büyümekte olan iskeletin kalsifikasyon bozukluğu ile belirgin sağlıkla vitamin d eksikliği sonucu kalsiyum ve fosfor metabolizmasındaki bozukluk büyümenin yavaşlaması kemiklerin ve dişlerin niteliği ve şeklinin bozulması belirtileri ile seyreden hastalıktır.
devamını gör...

açtığı başlıklara hayran olduğum yazar.
devamını gör...

ücretsiz pdf kitap indirmenin,yayınevi ve yazarın izni olmadan gerçekleştirildiği takdirde haram olduğu ve kul hakkına girdiğini unutmayalım.
ek: kitapevinde 42 liraya satılan kitabın internette 28 liraya satıldığını ve o kitabın aslinda 28 lira da etmeyecegini görünce bende çok kızıyorum emin olun. ben, benim gibi zamanında bilmedigi için kullanıp, sonra öğrenince çok pişman olacak olanlar için önden bir aciklama yaptım.
"haram nedir?" ve "haram olandan sakınmak nasıl olmalıdır? " konularını enine boyuna düşünüp araştırıp kendi özgür iradenizle yine de pdf kullanmayı normal kabul ediyorsanız bu sadece sizi ilgilendirir ve başkalarına da halt yemek düşer. bir öneri; klasikler ve araştırma yazıları için son yıllarda etkisini kaybeden ama halen içinde büyük madenler saklayan halk kütüphanelerini de pandemi bitince bir ara ziyaret edebilirsiniz.
devamını gör...

hem benden yaprak sarma tarifi isteyip hem de beğenmeyip nickaltımda atarlanmış yazardır kendisi. yine de kibar biri. yaşı konusunda beni kandırdığını düşünüyorum. daim olsun.
devamını gör...

imrenen insan kendini motive edip çalışır, bir tık üstünü yapayım diye uğraşır. kıskanan insan öyle değildir, o öyle bir lanettir ki uzanamadığı her şeye sadece çamur atmasını bilir. aramızda da o arkadaşlardan fazlasıyla bulunuyor, yakın zaman da çatlasalar da onlarda kurtulsa bizde.
devamını gör...

sayın süngerbob çorabı giyen yiğit isimli yazarımızın başlattığı bu güzel etkinliği kutluyor ve ufak bir miim ile destek oluyorum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu sene favorim italya

kıbrıs ve azerbaycan'nın sahne performansı çok başarılı.
belçika nın şarkısı acayip güzel fakat farkedilmeyecektir muhtemelen.
malta yarışmadaki en güçlü ses ama birincilik için doğru bir tercih mi bilemiyorum şarkı'yı çok iddialı bulamadım.
litvanya sarı papatyalarım* umarım iyi bir derece alırlar.
devamını gör...

sözlüğümüzün minnoş trollü.
çok tatlı ama.
böyle yanaklarını sık, penpiş penpiş et
devamını gör...

az önce alman patent li aşımı oldum da geldim.
sabah saat 10 a randevu almıştım, ama bu randevu ile bitmiyor.
ilk önce kimliğimizi ibraz edip form dolduruyor uz , sonra 6 şarlı guruplar oluşturulan sistemden telefonumuza kısa mesaj geliyor, tabiki yaklaşık 30-45 dakika kadar bir bekleme süresi oluyor( kavga gürültü olmaz ise bu süre) ben paratoner olduğum için , bir gazi ile görevliler arasında kavga çıktı ve yarım saat sürdü bayağı yumruklar konuştu, polis vardı ,güvenlik vardı , yetmedi çevik kuvvet bir ekip geldi iki vatandaşı aldı, ama maalesef görevliler susmuyor herkese gider yapmaya başladılar.
neyse aradan bir 45 dakika geçti sms geldi , ismim okundu gittim kapıda bekliyorum , arkamda beş kişi daha var, tekrar kayıt sırasında, bir kavga daha yahu diyorum şu aşımı yüzümün akıyla olup gideyim artık, orda da bir on dakika kaybettim .
en sonunda aşımı oldum , işyerine geldim, ama aşı anında fark ettirdi almanca konuşmaya, alman gibi düşünmeye, alman gibi disiplinli çalışmaya başladım.
farkındayım !! bir alman gibi olmaya başladığım andan itibaren türkiye cumhuriyeti ni kıskanıyorum..
devamını gör...

filmin senaryosunu da yazan sylvester stallone beyaz boksör fikrini efsane muhammed ali ile dövüşen chuck wepner' dan alır. televizyonda seyrettiği bu maçtan çok etkilenir.

bu maç için ali'ye 1.5 milyon dolar garanti para verilmiş, wepner ise 100.000 dolara imza atmıştır. bu, para wepner'ın şimdiye kadar kazandığı tüm paradan kat be kat daha fazladır. bu nedenle hiç düşünmeden imza atar.

1975 yılındaki maçta herkes chuck wepner'ın 3. raunda kadar zor dayanacağı fikrindedir.. ancak muhammed ali ne kadar sert vurursa vursun dayanır ve 15 raund ali'ye karşılık verir. hatta wepner efsaneyi bir sefer yerede serer., hakem sayar ama 15 raund sonunda chuck wepner maçı teknik nakavtla kaybeder.

muhammed ali daha sonra wepner'in yumruğu ile değil ayağına bastığı için düştüğünü söyler. wepner hakem sayarken köşesine çekilir ve menajerine " arabayı çalıştır. bankaya gidiyoruz. milyoneriz." der. buna wepner'ın menajeri cevabı ise: "arkanı dönsen iyi olur. kalkıyor ve kızgın görünüyor." olur.

ancak stallone seneler sonra ilham kaynağının wepner olduğunu ısrarla reddetmiş.

aşağıdaki videodan wepner' in efsaneyi yere serdiği anları seyredebilirsiniz.

devamını gör...

keşfedilmemiş şarkı misali bir yazar. yorumları ve düşünceleri oldukça güzeldir, beğenileriyle hep varlığını hissettirir. kalemi sağlam, sabrı bol, yolları hep açık olsuun.
devamını gör...

(bkz: özçekim)
devamını gör...

her şeyimizin olmasını istiyorduk.

courtney carver- sadeliğin dayanılmaz hafifliği
devamını gör...

dün akşam dijital derginin çıktığını bende tüm arkadaşlarımla beraber öğrendim. ilk teşekkürümü ve tebriğimi, bu güzel röportajı benimle yapan sevgili karambol’e yapmak istemiştimki kendisinin kafa izninde olduğunu öğrendim. en kısa sürede burada olmasını bekliyoruz. teşekkürümü buradan kendisine iletmek istiyorum. öncelikle; (bkz: karambol), (bkz: eniyisipencere), (bkz: robnaja), (bkz: ölmedim ama hafif sürünüyorum)’ a sonrada bilmediğim emeği geçen yazan, okuyan herkese teşekkür ederim.
devamını gör...

şahane bir imagine dragons şarkısı.

"that's the price you pay
leave behind your heart and cast away
just another product of today
rather be the hunter than the prey"


derler kendileri. ne güzel derler.

buyursunlar:
devamını gör...

yok yok sen geç ben sana bakim denilebilir.asla bu tuzağa düşülmemeli,iyi niyet sorgulanmalıdır.zaman kötü.
devamını gör...

yahu ne güzel kalpli insanlar var dedirten kampanyadır. aklına gelenin düşünmesinde rol oynayan her hücresine teşekkür ediyorum. kendisini daha överdim de konudan çok sapmayayım*.

katılan her yazarımızın da yüreğine sağlık şimdiden, verdikleri misliyle geri döner umarım. kalbi güzel insanları ve böyle güzel girişimleri gördükçe bu sözlüğe üye olduğum için tekrar tekrar mutlu oluyorum. umarım daha nice böyle güzel kampanyada nice canlının umudu oluruz.
devamını gör...

genellikle bir önemi olmayan insanların kendini önemli hissetmek için takındığı tavır.
devamını gör...

her başlığın altına aynı tanımı yazıyor gibi hissetsem de bu hissim söylediğim şeyin doğru olmadığını göstermez. tabi ki sansürün de kökenleri sandığımızdan da eskilere dayanıyor.

her ne kadar tarafsız oldukları söylense de hititlerin yıllıkları da sansüre maruz kalmıştı. onlardan önceki uygarlıklarda da gerek sözlü gelenekte gerekse yazılı geleneklerde sansür hep vardı. hititlerden sonraki uygarlıklardan günümüze kadar bu sansürün artarak devam ettiğini söylememe gerek yok sanırım. *

işte tam da bu süreklilikten dolayı hem sansür hem de otosansür iliklerimize adar işlemiş durumda. çoğu zaman farkında olmadan yapıyoruz bunu.

peki önce sansür mü doğdu yoksa otosansür mü?
bence otosansür. çünkü bu iki kavram da temelde iletişim kavramı ile ilişkili. insan açısından düşündüğümüzde ilk iletişim yöntemi olan vucüt dili ve bazı sesler çıkararak sağlanan iletişimde sansür ve otosansür için yeterli zemin oluşmuyor. ancak daha sonraları ortaya çıkmaya başlayan ve giderek karmaşık bir hal alan konuşma dediğimiz iletişim türü sansür ve otosansür kavramlarının oluşma zeminini oluşturdu.

insanlar konuşmaya başladıklarında da her şeyin söylenmeyeceğini veya her şekilde söylenmeyeceğini kavradılar ve söylediklerinde otosansür uygulamaya başladılar. uygarlık geliştikçe ve devletler kuruldukça da sansür denilen kavram da hayatlarımızda yer etmeye başladı.

bazı dil bilimcilerin konuşmayı kötü bir iletişim aracı olarak tanımlamalarının sebeblerinden biri bu olabilir sanırım.

madem bir sözlük platformundayız ''sözlük ve otosansür'' üzerine bir şeyler söylemek istiyorum. bahsedeceğim sansür yazarların kendi kendilerine uyguladıkları sansür. hiç kimse inkar etmesin ama burada her zaman kafamızın içinden geçenleri eksiksiz yazmıyoruz. yazsak alacağımız tepkilerden korkuyoruz. sansürsüzce yazan hiç bir yazarın sözlüklerde pek sevildiğini görmedim duymadım. söyledikleri şeyler hep birilerine battı. bugün şu kesime battı, yarın diğer kesime batacak. ama her zaman için sansürsüz konuşanlar sevilmedi. takdir etmek denmese de bu tür insanlara her zaman için ''helal olsun''derim.

tanımların sonunu getirmekte hep zorlanmışımdır. bari bir telkinle bitireyim.
sansürsüz yazıcam diye işin şeyini çıkarmayın lütfen. *
devamını gör...

chuck palahniuk tarafından rahatsız edilmek için yazıldığı halde sadece can sıkıntısı veren bir kitap demek yerinde olacaktır. ben palahniuk'un yazım tarzını pek sevmem, bir şeyler eksik ve çiğ gelir daima ama hiçbir kitabını da vasat altı olarak görmemiştim hatta lullaby dahil. yani kitap nereden tutsak elde kalır türden, aşırı zorlama. okuyucuyu çarpsın hatta rahatsız etsin diye yazıldığı halde benim uykum geldi. kitap tamamen porno endistürisine ışık tutar cinsten, güzel göndermeler ve hatta eleştiriler de yok değil ama bir yerden sonra kitap yavaş yavaş boğmaya başlıyor. farklı karakterlerin ağzından okumak ilk başlarda keyifli fakat bir süre sonra -okuyucu konudan koptuğunda- bu durum külfete dönüşmeye başlıyor. ayrıca muhtemelen kafasını duvara sertçe geçirmek istenilecek -en azından dört sene önceki ben bunu istedi- numara 72 gibi bir karakteri de barındırıyor içinde. kitabı bu kadar gömsem bile hakkını da yemek istemiyorum, bazı şeyleri tüm çıplaklığı ile anlatmak oldukça zor bir iş. palahniuk kendini tüm bu düşünce sansüründen arındırıp, süzgeçten geçirmeden sert bir biçimde yazıyor ki normalde çoğu kitabında da oldukça etkileyici duruyor ama burada biraz fazla zorlama görünüyor.


“ıt only takes one mistake,' the dan banyan guy says, 'and nothing else you ever do will matter.' with his empty hand, he takes one of my hands. his fingers feel hot, fever-hot, and pounding with his heartbeats. he turns my hand palm-up saying, 'no matter how hard you work or how smart you become, you'll always be known for that one poor choice.' he sets the blue pill on my palm, saying, 'do that one wrong thing- and you'll be dead for the rest of your life.”
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim