sait faik abasıyanık
türk edebiyatının en nevi şahsına münhasır yazarlarından biridir sait faik. yaşantısıyla, dünyaya bakış açısıyla, insan ve doğa sevgisiyle, üslubuyla bambaşka bir yerde durur. yalın bir türkçeyle muhteşem öyküler yazılabileceğini herkese göstermiştir. sade ve anlaşılır tarzıyla bana hep hemingway'i çağrıştırmıştır. duru ve çarpıcı öykülerini ne zaman okusam bir de hemingway okumak isterim hemen ardından. sait faik öncelikle istanbul yazarıdır. adalar yazarıdır. denizlerin ve balıkçıların yazarıdır. istanbul'un azınlıklarının yazarıdır. öykülerinde insan sevgisi göze çarpar. sıradan insan farklı yönleriyle onun öykülerinde baş kahraman olarak görünür. denize tutkundur sait faik, doğaya tutkundur. yazmaya tutkundur bilhassa. "haritada bir nokta" adlı öyküsünde o meşhur pasajda kalemi yontar ve yazmaya koyulur. çünkü "yazmasaydı deli olacaktı." ne güzel ifade etmiştir yazmayla olan ilişkisini. deli olacaktı. çıldıracaktı. kendisinden yıllar sonra semih gümüş bir denemesinde ona atıfta bulunarak "okumasaydım çıldıracaktım" der. böyledir bu mesele, kimi yazmasa çıldıracak kimi okumasa çıldıracak. bir yazgıdır bu bazı insanlar için. bunlar "mecbur insanlar" dır. tıpkı ince memed'in eşkıyalığı gibi bunlar da kitaplara mecburdur. okumaya ve yazmaya. sait faik oturduğu yerden öykü yazan biri değildi. gezdiği, gördüğü, bildiği yerleri; konuştuğu, sohbet ettiği, tanıştığı insanları yazıyordi genel olarak. bunun içindir ki öykülerinde müthiş bir samimiyet vardır. kuşatıcı bir sıcaklık vardır. bazen rum balıkçıların peşinden gider, bazen istanbul'un gizli köşelerinde aylak aylak dolanır, bazen de sadece bir hişt sesinin gizemine kapılır. basit ve sade olan sadece üslubu/dili değildir. kendisi basit ve sade bir insandır. öyle yaşamış öyle ölmüştür. istiklal caddesinde geçirilen bir günün ardından burgazada'ya dönerken yolda bir simit yer ve bu simit onu mutlu etmeye yeterdi. ne güzel anlatır salah birsel sait faik'i!
devamını gör...
orta doğu teknik üniversitesi
unisex tuvaletleri olan ülkenin ötesinde bir vizyon sahibi okul.
devamını gör...
kitap alıntıları
şu an okuduğum gazap üzümlerinde altını çizdiğim bir kısım :
“gideceğimiz yer iki bin millik yolmuş diyorlar. ne kadar sürer sence, tom? haritada gördüm. koca dağlar var! kartpostallardaki gibi. onları aşıp gideceğiz. ne kadar sürer onca yolu gitmek acaba, tommy?”
“bilmiyorum. belki iki hafta, belki de, şansımız varsa, on gün falan. bak, anne, kaygılanmayı kes. dur, sana kodese girmekle ilgili bir şey söyleyeyim. habire çıkacağın günü düşünüp duramazsın. deli olur insan. yaşamakta olduğun günü düşüneceksin... her günü geldiği gibi al. ”
yıllardır şu durum bi geçsin bunu da o zaman yaparım gibi yaşıyorum ama böyle yaparak gelecek zamanı beklerken anı kaybettiğimi fark ettim, bi şeyleri beklemek zaten yeterince yıpratıcıyken, şimdiyi de yaşayamamak bu durumu iyice katmerliyor.
ara ara okuyacağım tomun bu sözlerini.
“gideceğimiz yer iki bin millik yolmuş diyorlar. ne kadar sürer sence, tom? haritada gördüm. koca dağlar var! kartpostallardaki gibi. onları aşıp gideceğiz. ne kadar sürer onca yolu gitmek acaba, tommy?”
“bilmiyorum. belki iki hafta, belki de, şansımız varsa, on gün falan. bak, anne, kaygılanmayı kes. dur, sana kodese girmekle ilgili bir şey söyleyeyim. habire çıkacağın günü düşünüp duramazsın. deli olur insan. yaşamakta olduğun günü düşüneceksin... her günü geldiği gibi al. ”
yıllardır şu durum bi geçsin bunu da o zaman yaparım gibi yaşıyorum ama böyle yaparak gelecek zamanı beklerken anı kaybettiğimi fark ettim, bi şeyleri beklemek zaten yeterince yıpratıcıyken, şimdiyi de yaşayamamak bu durumu iyice katmerliyor.
ara ara okuyacağım tomun bu sözlerini.
devamını gör...
marcus garvey
malcolm x'in babasıda bu adamın destekçisidir. onlara göre bütün siyahlar beyazlardan ayrılıp, jamaika yada afrikaya dönmeli ve siyahların devleti kurulmalıdır.
devamını gör...
kopyala yapıştır ile tanım giren yazar
sırf buna özel şikayet seçeneği talep etmeme ve sürecin, sözlük yönetimi tarafından da -sağ olsunlar- beni kırmadan o seçeneğin oraya eklenmesiyle son bulmasına neden olan yazar tipi. evet, alıntılar/intihaller için kullanılan o şikayet seçeneği benim yüzümden orada. pişman değilim *
buna rağmen beni bile "kopyala yapıştırcı" sananlara selam olsun!
buna rağmen beni bile "kopyala yapıştırcı" sananlara selam olsun!
devamını gör...
sözlüğün ölmüş olması
bir helva kavurayım o zaman. iş bana düştü.
devamını gör...
tanım yazarken dikkat edilmesi gerekenler
lütfen emniyet kemerinizi bağlayınız. koltuğunuzun dik, masanızın kapalı ve güneşliğinizin açık olduğundan emin olunuz. acil durumlarda önce portakalın güvenliğini sağladığınızdan emin olunuz. uçuşumuz esnasında küfürler yasaktır. kafa sözlük eyirlayns keyifli uçuşlar diler.
devamını gör...
yazarların bırakması gereken 5 şey
-uyuşukluk
-üç beyaz
-internet
-duygusallık
-yatmak
kısacası tüm hayatımı baştan aşağı değiştirmem gerekiyormuş, ben de bunun farkına varmış oldum.*
-üç beyaz
-internet
-duygusallık
-yatmak
kısacası tüm hayatımı baştan aşağı değiştirmem gerekiyormuş, ben de bunun farkına varmış oldum.*
devamını gör...
bilim bir gün tanrının varlığını somut olarak ispatlarsa olabilecek şeyler
inananlar için bir fırsat.. inanmayanlar için ise bir değeri olmayacaktır..
devamını gör...
çıkın
'içine öteberi konularak uçları birleştirilip düğümlenmiş bez, küçük bohça.' köyde tarlada ırgatlık yapan kahramanların olduğu romanlarda sıklıkla geçen bir kelimedir. orada kahramanlarımız peynir ve somundan oluşan yemeklerini çıkınlarda taşırlar.
devamını gör...
kar seven yazarlar
ama ankara’da yağan kar gibi olmalı.öğleden sonra başlayan iri taneli ve sürekli yağıp gece son bulanıdır. sonra gece yumuşamış havada dışarı çıkarsın temiz havayı içine çekersin.gökyüzüne baktığında hafif pembeleşmiş bir ortam görürsün.eğer azcık şanslıysan yaşadığın yerdeki bir kaç arkadaşınla sözleşip kartopu oynar,sigara içer, geyik yaparsın. sonra da hafif üşümüş halinle sıcacık evine döner ve yorganın altına girip uykuya dalarsın.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
köyde hiç vakit geçirmediğim hâlde köy yaşantısını arzu ettiğimi fark ettim. içimde resmen bir köylü var*. evde kendi peynirimi, tereyağımı yapabiliyorum. biraz bahçem olsa arıcılık yapmak isterdim. birkaçta tavuk alırdım. günlük yumurtamı çıkartırdım. ama inek istemem. sağması ayrı mesele, ahırı temizlemek ayrı mesele. zor zanaat. onu yapamazdım.
bir de küçük bir bostan bahçesi. biber, salatalık, domates eksem. gözyaşım pıt.
bir de küçük bir bostan bahçesi. biber, salatalık, domates eksem. gözyaşım pıt.
devamını gör...
tarihin en iyi animesi
death note. aksini iddia eden animeciyim demesin.*
devamını gör...
yazarların okul hayatlarında aldıkları ilk ceza
ilkokul dörtte, sınıftan tebeşir çalınmasıyla bütün sınıfla birlikte aldığım cezadır. hayatımda bir daha hiçbir öğretmeni bu kadar kırgın, hayal kırıklığına uğramış vaziyette görmedim. sanki hırsızlığı yapan kişi sırf bir tebeşir çalmamış, öğretmenimizin bize olan inanç ve güvenini de almıştı o eylemiyle. yapmadığım, suçlusu olmadığım bir şey için ilk kez o an utanmıştım. canım öğretmenim.
devamını gör...
tarihi gaflar
''hiçbir şey olmadıysa bile kesinlikle bir şeyler oldu.''
devamını gör...
normal sözlük'te argo ve küfürlü başlık açılmaması
hayatın bir gerçeği olan ve günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız bu gerçeği neden sözlük olarak reddediyorsunuz acaba diye düşündürendir. hayır hayatınızda hiç mi küfür etmediniz? hiç mi küfür duymadınız? nedir bu iyi aile çocuğu tripleriniz?
devamını gör...
hapse girmek için yapılması gerekenler
baklava çalmak da yeterlidir diyolla.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin söyleşisi
"benim bir akrabam olamaz, böyle bir şey mümkün değil".
- yoldaş benjamin franklin.
- yoldaş benjamin franklin.
devamını gör...

