seni anlıyorum.
devamını gör...

onu görmek için fırsat kolladığını ve bahaneler aradığını farkettiğin, kendini önceden alay ettiğin şeyleri yaparken bulduğun an.
muhtemelen, belki yazar diye elinde telefon saatlerdir hiçbir şey yapmadan çevrimiçi oluşunu izliyorsundur.
devamını gör...

yaşayamadıklarım.
devamını gör...

balım
eriyorum bunu duyunca ay çok güzel.
devamını gör...

turşu kurmak. hatta turşunun bizzat kendisi. kimin aklına gelmiş diye düşünürüm hep bir takım sebzeleri böyle ekşiterek muhafaza etmek. yahut bir şekilde kendiliğinden oluverdiyse bununla ilk karşılaşan nasıl bu yenmez, bozulmuş bu diye düşünmedi? ha iyi ki düşünmedi ve bu şahane lezzet nesillerden nesillere aktarıldı, orası ayrı.
devamını gör...

aysel git başımdan - bağzıları

şarkı:

şiir:

aysel git başımdan

aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan istemiyorum
benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın
hiçbir dakikamı yaşayamazsın
aysel git başımdan ben sana göre değilim
benim için kirletme aydınlığını
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

ıslığımı denesen hemen düşürürsün
gözlerim hızlandırır tenhalığını
yanlış şehirlere götürür trenlerim
ya ölmek ustalığını kazanırsın
ya korku biriktirmek yetisini
acılarım iyice bol gelir sana
sevincim bir türlü tutmaz sevincini
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

sevindiğim anda sen üzülürsün
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş
uzak yalnızlık limanlarına
aykırı bir yolcuyum dünya geniş
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
sakın başka bir şey getirme aklına
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum.

atilla ilhan

devamını gör...

bir kesimin yaldır yaldır sözlüğe akın etmesine neden olmaktadır:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlükte garibanların nefes alamayacak hale gelmesini sağlayan rütbelerdir.

olan hep garibana oluyor. rozet , rütbe , madalya derken koptu gitti olay.
umarım rütbe falan almışımdır gidip kontrol edeyim.

edit: rütbe falan vermemişler.

edit yine: vermişler.

en büyük rütbe rütbesiz olmaktır.
-ıvan mılınskı
devamını gör...

güzelce düşünülmüş ve android uygulamasıyla varlığından haberdar olduğum fotoğraftır. şahsımın* kapak fotoğrafına gelince de gençlik yıllarında, tanımadığım birinin çektiği ve miroğlu tarzında çıktığım fotoğraftır. yanımdaki şahsı muhtereme sizlerin huzurunda fotoğrafa kattığı değerden dolayı teşekkür ediyorum.
devamını gör...

çözüm uykuda değil, kendini kandırma.
devamını gör...

umut fakirin ekmeği.
devamını gör...

yorgo dalaras & pix lax şarkısı.

hayatınızın bazı kısımlarını bazı şarkılarla özdeşleştirir misiniz siz de? hani bir şarkı duyduğunuzda o şarkı size koku, anı, renk, hayal olarak geri döner mi? benim dönüyor, hem de o kadar çok ki anlatamam. hayatımı son zamanlarda kediler ve şarkılar ele geçirdi geçireli iyice arttı bir de bu hal. şikayetçi miyim? gerçek hayattan soyutlanma kısmı hariç hayır, hatta o hal bazen en güzel terapiden bile daha çok işime yarıyor / geliyor doğruya doğru.

daha başka versiyonları da var ama yorgo dalaras & pix lax hali bambaşka, bana bunları yazdıran esas sebep bu hali.

bu şarkıyı açtığımda içinden çıkamıyorum, çıkmak nasip olmasın şükür; de o ayrı. ama bu şarkı her seferinde bir sürü imge, renk, koku ile üşüşüyor beynime ve etkisi kolay kolay da geçmiyor, şarkı başlıyor mesela ben eski günlerdeki eski ben gibi 6.50 lik bi sandalın başüstündeki yerimi alıyorum, yekede bi dost var ama sallayın şimdi, onu başka zaman anlatırım, tekne başıboş değil yani. mevsim yaz, zaman aralığı ise hava kararmış, gökyüzü koyu, koskoyu lacivert amma velakin siyah değil, böyle arafta tuhaf bi renk. kara üzerinde yaşayamayan, anca deniz üzerinde görünüp içinde durulacak bir renk işte, anlayın. hava mazot kokuyor, şaka yav şaka egzostu yeni yamattım bi gram pis kokmuyor ortalık, duyulan koku denizin üstünde olmamıza rağmen hanımeli, manolya, yasemin, yeni kurulmuş rakı sofrası, 3 aylık bebek ayağı, annenizin size uzattığı o bir dilim kızarmış ekmeğin kokularının karışımı gibi, beğenmediğinizi aradan çıkarın olmazsa böyle yazınca da bi tuhaf oldu evet.

toparlayacağım inşallah, az kaldı sevgili okur,biraz daha sabret ve kadim diller dahil 12 dilde akıcı şekilde küfür edebildiğimi de sakın unutma.

ne diyordum, ordan biz gökbel tarafına geldik kıyı kıyı.... yok bu diildi, bu ayrı bi muhabbet, hem ulu orta anlatılmaz çok ayıp!

neyse, sallayın.
bu şarkı var ya bu şarkı, güzel şarkıdır.
sözlerini anlamasanız bile içinde az ümit, az hayal kırıklığı, az şikayet, az vazgeçmişlik taşır ki zaten biz buna hali hazırda hayat diyoruz. ama sağolsun adının gizli kalmasını isteyen biri çevirisini yaptı ve benim kırık dökük yunancamdan bin kat yukarı taşıdı bu şarkının anlamını.

şöyle diyormuş efendim;

sevincim bir damla....

sana tekrar anlatayım geçip giden yılları - şikayetlerle dolu sevdiğim o şarkıyı (ve şikayetlerle dolu sevdiğim o şarkıyı)
sadece bir damla benim sevincim -- ama yine de, eğer ansızın gelirsen -- o damlayı sana vereceğim --- ki, yeniden doğmuş hissedebilesin..
yeniden sorayım - ne zaman getirecek güneş ve bana tuzak kuran o şimşek..

böyleymiş işte, hadi güzel hayaller ve daha da güzel hayatlar.

telos.

spotify
devamını gör...

kuş uçmaz kervan geçmez bir yerdesin
su olsan kimse içmez
yol olsan kimse geçmez
“elin adamı ne anlar senden ?”

çıkarsın bir dağın başına bir ağaç bulursun
tellersin pullarsın gelin eylersin
bir de bulutları görürsün
bir de bulutları görürsün
bir de bulutları görürsün
köpürmüş gelen bulutları
başka ne gelir elden ?

çın çın ötüyor yüreğimin kökünde şu dünyanın ıssızlığı
“tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir yalnızlığı.”
devamını gör...

yazdığım ve paylaştığım tanım sonrası birden utanma duygusu geliyor ve anında tanımı siliyorum. sanırım sözlük yazarlarına karşı saygısızlık vs. yapmamak ve forumsal tanım girmemek için bir nevi çaba harcama veya panik olma durumu da denilebilir.
bazen de yazdıklarınız herkes tarafından begeniliyorsa ve takdir ediliyorsa yazar kendini baskıda hissediyor ve en mükemmelliyetci tanımı girene kadar yazıp yazıp siliyor, mükemmel anlayışına da uymuyorsa tanımı kaldırıyor.
zor efendim zor bu devirde yazar olmak da zor
devamını gör...

sıklıkla birbirinin yerine kullanılan, ayrı ayrı başlıklarda hakkında bolca yazılmış iki sop-soyut kavram..

