ahmet haşim’in sevilen bir şiiridir.
“ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
sular sarardı yüzün perde perde solmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller
durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
sular mı yandı neden tunca benziyor mermer
bu bir lisân-ı hafidir ki ruha dolmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.”



ağır ağır çıkılan merdivenler, insan olarak hayatımızın geride kalan yıllarını temsil eder.
hayattan umduğunu bulamayanlar mazide üzücü hatıralar bırakarak ömürlerinin sonuna doğru yaklaşırlar.
“sular mı yandı? neden tunca benziyor mermer?” dizelerinde akşam güneşinin ışıklarının suya yansımasıyla suyun yanıyor gibi görünmesi, beyaz mermerin de koyu kızıl bir renk alması anlatılmaktadır.

doya doya yaşayın hayatınızı. bir kere dünyaya geliyorsunuz. hiçbir şey için, hiç kimse için canınızı sıkmayın. çünkü değmiyor.
siz çok değerlisiniz. kendinizi sevin, hayatı sevin.

"küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla" – hz. mevlana.
devamını gör...

inanıyorum.

bazen sebep boşluk da olabilir. ama daha çok newton ya da arşimet'în zihnindeki kuluçka evresi gibidir olay. yani belki de elmanın yeşil-pembe olup düşmesi değil öncesi vardır zihinde. ya da shakespeare'nin deyimiyle:

'beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, bunu 'aşk' sanıyorsunuz.'
devamını gör...

caroline kepnes'in 2014 yılında yayımlanan romanından uyarlanmış olan dizide, new york'ta yaşayan joe goldberg isimli son derece zeki bir kitapçının, kitap dükkanına gelen guinevere beck'e aşık olması ve onda bir takıntı haline gelişi anlatılmaktadır. joe, ilk gördüğü anda beck’e aşık olur ve joe, sevdiği kız olan beck’in kalbini ve de aşkını kazanmak amacı ile her şeyi yapmaya çalışır.

beck’in kalbini ve de aşkını kazanmak amacı ile teknolojiyi kullanmak isteyen ve kullanmaya başlayan ve beck’i her yerden takip etmeye başlayan joe’nun takıntılı davranışları beck’in en iyi arkadaşı olan peach’ı şüphelendirmektedir fakat ona engel olamaz. joe, çabalarının sonunda beck’in erkek arkadaşı olmayı başarmaktadır. ancak joe takıntılı haline artarak devam edecektir.
devamını gör...

evet doğru o saatte mesaj atılması yanlış öğretmen haklı ama bir öğretmenin üslubu asla bu olmamalı. düzgünce uyarmak yerine sanki mahalle kavgası ediyormuş gibi çemkirmiş. müsait değilsen bakmazsın kimse zorlamıyor seni ya da düzgünce söylersin bu saatte mesaj atılmaz diye.
devamını gör...

büyük ihtimalle döneceğini göreceğim bi ömre sahip değilim.
devamını gör...

türlü türlü kararlar almanın zaferi ile rahat ve heyecanlı ve biraz da tamamlanmış olmaya yakın bir hissiyatla uyursunuz. fena mı?
ve o his ertesi günün yenilmişliği ile daha bir ağır çöker omuzlarına insanın. ta ki o şeyler yapılana kadar...
sonra kendinize karşı verdiğiniz savaşı kazanır ve bir komutan edasıyla devam edebilirsiniz yaşamaya... bu da bir seçenek.
devamını gör...

çaylaklığın getirilmesi pekala kabul edilebilir fakat bu sistemin ilk getirilmesinde sıkıntı var bana göre. hali hazırda yazar olan kişileri çaylak yapmak bana göre abes kaçmış. madem çaylaklık getirecektiniz belirttiğiniz tarihten sonra kayıt olanları çaylak yapsaydınız. zaten üst üste onlarca entry girebilirdim fakat faydalı olmazdı. mesele 10 entry doldurmak değil mesele yararlı olabilecek entry yazmak. başlık altında yazılanları okudum. düzgün bir şekilde karşı çıkan da olmamış. siz böyle her şeyi sorgulamadan desteklerseniz işiniz zor.
devamını gör...

ilk olarak mavi'yi izleyip bir ciğer feda ettiğimden mütevellit diğer iki filmini izleyemediğim üçlemedir. mavi gerçekten çok etkileyici bir filmdir. bir insanın kaybını, yas sürecini ve içine düştüğü o garip karanlığı, orada kendini nerelere vurduğunu ve oradan çıkma çabasını inanılmaz başarılı bir biçimde anlatıyor. sarsıcı ama bir yandan da çok zenginleştirici bir film. film bittiğinde boğazımda koca bir yumru ile kalkmıştım, ama şahit olmaktan son derece memnundum da hikayeye. filmin en az kendisi kadar etkileyici müzikeri de var. hazır olduğum bir vakit üç filmi de izlemek istiyorum peş peşe günlerde.
devamını gör...

en sık görülen iskelet displazisi ve cüceliğin majör sebebidir.
büyüme kıkırdaklarında sorun vardır.
fgfr-3 mutasyonu sonucu epifiz kıkırdakları erken kapanır.
otozomal dominant geçen bir hastalıktır.
hastalarda gövde uzunluğu normalken ekstremite uzunlukları(uzuvları) kısadır.
devamını gör...

temmuz '21
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türk lirası o kadar değersiz ki sınırdan dışarı çıkar çıkmaz geri dönmek zorunda kalırız.
devamını gör...


dindar geçinen bir dostu, neyzan tevfik'e sorar:
- beni tanırsın. cennetin anahtarı sende olsa beni oraya almaz mıydın?
neyzen tevfik, kendini cennetlik biri olarak gören bu kibirli adamı baştan ayağa şöyle bir süzdükten sonra gülümser ve der ki,
bende cennetin değil de cehennemin anahtarı olsaydı senin için daha hayırlı olurdu. belki seni oradan çıkarırdım!
devamını gör...

walt whitman'ın 1865 yılında yazdığı ağıt niteliğindeki şiirinin adıdır. türkçeye ''ey kaptan, canım kaptanım'' ve ''oy reis, koca reis'' şeklinde çevrilmiştir. dead poets society (film) gibi birçok filmde geçmiştir.

şiirdeki ''captain'' seslenişi, dönemin amerika başkanı için bir sesleniştir aslında. şiir, metaforlarla doludur.
can yücel'in yapmış olduğu çeviriden alıntı yapacak olursam:

oy reis! koca reis! alnımızın akıyla döndük seferden;
savuşturup onca bela onca fırtınayı, sonunda murada erdin.
işte liman, bak, çanlar çalıyor, bayram ediyor ahali;
gördüler pupa yelken geliyor gözü pek, gözü yeşil yelkenli.
neyleyim, neyleyim ki ama..
bu kan damlalarını nideyim?
gayrı uzanmış güverteye reis,
soğumuş ellerini mi öpeyim?
devamını gör...

niye öyle dediniz beyefendi? alındım. gücendim.
edit: teşekkürler 3 takipçi teşekkürler! yo ağlamıyorum mutluluk gözyaşları bunlar.
devamını gör...

gizemini asırlardır koruyan havas, hüddam, ezoterizm, okültizm, mistisizm, spiritüalizm, yıldızname, letrizm, kıyafetname, fizyognomi, tayyı mekan tayyı zaman, fal, tarot, simya, muska, istihraç, tılsım, ebced, ilm-i cifr ve remil gibi konuları kapsayan ilimlere denir.
bilim dünyasında büyük bir çoğunluk insanların merakını asırlardan beri çeken bu konuları ilim olarak kabul etmez.
ne var ki bu konularda mısır’da bulunan el-ezher üniversitesi’nden abd’de bulunan michigan üniversitesi’ne kadar birçok yerde akademik çalışmaların arttığı da bir gerçektir. bu çalışmalar ile bazı sözde gizli ilimlerin uydurma olduğu ispatlanmıştır.
bazı gizli ilimler ise daha fazla araştırma konusu olmuştur.
bu tür konular bir sömürü aracı olarak ülkemizde son zamanlarda sıkça konuşulmaya başlanmıştır.
öyle ki aşk büyüleri ile ilgili kitaplar en çok satın alınan kitaplar arasında yerini almıştır.
aklı başında bir insan bu tür konulara merak salmaz, asla uygulamaya çalışmaz, uzak durur.
devamını gör...

katılmadığım başlık. zaten sadece uyurken hayata mola verebiliyorum onu da elimden alamazsınız, kabul etmiyorum.
devamını gör...

çalışmakta.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ibrahim zarap adlı şerefsizin şiddet uyguladığı kadındır. ibrahim zarap.
resimag.com/p1/71f324d5406a.jpeg
devamını gör...

gitar çalmak.
devamını gör...

kendi kendine bir yerlerden patlayan çiçeklerin-gökyüzündeki yıldızlar gibi özel makina isteyen çiçeklerin fotoğrafları.
doğal ortamında fotojenik olmayan gelinciki kavanozda fotojenik yapmaya çalışmam, isimli çalışmam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim