kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genelleme yapmak tabiki doğru olmaz.

fakat tanık olduğum kadarıyla; mutsuz evliliği olan ya da aşk evliliği yapmamış olan "annelerin" bu ilgi veya sevgi ihtiyaçlarını oğullarından karşılayıp; onu sevgi ve ilgi kaynağı olarak görüp; "paşalarını " paylaşmak istemediklerini geline hissettirmeleridir.

- "el kızı" kavramı çok irrite edici değil mi? bunu bana da birisi laf altından soksa ben de "kayınvalide" kişisinden pek hoşlanmazdım.

-e seninki de el oğlu. ama neden kız tarafı sarıp sarmalıyor damadı; hatta kendi oğulları yerine koyuyorlar?

bunu bi düşünmek lazım.

sal artık şu oğlunu bir sal....
devamını gör...

alfa olma şansının ayağına gelmesi.
devamını gör...

pencere camı, soba borusu, ekmek
bkz. yılmaz güney
devamını gör...

manipülasyondur.
devamını gör...

anlamlandıramadığım insan kültürü

bu kişiler bir eşyayı ne kullanır ne kullandırırlar, varsa yoksa dursun derler

bu yüzden o kimseleri dursuncu olaraktan nitelendiyorum

kitabı var okumuş veya okumamış, vazgeçmiş
- ileride diyorum okumayı düşünüyormusun
- hayır
- öyleyse ya sat yada hediye et, başka insanın işi görülsün
- yok dursun
- niye
- işte

enstrümanı var, bırakmış çalmayı yıllar olmuş, yada bi heves etmiş, vazgeçmiş, ööölee duruyor, yıllardır

- ya diyorum bi çocuğa ver şu enstrümanı heves eder, müzik öğrenir, hem iyiliktir hem sevaptır
-yok dursun
- sat öyleyse , başka birinin işi görülsün, hem sende para kazanırsın
- yok dursun
- çalmayı düşünüyormusun
-hayır
-e niye dursun o zaman
-işte

yanlış anlmayın ileride kullanıcak olursa tamamımda, bunlar çürümeye yüz tutmuş, sahibinin oralı olmadığı eşyalar için söylüyorum

yeni birşey almış arkadaş, eskiside var aynı türden, kullanmıcak

- napçam bunla ( eskiyi kastederek )
- bilmem
- ver birine yük olmasın sana
- yok vermem
- niye
-işte

okulda kütüphane kurcam, ders kitaplarından ki , yeni üniversite öğrencileri aynı kitaba para vermesin, e bu ders kitabı , dersi geçen ömür billah o kitabı okumaz.

dedim bağışlayalım, hocaların birini kafalarım ben orada kitaplar dursun, seneye de diğer öğrenciler para vermesinler, alsınlar buradan

kitap aynı kitap, hem bende dersi geçtim, napaçam bu kitabı

yapaalım diyoruz

-olmaz
- neden
-okurum belki
- abartma, sen o kitabı dersi alırken okumadın

bu arada kitap alabildiğine sıkıcı sadece dersle alakalı bir kitap , ama mecburi, paralı, almalı öğrenci

-ya ver
- niye
-dursun

müzede eser var, dışarıda antik kent veya tatihi osmanlı evi

git gör yakın sana hem bedava olan gün de var yada bedava olan

-yok
- niye
- dursun


ihtiyaçları olmayan hiçbirşeylerini vermiyorlar, paylaşmıyorlar

o sana yük kullanmıyorsun

var senin bilmem kaç kıyafetin, diyelim 30 , kaçını giyiyorsun

- on , on beş anca
- diğerleri
- duruyor işte
- ya durmasın şurda bi gariban var yüzü gülsün, en nefret ettiğn en sevmediği versen bile olur
-yok
-neden
-dursun
- e ama sen giymiyorsun ki, sana yük o, senin için çöple eşdeğer
- belki giyerim
-kaç yıldır giymiyorsun
-oldu baya
- niye giymedin
-işte
-işte değil, biliyorsun cevacı sevmiyorsun ver gitsin
- yok, dursun

biri vardı malımı alma canımı al derdi

bu eşyalar, birer araç sadece, o anlık işimizi görsünler diye var ,işini görmüyorsa senin için belki faydasız ama başka birinin işine yarar

herhalde bi ben bölye düşünüyorum

dursun
dursun
dursun

herşey dursun hiç ilerlemesin, aman kimse gülmesin, kar etmesin, dursun o da durduğu yerde diye diye böyle olduk

ekonomi böyle herkes dursun dursun diye diye durdu, herkes heeşey dursun istiyor

adam istiyor, malım dursun mülküm dursun, geleneğim dursun ( kast ettiğim ,ilerlemesin, gelişmesin )

iyi dursun

ama öbür tarafa gizli mal kaçırma yolu varda benim haberim yoksa allaha ispitlerim haberiniz olsun

bu da burada dursun
devamını gör...

son 1 hafta civarı başlık canlandıran mod hanginizse o kafadan istiyorum. vallahi dert tasa uçar gider. bu ne biçim bir gamsızlık, boşvermişliktir ? keşke senin yarın kadar gamsız olabilsem. bu arayıştayım.*
devamını gör...

(bkz: say hi to my little friend)

z kuşağı şahsımı kahkahalara boğan istektir. buradayız, burada olacağız, bizden rahatsız olan boomerlara inat varlığımızı sizlere hatırlatacağız.

nedir bu nesil kavgası, azıcık gelişin, azıcık zeka belirtisi gösterin artık. hani kafa sözlükte ayrışma, ötekileştirme yoktu? eğer varsa buradan gitmesi gereken onuruyla yazarlık yapan z kuşağı değil, sizsiniz. hadi bakalım let the challenge begin
devamını gör...

descartes'ın sözü de referans alınarak; düşünüyorum, öyleyse arıyorum denilmesi gereken yazılı olmayan kuraldır.
devamını gör...

kötülüğü yaratan tanrı iyiliğide yaratmış

tanrı, bizleri doğru yoldan ve iyilikten ayırmasın

umutlarımız gerçek, dualarımız kabul olsun. iyi bayramlar.
devamını gör...

kaan ertem'in unutulmaz karakteri olan zıçan adam, lise yıllarımda lemanyak dergisi okurken ilk açtığım sayfadır efendim.

bu arkadaş, genelde ortalıkta dolaşırken ya 2 kişinin diyaloğuna ya da kendi maruz kaldığı saçma sapan, insanların hakkına giren davranışlar sonucu aşırı derecede sinirlenip,
ortalığı b*kla doldururdu.
cezalandırma sistemi çok b*ktan bir sistemdi.
adamı boğazına kadar batırdı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

halk müziğinin ölçüsüz olan formuna denir. uzun havalar, anadolu'nun değişik bölgelerinde bozlak, türkmani, maya, hoyrat, divan, ağıt gibi adlarla anılır. bunlar genellikle karacaoğlan, emrah, ruhsati, sümmani ve daha birçok bilinen halk ozanlarının deyişleri üzerine yakılmıştır.
devamını gör...

çeşitli şehirlerden mimarisi, konumu, barındırdığı eserleri veya herhangi bir özelliği ile göze çarpan kütüphaneler paylaşabileceğimiz başlık.
ilki benden gelsin:
(bkz: tianjin binhai kütüphanesi)
çin'in tianjin kentinde bulunan ve 2014-2017 yılları arasında yapımı tamamlanmış olan kütüphane akıl dolu mimarisi ile ziyaretçilerinin ve meraklılarının oldukça ilgisini çekmektedir.
yapının tam ortasında aşağıda görmüş olduğunuz oditoryumu barındıran göz bulunmakta ve yapı bu gözün çevresinde şekillenmekte.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu gözün etrafında basamaklar halinde çeşitli okuma, dinlenme ve oturma alanları bulunuyor.
binanın başlangıcından bitişine kadar dalgalandırılmış raflar var ve bu yapı kütüphanenin kendine özgü topoğrafyasını oluşturuyor. kütüphanede bir milyonu aşkın kitap bulunuyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gözün etrafında görmüş olduğunuz her raf aslında hem oturma hem tırmanma hem de okuma alanı işlevi görüyor. böylelikle kütüphane aslında bir kültür ve sosyalleşme merkezi olarak da işlevini sürdürüyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kütüphanenin belli kotlarında eğitim üzerine programlanmış alanlar mevcut. yer altında kalan kısımda arşiv, kitap deposu ve servis alanı, ilk katlarda çocuk ve yaşlılar için okuma alanları var. en üst katlar ise toplantı, ofis ve bilgisayar odaları için ayrılmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kütüphane hem içeriden dışarıyı hem dışarıdan içeriyi görebilecek şekilde dizayn edilmiş, amaç dışarı ile bağlantıyı sürdürmek. böylelikle hem kütüphaneye olan ilgi canlı tutuluyor hem de kütüphane günlük yaşamın bir parçası haline getirilerek herkesin düşündüğü "sessiz, kitaplarla dolu, sıkıcı bir yer" şeklindeki imajından sıyrılıyor.
çok daha detaylı bilgi ve görsel için kaynak gösterdiğim siteyi ziyaret edebilirsiniz.
tianjin binhai kütüphanesine gideeeer-->
devamını gör...

kahve.

kahveyi çok seven biri olarak söylüyorum bunu, yapmayın kahvenizi için ve susun. sabah kahve içmeden kesinlikle ayılamadığınızla, kahveyi saat yönünde karıştırmadan asla içemediğinizle falan kimse ilgilenmiyor.
devamını gör...

ride ve my bloody valentine ile birlikte kutsal shoegaze üçlüsünü oluşturan aşmış grup.
devamını gör...

karma meslek lisesi ve erkeklerin sayıca fazla olduğu bir sınıfta okuyunca haliyle her günümüz olaylıydı. nöbetçi hocanın da yokluğunu fırsat bilip bölüm derslerinin dışında ki dersleri işlediğimiz sınıf parkedendi ve sınıfın kapisi da dandik çelik kapıdandı. ne yapsak da okul müdürümüzü şaşırtsak diye düşünürken birden "sınıfın çöp kovasının içine kağıt dolduralim yakalım da ısınalım " dedi biri. sıraları kenara çektik sınıfça, çöp kovasını ortaya koyduk." keşke yiyecek bir şeyler de olsaydı " dedi biri. tabi kimse de para da yok. oturduk kara kara yemek alacak parayı nasıl bulacağımızı düşünüyoruz. dedik bari sınıfın kapısını 2 sokak ötede ki eskiciye satalım, eskiciden aldığımız parayla da yol üstündeki ucuzcu donerciden yemek alır keyfimize bakarız dedik. elektrik -elektronik okumanın da vermiş olduğu el becerisinden dolayı,herkes takim çantasından tornavida pense ne kadar ıvır zıvır varsa çıkardı ve kapıya giriştik. 2 kişi koridorda gözetçilik yapıyor tabi. uzun uğraşlar sonucu kapıya zarar vere vere söktük. 25 kişinin arasından bir allahin kulu da çıkıp demedi ki "biz bu kapıyı okuldan nasil çıkaracağız?" diye. sınıfın zeka seviyesini düşünün. neyse, sınıfın penceresinden aşağı atalım nasıl olsa atacağımız yer çim çok ses çıkmaz dedik. bu arada eski lisemiz tarihi bir binaydi. önceden akil hastalarını da tedavi etmek amacıyla kullanılırken zamanla okul olmuştur. bu yüzden sınıfın penceresi tavana yakin yükseklikte ve geniştir. önce sınıfça herkes çelik kapiyi havaya kaldırmaya yardım etti tam sinif penceresinden atacağımız sırada, biri dedi ki" asagida biri varsa veya başka sınıfların beden dersi varsa yakalaniriz. en iyisi aşağıya telefonu olan 2 kişi insin baksin haber etsin " dedi. bu sırada bizim çöp kovası söndükce sınıftakiler mangal yapar gibi kağıt vs ne bulursa atmaya ateşi harlamaya devam ediyorlar. sınıfın ortasında yanan bir çöp kovası, camdan atılmayı bekleyen sınıf kapisi var. neyse aşağıya inen 2 arkadaş aradılar. "asagida kimse yok salın aşağıya emaneti" dediler. sınıfça abanıp aşağıya attığımız kapı güm diye yere düştü. oyle bir ses çıktı ki , tüm okulda bir sessizlik oldu size anlatamam. deprem olduğunu sanan mi dersin, sınıfın kapisi olmadığı için ve yanan çöp kovasından ötürü her yer dumanalti olduğu için yangın çıktı sanan mi dersin, üst kattaki öğrenciler panikle aşağıya inmeye çalışırken birbirini ezen mi dersin... ortalık bildiğin savaş alanı oldu.tabi bunun cezası da çok ağır oldu. yemek yemeden karnı doyan tek liseli bizdik.
devamını gör...

güzel yapılmamış bir un helvası yerken, “recep ivedik”in un helvası yerken verdiği tepki aklıma gelir.
devamını gör...

24 şubat 1942
769 romanyalı yahudi'yi taşıyan ''struma'' vapuru, karadeniz'de batırıldı, yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
(bkz: serenad (kitap))
(bkz: struma gemisi)
devamını gör...

haytarma, kırım tatar türklerinin milli halk oyunudur. konusu doğa olan bu dans kırım ve çevresindeki halkların düğünlerinde sıkça görülür. geri dönüş anlamına gelen bu halk oyununu son zamanlarda ülkemizdeki düğünlerde de görmek mümkündür.



haytarma filmi ise 1944 kırım tatar sürgününü konu alarak, "bağımsız devletler topluluğu ve baltık devletleri en iyi film ödülünü" kazanmıştır. haytarma filmi
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim