iyi dilekler diledim. el açtım allah 'a dua ettim bir felak&nas okuyup üfledim. *
devamını gör...

ama torunları hala “atalarımızın mezar taşını okuyamıyoruz” diye ağlıyor. gördün mü bak büyük büyük deden de okuyamıyormuş zaten
devamını gör...

geçen sabah tuvalete girdim tam yüzümü yıkayacağım baktım aynaya aaa karşımda osman abi. abi dedim ne yapıyorsun orada. senin dükkanda olman gerekmiyor mu? doğru ya dedi. ne işim var benim burada. sen de yüzünü yıka hadi gel dükkana dedi. peki abi dedim ve yüzümü yıkadım.
devamını gör...

günümüz trendine rağmen metal müzik yapmaya çalışan türk grubu, bateristi tam bi manyak. tek sorun isminde. daha kolay unutulabilen bi isim olamaz heralde, koysana havalı bi isim alla alla...

halil ibrahim sofrası
eşkiya dünyaya hükümdar olmaz
devamını gör...
(tematik)

gcs = glasgow coma scale
gks = glasgow koma skalası

glasgow koma skalası, 1974 yılında 2 ingiliz doktorun lancet dergisinde yayınladığı skaladır. kafa travması geçirmiş hastaların, acil olarak motor, göz ve sözlü yanıtları değerlendirilerek genel durumları hakkında bilgi edinilmek için tasarlanmıştır. ancak günümüzdeki kullanımı daha geniş olup, özellikle acil müdahaleler sırasında ve yoğun bakım ünitelerinde kullanılır. uluslararası geçerliliği mevcuttur.

aşağıdaki link söz konusu makaledir.
doi (digital object identifier)

bu koma skalasının değerlendirme ölçeği şunlardan oluşur:

1. motor yanıtın değerlendirilmesi
emirlere uyuyor ise 6 puan
ağrılı uyaranı lokalize ediyor ise 5 puan
ağrılı uyarana fleksiyon yanıtı veriyorsa 4 puan
ağrılı uyarana anormal fleksiyon yanıtı veriyorsa 3 puan
ağrılı uyarana ekstansiyon yanıt veriyorsa 2 puan
yanıt yoksa 1 puan

2. göz açıklığının değerlendirilmesi
spontan olarak açıksa 4 puan
sözlü uyaranla gözünü açıyorsa 3 puan
ağrılı uyaranla gözünü açıyorsa 2 puan
açmıyorsa 1 puan

3. sözlü yanıtın değerlendirilmesi
oryante ise 5 puan
konfüze ise (uyumsuz, kendiliğinden yanıt) 4 puan
birbirinden bağımsız kelimeler söylüyorsa 3 puan
inlemeler, anlaşılmaz sesler çıkarıyorsa 2 puan
cevap yoksa 1 puan

bu 3 kategoriden hastaya puanlama yapılır ve bu rakamlar toplanır.
elde edilen sonuç en fazla 15, en az 3 olabilir.
3-8 puan ağır kafa travmasıdır.
9-13 puan orta dereceli kafa travmasıdır.
14-15 puan hafif dereceli kafa travmasıdır.

ancak, bu koma skalasının çeşitli handikapları mevcuttur. örneğin hastada spinal kord yaralanması var veya ağrısı var ise motor yanıt alınamaz. endotrakeal entübasyon yapılmış konuşamaz. periorbital ödem mevcutsa gözlerini açamaz.
bu gibi durumlar dışında bu skalanın etkilendiği başka durumlar da mevcuttur.

sonuç olarak, bu skaladan elde edilen sonuca göre hastaya yapılması gereken müdahale planlanır.
devamını gör...

fazıl hüsnü dağlarca'nın "dağlarca çocuklarda" serisinden bir çocuk kitabı.

denize düşen bir mandalinacık ile bir balinanın dostluğunu anlatıyor diye son derece klişe bir tanım cümlesi yazayım önce. dağlarca'nın yıldızlardan bahsederek başladığı, dalgalara, ağaçlara, dallara, bembeyaz köpüklere öyle özgün anlamlar yükleyerek yazdığı bir kitap ki, bu dostluk sadece iki çocuğun değil, iki aşığın da dostluğu olabilir mi diye sormadan edemiyor insan kendine. örneğin mandalinanın balinanın sesini tanımlayışı:

a a güzel bir ses
sanki ırmak
sanki türkü
sanki ilkyaz yeli
ses mi belli değil
beni beklediği mi belli değil

sonra mandalina ile balinanın tanışmasının üzerine balinanın içinden geçen sözler:

ne mutlu ağaçmış o
çocukları böylesine
tatlı
ne mutlu ağaçmış o
çocukları böylesine
sıcak

derken kavuşma üzerine:

denize yeşim yeşim
yansırken
mandalina ağaçları
sanki yaşlı bir anneye
mektup gelir
ta uzaklardaki çocuğundan

ve son olarak yalnızlığa dair:

çocuklar uyur uyumaz
sallanır uzaklarda ağaçlar
güneşli gecede
sever balığın biri
ağacın birini

kim yalnızsa
o daha çok duyar
ıssız yerleri

ister balina olsun
ister mandalina
kim yalnızsa o daha çok
en eski bir türkü

kim yalnızsa çocuklar
o daha çok benzer
başkasına

yıl 1977, bu kitap belki de sevgiyi en iyi sezen çocuklar için yazılmış. bir devrin çocukları böyle güzel öykülerle büyümüş. hem düşleyecek bir dünya dolusu şey vermiş yazar okurlarına, hem de olanca naifliği ve sadeliği içeren sözcükleri yan yana koyup belki dört beş yaşından seksen doksanına dek nesillere edebi bir tat sunmuş bu şiirsel hikayeyle. yapı kredi yayınları'ndan edinilebilir, hem çocuklara hem de biraz çocuk kalmışlara.
devamını gör...

birileriyle sohbet ederken 'ne' yerine dediğim sözcüktür.
devamını gör...

sayın moderatörümüzün de dediği gibi ben de zeka küpü olduğunu ve araştırmayı sevdiğini düşünmekteyim. açtığı başlıklar ve tanımlarıyla ufkumu açan yazar arkadaşlardan biridir.
devamını gör...

ilkokulda pazartesi günleri yapılan kontrolden geçmiş nesildir.
elleri, ütülenmiş bir mendilin üstüne koyarak, öğretmenin çocukların tırnaklarını kontrol etmesidir.
tırnakları temiz ve kısa olmayanların akıbeti ne olurdu pek hatırlamıyorum. avuç içine cetvelle vurulurdu sanırım.
devamını gör...

samsung'un hayatımdaki tek yararı iphone'un gerçekten muazzam bir marka olması farkındalığını kazandırmasıdır.
devamını gör...

aslı demirer&gökhan türkmen - korkak şarkısını aklıma getiren iğrenç bir küçümseme cümlesidir.
devamını gör...

türk seri katil. başka ülkelerin seri katillerinin yüzüne bakamazsınız, seri katilliği gerçekten yüzüne vurmuştur. ama bizimki öyle mi muhabbet kuşu gibi.
görsel
devamını gör...

akış bugün biraz garip.
kutuplaşma çabası var gibi.
benim canım yazar arkadaşlarım böyle oyunlara gelmez sanırım.

moderasyon ekibinin bir çoğuyla muhabbetim oldu. çok kibar, anlayışlı ve çözüm odaklı insanlar. benim tavuğuma hiç kış demediler çünkü benim tavuğum kurallara hep uydu. bulunduğu ortamın etiğini kavradı, herkese saygısını korudu. bunlar benden değil benim gibi düşünmüyor deyip ona buna sataşmadı.

ayrıca ekibin içinde erkekler de var. tanışın bir ara merhaba falan deyin. yemiyorlar ben ara ara yapıyorum. hatta baya keyifli muhabbetler de kuruyorlar.
devamını gör...

mardin'dir. her sokak denize çıktığı için türkiye'de bulunan bütün midyeciler mardinlidir.
devamını gör...

harry potter evreninde böcürtlere karşı kullanılan bu büyünün amacı böcürt'ü komik bir şekle sokup yok olmasını sağlamaktır. rowling köken olarak (bkz: ridiculous) kelimesini temel almıştır diye düşünüyorum.
devamını gör...

bu bilgi kimin işine yarar bilmem ama 1996.

başlık başıma kalmaya!
devamını gör...

tsundoku hastaligi, kisinin okuyabileceginden fazla sayida kitap satin alarak evde biriktirmesi olarak karsimiza cikan bir istifleme bozuklugudur.

tsundoku hastaligi olan birey, okumak icin kitap satin alir, aldigi kitaplari vakit bulamama ya da erteleme gibi nedenlerle bir turlu okumaz; evinde raflarda, kitaplikta, cesitli mobilyalarda depolar. okumadigi kitaplarla ilgili sucluluk duyan bu kisinin kitaplarini sergilemek gibi bir amaci yoktur ama bir kitap kurdu oldugunun bilinmesinden buyuk keyif alir.

kisi, okumaya deger ve ilginc bir kitap buldugunda o kitabi hemen almayi tercih eder cunku bir daha gelisinde onu bulamayacagindan korkar. bu nedenle kitaplar satin alip gelecekte okumak uzere evde biriktirir. satin aldigi kitaplara baktiginda kendini daha iyi ve mutlu hisseden bir tsundoku hastasi, eskisini okumadan hemen yeni kitaplarin pesine duser.
devamını gör...

yeterince güzel tanımlar yapılarak bana söylenecek söz bırakılmamış konu.

orta doğu insanında bu olay çok daha fazla: insan küçümsemek.

bir yabancı programda izlemiştim, obez bir kadın ile sevgilisinin hikâyesini. kadın kilo vermeye çalışıyordu, sevgilisi de bu süreçte hep yanındaydı. adam onu o haliyle severek birlikte olmuş ama sağlığı için, kadın kilo vermeyi kendisi istediği için destek olmaya çalışıyordu ona. gayet de eli yüzü düzgün, boylu poslu hoş bir adamdı.

işte o adamı alıp (istisnaları hariç tutuyorum ve ayrıca kadın da olabilir bu) orta doğulu zihniyeti koyarsanız kafasının içine, o kadına tiksinerek bakacak ve "ne işim olur bununla? yakışıklıyım ben, güzel kız isterim yanımda" diyecektir. tabii ki insanın yanında nasıl biri istediğini seçme hakkı var ama kırıp dökmeden... insanların kalbi var ve o kalpler kırılan nesneler, hatırlatmaya gerek yok sanırım.

kilolu bir insanı kilosu nedeniyle reddediyorsanız, o insan bunu bilmek zorunda değil bence. acımasızca yüzüne haykırmanıza gerek yok. zaten herkes farkında dış görünüşünün. sizin o konuda beyanda bulunmanıza gerek yok. kibarca başka bir bahane bulun.

son olarak, kilo bazen ilaç kullanımından kaynaklanır. kişinin elinde olmayabilir. yarın sizin de ne olacağınız belli değil. büyük büyük konuşmadan önce birkaç dakika düşünmek iyidir. pişmanlıktan korur.
devamını gör...

kafa store yüzünden maruz kaldığımız mesaj silsilesi!

abicim çalış kazan, ben sana bakmak zorunda mıyım? hayır yani suriyelisi bir yandan kör taklidi yapan bir yandan artı oy dilenen bir yandan. neymiş kendine rozet alacakmış evde çocukları hep aynı rozeti görüyormuş...
devamını gör...

(bkz: kuzey tekinoğlu)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim