call me by your name
türkçe adı beni adınla çağır olan film 2017 yapımı bir filimdir. yönetmenliğini luca guadagnino yaptığı baş rollerde ise armie hammer ve timothée chalamet üstleniyor. film lgbti+ konusu olan iki eşcinsel bireyin aşkını anlatıyor.
elio'nun babası arkeoloji profesörü annesi ise çevirmendir. bundan mütevellit elio kültürel bakımdan zengin müzikle uğraşan ama daha çok içine kapalı bir çocuktur. babasının evrak işlerine yardımcı stajyer olarak, oliver profesörün geçici bir süre evinde kalmaya gelir. kendi odası oliver'a verilen elio bu duruma sinir olsa da zaman geçtikçe beraber yüzmeye giderler bisikletle dolaşmaya çıkarlar biraz çıkarcı bir ilişki doğmaya başlar ikisinin arasında. aynı zamanda elio kız arkadaşı ile birlikte cinsel ilişkiye girer bu durumu övünerek ve oliver'ı hedef alarak ailesine anlatır oliver dan beklediği tepkiyi alamaz aynı zamanda elio, oliver'ı kafasından da çıkartamaz. bir gün yine bisikletle seyahat ederken hislerini oliver'a açar ama oliver bunun olmayacağını dile getirir. birlikte yüzmeye gittikleri zaman elio oliver'ı öper ama yine oliver daha fazlasını yapamayacağını belirtir. araya soğukluk girer elio bu durumu çok kafasına takar üzülür not yazmayı düşünür ve yazar ertesi gün oliver, elio ya cevap verir ve gece yarısını beklemesini söyler. gece yarısına kadar elio oliver ile geçireceği zamanı iple çeker ve sonunda gece yarısı olur ikili ilk defa o gece yarısı yakınlaşır yatakta oliver call me by your name and ı'll call you by my name der. ikili çok yakınlaşırlar ve günleri tutku içinde geçer. oliver'ın artık gitme zamanı yaklaşırken elio'nun ebeveynleri ikisi arasındaki ilişikliyi anlar ve onları 3 günlük bir tatile yollar tatil çok güzel geçer ama tatilin sonunda oliver ayrılır, elio da kalbi kırık bir biçimde eve gelir. babası elio'ya yaşadığı ilişki ile gurur duyması ve yas tutuğu ilişkisine sahip çıkması hakkında duygulu bir konuşma yapar çünkü geçmişte babası da bir arkadaşı ile aynı şeyleri hissettiğini itiraf eder. bir bayramda oliver elio'yu ara ve nişanlandığını söyler. elio'nun içi parçalanır ve ağlayarak şöminenin başına geçer.
benim film hakkında düşüncelerim ise ilk defa eşcinsel temalı bir film izledim ve filmden çok bir beklentim yoktu açıkçası ve filmin pek atmosferine alışamadım ve o duyguya girmediğim için de film genel olarak sıkıcı geçti. filmde bir kaç sahne çok rahatsız edici geldi (bkz: evet o şeftali sahnesi). onun dışında şarkı seçimleri filmin çekildiği ortam çok etkileyici filmin özenle hazırlandığı belli. filmin yönetmeni ise farklı bir bakış açısı ile anlatmayı seçmiş ve başarılı olduğu söylenebilir. timothée chalamet oyunculukta gerçekten farkını ortaya koymuş filim bana duygusal yönden yavan gelse de timotheé yerine başka bir oyuncu olsa filmi izleyeceğimi düşünmüyorum. filmde baş rollerin arasındaki yaş farkı da rahatsız edici bir etkendi bana göre. elio'nun filmde 17 yaşında olarak geçiyor ama timotheé zaten yaşını göstermeyen bir oyuncu 15 yaşında gibi duruyordu açıkçası. en iyi uyarlama oscarını alan bir film olduğuna da değinmeden geçemem film kitaptan uyarlanan bir film çevremde romanını okuyan arkadaşlarım romanı da çok beğendiğini dile getiriyorlardı.
benim puanım 10 / 3
elio'nun babası arkeoloji profesörü annesi ise çevirmendir. bundan mütevellit elio kültürel bakımdan zengin müzikle uğraşan ama daha çok içine kapalı bir çocuktur. babasının evrak işlerine yardımcı stajyer olarak, oliver profesörün geçici bir süre evinde kalmaya gelir. kendi odası oliver'a verilen elio bu duruma sinir olsa da zaman geçtikçe beraber yüzmeye giderler bisikletle dolaşmaya çıkarlar biraz çıkarcı bir ilişki doğmaya başlar ikisinin arasında. aynı zamanda elio kız arkadaşı ile birlikte cinsel ilişkiye girer bu durumu övünerek ve oliver'ı hedef alarak ailesine anlatır oliver dan beklediği tepkiyi alamaz aynı zamanda elio, oliver'ı kafasından da çıkartamaz. bir gün yine bisikletle seyahat ederken hislerini oliver'a açar ama oliver bunun olmayacağını dile getirir. birlikte yüzmeye gittikleri zaman elio oliver'ı öper ama yine oliver daha fazlasını yapamayacağını belirtir. araya soğukluk girer elio bu durumu çok kafasına takar üzülür not yazmayı düşünür ve yazar ertesi gün oliver, elio ya cevap verir ve gece yarısını beklemesini söyler. gece yarısına kadar elio oliver ile geçireceği zamanı iple çeker ve sonunda gece yarısı olur ikili ilk defa o gece yarısı yakınlaşır yatakta oliver call me by your name and ı'll call you by my name der. ikili çok yakınlaşırlar ve günleri tutku içinde geçer. oliver'ın artık gitme zamanı yaklaşırken elio'nun ebeveynleri ikisi arasındaki ilişikliyi anlar ve onları 3 günlük bir tatile yollar tatil çok güzel geçer ama tatilin sonunda oliver ayrılır, elio da kalbi kırık bir biçimde eve gelir. babası elio'ya yaşadığı ilişki ile gurur duyması ve yas tutuğu ilişkisine sahip çıkması hakkında duygulu bir konuşma yapar çünkü geçmişte babası da bir arkadaşı ile aynı şeyleri hissettiğini itiraf eder. bir bayramda oliver elio'yu ara ve nişanlandığını söyler. elio'nun içi parçalanır ve ağlayarak şöminenin başına geçer.
benim film hakkında düşüncelerim ise ilk defa eşcinsel temalı bir film izledim ve filmden çok bir beklentim yoktu açıkçası ve filmin pek atmosferine alışamadım ve o duyguya girmediğim için de film genel olarak sıkıcı geçti. filmde bir kaç sahne çok rahatsız edici geldi (bkz: evet o şeftali sahnesi). onun dışında şarkı seçimleri filmin çekildiği ortam çok etkileyici filmin özenle hazırlandığı belli. filmin yönetmeni ise farklı bir bakış açısı ile anlatmayı seçmiş ve başarılı olduğu söylenebilir. timothée chalamet oyunculukta gerçekten farkını ortaya koymuş filim bana duygusal yönden yavan gelse de timotheé yerine başka bir oyuncu olsa filmi izleyeceğimi düşünmüyorum. filmde baş rollerin arasındaki yaş farkı da rahatsız edici bir etkendi bana göre. elio'nun filmde 17 yaşında olarak geçiyor ama timotheé zaten yaşını göstermeyen bir oyuncu 15 yaşında gibi duruyordu açıkçası. en iyi uyarlama oscarını alan bir film olduğuna da değinmeden geçemem film kitaptan uyarlanan bir film çevremde romanını okuyan arkadaşlarım romanı da çok beğendiğini dile getiriyorlardı.
benim puanım 10 / 3
devamını gör...
valerie solanas
ayrılıkçı feminist düşüncelere sahip bir yazar. daha çok "andy warhol'ü vuran kadın" olarak tanınmaktadır. zor bir çocukluk ve devamında da zor bir hayat yaşamış, çok çekmiş; ama tüm bunlara rağmen dimdik ayakta durabilmiş, sert ve sözünü esirgemeyen bir kadındır. andy warhol'ü vurduktan sonra hiç pişmanlık duymamış ve yıllar sonra bir gazeteciyle telefonda yaptığı görüşmede şunları söylemiştir:
"ben cinayeti ahlaki bir hareket olarak görüyorum ve becerememiş olmamı gayriahlaki buluyorum, bu işe girişmeden önce atış talimi yapmalıydım."
"ben cinayeti ahlaki bir hareket olarak görüyorum ve becerememiş olmamı gayriahlaki buluyorum, bu işe girişmeden önce atış talimi yapmalıydım."
devamını gör...
zamanla öğrenilen şeyler
insanlara güvenmemek.
devamını gör...
yazarları korkutan unsurlar
imansız ölmekten.
aksini ispat edemeyeceğim iftiradan.
kırdığım birini kaybetmekten.
yapayalnızlıktan.
ve daha bir sürü şey...
aksini ispat edemeyeceğim iftiradan.
kırdığım birini kaybetmekten.
yapayalnızlıktan.
ve daha bir sürü şey...
devamını gör...
gümüş
iki yıldır favorim olan, pandora olanları ile resmen bir bütün olduğum maden.
ölüm dışında bir çok derde de devası olduğunu okudukça daha da nesini alsam diye bakıp bakıp duruyorum.
ölüm dışında bir çok derde de devası olduğunu okudukça daha da nesini alsam diye bakıp bakıp duruyorum.
devamını gör...
kitaplıktaki en kıymetli kitap
mesut olmak sanatı isimli, 1957 basımı kitaptır.
aklımdaki birkaç kitabı almak için gittiğim sahafta, kasanın hemen yanındaki rafta diğer kitaplardan biraz uzakta duruyordu. boyutu normalden çok küçük, incecik bir cep kitabı işte. yaşını belli eden solgun kırmızısı, kapağındaki kırışıklıklar öyle hoştu ki beni kendine çekti.
eve gittiğimde fark ettim ki içine küçük notlar alınmış, bazı cümlelerin titrek ellerle altı çizilmiş. hemen okumaya başladım. ama kitaba duyduğum meraktan ziyade benden önceki okurunu tanımak istiyordum.
kitabın ona umut vermesini istiyordu. birçok pişmanlığı vardı ama en belirgin olanı zamanında çocuklarına karşı tutumuydu. bir de mutluluğun yeterince hakkını veremediği için üzülüyordu. kitabın sonlarına doğru bu fikre daha da tutunduğunu görmek mümkün. "mutlu olmak meğer ne kolaymış, kendimden esirgemişim." dediğine eminim.
kim bilir nasıl bir yaşamı olmuştu? özür dileme fırsatı olmuş muydu? dilerim olmuştur.
aklımdaki birkaç kitabı almak için gittiğim sahafta, kasanın hemen yanındaki rafta diğer kitaplardan biraz uzakta duruyordu. boyutu normalden çok küçük, incecik bir cep kitabı işte. yaşını belli eden solgun kırmızısı, kapağındaki kırışıklıklar öyle hoştu ki beni kendine çekti.
eve gittiğimde fark ettim ki içine küçük notlar alınmış, bazı cümlelerin titrek ellerle altı çizilmiş. hemen okumaya başladım. ama kitaba duyduğum meraktan ziyade benden önceki okurunu tanımak istiyordum.
kitabın ona umut vermesini istiyordu. birçok pişmanlığı vardı ama en belirgin olanı zamanında çocuklarına karşı tutumuydu. bir de mutluluğun yeterince hakkını veremediği için üzülüyordu. kitabın sonlarına doğru bu fikre daha da tutunduğunu görmek mümkün. "mutlu olmak meğer ne kolaymış, kendimden esirgemişim." dediğine eminim.
kim bilir nasıl bir yaşamı olmuştu? özür dileme fırsatı olmuş muydu? dilerim olmuştur.
devamını gör...
bakan selçuk'un boş sınıf paylaşımı
başlık sahibi yazarın "inşallah o sıralar dolup taşar" sözüne karşılık olarak umarım o sıralar, o sınıflar taşmak zorunda kalmaz demek istediğim başlıktır. umarım 50m²'lik sınıflarda 45 öğrenci olmaz. bırakın hareket etmeyi umarım sınıflarda nefes alabilecek alan kalır.
devamını gör...
sözlük kulüpleri
3 ay kadar önce başlattığımız sözlük kulüpleri projemizde birtakım geliştirmelere gitmek istiyoruz.
bu kapsamda atacağımız ilk adım, nicelik yerine nitelikli bir kulüp ağı oluşturmak oldu.
öncelikli olarak, aktif olmayan kulüpleri kapatıyoruz.
devam edeceğimiz kulüpler ;
kitap edebiyat kulübü
bilim sanat kulübü
dizi film kulübü
sağlıklı yaşam kulübü
fenerbahçeliler kulübü
satranç kulübü
kamp doğa kulübü
çalışma kulübü
radyo kulübü
olacak.
yeni kulüp başvuruları için ön üye şartı getirdik.
yeni bir kulüp açmak için 10 kişilik hazır bir üye grubu ve iki adet eş başkan gerekmekte.
bu kapsamda atacağımız ilk adım, nicelik yerine nitelikli bir kulüp ağı oluşturmak oldu.
öncelikli olarak, aktif olmayan kulüpleri kapatıyoruz.
devam edeceğimiz kulüpler ;
kitap edebiyat kulübü
bilim sanat kulübü
dizi film kulübü
sağlıklı yaşam kulübü
fenerbahçeliler kulübü
satranç kulübü
kamp doğa kulübü
çalışma kulübü
radyo kulübü
olacak.
yeni kulüp başvuruları için ön üye şartı getirdik.
yeni bir kulüp açmak için 10 kişilik hazır bir üye grubu ve iki adet eş başkan gerekmekte.
devamını gör...
türk düşmanlarının ortak özellikleri
atatürk’ü sevmemeleri. türkten atatürk’ü çıkar geriye hiçbir şey kalmaz. yok binlerce yıllık tarih yok bilmem ne. binlerce yıllık tarihse mesele bak mısır orada duruyor, bizimkiler ağaç kovuklarında yaşarken adamlar dev gibi piramitler yapıyorlardı. şimdi ise arap olmadığı halde ana dili arapça olan bitik, 50 milyonluk nüfusuna ve bir düzine arap’la birlik olmasına rağmen 5 milyonluk israil’e diz çöken mısır olarak devam ediyor siyasi hayatına o mısır. türkten atatürk’ü çıkar geriye hiçbir şey kalmaz. bu yüzden türk düşmanlarının en belirgin özellikleri atatürk’ü ya da atatürk’ü atatürk yapan gücü sevmemeleridir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının almış olduğu en güzel iltifat
"kitap gibi kadınsın vesselam okudukça güzelleşen..."
cümle aynen buydu. sanırım hayatımda aldığım en güzel iltifattı.
cümle aynen buydu. sanırım hayatımda aldığım en güzel iltifattı.
devamını gör...
market poşetini bakkaldan saklamak
bakkalı aldattığını hisseder insan
devamını gör...
j.r.r. tolkien
ingiliz dil bilimcidir, çocuklarına hikayeler anlatmayı seven biri olması sayesinde, yıllardır milyonlarca insanın gönlünde aklında yer edinmiş biridir.
ne yazık ki kitap okumaya üşenen toplum kendisini çoğunlukla peter jackson'ın çektiği yüzüklerin efendisi filmlerinden ibaret sanmaktadır. lakin orta dünya ve yüzüklerin efendisi 3 kitaptan ibaret değildir; silmarillion: evrenin ve arda'nın yaratılışını anlatır. orta dünyanın 1. çağında yaşanan önemli olaylar yer almaktadır. sauron'u erol taş zannedenler, aslında sadece melkor'un bir uşağı olduğunu öğrenirler.
hurin'in çocukları: silmarillion'da kısaca bahsedilen hurin'in çocuklarının ayrıntılı hikayesidir. acıların çocuğu turin'in küçük emrahı akıllara getiren yaşamı anlatılmaktadır.
güç yüzüklerine dair: güç yüzükleri'nin yaratılışı bu hikayede anlatılmaktadır.
hobbit: tek yüzüğün gollum tarafından bulunması ve sonrasında bilbo baggins'in eline geçmesini anlatan kitaptır.
elf cüce savaşı da anlatılmaktadır kitapta. cüce ve elflerin birbirlerini sevmeme sebepleri buna dayanır.
yüzüklerin efendisi: güneşin 3. çağının kapanış hikayesini ve tek yüzüğün yok edilmesini anlatır.
ne yazık ki kitap okumaya üşenen toplum kendisini çoğunlukla peter jackson'ın çektiği yüzüklerin efendisi filmlerinden ibaret sanmaktadır. lakin orta dünya ve yüzüklerin efendisi 3 kitaptan ibaret değildir; silmarillion: evrenin ve arda'nın yaratılışını anlatır. orta dünyanın 1. çağında yaşanan önemli olaylar yer almaktadır. sauron'u erol taş zannedenler, aslında sadece melkor'un bir uşağı olduğunu öğrenirler.
hurin'in çocukları: silmarillion'da kısaca bahsedilen hurin'in çocuklarının ayrıntılı hikayesidir. acıların çocuğu turin'in küçük emrahı akıllara getiren yaşamı anlatılmaktadır.
güç yüzüklerine dair: güç yüzükleri'nin yaratılışı bu hikayede anlatılmaktadır.
hobbit: tek yüzüğün gollum tarafından bulunması ve sonrasında bilbo baggins'in eline geçmesini anlatan kitaptır.
elf cüce savaşı da anlatılmaktadır kitapta. cüce ve elflerin birbirlerini sevmeme sebepleri buna dayanır.
yüzüklerin efendisi: güneşin 3. çağının kapanış hikayesini ve tek yüzüğün yok edilmesini anlatır.
devamını gör...
türkan saylan
türkan saylan birçok insan için hayatı güzelleştiren bir annedir. hekimdir.
ben de dahil bir çok insanın hayatını değiştirmiş, kimsenin yaklaşmak istemediği hastalarına şifa veren, öğrencilerine gelecek hazırlayan bir annedir. koruyup kollayan ve özellikle kadınların kimseye muhtaç olmamasını sağlayan bir annedir.
normalde hakkında yazılan olumsuz şeylere kızıyorum, anlamıyorlar falan diye. bazen tepki gösterdiğim de oluyor.
ama kanser gibi bir illetin binlerce kişiyi iyileştirmiş bir hekimi bulmasını allahın rezil etmesi olarak gören kişi olmayı, bu kişinin hayatını deneyimlemeyi istemezdim. yani allahın bir insanı rezil etmesi ancak böyle bir cümle kurarak olur benim bildiğim!
hastalıklar herkesin yanı başında. hepsi kanser kadar kolay da değil, hatırlatmak isterim.
çok yakın hem de. acı çekmek de, ölüm de, hastalık da. başkalarına nefret saçarken sandığımızdan çok daha yakın.
şaşırmıyorum elbette. türkan saylan'ın okuması için savaştığı imkanlarından faydalanıp deprem sonrası yardımda bulunduğu okuttuğu gençlerin çoğunu da biliyorum. mahallelerine tekel bayi açtırmayan ama gizliden alkolün gece hayatının dibine vuranları da biliyorum. gençlik dönemlerinde partiden partiye koşup, şimdi örtüsüz kadını kiralık eve benzeten kadınları da biliyorum. o kadar iki yüzlü geliyor ki bazı şeyler, bu tanıdıklarımla iletişim kurmaktan ben utanıyorum.
türkan saylan bağış topladığı öğrenciler ramazanda sahura kalkar diye ekstra olarak sahur yemeği, oruç tutmayanlar için ayrı saatlerde kahvaltı çıkarılmasını sağlayan bir insandı. depremde ailesiz kalanlar başta olmak üzere çadırlardan öğrenciler topladı ve onların okuması için savaştı. elbette binlerce gönüllüyle birlikte.
türkan saylan öyle bir insandı. ama bazı insanlar da böyle işte.
ben de dahil bir çok insanın hayatını değiştirmiş, kimsenin yaklaşmak istemediği hastalarına şifa veren, öğrencilerine gelecek hazırlayan bir annedir. koruyup kollayan ve özellikle kadınların kimseye muhtaç olmamasını sağlayan bir annedir.
normalde hakkında yazılan olumsuz şeylere kızıyorum, anlamıyorlar falan diye. bazen tepki gösterdiğim de oluyor.
ama kanser gibi bir illetin binlerce kişiyi iyileştirmiş bir hekimi bulmasını allahın rezil etmesi olarak gören kişi olmayı, bu kişinin hayatını deneyimlemeyi istemezdim. yani allahın bir insanı rezil etmesi ancak böyle bir cümle kurarak olur benim bildiğim!
hastalıklar herkesin yanı başında. hepsi kanser kadar kolay da değil, hatırlatmak isterim.
çok yakın hem de. acı çekmek de, ölüm de, hastalık da. başkalarına nefret saçarken sandığımızdan çok daha yakın.
şaşırmıyorum elbette. türkan saylan'ın okuması için savaştığı imkanlarından faydalanıp deprem sonrası yardımda bulunduğu okuttuğu gençlerin çoğunu da biliyorum. mahallelerine tekel bayi açtırmayan ama gizliden alkolün gece hayatının dibine vuranları da biliyorum. gençlik dönemlerinde partiden partiye koşup, şimdi örtüsüz kadını kiralık eve benzeten kadınları da biliyorum. o kadar iki yüzlü geliyor ki bazı şeyler, bu tanıdıklarımla iletişim kurmaktan ben utanıyorum.
türkan saylan bağış topladığı öğrenciler ramazanda sahura kalkar diye ekstra olarak sahur yemeği, oruç tutmayanlar için ayrı saatlerde kahvaltı çıkarılmasını sağlayan bir insandı. depremde ailesiz kalanlar başta olmak üzere çadırlardan öğrenciler topladı ve onların okuması için savaştı. elbette binlerce gönüllüyle birlikte.
türkan saylan öyle bir insandı. ama bazı insanlar da böyle işte.
devamını gör...
yazarların karşı cins olması durumunda alacağı nickler
(bkz: köylü yazardan ironiler)
benim nick evrensel olduğu içun olan.
benim nick evrensel olduğu içun olan.
devamını gör...
tügva paralel devlet belgelerinin ifşası
iddialara göre fetöden boşalan kadrolara tügva'lılar yerleştirilmiş. ben kendilerine söyliyim. eğer doğruysa, akıllarını başlarına alıp tügvadan ayrılsınlar. çünkü iktidar değiştiğinde tügvatö olarak anılıp, hepsi işsiz kalacak. uğraşacakları terörist davaları da cabası.
önce link.
ve içerik:
"akp’li cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın oğlu bilal erdoğan’ın kurduğu ve atm memurluğu ile kamuya ait alanları işgal etmekle gündeme gelen türkiye gençlik vakfı'ndan (tügva) sızan belgeler skandal yapılanmayı gözler önüne serdi.
tügva, ‘fetö’nün yaptığı gibi kamu kurumlarına kendi liselerindeki kişileri ‘atama’ iddiaları ile gündeme geldi.
iktidarı arkasına alan tügva, atm memurluğu ve kamuya ait alanları işgal etmekle gündemden düşmezken, bu kez de devlet kadrolarına atadıkları listeler ile gündeme geldi.
yöneticiliğini şu an ibrahim beşinci’nin yaptığı tügva’nın, fetö yapılanmasında olduğu gibi kamu kurumlarını istedikleri isimler ile doldurduğu iddia edildi.
‘fetö’ davalarında olduğu gibi bu olayı da ‘paralel devlet yapılanması’na benzeten gazeteci metin cihan, daha önce tügva’da olan ama sonrasında istifa eden bir isimden gelen e-postayı sosyal medyadan paylaştı.
atanmak isteyen kişilerin tügva ile iletişime geçip istediği kurumlara atanabildiğini iddia eden kişi, cihan’a bu listelerin fotoğraflarını da attı.
söz konusu belgelerde atanmak isteyenlerin kimlik bilgilerinin ve atanmak istedikleri kurumların listesi de yer aldı."
önce link.
ve içerik:
"akp’li cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın oğlu bilal erdoğan’ın kurduğu ve atm memurluğu ile kamuya ait alanları işgal etmekle gündeme gelen türkiye gençlik vakfı'ndan (tügva) sızan belgeler skandal yapılanmayı gözler önüne serdi.
tügva, ‘fetö’nün yaptığı gibi kamu kurumlarına kendi liselerindeki kişileri ‘atama’ iddiaları ile gündeme geldi.
iktidarı arkasına alan tügva, atm memurluğu ve kamuya ait alanları işgal etmekle gündemden düşmezken, bu kez de devlet kadrolarına atadıkları listeler ile gündeme geldi.
yöneticiliğini şu an ibrahim beşinci’nin yaptığı tügva’nın, fetö yapılanmasında olduğu gibi kamu kurumlarını istedikleri isimler ile doldurduğu iddia edildi.
‘fetö’ davalarında olduğu gibi bu olayı da ‘paralel devlet yapılanması’na benzeten gazeteci metin cihan, daha önce tügva’da olan ama sonrasında istifa eden bir isimden gelen e-postayı sosyal medyadan paylaştı.
atanmak isteyen kişilerin tügva ile iletişime geçip istediği kurumlara atanabildiğini iddia eden kişi, cihan’a bu listelerin fotoğraflarını da attı.
söz konusu belgelerde atanmak isteyenlerin kimlik bilgilerinin ve atanmak istedikleri kurumların listesi de yer aldı."
devamını gör...
bu devirde evlenebilmek başarı mıdır sorunsalı
bu devirde evlenmek kadar
saygı sınırları içinde çirkinleşmeden
çoluğu çocuğu hırpalamadan
konuya komşuya rezil olmadan
etekte olanları dökmeden
kimseleri öldürmeden boşanmak da başarı olmaya doğru gidiyor.
saygı sınırları içinde çirkinleşmeden
çoluğu çocuğu hırpalamadan
konuya komşuya rezil olmadan
etekte olanları dökmeden
kimseleri öldürmeden boşanmak da başarı olmaya doğru gidiyor.
devamını gör...
şu yaşa kadar hiç yapılmayan şeyler
hiç okulda doğum günü kutlamadım. hadi yazın doğsam tamam diyeceğim ama o da değil. kutlamayanları kınıyorum buradan.
devamını gör...
illere özgü şiveler
şive değil ağız.
devamını gör...
ac/dc
ac~dc : alternatif akım, doğru akım.
elektrik ile ilgili bir kavramdır. aynı zamanda müziklerini keyifle dinlediğim bir rock müzik gurubudur. skies on fire favori parçamdır.
elektrik ile ilgili bir kavramdır. aynı zamanda müziklerini keyifle dinlediğim bir rock müzik gurubudur. skies on fire favori parçamdır.
devamını gör...
ivanmilinski
biraz irdelesek akraba çıkabileceğimiz takibimde olan yazardır, yazmalıdır. zira güldürüyor baya.*
devamını gör...