orhan veli dizeleri
lakırdılarım
1914'de doğdum
15'de konuştum
hâlâ konuşuyorum.
lakırdılarım ne oldu,
gökyüzüne mi gitti?
belki de hepsi geri gelecek
tayyare biçimine girip
1939'da.
allah varsa eğer
başka bir şey istemem ondan.
bununla beraber istemem
ne allahın olmasını,
ne de işimin
allaha kalmasını.
orhan veli
(eylül 1939/varlık. 15.10.1939)
doğumgünün yaklaşıyor üstad...
1914'de doğdum
15'de konuştum
hâlâ konuşuyorum.
lakırdılarım ne oldu,
gökyüzüne mi gitti?
belki de hepsi geri gelecek
tayyare biçimine girip
1939'da.
allah varsa eğer
başka bir şey istemem ondan.
bununla beraber istemem
ne allahın olmasını,
ne de işimin
allaha kalmasını.
orhan veli
(eylül 1939/varlık. 15.10.1939)
doğumgünün yaklaşıyor üstad...
devamını gör...
alttaki yazara bir alıntı bırak
insan insana nasıl hükmeder?
acı çektirerek.
acı çektirerek.
devamını gör...
misc radyo yayını
özlediğimiz muhabbetle yayında olan radyomuzun yepyeni radyo programı. güzel bir başlangıç olsun dileğiyle dinlemedeyiz. *
devamını gör...
iki genç toprak altında can çekişirken namaz molası verilmesi
islamda namaz cem etme olayını bilmeyenlerdir.
"bir insanın hayatını kurtarmak bütün insanlığı kurtarmak gibidir" diyen kuran'ı bilmeyenlerdir.
"bir insanın hayatını kurtarmak bütün insanlığı kurtarmak gibidir" diyen kuran'ı bilmeyenlerdir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
öncesinde zamanı yavaşlatıyor, esnasında hızlandırıyor, falan. bir garip yayın. ama sen güzelsin kadın!
5 saat var. yazıyla beş. koskoca beeşşş! hooff...
5 saat var. yazıyla beş. koskoca beeşşş! hooff...
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
seni arkadas olarak goruyorum.
devamını gör...
omega stratejileri
hedef kitlenin iknasını, direncini kırarak gerçekleştirme stratejisidir. burada ürünü parlatmak yerine duygu ve düşünceyi etkileyerek davranış değişikliği oluşturulur.
insanları yönlendirmek amacıyla sadece "şunu yap" veya "bunu asla yapma" demek çoğu kez yarar sağlamaz. kişi ya da kitle söylediğinizi yapmaya mecbur değilse ikna etmede bir geçerliliği ve insanlar üzerinde bir etkisi yoktur. biri zaten yapacağımız bir şeyi yapmamızı söylediğinde yapmamanız ya da cinnet geçirerek yapmamız gibi. yine de emir kipini en çok reklamlarda görürüz; "hemen tıkla" "fırsatı kaçırma" "şimdi dene" vesaire. bunlar alıcıyı harekete geçirmek ve aksiyon almak amacıyla kullanılan ifadelerdir ve belli bir plan dahilinde sunulurlar.
bu nedenle daha planlı bir yol izlemek gerekir ki istenen davranış değişikliği yaratılsın. omega stratejilerinde bu plana duygular dahil edilir.
korku, hedef kitleyi harekete geçirmede en etkili yollardan biridir. çağlar boyunca kah yırtıcılardan kah karanlıktan kah tanrıların gazabından korkup durmuşuz, bizi daha iyi ne yönlendirebilir ki? bununla ilgili oldukça sıradan bir örnek vereceğim: bir diş macunu reklamı. bu reklamda hedef kitleyi satın alma davranışına ikna etmek için diş kaybı vurgulanıyor. kişi ister istemez korku duyup o ürüne yönelebilir. fakat bu sadece bazı insanlarda işe yarar ve kişiyi satın almaya yönlendirir ama kayıtsız kalanlar için daha gelişmiş bir yöntem gerekir.
bunun için korkunun üzerine pişmanlık eklenir ki davranış değişikliği kaçınılmaz olsun. insanlar bir davranışı yapmadıklarında duyacakları pişmanlığı göz önünde bulundururlarsa eylemlerinde değişikliğe daha yatkın olurlar. o pişmanlık duygusu elbette bir kurgudan ibarettir ve kişi hiçbir pişmanlık duymayabilir ancak bu düşünceye yönlendirildiği andan itibaren bu pişmanlığı içinde yaşatma potansiyeli taşır ve davranış değişikliği buna bağlı gelişir. hedef kitle o pişmanlığı yaşamaktan kaçınmaya çalışacaktır.
insanların pek çoğu geçerli bir dayanakları olmasa bile bir şeylere inanırlar ve bazı şeyleri reddederler. bu inancı kırabilecek şey kitlenin ürünü deneyimlediğinde neler hissedeceğini hayal ettirmektir. hassas dişlerimiz olduğunu farz edelim. televizyonda bizimle aynı sorundan muzdarip biri var ve x macunu kullanınca birden buzlu suyu dahi rahat rahat içebiliyor. aniden biz de hayal ediyoruz: "ben de x'i kullandığımda bir bardak buzlu suyu çatır çutur içsem, nasıl güzel olurdu." diye iç geçiriyoruz, olayı zihnimizde canlandırıyoruz ve bu da bizi satın almaya yönlendiriyor.
elimde iki zarf var, zarflardan birinde 100 diğerinde ise 10 tl var, sadece ikisinden birini seçebilirsiniz. eğer hiçbir seçim yapmazsanız size 50 tl vereceğim. 50 tl garanti para ve elde etmek için şansa ihtiyacınız yok. 100 tl kazanmak için ikide bir şansınız var. neden şans oyunu oynamayı tercih edersiniz?
1) 100 tl kazandığınızda yaşayacağınız mutluluğu hayal edebilirsiniz.
2) daha da önemlisi, bir tercih yapmadığınızda 100 tl'nin seçmeyi düşündüğünüz zarfta olmasının size yaşatacağı pişmanlığı göz önünde bulundurursunuz. adeta o pişmanlık içinize çöreklenir ve bundan kaçınmaya çalışırsınız.
omega stratejileri bu ve benzeri birçok yöntemle hedef kitlenin direncini kırar ve davranışta değişiklik yaratmayı hedefler. bu strateji, herhangi bir ürün, durum ya da kişi ile ilgiliyi iknayı sağlamak için sıklıkla tercih edilir.
insanları yönlendirmek amacıyla sadece "şunu yap" veya "bunu asla yapma" demek çoğu kez yarar sağlamaz. kişi ya da kitle söylediğinizi yapmaya mecbur değilse ikna etmede bir geçerliliği ve insanlar üzerinde bir etkisi yoktur. biri zaten yapacağımız bir şeyi yapmamızı söylediğinde yapmamanız ya da cinnet geçirerek yapmamız gibi. yine de emir kipini en çok reklamlarda görürüz; "hemen tıkla" "fırsatı kaçırma" "şimdi dene" vesaire. bunlar alıcıyı harekete geçirmek ve aksiyon almak amacıyla kullanılan ifadelerdir ve belli bir plan dahilinde sunulurlar.
bu nedenle daha planlı bir yol izlemek gerekir ki istenen davranış değişikliği yaratılsın. omega stratejilerinde bu plana duygular dahil edilir.
korku, hedef kitleyi harekete geçirmede en etkili yollardan biridir. çağlar boyunca kah yırtıcılardan kah karanlıktan kah tanrıların gazabından korkup durmuşuz, bizi daha iyi ne yönlendirebilir ki? bununla ilgili oldukça sıradan bir örnek vereceğim: bir diş macunu reklamı. bu reklamda hedef kitleyi satın alma davranışına ikna etmek için diş kaybı vurgulanıyor. kişi ister istemez korku duyup o ürüne yönelebilir. fakat bu sadece bazı insanlarda işe yarar ve kişiyi satın almaya yönlendirir ama kayıtsız kalanlar için daha gelişmiş bir yöntem gerekir.
bunun için korkunun üzerine pişmanlık eklenir ki davranış değişikliği kaçınılmaz olsun. insanlar bir davranışı yapmadıklarında duyacakları pişmanlığı göz önünde bulundururlarsa eylemlerinde değişikliğe daha yatkın olurlar. o pişmanlık duygusu elbette bir kurgudan ibarettir ve kişi hiçbir pişmanlık duymayabilir ancak bu düşünceye yönlendirildiği andan itibaren bu pişmanlığı içinde yaşatma potansiyeli taşır ve davranış değişikliği buna bağlı gelişir. hedef kitle o pişmanlığı yaşamaktan kaçınmaya çalışacaktır.
insanların pek çoğu geçerli bir dayanakları olmasa bile bir şeylere inanırlar ve bazı şeyleri reddederler. bu inancı kırabilecek şey kitlenin ürünü deneyimlediğinde neler hissedeceğini hayal ettirmektir. hassas dişlerimiz olduğunu farz edelim. televizyonda bizimle aynı sorundan muzdarip biri var ve x macunu kullanınca birden buzlu suyu dahi rahat rahat içebiliyor. aniden biz de hayal ediyoruz: "ben de x'i kullandığımda bir bardak buzlu suyu çatır çutur içsem, nasıl güzel olurdu." diye iç geçiriyoruz, olayı zihnimizde canlandırıyoruz ve bu da bizi satın almaya yönlendiriyor.
elimde iki zarf var, zarflardan birinde 100 diğerinde ise 10 tl var, sadece ikisinden birini seçebilirsiniz. eğer hiçbir seçim yapmazsanız size 50 tl vereceğim. 50 tl garanti para ve elde etmek için şansa ihtiyacınız yok. 100 tl kazanmak için ikide bir şansınız var. neden şans oyunu oynamayı tercih edersiniz?
1) 100 tl kazandığınızda yaşayacağınız mutluluğu hayal edebilirsiniz.
2) daha da önemlisi, bir tercih yapmadığınızda 100 tl'nin seçmeyi düşündüğünüz zarfta olmasının size yaşatacağı pişmanlığı göz önünde bulundurursunuz. adeta o pişmanlık içinize çöreklenir ve bundan kaçınmaya çalışırsınız.
omega stratejileri bu ve benzeri birçok yöntemle hedef kitlenin direncini kırar ve davranışta değişiklik yaratmayı hedefler. bu strateji, herhangi bir ürün, durum ya da kişi ile ilgiliyi iknayı sağlamak için sıklıkla tercih edilir.
devamını gör...
memories of the alhambra
ispanyol besteci ve gitarist francisco tárrega tarafından bize kazandırılan, ileri düzey gitaristlerin çalabileceği bir klasik gitar parçasıdır. otantik hisler barındırır. bu eserin bir rengi olsaydı, kesinlikle kırmızı ve turuncu olurdu.
aynı adla bir de netflix yapımı güney kore dizisi vardır. hem ispanya hem de güney kore'de geçen fantastik ögeler barındıran sürükleyici bir dizidir.*
parçanın kendisi
aynı adla bir de netflix yapımı güney kore dizisi vardır. hem ispanya hem de güney kore'de geçen fantastik ögeler barındıran sürükleyici bir dizidir.*
parçanın kendisi
devamını gör...
kafa sözlük
çıldırıcam, herkesi favoriliyorum. herkes haklı gibi. noluyor allasen? fantastike.
birbirinden tamamen zıt iki yazarı birden favladım. bunu neden yaptım nedenn.
mesai bitiminde çayır çimene karşı rakı açtım. gün batımı olayları hoş hocam. bulunduğum noktadan metropol insanının dertlerine nanik yapıyorum. neşet baba çimenin tam üstünde. tıngır mıngır çalıyor sazı. o anlatıyor ben dinliyorum.
hayat biraz da bu’ymuş diyorum. discordda mejanın sesi, sözlükte entelin entrysi. melisshocuğumun jokeri. yoldaşın moderatörleri.
buymuş. farklılıklarımıza rağmen bizi bir arada tutan bir yer imiş.
uzatmayalım, ne anlattım şimdi ben sısısıs
buldum. rakı çok hoş bir şey hocalarım, birgün birlikte içmek üzere.
birbirinden tamamen zıt iki yazarı birden favladım. bunu neden yaptım nedenn.
mesai bitiminde çayır çimene karşı rakı açtım. gün batımı olayları hoş hocam. bulunduğum noktadan metropol insanının dertlerine nanik yapıyorum. neşet baba çimenin tam üstünde. tıngır mıngır çalıyor sazı. o anlatıyor ben dinliyorum.
hayat biraz da bu’ymuş diyorum. discordda mejanın sesi, sözlükte entelin entrysi. melisshocuğumun jokeri. yoldaşın moderatörleri.
buymuş. farklılıklarımıza rağmen bizi bir arada tutan bir yer imiş.
uzatmayalım, ne anlattım şimdi ben sısısıs
buldum. rakı çok hoş bir şey hocalarım, birgün birlikte içmek üzere.
devamını gör...
sözlüğü evi gibi görmek
hani eve gidersin ve rahatlama seansı daha kapıda başlar ya. ayakkabıyı çıkarırsın. odana yönelip üstünü başını değiştirir ve pijamaları üstüne çekersin. işte sözlüğe giriş yaptığında da insan öyle hissedebilmeli. şahsen ben tam da böyle hissediyorum.
devamını gör...
1 mayıs 2021 normal sözlük mobil görünümünün güncellenmesi
elim ayağım karışıyo arkadaşlar. neyin nerden geldiğini anlayamıyorum dediğim başlık.
devamını gör...
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını
wutang ile gecenin açılışını yapmış bulunmaktayım.
devamını gör...
bugün benim doğum günüm
25'e kadar sevdiğim bir cümleydi. bugün anladım ki artık bir yük olacak bugün ve sene-i devriyeleri.
devamını gör...
böbrek
süzme işlemine ek olarak kırmızı kan hücre üretimini uyarma,d vitaminini aktif forma çevirme,kan basıncını düzenleme gibi işlevleri olan organımız.hatta işi fazla abartmış olup glikoz bile sentezleyebilir :d
devamını gör...
yalnızlığın tek cümlelik özeti
yalnızlık, kimsesizlik değildir; yeri geldiğinde sığınılacak bir evdir.
devamını gör...
eve gidince haber ver diyen insan
benim gibi olan insandır.
sevdiğim, çok sevdiğim insanlarla telefonda konuşurken eğer onlar evde değilse, dışarıda bir yerlerde iseler telefonu kapatırken kurduğum cümle budur.
sanki eve gittiklerinde başlarına kötü bir şey gelemezmiş gibi gelir bana. içinde yaşadıkları ev kanlı canlı bir varlıkmıştır da onları koruyacakmış gibi gelir. sanki bütün kötülükler onlar eve girdiğinde dışarıda kalır, hiçbir ejderha onlara ulaşamayacakmış gibi gelir bana.
belki evde onları daha büyük tehlikeler bekler, belki en ağır nezaketsizlikler o evde beklemektedir onları ama yine de ev evdir benim için.
ev benim zihnimde sıcaktır. korunaklıdır. insanı her türlü zarardan ziyandan korur. belki yanılıyorum ama genelde yanılmam ben. eve gidince aramasını istediğim insanı önemserim ve bu benim çok önemsediğimi gösterme yöntemidir.
eve gidince arayın beni.
sevdiğim, çok sevdiğim insanlarla telefonda konuşurken eğer onlar evde değilse, dışarıda bir yerlerde iseler telefonu kapatırken kurduğum cümle budur.
sanki eve gittiklerinde başlarına kötü bir şey gelemezmiş gibi gelir bana. içinde yaşadıkları ev kanlı canlı bir varlıkmıştır da onları koruyacakmış gibi gelir. sanki bütün kötülükler onlar eve girdiğinde dışarıda kalır, hiçbir ejderha onlara ulaşamayacakmış gibi gelir bana.
belki evde onları daha büyük tehlikeler bekler, belki en ağır nezaketsizlikler o evde beklemektedir onları ama yine de ev evdir benim için.
ev benim zihnimde sıcaktır. korunaklıdır. insanı her türlü zarardan ziyandan korur. belki yanılıyorum ama genelde yanılmam ben. eve gidince aramasını istediğim insanı önemserim ve bu benim çok önemsediğimi gösterme yöntemidir.
eve gidince arayın beni.
devamını gör...
verilen borcu geri isteyememek
verilen kitabı geri isteyememk kadar koymaz.
devamını gör...


