rework denince akla gelendir.

devamını gör...

gök kubbeyi sar sar mazlum feryadım
elbet bir gün güler bize seneler, bize seneler.
devamını gör...

vücudumuza dışarıdan giren pislikleri ve vücudumuzda ölen deri tabakasını dışarı atmak için gözlerimizde, ağzımızda, burnumuzda sürekli olarak salgılanan akıntının (rheum) içerisinde mukus, deri hücreleri, yağlar ve tozlar bulunur. bu akıntının gözde oluşanına "çapak" diyoruz. yöresine göre "cirbik", "şibik" olarak da tanımlanabilir.

bazen "gözlerimde ne görüyorsun?" diye soranların gözlerine yerleşen çapağı görmemesi yeşilin tonlarından kaynaklanıyor olabilir tabi. bazen ekonomi gözlerdeki ışıltı değil, çapaktır, cirbiktir, şibiktir.
devamını gör...

orwell* kitapları yasaklayacak olmalarından korkuyordu. huxley’in* korkusu ise kitapları yasaklamaya gerek duyulmayacağı, çünkü artık kitap okumak isteyecek kimsenin kalmayacağı şeklindeydi. orwell hakikatın bizden gizlenmesinden, huxley hakikatin umursamazlık denizinde boğulmasından korkuyordu.
ben oyumu huxley’den yana kullanıyorum.
devamını gör...

çiledir sebebi.
sanat çileden doğar.
acı çekmeyenler gerçekten saf değildir.
hissetmek için kanamak gerekir.
devamını gör...

ses kaydı vardı, türkü söylüyordu. ses kaydı kaybolmuş. belki gizlenmiştir bir yerlere ses kaydı. umarım beklemediğim bir anda önüme düşer.
devamını gör...

bir anda baklava diye okuyanlar burada mı?
devamını gör...

ağır gelir bazen hayat, yıkılır üstüne. enkazın altından bağırırsın çaresizce ama çığlıklarını duyan yoktur.
devamını gör...

bir insanın fiziksel görünümüyle dalga geçecek kadar düşüyorsunuz ve üstüne üstlük özür dilemek yerine bunu savunuyorsunuz. bir de hızınızı alamamış olacaksınız ki gelip burada tanım giriyorsunuz çok rezilsiniz. zaten eğer ilgi budalası olmasaydınız gelip burayı ağlama duvarına çevirmezdiniz belli ki daddy üstünden prim kasmaya çalışan yazarlar ve belki de moderatör asıl sizler ilgiye muhtaçsınız, ilgiye muhtaç olmasaydınız gelip buraya yok şu kadar beğeni aldım falan demezdiniz, gerçekten çok garipsiniz. tanımlarını beğenerek okuduğum belli ki bazı yazarların çekemediği yazardır. yazmaya devam etmesi gereken yazardır.bence böyle gereksiz konuşan yazarların lafına falan da bakmasın.
devamını gör...

mısın'ı bitişik yazmak. arkadaşlar en basit kurallardan biri ya. hayatınızda hiç mi kitap açmadınız, hiç mi dikkat etmediniz. soru ekleri ayrı yazılır lütfen ama ya.
devamını gör...

(bkz: zülfü livaneli) ‘nin (bkz: doğan kitap) yayınevinden ocak 2017’de çıkan kitabıdır.

ibrahim isimli kahramanımızın, çocukluk arkadaşı hüseyin’in ölüm haberini aldıktan sonra, ikisinin de doğum yeri olan mardin’e gidip; hayatını araştırmasıyla gelişen olayların anlatıldığı güzel bir kitaptır.

kitap yazımı için livaneli’nin işid zulmüne maruz kalan ezidilerin yaşadıklarından ilham aldığı açıktır.(böylesine kötü gerçeklikler için ‘ilham’ gibi güzel bir kelime doğru bir tercih oldu mu emin değilim. esinlenmek olabilir miydi onu da bilmiyorum.) bu yüzden ezidiler ve ezidilik ile ilgili kıymetli bilgiler vermesi açısından da önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum.

zulüm insanoğlunun hakikatidir. kitabı okuduğum süre zarfında içimde uyanan merhamet duygusu bana kendimi çok tuhaf hissettirdi. bir yandan merhamet sahibi olduğumu düşündüren bir vicdan mastürbasyonu ile kendimi iyi hissettim. sonra böyle hissettiğim için çok utandım. bu vicdani mastürbasyonun içimi birazcık olsun rahatlatmış olmasından utandım. sonra öfkelendim. kendime kızdım. bu anlık rahatlık hissi bugüne kadar savunduğum tüm değerlerime, etik anlayışıma, ahlakıma tersti, örtüşmüyordu. böyle bir insan olduğum için kendime çok öfkelendim… çünkü dostlarım, merhamet maalesef ki zulüm derdine deva olmuyor…

öfkelendim.
öfkelendim çünkü o vicdani rahatlama, bir kabullenişti…
kendime öfkelendim çünkü ahmet hamdi tanpınar’dan bir şey öğrenmiştim:
‘’zulmü her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur…’’

işte sanıyorum bu yüzden, denk geldiğimiz tüm zalimlere, zorbalara, zulümlere karşı öfkemizi diri tutmamız gerektiğine inanıyorum…

son olarak kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim bu kitaptan küçük bir anekdot paylaşmak istiyorum:

“harese nedir bilir misin oğlum?
arapça eski bir kelimedir.
bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.
develerin çölde çok sevdiği bir diken vardır.
deve, dikeni yedikçe ağzı kanar.
tuzlu kanın tadı, dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider.
kanadıkça yer, bir türlü kendi tadına doyamaz…

ortadoğu’nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.
kendi tadının kanından sarhoş olur...”
devamını gör...

birkaç defa karşılaştığım sözlük yazarı. yazdığı konuda bir kelimenin anlamını bilmiyorumdur ve saniyesinde google'da anlamını öğrenirim. bu durum çok hoşuma gidiyor ayrıca. yeni bir kelime öğrenmek, yeni bir anlam öğrenmek, hem keyifli hem de gerekli.
devamını gör...

muhammed ali
- amerikalı profesyonel boksördür. tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen muhammed ali, kariyeri boyunca yaptığı maçların yalnızca 5 tanesini kaybetmiştir.
doğum tarihi: 17 ocak 1942, louisville, kentucky, abd
ölüm tarihi ve yeri: 3 haziran 2016, scottsdale, arizona, abd
boy: 1,91 m

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"çalışmanın her saniyesinden nefret ediyordum ama kendime hep 'dayan!'diyordum. bugün çalışacağım ve ömrümün sonuna kadar bir şampiyon olarak yaşayacağım."

"aklım kesiyorsa ve yüreğim inanıyorsa, başarabilirim."
devamını gör...

“seni sevdiğimdendir gelirim ben bu yere
ayaklarım basmaz yere görürüm önümü
ararım sinmiş köşelerde ben dünümü”
devamını gör...

atom ve moleküller, gözle görülmeyecek kadar küçük olduğundan, normal yollarla saymak mümkün değildir. bu nedenle belli sayıda atom içeren bir birim geliştirilmiş ve bu birim mol olarak adlandırılmıştır.
devamını gör...

1 sms in 2 kontör olduğu zamanlarda, sms ve dakika hakkının hemen bitmesi sonucunda aklımdasın anlamında yapılan eylem.
devamını gör...

'95 yapımı barış manço şarkısı ve albümü. doksanlar türk popunun kızıl düğünü gibi bi klibi var, hemen herkes orada. kerim tekin, gökhan semiz, ajlan büyükburç ve barış manço klipte görülebilen merhumlardır. geri kalanı da sonrasında piyasada pek tutunamamıştır. bir laneti var, çözülebilmiş değil.

devamını gör...

üşengeçler ise '' aman kim uğraşacak allahından bulsun '' der
devamını gör...

ilk defa geçen sene dağ yürüyüşünde rastlayıp yediğim bir meyve.

sanırım ağaçta yetiştiğinden, şirinler’in ‘şirin çileği’ dedikleri şey de bu olsa gerek. küçükken, yerde yetişmesi gereken bir meyveyi daldan toplamalarını garipsemiştim. mutlaka ondandır demiyorum ama benzerliğinden ötürü şirin çileği olma ihtimali büyük.

meyvenin detayına girersem, yağış seven, genelde dağlarda yetişen, yabani çilek olarak da bilinen bir meyvedir kendileri. hasat mevsimi ise nisan ayıdır. geçen bahçemize de iki adet alarak, bahçedeki meyve çeşitliliğini arttırmak istedik. çalılık bitkisi sayılabilir; bu nedenle kızılcık, kuşburnu, güvem, aronya ile benzerlik göstermektedir.

c vitamininden de zengin olan bu meyve çiğ tüketilmekle birlikte, reçeli ve kompostosu yapılarak da tüketilebilir. başlıca faydaları:

antioksidan,
kırışıklıklara,
hazımsızlığa ,
ishale iyi gelir( fazla tüketilmesi kabızlığa yol açar).

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iki fotoğrafın kaynağı da: hepsiburada.com
devamını gör...

hanımların dikkatine, hanımların dikkatine... radyo tiyatrosu ayağınıza geldi.
meraklıları için edebiyat tarihinin en babaç iki öyküsünü tek parça olarak bırakıyorum, artık ev işi yaparken, yemek pişirirken kaldığınız yerden açıp dinlersiniz. iyi dinleyin, soru soracağım.

suç ve ceza
sefiller
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim