genel de akşam üzeri kasayı erken kapatıp, sayım işlemine geçtiklerinde kasiyerlerin kullandıkları kelime.
devamını gör...

gdo'lu olduğu bilgisi nedeniyle önyargıların var olduğu bitki. insan ve hayvan besini olarak kullanılan soya aynı şartlarda üretilmez. insanların besin olarak kullandığı soyada gdo bulunmaz, yasaktır.

buna ek olarak üretilen soyanın çok az bir miktarı insanlar içindir. asıl çevre tahribatı yaratan ve uğruna ormanların katledildiği soya fasulyesi hayvan yemi olarak üretilir. gdo'lu soya yeminin türkiye'de kullanımı serbest. henüz geçtiğimiz şubat ayında dört adet genetiği değiştirilmiş soya fasulyesinin 10 yıllık süreyle yine yem olarak kullanımına bakanlık tarafından onay verildi. gdo'lu beslenen canlıların ürünlerinde ise ürün etiketinde bununla ilgili bir uyarı ekleme zorunluluğu bulunmuyor.
devamını gör...

kudüs. mukaddes şehir. semavi inanışlarca kutsal toprak.

ayrıca alphaville grubunun afternoons in utopia adlı albümünde yer alan aynı adlı* fevkalade bir şarkısı vardır. sözleri ve melodileri ile insanı alır götürür. buradan
devamını gör...

“ışık var. kitaplar var. ben varım. dünyam var.”

kalanlar sayfa 30
devamını gör...

halihazırda yazmış olduğum kitabın girişi şu şekildedir;

"soğuk ve yağışlı bir güz sabahıydı. güneş henüz doğmamıştı. kül rengi bulutlar gökyüzünü kapatıyor, yeryüzündeki her şeyin hastalıklı bir griye bürünmesine neden oluyordu. uzaklarda bir karga sürüsünün çığlıkları savaşı bekleyen askerlerin yüreklerine uğursuzluk korkusu salıyordu."
devamını gör...

bildiniz.
alttaki yazar mesaj bekliyor.
devamını gör...

yatağım* ve puf minderim.
devamını gör...

değerli bir öneri cümlesi.
hayatınızın seyri biriktirdiğiniz insanlara göre değişir*.
devamını gör...

ben. dış görünüş yerine zeka, kültür ve entelektüelliğe önem veriyorum. ezcümle mutluyum bu durumdan.
devamını gör...

ing: sexism.

toplum tarafından kadın ve erkeğe verilen cinsiyet rolü ile bağlantılıdır. kısaca cinsiyet rollerine örnek verecek olursak: ''kadınlar kırılgandır, kız çocuğu bebekle oynar'', ''erkekler ağlamaz, erkek dediğin silahla oynar'' gibi rollerdir. bu roller masum görülmemelidir çünkü çocuklar üzerinde büyük etkiler oluşturur ve bir cinsiyeti diğerinden üstün hale getirmeye veya bir diğerini aşağılamaya çalışır. buna da cinsiyetçilik denir. cinsiyet rolleri ve bu rollerin yarattığı cinsiyetçilikten ötürü bireyler (kadın erkek fark etmeksizin) zorluk çekmektedir.

cinsiyetçilik, hayırsever cinsiyetçilik [benevolent sexism] ve düşmanca cinsiyetçilik [hostile sexism]'i içerisinde barındırır. hayırsever cinsiyetçilik 'olumlu' gibi gözükse de düşmanca cinsiyetçilikten daha tehlikeli olabilir.

kadın ile erkek eşittir. biyolojik farklılıklar elbette cinsiyetler arası olabilir, özellikle güç konusunda. fakat zaten aynı cinsiyette olanların da birbirinden farklı birçok özelliği vardır. aslında bakarsak herkes birbirinden farklıdır. sırf farklılık var diye cinsiyetçilik yapılamaz, bir cinsiyet diğerinden üstün görülemez. cinsiyet eşitliği, herkese aynı fırsatı vermek, cinsiyetlere rol biçmemek ile alakalıdır.
devamını gör...

kendisiyle dalga geçmek için hazırda bekleyen şerefsiz çakalları, açıkta kalmış göt gibi ortada bırakan değerli arkadaşımızdır.
devamını gör...

belki hak ediliyordu..
tanım: soğuk ötesi.. allah belanı versin bu pazar minvalinde..
devamını gör...

beğenenler hakkında da başlık açılmalı bence hatta psikolojik ve biyolojik analizleri yapılmalı.
devamını gör...

ara ara lakabını duyardım, tv'de haberi geçerdi. namı, 50 yıllık uzun saçları ve demlediği çaydan gelirmiş. dedesinden kalma asırlık ocakta çay kaynatır, bardakları da deterjan bulaşmasın diye fındık kabuğu külüyle ovalıyordu.
devamını gör...

teorik fiziğin bir alanı olan çoklu evren hipotezleri içerisinde bir alt başlık olarak incelenebilecek olan, alternatif evren ya da alternatif gerçeklik gibi isimlerle de bildiğimiz, bilim kurgu filmlerden çıkmış gibi görünen hipotez.

basitçe, bu dünyada yapmaktan vazgeçtiğiniz tüm seçimleri ya da yaşamamayı seçtiğiniz şeyleri, başka evrenlerde yapıyor ya da yaşıyor olabileceğiniz fikri üzerine kuruludur. büyükbaba paradoksu gibi paradoksların çözümünde de kullanılır.

her ne kadar son yıllarda daha sık duysak da, insanlığa yabancı ve tamamen yeni bir kavram değildir bu. mesela hint mitolojisinde her biri kendi tanrısına sahip olan sonsuz sayıda evrenden bahsedilir. pers edebiyatında da benzer bir kavramdan söz edilmektedir.
devamını gör...

9 ekim 1621 tarihinde, osmanlı imparatorluğu ile lehistan krallığı arasında imzalanmış olan barış antlaşmasıdır. bu antlaşmada, kanuni sultan süleyman devrinde lehistan ile yapılan antlaşma esas alınmıştır. sınır aynı sınır olarak kalacak fakat o zamandan beri lehista'ın sınır boyunda yaptırdığı kaleler yıktırılacaktır. kırım hanı, boğdan ve erdel voyvodalarıi lehistan'a aynı şekilde lehistan'ın ukrayna kazakları da kırım, boğdan ve erdel'e akın yapmayacaklardır. buna karşılık kırım hanı, lehistan'ın güney topraklarından osmanlı devleti'nin macar eyaletlerine asker geçirmek istediği zaman, önceden haberverilmek şartıyla lehistan bu isteği kabul edecek fakat, kırımlılar lehistan topraklarından geçerken en küçük bir tahribat dahi yapmayacaklardı.

bu suretle 2.osman, yeniçerilerin gayretsizliği, ordudaki bazı kumandanlar arasında ki amansız rekabet yüzünden hotin'i düşürememekle beraber, lehistan gibi bir krallığa baş eğdirmiş oldu. iöparatorlukta şenlikler yapılması, şairlerin kasideler yazmaları yersiz değildi. şair nefi, en parlak kasidelerinden birini bu zafer için yazmıştır.

“aferin ey rûzigârın şehsuvar-ı safderi
arşa as şimdengeru tiğ-i süreyya cevheri”.
devamını gör...

gerçekçi olalım, cin ali.
devamını gör...

natüralizmin temsilcilerinden olan danimarkalı yazar, şair ve bilim insanı jens peter jacobsen'ın 1880 yılında yayımlanan novellası. hermann hesse ve gerçekçiliğin babası adledilen henrik ibsen'i dahi etkisi altında bırakmış olan jacobsen; niels lyhne ile rainer maria rilke'nın da edebi yönünü epey beslemiştir. briefe an einen jungen dichter*'da rilke bundan açıkça söz eder. tanımın sonuna çevirisi ile beraber not düşeceğim.

iskandinav edebiyatında natüralizmin en önemli temsilcilerinden biri olan eser; sonu belirsizce biten, kendi benliğini bulamamış ve yolculuğunda başarısız olmuş bir karakterin kasvetli ve huzursuz edici öyküsüdür esasında. bu 'çöküş' romanında esere ismini vermiş olan ana karakter niels; yaşamı, gelişimi, yasak ilişkisi -yakın dostu erik'in eşi ile olan- ve iç karmaşaları ile açıkça bir anti-kahraman olarak okuyucuya sunuluyor. belirtmek gerekir ki niels, açıkça jacobsen'ın darwinci görüşünden beslenmiş bir karakter bu yüzden jacobsen eserin pek çok yerinde bu idealist genç şairi sürekli darwin'in teorileri ile karşı karşıya bırakıyor ve bu çatışmanın altında aynı zamanda teolojik sorular yer alıyor.

ayrıca not düşmek gerekir ki; niels lyhne, danimarkalı yazar henrik pontoppidan'ın 8 ciltlik lucky per'i ile tam olarak benzerlik göstermese de aynı düşüncenin ürünü olarak ortaya çıkar esasında fakat jacobsen'in bu kadar kısa bir novellada 8 ciltlik bir eserin şiddetini hissettirmesi tartışmasız büyük bir başarıdır bence ki; pesten i bergamo'da yalnızca 'çarmıha ger' gibi tekrarlanan basit bir cümleyle bile dehşetvari bir etki bıraktığını düşünürsek bu şaşılacak bir durum sayılmaz.

haven't you noticed that we women daydream infinitely less than you men? we can't anticipate pleasure in our imagination or keep suffering out our lives with some imaginary consolation.whatever is, is.ımagintion! ıt's so paltry! yes, when you've grown older, as ı have, you occasionally make do with the poor comedy of the imagination. p.17

briefe an einen jungen dichter, rainer maria rilke:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel "size anlatmak istediğim ikinci şey ise: tüm kitaplarım arasında yalnızca birkaç tanesi benim için vazgeçilmezdir ve gittiğim her yere içlerinden iki tanesini mutlaka götürürüm. burada da yanımdalar: incil ve büyük danimarkalı şair jens peter jacobsen'in kitapları. eserlerini biliyor musunuz? bazıları reclam'in evrensel kitap serisinden çıktığı için temin etmesi kolay. çevirileri de gayet iyi. j. p. jacobsen'in alu öykü'sünün küçük cildini ve romanı niels lyhne'yi alın. bütün bir dünya, bir dünyanın mutluluğu, bolluğu, tasavvur edilemez enginliği saracak sizi. bir süre bu kitapların içinde yaşayın, öğrenmeye değer bulduklarınızı öğrenin onlardan ama en önemlisi onları sevin."

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel "bu sevgi size binlerce ve binlerce kez geri dönecek, yaşamınızda ne olursa olsun -geri dönecek, bundan eminim. varlığınızın tüm dokularına, tıpkı tüm deneyimlerinizin, hayal kırıklıklarınızın ve sevinçlerinizin en önemli parçaları gibi işleyecek. yaratıcılığın özüne ait en büyük deneyimi, derinlikleri ve sonsuzluğu bana kimin verdiğini söylemem gerekirse, sözünü edecegim salt iki isim olurdu: o harika, yüce ozan jacobsen ve günümüzde hayatta olan tüm sanatçılar arasında eşi olmayan, heykeltıraş auguste rodin. yolunuzda başarılar!"
saygılarımla, rainer maria rilke


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel "paskalya mektubunuzla beni çok memnun ettiniz sevgili bayım, zira iyi haberlerinizle doluydu. jacobsen'in görkemli ve kıymetli sanatından konuşma şekliniz, sanatınızı ve sorularınızı bu bereketli alana yönlendirmekle hata etmediğimi gösterdi bana. niels lyhne, ihtişamın ve derinliklerin kitabı. size açılacak; ne kadar sık okunursa o ölçüde her şeyi barındırdığını görürsünüz, yaşamın en algılanamaz kokularından en ağır meyvelerinin muazzam tatlarına varan dek. belleğin titreyen yankısında anlaşılmayan, kavranmayan, deneyimlenmeyen ve bilinmeyen hiçbir şey yoktur; hiçbir deneyim çok az değildir ve en küçük olay bir kader gibi açılır ve kaderin kendisi harika, geniş bir ağ gibidir; sonsuz hassas bir el tarafından yönlendirilir ve diğerinin yanına yerleştirilir ve yüzlerce kişi tarafından tutulur ve taşınır."

edit: imla.
devamını gör...

yalnızlığın dibine vurmustur, muhtemelen yalnız başına cafe ye gitme alışkanlığı yoktur,kendine yoldaş olsun diye yanına kitap almıştır.
ben yanımda kitap olduğunda yan masadakiler ne konusuyo diye dinlemekten,kitaba pek konsantre olamıyorum.
devamını gör...

pazar sabahı

bir kriz anıydı yine.. konu hiç değişmiyordu. gece çözdüğünü sandıkları sabaha tekrar uykularından uyanmıştı kabus olarak.

kadın yatağa gitti. cenin pozisyonundaydı yine.. kapalıydı gözleri. böyle anlar da kulağının da kapalı olmasını isterdi, hep. içeri girdi adam. yaklaştı yataktaki kadının yanına.. “özür dilerim” dedi. öpüşler bıraktı. kaşına, gözüne, yüzüne..

kadın gözünü açtı. baktı adama. tekrar kapattı.
adam “özür dilerim” dedi tekrar. bekledi bir süre kadının sessizliğinde.. “kalkmayacak mısın?” dedi adam.

kadın gözlerini açtı. derin bir kuyudan gelir gibiydi sesi.. “kalkarım şimdi” dedi. büzülmekten uyuşmuş tüm bedenini yatağın içinde kıvranarak açarken elini koydu alnına. eli yüzünü kapatıyordu. doğruldu yataktan. ilişti yatağın ucuna.. tekrar uzamaya başlayan saçlarını topladı ve yastığın kenarına tutturduğu minicik tokaya uzandı.

yatağın ayak ucunda duran sabahlığını, sırtına geçirmek için ayağa kalktı.
adam, bir adım geri çekildi.

sırtına geçirdi sabahlığı ile yatağın ucuna oturdu kadın. ellerini kapadı yüzüne.
içinden kopan çığlığı koyverdi..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim