john verdon’un yazmış olduğu ilk romandır.

emekli dedektif dave gurney bir gün eski okul arkadaşı mark mellery’den bir mektup alır, mellery mektupta onunla görüşmesi gerektiğini söylemektedir. gurney’in görüşme teklifini kabul etmesinin ardından yaptıkları görüşmede mellery aldığı bir mektup konusunda gurney’den yardım ister.

mellery posta kutusunda “aklından 1 ve 1000 arasında bir sayı tut.” yazan bir mektup bulmuştur. öylesine 658 sayısını tutan mellery, posta kutusundaki diğer mektubu açtığında 658 sayısı ile karşılaşır.

mellery ile karşılaşmalarının ardından bu olayı aklından çıkaramayan gurney olaya dahil olmayı kabul eder ve zamanla kendisini bilinmezlerle dolu bir davanın ortasında bulur.

incelikle işlenen detaylar ve tek nefeste okuyacağınız olaylarla kitap tam anlamıyla bir şaheser. şahsi düşünceme göre tek eksisi çok ama çok fazla betimleme kullanılması ve bazı olayların uzun uzadıya anlatılması. yine de çok heyecanlı ve sürükleyici bir olay örgüsüne sahip olduğunuz için akıp gidiyor, o yüzden bu eksi sizi çok da rahatsız etmiyor.

mutlaka vakit ayırıp okunması gereken bir kitap, aklınızın bir köşesinde bulunsun.
devamını gör...

dadaizm, dünyanın, insanların yıkılışından umutsuzluğa düşmüş, hiçbir şeyin sağlam ve sürekli olduğuna inanmayan bir felsefi yapıdan etkilenir. birinci dünya savaşı’nın ardından gelen boğuntu ve dengesizliğin akımıdır. yapıtlarında alışılmış estetikçiliğe karşı çıkıyor, burjuva değerlerinin tiksinçliğini vurguluyorlardı.
toplumda yerleşmiş anlam ve düzen kavramlarına karşı çıkarak dil ve biçimde yeni deneylere giriştiler. kaynak
t. nasıl söylediğinin bir önemi yok, işte söyle bir şeylercilerdir.
devamını gör...

akıl sürekli onunla mesgul ise,
onunla ilgili bir şey düşünürken istemsizce yüzde gülücükler oluşuyorsa,
sürekli onun yanında olmak isteniyorsa, onunla beraberken taşikardi semptomları yaşanıyorsa,
onu üzen şey onun hissettiğinden daha çok hüzün veriyorsa,
her türlü sakarlıklar onun yanında oluyorsa,
geçmiş olsun resmi olarak o kişi seviliyordur.
devamını gör...

steinbeck bunu 1939 yilinda yayimladi. abd'deki 1930 ekonomik ve toplumsal buhranin etkilerini cok guzel anlatir. topraklarini ve evlerini kaybeden, ve sermaye tarafindan it muamelesi goren insanlarin dusunceleri ve hislerini cok guzel yansitir. zaten azicik akli olan bir insan o donem yasanan durumun abd ve dunyayi, ya bizdensin ya kizilsin diyerek ikiye ayirdigi ve dunyayi toplumsal olarak ikinci dunya savasina hazirladigini anlayacaktir. yani tek basina bagimsiz bir olay anlatmamistir steinbeck. kitabin bas karakteri her ne kadar tom joad da olsa steinbeck buyuk resmi casy uzerinden gosterir.
devamını gör...

arzu ettiğiniz biçimde kamp yapabileceğiniz çok fazla seçeneğiniz var. belki toz toprak içinde kalmak veya vahşi hayvanlar arasında uyanmak istemiyorsunuz, bu durumda tercihinizi buna göre yapabilirsiniz. kamping yerine glamping belki de sizin için daha iyi bir seçenektir. tesissiz kamp yerine ilk kampınızı tesisi olan bir alanda yapıp ihtiyaçlarınızı buna göre belirleyebilirsiniz. bütün bu tercih aşamasını geçtikten sonra aklınızdaki ilk soru şu olacak:

hangi çadırı ve neden almalıyım? bu tamamen sizin bir kamptan beklentilerinize ve kullanım amacınıza bağlı. sadece yaz festivalleri için kullanacağınız bir çadırın 4 mevsim olmasına gerek yok. çadırla birlikte yürüyüş yapmayacaksanız yani ağırlık sizin için önemli olmayacaksa hafif bir çadır almak pek akıl kârı olmayabilir. bazı markalarda hafiflik arttıkça kurulum zorlaşabilir, bu da keyif kampı yapacakların işine gelmez. yerine göre sizin işinizi balıkçı çadırı da görebilir. yine de çadır için en önemli önerim çift tente tercih edilmesi. ayrıca eğer iki kişi kamp yapacaksanız eşyalarınızın da bir kişilik yer kaplayacağını göz ardı etmeyin. tabii çadırınızın bagajı varsa gereksiz büyük bir çadır almanıza gerek yok. su geçirmez çadır alacaksınız fermuar yerlerini iyi kontrol edin, oradan su almaya müsait oluyorlar. çadırınızın nefes alması gerek yoksa güneşin alnında boğularak uyanabilirsiniz.

gelelim mat konusuna. askeri mat da tercih edilebilir şişme yatak da. yalnız şişme yatak kullanacaksınız çadırın altını bir güzel temizleyin ki patlamasın. altına farklı bir şey sermek mümkündür. askeri mat daha pratik ve kamp ruhuyla daha uyumlu bence, kendinize uygun kalınlığı seçebilirsiniz. acaba? diyenler için: yoga matı çok ince geliyor, denedim. iki günden sonra insanın beli tutuluyor.

uyku tulumu konusu tamamen öznel yorumlarımdan ibaret olacak. ihtiyaç duyduğunuz derecenin biraz üstündeki derece için üretilmiş tulumları almayı ben daha mantıklı buluyorum. terlerseniz çaresi var, açıp yatarsınız ve battaniye gibi kullanırsınız. üstünden kasıt 20 derece yerine 25 derece için uygun tulum almak değil, dikkat. tam tersi olacak. kış kampı için mumya tipi bir tulum tercih edilebilir.

çanta yine ihtiyacınıza bağlı tercih edebileceğiniz bir ürün. uzun süre taşıyacaksanız vücudunuza, kalçanıza iyi oturması gerek. çanta ile gezerken, çantayı gezdiren insan konumuna düşmemek için bu önemli. fermuar ve perlonların kullanışlı olması gerek. çantaya yerleştirdiğiniz ürünler kolay ulaşılabilir olmalı. mesela sadece üstten açılan bir çanta hem yerleştirmede hem de çanta açıldığında ihtiyaç duyulan ürünlere ulaşmakta zorluk yaşatabilir. çok ağır eşyaları sırta yakın, ortaya yerleştirin.

ilkyardım göz ardı edilmemesi gereken bir konu, basit ilkyardım malzemeleri mutlaka bulunmalı. sık kullanılan ilaçlar, antibiyotikli krem, sirke, ağrı kesici, sinek kovucu, güneş kremi gerekli olabilir. doğada kamp yapacaklar için şırınga almakta da fayda var.

kıyafetler ter tutmayan cinsten tercih edilirse iyi olur. ayakkabı trekking ayakkabısı, çorap orta konçlu trekking çorabı olursa yürüyüş oldukça rahat geçer. lakin arabadan inip kamp yerine ulaşacaksınız giyersiniz sandaleti, elbiseyi kurarsınız çadırı. eğer bu şekilde kamp yapacaksınız, kamp sizin için konaklama hizmeti olacaksa dediğim gibi bunları dikkate almanıza gerek yok. kamp yapacağım diye ilk sırada magnezyum çubuğu ve paraşüt ipi almaya gerek yok ama çakı işlevsel bir tercih olacaktır. çöp poşeti, çok yararlı oluyor. tesiste de olsanız doğada da olsanız çok faydasını görürsünüz. yine doğada olacaksınız şampuan yerine sabun tercih edebilirsiniz. ateş yakmak yerine ihtiyacınıza uygun kamp tüpü ve kartuş alabilirsiniz. tabak çanağı çok işlevli kullanılabilen dayanıklı ürünlerden tercih ederseniz daha iyi olur, hem kaşık hem çatal olarak kullanılabilen ürünler gibi.
devamını gör...

kendini baskalariyla paylaşma hissi..
devamını gör...

aa bu listede varım sanırım. **
devamını gör...

belli ki bir rahatsızlığı olan bebenin, sırf 3-5 like uğruna canının nasıl çektiği belli olan sucuklu yumurtayı önüne koyup sömürülmesine neden olan videodaki bebedir.

bunun ebeveynlerini 3 gün aç bırakıp sonrasında önünde pirzola bonfile falan yenilip videoya çekilmesi gerekir.
devamını gör...

hayvanlar değil. hayvancılık zarar veriyor. yani insanlar zarar veriyor aslında. ancak hayvancılığın verdiği zarar fabrika, otomobillerin verdiği zarardan daha fazla.
devamını gör...

bugünü "bu gün" şeklinde yazacak kadar alim.
devamını gör...

farklı açılardan sunulan değişkenlerin gözlemcide meydana getirdiği algılama güçlüğü ve algılama hatalarına verilen isim. uzman körlüğü olarak da bilinir. bu durum bir noktaya odaklanıldığında odağın dışında meydana gelen değişikliklerin algılanamayabiliirliğini ifade ediyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birden çok yüzü olması.
devamını gör...

biz adlı eseriyle, tarihin ilk distopya romanını yazmış yazardır. rivayetler odur ki cesur yeni dünya, fahrenheit 451 ve 1984 gibi eserlerin yazımına esin kaynağı olan yazardır.
devamını gör...

sadece 92 tanımı olmasına rağmen 150 takipçisi olan yazar.*
devamını gör...

makine öğrenmesi olarak da bilinen, matematiksel ve istatistiksel yöntemler kullanarak öğrenebilen ve veriler üzerinden tahmin yapabilen algoritmalar oluşturmaya yönelik bir çeşit yapay zekâ dalı.

genel olarak denetimli ve denetimsiz öğrenme olarak 2 başlıkta inceleniyor.

denetimli öğrenme, en yaygın kullanılan yöntem. algoritmanın hangi sonuçları elde etmesi gerektiği ona öğretilerek uygulanıyor. yani verileri de sonuçları da makineye vererek, ondan bu bilgiler doğrultusunda veriler arasında bir ilişki kurmasını istersiniz. regresyon, sınıflandırma gibi alt başlıkları içerir.

denetimsiz öğrenme, veriler hakkında detaylı bilgiler vermeden, makinenin öğrenmesini sağlamaktır. yani makineyi kendi haline bırakmak gibidir. kümeleme, ilişkilendirme gibi alt başlıkları içerir.

bunlara ek olarak takviyeli, yoğun ya da yarı denetimli öğrenme gibi yöntemler de kullanılabilir.
devamını gör...

değer verdiğimiz kişi veya kişiler tarafından değer görmeme, unutulma veya göz ardı edilme korkusudur.
devamını gör...

"gitmem gerek, şimdi!" diye düşündü kadın. çevresine bakındı. birden yabancı olmuştu her şey. her sabah, kahvaltısını ettiği masaya baktı. üzerinde bir vazoda solmuş çiçekler, açık bırakılmış bir defter. defterde karalanmış hüzünlü kelimeler. hemen yanında bir kalem kapağı. kalem yok. kapaktan ayrı düşmüş.
tezgaha yöneltti başını. dağınık bulaşıklar. hisleri gibi. elini kaldırası yok. yüreğini toplayası da. camlar da tozlanmış. dışarısı hafif puslu görünüyor. zihni gibi. etrafa saçılmış kitaplar. bir kenara bırakılmış bir hırka. tek başına. tüm eşyalardan bağımsız. bir yabancı. kadın gibi.
"gitmem gerek." burası artık benim evim değil.
radyoda çalan yeni bir şarkı. cızırtılı bir sesle başlayan. enstrümansız çıplak bir ses. bu sesi tanıyor. daha önce de defalarca duyduğu bir şarkı sözü başlıyor, hirai zerdüşt 'gitmem gerek'.
bu bir işaret diyor. kalkıyor. şarkıdaki bir söz kulaklarından silinmiyor, 'beni anlamıyor evim.'. hızlıca eşyalarını topluyor. usulca kapıya yöneliyor. elinde bir küçük valiz. son anda dönüyor. hırkayı alıyor eline. kokluyor önce, yabancı bir koku. bir kadın kokusu, daha önce hiç duymadığı. ateşe vermek istiyor. içindeki tüm öfkeyi bir hırkaya yöneltiyor. ateşe vermek istiyor, hırkayı da evi de... yakmak istiyor geçmişi. damarlarından zihnine dek bir alev yükseliyor. adı öfke. yıllardır aşık olduğu adamın resmine takılıyor gözü. hırkayı fırlatıyor elinden. hırka çerçeveye çarpıyor şiddetle. sehpadan düşen çerçeve kırılıyor. resimdeki kadın ve adamın arasında kocaman bir çatlak oluşuyor. yakmıyor kadın ne evi ne de hırkayı. usulca çekiyor kapıyı. radyodan kulağına çalınan son ses, 'anlatsam içim kanar, anlamı yok.'...
devamını gör...

-iran ve arap edebiyatlarının tesiri altında şekillenen türk edebiyatı koludur.
-dili ağırdır.
-aruz ölçüsü ile yazılır.
-yüksek zümre edebiyatıdır.
-ikili beyitler şeklinde yazılır.
-fuzuli, nedim, şeyh galip, bağdatlı ruhi, kadı burhanettin, hayalî önemli temsilcilerindendir.
şöyle bir beyiti örnek olarak verebiliriz.

“cihân-ârâ cihân içredür ârâyı bilmezler
o mâhiler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler.”
hayalî

anlamı: yaratılanlar bu dünyanın içindedir dünyayı bilmezler, balıklar koca denizin içindeler de denizi bilmezler.
devamını gör...

yeni sezonu'nu merakla beklediğim dizi.joe gibi değişik bir psikopatı dexter'dan beri görmemiştik.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim