abi bana bir resim çeksene, ben fotoşop ile kendimi yerleştirip koyarım instaya, offff efsooo olacak! şeydir.
devamını gör...

yararcılık nasıl davranmamız gerektiği hakkında bir kuramdır. yararcılara göre, dünyada ne en fazla toplam hazzı üretirse her zaman onu yapmalıyız. yararcılık, ilk önce ingiliz ekonomist ve filozof (bkz: jeremy bentham) tarafından ileri sürüldü ve sonraları (bkz: john stuart mill)tarafından detaylandırıldı.

çağdaş filozoflar, yararcılığı ‘sonuççuluk’un bir formu olarak düşünürler. sonuççuluk, şu soruya verilen bir cevaptır: hangi eylemler uygulanmak için ahlaken doğrudur? sonuççuluğun cevabı ise, hangi eylem en iyi sonucu verirse. olmuştur. bu genel görünüş, hangi dünya halinin nesnel olarak diğerlerinden daha iyi olduğunu bilmemizi gerektirir. bazı filozoflar, bunun mümkün olmadığını iddia ederler.

yararcılar, neyin iyi olduğuna dair hazcı bir fikre sahip sonuççulardır. tek nesnel iyinin ‘haz’ olduğunu düşünürler. diğer sonuççular, iyinin sadece hazzı değil, aynı zamanda saygı ve eşitlik gibi şeyleri de içerdiğine inanırlar.

bazı yararcılar, hazzın farklı türlerini sıralarlar. bentham, “önyargı kenara bırakılırsa çocukların oynadığı bir oyun, müzik ve şiirin sanat ve bilimi ile eşit değerdedir.” görüşünü öne sürdü. hazzın niteliksel değil niceliksel olarak ölçülmesi gerektiğine inandı. aksine mill, entelektüel arzuların tatmininin sırf duyusal arzuların tatmininden daha iyi olduğuna inandı. “tatmin olmamış bir sokrates olmak, tatmin olmuş bir domuz olmaktan daha iyidir” diye yazmıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

rize,
devamını gör...

the man from earth . bu filmi izleyelim eyyy ahali*
devamını gör...

tanım: orada tanıştığımız 90'lı yaşlardaki bir teyzenin anlatımına göre osmanlının uzunca bir süre tutukluları sürgün yeri olarak kullandığı adalarda eskiden hiç bir şey yokmuş neredeyse. sonrasında o tutukluların yaptıkları evler ve 1773 de kurulan deniz harp okulu ile birlikte adalarda yaşam normale dönmeye başlamış.

kişisel: askerliğimi yaptığım, muhteşem ötesi bir 5 ay tatil yaşadığım, istanbul'a ait olduğuna beni kimsenin inandıramayacağı yegane yerlerden biridir...
devamını gör...

'zaman ayırın"dersem çok mu klişe olur sanki? sizleri bilmem ama benim hak etmeyen hiç kimseye ayıracak kadar boş zamanım yoktur. eğer hak ediyorsa onun için zaman yaratmaya çalışırım. zaman gidipte geri gelmeyen insan hayatının en önemli şeylerindendir. o yüzden maddiyatla,tiple,bilmem işte sahip olduğunuz statütülerle; karşı tarafa belli ettirmeden ,kaş yapayım derken göz çıkarmayın. kaliteli bir insan ise ona ayırdığınız zamandan kendi değerini anlayacaktır. tabii ki istisnalar, zaman konusunda mevcuttur. bir de lütfen bir hata yapınca pişmanlığınızı belli ediniz. bu ister ailede ki bir birey olsun ister çevreden birileri. uğraşın en azından çabanızı görsün. değersizlik hissini üzerinden atıp pişkinlikte oscar'a koştuğunuzu düşünmesin. en azından ben öyle düşünebilirim. son olarak da insanlara uç olmayacak şekilde pozitif kelimelerle konuşun. arada olumlu emojilerde kullanın ki kendini iyi ve rahat hissedip samimiyet göstersin. bunları sadece kadınlara karşı değil bütün insanlığa ve dilsiz kullara (hayvanlara) hatta bitkilere karşı bile tatlı konuşursanız hisseder. hisseden her şey güzelleşir. hemen olmasa da mahkeme suratlı veya taş kalplilerde bile deneyimleyin ve sonucu görün. çok şey bildiğimden değil ama çoğunuz gibi deneyimlerden. naçizane tavsiyelerim.
öz. ne ekersen onu biçersin
devamını gör...

cinsellikle alakalı bilimsel veriler paylaşılırsa kimsenin bundan rahatsız olacağını düşünmüyorum.* açılan başlıklar daha çok kadınlar üzerinden dönmekte ve aşağılama boyutuna kadar gitmekte. neden erkeklerle alakalı bu tür başlıklar açılmıyor. bu tür başlık açanları, gizli iç dünyalarını ve bastırılmış duygularını buraya yazarak rahatlama yolu seçtiklerini düşünüyorum artık.
cinsellik içeren başlıklardan ziyade; gerçek hayatında yapamadığını, gerçekmiş gibi hayal dünyasını yazan ve daha çok kadınları aşağılayan kişilerden rahatsız olmak.
devamını gör...

politika değilde; nasıl desem? kendi doğrularını dikte etmeye çalışanlar varsa ortamı terk etmeye çalışırım.
devamını gör...

"mesleğini dolaylı olarak anlat" tarzı başlıklara "meleklerin bacaklarına bakıyorum." yazmamın yolunu açmış olan talihsiz gözlemevi.

ayrıca (bkz: takiyüddin)
devamını gör...

avrupa birliği vatandaşı olmayıp avrupa'ya seyahat etmek isteyen kişilerden* aşı olmayanların ya da koronavirüs'e karşı bağışıklık kazandığına dair belge gösteremeyenlerin, avrupa'ya seyahat etme yasağının konuşulduğunu sorunsaldır. henüz kesin bir karar alınmış değil ama mümkün gözüküyor. gerçekleşirse, bu durum eşitsizlik ve insan hakları ihlalidir. aşı, genel populasyonda yüz güldürücü sonuçlar verecektir. ancak, aşı olmak istememek birey olarak en doğal hakkımızdır.

bbc kaynak
devamını gör...

karşıdaki insanın mizacı belirir.
onda nerdesin ya o nasıl bir yerde olmak istiyor anlaşılır.
isteğin dikkate alınması ya da alınmamasına göre ayarlar yenilenir.
psikologlara göre, kimseden onu zor durumda bırakacak istekte bulunmamak
gerekiyor.
dikkat edin, istekte bulunmayın demiyorlar, zor durumda bırakacak istekte bulunmayın diyorlar.
şarkıda seven ne yapmaz deniyor ya, deneyin bakın bakalım, seven ne yapar ne yapmaz.
devamını gör...

içtiğiniz ağrı kesiciye göre değişen durumdur. başım ağrıdığında, özellikle, dayanamayacak noktaya geldiğinde naprosyn iyi geliyor. majezik diş ağrılarında iyi geliyor vs.
devamını gör...

cumartesi gecesi olunca.
devamını gör...

kimsenin aç uyumadığı, kış mevsimi geldiğinde herkesin sevindigi, kadınların ve hayvanların katledilmediği bir dünya da
uyanmak isterdim hayal dediğin imkansız olan değil de nedir?
devamını gör...

''the lord of the portakals'' filminin alameti farikası olan replik.

o sahne yok mu o sahne. neyse filmi izleyin. ipucu vermeyeyim.

***yedinci dem uktesidir.
devamını gör...

eskişehir'de anısına yapılan bir parkı vardır. parkta, 24 ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu enkaz halini alan otomobili sergilenmektedir.
devamını gör...

konuşmak bir deneyim biçimidir. ama ille de sessizliğin yerini tutması gerekmez...
sessizlik sözlerin yokluğu demek değildir. doldurulması gereken bir boşluk değildir...
ozanlar, sessizliğin seslerine kulak verirler.
gündüz vassaf-cehenneme övgü
devamını gör...

sözlüğün yakışıklılık ortalamasını tek başına yukarı çekebilecek bir yazarımız.
ancak ondan yalnızca estetik çıkarımlarda bulunmak pek bir yanlış, zira kendisi müthiş bir hızla fevkalade tanımlar giriyor.

(bkz: ıvan mikinski, ölüm için ayırdık geceleri, gülerken galata'da.)
devamını gör...

merhabalar sayın yazarlar! her zamankinden daha güçlü bir şekilde karşınızda olmak için hazırlandık, konularımız her zamanki gibi ama farklı açılardan yaklaşıyoruz bu sefer. birlikte güçlü olduğumuzu haykırmak için geliyoruz bugün. bazı şeyleri konuşmak için hala geç değil! ve biz bunları konuşacağız bugün. sevgili evernevergreen'in neşeli, güçlü sesi bizlerle beraber olacak. sizleri de yine aramızda görmek istiyor ve bekliyoruz. saat 18.00'de görüşmek dileğiyle!
devamını gör...

antik mısır döneminde, piramitleri yapan kölelere günlük 3 litre bira ve 500 gram ekmek veriyorlardı. efesin 50’lik kutu bira fiyatı 11,75 tl. günde 3 litreden aylık 2.115 tl yapar. 500 gram ekmek 6 tl. bir ayda 180 tl yapar. totalde 2.295 tl’ye tekabül eder. eğer antik mısır kölelerinin ekmeğini ve birasını biraz daha artırırlarsa asgari ücretli türk vatandaşı olabiliyorlar.

edit: sendika benzeri bir şey de varmış antik mısır’da. güneş yılı ikramiyesi ödenmediği için iş bırakmalar, protesto ve yürüyüşler de yapılmış.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim