musmutlu bayramlar ablam’a. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne zamandır ben de bergene nick altı yazacam diyordum.
nasip bu güneymiş.
çok içten, çok keyifli tanımları var.
tarzı ile müsemma.
hürmetlerimizin karşılıklı olması da daha bir cici.
devamını gör...

insanları güldüren bir hale gelmesidir.

"bir çok başlığın altına adam 1 cümle yazıyor nasıl başarıyorsa onuda yanlış yazıyor."

mükemmel bir yazarın keyif verici cümlesi, ahhahah. tek cümlede bir sürü hata yapmış, başlığı zaten saymıyorum. nasıl başarıyorlar anlamıyorum fsdh. doğru cümle şöyle olmalı:

"birçok başlığın altına adam bir cümle yazıyor, nasıl başarıyorsa onu da yanlış yazıyor."
devamını gör...

kişilik bölünmesi üzerine bir roman olan dr. jekyll ve mr. hyde'da victoria devri ingilteresinde, londralı avukat mr. utterson'ın eski dostu, nazik bir insan olan saygın yaşlı hekim dr. henry jekyll'in zaman zaman şehvet düşkünü bir canavara, yani mr. edward hyde'a dönüşmesi olayını gözlemlemesi anlatılmaktadır.

bunun dışında meşhur bir five finger death punch parçasıdır.

devamını gör...

kesinlikle eski sevgilim. ilişkimizde hiçbir sorun yokken ayrılmak istedi ve ilişkimiz bitti ama asla kopmak istemiyor arkadaş kalalım diyor. arkadaş olmaya çalıştığımızda sevgiliymişiz gibi davranıyor hayırdır ne oluyor dediğimde uzaklaşıp bir süre sonra yine aynı muhabbet ile başa dönüyoruz.

kişiliğime ve karakterime hayran olduğunu beni kaybetmek istemediğini sürekli söyler ama iki defa terk ettiği gerçeği aklına hiç gelmez.

anladım ki bu tarz insanlardan hiçbir şey olmaz. kişiye sadece kafa karışıklığı ve mutsuzluk veriyorlar. *
devamını gör...

kişi hayatınızda uzun süredir varsa ve sizin için değerli biriyse söylenildiği kadar kolay olmayan. bir de hayatınıza kimseyi kolay kolay almıyorsanız daha zor. hayatımda bu şartlara uyan ve muhtemelen bilmeden beni kırmış birisi mevcut, silmedim ama var gibi de değil. garip garip işler.
devamını gör...

purosuna yaprak oldugumun freud’u
der ki;

“aslında unutmak; artık acıyı hissetmemektir. çünkü yapılanları zihinsel olarak unutmak fizik kurallarına göre mümkün değildir.''

meali; ömür biter “o” acı bitmez.
devamını gör...

yalnız insana serin hava gider, yalnız olmayana da sıcak hava.

evde durmak çok koymaz hava kapalı/soğukken, dışarı çıksan senin gibi onlarca yalnız görürsün, paltonu çeker yürürsün yolda. ama bahar öyle mi? dışarıya adım attığın an binlerce insan cıvıl cıvıl, el ele, kol kola.

bir de "ulan herkes çift bir ben mi tekim şu dünyada" eşiği var ki o kötü işte :) yine de yalnız olunsa da sevmek lazım baharı, yeni insanlarla tanışmak, ya da en azından bir bankta, bir ağaç altında veya bir ağacın tepesinde oturup kitap okumak...güzel bahar aktiviteleridir.
devamını gör...

instaram kullanmayanların zorlanacağı özellik. tıklıyorum tıklıyorum olmuyor, altı kere tıkladım olmadı baktım telefonu dövmeye başlıyorum ulan hıyar beğensene diye, zor bıraktım elimden. en iyisi tek tıkla beğenmek, yaşasın beğen butonu.
devamını gör...

bakın canlarım makyaj var makyaj var. siz hafif doğal bir makyaj yapanla ağır porselen makyajı yapanı karşılaştıramazsınız. çünkü biri kendisini hiç olmadığı biri gibi değiştirirken diğeri sadece hafif rötuşlarla var olan güzelliği daha da ön plana çıkarır. bence günlük hayatta hafif bir makyaj iyidir kişiyi olduğundan daha canlı gösterir ama farklı göstermez.
devamını gör...

