sheldon cooper
sheldon cooper, "the bing bang theory" isimli sitcomda oynayan oldukça entelektüel bir kişidir. rutin davranışları ve alışkanlıkları, ironi sözleri anlayamayışı ve espri anlayışının olmaması, nispeten sosyal olmayışı ile asperger sendromu ve okb (obsesif kompulsif bozukluk) belirtileri olduğunu; diğer karakterleri de zaman zaman zekasıyla alt etmesi, bundan zevk alması ve kendini üstün görmesi hafif bir narsistik yanı olduğunu gösterir.
iletişim beceriler oldukça yetersiz olan cooper, duygularından ziyade mantık ve zekası ile hareket etmektedir. tam bir bilim insanıdır. ayrıca koyu bir spock hayranıdır.
sevdiriyor kendini velet.
bu kadar anlattım, aklıma düştü. bir koşu izleyip geleyim.
(bkz: the big bang theory)
iletişim beceriler oldukça yetersiz olan cooper, duygularından ziyade mantık ve zekası ile hareket etmektedir. tam bir bilim insanıdır. ayrıca koyu bir spock hayranıdır.
sevdiriyor kendini velet.
bu kadar anlattım, aklıma düştü. bir koşu izleyip geleyim.
(bkz: the big bang theory)
devamını gör...
art arda
"birbirinin ardı sıra, birbiri arkasından" anlamına gelen, konuşurken kullanmayı çok sevdiğim ifade.
örnek: cem karaca'nın "bu biçim" şarkısını art arda üç defa dinledim.
örnek: cem karaca'nın "bu biçim" şarkısını art arda üç defa dinledim.
devamını gör...
yargı
kanal d'de başlayan ilk bölümü yayınlanmış olan yeni dizi. başrollerini kaan urgancıoğlu ve pınar deniz paylaşıyor. ilk bölümünü izledim farklı bir konusu var, en azından şuan yayında olan diğer dizilerden farklı. dizinin geleceği var gibi şimdilik, açıkçası merak uyandırdı bende. kaan urgancıoğlu'nu emir kozcuoğlu rolünden sonra böylesine farklı bir rolde görmek hem şaşırttı hem de mutlu etti. psikopat emir kozcuoğlu gitmiiş yerine baş savcım ılgaz gelmiş, hoş gelmiş.
dizide ilk bölümden beni cezbeden iki detay var;
- dizinin müziklerini yapan kişinin toygar ışıklı olması,
- bölümün bir nietzshce sözüyle başlaması.
umarım reyting kurbanı olmaz diyor ve başarılar diliyorum.
dizide ilk bölümden beni cezbeden iki detay var;
- dizinin müziklerini yapan kişinin toygar ışıklı olması,
- bölümün bir nietzshce sözüyle başlaması.
umarım reyting kurbanı olmaz diyor ve başarılar diliyorum.
devamını gör...
uzun süre giyilmemiş giysinin cebinde para bulmak
hiç deneyinlemediğim bir durum. çok mu düzenliyim, çok mu fakir ruhlu emin değilim.
ama bir tık daha beni mutlu edenini yaşadım. üniversitede okurken ayın son günü hiç param kalmamış. atmleri dolaşıyorum belki bir hesaptan 5 tl falan bulurum diye. birden çok kullanmadığım bir bankayı da kontrol edeyim dedim. 50 tl vardı hesapta. o an ben dünyanın en mutlu insanıyım. o para da nereden geldi hiç fikrim yok. ilahi bir güç?..
ama bir tık daha beni mutlu edenini yaşadım. üniversitede okurken ayın son günü hiç param kalmamış. atmleri dolaşıyorum belki bir hesaptan 5 tl falan bulurum diye. birden çok kullanmadığım bir bankayı da kontrol edeyim dedim. 50 tl vardı hesapta. o an ben dünyanın en mutlu insanıyım. o para da nereden geldi hiç fikrim yok. ilahi bir güç?..
devamını gör...
çiğli sasalı doğal yaşam parkı
izmir büyükşehir belediyesi'nin 2016 yılında kurduğu avrupa hayvanat bahçeleri ve akvaryumlar birliğine üye olan ve hayvanların doğal yaşam koşullarında bakılmasını esas alan doğal yaşam alanı.
binlerce ağaç ve bitki çeşitliliği ile dikkat çeken parkta 425 bin metrekare alan üzerinde 1500'e yakın hayvan, 240'tan fazla da bitki türü bulunuyor.
parkın içindeki çocuk hayvanat bahçesinde pony atlar, cüce keçiler, kamerun koyunları, tavşan, tavuk, hindi, kaplumbağalar yer alıyor.
binlerce ağaç ve bitki çeşitliliği ile dikkat çeken parkta 425 bin metrekare alan üzerinde 1500'e yakın hayvan, 240'tan fazla da bitki türü bulunuyor.
parkın içindeki çocuk hayvanat bahçesinde pony atlar, cüce keçiler, kamerun koyunları, tavşan, tavuk, hindi, kaplumbağalar yer alıyor.
devamını gör...
karbonmonoksit zehirlenmesi
olay yerine gidildiğinde bedenler genelde yataklarında değil de yerde bulunur. genelde kazazedeler zehirlendiklerinin farkına varır ve uyanıp bir cam ya da kapı açmak için kalkarlar. fakat dokularındaki oksijen saturasyonu o kadar azalmıştır ki, o kadar güçsüzdürler ki bunu başaramazlar. yere yığılıp hayatlarını kaybederler.
türkiye fakir bir ülke olduğu için -aksini söyleyenlere itibar etmeyiniz.- 21. yüzyılda dahi bu şekilde ölümler görülmektedir. bazılarının bedava dağıttıkları kömür çuvalları bir aileyi yok etmektedir.
türkiye fakir bir ülke olduğu için -aksini söyleyenlere itibar etmeyiniz.- 21. yüzyılda dahi bu şekilde ölümler görülmektedir. bazılarının bedava dağıttıkları kömür çuvalları bir aileyi yok etmektedir.
devamını gör...
mahlasını kankana bile söyleme
sevgiliye bile söylenmemesi gereken
yeri geldiginde terapi gibi de kabul edildiginden bu mecranın kendimce;
cümlelerin özneleri hep gizli kalmalıdır. çok haklı bir başlıktır.
yeri geldiginde terapi gibi de kabul edildiginden bu mecranın kendimce;
cümlelerin özneleri hep gizli kalmalıdır. çok haklı bir başlıktır.
devamını gör...
kadınların erkeklerin tipine göre davranması
katılmadığım önerme. kişiliğine baktım ancak tipine bakıp onu beğenmeyenler kadar kıymetim olmadı. tipine laflar hazırladım.
devamını gör...
ğ'nin kaldırılması gerekliliği
ğ'nin yerini y harfi alır bu da istemediyimiz bir şey olur.
gördünüz mü kelimedeki çirkinliği?
gördünüz mü kelimedeki çirkinliği?
devamını gör...
404 not found
25 ağustos 1989 yılında pakistan hava yolları adına gilgit şehrinden islamabad'a 54 yolcusu 4 mürettabatı ile 07:36 da havalanan fokker f-27 model uçak ile 08:50 civarlarında kule ile son iletişim gerçekleştirilmiş olup bir daha uçakdan asla haber alınamadı.
günümüze kadar halen hiç bir parçasına ulaşılamayan uçak himalayalara düştüğü var sayılmakta.
şimdi diyceksiniz bu konu ile ne alaka!
internet adres çubuğuna gitmek istediğimiz web sitesini yazınca ve sayfa ortada yok ise "404 not found" yani sayfa bulunamadı diye bir hata mesajı görürüz.
pakistan hava yollarına ait uçağın kalkış numarası 404 dür.
bu hata mesajı olan "404 not found" uyarısının isim babasının bu kaybolan uçak olmasıdır.
günümüze kadar halen hiç bir parçasına ulaşılamayan uçak himalayalara düştüğü var sayılmakta.
şimdi diyceksiniz bu konu ile ne alaka!
internet adres çubuğuna gitmek istediğimiz web sitesini yazınca ve sayfa ortada yok ise "404 not found" yani sayfa bulunamadı diye bir hata mesajı görürüz.
pakistan hava yollarına ait uçağın kalkış numarası 404 dür.
bu hata mesajı olan "404 not found" uyarısının isim babasının bu kaybolan uçak olmasıdır.
devamını gör...
john wick
yönetmeni ajeossi filminden esinlenmiştir ki benim güney kore sinemasından en sevdiğim filmdir bu. her yıl birkaç kez açar izlerim, öyle efsanevi bir filmdir bence.
john wick bu filmin kolaya kaçılmış halidir. iyi film midir? kesinlikle öyledir. kolaya kaçılmış mıdır? çok net.
--spoiler--
konunun güney kore haline bakalım önce. çünkü neden bakmayalım? filmde kahramanımızın bilgilerine polis ulaşamaz. öyle bir adamdır bu. amerikan başkanına onun adıyla tehdit mesajı gönderildiği zaman amerika tarafından bilgileri gönderilir ki john wick ülkeye girdiği zaman bilirsiniz papa için mi geldin sorusu ile muhatap olmuştur. benzerlik vardır.
güney koreli kahramanımız bombalama ve suikast gibi konularda uzmanlaşmış, dövüş eğitmeni, silah patladığı zaman gözünü kırpmayan, bir insanın elinden bıçağı o fark etmeden alabilen, aslında kendi sektöründe efsaneleşmiş bir abidir. ancak eşi öldüğü için içine kapanmıştır. tamamen sıradan bir adam olarak yaşar ve bir gün komşunun küçük kızı onu sever, güvenir. sonucunda mafya tarafından kaçırılır. işte o zaman büyük bir savaş başlatır ki kimse tarafından durdurulamaz. polisler ile başı belaya girer ve yönetmen polis eleştirisi yapmaktan çekinmez. polisler film boyunca oradadır. kahraman polise yakalanmadan mafyanın içine sızmaya çalışır. bu da gerilimi artıran unsurdur.
john wick yine eşinin ölümü nedenli içine kapanmış, yas sürecine girmiş, onu seven köpeğin intikamı için intikam yemini etmiştir ki bence sahiden iyi yapmıştır, izledik keyifle. ancak yönetmen bunca ölümü nasıl açıklayacağını bilemediği için içinde polisin olmadığı bir yapılaşma uydurmuştur ki bana sorarsanız onun içi tam doldurmamıştır. muggle ve sihirbazlar gibi gerçek dünya'da ayrılmışlardır ki ne alakadır?
bir de işin başrol oyuncu kısmı vardır. güney koreli oyuncu tamamen çaresizdir aslında. evet sinirlidir, gücünün farkındadır ama vicdan azabı ile yanar. o duygunun içine katar bizi yönetmen. hatta yetmez, filmin kahramanı ile en gizemli kötü adamının kavgasında kamerayı öyle bir kullanır ki seyirci kavganın ortasında kalır. bana kalırsa bu da seyirciye yönetmenin yaptığı bir eleştiridir. film yönetmenlik harikasıdır.
ha gemide ya da barda gibi etik değerlerin farkında olmayan ve toplum eleştirisini hiç sunmadan, sadece gişe yapabilmek amacı ile yayınlanmış ici boş filmlere kült diyen insanlar benim iki filmi uzun uzun incelememi anlamsız bulacaktır. o da beni çok üzer tabii. hemen gidip yüz üstü ağlıyorum.
ağladım ve geldim.
keanu reeves ise çok net olarak yürüyüş bozukluğuna sahiptir. dizini hiç bükmeden yürür. birileriyle kavga ederken çok net yavaştır aslında. zıplaması, yere uzanması, yerde yuvarlanması yavaştır ama asla kurşun isabet etmez. normalde filmin ilk dakikasında ölmesi gerekirdi. gerçi bizim ülke insanı keanu reeves delisi olduğu için filmin bu olumsuzluğunu yine görmemiştir ki zaten filmin tek kusuru başrolü değildir.
--spoiler--
aslında daha yazarım. benim aslında sunmaya çalıştığım eleştiri şu. esinlenilen film müthişken neden john wick bu kadar bilinir hale geldi?
amma boş yaptın diyenler için özet geçiyorum. sahiden iyi filmdir. birkaç kez izledim, ara ara açıp izliyorum.
john wick bu filmin kolaya kaçılmış halidir. iyi film midir? kesinlikle öyledir. kolaya kaçılmış mıdır? çok net.
--spoiler--
konunun güney kore haline bakalım önce. çünkü neden bakmayalım? filmde kahramanımızın bilgilerine polis ulaşamaz. öyle bir adamdır bu. amerikan başkanına onun adıyla tehdit mesajı gönderildiği zaman amerika tarafından bilgileri gönderilir ki john wick ülkeye girdiği zaman bilirsiniz papa için mi geldin sorusu ile muhatap olmuştur. benzerlik vardır.
güney koreli kahramanımız bombalama ve suikast gibi konularda uzmanlaşmış, dövüş eğitmeni, silah patladığı zaman gözünü kırpmayan, bir insanın elinden bıçağı o fark etmeden alabilen, aslında kendi sektöründe efsaneleşmiş bir abidir. ancak eşi öldüğü için içine kapanmıştır. tamamen sıradan bir adam olarak yaşar ve bir gün komşunun küçük kızı onu sever, güvenir. sonucunda mafya tarafından kaçırılır. işte o zaman büyük bir savaş başlatır ki kimse tarafından durdurulamaz. polisler ile başı belaya girer ve yönetmen polis eleştirisi yapmaktan çekinmez. polisler film boyunca oradadır. kahraman polise yakalanmadan mafyanın içine sızmaya çalışır. bu da gerilimi artıran unsurdur.
john wick yine eşinin ölümü nedenli içine kapanmış, yas sürecine girmiş, onu seven köpeğin intikamı için intikam yemini etmiştir ki bence sahiden iyi yapmıştır, izledik keyifle. ancak yönetmen bunca ölümü nasıl açıklayacağını bilemediği için içinde polisin olmadığı bir yapılaşma uydurmuştur ki bana sorarsanız onun içi tam doldurmamıştır. muggle ve sihirbazlar gibi gerçek dünya'da ayrılmışlardır ki ne alakadır?
bir de işin başrol oyuncu kısmı vardır. güney koreli oyuncu tamamen çaresizdir aslında. evet sinirlidir, gücünün farkındadır ama vicdan azabı ile yanar. o duygunun içine katar bizi yönetmen. hatta yetmez, filmin kahramanı ile en gizemli kötü adamının kavgasında kamerayı öyle bir kullanır ki seyirci kavganın ortasında kalır. bana kalırsa bu da seyirciye yönetmenin yaptığı bir eleştiridir. film yönetmenlik harikasıdır.
ha gemide ya da barda gibi etik değerlerin farkında olmayan ve toplum eleştirisini hiç sunmadan, sadece gişe yapabilmek amacı ile yayınlanmış ici boş filmlere kült diyen insanlar benim iki filmi uzun uzun incelememi anlamsız bulacaktır. o da beni çok üzer tabii. hemen gidip yüz üstü ağlıyorum.
ağladım ve geldim.
keanu reeves ise çok net olarak yürüyüş bozukluğuna sahiptir. dizini hiç bükmeden yürür. birileriyle kavga ederken çok net yavaştır aslında. zıplaması, yere uzanması, yerde yuvarlanması yavaştır ama asla kurşun isabet etmez. normalde filmin ilk dakikasında ölmesi gerekirdi. gerçi bizim ülke insanı keanu reeves delisi olduğu için filmin bu olumsuzluğunu yine görmemiştir ki zaten filmin tek kusuru başrolü değildir.
--spoiler--
aslında daha yazarım. benim aslında sunmaya çalıştığım eleştiri şu. esinlenilen film müthişken neden john wick bu kadar bilinir hale geldi?
amma boş yaptın diyenler için özet geçiyorum. sahiden iyi filmdir. birkaç kez izledim, ara ara açıp izliyorum.
devamını gör...
rte'nin 2021'i şahlanış senesine döndüreceğiz açıklaması
ağam bırak bizi gidek.
devamını gör...
26 ocak 2021 istanbul'un iki ilçesinde ikamet sınırlaması
istanbul’da yabancı yoğunluğunun en fazla olduğu ilçelerden esenyurt ve fatih’te yabancılara yeni ikametgah verilmeyecek. yasağın öğrencileri kapsamadığı belirtildi
tabi öğrencileri kapsamaması çok ironik. emlak sektörünün asıl parayı öğrenciden kaldırması ile alakalı. pandemi girince araya aç köpeğe döndü hepsi.
devamını gör...
insanlar en çok nasıl yaralanıyor sorusu
şahsen kapanmayan gönül yaraları ile .
devamını gör...
whatsapp durumu
(bkz: durumumuz yoktu yaşayamadık)
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
ön yargılı olmaaa, tamam hadi oldun diyelim ama dozunu kaçırma!
devamını gör...
bana müsaade denilen durumlar
boyundan büyük laf edenler,birde bos konuşanlar varsa fazla maruz kalmamak gerekir.bir söz vardır "boş düşünmek sadece sahibine, boş konuşmak ise herkese zarar verir"
devamını gör...
hiçbir tanımı beğenmeyen yazar
ego kasmaktan türk milletinin ömrü kısaldı yeminle. yapmayın kasmayın bu kadar beğendiysen beğendin bitti gitti.(bkz: swh)
devamını gör...
himba kabilesi
kuzey namibya‘da, eski ismi kaokoland olan kunene yöresinde yaşayan kabiledir.zaten afrika'da birden çok sıra dışı kabileler olduğunu biliyoruz fakat bana çok ilginç gelen bu kabileden bahsetmek istiyorum size.

isimleri size tanıdık gelmemiş olabilir,bu kabilenin bir diğer ismi çıplak kadınlar kabilesidir.kunene nehri boyunca yaşarlar ve hayvanlarını burada otlatırlar.garip gelebilir ama cilt renkleri kırmızıya çalar.kabilede herkese düşen sorumluluklar vardır, sonuçta bizim de yaşadığımız bir toplum var ve üstümüze düşen sorumluluklar var bu yüzden bunu duymak size tuhaf gelmemiştir.

kabiledeki erkeklerin görevi hayvanları otlatmak iken,kadınlar gündelik işlerle ilgilenir.(bunu asla küçümsemek için demiyorum,fakat parantez açmadan duramazdım.erkeklerin sadece işlerle,kadınların ise (gündelik) ev işi olarak adlandırdığımız şeylerle ilgilenmesi toplumdan uzak kalmış ilkel kabilelerde kalmış bir gelenek,lütfen bu konularda ısrarcı olmayalım.)

parantezde bahsettiğim gibi,söz konusu kabilemiz toplumdan uzak kalarak geleneklerini korumuştur.
himba gelenekleri;
beni en etkileyen gelenekten bahsetmek istiyorum.
bu kabilede çocuklar doğumlarından itibaren yaşlarını almıyorlar,
annesiyle kurduğu telepatik iletişimden sonra başlıyor hatta çocuğun annesiyle kurduğu ilk iletişim,bir şarkıyla başlıyor!

bu değişik ve güzel geleneklere bir yenisini daha ekleyelim o zaman.
kabilenin geleneklerine göre,içe kapanık insan özellikleri,bireyin anti sosyal davranışlarını düzeltmenin yolu ,sevgiyle ve bireye gerçek kimliğini hatırlatmakla başlıyor.(keşke, bazen (!)beğenmediğimiz bu kabilelerin böyle ince davranışlarını örnek alsak toplum olarak... ne yazık.sürekli araya giriyorum farkındayım fakat bu benim,herkonuyamaydonoz .
bugünlük bilgi selimizin sonuna geldik,sevgilerle efenim...daha da yazardım ama gözlüğümü yanıma almamışım.)

isimleri size tanıdık gelmemiş olabilir,bu kabilenin bir diğer ismi çıplak kadınlar kabilesidir.kunene nehri boyunca yaşarlar ve hayvanlarını burada otlatırlar.garip gelebilir ama cilt renkleri kırmızıya çalar.kabilede herkese düşen sorumluluklar vardır, sonuçta bizim de yaşadığımız bir toplum var ve üstümüze düşen sorumluluklar var bu yüzden bunu duymak size tuhaf gelmemiştir.

kabiledeki erkeklerin görevi hayvanları otlatmak iken,kadınlar gündelik işlerle ilgilenir.(bunu asla küçümsemek için demiyorum,fakat parantez açmadan duramazdım.erkeklerin sadece işlerle,kadınların ise (gündelik) ev işi olarak adlandırdığımız şeylerle ilgilenmesi toplumdan uzak kalmış ilkel kabilelerde kalmış bir gelenek,lütfen bu konularda ısrarcı olmayalım.)

parantezde bahsettiğim gibi,söz konusu kabilemiz toplumdan uzak kalarak geleneklerini korumuştur.
himba gelenekleri;
beni en etkileyen gelenekten bahsetmek istiyorum.
bu kabilede çocuklar doğumlarından itibaren yaşlarını almıyorlar,
annesiyle kurduğu telepatik iletişimden sonra başlıyor hatta çocuğun annesiyle kurduğu ilk iletişim,bir şarkıyla başlıyor!

bu değişik ve güzel geleneklere bir yenisini daha ekleyelim o zaman.
kabilenin geleneklerine göre,içe kapanık insan özellikleri,bireyin anti sosyal davranışlarını düzeltmenin yolu ,sevgiyle ve bireye gerçek kimliğini hatırlatmakla başlıyor.(keşke, bazen (!)beğenmediğimiz bu kabilelerin böyle ince davranışlarını örnek alsak toplum olarak... ne yazık.sürekli araya giriyorum farkındayım fakat bu benim,herkonuyamaydonoz .
bugünlük bilgi selimizin sonuna geldik,sevgilerle efenim...daha da yazardım ama gözlüğümü yanıma almamışım.)
devamını gör...

