oscarlık oyuncu olmak bunu gerektirir. rolünün hakkını veriyor.
devamını gör...

anca kocakarı gibi otur.
devamını gör...

bu konuda ben de birkaç kelam etmek isterim, zira bu durum böyle gitmez. evet sokak hayvanları sahipsiz değildir fakat onların sahipleri de bizler değiliz.

istanbul'un en büyük ilçelerinin birinin en iyi mahallelerinden birinde oturuyorum. çocukluğum sahipli köpeklerin olduğu bir sokakta geçti*. sokağımızda rottweiler cinsi prenses, diğeri de cinsini tam bilmesemde rottweiler cinsine benzeyen ama rottweiler olmayan koli adlarında iki köpek yaşıyordu. prenses kelimenin tam anlamıyla psikopatın tekiydi, sahibi onu serbest bırakırdı. yavrularını yediğine dair rivayetler duymuştum, ablam ise sahibini bile ısırdığını söylüyordu. fakat hatırladığım kadarıyla bu psikopatın tek derdi arabalara havlamaktı. onun bölgesinden geçeceksem veya oyun oynayacaksam araba geçerken sakinleşmesini bekleyip işime devam ediyordum. bir gün bir sokak köpeği, prenses, duvar ve araba arasında sıkışmıştım. bildiğim tüm duaları edip görmezden geldikten sonra köpekler oradan ayrılınca sakince yoluma devam etmiştim. birkaç sene sonra da sahibi köpeğini götürdü zaten.

koli'nin ise ne bir kere havladığını duydum ne de arabaların peşinden koştuğunu gördüm. kaldığı bahçeli evde çocuklarla oynuyordu. öldüğünü duyduğumda çok üzülmüştüm, zira dedemin balkonundan bakıştığım bir köpekti.

minibüs yoluna inen uzun sokakta esnafın yıllarca baktığı 2 köpek daha vardı. onların da herhangi bir taşkınlığını görmedim. sanırım o köpeklerin biri ölmüş, diğeri yalnız kalmış. geçen gün ona da üzüldüm.

ailemde de köpek seven bir dünya insan var ve sokakta köpek gördüğümüzde kaçmak yerine sakince işimize devam etmemizi söylerlerdi. ben ise köpeklerden nefret etmiyorum, öldürülmelerini desteklemiyorum. uzaktan seviyorum ve her ne kadar köpeklerle öyle ya da böyle içli dışlı büyümüş de olsam yanlarında bulunmaktan tedirginlik duyuyorum ve bu beni hayvan düşmanı yapmıyor.

çocukken bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. belki artık büyük sokak köpeklerin sayıları arttığı içindir, belki çok sık saldırı haberi duyduğumuz içindir, belki de artık köpekler çeteleşmeye başladığı içindir bilmiyorum ama korkuyorum. eskiden bu kadar köpeği bir arada görmezdim, gördüklerim de o muhitin bildiği ve tanıdığı köpeklerdi. bu yaz çeteleşen köpekler sokağımızda kedi katliamı yaptılar. bir gece annemler, komşular sabaha kadar uyuyamamışlar *. komşumuz kedinin son nefesini duydum demişti. yemek için değil öldürmek için saldırdılar diğer hayvanlara. belli bir saatten sonra sokağa dalıp bahçelere dağıldıklarını bizzat gördüm, sizce ben bu durumun nesini nasıl savunabilirim? gecenin bir yarısı bizden evine dönmeye çalışan kuzenimin peşine takılmışlar, o ne yapabilir?

hayvanlar öldürülmesin tabi ki ama belediyelerin de hayvanları koruma kanununu bahane edip bu duruma müdahale etmemesi belediyelerin tembelliğini gösterir. belediyenin işi hayvanların barınabilecekleri sağlıklı ve düzgün barınaklar kurup, onları kısırlaştırarak sayılarını kontrol altında tutmaktır. ben de istemem hayvanlar o ölüm kamplarına gönderilsinler. onun yerine iyi şartlar altında yaşabilecekleri barınaklar yapılsın. başta da demiştim, istanbul'un en büyük ilçelerinden birinde oturuyorum ve dünyanın ödeneğini alıyorlar. aldıkları paranın hakkını verseler bari.

yine isim vermek istemiyorum, bir belediye de sanki köpekleri toplayıp okulun kampüsüne bırakmış gibi*. bir vize ödevi teslimi için okula gittiğimde kafetaryada masaların arasında koşturan belki de şimdiye kadar gördüğüm en yakışıklı/güzel cins köpeği gördüm ama o hayvanın yeri de orası değil. korktuğum için kafeteryaya oturmak yerine oradan oraya turladım. bir yerde yavrular, öbür yanda çiftleşen hayvanlar, biri gelir sınıfta çantaları koklar. özür dilerim ama o hayvanların yeri kampüs de değil. besleyenler var saygı duyuyorum ama lütfen korktuğum için bana da saygı duyun.

biliyorum, çok uzattım ama doldum artık. hayvan düşmanı değilim, öldürülsünler demiyorum, o ölüm kamplarına da terk edilmesinler. barınak şartları düzeltilsin, gerekirse biz de gidip destek olalım ama artık bu kontrolsüz durumun önüne geçilsin.

düzenleme: yazım hataları ve anlatım bozuklukları düzeltildi.

ekleme: eğer dikkat ederseniz bu yazının ana fikrinde bir insanın köpeklerle büyümüş olmasına rağmen onlardan korkması var ve kendince çözüm de sunmuş. bir yazar korku sadece hayvana karşı mı var yoksa korkmanın işimize gelip gelmediğini sorgulamış sanırım. kimse hiçbir şeyden korkmak istemez. yükseklik korkusu olan adam da istemez yükseklikten korkmayı veya ben de istemem köpekten korkmayı. denize girdiğimde de -ilk defa burada söylüyorum, aile içinde inatla korkmak yerine sevmediğimi söylerim- denizanasından da korkuyorum. gördüğüm an çıkarım sudan çünkü hayvanın yaşam alanı olan denizde yaşamıyorum. sokakta yürürken insan hayvanlarından da korkuyorum mesela. yıllardır muhabbet kuşu besliyoruz artık ailenin bir parçası olmuş, burnumu ısıracak diye aklım çıkıyor bazen. kuş korkusu olduğunu bilmediğimiz bir tanıdığımız sürünerek çıkmıştı odadan. o varken kuşu açmak ne kadar mantıklı hayvanın yaşam alanı evimiz olmasına rağmen? saygı duy, korkma, alış demiyoruz. o varken kafesini açmıyoruz*. çünkü korkuyor işte. insanların nelerden korktuklarına da karışmak haddimiz değil diye düşünüyorum.
devamını gör...

estağfurullah teveccühünüz ...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın. hayırlı cumalar*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel *
devamını gör...

el kadar balkonda daha neler yetişir ki adlı çalışmam, sene var bayaa sene, mekan istanbul.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mezara kadar sizinle gelen kalıtsal rahatsızlık. maalesef bir tedavisi yok. anca atağı azaltıcı haplar mevcut bildiğim kadarıyla. bu sebeple çocuk sahibi olmaktan imtina ediyorum. bahsedildiği gibi, iyi bir doktora denk gelmek gerek. aksi halde yine söylendiği gibi apandisitten olabilirsiniz.

nasıl anlaşılır lan bu diyenler için... herhangi bir dahiliye bölümüne gidiyorsunuz romatoloji bölümüne yönlendirilmek istediğinizi söylüyorsunuz. onlar da sizi başından atıp yönlendiriyorlar.
devamını gör...

istatistik tablosundan yaş dağılımını incelerken fark ettiğim büyüğümüz.
devamını gör...

kasların ezilmesi hiperpotasemiye(serum potasyum artışı) sebep olur. böbrek yetmezliği olur. depremlerde nefrologların yükü ağırdır
devamını gör...

diğer adıyla saman nezlesi.
kişinin hayat kalitesini ciddi manada düşüren lanet bir durum. sabah uyanır uyanmaz, ıpişuuu ıpişşuuuu diye üst üste 20 kere hapşırdınız mı hiç?
toplu taşımaya binince de aynı hapşırma krizleri yokluyor insanı. hadi eskiden hapşırınca, insanlar "çok yaşayın" derdi.
şimdi öyle hapşırsam atarlar beni metrobüsten.
bu bir dramdır.
devamını gör...
(tematik)

bronkodilatör ilaç grubuna dahildir. solunum yolunda spazm giderici etki gösterir.
devamını gör...

itiraf ediyorum ben bir atkı, bere, kazak alışverişi bağımlısıyım.
devamını gör...

bu sıralar adımdan çok duyduğum ifadedir. teknoloji falan tamam anladık da yormuştur artık.
devamını gör...

bizi bu hale getirmek için bilinçli olarak yaptılar. cezalarını çekmeleri, insanlık adına bunun hesabını vermeleri gerek.
devamını gör...

edirne'nin oradaki sınır kapısına yakın geçmişliğim var.
devamını gör...

öğrenci.
devamını gör...

sözlükteki en sevdiğim yazarlardan birisi de sözlüğümüzün radyosunda yayın yapmaya başlıyomuş yaa bu ne kadar sevindiğimi açıklamama gerek yok diye düşünüyorum*. gerçekten harika bir yayın olacağına ve kendi dahil hepimizi çok eğlendireceğine eminim ama yine de ona kocaman şans diliyorum, umarım hayal ettiğinden de güzel bi yayın olur. ilk yayın hediyesi olarak sana reçellerimden gönderme sözü veriyorum hatta*.çoookk sabırsızım*.
devamını gör...

henüz 4-5 yaşlarındayken bunları dinleyecek kadar ne yaşamış olabilirim acaba?
"yar yar vurma beni derinden" kısmına bağırarak eşlik ediyordum bir de.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim