kendi içinde cevabını bulamadığın saçma sorular
insanlar değiştiremeyeceği olaylar üzerinde neden çok düşünür.
devamını gör...
devrin skywalker
doğum gününnn kutlu olsunn devrinn.* senin doğum gününü unutmak çok zor zaten.* nice mutlu yıllara.*
devamını gör...
cumhurbaşkanı erdoğan'ın halktan helallik istemesi
silivri soğuk, içimden cevap veriyorum.
devamını gör...
maske takmanın olumlu yönleri
çirkinliğimi örtmesi. gözlerimi ön plana çıkartması. bir nebze olsun iğrendiğim tipleri görmüyorum.
devamını gör...
pelikan
silerken yazıyı silmediği gibi yeşile boyayan ve defterin anasını ağlatan silginin markası.
devamını gör...
sevdiğin kızın ben seni arkadaş olarak görüyorum demesi
boynuna atlayıp " ben birinden hoşlanıyorum " demesinden daha az acıtır.
devamını gör...
geceye bir klasik müzik eseri bırak
en sevdiklerimden bazıları;
chopin-spring waltz
mozart-requiem
mozart-greensleeves
schubert-ave maria
schubert-serenade
chopin-spring waltz
mozart-requiem
mozart-greensleeves
schubert-ave maria
schubert-serenade
devamını gör...
kedi
an itibariyle ayağımın dibinde yatan, anavatanı asya kıtası olan former yırtıcı, tüylü hayvan.
devamını gör...
sanat para için midir sanat için mi sorunsalı
sanatın var olabilmesi için yaratıcılığın önünün kesilmemesi gereklidir.
sanat halk içindir dendiği zaman bu sanatın halkın anlayacağı seviyede icra edilmesi anlamına gelir.
bu da yaratıcılığın önüne engel koymaktır aslında. çünkü iş bu noktaya geldiğinde, sanat belirli algı sınırları içine hapsedilmiş olur.
halbuki sanat bazen sanatçının bile algısının dışında bir yapıya sahiptir. bir dışa vurum olduğundan, ifade ettiği duyguların anlaşılması için yüzyıllar süren bir tecrübenin, birikerek aktarılması gerekebilir.
günümüzde ise sanat halk için midir yoksa sanat için midir, sorunsalı anlamını yitirmiştir. bunun nedeni ise günümüz dünyasında anlamların yeniden tanımlanmasıdır.
post-modernist tüketim döneminde tartışılması gereken soru ise artık, "sanat para için midir, yok sanat için mi"
makiniste göre, sanat her zaman sanat için olacaktır.
sanat halk içindir dendiği zaman bu sanatın halkın anlayacağı seviyede icra edilmesi anlamına gelir.
bu da yaratıcılığın önüne engel koymaktır aslında. çünkü iş bu noktaya geldiğinde, sanat belirli algı sınırları içine hapsedilmiş olur.
halbuki sanat bazen sanatçının bile algısının dışında bir yapıya sahiptir. bir dışa vurum olduğundan, ifade ettiği duyguların anlaşılması için yüzyıllar süren bir tecrübenin, birikerek aktarılması gerekebilir.
günümüzde ise sanat halk için midir yoksa sanat için midir, sorunsalı anlamını yitirmiştir. bunun nedeni ise günümüz dünyasında anlamların yeniden tanımlanmasıdır.
post-modernist tüketim döneminde tartışılması gereken soru ise artık, "sanat para için midir, yok sanat için mi"
makiniste göre, sanat her zaman sanat için olacaktır.
devamını gör...
hayattan çıkarılmış en önemli ders
kimisi kısacık hayata koca bir ömür sığdırırken, kimisi koca ömre tek bir hayat dahi sığdıramaz.
kimisi fildişi kulenin tepesini hedefler ve durmadan tırmanmaya devam eder, kimisi elindekiler ile yetinir sadece şükreder.
kimisi üretir, cana can katar. kimisi sadece tüketir tüketecek hiç bir şey kalmayıncaya kadar.
yolda yürürken temas edecek kadar yakın olduğumuz insanlar, bambaşka dünyalara ait bambaşka hayatlar yaşarlar.
kiminin korkuları, bir diğerinin arzuları haline gelmiştir.
ve hepimiz yaşarız hayatı bir şekilde, belki şevk, belki inat ile.
ve öğreniriz yaşadıklarımızdan. her kazançta ve en büyük kayıpta bile.
bir ders çıkarırız, nasıl yaşanması gerektiğine dair.
kimisi kendine saklar öğrendiklerini, kimisi ise miras bırakır geleceğe.
yazılanların makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacağı başlıktır. cumartesi günler saat 23:45 de, sözlük radyosunda.
kimisi fildişi kulenin tepesini hedefler ve durmadan tırmanmaya devam eder, kimisi elindekiler ile yetinir sadece şükreder.
kimisi üretir, cana can katar. kimisi sadece tüketir tüketecek hiç bir şey kalmayıncaya kadar.
yolda yürürken temas edecek kadar yakın olduğumuz insanlar, bambaşka dünyalara ait bambaşka hayatlar yaşarlar.
kiminin korkuları, bir diğerinin arzuları haline gelmiştir.
ve hepimiz yaşarız hayatı bir şekilde, belki şevk, belki inat ile.
ve öğreniriz yaşadıklarımızdan. her kazançta ve en büyük kayıpta bile.
bir ders çıkarırız, nasıl yaşanması gerektiğine dair.
kimisi kendine saklar öğrendiklerini, kimisi ise miras bırakır geleceğe.
yazılanların makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacağı başlıktır. cumartesi günler saat 23:45 de, sözlük radyosunda.
devamını gör...
islam'ı bilmeyen yazarların islam'ı kötüleyici başlıklar açması
dini bilmeyen birisi varsa o da kendisine müslümanım diyenlerdir efendim. 1 kere kuran okumamışlardır, 1 kere yaratıcı üzerine düşünmemişlerdir, bir kere farklı bir yol mümkün mü dememişlerdir ama herkese alim gibi ahkam kesmesini de bilmişlerdir.
biraz da öteki dinlere vursanıza diyen arkadaşlar var. günde 5 vakit 140 db çan sesi dinleseydik sanırsam haçlılara da her fırsatta sallardık ama maalesef biz arap dininin propagandasına maruz kalıyoruz. merak etmeyin islam hikayeleri ne kadar gerçekdışıysa diğer holding dinleri de o kadar gerçekdışı. bunu da bilmiyor olabilirsin ama peygamber olduğunu iddia eden şahıslara o vahiyler gökten falan gelmedi; zaten binlerce yıldır yeryüzünde olan bilgilerdi o söyledikleri.
her gün allah büyüktür diye bağrılsın ama allah yok dinler yalan demesin kimse, oh ne ala. bu kadar bencil olmayın. sizin ne kadar tebliğe hakkınız varsa, diğer görüşlerin, inançların da o kadar tebliğ hakkı var. siz kutsalsınız da diğerleri kafir öyle mi? bırakın bu ilkel çağların düsturunu.
dinlerin çağdışı kalmış, saçma ve hezeyanlı masallardan ibaret olduğunu söylemek ne kadar hakkımsa, sizin vicdan özgürlüğünüze saygı duymak da o kadar görevim. ama siz hem her şeyi ilk çağa bile girmemiş bir kabile reisinin hezeyanlı fikirleriyle dizayn etmek istiyorsunuz, hem de bu saçmalıklara neden itaat etmiyorlar diye ağlıyorsunuz.
açın bir kere kuranı okuyun. islamın vicdanınızda ısıttığınız, hayallerinizde sarmaladığınız gibi bir şey olmadığını siz de göreceksiniz.
biraz da öteki dinlere vursanıza diyen arkadaşlar var. günde 5 vakit 140 db çan sesi dinleseydik sanırsam haçlılara da her fırsatta sallardık ama maalesef biz arap dininin propagandasına maruz kalıyoruz. merak etmeyin islam hikayeleri ne kadar gerçekdışıysa diğer holding dinleri de o kadar gerçekdışı. bunu da bilmiyor olabilirsin ama peygamber olduğunu iddia eden şahıslara o vahiyler gökten falan gelmedi; zaten binlerce yıldır yeryüzünde olan bilgilerdi o söyledikleri.
her gün allah büyüktür diye bağrılsın ama allah yok dinler yalan demesin kimse, oh ne ala. bu kadar bencil olmayın. sizin ne kadar tebliğe hakkınız varsa, diğer görüşlerin, inançların da o kadar tebliğ hakkı var. siz kutsalsınız da diğerleri kafir öyle mi? bırakın bu ilkel çağların düsturunu.
dinlerin çağdışı kalmış, saçma ve hezeyanlı masallardan ibaret olduğunu söylemek ne kadar hakkımsa, sizin vicdan özgürlüğünüze saygı duymak da o kadar görevim. ama siz hem her şeyi ilk çağa bile girmemiş bir kabile reisinin hezeyanlı fikirleriyle dizayn etmek istiyorsunuz, hem de bu saçmalıklara neden itaat etmiyorlar diye ağlıyorsunuz.
açın bir kere kuranı okuyun. islamın vicdanınızda ısıttığınız, hayallerinizde sarmaladığınız gibi bir şey olmadığını siz de göreceksiniz.
devamını gör...
istanbul'u dinliyorum
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
önce hafiften bir rüzgâr esiyor,
yavaş yavaş sallanıyor,
yapraklar ağaçlarda.
uzaklarda, çok uzaklarda,
sucuların hiç durmayan çıngırakları,
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı...
orhan veli'nin güzide şiiri'nin mısralarından..
önce hafiften bir rüzgâr esiyor,
yavaş yavaş sallanıyor,
yapraklar ağaçlarda.
uzaklarda, çok uzaklarda,
sucuların hiç durmayan çıngırakları,
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı...
orhan veli'nin güzide şiiri'nin mısralarından..
devamını gör...
birini kaybetmekten korkmak
kendime saygım var davranışlarına güzel bir örnektir.
o kırılmasın, bu incinmesin derken manyak olucağına kendin olmaya devam edip sevdiğin ve seni seven insanlarla yola devam etmek daha güzel elbet.
o kırılmasın, bu incinmesin derken manyak olucağına kendin olmaya devam edip sevdiğin ve seni seven insanlarla yola devam etmek daha güzel elbet.
devamını gör...
sevgili edinme konusunda hiçbir şey yapmayan insan
halim yok gerçekten, sevenim de yok bence. olsa söylerdi. hadi sevenim var diyelim, bana adım atsa bende giderim belki ama şimdi tekrardan kendimi anlatacak gücüm yok....
devamını gör...
ramazan davulcusu
adet madet ama ne bileyim, beni uykuda iken uyandırmayı başaramayan, uyanıkken asabımı bozan, mahallenin işsiz gençlerine istihdam sağlayan iş.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
“insan mutlu olmak ister; bu yüzden berbat haldedir.”
freud.
freud.
devamını gör...
çok emek verilmiş tanımların tutmaması sorunsalı
zaman zaman çeşitli sözlüklerde ve minnoş sözlüğümüz kafa'da başıma gelen durumdur.
hani böyle görünce dur şuna harika bir tanım gireyim diyip 1 saat tanım yazıp sonra tek bir + bile almadan, tek bir dönüş dahi olmadan tanımın öylece kalakalması insanı üzüyor be sözlük .
mesela bakınız #768470 şu tanımı yazarken kalktım arapça sözlerin leksikolojik incelemelerini not aldığım defterlerimi buldum. sürekli, latin ve arap alfabesi kullanmak için klavye değiştirdim. farklı osmanlıca türkçe sözlüklere baktım. hem kamus-i türki'den hem de ferit devellioğlu'ndan teyit ettim.
baya baya uğraştım. sonra tek bir kişinin bile dikkatini çekmedi tanım.
ya da #768229 tanımında tek tek yönetmenleriyle birlikte çiçek gibi film listesi yaptım. yok asla tutmadı.
bu arada tabii ki 'tutması' için tanım girmiyorum, ama insan bir tanıma çok uğraşınca görülsün istiyor kimsecikler de görmeyince üzülüyor. en azından ben üzülüyorum.
öyle işte sözlük bu sabah da içimi döktüm şimdi işime gücüme dönebilirim.
edit: #875287 şunu da şuraya bırakayım sevgili sözlük şaka değil, 2 saatten fazla sürdü yazması.*
hani böyle görünce dur şuna harika bir tanım gireyim diyip 1 saat tanım yazıp sonra tek bir + bile almadan, tek bir dönüş dahi olmadan tanımın öylece kalakalması insanı üzüyor be sözlük .
mesela bakınız #768470 şu tanımı yazarken kalktım arapça sözlerin leksikolojik incelemelerini not aldığım defterlerimi buldum. sürekli, latin ve arap alfabesi kullanmak için klavye değiştirdim. farklı osmanlıca türkçe sözlüklere baktım. hem kamus-i türki'den hem de ferit devellioğlu'ndan teyit ettim.
baya baya uğraştım. sonra tek bir kişinin bile dikkatini çekmedi tanım.
ya da #768229 tanımında tek tek yönetmenleriyle birlikte çiçek gibi film listesi yaptım. yok asla tutmadı.
bu arada tabii ki 'tutması' için tanım girmiyorum, ama insan bir tanıma çok uğraşınca görülsün istiyor kimsecikler de görmeyince üzülüyor. en azından ben üzülüyorum.
öyle işte sözlük bu sabah da içimi döktüm şimdi işime gücüme dönebilirim.
edit: #875287 şunu da şuraya bırakayım sevgili sözlük şaka değil, 2 saatten fazla sürdü yazması.*
devamını gör...