her akşam işten çıkar çıkmaz eve dönen cemal süreya’ya bir gün tomris uyar, “biraz gez dolaş, arkadaşlarınla buluş, vakit geçir” demiş. ertesi gün on dakika geç gelmiş cemal süreya, bir sonraki gün on beş, daha sonra yarım saat. bu akşamlardan birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan tomris’in apartmanın girişinde oturan cemal’i görmüş. her akşam iş çıkışı eve geliyor ama aşağıda oturup gecikiyormuş cemal süreya. tomris uyar ise bu duruma bir ad vermiş: “şahsiyet rötarı.”
devamını gör...

hem akışına bırakmak hem bırakmamak, dengeyi tutturmak.
nasıl olacak?
ben beceremiyorum bu işi.
yapabilene helal olsun.
devamını gör...

bu işin sonu bomb.k bir yere çıkıyor demişlerdi de inanmamıştım.
devamını gör...

iyiyim ya öyle hafiften bir ağırlık çöktü üstüme.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adını ünlü matematikçi euclid (öklid) den alır. kanıt gerektirmeyen apaçık gerçekler olarak 5 aksiyom ortaya koyar. diğer bütün önermeleri bu aksiyomlardan çıkarır. bunlar;

1) iki noktadan bir ve yalnız bir doğru geçer.
2) bir doğru parçası iki yöne de sınırsız bir şekilde uzatılabilir.
3) merkezi ve üzerinde bir noktası verilen bir çember çizilebilir.
4) bütün dik açılar eşittir.
5) bir doğruya dışında alınan bir noktadan bir ve yalnız bir paralel çizilir.
devamını gör...

efendim, aklımın ermediği zamanlar bir büyüğüme sormuştum :
" yahu, arkasından kaynanam diyorsunuz yüzüne de anne diyorsunuz, yüzüne niye kaynana demiyorsunuz?
" yüzüne kaynana dersek ayıp olur."
" yüzüne anne deyip de arkasından kaynana deyince ayıp olmuyor mu?

tabi ki bu hususta yanılan da benmişim.
devamını gör...

sünnet kuşağı gibi nazar boncuğu kondurmuşlar. tasarımı değiştirmek isterlerse ben yenisini yapmak isterim. daha iyi olabilir. çünkü zaten daha kötü olamaz. o yüzden artık tek bir yöne doğru gidebilir yani muhtemelen daha iyi olacaktır. düşünülsün, fikirdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

11 şubat 2006 tarihinde mustafa kemal öncel adında bir çiftcinin “çiftçinin hali ne olacak, anamız ağladı” demesi üzerine sayın prezidıntımızın ''ananı da al git'' demesi ile vuku bulmuş olan hadise.

çiftçinin başına bela olmuşlar zamanında. kendisi şunları demiştir.
“benim hayatımı mahvettiler. o tartışmanın ardından ve tayyip erdoğan'ın bana hakaretlerinden sonra özür dilettirildim. özür dilettirildiğim halde başıma gelmeyen kalmadı.bir televizyon kanalında canlı yayına bağlandığında ‘onun anasının ellerinden öpüyorum' dediği halde başıma gelmeyen kalmadı, ekmeğimle oynadılar. işçiyi ve tüccarı bahçeme göndermediler.''

''başkasının işlediği bir suçtan mütevellit adli tıplara gönderildim. akıllı mı deli mi diye… düzmece raporlarla siyasi bir karar bağlamında deli raporları verildi, tımarhanelere atıldım. tımarhane sonrasında şizofren teşhisi konularak zorla taburcu ettiler. her mahkeme ayrı ayrı gönderince, hakkımda birkaç defa dava açtılar başkalarının işlediği suçlardan açılan davalar bunlar”

kendisi şöyle yakarmıştır. ''erdoğan her mersin'e geldiğine beni gözaltına alıyorlar. artık bu kadar olamaz. benim erdoğan ile tartıştığım günden önce bir tek sabıkam yoktu. ben müracaat da ettim, ‘benim sicilimi temizleyin' dedim. ancak, yetkililer hala uyuyor.''
devamını gör...

galatasaray'ın yeneceği maçtır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim