an itibarı ile kendisi de ünlüler kervanına adını kazımış bulunmakta.

günün ünlüsü yazarımız

(bkz: kocaman alkış)
devamını gör...

eskilere ait bir çocuk oyunudur. en az 3-4 kişiden bir grup oluşturulur ve kişi sayısına göre nesneler belirlenir. örneğin; kişi sayısına göre meyve isimleri belirlenir ve küçük kağıtlara her meyveden yine kişi sayısı kadar yazılır daha sonra kağıtlar katlanarak karıştırılır. kartları seçen oyuncular, ellerinde aynı meyve kağıtlarını biriktirmeye çalışırlar. aynı meyveyi biriktiren kişi orta alana elini koyarak “hımbıl” diye bağırır. sonra diğer oyuncular da biriktirdikleri aynı meyve kağıtlarına göre sırayla ellerini ortaya koyarlar. eli en üstte kalan hiç puan alamaz.

devamını gör...

kendini kurtarıcı, yardım sever ve adalet yaratıcı olarak gören kişilerdir. bulunduğu ortamlarda eşitsizliği ve adaletsizliği engellemeye çalışan kimseler eşitsizliği en aza indirgemeye çalışmaktadırlar.
devamını gör...

soran-sorgulayan, bilen, unutmayan bir nesil olduğu için sanırım bu kadar rahatsız ediyor sizi.
devamını gör...

şöööyle bir camdan dışarıyı izlemek . zira kapının önüne çıkayım deseniz en az 50 liranız uçup gidiyor .
devamını gör...

psikiyatrik problemleri/hastalıkları karizmatik bulan insanlar yüksek ihtimalle cahildir. ikinci ihtimal olarak da kendisi de sorunludur.

sizin için yakın akraba/arkadaş ya da vazgeçilmez bir pozisyonda değilse kaçın. hatta koşarak kaçın. benim kaçmışlığım var. böyle bir sorunu varsa problem, yoksa ve var diyorsa daha büyük problem çünkü.
devamını gör...

hazırladığı nefis kahvaltıyı bitiren uzaktan derse giden çocukların, yalanıp yutulmuş boş tabaklarını toplamak.
devamını gör...

pandemi sebebiyle üzerine konuşulmaya başlasa da yeterince bilinmeyen ve hakettiği değeri görmeyen bölümümdür. tıbbın mutfağı olarak da tanımlanabilir. birçok hastalığın mekanizmasının tanımlanmasını, moleküler düzeyde incelenmesini ve ilaç ya da alternatif tedavilerinin geliştirilmesini biyologlara borçluyuz halbuki.
devamını gör...

denis villeneuve imzalı 2013 yapımı psikolojik gerilim filmi. josé saramago'nun o homem duplicado* isimli kitabından uyarlama. ama tam bir uyarlama. sonları dahil kitapla film arasında birçok farklılık mevcut. sadece konsept oturuyor.
yönetmenin filmografisi ve kabiliyetlerini bilmesek pek ala hatalı bir senaryosu olduğunu iddia edebiliriz. defalarca kez izledim, "bellllkiii şöyle olabilir" gibi bir tahminin ötesine geçemedim. filmi izleyenler için;



anladığımdan değil, yazarak çalışmayı sevdiğimden belki anlarım umuduyla yazıyorum.

1- anthony gerçekten kaza yapıyor.
2- adam bell gerçekten var olan bir tarih öğretmeni.
3- annenin düzgün bir işin ve güzel bir dairen var konuşması. 3. sınıf oyunculuk hayallerini bir kenara bırakmalısın demesi.
4- annenin baştaki kötü apartman dairesi vurgusu.
5- anthony'nin yaşadığı apartmanın görevlisi.

şimdi çoklu kişilik bozukluğundan söz etmemiz mümkün değil. çünkü adam da var, anthony de kesin olarak. (apartman görevlisi, gelen posta ve üniversitenin websitesi) iki farklı hayat ve iki farklı insan var ama tıpatıp aynı görünüyorlar. ikiz olmaları da söz konusu değil; yara izlerine kadar aynılar. bu durumda elimizdeki verilerle net olarak hiçbir yere varamıyoruz. annenin konuşmalarını da baz alamıyoruz çünkü ne adıyla hitap ediyor anne ne de işi ile ilgili net bir şey söylüyor.

aklıma tek bir şey geliyor benim; iki kadın da (mary ve helen) adam ve anthony'nin yarattığı gerçekte var olmayan karakterler. bir şekilde bu iki birbirinden bağımsız hasta insan aynı noktada buluşup birbirlerine benzediklerini sanıyorlar. anthony helen ile değil başka bir kadınla evli, parmağında yüzük izi olan biri. adam bell ise gerçekten tarih öğretmeni olan ve güzel apartman dairesinde oturan kişi. bu durumda film şöyle oluyor;

adam tarih öğretmeni. güzel apartman dairesinde oturuyor ve filmde anne olarak gördüğümüz kadının oğlu. annesi hasta olduğunu biliyor, öbür daireyi de tutmuş hastalığından dolayı, önceden birkaç yerel filmde figüranlık yapmış hala oyunculuk hayalleri sürmekte olan biri.
anthony'nin nerede yaşadığını ve kimle evli olduğunu bilmiyoruz. görünüşü adam'dan tamamen farklı.

bu iki kişinin tek ortak yanı hayali birer dünyaları olması. bir şekilde hayat onları karşı karşıya getiriyor ve birbirlerine benzediklerini sanıp savaşmaya başlıyorlar. en nihayetinde anthony adam'ın sevgilisi ile romantik bir gece geçirdiğini sandığını buhranlı bir gecede trafik kazası yapıp ölüyor. çünkü aslında mary gerçek değil.
hayır böyle olmaz (dedim ya yazarak düşünüyorum) olmaz çünkü apartman görevlisinin tanıdığı kişi anthony. posta da anthony adına geliyor. cast ajansına gittiğinde de ona anthony olarak hitap ediliyor. bu durumda anthony güzel apartman dairesinde oturan oyuncu olmak zorunda.
şimdiye kadar yazdıklarımın tersini düşünsek? adam'ın evli olduğunu ve ölenin de adam olduğunu düşünsek? tarih öğretmeni adam. evli, güzel bir apartman dairesinde karısıyla yaşıyor. bir de öbür kötü daireyi tutmuş. annesi de ona laf çakıyor. hakikaten 3. sınıf oyunculuk hayalleri kuran biri olsa? bu durumda...
olmaz yüzük yine işleri karıştırıyor. o zaman hem anthony'de hem de adam'da yüzük izi olmalı. olmuyor olm.
hah ! ne komik. film mi çok kötü yapılmış, ben mi zaman geçtikçe gerizekalılaştım acaba? fight club, memento, matrix çözümlemeleri yaptığımız günler vardı... hey gidin...

şimdiye kadar kaldırıp "olmamış bu film yeaaa" diye bi' köşeye koyamamış olmam dediğim gibi tamamen saygıdan. bende bir sorun olmalı.
anlayan, tüm sorularıma cevap verebileceğini iddia eden beri gelsin, beni de bu dertten kurtarsın.
devamını gör...

2013 yılında yayınlanmaya başlayan, justin roiland ve dan harmon tarafından adult swim için yaratılan yetişkinlere yönelik animasyon dizisi.

yıldızlar ve boyutlar arası seyahat edebilen çılgın bilim adamı rick'in, sıradan bir liseli çocuk olan torunu morty ile yaşadıkları tuhaf ve geniş bir hayal gücünün eseri olan maceralarını konu alıyor.
devamını gör...

kafadandeniz gelene kadar dükkan sana emanet eltim*

yerlerimizde olacağız, merak etme.
iyi yayınlar.
devamını gör...

--! spoiler !--

film, walter benjamin'in "tarih meleği" kavramıyla ele alınabilir. tarih meleği'nin yüzü geçmişe dönüktür fakat ileriye doğru hareket etmektedir. geçmişin hatıraları, travmaları unutulmadıkça düzgün bir yolda ilerleyemez insan. hiroshima mon amour filminde de bu kavramı kadın karakterin hatıraları ile görmekteyiz. hiroshima’da tanışıp yakınlaştığı sevgilisinin yataktaki bir el hareketi, kadına unuttuğunu sandığı nevers’deki travmasını hatırlatır. ikinci dünya savaşı’nda fransa’yı işgal eden alman askerlerinden birine aşık olan kadın, bu yüzden toplumdan dışlanıp ailesi tarafından işkence görmüştür. filmin başında hiroshima’yı anlama üzerine konuşan iki karakterin bu iğrenç olayın müze simülasyonuyla veya otobüs turlarıyla anlaşılamayacağını savunur. mutlu birer evliliği ve sakin birer hayatı olan iki karakter geçmiş travmaları sayesinde birbirleriyle empati kurarak yakınlaşır. geçmişlerindeki bu travmalar, içinde bulundukları anı etkileyerek tıpkı resimdeki melek gibi ilerlemelerine ket vurur gözükmektedir. hayatlarına devam edebilmeleri için geçmişlerindeki travmaları kabullenip atlatmaları gerekmektedir. erkek karakter bu durumu kabullenmiş gözükmektedir. kadın karakter ise daha çekingendir. erkek sürekli nevers'i sorarak kadına yardımcı olmaya çalışmaktadır. bu zorlamaların sonunda ise döngü tamamlanır. erkek hiroshima'dır artık, kadın ise nevers.

--! spoiler !--
devamını gör...

senin yaptığın gider, benim anca hoşuma gider.
sen vurursun dikiş atarlar, ben vururum toprak atarlar.
devamını gör...

bugün okula gittim. in cin bile top oynamıyordu. o kadar boş bir alan. bir müdür, bir temizlikçi, bir öğretmen, bir öğrenci toplam nüfus. biz dersimizi işliyoruz çocuğumla, bire bir missss gibi özel ders modunda.* ders bitti. vedalaştık. ben de öğretmenler odasındayım, kitaplarımı yerleştiriyorum. öğrencim geldi.
"hocam ben gidemiyorum. biri tüm kapıları kilitlemiş. " dedi.
arayıp müdürü hocam biz okulda mahsur kalmışız, dedim.
"ayy ben sizi unutup yemeğe çıktım, kapıları da kilitledim, kusura bakmayın beş dakikaya gelirim." dedi.
önemli değil, insanlık hali dedim. çünkü nazik bir insanım. ama içimden değilim. içimde biraz daha çirkin biri var. o başka şeyler söyledi. *
devamını gör...

yonca b. adındaki kadındır. samsun'da gözaltına alınmıştır. yazacak çok şey varken kendini özetleyen bu mahlukata yorum yapmayı gereksiz bulmaktayım. sayıları azımsanmayacak kadar çok olan müptezellerden sadece biridir.
haber kaynağı

ek: bu ülkede şehit vermenin tüm ülkenin ortak üzüntüsü olduğu onurlu zamanların çocuklarıyız biz. o yüzden garipsememiz doğal. elbette hayat devam ediyor ama bu topraklarda bağımsız bir hayat sürmemizi sağlayan türk ordusu'nun elemini ve kederini en azından o akşamın hatırına birazcık da olsa hissetmek ne zaman ayıplanır oldu ?

ek 2: adam üç paragraf döşenip, ''şehitlerimiz var'' diyen adamın namuslu çıkışını ötekileştirmeye çalışıyor. bu şaklabanların çoğu askerliği banka şubelerinde yaptığı için, vatan gibi kavramların alınıp satılır bir emtia olduğu fikri zehirlenmesini yaşamakta.
devamını gör...

aleyna tilki'nin bu konu hakkında yazacağı makaleleri sabırsızlıkla bekliyorum. acaba süper starımızın dayanakları neymiş?
devamını gör...

batmaya çalışırken
ankara - 2021
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne konuştuğunu merak ettiğim kızdır. anlattığından en çok kendi heyecanlandığı muhakkaktır.
devamını gör...

tıp yoğunluklu içeriklere sahiptir.
çok ve dolu içeriklerle katkıda bulunmaktadır.
sözlüğün tıpçılarındandır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim