kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
banı kaldırılarak aramıza dönmüştür.
devamını gör...
16 mayıs 2021 sedat peker'in açıklamaları
kimse cb adayı olsun oy verelim demiyor zaten anlatsın bilelim diyor.*
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
#1209316
cevap demeyeyim de, naçizane konu ile ilgili kendi görüşümü bildireyim. mahlası kendisiyle ve tanımlarıyla müstesna yazarımızın ilgili girdide yazdıklarının bir çoğu kendi penceresinden bakıldığında doğru ve mantıklı olabilir, zaten problem de bence bu.
yani şikayet edilen şeylerin dışında başka şeylerin olacağı hiçbir zaman vadedilmedi bu yayında. dünyanın gizemlerini, mutluluğun formülünü, seküler ahlak teorisini, bitcoin’de kaldıraçlı işlemin nasıl yapılabileceğini yahut başka herhangi bir şey işte, neyse artık, bunlar vadedilmedi ki zaten. ben katkıda bulunan yazarların o an içinde bulundukları ruh hallerinin yansımasını dinlemeyi seviyorum. bu yüzden de ilgili eleştiriyi, bahsedilen yayının boşluğundan daha boş buluyorum….
fayda/maliyet açısından baktığınızda her emek saygıya değer olmayabilir nazarınızda. bunu da anlarım, ama zaten vadedilmemiş şeylerin yayında olmamasından şikayet etmek de ne kadar mantıklı bilemiyorum…
cevap demeyeyim de, naçizane konu ile ilgili kendi görüşümü bildireyim. mahlası kendisiyle ve tanımlarıyla müstesna yazarımızın ilgili girdide yazdıklarının bir çoğu kendi penceresinden bakıldığında doğru ve mantıklı olabilir, zaten problem de bence bu.
yani şikayet edilen şeylerin dışında başka şeylerin olacağı hiçbir zaman vadedilmedi bu yayında. dünyanın gizemlerini, mutluluğun formülünü, seküler ahlak teorisini, bitcoin’de kaldıraçlı işlemin nasıl yapılabileceğini yahut başka herhangi bir şey işte, neyse artık, bunlar vadedilmedi ki zaten. ben katkıda bulunan yazarların o an içinde bulundukları ruh hallerinin yansımasını dinlemeyi seviyorum. bu yüzden de ilgili eleştiriyi, bahsedilen yayının boşluğundan daha boş buluyorum….
fayda/maliyet açısından baktığınızda her emek saygıya değer olmayabilir nazarınızda. bunu da anlarım, ama zaten vadedilmemiş şeylerin yayında olmamasından şikayet etmek de ne kadar mantıklı bilemiyorum…
devamını gör...
barış atay
hatay milletvekilli.
ayrıca bu ülkede g*t* g*t diyecek kadar cesur yürekli, omurgalı bir insandır. gelene ağam, gidene paşam demediği için çomar kardeşlerimizin asaplarını bayağı bozmuş kişiliktir.
ayrıca bu ülkede g*t* g*t diyecek kadar cesur yürekli, omurgalı bir insandır. gelene ağam, gidene paşam demediği için çomar kardeşlerimizin asaplarını bayağı bozmuş kişiliktir.
devamını gör...
yazarların kendilerine yakın hissettiği filozof
iki alakasız adam;
arthur schopenhauer , spinoza
bu ikisini birleştirince de friedrich nietzsche ortaya çıkıyor.
arthur schopenhauer , spinoza
bu ikisini birleştirince de friedrich nietzsche ortaya çıkıyor.
devamını gör...
parlak taşın hikayesi
seneler önce köylünün biri tarlasını sürerken parlak bir taş bulup eşeğinin boynuna takar. eve dönünce eşi taşı beğenir ve “bu taş evimizde dursun, gelen komşular çatlasın” der.
muhtar ve karısı köylünün evine misafirliğe gelince muhtarın karısı parlak taşı görür. çok beğenip “bu taş köyümüzün simgesi olsun, muhtarlıkta dursun” deyip bir koyun karşılığında taşı alır.
köylü sevinir. “bir taş karşılığında bir koyun aldım”.
parlak taş bir müddet muhtarlıkta durur. ilçe esnafından biri muhtarlığa gelince “bu taş başkente yakışır, al sana 10.000 tl, köyünün ihtiyaçlarını karşıla” der.
muhtar kıs kıs güler “bir koyuna almıştım, iyi okuttum taşı”.
kendini uyanık sanan esnaf, partisinin ilçe teşkilatından birisine gösterir taşı. “hem kaçak inşaatıma ses çıkarmazlar, hem de bizim oğlanı işe alırlar, hem de üste para verirler” der içinden.
parti üyesi 15.000 tl’ye alır o parlak taşı. bakanın birine hediye edip göze girmek ister.
ne var ki bakan istifa eder. keyif çayının yanında çokomel olmayınca partide dengeler değişir.
parti üyesi gider bir kuyumcuya. kuyumcu çırağı bakar parlak taşa. 20.000 tl’ye anlaşırlar.
yarım saat sonra genç bir kadın ile yaşlı bir amca gelir kuyumcuya.
”aşkitom çok beğendim bu taşı, iyi parlıyor, ne acaba, alsana deyince” yaşlı adam alır taşı 40.000 tl’ye.
kuyumcu çırağı memnun, “ustam olsa gurur duyardı benimle” diye sevinir.
yaşlı amca 80 yaşında olduğu için mavi haplar alır, haliyle kalp krizinden vefat eder.
genç kadın da ünlü bir kuyumcuya gidip taşı satıp, 60.000 tl’yi cebe indirir.
“bana aptal sarışın dediler. gerçi saçlarım sarı boya ama 40.000 tl’ye alıp 60.000 tl’ye sattım. bir de hem güzel hem akıllı olunmaz derlerdi” diye güler.
parlak taş olan 145,44 karatlık elmas el değiştirmeye devam eder ve en son 1.000.000 dolara bir prenses tarafından satın alınır.
köylü, muhtar, esnaf, kuyumcu çırağı, genç kadın, yaşlı adam sarraf olmadıkları için o parlak taşın gerçek değerinden haberleri yoktur. o vakitler internet de yoktur.*
"bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değeri bilenin yanında o şey kıymetlidir.”
susuzluk çeken ülkelerdeki insanlar bir damla suyun kıymetini bilir.
ramazan’da iftar sofrasında bir zeytin bile o kadar kıymetlidir ki.
senin ırkın, dinin, milliyetin, cinsiyetin, maddi durumun kimine göre çok şey fark eder, kimine göre ise hiçbir şey.
hayatın çevrendeki insanlara göre değer kazanır hikayedeki parlak taş gibi.
çevrendeki insanları akıllıca seçersen o insanların seni paha biçilmez göreceğine emin olursun.
“insan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır” der jim rohn.
benzer hedeflerin olduğu kişilerle bir aradaysan, başarın da katlanır.
kimi ay’a gideceğiz diye sevinir. kimi de ay’a bu uzay bütçesi ile nasıl gideceğiz diye düşünür.
bbc’nin haberine göre türkiye uzay ajansı'na ayrılan bütçe 38 milyon tl.
rusya, soyuz roketleriyle bir astronotu uluslararası uzay istasyonu'na göndermek için 80 milyon doların üzerinde ücret talep ediyor. kaynak
haberi okuduktan sonra konfüçyüs’e kulak vermek gerekir. “bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınınız”.
aşkı bilenler ve ona değer verenler ile aşk güzeldir.
muhtar ve karısı köylünün evine misafirliğe gelince muhtarın karısı parlak taşı görür. çok beğenip “bu taş köyümüzün simgesi olsun, muhtarlıkta dursun” deyip bir koyun karşılığında taşı alır.
köylü sevinir. “bir taş karşılığında bir koyun aldım”.
parlak taş bir müddet muhtarlıkta durur. ilçe esnafından biri muhtarlığa gelince “bu taş başkente yakışır, al sana 10.000 tl, köyünün ihtiyaçlarını karşıla” der.
muhtar kıs kıs güler “bir koyuna almıştım, iyi okuttum taşı”.
kendini uyanık sanan esnaf, partisinin ilçe teşkilatından birisine gösterir taşı. “hem kaçak inşaatıma ses çıkarmazlar, hem de bizim oğlanı işe alırlar, hem de üste para verirler” der içinden.
parti üyesi 15.000 tl’ye alır o parlak taşı. bakanın birine hediye edip göze girmek ister.
ne var ki bakan istifa eder. keyif çayının yanında çokomel olmayınca partide dengeler değişir.
parti üyesi gider bir kuyumcuya. kuyumcu çırağı bakar parlak taşa. 20.000 tl’ye anlaşırlar.
yarım saat sonra genç bir kadın ile yaşlı bir amca gelir kuyumcuya.
