bazı yazarların bot kullanıyor olması
kış mevsiminde olduğunu işaret eder.
devamını gör...
grönland
iklim değişikliği nedeniyle son yillarda adini sikca duydugumuz kuzey atlantik okyanusu'nda yer alan dunyanin en buyuk adasi. 900'lu yillarda vikingler tarafindan kesfedilmis. uzun yillar norvec hakimiyetinde kalan bu ada sonrasinda danimarka egemenligine gecmis. 1979 yilinda ise ozerlige hak kazanmis. google aramalarina gore adanin su anki populasyonu yaklasik 56 bin kusur. adanin %90'lik kesimi eskimo halki, geri kalan kismi ise avrupali gocmen kesimi. adada konusulan resmi dil ise danca ve yari eskomica olan grondlanca dili. ada halkinin yerel gecim kaynagi ise balikcilik...
gelelim adanin son donemlerde adinin sikca anilmasinin nedenine... en temel neden olarak amerika, rusya, cin gibi ulkelerin bu adaya goz dikmesi diyebilirim. gronland'i, yaklasik bir sene oncesinde trump'un satin almak istedigini basindan ogrenmistik. fakat danirmarka trump'in bu talebini oldukca komik bulup reddetmisti...iste dunya devlerinin bu adaya karsi bu denli ilgili olmalarinin en temel sebebi adanin yeralti kaynaklari bakimindan oldukca zengin olmasi. demir, uranyum, plutonyum gibi nadir bulunan elementler bakimindan bir hayli zengin bu ada. ayrica petrol bakimindan neredeyse suudi arabistan'in yarisindan fazlasi kadar rezervleri mevcut. keza dogal gaz bakimindan da olabildigince bereketli...
ada hakkinda bir hayli ilginc komplo teorileri de donuyor. iddiaya gore kuresel isinma sonucu adada eriyecek olan buzullar sonrasinda bolgenin yasamaya elverisili olacagi ve de dunyanin en zengin insanlarinin yasamak icin bu adayi tercih edecegi soyleniyor(mus). sozde zenginler tarafindan bu ada dunyanin merkezi haline getirilip, her turlu kontrolun buradan yapilacagi iddialar arasinda...



gelelim adanin son donemlerde adinin sikca anilmasinin nedenine... en temel neden olarak amerika, rusya, cin gibi ulkelerin bu adaya goz dikmesi diyebilirim. gronland'i, yaklasik bir sene oncesinde trump'un satin almak istedigini basindan ogrenmistik. fakat danirmarka trump'in bu talebini oldukca komik bulup reddetmisti...iste dunya devlerinin bu adaya karsi bu denli ilgili olmalarinin en temel sebebi adanin yeralti kaynaklari bakimindan oldukca zengin olmasi. demir, uranyum, plutonyum gibi nadir bulunan elementler bakimindan bir hayli zengin bu ada. ayrica petrol bakimindan neredeyse suudi arabistan'in yarisindan fazlasi kadar rezervleri mevcut. keza dogal gaz bakimindan da olabildigince bereketli...
ada hakkinda bir hayli ilginc komplo teorileri de donuyor. iddiaya gore kuresel isinma sonucu adada eriyecek olan buzullar sonrasinda bolgenin yasamaya elverisili olacagi ve de dunyanin en zengin insanlarinin yasamak icin bu adayi tercih edecegi soyleniyor(mus). sozde zenginler tarafindan bu ada dunyanin merkezi haline getirilip, her turlu kontrolun buradan yapilacagi iddialar arasinda...



devamını gör...
tanım girdikten sonra dönen normal sözlük logosu
tanım girdikten, beğendikten sonra ve akışı yeniledikten sonra dönen logodur. bugün değiştirmişler galiba. artık logo hem dönüyor hem de kafasını çöp kutusuna atıyor.*
devamını gör...
regl dönemini iğrenç bulan erkek
kadınsızlıktan kafayı yiyip bok atan erkektir.
lan birinizde beni sevin bee kafasıyla takılır sonra olmayınca saldırganlaşır.
geçmiş olsun.
lan birinizde beni sevin bee kafasıyla takılır sonra olmayınca saldırganlaşır.
geçmiş olsun.
devamını gör...
en iyi ikililer
lahmacun-ayran
devamını gör...
lgbti birey
doğuştan gelen bir özellik. nasıl insanların ten rengi eleştiri konusu değilse, bu da değil. sonradan tercih edildiğini varsayalım. öyle bile olsa hiç kimseyi ilgilendirmez. bu insanlara yapılanlar yeter artık gerçekten! din konusuna gelince, herkes aynı inanca sahip değil. kimse kimseyi inanciyla degerlendiremez. ayrıca var mı dinin tüm gereklerini yerine getirebilen, hiç günah işlemediğiden emin olan?
devamını gör...
sek (yazar)
başından beri gözüm tutmadı derler ya o hislerimin olduğu bir insandı, başka mecralarda da kendisini az daha tanıma fırsatım oldu. doğru karardır hele ki bugün ki tanımlardan sonra. yolu açık olsun.. ha ben dömisek olarak geri geleceğini tahmin ediyorum ya o ayrı.(bkz: swh)
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
anlık halimi yansıtan nick.
devamını gör...
hesap silme seçeneği
en gerekli olduğu halde var olmayan.
ihtiyacımız giderilmelidir.
ihtiyacımız giderilmelidir.
devamını gör...
spermiogram testi
testi yapan personel için diğer tanı testlerinden daha ayrı bir yeri olandır.
zamanında spermiyogram yapmış bir stajyer olarak ben de tecrübelerimi paylaşayım ki tam olsun.
öncelikle gelen materyali 37 santigradlik etüv dediğimiz bir aletin içine koyuyoruz. etüv, böyle yarım buzdolabı büyüklüğünde birşey. aman niye uğraşıyorum, aha şöyle bişey.
1-2 saat bekletiyoruz ki içinde bulunduğu semen iyice akışkan hale gelsin, sıvılaşsın falan. süre dolduktan sonra şırıngayla çekiyoruz, kontrol ediyoruz iyice sıvılaşmış mı diye. şırınganın iğnesinde garip bir aparat var, onu bulamadım şimdi.
şöyle tarif edeyim orasını. hani iğneyi şırıngaya oturttuğunuz yeşil başlık kısmı var ya, o kısmının bir yüzü düz. sanırım analizi yapacak cihazdaki yuva o şekilde ki, ona göre yapılmış. üzerinden 10 sene geçti, tam hatırlamıyorum *. cihaz dediğim de tüplü bilgisayar monitöründen daha küçük, üzerinde ufakça bir ekran olan birşey. mililitredeki sperm sayısı, vizkozitesi (akışkanlığı), canlı/ölü oranını falan veriyor. ekranda da güzel güzel görüyorsunuz oynayan spermleri.
tabi bazen hoş sonuçlanmıyor bu test. kamyoncu gibi iri yarı, beyaz atletli pos bıyıklı bir abi geldi bir gün. utana sıkıla verdi numuneyi. ulan 3 kere baktık, spermler gram hareket etmiyor. adam kısır yani. bana "sen söyle kindred" diyecekler diye çok korktum, neyse ki bana vermediler o görevi *. bu da böyle bir anımdır.
zamanında spermiyogram yapmış bir stajyer olarak ben de tecrübelerimi paylaşayım ki tam olsun.
öncelikle gelen materyali 37 santigradlik etüv dediğimiz bir aletin içine koyuyoruz. etüv, böyle yarım buzdolabı büyüklüğünde birşey. aman niye uğraşıyorum, aha şöyle bişey.

1-2 saat bekletiyoruz ki içinde bulunduğu semen iyice akışkan hale gelsin, sıvılaşsın falan. süre dolduktan sonra şırıngayla çekiyoruz, kontrol ediyoruz iyice sıvılaşmış mı diye. şırınganın iğnesinde garip bir aparat var, onu bulamadım şimdi.
şöyle tarif edeyim orasını. hani iğneyi şırıngaya oturttuğunuz yeşil başlık kısmı var ya, o kısmının bir yüzü düz. sanırım analizi yapacak cihazdaki yuva o şekilde ki, ona göre yapılmış. üzerinden 10 sene geçti, tam hatırlamıyorum *. cihaz dediğim de tüplü bilgisayar monitöründen daha küçük, üzerinde ufakça bir ekran olan birşey. mililitredeki sperm sayısı, vizkozitesi (akışkanlığı), canlı/ölü oranını falan veriyor. ekranda da güzel güzel görüyorsunuz oynayan spermleri.
tabi bazen hoş sonuçlanmıyor bu test. kamyoncu gibi iri yarı, beyaz atletli pos bıyıklı bir abi geldi bir gün. utana sıkıla verdi numuneyi. ulan 3 kere baktık, spermler gram hareket etmiyor. adam kısır yani. bana "sen söyle kindred" diyecekler diye çok korktum, neyse ki bana vermediler o görevi *. bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...
viswanathan anand
arkadaşları arasında lakabı ''vishy''dir. kocaman camlı, çerçevesi kalın gözlükleri beni benden alıyor.
hint satranç büyükustası. gelmiş geçmiş en iyi oyuncular arasında yer alır.
fıde reyting listesinde 2.800 puan barajını geçen beş oyuncudan biridir.
bugün, , satranç denilince akıllara düşen ülkeler denilince hindistanbeliriyorsa zihninizde, bunu kendisine borçluyuz. amerikalı bobby fischer'in 1975'te ünvanı terk etmesinden bu yana ilk kez , dünya satranç şampiyonu olmak için rus olmayan bir favori olarak ortaya çıktı.
satrancı 6 yaşında anasından öğreniyor. 16 yaşında ülke birincisi oldu.
1987 yılında dünya gençler şampiyonu oldu böylece bu turnuvayı kazanan ilk hintli, hisdistanda çıkan ilk gm, asyanın ilk dünya şampiyonu olarak tarih yazdı...
hızlı satrançta inanılmaz bir herif...
kendisi çok yönlü bir oyuncudur. modern satranç, turnuva maçları, maç ve nakavt formlarındaki tüm seçenekleri oynayabilir. sezgilerine güvenerek oynar.
rakibi carlsen'le sık sık maç yaparlar efenim...
kah yenilir kah yener...
kendisi tarafından yazılan, vishy anand: my best games of chess, yani en iyi satranç oyunlarım kitabını çıkarmıştır.
en önemli maçlarından bir ikisinin analizini bırakalım aşağı...
2005 vishy anand -veselin topalov:
1995, anand - kasparov:
''
''
hint satranç büyükustası. gelmiş geçmiş en iyi oyuncular arasında yer alır.
fıde reyting listesinde 2.800 puan barajını geçen beş oyuncudan biridir.
bugün, , satranç denilince akıllara düşen ülkeler denilince hindistanbeliriyorsa zihninizde, bunu kendisine borçluyuz. amerikalı bobby fischer'in 1975'te ünvanı terk etmesinden bu yana ilk kez , dünya satranç şampiyonu olmak için rus olmayan bir favori olarak ortaya çıktı.
satrancı 6 yaşında anasından öğreniyor. 16 yaşında ülke birincisi oldu.
1987 yılında dünya gençler şampiyonu oldu böylece bu turnuvayı kazanan ilk hintli, hisdistanda çıkan ilk gm, asyanın ilk dünya şampiyonu olarak tarih yazdı...
hızlı satrançta inanılmaz bir herif...
kendisi çok yönlü bir oyuncudur. modern satranç, turnuva maçları, maç ve nakavt formlarındaki tüm seçenekleri oynayabilir. sezgilerine güvenerek oynar.
rakibi carlsen'le sık sık maç yaparlar efenim...
kah yenilir kah yener...
kendisi tarafından yazılan, vishy anand: my best games of chess, yani en iyi satranç oyunlarım kitabını çıkarmıştır.
en önemli maçlarından bir ikisinin analizini bırakalım aşağı...
2005 vishy anand -veselin topalov:
1995, anand - kasparov:
''
''
devamını gör...
fazla ciddiye alınan şeyler
“millet ne der ,ne düşünür”diye fazla ciddiye aldığın gereksiz insanlar zümresi
devamını gör...
koronavirüs'ün meslek hastalığı olarak kabul edilmesi
"sonunda olması gerek oldu dedirten" sevindirici havadis.
sağlık emekçilerinin sürekli dillendirdikler makul istek tbmm'de siyasi partilerin oy birliği ile meslek hastalığı olarak kabul edildi.
sağlıkçılar müjde
sağlık emekçilerinin sürekli dillendirdikler makul istek tbmm'de siyasi partilerin oy birliği ile meslek hastalığı olarak kabul edildi.
sağlıkçılar müjde
devamını gör...
chopstick
ingilizce bir kelime olup ; bazı asya ülkelerinde kaşık ya da çatal yerine kullanılan yemek çubuklarına verilen ad. japoncası waribashi’dir. kimileri hashi de der.birçoklarına göre eski çin’de icat edildiği düşünülmektedir ama bu konuyla ilgili kesin bir bilgi yoktur. odundan, altından, gümüşten, fildişinden, bambudan ya da plastikten yapılırlar. altın ve gümüş yemek çubukları hem ağır hem de pahalı olduğundan sadece süs eşyası olarak kullanılırlar.
devamını gör...
ahmed arif'in dizeleri
açardın,
yalnızlığımda mavi yeşil,
açardın.
tavşan kanı,kınalı-berrak.
yenerdim acıları,kahpelikleri...
gitmek,
gözlerinde gitmek sürgüne.
yatmak,gözlerinde yatmak zindanı.
gözlerin hani?
yalnızlığımda mavi yeşil,
açardın.
tavşan kanı,kınalı-berrak.
yenerdim acıları,kahpelikleri...
gitmek,
gözlerinde gitmek sürgüne.
yatmak,gözlerinde yatmak zindanı.
gözlerin hani?
devamını gör...
her düşünceye saygı duyulur mu sorunsalı
homofobi, ırkçılık, dincilik vb. bir düşünceyse eğer saygı falan duyulmaz.
devamını gör...
israil denilince akla gelenler
iş ahlakı ve dürüstlük.
devamını gör...
meditopia
vodafonelu iseniz indirimli olarak yararlanabileceğiniz bir uygulamadır.
devamını gör...
ontolojik kanıt
bilinenin aksine ilk olarak ibn-i sina ve farabi tarafından kullanılmış bir kanıtlama biçimi. ardından anselmus kullanmış ve şu argümanı sunmuştur, "biliyoruz ki, tanrı, düşünülen en mükemmel varlıktır. mükemmelden daha mükemmel olan şey, düşünülmekle birlikte hem de gerçekte var olandır. eğer tanrı düşüncemiz dışında yoksa, sadece düşüncemizde varsa, bu durumda tanrıdan daha mükemmel bir şey düşünebiliriz. eğer düşündüğümüz en mükemmel varlık olan ve kendisinden daha da mükemmelini düşünemeyeceğimiz tanrıdan, daha da mükemmelini düşünürsek, bu durumda tanrı en mükemmeli olmaz ve kendisinden daha da mükemmelini düşünmüş oluruz. fakat bu bir çelişkidir. demek ki, en mükemmel ve kendisinden daha da mükemmelini düşünemeyeceğimiz varlık gerçekten vardır ki, var olmadığı düşünülemiyor (ve düşünülmeye çalışılınca bir çelişkiye yol açıyor). demek ki tanrı vardır."
daha sonra anselmus eleştirilere cevap vermiş ve bu argümanın bir versiyonunu daha yapmıştır: "bir şeyden daha kudretlisi yoksa, o en mükemmel şey olur. eğer ondan başka herhangi bir şeyin mevcut olmadığını düşünebiliyorsak ve ondan daha kudretlisini düşünemiyorsak, böyle bir şeyin var olmadığı düşünülemez. mevcut olmadığını düşünemediğimiz varlık, sonsuz olan, hep mevcut olmuş olan bir varlıktır. demek ki, o, diğer varlıkların aksine zorunlu bir varlıktır. çünkü mevcut olmadığı düşünülemiyor, bu yüzden diğer mevcut olmadığı düşünülebilenlerden daha mükemmeldir. o halde bu şeyin, en kudretli şey olduğunu düşünebiliriz. o zaman, kendisinden daha yücesini düşünemediğimiz tanrı, zorunlu bir varlıktır, sonsuzdur ve vardır."
daha sonraları bu argüman da eleştirilere maruz kalmıştır. en sonunda descartes çıkagelmiş ve bu argümanın farklı bir versiyonunu yapmıştır ki, önceki bazı eleştirilere cevap niteliğindedir: "tanrı, insan aklına göre açık bir kavramdır. bu durumda insan, tanrı kavramının niteliğini keşfedebilmek için, tanrı kavramının kapsadığı şeyi keşfetmelidir. bir sayı hakkında kanıtlayabileceğim tüm şeyler, açıktır. işte böylelikle, sonsuz olan tanrı kavramına ait olanlar da işte böylece açıktırlar. bunun nedeni, varlığın, tanrının zatından ayrılamayacağıdır. mesela, bir üçgenin üç iç açısının ceminin (toplamının) 2 tane olan dik açının toplamına eşit olmaması gibi. bizim var olmayan bir tanrıyı kavramamız, 3 kenarı bulunmayan bir üçgeni düşünebilmemiz kadar imkansız bir meseledir."
kant bu argümanı eleştirmiştir. fakat daha sonra günümüz filosoflarından, alvin plantinga da, ontolojik argümanın yeni bir versiyonunu çıkarmıştır: "tamamen mükemmel olan bir varlık mümkündür, çünkü tanrı mantıken bir çelişki içermez. tamamen mükemmel bir varlık mümkünse, o varlık, yine mümkün olan bir dünyada olmalıdır. tamamen mükemmel olan varlık, mümkün bir dünyada varsa, diğer tüm dünyalarda da vardır. eğer tamamen mükemmel olan varlık, tüm mümkün olan dünyalarda varsa, gerçek dünyada da vardır. bu durumda, tamamen mükemmel bir varlık vardır." bu argüman, kant'ın "var olmak bir özellik değildir" savına da bir cevap niteliğindedir.
daha sonra anselmus eleştirilere cevap vermiş ve bu argümanın bir versiyonunu daha yapmıştır: "bir şeyden daha kudretlisi yoksa, o en mükemmel şey olur. eğer ondan başka herhangi bir şeyin mevcut olmadığını düşünebiliyorsak ve ondan daha kudretlisini düşünemiyorsak, böyle bir şeyin var olmadığı düşünülemez. mevcut olmadığını düşünemediğimiz varlık, sonsuz olan, hep mevcut olmuş olan bir varlıktır. demek ki, o, diğer varlıkların aksine zorunlu bir varlıktır. çünkü mevcut olmadığı düşünülemiyor, bu yüzden diğer mevcut olmadığı düşünülebilenlerden daha mükemmeldir. o halde bu şeyin, en kudretli şey olduğunu düşünebiliriz. o zaman, kendisinden daha yücesini düşünemediğimiz tanrı, zorunlu bir varlıktır, sonsuzdur ve vardır."
daha sonraları bu argüman da eleştirilere maruz kalmıştır. en sonunda descartes çıkagelmiş ve bu argümanın farklı bir versiyonunu yapmıştır ki, önceki bazı eleştirilere cevap niteliğindedir: "tanrı, insan aklına göre açık bir kavramdır. bu durumda insan, tanrı kavramının niteliğini keşfedebilmek için, tanrı kavramının kapsadığı şeyi keşfetmelidir. bir sayı hakkında kanıtlayabileceğim tüm şeyler, açıktır. işte böylelikle, sonsuz olan tanrı kavramına ait olanlar da işte böylece açıktırlar. bunun nedeni, varlığın, tanrının zatından ayrılamayacağıdır. mesela, bir üçgenin üç iç açısının ceminin (toplamının) 2 tane olan dik açının toplamına eşit olmaması gibi. bizim var olmayan bir tanrıyı kavramamız, 3 kenarı bulunmayan bir üçgeni düşünebilmemiz kadar imkansız bir meseledir."
kant bu argümanı eleştirmiştir. fakat daha sonra günümüz filosoflarından, alvin plantinga da, ontolojik argümanın yeni bir versiyonunu çıkarmıştır: "tamamen mükemmel olan bir varlık mümkündür, çünkü tanrı mantıken bir çelişki içermez. tamamen mükemmel bir varlık mümkünse, o varlık, yine mümkün olan bir dünyada olmalıdır. tamamen mükemmel olan varlık, mümkün bir dünyada varsa, diğer tüm dünyalarda da vardır. eğer tamamen mükemmel olan varlık, tüm mümkün olan dünyalarda varsa, gerçek dünyada da vardır. bu durumda, tamamen mükemmel bir varlık vardır." bu argüman, kant'ın "var olmak bir özellik değildir" savına da bir cevap niteliğindedir.
devamını gör...
