mantık sizi a noktasından b noktasına götürür hayal gücü ise her yere
(bkz: halay ise her yere)
devamını gör...
kaşınmak
dayak yemek istemektir. biri beni dövsün de rahatlayayım cümlesinin kısaltılmış halidir.
devamını gör...
müslümanların en büyük hataları
araştırmamak. inanıyorsun fakat neye inanıyorsun,ne için inanıyorsun,kime inanıyorsun.
(bkz: namazdaki hareketlerin anlamını bilmemek)
(bkz: duayı arapça ezberleyip türkçe'sini öğrenmemek)
(bkz: hadisleri sorgulamamak)
(bkz: hocaları okuyup ve dinleyip hata yapabileceklerini düşünmemek)
diye uzar gider.
(bkz: namazdaki hareketlerin anlamını bilmemek)
(bkz: duayı arapça ezberleyip türkçe'sini öğrenmemek)
(bkz: hadisleri sorgulamamak)
(bkz: hocaları okuyup ve dinleyip hata yapabileceklerini düşünmemek)
diye uzar gider.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
shakespeare'e göre her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş.
çekmeyin içinize oh deyin mis deyin.
çekmeyin içinize oh deyin mis deyin.
devamını gör...
stefan zweig alıntıları
beklemek üzerine;
insan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. insan bekler, bekler, bekler
şakakları zonklaya dek düşünür, düşünür, düşünür. hiçbir şey olmaz. insan yalnız kalır. yalnız, yalnız..
beklemek! beklemek! bir saniyede bir insan ölebilir, bir yazgı belli olabilir, bir dünya yıkılabilirdi,daha ne kadar bekleyecektim ?
beklemek, daha ne kadar güzel anlatılabilir? bir cümle insanın içine ne kadar işleyebilir?
insan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. insan bekler, bekler, bekler
şakakları zonklaya dek düşünür, düşünür, düşünür. hiçbir şey olmaz. insan yalnız kalır. yalnız, yalnız..
beklemek! beklemek! bir saniyede bir insan ölebilir, bir yazgı belli olabilir, bir dünya yıkılabilirdi,daha ne kadar bekleyecektim ?
beklemek, daha ne kadar güzel anlatılabilir? bir cümle insanın içine ne kadar işleyebilir?
devamını gör...
yalnızlık bir ilaç mıdır yoksa hastalığın ta kendisi midir sorunsalı
hiçbir madde zehir değildir, onu zehir yapan dozudur şeklinde bir söylem vardır. bu da ona benziyor. yalnızlıkta da önemli olan dengedir.
devamını gör...
oh my god
ülkemizde yok artık, yuh, vay anasını gibi şaşırma durumlarında söylenen sözün karşılığına gelen batılı ülkelerdeki şaşırma sözcüğü.
devamını gör...
ülkede ses çıkaranın terörist olması sorunsalı
pandemiyi de bahane ederek gittikçe ipleri eline alan iktidarın ürünüdür.
devamını gör...
lise öğrencilerinin istedikleri sınav notunu seçebilmeleri
girilen tanımlara ithafen:
online sınav hazırlamak zor değil. google drive’den dahi çok rahat denemeler hazırlayıp bu süreçte öğrencilere çözdürdüm. ancak kopyanın önünü pek alabileceğiniz bir uygulama değil. bir de internet sıkıntısı yaşayan öğrenciler var. sürekli düşüyor sistemden atıyor. zor bir süreçten geçiyoruz bol keseden eleştirmeden önce biraz realist olalım.
t. covid döneminde mecburiyetten alınan karar.
online sınav hazırlamak zor değil. google drive’den dahi çok rahat denemeler hazırlayıp bu süreçte öğrencilere çözdürdüm. ancak kopyanın önünü pek alabileceğiniz bir uygulama değil. bir de internet sıkıntısı yaşayan öğrenciler var. sürekli düşüyor sistemden atıyor. zor bir süreçten geçiyoruz bol keseden eleştirmeden önce biraz realist olalım.
t. covid döneminde mecburiyetten alınan karar.
devamını gör...
20 temmuz 2021 normal sözlük bayramlaşması
tüm islam aleminin kurban bayramı mübarek olsun.
sözlük yaralarımız içinde bayramı yaşayan herkese sevdikleriyle, mutlu, huzurlu, neşeli bir bayram diliyorum.
sözlük yaralarımız içinde bayramı yaşayan herkese sevdikleriyle, mutlu, huzurlu, neşeli bir bayram diliyorum.
devamını gör...
feminizmdeki inanılmaz mantık hatası
dönemin şartları gereği erkek avlanırken kadın mağarayla, çocuklarla uğraşan bir cinsti. bunların temel nedenlerinden bazıları; kas gücü, farklı yetiler, doğuran cins ya da içsel dürtüler gibi şeylere bağlanabilir. zannediyorum ki sahiplenme dürtüsünü keşfeden ilk insan da, cinsel ilişkiye girdiği eşinden doğan çocuğu kendisine benzetmesiyle birlikte keşfetti. haliyle eşini de sahiplenip onlara karşı bir sorumluluk hissetti. fakat o zamanlarda kimsenin aklına zannetmiyorum ki kadın-erkek eşit olmalıdır, faruk bugün ben avlanacağım sen mağaraya göz kulak ol demek gelmemiştir. çünkü ihtiyaç olarak görülmemiştir bu. herhangi bir iyi niyet ya da kötü niyet arandığını da sanmıyorum.
fakat insan gelişimi bu zamandaki formuna, mevcut forma evrildikçe, akıl kapasitesi ya da algısı değiştikçe şartlar da değişmiştir. kolektif ve bireysel örgütlenmeler, ideolojiler ya da fikir ayrılıkları da döneme göre değişiklikler göstermiştir. feminizm, kadın-erkek eşitliği, sınıf eşitliği ya da sadece eşitlik -adına ne derseniz deyin- bu şekilde türetilmiş ve geliştirilmiştir.
fakat kolektif bilincin feministleri akıl almaz yerlere sürüklediği göz ardı edilemez bir gerçektir. kendini feminist olarak tanımlayanların bireysel olarak kendilerine sorması gereken ''ben neyi savunuyordum ve kolektif bir beyin olarak neyi savunuyoruz?'' olmalıdır. aradaki farkın anlaşılması son derece önemlidir.
kapitalist bir düzene geçilmesiyle birlikte, kadınların da üretime katılmaları mümkün oldu. fakat bu aile temellerinin sarsıldığı ya da yıkıldığı anlamına gelmemelidir. kapitalizm kadınların özgürleşmesi ya da kurtuluşuyla ilgilenmez çünkü. sadece ekonomik olarak bağımsız olmalarını sağlayabilir. en temel eşitsizlik olarak görülen sınıf eşitsizliğinin ortadan kalkması gerekir ki sınıf eşitsizliğini ortadan kaldırmak da kapitalist bir düzen içerisinde ne kadar mümkün bunu bir düşünmek gerekir. en azından sosyalist feminizmin görüşü bu sınıf kavramını ortadan kaldırınca eşitsizliğin çözülebileceği yönündedir.
aç ile tokun, mülk sahibi ile mülksüzün, siyah ile beyazın ya da burjuva ile işçinin arasındaki eşitsizlik ortadan kalkmadığı sürece, hem kadınların erkeklerle hem de tüm kadınların birbirleriyle eşitliğinden bahsetmek pek mümkün olacakmış gibi görünmüyor. çelişki de zaten tam olarak bu.
fakat insan gelişimi bu zamandaki formuna, mevcut forma evrildikçe, akıl kapasitesi ya da algısı değiştikçe şartlar da değişmiştir. kolektif ve bireysel örgütlenmeler, ideolojiler ya da fikir ayrılıkları da döneme göre değişiklikler göstermiştir. feminizm, kadın-erkek eşitliği, sınıf eşitliği ya da sadece eşitlik -adına ne derseniz deyin- bu şekilde türetilmiş ve geliştirilmiştir.
fakat kolektif bilincin feministleri akıl almaz yerlere sürüklediği göz ardı edilemez bir gerçektir. kendini feminist olarak tanımlayanların bireysel olarak kendilerine sorması gereken ''ben neyi savunuyordum ve kolektif bir beyin olarak neyi savunuyoruz?'' olmalıdır. aradaki farkın anlaşılması son derece önemlidir.
kapitalist bir düzene geçilmesiyle birlikte, kadınların da üretime katılmaları mümkün oldu. fakat bu aile temellerinin sarsıldığı ya da yıkıldığı anlamına gelmemelidir. kapitalizm kadınların özgürleşmesi ya da kurtuluşuyla ilgilenmez çünkü. sadece ekonomik olarak bağımsız olmalarını sağlayabilir. en temel eşitsizlik olarak görülen sınıf eşitsizliğinin ortadan kalkması gerekir ki sınıf eşitsizliğini ortadan kaldırmak da kapitalist bir düzen içerisinde ne kadar mümkün bunu bir düşünmek gerekir. en azından sosyalist feminizmin görüşü bu sınıf kavramını ortadan kaldırınca eşitsizliğin çözülebileceği yönündedir.
aç ile tokun, mülk sahibi ile mülksüzün, siyah ile beyazın ya da burjuva ile işçinin arasındaki eşitsizlik ortadan kalkmadığı sürece, hem kadınların erkeklerle hem de tüm kadınların birbirleriyle eşitliğinden bahsetmek pek mümkün olacakmış gibi görünmüyor. çelişki de zaten tam olarak bu.
devamını gör...
rusya ukrayna savaşı
savaş olmasın ya. darbe girişimi gecesi bile o seslerin etkisinden, karışıklık olacağı korkusundan ne kadar etkilenmiştim. savaş ortamını düşünemiyorum bile. umarım öyle bir şey olmaz.
devamını gör...
normal sözlük hikaye özelliği
devamını gör...
insanı yoran şeyler
belirsizlik
gelecek kaygısı
gelecek kaygısı
devamını gör...
recep tayyip erdoğan'ın gittiği gün yapılacaklar
berat’ın görevi bırakmasıyla başa gelen boş koltuk doları 40 kuruş indirmiştir. başlıktaki mucizevi olayın meydana gelmesi ise memleketi en az 20 yıl öteye taşıyacaktır. adalet, üzerindeki korkuyu atar, ekonomi baskıdan kurtulur, basın kısmen özgürleşir, vatandaş konuşmaya başlar, akademi yeniden bilim yapmaya başlar, camiler propaganda yuvası olmaktan çıkar, dış mihrakların aslında en baştaki mihrak olduğu anlaşılır, batıyla ilişkiler normalleşir, atatürk ve idealleri yine ışık saçar, peşkeş çekilen hayati müesseseler yeniden yurttaşın malı olur, şehir hastaneleri yeniden kamuya aktarılır, casino prensibinde inşa edilen köprüler daha düşük ücretlere konu olur.. normalleşir, yeniden alevi, sağcı, solcu, hristiyan, muhafazakar komşularımıza sarılır düşman olmadığını anımsarız. 18 yıldır süren yıkım süreci sonrası yaratıcı dönem başlar. !! geçersiz url !! kısacası aydınlık, güneşli günler görürüz çocuklar, motorları maviliklere süreriz.
devamını gör...
sevdiğin kadar sevilmemek
hiç kimse birbirini eşit derecede sevemez. her zaman bir taraf daha çok seven, değer veren taraf olacaktır. önemli olan sevildiğini hissetmektir..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
gözlerin zamansız bir yağmur gibi
süzülegelir damlalar usulca...
bitap bir sonbahar akşamı gibi
kırık dökük hikayeler..
ve gözlerin baharın en güzel renkleri kimine hayal, kimine sevinçli bakışlar
gözlerin...
en masum, çocuksu bir sevinç
şairin yüreğine serpilmiş duygu mahzeni
kaleme sarılmış en derin duygular
gözlerin...
belki en yalan belki de en gerçek
en derin duygular yüreğe emanet
gözlerin bir hayal gibi...
usulca bir haykırış
bir dokunuş..
bir hoşça kal..
süzülegelir damlalar usulca...
bitap bir sonbahar akşamı gibi
kırık dökük hikayeler..
ve gözlerin baharın en güzel renkleri kimine hayal, kimine sevinçli bakışlar
gözlerin...
en masum, çocuksu bir sevinç
şairin yüreğine serpilmiş duygu mahzeni
kaleme sarılmış en derin duygular
gözlerin...
belki en yalan belki de en gerçek
en derin duygular yüreğe emanet
gözlerin bir hayal gibi...
usulca bir haykırış
bir dokunuş..
bir hoşça kal..
devamını gör...
2021 yılına bir mesaj bırak
"ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum."
şarkı söylemek istiyorum."
devamını gör...