”aşkitom çok beğendim bu taşı, iyi parlıyor, ne acaba, alsana deyince” yaşlı adam alır taşı 40.000 tl’ye.
kuyumcu çırağı memnun, “ustam olsa gurur duyardı benimle” diye sevinir.
yaşlı amca 80 yaşında olduğu için mavi haplar alır, haliyle kalp krizinden vefat eder.
genç kadın da ünlü bir kuyumcuya gidip taşı satıp, 60.000 tl’yi cebe indirir.
“bana aptal sarışın dediler. gerçi saçlarım sarı boya ama 40.000 tl’ye alıp 60.000 tl’ye sattım. bir de hem güzel hem akıllı olunmaz derlerdi” diye güler.
parlak taş olan 145,44 karatlık elmas el değiştirmeye devam eder ve en son 1.000.000 dolara bir prenses tarafından satın alınır.
köylü, muhtar, esnaf, kuyumcu çırağı, genç kadın, yaşlı adam sarraf olmadıkları için o parlak taşın gerçek değerinden haberleri yoktur. o vakitler internet de yoktur.*
"bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değeri bilenin yanında o şey kıymetlidir.”
susuzluk çeken ülkelerdeki insanlar bir damla suyun kıymetini bilir.
ramazan’da iftar sofrasında bir zeytin bile o kadar kıymetlidir ki.
senin ırkın, dinin, milliyetin, cinsiyetin, maddi durumun kimine göre çok şey fark eder, kimine göre ise hiçbir şey.
hayatın çevrendeki insanlara göre değer kazanır hikayedeki parlak taş gibi.
çevrendeki insanları akıllıca seçersen o insanların seni paha biçilmez göreceğine emin olursun.
“insan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır” der jim rohn.
benzer hedeflerin olduğu kişilerle bir aradaysan, başarın da katlanır.
kimi ay’a gideceğiz diye sevinir. kimi de ay’a bu uzay bütçesi ile nasıl gideceğiz diye düşünür.
bbc’nin haberine göre türkiye uzay ajansı'na ayrılan bütçe 38 milyon tl.
rusya, soyuz roketleriyle bir astronotu uluslararası uzay istasyonu'na göndermek için 80 milyon doların üzerinde ücret talep ediyor. kaynak
haberi okuduktan sonra konfüçyüs’e kulak vermek gerekir. “bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınınız”.
aşkı bilenler ve ona değer verenler ile aşk güzeldir.
devamını gör...
gömülü öğretim
tanım :“özel gereksinimli çocukların günlük sınıf etkinliklerine, rutinlerine ve geçişlerine katılımını ve bu etkinlikler içerisinde öğrenmelerini desteklemek amacıyla geliştirilmiş bir doğal öğretim yaklaşımı”
daha derinlemesine açıklamak gerekirse özel gereksinimli çocuklarda öğrenmesini hedeflediğimiz beceriler yada kavramları günlük yaşam içerisinde yada yapılandırılmış ortamda çaktırmadan öğretmek olarak açıklanabilir. örneğin: çocuğa, sayı kavramı öğretilecek ise bunu ardışık sayıların kullanıldığı şarkıları söyleyerek, merdivenleri çıkarken sayarak veya seksek oynayarak öğretmek örnek gösterilebilir. bu öğretim yönteminin pratik yanlarından biri çevrede ki tüm uyaranlar önceden hazırlık gerekmeksizin çocuğa materyal olarak sağlanabileceği gibi günlük yaşamında karşılaşabileceği durumlar veya nesneler sayesinde de kazandırılabilir. burada önceden düzenlenmiş eğitim ortamı sağlanabileceği gibi çocuğun seçtiği materyal yahut oyunda araç olarak kullanılabilir. çocuğun etkin katılımın desteklendiği bu yöntemde bilişsel davranışçı eğitimin aksine sınırlılıklar yoktur çünkü her ortam eğitim ortamıdır, her materyal eğitim materyalidir.
bunun dışında çocuğun günlük yaşamında kazanılmasının hedeflendiği özbakım becerileri ve günlük yaşam becerileri uygulanması gerektiği anda uygulanarak öğretmene zamandan da taasaruf imkanı sağlar. örneğin: el yıkama becerisini kazandırmak için özel olarak uygun ortamın sağlanmasını beklemek yerine sınıfta uygulanan sanat etkinliğinin ardından el yıkama becerisine ihtiyaç duyulduğunda gerekli beceri analizi uygulanarak öğretilebilir.
gömülü öğretimin en net gözlemlenebildiği modellerden biri akran öğretimidir. yaşıtlarını örnek alan özel gereksinimli birey onları taklit ederek yeni kavramlar veya davranışlar gösterir. özellikle okul çağında ki özel gereksinimli çocuklarda, sosyalleşmeye başlamasının ardından yeni cümleler kurmaya başlası ve yeni akademik beceriler edinmesi gömülü öğretimin en güzel örneklerindendir.
daha derinlemesine açıklamak gerekirse özel gereksinimli çocuklarda öğrenmesini hedeflediğimiz beceriler yada kavramları günlük yaşam içerisinde yada yapılandırılmış ortamda çaktırmadan öğretmek olarak açıklanabilir. örneğin: çocuğa, sayı kavramı öğretilecek ise bunu ardışık sayıların kullanıldığı şarkıları söyleyerek, merdivenleri çıkarken sayarak veya seksek oynayarak öğretmek örnek gösterilebilir. bu öğretim yönteminin pratik yanlarından biri çevrede ki tüm uyaranlar önceden hazırlık gerekmeksizin çocuğa materyal olarak sağlanabileceği gibi günlük yaşamında karşılaşabileceği durumlar veya nesneler sayesinde de kazandırılabilir. burada önceden düzenlenmiş eğitim ortamı sağlanabileceği gibi çocuğun seçtiği materyal yahut oyunda araç olarak kullanılabilir. çocuğun etkin katılımın desteklendiği bu yöntemde bilişsel davranışçı eğitimin aksine sınırlılıklar yoktur çünkü her ortam eğitim ortamıdır, her materyal eğitim materyalidir.
bunun dışında çocuğun günlük yaşamında kazanılmasının hedeflendiği özbakım becerileri ve günlük yaşam becerileri uygulanması gerektiği anda uygulanarak öğretmene zamandan da taasaruf imkanı sağlar. örneğin: el yıkama becerisini kazandırmak için özel olarak uygun ortamın sağlanmasını beklemek yerine sınıfta uygulanan sanat etkinliğinin ardından el yıkama becerisine ihtiyaç duyulduğunda gerekli beceri analizi uygulanarak öğretilebilir.
gömülü öğretimin en net gözlemlenebildiği modellerden biri akran öğretimidir. yaşıtlarını örnek alan özel gereksinimli birey onları taklit ederek yeni kavramlar veya davranışlar gösterir. özellikle okul çağında ki özel gereksinimli çocuklarda, sosyalleşmeye başlamasının ardından yeni cümleler kurmaya başlası ve yeni akademik beceriler edinmesi gömülü öğretimin en güzel örneklerindendir.
devamını gör...
güne bir söz bırak
dürüst olan kolay yorulur bu çağda. üzülmemenin ilk kuralı, mümkün olduğunda sahte olmaktır.
devamını gör...
kafa sözlük
birkaç ay öncesine kadar çok kaliteli yazarlara sahip olan bir sözlüktü. ilk kurulduğu zamanlarda tüm sözlüklerden farklı, kaliteli, bilgi içerikli, küfürsüz bir sözlük olma gayeti içerisindeydi. fakat ne yazık ki 1. yılını bile dolduramadan küfürsüz sözlük olma gayesi hariç diğer tüm gayelerini kaybetmiş bir sözlük haline geldi. kaliteli yazarları birer birer sözlüğü terk etti.
peki tüm bunlar neden oldu? yoldaş benjamin franklin'in #376875 no'lu entry'sinde belirttiği gibi moderatörler ocak 2021'de yavaş yavaş kalitesi düşmeye başlayan sözlüğü troll hesapları ve fake hesapları kapatıp çaylaklık sistemi getirerek bir nebze de olsa düzeltmeyi başarmıştı. fakat aradan birkaç ay geçtikten sonra sözlüğün kalitesi tekrar düşmeye başladı. özellikle mart 2021 ve nisan 2021'de bu durumu fark eden yazarlar tepkilerini göstermeye başladılar.
ateist kaplumbağa 9 mart 2021'de bu durumu #532486 no'lu entry'si ile belirtmiş.
una nocte 10 nisan 2021'de #714965 no'lu entry'si ile sözlüğü bırakmış. (3 ay sonra geri dönmüş.)
ancak bu sefer öncekine benzer bir durum karşısında yoldaş benjamin franklin #956825 no'lu entry'sinde "geliştiği için eleştirilen site." dedi ve ocak 2021'de verdiği tepkiyi mayıs 2021'de vermedi. moderasyon da aylardır bu durum hakkında bir aksiyon almadı. bunun sonucunda sözlükte severek takip ettiğim yazarlar birer birer sözlüğü bıraktı.
1,5 ay önce girdiğim #1002840 no'lu entry'de sözlükte 7 yazarı takip ettiğimi belirtmişim. bu son 1,5 ayda marscan sözlüğü tamamen bıraktı, hesabını sildi. bol giyimli kukla haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. 10pele haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. kedi yiyen fare haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. mebus paltosu 1 aydan uzun süredir entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. ilgiyle takip ettiğim 7 yazardan 5'i sanırım sözlüğü bıraktı. sözlükte yazmaya devam eden ateist kaplumbağa da #532486 no'lu entry'sinde gidişattan hoşnut olmadığını belirtmiş. her ne kadar örneklem grubum dar olsa da bu durumun sözlük genelinde de aynı olduğuna ve kaliteli yazarların birer birer sözlükten uzaklaştığına inanıyorum.
peki bu durum karşısında ben ne yaptım? #akış ve #gündem'de kaliteli* başlıklar olmadığı için #akış ve #gündem'i okumayı neredeyse tamamen bıraktım. takip ettiğim yazarlar birer birer sözlüğü bıraktığı için #takip'i neredeyse kullanamaz hale geldim. şu an sadece #kitap, #dizi-film ve #bilgi kanallarına girilen tanımları okumaya çalışıyorum, fakat bu kanallara girilen tanımların sayısı azaldı ve kalitesi* düştü. böyle olunca sözlüğe girmeyi azalttım.
bir zamanlar hemen hemen her gün sözlüğe giren ben, haftada bir sözlüğe girmeye başladım. sözlüğe girdiğim zamanlarda da #kitap, #dizi-film ve #bilgi kanallarında ilgimi çeken tanımları okuyup, girmek istediğim tanımı* girip sözlüğü terk ediyorum. uzun tanımları kimsenin okumadığı bilmeme rağmen belki konuyla ilgilenen birilerinin dikkatini çeker, konuyla ilgilenen birine bir fayda sağlar diye bilgi içerikli tanımlar giriyorum.
bunu bilmeme rağmen dün gece bilgisayarın başına oturup saatlerce uğraşarak, hiçbir yerden kopyala-yapıştır yapmadan, hiçbir yerden çalmadan türkiye'nin en kapsamlı romen rakamları rehberini oluşturmaya çalıştım. tanım 1.390 (bin üç yüz doksan) kelimeye ulaşınca bir ara vermeye karar verdim. o ana kadar yazdığım 1.390 kelimelik #1142275 no'lu tanımı*** hazırlamaya çalışıtığım rehberin ilk partı olarak girdim. yavaş yavaş yeni tanımlar yazarak rehberi geliştirmeye çalışırken rehberin ikinci partını girdikten sonra flood yaptığım gerekçesiyle girdiğim 655 (altı yüz elli beş) kelimelik tanımım moderasyon tarafından silindi.
sözlük kurallarına bugüne kadar harfiyen uyan biri olarak ilk kural hatam olan 24 saat içinde aynı başlığa 2. tanımı girme hatası sonucunda tanımımın silinmesini sözlük için sevindirici buldum, silinen tanımımı ertesi gün tekrar girmeye karar verdim. fakat daha sonra aklıma bu kuralın çoğunlukla uygulanmadığına, aynı başlığa/nickaltına 1-2 saat arayla birer cümlelik tanımlar giren yazarların tanımlarının silinmediğine şahit olduğum geldi. hafızamın beni yanıltmış olabileceğini düşünüp az önce kontrol ettiğimde flood tanımların hala ilgili başlıkta/nickaltında durduğunu gördüm. kuralların herkese eşit olarak uygulandığını bilsem moderasyon haklı diyerek sözlük kurallarının hala uygulandığını görerek mutlu olacaktım. ancak kuralların bilgi içerikli olmayan* tanımlara uygulanmayan kuralların bilgi içerikli tanımlara uygulandığına şahit olarak bir kez daha hayal kırıklığına uğradım.
sözün özü: sözlükte bilgi içerikli olmayan tanımlar çoğalıyor, bilgi içerikli tanımlar azalıyor, kaliteli yazarlar birer birer sözlüğü bırakıyor. moderasyonun ve yoldaş benjamin'in ocak 2021'de yaptıklarının bir benzerini yapmaları gerekiyor. yoksa kafa sözlük yavaş yavaş düşük bütçeli ve küfürsüz ekşi sözlük'e dönüşecek gibi görünüyor.
peki tüm bunlar neden oldu? yoldaş benjamin franklin'in #376875 no'lu entry'sinde belirttiği gibi moderatörler ocak 2021'de yavaş yavaş kalitesi düşmeye başlayan sözlüğü troll hesapları ve fake hesapları kapatıp çaylaklık sistemi getirerek bir nebze de olsa düzeltmeyi başarmıştı. fakat aradan birkaç ay geçtikten sonra sözlüğün kalitesi tekrar düşmeye başladı. özellikle mart 2021 ve nisan 2021'de bu durumu fark eden yazarlar tepkilerini göstermeye başladılar.
ateist kaplumbağa 9 mart 2021'de bu durumu #532486 no'lu entry'si ile belirtmiş.
una nocte 10 nisan 2021'de #714965 no'lu entry'si ile sözlüğü bırakmış. (3 ay sonra geri dönmüş.)
ancak bu sefer öncekine benzer bir durum karşısında yoldaş benjamin franklin #956825 no'lu entry'sinde "geliştiği için eleştirilen site." dedi ve ocak 2021'de verdiği tepkiyi mayıs 2021'de vermedi. moderasyon da aylardır bu durum hakkında bir aksiyon almadı. bunun sonucunda sözlükte severek takip ettiğim yazarlar birer birer sözlüğü bıraktı.
1,5 ay önce girdiğim #1002840 no'lu entry'de sözlükte 7 yazarı takip ettiğimi belirtmişim. bu son 1,5 ayda marscan sözlüğü tamamen bıraktı, hesabını sildi. bol giyimli kukla haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. 10pele haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. kedi yiyen fare haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. mebus paltosu 1 aydan uzun süredir entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. ilgiyle takip ettiğim 7 yazardan 5'i sanırım sözlüğü bıraktı. sözlükte yazmaya devam eden ateist kaplumbağa da #532486 no'lu entry'sinde gidişattan hoşnut olmadığını belirtmiş. her ne kadar örneklem grubum dar olsa da bu durumun sözlük genelinde de aynı olduğuna ve kaliteli yazarların birer birer sözlükten uzaklaştığına inanıyorum.
peki bu durum karşısında ben ne yaptım? #akış ve #gündem'de kaliteli* başlıklar olmadığı için #akış ve #gündem'i okumayı neredeyse tamamen bıraktım. takip ettiğim yazarlar birer birer sözlüğü bıraktığı için #takip'i neredeyse kullanamaz hale geldim. şu an sadece #kitap, #dizi-film ve #bilgi kanallarına girilen tanımları okumaya çalışıyorum, fakat bu kanallara girilen tanımların sayısı azaldı ve kalitesi* düştü. böyle olunca sözlüğe girmeyi azalttım.
bir zamanlar hemen hemen her gün sözlüğe giren ben, haftada bir sözlüğe girmeye başladım. sözlüğe girdiğim zamanlarda da #kitap, #dizi-film ve #bilgi kanallarında ilgimi çeken tanımları okuyup, girmek istediğim tanımı* girip sözlüğü terk ediyorum. uzun tanımları kimsenin okumadığı bilmeme rağmen belki konuyla ilgilenen birilerinin dikkatini çeker, konuyla ilgilenen birine bir fayda sağlar diye bilgi içerikli tanımlar giriyorum.
bunu bilmeme rağmen dün gece bilgisayarın başına oturup saatlerce uğraşarak, hiçbir yerden kopyala-yapıştır yapmadan, hiçbir yerden çalmadan türkiye'nin en kapsamlı romen rakamları rehberini oluşturmaya çalıştım. tanım 1.390 (bin üç yüz doksan) kelimeye ulaşınca bir ara vermeye karar verdim. o ana kadar yazdığım 1.390 kelimelik #1142275 no'lu tanımı*** hazırlamaya çalışıtığım rehberin ilk partı olarak girdim. yavaş yavaş yeni tanımlar yazarak rehberi geliştirmeye çalışırken rehberin ikinci partını girdikten sonra flood yaptığım gerekçesiyle girdiğim 655 (altı yüz elli beş) kelimelik tanımım moderasyon tarafından silindi.
sözlük kurallarına bugüne kadar harfiyen uyan biri olarak ilk kural hatam olan 24 saat içinde aynı başlığa 2. tanımı girme hatası sonucunda tanımımın silinmesini sözlük için sevindirici buldum, silinen tanımımı ertesi gün tekrar girmeye karar verdim. fakat daha sonra aklıma bu kuralın çoğunlukla uygulanmadığına, aynı başlığa/nickaltına 1-2 saat arayla birer cümlelik tanımlar giren yazarların tanımlarının silinmediğine şahit olduğum geldi. hafızamın beni yanıltmış olabileceğini düşünüp az önce kontrol ettiğimde flood tanımların hala ilgili başlıkta/nickaltında durduğunu gördüm. kuralların herkese eşit olarak uygulandığını bilsem moderasyon haklı diyerek sözlük kurallarının hala uygulandığını görerek mutlu olacaktım. ancak kuralların bilgi içerikli olmayan* tanımlara uygulanmayan kuralların bilgi içerikli tanımlara uygulandığına şahit olarak bir kez daha hayal kırıklığına uğradım.
sözün özü: sözlükte bilgi içerikli olmayan tanımlar çoğalıyor, bilgi içerikli tanımlar azalıyor, kaliteli yazarlar birer birer sözlüğü bırakıyor. moderasyonun ve yoldaş benjamin'in ocak 2021'de yaptıklarının bir benzerini yapmaları gerekiyor. yoksa kafa sözlük yavaş yavaş düşük bütçeli ve küfürsüz ekşi sözlük'e dönüşecek gibi görünüyor.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
hallederiz.
devamını gör...
günün sözü
kendin ol!
şimdi yaptığın, düşündüğün ve arzuladığın şeylerin hiçbiri sen değilsin.
friedrich nietzsche
şimdi yaptığın, düşündüğün ve arzuladığın şeylerin hiçbiri sen değilsin.
friedrich nietzsche
devamını gör...
mahlastan dolayı pislik gibi görünmek
yazarın başına gelen talihsiz olay.
sözlükte bir kişinin ne kadar aşağlık olabileceğini göstermiştir. adamın aldığı nickten dolayı hakaret etmek nedir?
sözlükte bir kişinin ne kadar aşağlık olabileceğini göstermiştir. adamın aldığı nickten dolayı hakaret etmek nedir?
devamını gör...
yazarların favori kötü adam gülüşleri
burdan seçilebilecek gülüşlerdir...
benim ki hayati hamzaoğlu olsa da kazım kartal'ın gülüşün sonuna eklediği 'göötürün' nidası da gönlü mü çalmıyor değil.(u: nııııııaahahahahahhahahahahahhahahahhahahhahaha(:)
benim ki hayati hamzaoğlu olsa da kazım kartal'ın gülüşün sonuna eklediği 'göötürün' nidası da gönlü mü çalmıyor değil.(u: nııııııaahahahahahhahahahahahhahahahhahahhahaha(:)
devamını gör...
tarihi bir görsel bırak
devamını gör...
görüşürüz deyip bir daha görüşmemek
bazen en sevdiğim durumdur. herkesle de görüşmeyelim yani.
devamını gör...
sapık alihan hesabının kullanıcısının gözaltına alınması
yüce twitter kolluk kuvvetleri ve yargı merci sayesinde bir şerefsiz daha hak ettiğini buluyor. alihan adlı alçak insan müsveddesi gözaltına alınmış.
buradan
buradan
devamını gör...
kizlarsoruyor.com
google'da moleküler biyoloji labaratuar malzemeleri konusunda dahi arama yapsan ilk beşte bu site öneriliyor.
devamını gör...



