bahis yapmayı seven biriyim. o yüzden konuyla ilgili birkaç kelam edeyim dedim. evvela bahis için yatırdığım parayı unuturum. benim için yok hükmündedir. keyfim için harcadığım bir paradır ve bu paranın dönüşü olacağı beklentisine girmem. yıllardır bu oyun içerisinde kendime göre yarattığım alışkanlıklarım var. bunları bozmadığım müddetçe de ağzımın tadı bozulmuyor. misal ben genelde tek farklı bitecek maçlar ve beraberlik kokan maçları bulmaya çalışırım. onların haricinde kendimi dağıtmam. sistem kuponu yaparım ve misli kupon yapma işine skor bahsi hariç hiç bulaşmam. türkiye ligine ve çoğu tanınan lige bahis yapmam. misal kafama silah dayasanız üç büyüklerin maçlarına bana bahis oynatamazsınız. yüzde bir milyon emin de olsanız, beni filistin askısında da sallandırsanız o bahsi bana yaptıramazsınız. zira kendinizden bir kere ödün verirseniz bu oyun sizi bitirir. avrupa'daki tanınmış büyük takımların maçlarına da hiç bulaşmam.

dedim ya kendime göre alışkanlıklarım var. oynamayı sevdiğim bahis türü anlamında kendimce belirlediğim ligler var. bilinenin aksine bu iş için brezilya seri-a ve özellikle seri-b biçilmiş kaftandır. yani maçlar öyle çok gollü geçmez. farklı skorlar da çıkar ama az çıkar. istikrar abidesi takımlar vardır. 2-1'e 1-0'a abone olan, onlardan asla vazgeçmem. mesela geçen sene coritiba'nın çok ekmeğini yedim. tabi netice de sokağa attığınız para gibi baksanız da ortaya bir para koyuyorsunuz. o yüzden ders çalışır gibi çalışırım bu merete. hakkını veririm yani. mükellef bir oran yakalamışsam da tuttuğu gün çekerim. bırakmam hesapta. bahis yapılacak kadar tutar kafidir. o yüzden gerisini hesapta bulundurmanın lüzumu yoktur. şeytan meytan dürter maazallah! oh ihaleyi yine bıraktık şeytana. garibim zaten her şeyden sorumlu.

neyse efendim bahis bile emek işidir, çalışma işidir ve bazıları şaşıracaktır ama disiplin işidir. yoksa 2250 yıldızlı otellerde tatil yapma hayali kurarken, kendinizi simit satarken bulabilirsiniz. bu iş keyif işidir bunu akıldan çıkarmamak lazım. sınırınızı bilmiyorsanız ve hırs yapıyorsanız hiç bulaşmamanız gerekir. yok efendim x kişiden borç almıştım, elime para geçti, şu maça basayım paramı katlayayım falan moduna girerseniz yıkım yakındır. kendinizi tefeciye bulaşmış sayabilirsiniz zira böyle çok örnek gördüm. kaybettikçe bulup, buluşturup zararınızı gidermeye kalktığınız an kendi ipinizi çekmişsiniz demektir.

hülasa; bahis yapmayı seviyorum. kuponlarım tutunca bundan da büyük keyif alıyorum. ama asla kendi çizgimin dışına çıkmıyorum. çünkü gördüğüm örnekler beynime o kırmızı çizginin geçilmemesi gerektiğini çivi gibi çaktı. o yüzden bu işin müptelası olacaksanız da kontrollü müptela olun, huzurunuzun ve yaşam dinamiklerinizin altına dinamit koymayın.

neyse bugün güzel maçlar var gidip biraz kupon çalışması yapayım *

tanım: dünyadaki bahis oranlarına kıyasla daha düşük oranlara sahip olan, azı karar çoğu zarar keyifli bir oyun türü.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

@hialiens ukdesidir.

hindistan'da yetişen hinna adındaki bitkiyle hazırlanan kına çeşididir. normal kınaya göre vücutta daha uzun süre kalır. kalıcılığı uzun olduğu için geçici dövme gibi kullananlar olsa da genellikle kına gecelerinde gelin ve davetlilerin ellerini süslemek için kullanılır.
devamını gör...

patileri sağlı sollu sarkıtan mırıl mırıl uyuyan kedidir. keşke kedi olsaydım diye düşündürür.
devamını gör...

ülkücü hareket engellenmiş
devamını gör...

