mcdonald's vs burger king
ikisi arasında burger king demek isterim ama eğer şansım varsa daha küçük ve ikisi kadar yayılmamış yani çok bilinmeyen hamburgeciler tercihimdir .
devamını gör...
yazarların kişisel çöküşünün başladığı yıl
2016 yılına tekabül etmektedir. o zamanlar farkında değildim elbet, fakat şimdi dönüp bir bakınca yeni değil, yıllar olmuş diyorum.
daha çok gençsin, kaldır başını, şimdiden çökersen işimiz iş diyerek seslendiğim yıldır.
çöküş başlamış yıllar önce fakat hâlâ tamamlanmış değil.
hacıyatmaz misali bir süreçteyim.
daha çok gençsin, kaldır başını, şimdiden çökersen işimiz iş diyerek seslendiğim yıldır.
çöküş başlamış yıllar önce fakat hâlâ tamamlanmış değil.
hacıyatmaz misali bir süreçteyim.
devamını gör...
bütün zamanların en geçersiz bahanesi
durumumuz yoktu.
devamını gör...
incir ağacının ölümü
gülünesi öyküler, buruk öyküler ve karanlık öyküler olmak üzere üç bölümden oluşan bir erendiz atasü kitabıdır. kitap on bir öyküden oluşmaktadır. zaten nedense öykü kitaplarının çoğu on bir öyküden oluşur.
kitabı okurken yaşamın kargaşasında boğulmak üzere debelenme esnasında başımı suyun dışına çıkarıp küçük nefesler almış gibi hissettim ben de. bu, yaşamla anlık temas bana yetti de arttı bile.
önce incir ağacının ölümü üzerine tuhaf bir soruşturmaya tanık oldum okurken. çok talihsiz ve çok üzücü bir ölümdü. beni çok yaraladı. daha sonra ise büyük bir hayranlıkla ve ibret alarak kapıcı zebercet’in önlenemez yükselişini izledim. gecikmeli ankara treni ile gelen kadını hiç düşünmeden.
beyaz fil her zaman aklımdaydı zaten, george orwell aklıma düşse de aldırmadım. operada bir gece geçirdikten sonra beyaz fili de alarak dilimde aynı şarkı ile çıktım buruk öykülerden.
hava kararmaya yüz tuttuğunda içimde sakladığım ama herkesin bildiği bir sır ile gezinirken sırrımı bilen herkese hayat bir rüyadır dedim. çok da ciddiye almadılar beni. belki de sırrımı bildikleri içindir. özlemek derdine düştüğümden beri zihnimde bir kayma yaşadığım doğrudur. benim için artık önemli olan tek şey yeryüzü mutluluğu, bir de incir ağacının gittiği yerde huzur bulması.
en çok ben üzüldüm incir ağacının ölümüne, ondandır bu amaçsız gezinmelerim. ben incir ağacından düşüp ölmeyenlerdenim çünkü.
kitabı okurken yaşamın kargaşasında boğulmak üzere debelenme esnasında başımı suyun dışına çıkarıp küçük nefesler almış gibi hissettim ben de. bu, yaşamla anlık temas bana yetti de arttı bile.
önce incir ağacının ölümü üzerine tuhaf bir soruşturmaya tanık oldum okurken. çok talihsiz ve çok üzücü bir ölümdü. beni çok yaraladı. daha sonra ise büyük bir hayranlıkla ve ibret alarak kapıcı zebercet’in önlenemez yükselişini izledim. gecikmeli ankara treni ile gelen kadını hiç düşünmeden.
beyaz fil her zaman aklımdaydı zaten, george orwell aklıma düşse de aldırmadım. operada bir gece geçirdikten sonra beyaz fili de alarak dilimde aynı şarkı ile çıktım buruk öykülerden.
hava kararmaya yüz tuttuğunda içimde sakladığım ama herkesin bildiği bir sır ile gezinirken sırrımı bilen herkese hayat bir rüyadır dedim. çok da ciddiye almadılar beni. belki de sırrımı bildikleri içindir. özlemek derdine düştüğümden beri zihnimde bir kayma yaşadığım doğrudur. benim için artık önemli olan tek şey yeryüzü mutluluğu, bir de incir ağacının gittiği yerde huzur bulması.
en çok ben üzüldüm incir ağacının ölümüne, ondandır bu amaçsız gezinmelerim. ben incir ağacından düşüp ölmeyenlerdenim çünkü.
devamını gör...
gelin ve damat düğünde dans ederken ne konuşuyorlar sorunsalı
bitse de gitsek.
devamını gör...
pavlov'un göbeği
#1627748 biricik arkadaşınızın girmiş olduğu tanımı aşağıya bırakıyorum.
başlık : nude kıvamı
tanım: "ilgili kişiyi, tamda tuborg şişesinin diğer yanını yollamaya ikna etmiştim ki, pc si bozuldu. telden melden de anlamıyor ki."
herhangi bir ceza almamışsınız. herhangi bir başlık ya da tanımınız silinmemiş.
burası bir sözlük ve her hesap kişiseldir. sözlükten arkadaşlarınız olabilir ama akış arkadaşlarınızla kafanıza göre goy goy yaparak bütün bir topluluğu buna maruz bırakabileceğiniz bir alan değildir.
başlık sizin söylediğiniz haliyle açılmış olsa zaten müdahale edilmeyebilirdi.
hatta bu algıyı yaratmaya çalışan direkt arkadaşınız olsa cevapta vermeyebilirdim.
bu başlık tam olarak yukarıya bırakıldığı haliyle açıldı ve bunun algısını konudan tamamen bağımsız başka bir yazar yapıyor.
sözlüğü biraz daha kişisel kullanmaya ve format kurallarına özen göstermeye çalışırsanız (arkadaşınız ile birlikte) çok sevinirim.
teşekkürler.
başlık : nude kıvamı
tanım: "ilgili kişiyi, tamda tuborg şişesinin diğer yanını yollamaya ikna etmiştim ki, pc si bozuldu. telden melden de anlamıyor ki."
herhangi bir ceza almamışsınız. herhangi bir başlık ya da tanımınız silinmemiş.
burası bir sözlük ve her hesap kişiseldir. sözlükten arkadaşlarınız olabilir ama akış arkadaşlarınızla kafanıza göre goy goy yaparak bütün bir topluluğu buna maruz bırakabileceğiniz bir alan değildir.
başlık sizin söylediğiniz haliyle açılmış olsa zaten müdahale edilmeyebilirdi.
hatta bu algıyı yaratmaya çalışan direkt arkadaşınız olsa cevapta vermeyebilirdim.
bu başlık tam olarak yukarıya bırakıldığı haliyle açıldı ve bunun algısını konudan tamamen bağımsız başka bir yazar yapıyor.
sözlüğü biraz daha kişisel kullanmaya ve format kurallarına özen göstermeye çalışırsanız (arkadaşınız ile birlikte) çok sevinirim.
teşekkürler.
devamını gör...
kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanır sorunsalı
bu başlığa yazılanları okumayan erkeklerden...
devamını gör...
edebiyat tarihinin en tanınmış karakterleri
don kişot.
devamını gör...
sana bir sır vereceğim
değer verilmediği için 1.sezonda final yapan,türk dizi tarihinin en iyi fantastik dizisi olduğunu düşündüğüm başyapıt. aslen los protegidos dizisinden uyarlansa da bu çok iyi bir dizi olduğu gerçeğini değiştirmez.
tam hatırlamasam da bir tane manyak bilim adamı bazı çocuklar üzerinde deney yağıyordu diye aklımda kalmış. nedeni kendi kızının dokunduğu her şeyi çürütmesine çare bulmak. bu çocuklar arasında sanırım şöyle süper güçleri olan çocuklar vardı: elektirik kız,metalleri kontrol eden çocuk,insanlara istediğini yaptırabilen genç,bi de görünmez genç adam vardı sanırsam.
ahh ulan tilki. sevdiğine dokunamak çok kötü bir şey olmalı.
tam hatırlamasam da bir tane manyak bilim adamı bazı çocuklar üzerinde deney yağıyordu diye aklımda kalmış. nedeni kendi kızının dokunduğu her şeyi çürütmesine çare bulmak. bu çocuklar arasında sanırım şöyle süper güçleri olan çocuklar vardı: elektirik kız,metalleri kontrol eden çocuk,insanlara istediğini yaptırabilen genç,bi de görünmez genç adam vardı sanırsam.
ahh ulan tilki. sevdiğine dokunamak çok kötü bir şey olmalı.
devamını gör...
sen hiç ateşböceği gördün mü
filmde çok eski istanbul sahneleri karşımıza çıkıyor. tarihi atmosfer, ahşap evler, eski sokaklar. pastel renkler çok iyi seçilip kullanılmış. bu da görüntü yönetmeninin başarısı.
devamını gör...
6 şubat 2021 fenerbahçe galatasaray maçı
galatasaray'ın yeneceği maçtır.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yaa en sevdiğim şarkılarla giriş yapılıyor. sevdim ben bu işi.
devamını gör...
yazarların içinde ukde kalan oyuncaklar
oyuncak kategorisine girer mi bilmiyorum ama hep bir bisikletim olsun isterdim. maalesef hiç olmadı. bu da içimde kalan bir ukdedir.
devamını gör...
anormal sözlük haber ajansı
her cümlesini keyifle okuduğum, şiir bölümü ile beraber koltuğumdan düşmeme sebep olmuş mükemmel ötesi başlık.
yine de siz pek güvenmeyin.
belki burada güldüğümü belli ederek olayların üstünü kapatmaya çalışıyorumdur. ! *
yine de siz pek güvenmeyin.
belki burada güldüğümü belli ederek olayların üstünü kapatmaya çalışıyorumdur. ! *
devamını gör...
boş koltuk
yaklaşık 10 yaşlarından başlayarak bolca kitap okuma alışkanlığı edinmiş ve zamanla kendi çapında bir 'kitap kurduna dönüşmüş biri olarak söyleyebilirim ki, bu kitabı 1 yıllık bünyeme hakim olan kitap okuyamama durumuna panzehir olsun diye aldım fakat o bayıla bayıla okuduğum yazara ''abla sana noldu sen j. k. rowling'sin aptallık etmel! '' derken buldum kendimi. keşke yazılmasaydı dediğimdir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
kayıt alıp beklettim ilk günden.
son gün zannederek tekrar etmem gereken kaydı apar topar gönderdim.
pişmanlık duydum biraz tabi ama yine de iyi oldu bakalım dedim.
sonuç??? aaa yokum.*
bir yıldız gibi kayar giderim hayatınızdan
yapacağınız tek şey dilek tutmak olur.*
neyse iyi yayınlar.*
son gün zannederek tekrar etmem gereken kaydı apar topar gönderdim.
pişmanlık duydum biraz tabi ama yine de iyi oldu bakalım dedim.
sonuç??? aaa yokum.*
bir yıldız gibi kayar giderim hayatınızdan
yapacağınız tek şey dilek tutmak olur.*
neyse iyi yayınlar.*
devamını gör...
yemek bitmeden masadaki tabakları toplamaya başlayan garson
çayımı 5 snde bir kontrol eden, masaya bıraktığım anda dolu-boş farketmeksizin alıp götüren garsondur. ordan kovulmuştur restoran da işe başlamıştır şimdide yemeklerle bu alışkanlığını devam ettirmektedir. işini yaptığını patrona kanıtlamaya mı çalışıyor, yoksa kontrol edip durmaktansa hemen alıp götüreyim de iki cügara tüttüreyim şurada mı diyor pek bir fikrim yok. ama zor aga zor iç acıtır yani parasını vermişsin ve yenmeden gitmiş yazık.
devamını gör...
dost kitabevi
en sevdiğim kitapçı.
kitapları zaten insanın kendisini kaybetmesine neden oluyor da, bir de yapbozları, büyüklere de hitap eden değişik oyunları falan var ya alt katında... resmen harikalar diyarında gibi hissetiriyor. yalnız o bilgisayar ve mühendislik kitaplarını daha havasız olan alt kata taşımaları hiç iyi olmadı bu dönemde.
bir ara kredi kartına 6 taksit yapıyorlardı. annemin kartıyla alıp çok rahat şekilde ödüyorduk, aylık taksit ucuza geldiği için. son gittiğimizde "bu karta taksit yapamıyoruz." dedikleri için bir daha eskisi kadar sık kitap alamam büyük ihtimalle. vallahi ayıp ettiniz ayıp! benim gibi kitap kurdunu kaybederek iyi yapmadınız.
yine de bana, son birkaç yıldır yaşadığım güzel buluşmaları hatırlattığı için dost'un yeri her zaman ayrı olacak benim için.
kitapları zaten insanın kendisini kaybetmesine neden oluyor da, bir de yapbozları, büyüklere de hitap eden değişik oyunları falan var ya alt katında... resmen harikalar diyarında gibi hissetiriyor. yalnız o bilgisayar ve mühendislik kitaplarını daha havasız olan alt kata taşımaları hiç iyi olmadı bu dönemde.
bir ara kredi kartına 6 taksit yapıyorlardı. annemin kartıyla alıp çok rahat şekilde ödüyorduk, aylık taksit ucuza geldiği için. son gittiğimizde "bu karta taksit yapamıyoruz." dedikleri için bir daha eskisi kadar sık kitap alamam büyük ihtimalle. vallahi ayıp ettiniz ayıp! benim gibi kitap kurdunu kaybederek iyi yapmadınız.
yine de bana, son birkaç yıldır yaşadığım güzel buluşmaları hatırlattığı için dost'un yeri her zaman ayrı olacak benim için.
devamını gör...
eski sevgiliyle karşılaşınca söylenmesi gereken sözler
öp de barışalım.
devamını gör...
