dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
efsane.
devamını gör...
sabah 7’de uyanmak
o saatte hayatımın hiç bir evresinde mutlu mesut kalkamadım şu an bunun sorgulamasını bana yaptıran başlık.
devamını gör...
başıboşlar kategorisinin türkiye panoraması olması
türkiye nasıl bir ülkedir sorusunun cevabı tam olarak başıboşlar kategorisindedir. her anlamda dünyanın gerisinde kalmış ortalama zekânın altındaki insanların ağırlıkta olduğu bir ülke sunuyor size başıboşlar. kafalarında beyin yerine penis ve vajina olan insanlar görmek istediğimde girip bakıyorum. geneli erkek bunların ama kadınların da hatırı sayılır bir oranı var.
devamını gör...
cehennemde söylenecek ilk söz
yananı görür allah..
devamını gör...
içinde insanlar görünen dört köşeli kutu
ehehehe dediğim başlık. saidi nursiye radyo göstermişler. içinde melekler konuşuyor demiş.
devamını gör...
helios (yazar)
ya hani görünmez bir el dedikleri var ya; işte onlardan biri kesin bu yazar. bordo bereli gibi giriyor, işini halledip çıkıyor. bakıyorsun ve ortalığın düzeninden anlıyorsun, kırmızıpisi buradan geçmiş diyorsun. öyle bir moderatör.
devamını gör...
uyudun mu sorusu
kelime kökü ile sorunsal olarak algılansa da , alt metni olan bir sorunsaldır.
genel olarak yanlamak isteyen arkadaşların beyinlerini kapatıp farklı yönetim şekilleri ile halka seslendikleri saatlerde yani saat 00.00'ı gösterdiği andan itibaren yürürlüğe giren bir sorunsal olmakla beraber, karşılık bir cevap gelmesi halinde sonuçları ''kızım 8 aylık, ağlıyor nasıl susturabilirim''konulu başlıklar açmaya kadar uzanabilen bir süreci doğurabilir. karşınızdaki kişinin uyanık olup olmadığını sorgulama manasına gelir.
(bkz: uyanık olmak)
genel olarak yanlamak isteyen arkadaşların beyinlerini kapatıp farklı yönetim şekilleri ile halka seslendikleri saatlerde yani saat 00.00'ı gösterdiği andan itibaren yürürlüğe giren bir sorunsal olmakla beraber, karşılık bir cevap gelmesi halinde sonuçları ''kızım 8 aylık, ağlıyor nasıl susturabilirim''konulu başlıklar açmaya kadar uzanabilen bir süreci doğurabilir. karşınızdaki kişinin uyanık olup olmadığını sorgulama manasına gelir.
(bkz: uyanık olmak)
devamını gör...
1 gün evli kalıp 4 yıldır nafaka ödeyen adam
çocuklara ödenen nafaka harici, tüm nafakalar kaldırılmalıdır. saçmalık.
edit: saflığın ceremesiyle falan alakası yok. kadının alnında "dolandırıcı" yazmıyor. tıpkı katillerin alnında yazmadığı gibi.
edit: saflığın ceremesiyle falan alakası yok. kadının alnında "dolandırıcı" yazmıyor. tıpkı katillerin alnında yazmadığı gibi.
devamını gör...
eurovision'a tekrar katılma durumunda türkiye'yi temsil edecek sanatçı
(bkz: mabel matiz)
devamını gör...
tanım beğenen favoriye ekleyenden daha az beğenir gerçeği
anladığımı düşünüyorum ve arttırıyorum, beģenmek: aferin deyip elini sıkmak, favoriye eklemek: aferin len deyip alnından öpmektir.
devamını gör...
günaydın sözlük
en yeniden tekrar günaydın sözlükçüm.

eve geldim uyurum belki diye ama nafile balkon ahalisi yine coşmuş.
martı ana bu sefer kocasını ve kankasını da getirmiş yanında.
bir sıkıntı var sanırım söyleşip duruyorlar.
bebek martıyı göremedim umarım konu onla alakalı değildir.
yine bir alıp veremedikleri var ama bakalım hayırlısı artık.
güzel bir kahve yapayım yanındada fındık yiyeyim enerjim gelsin.
yoo olmadı. *

kafam seme gibi.
yoo gece alınan aşırı dozdan değili ne münasebet.
yine bir şeyler peşindeler.

gözlerini dikmişler kuşlara hayır sanki analarının evinde her gün kuş yiyorlar.
kuş görünce 'miyav' yahu ne miyav?
hele casper'in halleri eğilmiş bakıyor birde gel de yeme dötünü şimdi.
mıncırma göbüşünü falan.
gece zaten casper bey yaramazlık yaptı. bir vukuatın ucundan döndük. senede bir yapar tam yapar salon beyefendisi yaramazlıklarını.
gece 2 civarı odama çıkamda yatam dedim. bir bakarsın arka teras açık. ara ara gündüz yukarıdayken açıyorum ama yukarıda değilsem kapayıp kitliyorum. zaten sineklik var zorlamıyorlar çıkmak için.
'allah allah kapatayım şunu' dedim.
öncesinde çıkam bir nefes alam ağaç mağaç güzel görünüyor.
yahu yan terasta bir kedi 'mivv mivv' yapıyor. ve pek tanıdık her kedi mivlamaz.
dikkat kesiliyorum. casper yan terasta. ben tabi şok yahu ne oluyor bu ne?
bir de bana ağlanıyor orada. aa benim eksik akıllı oğlum nasıl geçtin oraya gelsene geri, yok. korkmuş gel beni al diyor.
bir takım akrobatik hareketlerle geçtim komşunun terasına. o anki korku zaten kafam hemen açıldı.
bir şey değil komşu görse sapık sanacak, hırsız sanacak diyecek 'bu kadın gecenin bir yarısı niye, niçin ve benim tarafıma nasıl geçmiş?'
casper poposuna şaplağı yedi. şimdi küsüz bir süre konuşmayı düşünmüyorum, ceza verdim.
bu arada kapıları kendileri açıyor. aslında cokcok açıyor. pek meraklı çünkü kendileri. evin onların girmeyeceği tüm odaları kilitli. ben varken giriyorlar ben çıkınca kilitliyorum. yoksa vay halime orada kendilerinden geçiyorlar.
günaydın demiş miydim?
günaydın...

eve geldim uyurum belki diye ama nafile balkon ahalisi yine coşmuş.
martı ana bu sefer kocasını ve kankasını da getirmiş yanında.
bir sıkıntı var sanırım söyleşip duruyorlar.
bebek martıyı göremedim umarım konu onla alakalı değildir.
yine bir alıp veremedikleri var ama bakalım hayırlısı artık.
güzel bir kahve yapayım yanındada fındık yiyeyim enerjim gelsin.
yoo olmadı. *

kafam seme gibi.
yoo gece alınan aşırı dozdan değili ne münasebet.
yine bir şeyler peşindeler.

gözlerini dikmişler kuşlara hayır sanki analarının evinde her gün kuş yiyorlar.
kuş görünce 'miyav' yahu ne miyav?
hele casper'in halleri eğilmiş bakıyor birde gel de yeme dötünü şimdi.
mıncırma göbüşünü falan.
gece zaten casper bey yaramazlık yaptı. bir vukuatın ucundan döndük. senede bir yapar tam yapar salon beyefendisi yaramazlıklarını.
gece 2 civarı odama çıkamda yatam dedim. bir bakarsın arka teras açık. ara ara gündüz yukarıdayken açıyorum ama yukarıda değilsem kapayıp kitliyorum. zaten sineklik var zorlamıyorlar çıkmak için.
'allah allah kapatayım şunu' dedim.
öncesinde çıkam bir nefes alam ağaç mağaç güzel görünüyor.
yahu yan terasta bir kedi 'mivv mivv' yapıyor. ve pek tanıdık her kedi mivlamaz.
dikkat kesiliyorum. casper yan terasta. ben tabi şok yahu ne oluyor bu ne?
bir de bana ağlanıyor orada. aa benim eksik akıllı oğlum nasıl geçtin oraya gelsene geri, yok. korkmuş gel beni al diyor.
bir takım akrobatik hareketlerle geçtim komşunun terasına. o anki korku zaten kafam hemen açıldı.
bir şey değil komşu görse sapık sanacak, hırsız sanacak diyecek 'bu kadın gecenin bir yarısı niye, niçin ve benim tarafıma nasıl geçmiş?'
casper poposuna şaplağı yedi. şimdi küsüz bir süre konuşmayı düşünmüyorum, ceza verdim.
bu arada kapıları kendileri açıyor. aslında cokcok açıyor. pek meraklı çünkü kendileri. evin onların girmeyeceği tüm odaları kilitli. ben varken giriyorlar ben çıkınca kilitliyorum. yoksa vay halime orada kendilerinden geçiyorlar.
günaydın demiş miydim?
günaydın...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
alfred adler yaşamın anlam ve amacı. burada ki bir yazarın yazısı üzerine almaya karar vermiştim. iyki almıştım tam benlik.
devamını gör...
doğru insan
''bütün zayıflıklarınızı bilen ama onları asla size karşı kullanmayan insan, doğru insandır.''
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yaşadığımdan başka bir dünyada yaşıyor içinde yaşadığım toplum.
akvaryumdaki balıkları doyurmak için gittim büroya. dönüşünde bütün arkadaşlarım şehri terk ettiği için yalnız başıma oturdum birahaneye. eski şiirler okudum kendimden, yavaş yavaş demlenirken. az evvel kutladı bir adam bayramımı. kimin bayramını kutladı deli, kulağımda - çarmıha gerilen tek kişi isa değildi ki diye devrimci safsatalar uğruna taşıdığım ama haliyle kimsenin bunu bilmediği - haç küpemi göre göre. ama temizim doğrusu, kimseyi öldürmedim üç dört gündür; sonuçta insan da bir hayvan türü.
birahanedeyim, arkada ibrahim tatlıses çalıyor. neden bu saatte benim için tatlı bu ses? hiçbir şey olmadı ama hiçbir şeyin olmaması melankoli için yetiyor bazen. yetiyor işte. kendi kendime konuşup dikkatleri çekmemek için, şuraya iş çıkışı çağıma saygın kıyafetlerle geldiğim günlerde meyhaneci adem amcanın bana saygı duymaya devam etmesi için, sesimi susturmak için, karalıyorum bunu. mayhoşum, bomboşum. yabancıyım, kendi topluluğumdan başkaca toplumlara.
akvaryumdaki balıkları doyurmak için gittim büroya. dönüşünde bütün arkadaşlarım şehri terk ettiği için yalnız başıma oturdum birahaneye. eski şiirler okudum kendimden, yavaş yavaş demlenirken. az evvel kutladı bir adam bayramımı. kimin bayramını kutladı deli, kulağımda - çarmıha gerilen tek kişi isa değildi ki diye devrimci safsatalar uğruna taşıdığım ama haliyle kimsenin bunu bilmediği - haç küpemi göre göre. ama temizim doğrusu, kimseyi öldürmedim üç dört gündür; sonuçta insan da bir hayvan türü.
birahanedeyim, arkada ibrahim tatlıses çalıyor. neden bu saatte benim için tatlı bu ses? hiçbir şey olmadı ama hiçbir şeyin olmaması melankoli için yetiyor bazen. yetiyor işte. kendi kendime konuşup dikkatleri çekmemek için, şuraya iş çıkışı çağıma saygın kıyafetlerle geldiğim günlerde meyhaneci adem amcanın bana saygı duymaya devam etmesi için, sesimi susturmak için, karalıyorum bunu. mayhoşum, bomboşum. yabancıyım, kendi topluluğumdan başkaca toplumlara.
devamını gör...
a clockwork orange
stanley kubrick tarafından 1971 yılında çekilmiş, anthony burgess'in aynı isimli romanından uyarlama film. kitabı okunduktan sonra izlenmesi gerektiğini düşünenlerdenim. bir şeyleri anlatmak için insanı dürtmek yerine, ruhuna sert bir balyoz darbesi indirmek gerektiğini düşündürtmüştür daima bana. ne kadar kubrick sevsem bile yine de film kitabın gölgesinde daima kalmaya devam edecek benim için.
edit: alex'i oynayan oyuncu malcolm mcdowell'in o ikonik aparata bağlandığı sahnede korneasının çizilmesine rağmen hiç bozmadan rolüne devam ettiğini öğrendiğimden beri filme fazla haksızlık ettiğimi fark edip tekrar izledim de yine kitap daha ön planda olsa bile film de vasat dediğim kadar yokmuş şimdi. bahsettiğim olay da şöyle gerçekleşiyor, mcdowell'in korneası çizilince bir süre hastanede kalmaya devam ediyor ve iyileşip sete geri döndüğünde çekimler daha fazla aksaklık olmasın diye o sahnede dublör oynatmaya karar veriyorlar ama dublör kabul etmiyor. mcdowell kolları sıvayıp tekrar aynı riske rağmen aynı sahneyi çekmeye razı geliyor. az daha kör olma ihtimali olmasına rağmen sırf filmi tamamlamak için kendi kendine bu kabusu tekrar yaşatması büyük bir oyunculuk örneği.
edit: alex'i oynayan oyuncu malcolm mcdowell'in o ikonik aparata bağlandığı sahnede korneasının çizilmesine rağmen hiç bozmadan rolüne devam ettiğini öğrendiğimden beri filme fazla haksızlık ettiğimi fark edip tekrar izledim de yine kitap daha ön planda olsa bile film de vasat dediğim kadar yokmuş şimdi. bahsettiğim olay da şöyle gerçekleşiyor, mcdowell'in korneası çizilince bir süre hastanede kalmaya devam ediyor ve iyileşip sete geri döndüğünde çekimler daha fazla aksaklık olmasın diye o sahnede dublör oynatmaya karar veriyorlar ama dublör kabul etmiyor. mcdowell kolları sıvayıp tekrar aynı riske rağmen aynı sahneyi çekmeye razı geliyor. az daha kör olma ihtimali olmasına rağmen sırf filmi tamamlamak için kendi kendine bu kabusu tekrar yaşatması büyük bir oyunculuk örneği.
devamını gör...
poliarteritis nodosa
pan olarak kısaltılır.
orta çaplı arterleri tutan bir vaskülittir.
orta yaşlı erkeklerde sıktır ve hepatit b virüsü sonrası gelişebilir.
klinikte en sık bulgu kas-iskelet sistemine ait bulgular olan artrit,artralji(eklem ağrısı)miyaljidir.(kas ağrısı)
renal tutulum en sık görülen tutulum olmasıyla birlikte glomerülonefrit görülmez.
erişkinlerde koroner arter vaskülitinin en sık nedeni pan'dır,miyokart infarktüsüne neden olabilir.
tanı metodu olarak kolay ulaşılabilen organlardan biyopsi alınır veya anjiyografik görüntüleme ile tanı konulabilir.
hafif vakalarda steroid tedavisi yeterli olmakla birlikte; ağır vakalarda siklofosfamid de tedaviye eklenebilir.
orta çaplı arterleri tutan bir vaskülittir.
orta yaşlı erkeklerde sıktır ve hepatit b virüsü sonrası gelişebilir.
klinikte en sık bulgu kas-iskelet sistemine ait bulgular olan artrit,artralji(eklem ağrısı)miyaljidir.(kas ağrısı)
renal tutulum en sık görülen tutulum olmasıyla birlikte glomerülonefrit görülmez.
erişkinlerde koroner arter vaskülitinin en sık nedeni pan'dır,miyokart infarktüsüne neden olabilir.
tanı metodu olarak kolay ulaşılabilen organlardan biyopsi alınır veya anjiyografik görüntüleme ile tanı konulabilir.
hafif vakalarda steroid tedavisi yeterli olmakla birlikte; ağır vakalarda siklofosfamid de tedaviye eklenebilir.
devamını gör...



