t: şili hükümeti'nin yaptığı illegal olayı anlatan başlık.

ülkelerin şekerlerle alıp veremediği ne acaba? biri pudra şekeri çeker, biri doğum kontrol hapı niyetine şeker verir. ne üstünmüş şu meret yahu, her bir şeyciğe oluyor.

kesin yanlışlıkla anlaştık şeker fabrikasıyla, falan derler. *
devamını gör...

kişinin kendini anlamlandırmasıyla başlıyor hayatın anlamı. kendi potansiyelini keşfetmesi gerek tabi. bunun için belki iyi bir eğitim alması gerek, iyi bir duyuma sahip olması da gerekebilir. misal bir kitap ya da defterin sayfaları gibi, anladıkça anlamı artan şeyler.
kapı kolu da olabilir. kapı kolu olarak varlığını kapıları açmaya-kapamaya adamıştır misal.
ya da hiçbiri gerekmez, yaşıyordur ve yaşarken yapıp ettiklerinden mutludur, anlamını da böylece bulmuştur.
devamını gör...

kalkın yerinize yatın. poponuz açık kalıyor saçma sapan rüyalar görüyorsunuz.
devamını gör...

sevmek, hayattaki en büyük meydan okumadır.

leo buscaglia
devamını gör...

21 yaşında bir gencim. uzun saç, bıyık+keçi sakalı, zincirli kot ve siyah baskılı tişört. şuan çoluk çocuğa karışmış eski metalciler beni görünce, "yeni nesilde var mı böyle tipler" gibisinden iç geçiriyorlar. yine azınlık da olsak varız. ağır metal ölmez...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şairliği, yazarlığı, alkolikliği, asosyalliği, ölüm nedeni, muazzam hayal gücü, akıl oyunları ve merak unsurunu tam ortasına yerleştirdiği hikayeleri ile bir üstattır.

edebi ya da sosyal kişiliği hakkında yazılmış, çizilmiş. ancak kimse bilgisayar oyunları ile ilgili bir şey dememiş. aslında poe hikayelerinin üzerine yapılmış oyunlar demeliydim.

"dark tales: edgar allen poe's ..." olan adlarıyla birlikte şu anda 8 adet oyunu bulunmaktadır. piyasadaki hidden object oyunları arasında belki de en iyileridir. malum ortamlardan edinebilirsiniz.
devamını gör...

iade-i ziyaret.
devamını gör...

kendisi hiç bir zaman arabam şerefsizlerin ülkesinde kaldı dememiştir.
bu bir yalan haberdir. 1999'da kendisine yapılan linç girişiminden sonra fransa'ya gidince onu karalamak için yapılan bu yalan haber için defalarca açıklama yapsa da hiçbiri türkiye basınında yer almadı.
bu yalan haberin üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen hala buna inanacak insanların varlığı bu ülkeye olan inancımı her geçen gün yok ediyor.
konu hakkında verdiği röportajlardan birinden bir bölüm:

dünyanın her yerinde ve her ülkesinde şerefliler ve şerefsizler vardır. türkiye halkı bunları bilir ve benim bütün bir halkı kastederek bu kelimeyi telaffuz etmeyeceğimi de bilir. ben sözünü sakınmayan bir insanım bunu da bilir. benim 64 milyon insana şerefsiz demeyecek kadar büyük bir yüreğin sahibi olduğumu da bilir, bilmelidir.

kocaman bir halka şerefsiz demek de ayrıca kimin haddi ve hakkı olabilir? üstelik dünya görüşü, hayata olan inancı, halkın içtenliği ve mağduriyeti üzerine kurulu aykırı bir sanatçı bunu diyebilir mi? şerefsizlik üzerine atılmış o inanılmaz derecede kışkırtıcı manşetin altında, ellili yaşına yaklaşmış bir sanatçının içinde doğduğu ve yetiştiği kültürün parçası olduğunu, bu başlığı atanlar bilmiyor mu sanıyorsunuz? biliyorlar ama ne fayda!..

benim bütün bir halkı kastederek şerefsiz demediğimi ve demeyeceğimi bilen ve bu kışkırtıcı başlığı atanların daha namuslu ve daha ahlaklı olmalarını dilemekten başka yapacak fazla bir şey yok. bu kocaman haksızlığı kime havale edeyim bilemiyorum..

nebil özgentürk -peki kimler için şerefsiz dedin?

ahmet kaya -avrupadaki bir konserimde malum magazin gazetecileri derneği ödül töreni'ne değinerek, kendime bir araba almıştım. 42 yıldır bu ülkede yaşadığım ve ürettiğim halde, bir açıklamamdan dolayı o ödül töreninde beni bir gecede vatan haini ve bölücü olarak nitelendiren bir kaç şerefsizin yüzünden, o arabayı keyifle kullanamadım bile dedim. ancak bu sözlerim 64 milyon insana şerefsiz demişim gibi çarpıtılarak lanse edildi.. daha ne diyebilirim ki?

nebil özgentürk - ahmet kaya röportajı.. 1999 paris/fransa..

1999'da magazin gazetecileri derneğinin ödül töreninde aşağıdaki açıklamayı yaptığı için süslü sanatçıların çatal bıçaklı saldırısına uğrayan sanatçı.
bahsi geçen konuşması:

ben bu ödül için insan hakları derneği’ne, cumartesi anneleri’ne, tüm basın emekçileri ve tüm türkiye halkına teşekkür ediyorum. bir de bir açıklamam var: şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. aramızda bu klibi yayınlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayınlamazlarsa türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum.'


o gün ona fırlatılan çatalardan biri eşi gülten kaya nın alnına isabet etti. linç girişimi ile beraber ağza alınmayacak hakaretler edildi kendisine.

onu linçten kurtarmak için kendilerini ona siper eden mehmet aslantuğ savaş ay ve magazin gazetecileri derneği çalışanları sayesinde salondan ayrılabildi. bu olaydan sonra ülkesini terk edip fransa'ya gitti. ülkesinden böyle ayrıldı. ve bu olaydan bir yıl sonra kalp krizinden gurbette hayatını kaybetti. mezarı gurbette. kürtçe şarkı söylemek istediği için kendisine saldıranların ardılları kendisi öldükten sonra bile hınçlarını alamamış olacaklar ki kendisine çatal bıçak fırlatmaya devam ediyorlar. onu sevmiyor veya dinlemiyor olabilirsiniz ama bırakın da mezarında rahat uyusun.

ölmeden önce yaptığı bir basın açıklamasındaki konuşması:

bir gün birileri nasılsa kürt asıllı olduğu için kürtçe bir tek şarkı söylemek isteyen bir adamın hiç bir ülkeyi bölmediğinin öyküsünü yazacak ve bu öyküyü okuyanlar şarkı söyleyen insanlardan ve şarkılardan korkulmaması gerektiğini anlayacaklardır.

ben klasik bir kadere teslim olmak istemiyor ve öldükten sonra değil şimdi anlaşılmak istiyorum. beni doğru anlama yolundaki en küçük bir çabayı, bir sağduyu ve bir hoşgörüyü çok özlediğimi ve bunu içinde taşıyan herkesi içtenlikle selamladığımı söylemek istiyorum.


ayrıca tüm ayrıntıları bulabileceğiniz ahmet kaya belgeseli
devamını gör...

şiddete meyilli,başkalarının haklarını hiçe sayan kişilerde görülen kişilik bozukluğudur.

dürüst olmayan davranışlarda bulunur,yalan söylerler.
devamını gör...

çok kısa kesiyorum. trabzonda üni öğrencisiyiz. yurdun komünist güvenlikçerini dövdük atıldık. eve çıktık ev eşyamız henüz yok. boş evde temiz elbiseleri salona serip 4 avanak yatıyoruz sarılıp. ev arkadaşlarımdan birinin 5+1 ses sistemi var memleketten getirmiş. bu arada apartmanda bizden başka kimse yok. yüksek giriş katta oturuyoruz bir tek biz varız bir de karşı komşu var ağrılı 3 erkek inşaat işçisi abilerimiz. ama muhabbetimiz yok pek yeni taşındık diye. biz de rahatız, rahatsız olacak birileri yok diye gecenin 1'inde son ses açtık "recebim-kabahatim sevmekse" şarkısını horon tepiyoz patır kütür parkelerde. bir anda saba makamında ezan sesi duyuldu. allahuekber şeklinde. hepimiz durup birbirimize baktık. herkes duydu mu diye. ama sanki abdurrahman el ussi okuyor ezanı öyle bir ses. gecenin 1 inde ne ezanı bu ya derken herkes duyunca bir ürperdik yani. neyse 1 2 dk geçti açtık geri horonu tepiyoz bir daha duyduk bi anda allaaaaaaaaahuekbeeerrrr diye saba makamında ezan. allahım o an ki refleksten film çekilir. ben camdan atladım biri mutfaktan çıkmaya çalışıp ocağa tırmanıyo panikten kapıyı denk getiremiyo , biri balkona koştu biri kapıya. hepimiz attık kendimizi dışarı. dedik bi imama mı gitsek diye. dedik gidelim. caminin yanında kütüphane var. oflu bi müezzin var 7/24 orda duruyor adam. bulduk onu anlattık durumu. bizim hoca efendi fıkıhlı biridir sabah namazına gelir birazdan dedi çay koydu bize. biz dedik ara gelsin biz bekleyemeyiz o kadar. sagolsun hocayı uyandırdık geldi. anlattık durumu dedi bi gidelim eve. kütüphaneden de kuran hediye etti bize evinizde olsun diye. eve gittik. kapıdan girer girmez gozkeri faltaşı gibi açıldı imamın. dolandı odalarda biraz dualar etti. sonra salona kuranı astı geldi bize dediği şey şu..
evi sahiplenmişler, siz bu evden çıkın gençler rahatsız etmesinler sizi.
biz dedik ki tövbe bismillah hocam ezan neyin nesiydi.
hoca odanın bi köşesine bakıp görmediğimiz bişeyi görür gibi gülümsedi, aranızda bir şerif var sizin dedi. ve sizler nasıl dua aldıysanız artık şükredin dedi. siz onları rahatsız etmişsiniz. size saldıracaklarmış ama müslüman cinler gelip ezan okuyarak onları kaçırmışlar dedi. o gün müslüman oldum galiba ben dua ede ede. ahhahah. neyse sonrası da o evden çıktık sabaha kadar uyuyamadık zaten oturup etrafa baktık mal mal. şerif dediği arkadaş da yozgatlı bu arada. benle alakası yok. 66 sorgun tayfa.
buna benzer üç beş olay daha yaşadım farklı zaman dilimlerinde. alıştım artık korkmuyom. kanka olduk elemanlarla.
devamını gör...

yakıt molası dışında 11-12 saat kullanırım yıllardır.üstelik gece yola çıkıp uyumadan öğlene doğru varış.
usta sürücü ve inatçı olmanın artısı.
devamını gör...

e gelsin beni babamdan istesin bari.

not:erkeğim.
devamını gör...

sol frame'de ......... diyen kadın, ......... yapan kadın, ...........eden kadın, ........... kadın, sadece kadın, kadın, kadın, kadın, yeter da.
devamını gör...

bir antalyalı olarak sadece hayran hayran izlerim tabi soğuktan donmazsam.
devamını gör...

hiçbir listede bulunmayarak yine kafa sözlük tarihine geçtiğimi anladığım başlıktır.
devamını gör...

gerçek adı aslı öyken.
sokaktaki tamirci tahsin usta'yı canlandıran tiyatro sanatçısı alp öyken de babası.
devamını gör...

ot gibi yaşama tabirini kullanan ama ot kadar faydası olmayan insanların, tekdüze yaşayan insanların günlük tutmalarına laf ettiği başlıktır. insan istediğinde yazar, istediğinde çizer. kimse kimsenin hayatına karışmamalı..
devamını gör...

dinazor eti bende yemiştim, ama helal kesim değildi sanırım. zannederim kesen kasap kişisi besmele çekmemişti diye hatırlıyorum, karışıklık arbede olmasın diye bir şey diyemedim orda, ama kanıma dokundu doğrusu.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

aynen bu şekilde..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli portakal radyo renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim