spontane radyo yayını
fantastik büyücüler demişken tuncer ustael'den bahsedeceksiniz, öyle değil mi?*
devamını gör...
28 aralık 2020 soda şişesindeki örümceğe dava
haberi okurken elimde soda şişesi olması beni bir durdurdu. bu saatten sonra şişenin içini de kontrol etmek gerek.
edit: olay yeri de esenyurt. değişik olayların başında da bu güzide ilçemiz hep var.
--- alıntı ---
istanbul esenyurt'ta yaşayan metehan dağdelen, bir zincir marketten satın aldığı 6'lı maden suyundan kapağı açılmamış şişelerden birinin içinde örümcek görmesi üzerine tüketici mahkemesine başvurdu.
davacı metehan dağdelen'in avukatı burak temizer aracılığıyla bakırköy tüketici mahkemesine delil tespiti için sunulan dava dilekçesinde, dağdelen'in 1 kasım'da ikametine yakın bir zincir marketten 6'lı maden suyu aldığı anlatıldı.
dağdelen'in henüz kapağı açılmamış şişelerden birinin dibinde örümcek gördüğü kaydedilen dilekçede, ürünün kapalı olup olmadığı ve ait olduğu firmanın tespit edilmesi istendi.
bilirkişi incelemesi
mahkeme, dilekçeyle birlikte delil olarak sunulan maden suyunu gerekli incelemelerin yapılması için bilirkişiye gönderdi.
gıda mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, şişenin dibinde örümcek bulunduğu, ürünün bahsi geçen firmaya ait olduğu, kapağında ise hiçbir dezenformasyona rastlanmadığı belirtildi.
--- alıntı ---
buradan
edit: olay yeri de esenyurt. değişik olayların başında da bu güzide ilçemiz hep var.
--- alıntı ---
istanbul esenyurt'ta yaşayan metehan dağdelen, bir zincir marketten satın aldığı 6'lı maden suyundan kapağı açılmamış şişelerden birinin içinde örümcek görmesi üzerine tüketici mahkemesine başvurdu.
davacı metehan dağdelen'in avukatı burak temizer aracılığıyla bakırköy tüketici mahkemesine delil tespiti için sunulan dava dilekçesinde, dağdelen'in 1 kasım'da ikametine yakın bir zincir marketten 6'lı maden suyu aldığı anlatıldı.
dağdelen'in henüz kapağı açılmamış şişelerden birinin dibinde örümcek gördüğü kaydedilen dilekçede, ürünün kapalı olup olmadığı ve ait olduğu firmanın tespit edilmesi istendi.
bilirkişi incelemesi
mahkeme, dilekçeyle birlikte delil olarak sunulan maden suyunu gerekli incelemelerin yapılması için bilirkişiye gönderdi.
gıda mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, şişenin dibinde örümcek bulunduğu, ürünün bahsi geçen firmaya ait olduğu, kapağında ise hiçbir dezenformasyona rastlanmadığı belirtildi.
--- alıntı ---
buradan
devamını gör...
kendimizi taşımamalı sanal olarak ışınlamalıyız
clubhouse'da artırılmış ve sanal gerçeklik çalışmalarını tanıtan facebook ceo'su mark zuckerberk'in fikri.
eğer fikri gerçek olursa bu sayede evde otururken bizim üç boyutlu sanal görüntümüz iş yerine yansıtılacak ve biz evde iken iş yerimizdeki görüntümüz bizim yerimize çalışacak. bruce willis'in başrolünü oynadığı suretler filmini hatırlayan olursa, insanlar evlerinde iken taktıkları bir gözlükle kendileriyle eşleştirilen insansı robotları yönetiyor ve sosyal hayata karışıyordu. işte mark zuckerberk, aynı şeyi üç boyutlu sanal vücudumuz ile yapmaya çalışıyor. hatta ufak da olsa bunu başarmışlar. videosu kaynakta mevcut.
facebook'un ar ve vr'den sorumlu başkan yardımcısı andrew 'boz' bosworth de 'şirketin karma bir gerçeklik ortamı yaratarak uzaktan çalışma ve üretkenliği güçlendirdiğine' dair tweet attı.
bosworth, tweette el hareketleriyle kayan ekranların hareket ettirildiğini ve yeniden boyutlandırıldığını, bir kullanıcının windows ve facebook dahil kısayollar bulunan sanal bir görev çubuğu olan klavyede yazdığını gösterdi.
kaynak: bundle.app/epHkUrM7
eğer fikri gerçek olursa bu sayede evde otururken bizim üç boyutlu sanal görüntümüz iş yerine yansıtılacak ve biz evde iken iş yerimizdeki görüntümüz bizim yerimize çalışacak. bruce willis'in başrolünü oynadığı suretler filmini hatırlayan olursa, insanlar evlerinde iken taktıkları bir gözlükle kendileriyle eşleştirilen insansı robotları yönetiyor ve sosyal hayata karışıyordu. işte mark zuckerberk, aynı şeyi üç boyutlu sanal vücudumuz ile yapmaya çalışıyor. hatta ufak da olsa bunu başarmışlar. videosu kaynakta mevcut.
facebook'un ar ve vr'den sorumlu başkan yardımcısı andrew 'boz' bosworth de 'şirketin karma bir gerçeklik ortamı yaratarak uzaktan çalışma ve üretkenliği güçlendirdiğine' dair tweet attı.
bosworth, tweette el hareketleriyle kayan ekranların hareket ettirildiğini ve yeniden boyutlandırıldığını, bir kullanıcının windows ve facebook dahil kısayollar bulunan sanal bir görev çubuğu olan klavyede yazdığını gösterdi.
kaynak: bundle.app/epHkUrM7
devamını gör...
i am melting lannn melting
az önce artı oyuyla beraber “yesss dönmüş” dediğim yazardır. hoşgeldin dostum.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hepinizden nefret ediyorum ama tek başımayken de canım sıkılıyor.
t:özlenen yazardan çok büyük itiraf.
t:özlenen yazardan çok büyük itiraf.
devamını gör...
uğur mumcu
doğruları korkusuzca söyleyebilmiş,gazeteci nedir, kime denir? kavramini yaşamıyla tanımını yapmıştır. gerçekten iyi bilmeliyiz, iyi anlamalıyız, özümsemeliyiz. iyi ki vardı, hep var olsun.
devamını gör...
televizyon
güney afrika cumhuriyetinde evinde televizyon olan herkes, ister izlesin ister izlemesin, her yıl t.v vergisi ödüyor.
devamını gör...
pazar gününü iyi yapan şeyler
muhteşem insanlarla muhteşem bir kahvaltı.
devamını gör...
iskelet anahtar
yönetmenliğini iain softley’in yaptığı , kate hudson, john hurt,peter sarsgaard’ın rol aldığı 2005 yapımı korku ve gizem filmi.
ilk çıktığı zamanlar çok popüler olsa da zamanla unutulmuş, aslında insanı ters köşe yapan bir film. işin gizemini de sonunda çözüyorsunuz. aslında bir nevi altıncı his filmi gibi. yani sürprizi sonunda. biraz dikkatli izlemenizi öneririm; her sahnede bir ipucu saklı çünkü.
konusu; hasta bakıcı caroline, bir iş teklifi alarak dilsiz ve yaşlı ben ve eşinin yanına yerleşir. evin sahibi kadın, ona tüm odaların kapılarını açacak olan bir anahtar vermiştir; sadece çatı katı hariç.
tabi kahramanımız yasaklara uysaydı, film olmazdı. evin sahibi karı-kocanın gizemi sonda belli oluyor işte. büyü,büyücülük , gizem , gerilim ne ararsanız var. bir çeşit ruh değişimi diyeyim. ruhların yeni bedende hayat bulması.
izlemekten pişmanlık duymayacağınız ve şaşırmayı seviyorsanız kesinlikle sizi tatmin edecek bir film. iyi seyirler.
ilk çıktığı zamanlar çok popüler olsa da zamanla unutulmuş, aslında insanı ters köşe yapan bir film. işin gizemini de sonunda çözüyorsunuz. aslında bir nevi altıncı his filmi gibi. yani sürprizi sonunda. biraz dikkatli izlemenizi öneririm; her sahnede bir ipucu saklı çünkü.
konusu; hasta bakıcı caroline, bir iş teklifi alarak dilsiz ve yaşlı ben ve eşinin yanına yerleşir. evin sahibi kadın, ona tüm odaların kapılarını açacak olan bir anahtar vermiştir; sadece çatı katı hariç.
tabi kahramanımız yasaklara uysaydı, film olmazdı. evin sahibi karı-kocanın gizemi sonda belli oluyor işte. büyü,büyücülük , gizem , gerilim ne ararsanız var. bir çeşit ruh değişimi diyeyim. ruhların yeni bedende hayat bulması.
izlemekten pişmanlık duymayacağınız ve şaşırmayı seviyorsanız kesinlikle sizi tatmin edecek bir film. iyi seyirler.
devamını gör...
süleyman soylu'nun yalnızlaşması
keşke her şey kelin kadar parlak olsa dedirtmiştir.
devamını gör...
codex 632
jose rodrigues dos santos'un, türkçe'ye kodeks 632 ismiyle pegasus bünyesinde çıkmış romanı.
romanın içeriğine geçmeden önce birkaç şey kelam etmek istiyorum, şöyle ki, bu romanı çekici kılan çok fazla şey mevcut, öncelikle ilk kısımdan başlamak istiyorum; anlattıklarının gerçek olması..
evet, anlattıklarının hepsinin gerçek olması çok hoş bir detay, yazarın da ayrıca güven veren farklı bir geçmişi mevcut, ağabeyimiz harika bir gazetecilik kariyer var geçmişinde, aynı zamanda portekiz'in trt'si olan rádio e televisão de portugal'de yıllardır programlar yapmaya devam ediyor.
neyse, yazarı övmeyi bir kenara bırakır isek, kitaplarındaki gerçek olan kısımlar haricinde, nasıl okutması gerektiğini de biliyor olmalı ki okuduğumuz her kısım için *tabi çeviri kısmı daha da önemli bu kısımda* bize müthiş bir merak duygusu aşılamış.
şimdi kitabın içeriğine gelelim, kitap, bir otel odasında, özellikle amerika'nın keşfi ile ilgilenen bir tarihçinin öldürülmesi ve arkasında bıraktığı moloc ninundia omastoos yazan belge ile başlar.
geri kalan kısım ise, dan brown'ın yarattığı robert langdon karakterinden oldukça kopyalar çekmiş... gerçi kopya demek çok yanlış hayır, esinlenmiş diyeceğim, esinlendiği tomas noronha karakteriden yardım istenmesi ile devam eder ve bir anda amerika'nın keşfine kadar olan serüven de hız kaybetmeden okuyucuyu yükseltir.
kristof kolomb'un kim olduğu, gerçekten bize anlatılan bir insan olduğu mu yoksa arkasında çok farklı işlerin mevcut olacağı mı gibi soru işaretleri ile bizi alır götürür ve bana kalırsa gazeteci kimliği ile yaptığı araştırmalar neticesi ile bizi en azından kolomb konusunda oldukça doyurur, ama romanı bütün olarak ele alır isek hikaye kısmı ile biraz sınıfta kalacak kadar* tatmin etmez.
nedeni de bana kalırsa şudur ki, abimiz gazeteci kimliği ile araştırmalarını bizim önümüze adeta kusarcasına dökmüş ve bu araştırma kısmı neticesiyle de hikaye bir tık geri planda kalmış.
romanın içeriğine geçmeden önce birkaç şey kelam etmek istiyorum, şöyle ki, bu romanı çekici kılan çok fazla şey mevcut, öncelikle ilk kısımdan başlamak istiyorum; anlattıklarının gerçek olması..
evet, anlattıklarının hepsinin gerçek olması çok hoş bir detay, yazarın da ayrıca güven veren farklı bir geçmişi mevcut, ağabeyimiz harika bir gazetecilik kariyer var geçmişinde, aynı zamanda portekiz'in trt'si olan rádio e televisão de portugal'de yıllardır programlar yapmaya devam ediyor.
neyse, yazarı övmeyi bir kenara bırakır isek, kitaplarındaki gerçek olan kısımlar haricinde, nasıl okutması gerektiğini de biliyor olmalı ki okuduğumuz her kısım için *tabi çeviri kısmı daha da önemli bu kısımda* bize müthiş bir merak duygusu aşılamış.
şimdi kitabın içeriğine gelelim, kitap, bir otel odasında, özellikle amerika'nın keşfi ile ilgilenen bir tarihçinin öldürülmesi ve arkasında bıraktığı moloc ninundia omastoos yazan belge ile başlar.
geri kalan kısım ise, dan brown'ın yarattığı robert langdon karakterinden oldukça kopyalar çekmiş... gerçi kopya demek çok yanlış hayır, esinlenmiş diyeceğim, esinlendiği tomas noronha karakteriden yardım istenmesi ile devam eder ve bir anda amerika'nın keşfine kadar olan serüven de hız kaybetmeden okuyucuyu yükseltir.
kristof kolomb'un kim olduğu, gerçekten bize anlatılan bir insan olduğu mu yoksa arkasında çok farklı işlerin mevcut olacağı mı gibi soru işaretleri ile bizi alır götürür ve bana kalırsa gazeteci kimliği ile yaptığı araştırmalar neticesi ile bizi en azından kolomb konusunda oldukça doyurur, ama romanı bütün olarak ele alır isek hikaye kısmı ile biraz sınıfta kalacak kadar* tatmin etmez.
nedeni de bana kalırsa şudur ki, abimiz gazeteci kimliği ile araştırmalarını bizim önümüze adeta kusarcasına dökmüş ve bu araştırma kısmı neticesiyle de hikaye bir tık geri planda kalmış.
devamını gör...
çocukluğun geçtiği sokaklarda yıllar sonra yürümek
geçenlerde gittim o sokağa. evimiz yıkılmıştı mesela. o tek katlı evler yerine büyük gökdelenler vardı. güneşten, oyun oynarken gözümüzü açamadığımıız sokaklarda büyük binaların gölgesi vardı sadece. futbol oynadığım kum sahayı tamamen yabani otlar şarmıstı, büyük ihtimalle oraya da yeni binalar dikmeyi planlıyorlar.
tüm çocukluğum geçti gözümün önünden dostlar. oynadığım oyunlar, okul çıkışı arkadaşlar ile eve gelişim, o zamanki halim. sonra gerçek dünyaya döndüm bir an. her yer olabildiğince gri ve soğuk. hayatımızdaki renkleri kaybediyoruz dostlar. geriye ise sadece siyah ve beyaz kalıyor, bir de bunların birleşmesiyle oluşan gri.
tüm çocukluğum geçti gözümün önünden dostlar. oynadığım oyunlar, okul çıkışı arkadaşlar ile eve gelişim, o zamanki halim. sonra gerçek dünyaya döndüm bir an. her yer olabildiğince gri ve soğuk. hayatımızdaki renkleri kaybediyoruz dostlar. geriye ise sadece siyah ve beyaz kalıyor, bir de bunların birleşmesiyle oluşan gri.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bu dünyada ölen bir tanıdığının ardından "eşiyle gittikleri her yeri paylaşıyorlardı, insanlar onları çok kıskanıyordu, nazar değdi" diyen birini tanımaktan utanç duyuyorum.
devamını gör...
bir normal sözlük yazarına yürümek
hemen hemen herkesin başına geldiğini tahmin ettiğim olay. yürüyen var, yürünen var. sıradan olaylar bunlar. hele bizim kadar uçkur düşkünü bir ülkede kimseye yürünmese şaşarım zaten.
yalnız kaçak güreşmemek gerek. sadece bir kişiye yürüyün, adam gibi yürüyün. öyle herkese yürüyüp de "hangisinden geri dönüş olursa artık. ya nasip!" diye takılmayın. bak geçen başka bir başlıkta da yazdım, sonra en güzel yazar, en seksi yazar, en ıvır zıvır yazar başlıklarına nick yazamıyorsunuz foyanız çıkacak diye korkudan. delikanlı olun, ciğerimi yiyin!
yalnız kaçak güreşmemek gerek. sadece bir kişiye yürüyün, adam gibi yürüyün. öyle herkese yürüyüp de "hangisinden geri dönüş olursa artık. ya nasip!" diye takılmayın. bak geçen başka bir başlıkta da yazdım, sonra en güzel yazar, en seksi yazar, en ıvır zıvır yazar başlıklarına nick yazamıyorsunuz foyanız çıkacak diye korkudan. delikanlı olun, ciğerimi yiyin!
devamını gör...
kitap isimlerini dolar ile değiştir
dolar ve barış
dolar ve ceza.
dolar ve ceza.
devamını gör...
vantablack
karbon nano tüplerden yapılmış olan, üzerine düşen ışınımın %99,9'unu içinde hapseden ve bir çeşit kara cisim ışıması yapan , dünyanın en siyah materyali.
ismi dikey hizalanmış nano tüp dizisi anlamına gelen "vertically aligned nano tube arrays" kelimelerinin baş harflerinden gelir. askeri amaçlarla üretilmiştir ancak uzay teknolojilerinde de kullanılır.

ismi dikey hizalanmış nano tüp dizisi anlamına gelen "vertically aligned nano tube arrays" kelimelerinin baş harflerinden gelir. askeri amaçlarla üretilmiştir ancak uzay teknolojilerinde de kullanılır.

devamını gör...



