16 mayıs 2021 israil'in türkiye açıklaması
mehmetçik kudüs e diye böğüren, burada israil yıkılacak diye kafa açan arkadaşlara boru gibi kapak olan açıklamadır.
(bkz: giderken bana mı sordunuz?)
(bkz: mavi marmara)
(bkz: giderken bana mı sordunuz?)
(bkz: mavi marmara)
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
shakespeare'e göre her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş.
çekmeyin içinize oh deyin mis deyin.
çekmeyin içinize oh deyin mis deyin.
devamını gör...
okunur korkusuyla günlük tutamayanlar
şimdi böyle bir korkunuz varsa size çok güzel 2 öneride bulunacağım iyi dinleyin;ilk yöntem ingilizce yazmak (veya öğrenmekte olduğunuz herhangi bir dilde) hem dil bilginizi geliştirirsiniz hem o dilde hakimiyetiniz pratikliğiniz artar hemde ingilizce bilme ortalaması en düşük ülkelerdeniz ilk bakışta kimse anlayamaz;ikinci yöntemde buna benzer ama biraz daha farklı türkçe dilini referans alarak çin,kore,kiril,arap alfabelerini kullanarak yazmak bu da hemen anlaşılamayacak bir şey hatta günlük olduğunu söylemezseniz o dili öğrenirken tutulan notlar olarak bile düşünülebilir.
devamını gör...
daddy ucemak kızıl nelson üçlüsü
gerçekten hepsi kendine has tarzı ile sözlüğün başı çeken en kafa adamları bence. bu adamları sevmeyenine denk gelmedim daha.
devamını gör...
hala koronovirüse yakalanmamış insan
benim.. ama her an yakalanacakmisim diye de korkmuyor değilim..
devamını gör...
mühendislik okuyacaklara tavsiyeler
"ehee okulda kız yok" diyerek alay ettiğini zanneden mal değneklerine bakmayın. iyi, köklü bir okulda okuyacak puanınız varsa, bir de mühendislikte kendinizi görebiliyorsanız tercih edin.
bu mesleğin zor olduğunu kimse inkar etmiyor. gerçek anlamda yorucu, yeri geldiğinde saç baş yolduran, cenin pozisyonunda sinir krizlerine sokan bir süreç. hem akademik hem de mesleki hayatınız boyunca yaptığınız işe saygı göstermeyen, "bilgisayarın başında iki tık tık yapıyor" diyen yüzlerce insan olacak. anlayışsız bir patron, ilgisiz bir hoca ya da tek derdi kendi poposunu kurtarmak olan bir öğrenci arkadaşınız yüzünden emekleriniz çöpe gidecek. sizin öz çocuğunuza bakar gibi baktığınız, saygı gösterdiğiniz işe "amerika'da daha iyisi var." diyen dallamalar çıkacak. türkiye'de zaten yapılmayana isyan eden, yapılınca da "daha iyisi var ki" diyen, amaçları yerli üretimi kötülemekten ileri gitmeyen bir güruh var.
siz takılmayın bunlara. doğru insanlarla çalıştığınızda mühendisliğin hem sizin hem de ülkeniz için ne kadar elzem bir meslek olduğunu belli bir süre zarfında fark edeceksiniz. hele öğrenmenin hazzını aldığınızda mühendisliği bir sevgili yahut yuva gibi bile düşünebilirsiniz, mümkündür.
bu mesleğin zor olduğunu kimse inkar etmiyor. gerçek anlamda yorucu, yeri geldiğinde saç baş yolduran, cenin pozisyonunda sinir krizlerine sokan bir süreç. hem akademik hem de mesleki hayatınız boyunca yaptığınız işe saygı göstermeyen, "bilgisayarın başında iki tık tık yapıyor" diyen yüzlerce insan olacak. anlayışsız bir patron, ilgisiz bir hoca ya da tek derdi kendi poposunu kurtarmak olan bir öğrenci arkadaşınız yüzünden emekleriniz çöpe gidecek. sizin öz çocuğunuza bakar gibi baktığınız, saygı gösterdiğiniz işe "amerika'da daha iyisi var." diyen dallamalar çıkacak. türkiye'de zaten yapılmayana isyan eden, yapılınca da "daha iyisi var ki" diyen, amaçları yerli üretimi kötülemekten ileri gitmeyen bir güruh var.
siz takılmayın bunlara. doğru insanlarla çalıştığınızda mühendisliğin hem sizin hem de ülkeniz için ne kadar elzem bir meslek olduğunu belli bir süre zarfında fark edeceksiniz. hele öğrenmenin hazzını aldığınızda mühendisliği bir sevgili yahut yuva gibi bile düşünebilirsiniz, mümkündür.
devamını gör...
görevi beğenmek olan yazarlar
her şeyi beğenmeye gerek yok ama beğendiğiniz, hosunuza giden tanımları beğenmekten de çekinmeyelim yahu. kimse elini korkak alıştırmasın.
devamını gör...
yazarların paraları yetmediği için alamadığı şey
temel ihtiyaçlar hariç her şey
devamını gör...
kimsenin sevmediği ama sizin sevdiğiniz şey
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz ortamı
kız isteme şeysi, bayram ziyaretleri, ve diğer gelenek adı altında insanların niye yaptıklarını bilmeden yaptığı bütün ortamlar.
devamını gör...
insanların iyice delirmesi
akıllı olan yaşayamıyor zaten. napalım bizde delirdik.
devamını gör...
yazarların yaşadığı en utanç verici anı
sanırım üniversiteyi kazandığım senenin yaz tatiliydi, 17-18 yaş civarı.
yazlık sitede sokağın üst tarafında oturuyorduk, sokak da hafif yokuş aşağı. en alt evde bir abla kardeş ama ikisi de ay parçası. hangisine aşık olacağımı şaşırıyorum her gördüğümde. baktım bahçede oturmuş çay içiyorlar, ben de basketbol oynamaya gideceğim evlerinin önünden geçerek. yeni spor ayakkabıları çektim, tertemiz giyindim, atladım bisikletime, topu da kolumun altına aldım, bastım pedala.
fakat hangi akla hikmetse hem bisiklet süreyim hem de topu sektireyim de şov katsayım ikiye katlansın, kızların aklını alayım diye düşündüm. lan böyle bir şeyden hangi kız, daha doğrusu hangi insan evladı niye etkilensin? o yaşta ben bunun muhakemesini yapabilecek durumda değilmişim demek ki.
neyse, yokuş aşağı indiğim için bisiklet de hızlanıyor, bir yandan topu sektiriyorum ama hem topun hem bisikletin kontrolünü hafif hafif kaybediyorum. tam kızların hizaya geldim, top bir taştan sekip biraz sağa doğru açılınca gidonu tuttuğumu unutup, topa doğru uzanmam ile yüz üstü yere yapışmam bir oldu. kaldırıma da fazla yaklaşmışım, o hızla kafamı bir de kaldırıma vurdum, yemin ediyorum görüntü gitti. sadece bir takım kahkahalar duyuyorum, birileri yanıma geliyor falan.
kızlar beni yerden kaldırdı, iyi misin falan derken biri dedi ki "yüzün çok kötü soyulmuş, eve git istersen". elimi götüremiyorum zira hem elim ayağım titriyor hem de yüzüm kezzap atılmış gibi yanıyor. yok, yok iyiyim ben dedim, köşede duran topa uzandım, silkindim falan. aldım topu, sahaya doğru seyirttim. bir kaç adım gittim gitmedim, arkamdan tekrar gülüşmeler. büyük olandı sanırım, "bisikletini unuttun" dedi.
o an ölümü düşledim anne.
yazlık sitede sokağın üst tarafında oturuyorduk, sokak da hafif yokuş aşağı. en alt evde bir abla kardeş ama ikisi de ay parçası. hangisine aşık olacağımı şaşırıyorum her gördüğümde. baktım bahçede oturmuş çay içiyorlar, ben de basketbol oynamaya gideceğim evlerinin önünden geçerek. yeni spor ayakkabıları çektim, tertemiz giyindim, atladım bisikletime, topu da kolumun altına aldım, bastım pedala.
fakat hangi akla hikmetse hem bisiklet süreyim hem de topu sektireyim de şov katsayım ikiye katlansın, kızların aklını alayım diye düşündüm. lan böyle bir şeyden hangi kız, daha doğrusu hangi insan evladı niye etkilensin? o yaşta ben bunun muhakemesini yapabilecek durumda değilmişim demek ki.
neyse, yokuş aşağı indiğim için bisiklet de hızlanıyor, bir yandan topu sektiriyorum ama hem topun hem bisikletin kontrolünü hafif hafif kaybediyorum. tam kızların hizaya geldim, top bir taştan sekip biraz sağa doğru açılınca gidonu tuttuğumu unutup, topa doğru uzanmam ile yüz üstü yere yapışmam bir oldu. kaldırıma da fazla yaklaşmışım, o hızla kafamı bir de kaldırıma vurdum, yemin ediyorum görüntü gitti. sadece bir takım kahkahalar duyuyorum, birileri yanıma geliyor falan.
kızlar beni yerden kaldırdı, iyi misin falan derken biri dedi ki "yüzün çok kötü soyulmuş, eve git istersen". elimi götüremiyorum zira hem elim ayağım titriyor hem de yüzüm kezzap atılmış gibi yanıyor. yok, yok iyiyim ben dedim, köşede duran topa uzandım, silkindim falan. aldım topu, sahaya doğru seyirttim. bir kaç adım gittim gitmedim, arkamdan tekrar gülüşmeler. büyük olandı sanırım, "bisikletini unuttun" dedi.
o an ölümü düşledim anne.
devamını gör...
cilt bakımı yapmak isteyenlere tavsiyeler
bol su için, gül suyu kullanın.
gerisi kapitalizmin dayatması dostlar.
eğer çok ciddi cilt sorunlarınız yoksa cildinize kimyasal veya tahriş edici şeyler sürmekten kaçının.
gerisi kapitalizmin dayatması dostlar.
eğer çok ciddi cilt sorunlarınız yoksa cildinize kimyasal veya tahriş edici şeyler sürmekten kaçının.
devamını gör...
sinirli kadınları sakinleştirme yolları
bir tartışma esnasında gecistirilmeyi ve bir süre yalnız bırakilmayi sevmiyorum*. o anki tartışma esnasında olayları çözelim ve kapatalım. yalnız kaldığım ve düşündüğüm süre zarfında sakinleşmek yerine daha cok sinirleniyorum. onun yerine problemleri ne olursa olsun konuşmak ve çözmeye çalışmak daha iyi geliyor bana.
devamını gör...
bıçaklı saldırıya karşı yapılacaklar
yaşadığımız dönem gereği gerçekten bu konuda neler yapılabilir diye araştırmaya başladım. izmir'de ikamet etmekteyim. şehrin git gide apaçiler ile dolması her an bıçaklı saldırı ile karşılaşabileceğimi bana düşündürdü. birtakım araştırmalar sonucu kayda değer pek bir şey bulamadım. savunma sanatları uzmanları bile bunca yıllık deneyime rağmen bıçaktan çok korkarım diyor. konuya ilgili birtakım videolar mevcut, fakat hangimiz bıçaklı eli tutabilecek onu ters döndürecek yapıdayız bilemiyorum. en azından ben beceremem. ayrıca savunma tavsiyelerinin çoğunda saldırganın bıçağı kılıç gibi savurması gerekiyor bu da pek gerçek hayata uymuyor diye düşünüyorum. yapılacak en mantıklı şey, ceket veya gömleği bir kolumuza sarıp, saldırgana yaklaşmadan (bir kol mesafesi kadar), bıçak müdahalesini kolumuz ile bertaraf etmek ve fırsatını bulduğumuzda yüz, göz veya dize etkili bir darbe ile saldırganı sendeletmek ve kaçmak.
olayı sadece itişmek ve yumruklaşmak sanıp fazla yakınlaştığımızda ise karın bölgesine girecek olan bıçağa karşı ise yapabileceğimiz şey kocaman bir hiç.
o yüzden ne olursa olsun tipini uygun bulmadığımız sorun çıkartma potansiyeli yüksek olan bireylere yakınlaşmamak.
ben bunları bir erkek olarak yazıyorum, kadınların ne yapabileceğini ise hiç kestiremiyorum.
önerilere açığım, herkes birgün bu durumu yaşayabilir, insanlara faydası olsun.
olayı sadece itişmek ve yumruklaşmak sanıp fazla yakınlaştığımızda ise karın bölgesine girecek olan bıçağa karşı ise yapabileceğimiz şey kocaman bir hiç.
o yüzden ne olursa olsun tipini uygun bulmadığımız sorun çıkartma potansiyeli yüksek olan bireylere yakınlaşmamak.
ben bunları bir erkek olarak yazıyorum, kadınların ne yapabileceğini ise hiç kestiremiyorum.
önerilere açığım, herkes birgün bu durumu yaşayabilir, insanlara faydası olsun.
devamını gör...
filhakika
gerçekten, doğrusu, hakikaten anlamlarına gelen arapça kökenli bir bağlaçtır.
devamını gör...
miço
gemilerin güvertelerinde işçi olarak çalışan kişilere denir. ayrıca hepimizin çocukluğunda en azından bir kez okuduğu yalvaç ural'ın yarattığı çocuk dergisidir.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
pazardan alınan bir liralık kıyafetler. kapalı pazar sistemine geçilip pazar yeri kiraları deli gibi artmadan önce pazarlarda elli kuruşluk, bir liralık tezgahlar olurdu ve orada normalde belki 250 liraya alacağınız bir şeyi ufak bir defo yüzünden bir liraya alabilirdiniz. hatırladıkça kalbim üzülüyor. gerçek mutluluk sizdiniz pazar kıyafetleri.
devamını gör...
en sevilen barış manço şarkısı
barış manço hal ve hareketleriyle, nezaketi, görgüsü ve mütevazılığıyla gerçek bir sanatçıdır. şarkılarının hepsi birbirinden farklı ve manalıdır ama aynalı kemerin yeri bende bir başka, dinlerken ne de güzel sevmiş seher vakti güzelini derim hep. *
devamını gör...
çıkmaza girip yolunuzu kaybettiğinizde yaptıklarınız
genelde çıkamam.her şey her zamanki gibi üst üste gelir..kaldıramam,oturur boş boş duvarı izlerim.
devamını gör...