çok heyecanlıyıım sözlükçüm. en sevdiğim gruplardan biri olan yüzyüzeyken konuşuruz 23 saat önce şöyle bir şarkı yapmış*. dinler dinlemez sizlerle de paylaşmak istedim. **

sözleri:
seni bir kere görsem belki rahatlar içim
yıllar oldu görmedim, belki de biraz özledim
nasıl bir sevdaysa ancak kalbimi dağladım
seni kaybedip ağladım
üstümden sanki trenler geçti, yine el salladım

belki sen varsın diye
belki duyarsın diye
beni anlarsın, soru sormazsın
ah, yetmedi mi be

bir yere varacak hâlim yok saatim geç oldu
buradan kaçabilenler gitmiş, çok göç oldu
nereye gizlenmiş bilmem bu işin anahtarı
çoğumuzun berbat hayatları
birden durdum bak içimden geldi, nasıl da afalladım

çünkü sen varsın diye
orada duyarsın diye
beni anlarsın, soru sormazsın
ah, yetmedi mi be

gel saklanacak bir yer bulalım
ikimiz bir, sen benim sırdaşım ol
bak ne kaldı inadından
seni soludum dumanımdan
sen benim yanlışım ol

belki sen varsın diye
belki duyarsın diye
beni anlarsın, soru sormazsın
ah, yetmedi mi be
devamını gör...

bu başlıkları açan insanlar "bunlar hep amerikanın oyunları" diyerek tüm sırrı sadece kendisi çözmüş gibi davranan her olayı buna bağlayan, sürekli komplo teorisi kuran ruh hastası dayılarla aynı kişiler mi diye merak ediyorum doğrusu. aynen tek zeki sensin zaten, biz bugüne kadar çözemedik bu sırrı. teşekkür ederiz bu üstün zekanla bizleri de aydınlattığın için. lütfen bidaha kullanma.
devamını gör...

deneysel rock ürünleriyle müzik dünyasına yeni tatlar kazandırmış amerikalı müzisyen.
devamını gör...

yerinde kullanılırsa cümleleri tamamlama özelliği olan şey.
devamını gör...

sonuna kadar haklı olan yazardır. karşıdaki kişiye sadece mal demiştir bunun hukuk önündeki cezası bellidir. malum kişi ise yatakta görüşürüz demiştir bu resmen taciz'e girer ve kanunlarımızda cezası açıktır.
devamını gör...

merhabalar yazar arkadaşlarım.
bu şarkıyı aslında kendi açtığım fakat pek de ilgi görmeyen (bkz: yaza bir şarkı bırak) başlığına yazacaktım ama klibi izleyince fikrimi değiştirip direkt şarkıya başlık açmak istedim.

efendim kendisi yaza çok yakışır, kıpır kıpır bir melek mosso şarkısıdır.
söz-müzik kutup ata tuncer'e aranje ise ersay üner'e aittir.

dinlemek isteyenler buyursunlar: hayatım kaymış, hangi yönde olduğu bilinmez...

ama klibi de izlemenizi tavsiye ederim çünkü şarkıdan ziyade aslında burada klip ile ilgili bir kaç kelam edeceğim ben.

şöyle ki;
sevgiliyi yitirmiş, yitirdiği için kendini valizine attığı birkaç parça eşya ile yollara, tarlalara, ormana vurmuş ama bu kadar olumsuzluğa rağmen umudunu asla ve kat'a yitirmediğini vücut dilinden ve omuz hareketlerinden anladığımız, ülkemiz için çok da güvenilir olmayan otostop yöntemi ile kah karavanda, kah üstü açık güzel arabalarda sürekli sevgilisinden uzaklaşan ama bir yandan da "gel gör beni, bak ne hallere düştüm senin yüzünden" diyerek aynı sevgilinin gelmesini bekleyen, tam "tamam ya, gelmez artık bu zalım" diye hayata küseceği sırada "madem bu kadar üzgünüm, neden iki dans figürü yapıp neşemi yerine getirmiyorum ki ben?" diyerek yollarda deli deli danslar yapmak suretiyle umut tazeleyen, lavanta tarlalarına ellerini sürerek enerji depolayan sevgili melek mosso bize de, o sevgilinin yokluğundan delirmiş olsak da umutlarımızı yitirmememiz gerektiğini, hiçbir şey olmazsa bile bu beklenti ile ülkenin her karışını adım adım gezelim, görelim tadında gezebileceğimizi göstermiştir.
neden biz de bir saman balyası üzerinde hayatın ve insanların acımasızlığından dem vurmayalım kendi kendimize değil mi efenim?

belki buradaki mesaj şudur;
sevgili gelmese de olur, sen neşeni kaybetme,
belli mi olur o yolda belki yenisi bulunur...


ne demişler; umut olmadan, umulmayanı bulamayız *
devamını gör...

çok cici resimler yapıyormuş, çok yetenekli bir fizikçiymiş, bura kesmemiş onu, ınstagrama açılmış öyle diyor onun hakkında kuşlar.
devamını gör...

hayatımıza maalesef giren maskenin faydaları da vardır. mesela benim için yolda kendi kendime konuşurken kimsenin farketmemesidir. böylece deli olduğumu saklayabiliyorum. *
devamını gör...

aniden gelen fazla yürüme isteği.

zaman zaman oluyor bana, iki sokak uzatıyorum.
devamını gör...

bir sitcom aşığı olarak söylemek istediklerim:
community
that 70's show
grace and frankie
the good place
devamını gör...

ramazan’ı karısı mı dövdü, yoksa ramazan mı karısını?
bir ikindi programında sunucunun sorguladığı tuhaflıklardan en burada zikredilebilir olanı.
iki kelimeyi bir araya getiremeyen kendine bir yer edinememiş olduğunu düşündüğüm meslekçik sahipleri de onay ya da sorular/ sorgularla oturdukları koltuktan programı renklendirmektedir(!).
ekranlar ne zaman kirlenmeye başladı bilmiyorum tam olarak.ama artık sosyal yaşamın çığrından çıktığı kesin.çarpık ilişkilerin yumak yumak çözüldüğü, yalancı evliliklerin, birbirine çok yabancı ( en önemlisi kendine yabancı) insanların boy gösterdiği, çirkinliğin diz boyunu geçtiği bir yer oldu tv.
bu arkası yarınlar, normal olmayanı normal gibi göstermeyi alışkanlık edindiler. öyle ki,iftira, taciz,tecavüz ve cinayetler nedense adaletin değil de tv showların konusu olmaya başladı.ne zaman alıştık bunlara gerçekten?

yıllar önce bebeğimi beklerken evdeydim, çalışmıyordum o sırada.tv programlarını takip edebiliyordum.
çok sevdiğim bir programın konukları hemşire, doktor, avukat gibi meslek sahipleriydi.bilgilerindirici harika bir programdı,çok şey kattı bana,bebeğimi büyütürken çok yararlandım.

börek çörek tarifi veren ‘ablacım’ lı konuşmalı, ya da her şeyi biliyormuşçasına, eğitimine, kim olduğuna bakmadan sabah programlarında karşımıza çıkanlar,akıl vermeye çalışanlar,eleştirel bakış açısından yoksun kimseler, orada oluşu başarısıyla değil yalakalığıyla ölçülenlere neden maruz kalıyoruz?

insan eğitilebilir bir varlıktır, istediğiniz malzemeyi verir istediğiniz şekli aldırırsınız.
topluma şekil vermek medyanın işi artık, ya da onların ardındakilere mi demeliyim?
devamını gör...

düzeltme / silme, kontrol etme / denetleme, kullanıcıların şikayetlerini değerlendirme vb. bir çok konuyu ele alan sorumlu (yönetici) insanların yaptıkları görevin/işin genel adıdır.
devamını gör...

bir bodo kirchhoff kitabıdır.

yaşı ilerledikçe geçmişe derin bakışlar atmaya, sorgulamalar yapmaya, hesaplaşmalara girmeye, çıkarımlar yapıp sonuçlar çıkarmaya başlar insan. bu kaçınılmaz bir andır. yaptığı hataların bir dökümünü çıkarır bir yandan, bir yandan da mutlu anların ince sızısını duyar. her insan hayatının bir anında kendine dair bir mahkeme kurar zihninin bir köşesinde.

edebiyatla ilgili bir insansa bu, geçmişle hesaplaşma girdabına düşen, işte o zaman işler daha da karışır. yazsan bir dert olur yazmasan bir dert. edebiyatın insana sağladığı iç görü her zaman güzel şeylere neden olmayabilir.

yolculuk yapmak, amaçsız bir yolculuğa çıkmak hesaplaşmalar için en uygun zemini oluşturur. ama yanınızda güzel bir kadın olmalıdır. güzel bir kadın olmazsa olmazıdır yolculuğun - güzel bir kadın her durumun olmazsa olmazıdır aslında - ama dilini bile bilmediğiniz yabancı bir çocuk da varsa arabada o zaman zaten karışmış işler iyice arapsaçına döner. bu andan itibaren bir çözüm bulmak için insan içindeki düğümü çözmeye başlama görevi ile karşı karşıya gelir.

ne diyelim o zaman: başa gelen çekilir.
devamını gör...

doğumumda üstüme 3. sınıf bir terzinin elinden çıkmış karanlık bir elbise giydirmişlerdi, herkeste aynısı vardı, benim de herkes olmam bekleniyordu.

13 yaşıma kadar dayandım, sonra parçalayıp attım üstümden bir daha da ne onunla ne de başka rengiyle işim olmadı. şimdilerde bozkırın en alaboz yerinden mavi bir elbise giymiş biri geliyor yanıma, inadına hanımeli kokuyor, arkada pavane çalmaya başlıyor, benim tüm ezberlerim bir kez daha bozuluyor, üstüne üstlük hoşuma da gidiyor iyi mi? puh ve şükür!
avgoustos ağustos'a evrildi, arada temmuz var sıra onunla bir anlaşma yapmama bakar.
o elbiseyi lütfen çıkarma üzerinden, belli mi olur senin rengine yakışan rüzgar kıvamında bişi giyer öyle gelirim yanına.

sahi, hâlâ duruyor mu kurtuluş parkının karşısındaki o pastane? yolumuz uzun, bişiler alalım, yolda acıkırsın.
devamını gör...

cüneyt arkın'ın oynadığı hayatımızın en güzel yılları filminde çalan hülya kırbağ şarkısıdır.*

kalmasın takatin
beklemekten seninde
geleceğim diyordun
dört mevsimin birinde

özlerim diyordun
mektubunun ilkinde
perişan ediyorsun
kendini de, beni de

kendimi unuturdum
bakınca gözlerine
başımı koyardım
yumuşak dizlerine

herkesten sakınırım
mektupların elimde
geleceğim diyordun
dört mevsimin birinde


devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim