metrobüste oturmak. köprüden geçerken hele insan şöyle bir denize bakar ve fakirliğini elbette unutur.
devamını gör...

türk olmak veyahut türk olarak hissedebilmek. beyler bayanlar bu bir milliyetçilik değildir. bu yüzyılların verdiği asillik ve mucizedir. ne mutlu türküm diyene!
devamını gör...

defne joy foster !
kadın pisi pisine gitti.
defne rahatsızlanınca ; birlikte olduğu ünlü erkek ; magazine malzeme olmamak için ambulans çağırmadı.
ve defne pisi pisine öldü.
aklıma geldikçe içim cızzzzz eder.
devamını gör...

çok tanım değil kaliteli tanım girin.
devamını gör...

artık dayanacak gücüm kalmadı, tut tamam mı?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gotik edebiyatın canı, ciğeri e.t.a. hoffmann romanıdır.

hepimizin korkuları vardır. ve bu korkuların çoğunun kaynağı çocukluğumuzda yaşadığımız anılardır. bu anlar zaman içinde çokça ortaya çıkar ve bize çocukluğumuzun korkularını hatırlatıp içimizin ürpermesine neden olur. ben de bu korkulardan birinden mustarip bir insanım ve içinde hala takip edildiğime dair kötü bir his var.

çok küçük yaşlardayken köye gittiğim zamanlar benden daha güçlü bir hayal gücü olan kardeşimle birlikte elimize fındık dalları alıp “ tepegöz” ü arardık. bu tepegöz dediğimiz yaratık alnının ortasında tek bir göz olan, şekilsiz vücuduyla sarsak bir şekilde yürüyen, beslenmek için ise taze insan eti tüketen bir nevi devdi.

bizim amacımız önce kendi köyümüzü, sonra şehri, elbette ülkeyi ve son olarak da dünyayı bu kötü kalpli canavardan kurtarmaktı. kendimizi bunu yapacak güçte ve cesarette görsek de hep ağaçların arkasına saklanıp izliyorduk tepegöz’ü. silahlarımızın sağlamlığı ve o zamanki teknolojiye ayak uyduracak seviyede olması elbette içimizi rahatlatıyordu ama yine de inceden bir tedirginlik duymuyor da değildik. çok yaklaşmadan defalarca takip ettik tepegöz’ü.

birçok kez yakaladık aslında onu ama her seferinde bir yolunu bulup elimizden kurtuldu. ama biz her küçük çocuğun yapacağı gibi yepyeni maceralara yelken açmak için onu aramaya devam ettik. ama bir süre sonra, yani büyümeye başladıkça tepegöz’ü aramaktan, onunla savaşmaktan vaz geçtik. ama tepegöz bizden hiç vaz geçmedi. rüyalarımıza dadandığı çok gece hatırlarım. şu an elbette tepegöz’ü hayali bir canavar olduğunu biliyorum. ve sizin sandığınız gibi geceleri yalnız başıma yürürken sık sık arkama bakmamın nedeni tepegöz değil. ben artık büyüdüm.

hoffman’ın kum adam’ı da benim tepegöz’üm gibi ama sanki hoffman benden daha çok korkmuş kum adamdan, bu kadar iyi anlattığına göre.
devamını gör...

aç kalmamak için çalışmaktan, kendini geliştirmeye vakit bulamamak.

dağlarda çay toplamamış, çapada çıplak yatmamış, odun yapmamış, hayvan gütmemiş, emek nedir bilmeyen insanlar tarafından hor görülmek aşağılanmak.
devamını gör...

pankreas ekzokrin fonksiyonlarını değerlendirmede en duyarlı ancak komplike bir testtir.
devamını gör...

değişim dünyanın her yanında aynı anda gerçekleşmez. bu sosyal bilimlerde temel kanundur. eğer gerçekleşebilecek olsaydı dünya şuan olduğu seviyeden daha ileride olurdu. başlıktaki doğulular ifadesinden doğu medeniyetlerinin kast edildiğini anlayarak kendi bakış açımdan duruma görüş bildirmek istiyorum.

osmanlı devleti ;avusturya, iran ve rusya ile bitmek bilmeyen savaşlar içerisindeydi. haliyle mali durum bozuktu. ekonominin bozulması işsizliği ve adam kayırmacılığı tetikledi. bunun sonucunda adalet sisteminde bozulmalar meydana geldi ve yer yer isyanlar baş göstermeye başladı.

iran; devlet içerisindeki ailelerin güç çatışmaları yüzünden monarşi tam olarak egemenliğini bir türlü kuramıyordu. zafer elde ederek halkın ilgisini kazanacağını düşünen iranlı devlet adamları şah'a sürekli osmanlı'ya karşı savaş açılması konusunda görüş bildiriyorlardı. iran kırsalında hüküm süren feodallerin gücünü kırmak isteyen şah ise çoğunlukla savaş fikirlerine sıcak bakıyordu. böylece gerek osmanlı ile gerek ise rusya ile bir çok savaşlar yapıldı. uzun savaşlar ise ekonomiyi etkiledi. ekonominin kötü olması ise doğrudan bilim ve sanata olan yatırımları yok denecek kadar az seviyeye indirdi.

hindistan; coğrafi keşiflerin olduğu zaman diliminde ve sonrasında söz konusu bölgede birbirinden kopuk ilişkilere sahip onlarca derebeylik vardı. bu derebeyler sudan sebeplerle sık sık birbiri ile savaşıyorlardı. ayrıca bölge genelinde kast kültürü hakim olduğundan istenilen toplumsal kaynaşma bir türlü gerçekleşmiyordu. tüm bunlar olmayınca da bilim ve kültür ilerlemedi. az bir zaman sonrada sömürgeci güçler hindistan üzerinde hakimiyet tesis ettiler.

çin: aynı hindistan'da olduğu gibi çin içerisindeki küçük feodal klikler sürekli birbiri ile mücadele halindeydi. savaş olmadı zamanlarda ise genellikle yeni iç savaşlara hazırlık yapılıyordu. kültürel açıdan ise çinliler dünyanın geri kalanından kendilerini üstün gördüklerinden başka hiç bir medeniyet ile derin ilişkiler kurmaya yanaşmadılar. 1800'lü yıllara kadar çin'i dışarıdan gelen yeniliklere neredeyse kapalıydı. tabi bu ön yargılı fikirleri ülkelerinin avrupalı sömürgecilerinin işgaline uğramasına sebep oldu.

rusya; sosyal bilimciler tarafından hem doğu hem de batıya ait bir kültüre sahip olduğu öngörülür. coğrafi keşifler zamanında ve sonrasında rusya hem güney hem de doğu yönünde genişleme politikası izledi. almanya, ingiltere ve fransa ile diplomatik ilişkilerin yanı sıra bilimsel anlamda da ilişkiler kuruldu. özellikle askeri teknoloji alanında önemli yatırımlar yapıldı. ama ülke çok büyük olduğundan kalkınma hamleleri çok yavaş ilerliyordu bu durumda halkın ilkel tarıma uzun süre bağlı kalmasına yol açacak ve çok sonraları gerçekleşecek olan ekim devriminin temellerini oluşturacaktır.

not: konu çok uzun ve ayrıntılı. pek çok kişi yazdıklarımı okumayacak bile. ama yine de özetin özetini yazmaya çalıştım. ve bir tarihçi olarak elimden geleni yaptığımı düşünüyorum.
devamını gör...

bir anlık boşlukla kendinle alakalı bir şeyler anlatmak.
devamını gör...

gözüm gibi baktığım kaktüsümün parmağıma batan dikeni. besle kaktüsü oysun parmağını.
devamını gör...

kendine bağlı bir kumdanlı beldesi vardır.
devamını gör...

- ne oldu koluna?
- more are the.

zamanında yukarıdaki gibi bir konuşmaya şahit olmuştum. *
zeka deseniz var.
devamını gör...

bildiğiniz üzere bir kişinin en olası psikolojik yapısını belirtmeye yarayan, (bkz: myers-briggs kişilik göstergesi) kişiyi dört psikolojik nokta altında değerlendirir. temel olarak insanları içe dönük (introvert) ve dışa dönük (extrovert) olarak değerlendiren bu gösterge insanları 16'ya ayırır işte bunlardan bir tanesi de "entp" yani tartışmacı kişiliktir.

entp nedir? diye soracak olanlar için;
e: dışa dönük
n: sezgisel
t: düşünen
p: kavrayıcı

kısaca böyle bir özet geçilebilir.

entp'ler kimlerdir ?
entp'ler genelde arkadaş gruplarında her türlü düşünceye karşı zıt bir düşünce öne süren ve siz olaylara gayet haklı ve mantık çerçevesinde yaklaşımlarda bulunurken bile "peki ya şu açıdan?" diye sohbete dahil olup normal olan sohbetinizi tartışmaya çeviren kişilerdir.

tartışmacı kişilikler yeni fikirler üzerine düşünmekten yeni fikirler ortaya koymaktan ve halihazırda ortaya atılmış fikirler üzerine kafa yormaya bayılırlar. tartışmayı asla bir kavga olarak görmezler zira tartışma bizler için dünyanın en zevkli şeyi bile olabilir şayet beni bir odaya kapasalar ömrümün sonuna kadar tartışma dolu bir hayat sürmeye büyük bir zevkle evet diyebilirim.

fakat bu tartışmacı kişiler gerçekten fazlasıyla yeni ve fazlasıyla ilginç fikirler öne sürdüğü için genellikle düşüncelerini icraata geçirmekte zorlanabilirler. sakın üzülmeyin! çünkü bizler bir fikri hayata geçiremeyince umutsuzluğa kapılıp hayata küsmeyiz bizim için her zaman yeni bir düşünce ve karşıt bir düşünce mevcuttur yani önümüzdeki maçlara bakacağız artık modunda olabiliyoruz.

entplerin en bomba özelliği! tartışmacı kişiliğe sahip insanlar her zaman tartışma esnasında kişisel fikirlerini savunmayabilirler basitçe bir örnek vermek gerekirse mesela bir entp birisiyle kırmızı ve mavi renkleri hakkında tartışıyor aslında ikisi de kırmızı rengini çok seviyor ve ikisi de mavi renginden nefret ediyor fakat entp kişiliğin getirdiği bir özellik olarak tartışmacılar birden "mavilerin de şu yönden haklılık payı var!" diyebiliyor. yani entpler kendi düşüncesine ters düşen bir şey olsa bile "son derece objektif" bir şekilde olayları ele alıp akıllarının süzgecinden geçirebiliyor.

evet şimdi ise merak edilen soruya geldik.. nedir bu entp-t ?
aslında entpler entp-t ve entp-a olmak üzere ikiye ayrılıyorlar fakat ben entp-t olup hakkında daha fazla bilgiye sahip olduğum için entp-t'yi anlatmakla yetineceğim.

ilk başta entp'nin yanında bulunan "t" ibaresinin "turbulent" yani çalkantılı, türbülanslı anlamına geldiğini söylemekle başlamak istiyorum.

biz entp-t'lerin karşı cinslerle olan ikili ilişkileri genellikle daha çalkantılı oluyor. sanki güven ve bağlanma problemleri yaşıyor gibiyiz. ayrıca belli bir yaşa kadar yaşantımızda stabil olan bir şey olmuyor hep değişken hayat şartları içinde yaşıyoruz. değişkenden kastım farklı evler farklı iş yerleri farklı arabalar farklı partnerler gibi.

her şeyden çok çabuk sıkılırız asla hiçbir şeye sıkı sıkı bağımlı kalmayız çünkü her şey ilk seferden sonra bizler için heyecanını yitirmiş olur da ondan..

genelde uzun ilişkiler yaşamayız, farklı insanlarla kısa ilişkiler yaşayıp bu çalkantılı aşk hayatımızı hep dinamik tutmaya çalışırız. kim bilir belki de bir gün aradığımız o kişiyi buluruz ve çalkantılı aşk hayatımızı değil de yürütmekte olduğumuz halihazırdaki ilişkimizi dinamik tutmaya çalışırız. evet bizler hep doğru kişiyi ararız ve ne kadar doğru kişiyi bulduğumuzu düşünsek bile aslında o kişi doğru kişi değildir.
yalnız kaldığımız vakitler duygusal anlamda da tezatlıklarla karşı karşıya kalabiliyoruz mesela dünyanın en depresif insanıyken birden dünyanın en ama en mutlu insanı olabilirsiniz. eğer böyle bir şey yaşıyorsanız evinizin en yakınındaki sağlık kurumuna gitmenize hiç ama hiç gerek yok çünkü siz sadece "t"siniz.

bizler biraz iki yüzlü olabiliyoruz, özellikle yeni tanıştığımız insanlarla aramızda geçen ilk sohbetlerde biraz maskeli bir tavır takınıp gerçek "ben"i saklayabiliyoruz. bu özelliğimiz ise insanları test etmeyi seviyor oluşumuzdan geliyor. genelde insanları çaktırmadan somut ve soyut her türlü konuda test ediyoruz ve çoğu ilişkimizin başlamadan bitmesinin sebebi ise karşı tarafın bu testten geçememiş oluşu..

eğer entp-t birisiyle uzun süreli bir ilişki yaşıyorsanız çok şanslısınız.. partneriniz doğru insanı yani sizi bulmuş! sizlere çok ama çok büyük bir sevgi besliyor ve sizlere karşı sonsuz bir güvene sahip. lütfen onların güvenlerini boşa çıkarmayın..
devamını gör...

feminizm ideolojisini, fikrini istismar eden tipler yüzündendir.
twitter platformunda çokça kez karşılaşıyoruz bu tiplerle.

ek: mesela bu tanımı girerken bile birisinin bana ''kadın düşmanı'' lakabı takmasından korktum.
öyle de terörize ettiler sosyal medyayı, maalesef.
devamını gör...

önce güzelce bir gerinir ve tırnaklarımı herhangi bir nesneye geçirerek bilerim. akabinde catwalk yaparak su kabından biraz su içer, mama kabını hayali kumlarla gömmeye çalışırım.

sonrasında masanın üstüne atlar üzerinde olan herşeyi aşağıya atarım. içlerinde minik ve düşerken ses çıkartan bir obje varsa bütün evin içinde oradan oraya patimle ona vura vura dolaşırım. sonra gömdüğüm mama kabından biraz mama yerim ve oturup yarım saat boyunca her yerimi yalarım. saçma salak ve asla uyunamayacak yüksek bir yere çıkıp uyumaya çalışırım. yapamayınca da iner koltuğun kenarında uyurum.

uyandığımda tekrar başa sarar, bu sefer mama yemeden önce kuma tuvaletimi yaparım. sonrası yine aynı şekil devam.
devamını gör...

1899-1947 yılları arasında yaşamış döneminin en meşhur gangsteridir. gençken yüzüne aldığı üç bıçak darbesi nedeniyle kalan yara izinden dolayı lakabı scarface-yaralı yüz dür. bu yara yüzünden fotoğrafı çekilierken yaranın gözükmemesi için her zaman yüzünün ters tarafından fotoğra çekilmesine izin verirmiş.

ingilizcesi money laundring olan kara para aklama tabirini literatüre kazandıran kişi olarak bilinsede ondan önce de bu işi yapan başka mafya patronları vardır. capone işi abartmış, pis işlerden kazandığı paralar ile çamaşırhaneler açmış sürekli nakit paranın döndüğü bu iş ile kazancını aklamaya çalışmıştır. 1931’de vergi kaçakçılığından dava edilip, mahkum edildiğinde tutukluluğunun nedeni vergi kaçakçılığı ile beraber elde ettiği yasadışı gelirleri olmuştur. tutukluluğunun ana nedeni vergi kaçakçılığı gibi gözükse de arkasındaki ana neden para aklama suçudur. bir zamanların en meşhur gangsteri hayat boyu yakasını bırakmayan frengi hastalığı ve ona bağlı semptomlar nedeniyle 1947 yılında ölmüştür.

sinemada pek çok filmde karakteri canlandırılmıştır. bunlardan en meşhuru the untouchables (1987) olup al capone rolü robert de niro tarafından canlandırılmıştır.

kendisine atfedilen meşhur sözü:

çocukken her akşam yatmadan önce ve aklıma geldiği her an tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. bir gün tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. ertesi gün gittim, kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim.
devamını gör...

bir dede küfürü.

dedem arkadaşlarıyla keyifli keyifli sohbet ederken çatlayacağı kadar güldükten sonra kendine gelip "ulan deyyus osman, sen de az değilsin"derdi. deyyusu da öyle yazıldığı gibi telaffuz etmez"deyyöus"a yuvarlardı.

ben de hep komik insanların küçükken deyyus olduklarını sanırdım..
devamını gör...

insan olmanın getirdiği duygu durumlarından biri, büyük bir üzüntü ve ıstıraptır.

romantik bir ilişki veya bir arkadaşlık, bir aile üyesi, bir evcil hayvan veya bizim için çok önemli olan bir iş veya fırsat gibi sevdiğimiz veya çok istediğimiz birini veya bir şeyi kaybettiğimizde kalbimiz kırılır.

kalp kırıklığı, özellikle ani bir kayıp ise, büyük miktarda strese neden olabilir. bu stres, duygusal ve fiziksel olarak nasıl hissettiğimizi etkileyebilir ve iyileşmek haftalar, aylar ve hatta yıllar alabilir.

sevgiyi ve kalp kırıklığını nasıl ve neden yaşadığımız ve bunların vücudumuz üzerindeki etkisi hakkında keşfedilecek çok şey olsa da, bilimsel çalışmalar bize kalp kırıklığının neden bu kadar saçma hissettirdiğine dair bazı ipuçları ve eğer kendinizi gerçekten üzgün hissediyorsanız kullanabileceğimiz bazı stratejiler vermiş durumda.

canımız neden bu kadar yanıyor?

araştırmalar, beyninizin kalp kırıklığının duygusal acısını fiziksel acı ile aynı şekilde kaydettiğini gösteriyor, bu yüzden kalp kırığınızın gerçek fiziksel acıya neden olduğunu hissedebilirsiniz. kalp kırıklığını tanımlamak için kullandığımız dil - "kalbim parçalanmış gibi hissediyorum", "yürek burkuyor", "tokat yemişim gibi" - hepsi fiziksel acıyı duygusal acıyla ilişkilendirme şeklimizi gösteriyor.

kalp kırıklığı hormonları

hormonlar sadece kanı kaynayan gençler için değildir - vücudumuz her gün farklı amaçlar için uzun bir hormon listesi üretir, buna aşık olmak ve aşkın ölmesi de dahildir.

aşk, birisine ya da bir şeye gerçekten bağlandığımızda beynimizin salgıladığı hormonlar nedeniyle uyuşturucu gibi bağımlılık yapabilir. özellikle dopamin ve oksitosin, bizi iyi hissettiren ve davranışları tekrarlamak isteyen hormonlardır ve aşık olduğumuzda yüksek seviyelerde salınırlar.

daha sonra kalbimiz kırıldığında bu hormon seviyeleri düşer ve yerine stres hormonu kortizol gelir. vücudumuzun savaş ya da kaç tepkisini desteklemek için tasarlanmış olan kortizol, bir süre boyunca çok fazla olması halinde anksiyete, mide bulantısı, akne ve kilo alımına katkıda bulunabilir.

tıbbi açıdan kırık bir kalp

duygusal kalp kırıklığının gerçekten fiziksel olarak kalbinizi kırıp kıramayacağını hiç merak ettiniz mi?

takotsubo kardiyomiyopatisi, kalp kırıklığından veya daha doğrusu kalp kırıcı bir durumun stresinden kaynaklanabilen bir sendromun tıbbi adıdır.

pozitif veya negatif akut duygusal stres, kalbin sol ventrikülünün 'sersemlemesine' veya felç olmasına neden olarak güçlü göğüs, kol veya omuz ağrıları, nefes darlığı, baş dönmesi, bilinç kaybı, mide bulantısı ve kusma gibi kalp krizi benzeri semptomlara neden olabilir.

iyi haber: durum genellikle kalp krizi gibi kalıcı hasara neden olmaz ve genellikle kendi kendine düzelir. kötü haber: stresli ve acı verici olabilir, insanlar genellikle kalp krizi geçirdiklerini düşünürler.

kalp kırıklığı nasıl iyileşir

her insan ve her durum için farklı olsa da deneyebileceğiniz bazı bilimsel olarak sağlam kalp kırıklığı iyileştirme yöntemleri vardır.

genel stresle başa çıkmak için ipuçları, kalp kırıklığı zamanlarında size yardımcı olabilir ve devam eden, sağlıklı bir yaşam tarzı için sağlıklı alışkanlıklar oluşturabilir. kalbiniz kırıldığında, normal hayatınızdan çekilip zevk aldığınız şeyleri yapmayı bırakmanız kolay olabilir. ancak dışarı çıkmak, pozitif ve destekleyici insanlarla zaman geçirmek, iyi beslenmek ve egzersiz yapmak, ruh halinizi iyileştirmeye ve sizi üzüntüden uzaklaştırmaya yardımcı olabilir.

"zamanla iyileşirsin" şeklindeki eski sözün altında bazı gerçekler yattığını aklınızdan çıkarmayın. zamanla, stres hafifledikçe ve siz sakinleşmeye ve iyileşmeye başladıkça, vücut sistemlerinizin yavaş yavaş normale dönmesini beklemelisiniz.



kaynak
devamını gör...

parlamenter sistemden yanayım her zaman. ama öyleyken de sorunlar vardı. parlamenter sistemle birlikte yargı kurumlarının bağımsız olması gerektiği düşüncesindeyim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim