;
siz onun için her zaman "zaman" yaratıyorken o size bir kaç dakikasını bahşediyor gibi davranıyorsa, sürekli yapacak işleri varsa... çünkü emin olun "selam, nasılsın", "günaydın" vs kelimeler yazmak sanırım 2-3 sn alır en fazla ve eğer o anda acil olarak bir hastaya müdahale etmiyorsa ya da uzaydan dünyaya doğru gelen bir ateş topunu durdurmaya çalışmıyorsa kimse o kadar meşgul değildir. size ayıracağı dakikaları değerlidir. kendi bilir...
paylaşmıyorsa;
sizi merak etmediği gibi kendisi ile ilgili de bir şey paylaşmıyorsa.
yani siz de aynı şekilde onunla ilgili merak içindeyseniz ama düşüncelerini, hayallerini, o anki ruh halini bilemiyorsanız, tahmin edemiyorsanız, merak ettiğinizde de sonuç alamıyorsanız.
beyler, hanımlar, güzel sözlük insanları...
ister sevgili-eş ister arkadaş-dost, ister akraba vs ilişkisi olsun gizemli olmak bir yere kadar sizi çekici kılabilir ama aslolan samimiyettir. nasıl siz değerli olmak istiyorsanız karşınızdakine de o değeri vermeniz gerekir. eğer hayatınıza dokunan ve bu teması size iyi gelen insanlar varsa onları kaybetmemek için azami çaba sarf edin.
güzel böyle gönüller eğlensin ama sıkılırsam aman kimseyle de bir bağım olmasın kafaları ama yarın yalnız kalmayın kuzum, benden söylemesi...
bi de söz verirler;
işte "bugün mutlaka konuşalım", "ben müsait olunca yazayım sana", "mutlaka kahve içelim". hı hı olur olur, bence de öyle... hatta "aynen canım yaaa, hadi öptüm kib byeee"
sinirli miyim hayır değilim, iyi günler....
devamını gör...
kamuflaj
kamuflaj bir gizlilik yöntemidir. çevresel etmenleri yansıtan özelliklere bürünüp / giyinip, kolay fark edilememeyi sağlar. doğada en bilindik örnekleri bukalemunlar, yılanlar ve bazı kurbağa türleridir.
teknolojik anlamda kamuflaj, 18. yüzyıl sonrasında büyük ivme göstermiştir. orduların hizmet etmekte olduğu bölgeye göre özel üniformalar giymesinin savaşlardaki etkisi büyüktür. özellikle kendi ülkesi sınırları içerisinde, coğrafyasını bilen ve buna özel hazırlanmış bir orduya ekstra avantaj sağlamaktadır. sadece kıyafetlerde değil, askeri araçlar, uçaklar ve silahlarda da kullanılmaktadır.
üniformalar, hemen her ülkede yeni teknolojiyle birlikte nano tekstil ve dijital teknolojiden faydalanarak üretilmektedirler.
kamuflaj, kimilerinin bildiğinin aksine yeşil, koyu kahve, kahve, haki gibi beneklerden ibaret değildir. * ülke ve bölgeye göre çok çeşitli renk tonu ve desen varyetelerine rastlamak mümkündür. tasarlanışında iklim ve bitki örtüsü büyük önem taşır. hatta zaman zaman, güneş'in bölgeye ne sıklıkla uğradığına ve ne gibi farklar yarattığına göre aynı bölgeye özel gece-gündüz kamuflajlarına da denk gelinebilir.
kar, çöl, ormanlık alan, dağlık arazi... aklınıza gelebilecek her ortama uygun olanı var bunların. tabii yalnızca desen ve renk tonlarına değil, bölgenin iklim koşullarına göre suya dayanıklılık, ısıya dayanıklılık, incelik kalınlık, üzerindeki gözenekler gibi detaylar da söz konusu. hatta çok hareket halinde olmayan keskin nişancı birlikler için "çalı" kamuflajları vardır, bilirsiniz.
örneğin, kanada ordusu şu anda cadpat adı verilen bir kamuflaj sistemi kullanmakta.
------------------
avustralya ordusu'nda, multicam adı verilen, arazi bakımından oldukça geniş bir kullanım alanı bulunan kamuflaj kullanılmaktadır. avustralya'nın büyüklüğü ve bunu her yere girip çıkmaya bayılan amerikan ordusu tarafından tasarlandığı da düşünülünce...
------------------
yine amerika tarafından "denenmekte" olan bir kar kamuflajı. disruptive overwhite olarak geçiyor.
------------------
çikolata cipsi olarak da bilinen, 6 renkli çöl kamuflajı. amerikan ordusu tarafından kullanıldı. orta doğu'da, arap ve müslüman kökenli halkların ordusu tarafından da kullanıldı. suudi arabistan ordusu'nda, iran'da, ırak'ta.
------------------
türk ordusu'nda ise, dijital teknoloji ile birlikte tübitak tarafından geliştirilmiş bir nano kamuflaj kullanılmaktadır.
------------------
tsk tarafından kullanılan kış kamuflajı
------------------
jandarma genel komutanlığı'nın içişleri bakanlığı'na bağlanmasının ardından, komutanlık üniforma değişikliğine gitmiş ve daha "kurak" iklime hitap eden bir seçim yapmıştır. ben bunun sebebini ne yazık ki operasyonel bölgelerdeki kuraklık ve çölleşme başlangıçlarına bağlıyorum.
------------------
gelişen teknoloji ve radar sistemleri ile birlikte, kamuflaj teknolojisinde de bunları yakalayacak yeni araştırmalar başladı. rivayete göre tsk de uydu tarafından tespit edilemeyen kamuflaj teknolojisi üzerine çalışmakta.
ek: hazır konu kamuflajken, sosyal kamuflaj olarak geçen bir konuya değinmek isterim. otistik insanlar tarafından kullanılan ve sosyal hayat içerisinde farklılıklarının getirdiği özellikleri gizleme girişiminde bulunmalarına dair bir içgüdü bu.
dostluğumuzla maskelerini indirmelerine vesile olup, farklılıklarını "farklı" görmeyip onları benimsemeliyiz. böylece, sorun olarak gördükleri bu durumun, ötekileştirilmelerine sebep olmayacağına dair onların güvenini kazanmalıyız.
teknolojik anlamda kamuflaj, 18. yüzyıl sonrasında büyük ivme göstermiştir. orduların hizmet etmekte olduğu bölgeye göre özel üniformalar giymesinin savaşlardaki etkisi büyüktür. özellikle kendi ülkesi sınırları içerisinde, coğrafyasını bilen ve buna özel hazırlanmış bir orduya ekstra avantaj sağlamaktadır. sadece kıyafetlerde değil, askeri araçlar, uçaklar ve silahlarda da kullanılmaktadır.
üniformalar, hemen her ülkede yeni teknolojiyle birlikte nano tekstil ve dijital teknolojiden faydalanarak üretilmektedirler.
kamuflaj, kimilerinin bildiğinin aksine yeşil, koyu kahve, kahve, haki gibi beneklerden ibaret değildir. * ülke ve bölgeye göre çok çeşitli renk tonu ve desen varyetelerine rastlamak mümkündür. tasarlanışında iklim ve bitki örtüsü büyük önem taşır. hatta zaman zaman, güneş'in bölgeye ne sıklıkla uğradığına ve ne gibi farklar yarattığına göre aynı bölgeye özel gece-gündüz kamuflajlarına da denk gelinebilir.
kar, çöl, ormanlık alan, dağlık arazi... aklınıza gelebilecek her ortama uygun olanı var bunların. tabii yalnızca desen ve renk tonlarına değil, bölgenin iklim koşullarına göre suya dayanıklılık, ısıya dayanıklılık, incelik kalınlık, üzerindeki gözenekler gibi detaylar da söz konusu. hatta çok hareket halinde olmayan keskin nişancı birlikler için "çalı" kamuflajları vardır, bilirsiniz.
örneğin, kanada ordusu şu anda cadpat adı verilen bir kamuflaj sistemi kullanmakta.
------------------
avustralya ordusu'nda, multicam adı verilen, arazi bakımından oldukça geniş bir kullanım alanı bulunan kamuflaj kullanılmaktadır. avustralya'nın büyüklüğü ve bunu her yere girip çıkmaya bayılan amerikan ordusu tarafından tasarlandığı da düşünülünce...
------------------
yine amerika tarafından "denenmekte" olan bir kar kamuflajı. disruptive overwhite olarak geçiyor.
------------------
çikolata cipsi olarak da bilinen, 6 renkli çöl kamuflajı. amerikan ordusu tarafından kullanıldı. orta doğu'da, arap ve müslüman kökenli halkların ordusu tarafından da kullanıldı. suudi arabistan ordusu'nda, iran'da, ırak'ta.
------------------
türk ordusu'nda ise, dijital teknoloji ile birlikte tübitak tarafından geliştirilmiş bir nano kamuflaj kullanılmaktadır.
------------------
tsk tarafından kullanılan kış kamuflajı
------------------
jandarma genel komutanlığı'nın içişleri bakanlığı'na bağlanmasının ardından, komutanlık üniforma değişikliğine gitmiş ve daha "kurak" iklime hitap eden bir seçim yapmıştır. ben bunun sebebini ne yazık ki operasyonel bölgelerdeki kuraklık ve çölleşme başlangıçlarına bağlıyorum.
------------------
gelişen teknoloji ve radar sistemleri ile birlikte, kamuflaj teknolojisinde de bunları yakalayacak yeni araştırmalar başladı. rivayete göre tsk de uydu tarafından tespit edilemeyen kamuflaj teknolojisi üzerine çalışmakta.
ek: hazır konu kamuflajken, sosyal kamuflaj olarak geçen bir konuya değinmek isterim. otistik insanlar tarafından kullanılan ve sosyal hayat içerisinde farklılıklarının getirdiği özellikleri gizleme girişiminde bulunmalarına dair bir içgüdü bu.
dostluğumuzla maskelerini indirmelerine vesile olup, farklılıklarını "farklı" görmeyip onları benimsemeliyiz. böylece, sorun olarak gördükleri bu durumun, ötekileştirilmelerine sebep olmayacağına dair onların güvenini kazanmalıyız.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
eğer bir şeyiniz varsa, o artık iki kişinin bir şeyidir.
devamını gör...
sevişme başlatan diyaloglar
çıkart şu üstündekileri, ne dediğin anlaşılmıyor .
devamını gör...
telefonu sürekli sessizde olan kişi
neredeyse tamamı gamsız, bencil veya hayatında sevdiği ve değer verdiği tek bir insan dahi olmayan insandır. bu durum tarafımca yeterince gözlemlenmiş olup, benim için tartışmaya kapalıdır.
telefonu tamamen sessizde tutmak başka şeydir, uygulama bildirimlerini kapatmak başka şey. açmak istemediğiniz telefonu açmazsınız olur biter. ama telefonu tamamen sessizde olduğu için annemin öldüğü gün dayıma, öz be öz dayıma ulaşıp haber veremedim ben. ohh ne güzel. sadece ben istedim mi arayayım konuşayım. ama karşımdaki insanın öyle bir hakkı yok. neden? çünkü benim keyfim öyle istiyor. çünkü benim keyfim çok önemli. arayan, ulaşmak isteyen insanın belki bir derdi var, acil bir durumu var kimin umurunda. aman benim keyfim bozulmasın.
kendinizden başka kimseyi umursamamaya devam edin efendim. umarım bir gün siz de o umursanmayanlardan biri olmazsınız.
telefonu tamamen sessizde tutmak başka şeydir, uygulama bildirimlerini kapatmak başka şey. açmak istemediğiniz telefonu açmazsınız olur biter. ama telefonu tamamen sessizde olduğu için annemin öldüğü gün dayıma, öz be öz dayıma ulaşıp haber veremedim ben. ohh ne güzel. sadece ben istedim mi arayayım konuşayım. ama karşımdaki insanın öyle bir hakkı yok. neden? çünkü benim keyfim öyle istiyor. çünkü benim keyfim çok önemli. arayan, ulaşmak isteyen insanın belki bir derdi var, acil bir durumu var kimin umurunda. aman benim keyfim bozulmasın.
kendinizden başka kimseyi umursamamaya devam edin efendim. umarım bir gün siz de o umursanmayanlardan biri olmazsınız.
devamını gör...
bir yakınını kaybetmek
sene 2011 di. o dönemler liseye gidiyordum. abimle ranzada altlı üstlü yatarken annemin beni uyandırmaya çalışırken, abimin uyanmadığını fark ettik. bağrışmalar,çağrışmalar,dürtmeler, köşeden izliyorum çocuk aklı. ambulansı falan aradılar beni de apar topar okula yolladılar. o gün üzerimde siyah okul ceketi ile yağmurda beklemişim tüm teneffüs,herkes noldu falan diyordu. ders bitti,okuldan çıkıp eve gittim,abimin hastane de komada olduğunu öğrendim. duyan,duymayan herkes evimize geliyor,noldu,nasıl oldu soruları ile boğuşuyorduk. kafada bin tane soru,ğöğsümün ortasında kocaman bir öküz nefes almamı engelliyor. ertesi günlerde bir önceki günlere nazaran farklı değildi. 2 gün komada yattı ve 3. gün sabaha karşı abim vefat etti 21 yaşında. yüksek tansiyon,beyin kanamasına yol açmış. otopsi falan yaptılar,sebebi başka bir durum mu diye fakat bulamadılar. her yerini kesip biçtikleri için kefen halen kandı. beni okuldan almaya gelen amcamı dışarıda gördüğümde abimin vefat ettiğini anlamıştım,kan alma bahanesiyle beni almaya gelmişler sözde,sanki bir tek benim kan grubum uyumlu ya,belli etmemeye çalışıyorlar. evimizin önüne geldiğimde o kuru kalabalığı görüp ve kapıdaki ‘cenaze evi’ yazısını gördüğümde buraya kadar dedim,benim hayatım burda bitti. tanıdığım,tanımadığım onca yüz herkes ağlıyor. annem bayılmış,teyze,halam baygın halde,bileklerine kolonya tutuyorlar,hemşireler hazırda bekliyor. üzerimde kırmızı kapüşonlu bir sweatshirt,altımda gri okul pantolonu. ben tam 1 hafta bu şekilde uyuyup,kalkmışım ve teyzem söylemese de fark etmezdim acıdan. dün akşam playstation da birlikte oyun oynadığımız abim artık yoktu,beni kollayacak,koruyacak,sevecek,sahip çıkacak,gizlice kartından alışveriş yaptığım canım abim. tüm bunlar yetmezmiş gibi elime soğuk bir kürek tutuşturup ‘bir toprak da sen at’ dediler. bıraksalar o çukurun içine atlardım,atladım da çıkardılar. babam çıkardı,koltuk altımdan tutup çekti yukarıya. ben hayatımda babamı hiç ağlarken görmedim,çok güçlüdür benim babam,abimi ve beni kollarımızdan tutup havaya kaldırırdı o kadar güçlüydü. belli bir yaşa kadar da babamı süperkahraman sanırdım,halen de öyledir babam. ilk kez o gün gördüm ağlarken, kahramanlarda ağlar mıydı bilmiyorum ama o gün halen gözümün önünden gitmiyor. hava soğuk, aylardan mart. hani o gözyaşlarının sıcaklığı insanın yüzünü ısıtır ya gözyaşım bile soğuktu,içim ısınmadı. sonra eşyalarını dağıttılar,fotoğraflarını kaldırdılar. uzun yıllardır abimin odası kilitli kaldı giremedim,o evden taşınmasaydık da giremezdim. babam 1 yıl eve gelmedi,giremem artık o eve dedi,annem acıdan felçlik geçirdi,bir dizi başka hastalık. iyileşti çok şükür. sapsarı saçları vardı,acıdan sonra beyazladı. insanın 1 ayda saçı beyazlar mı ya ? beyazladı. şimdilerde boya ile kapatmaya çalışıyor o acıları,belki beyazların üstünü örtersem acımı da kapatırım diyordur kim bilir. ben uzun bir süre okula gidemedim,gitsem de toparlayamadım. abimin siyah bir bisikleti vardı,vefat edince eşyalarını dağıttılar o siyah bisiklet de,bisiklet hayali kuran bir çocuğa nasip olmuş. aradan 1-2 sene sonra o bisikleti dışarıda görünce ‘abim ölmedi’ diyip bisikletin peşinde koşarken araba çarptı,kolum ve bacağım kırıldı. abim benim kolum,bacağımdı,abim benim herşeyimdi,kolum,bacağım zaten kırıktı ki benim, bir yakınınızı kaybedince bir türlü öldüğüne inanmıyorsunuz çünkü,öleceğine. artık yanınızda olmadığına. şu satırları yazmak benim için kolay olmadı,yazıp yazıp sildim,kendime sakladığım şeyler de var tabi,yazamadığım, gözyaşlarımın bana engel olduğu şeyler. sonraları o evden taşındık,çok sonra o şehirden,sonraları ülkeden… bugün halen telefon iki defa çalsa,ailemden mesaj gelse o mesajı açmaya, o çağrıya dönmeye korkuyorum. her an birşey olacakmış hissi çok kötü,allah kimseye yaşatmasın.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
farklı olmaya çalışmanın en büyük trajedisi farklılaşmaya çalışırken farklılaşanlara benzemeye başlamaktır.
insan nereye gittiğini bilmeyendir.
biraz da kendisi olmalıdır insan. eksikliğini kabullenebilmeli; arzusuna sahip çıkmalıdır.
insan nereye gittiğini bilmeyendir.
biraz da kendisi olmalıdır insan. eksikliğini kabullenebilmeli; arzusuna sahip çıkmalıdır.
devamını gör...
fikirsel yalnızlık vs fiziksel yalnızlık
fikirsel yalnızlığın devamı fiziksel yalnızlıktır. fikirsel yalnızlık öldürmez süründürür. fiziksel yalnızlık giderilebilir.
devamını gör...
moderasyonla yaşanan her sorunu başlık açarak dillendirmek
jennifer lopez mıçımı yesindir çıkışından sonra gördüğüm ikinci en iyi çıkış, yarası olan gocunsundur. ilahi iko bey, yazdığınız kodlar da sizi güldürsün.
devamını gör...
benim hocam
#50509 bu yazıya ithafen yazıyorum. üniversite mezunu olarak askere gelmiş "tuvaletin deliğini tutturamayan, ellerini yıkamaktan aciz,çöpleri "çöp kutusu" yerine çevreye atan" insanların olduğu bir ortamda bu şekilde anlatmalarını çok doğal karşılıyorum. iktisat kelimesinin anlamını öğrenemeden, iktisat mezunu olup kpss ye hazırlanan üniversite öğrencileri olduğunu vurgulamak dahi istemiyorum çünkü yüreğim elvermiyor bu duruma. lütfen bu yazdıklarım yanlış anlaşılmasın ,niyetim kimseyi kırmak ya da incitmek değil. bunları acı dolu yakarışlarım olarak görebilirsiniz dediğim başlıktır.
devamını gör...
çift yarık deneyi
ışığın dalga mı yoksa parçacık mı olduğunu anlama adına yapılan deneylerden birisidir. çift yarıklı bir engele elektron yollanmasıyla yapılan bu deneyde ışık gözlenince parçacık gözlenmeyince dalga gibi davranmıştır.
devamını gör...