aristoteles'de nomos*ve themis* kavramlarının temelini oluşturan ayrımdır. moral ve ethic kavramları nomos ve themis'i birebir karşılamasa da akla yaklaştırmak için geçerli bi örnek olarak kullanılabilir. ahlak-nomos, themis-etik olarak... bu tanımlar özellikle batı'da oldukça farklı yorumlara sebep olur. özellikle emmanuel levinas- zygmunt bauman'ın etik anlayışları son yıllarda farklı ekollere ilham vermekte.

genel anlamda ahlak afaki(toplumsal), etik ise enfüsi(vicdani) olandır.

ahlak, ''iyi'' kavramı üzerine toplumsal bir uzlaşı içerirken*; etik, ''iyi''nin kaynağını ve 'ne'liğini konu eder.

ahlak en neticesinde bir uzlaşı olması sebebiyle rasyonelleşebilir* en azından rasyonelleştirmek için çabalanabilir. çünkü etik kuralları çiğnendiğinde asgari olarak bağlı kalınması gereken bi kurallar bütünü olması gerekliliği aşikar. bu kurallar temeli itibariyla irrasyonel olsa da düzenlenişi itibariya rasyoneldir.

ancak etiğin konusu 'iyi'nin ne olduğudur. bunun için hiçbi rasyonellikten söz edilemez* 'iyi' kavramıyla birlikte etik, ahlaktan daha mutlaktır. akıl kavramını tüm hatlarıyla kuşatır. iyi'nin ne'liğine dair akıl kifayetsizdir. kısaca 'etik', hakkında konuşulması en zor olan ve kavramsallaştırılamayacak olandır.

son olarak ahlak öğretilebilir ve öğrenilebilir iken, etik öğrenilebilir, ancak öğretilemezdir.
devamını gör...

hani eve gidersin ve rahatlama seansı daha kapıda başlar ya. ayakkabıyı çıkarırsın. odana yönelip üstünü başını değiştirir ve pijamaları üstüne çekersin. işte sözlüğe giriş yaptığında da insan öyle hissedebilmeli. şahsen ben tam da böyle hissediyorum.
devamını gör...

cengiz han döneminde moğollaştırılmış destandır. ancak bu efsanenin kökleri ve ana motifleri açıkça göktürkler ile alakalıdır. göktürk devleti, milattan sonra 6. yüzyıldan itibaren bir cihan imparatorluğu olmuş ve yüzyıllarca yaşamıştır.
devamını gör...

benim de takibe aldığım ve yazılarını keyifle okuduğum, okumadan beğeni yapmayan dikkatli yazarımızdır. bu yüzden beğenileri benim için çok değerli.keyifli sözlükler..
devamını gör...

"bu gemi nasıl olsa batmaz" denilerek ve zengin yolcuların göz zevki bozulmasın diye fazla filika konulmamış ve ilk yolculukta bilmem nereden gelen bir buz dağının çarpması sonucu batmıştır. "ne olur ne olmaz bir kenarda dursun" aklının ve tedbirleri almanın önemi görülmüştür.
devamını gör...

feminist, feminizm savunucusu. peki feminizm ne anlama geliyor? sadece kadın haklarını savunan ve dile getiren bir ideoloji değildir feminizm. maalesef kadınlar daha fazla ezilen kısmı temsil ettiği için ilk akla gelen kadın hakları. aslında feminizm herkes, her insan içindir. kadınları üstün görmenin değil, kadın erkek eşitliğinin derdindedir. kadınların ve erkeklerin eşitliğini savunan herkes feminizm temsilcisidir.
kadın olarak fazladan bir ayrıcalık istemiyoruz. herhangi bir insanın dini, dili ,ırkı ve cinsiyeti ve de cinsel tercihi daha fazla ya da daha az saygı görmesi anlamına gelmiyor.
bir şarkı bırakıyorum buraya buradan.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim