vazgeçtim inan
güzel bir sagopa kajmer şarkısı.
devamını gör...
örtülü ödenek
şu anki hükümetin "örtülülere ödenek" şeklinde anladığı gizli saklı ödeme şekli. naim süleymanoğlu için özal kullanmıştır.
devamını gör...
bu devirde bilgisayar alınıp alınmayacağı
hüzünle hayır diye cevaplıyorum. 10 yıllık laptopumla ders veriyorum, elim kolum olduğu için bozulup beni yarı yolda bırakmasın diye kendisine çok iyi davranıyorum.
devamını gör...
banu berberoğlu
"diggat et bebeyim" repliğiyle tanıdığım mehmet reisin sevgilisi. ikisi de çok iyi niyetli insanlardı. kendi halinde kendi hayatını çeken bir youtuber dı. bi ara patladı ve herkes onu izlemeye başladı ancak sadece dalga geçmek için. kendisi de sonra video çekmeyi bırakmış zaten. umarım mutludur.
devamını gör...
bir cümle ile çocukluğunu tanımlamak
çocukluğum taci' nin insana dönmesini beklemekle geçti.
devamını gör...
maşallah dediği üç gün yaşamıyor
küçük bir zebellah ukdesi
şom ağızlı kişiler için kullanılan söz topağıdır.herkesin yolu bu kişilerden biriyle mutlaka kesişmiştir.
aman aman sakın bir insana söylemeyin söyletmeyin.
bir öğrencim vardı,hocam bu elbiseniz ne güzel derdi ertesi günü caaart.ay bu ne güzel gözlük derdi,kaybolur ya da kırılırdı.
ya rabbel alemin bu kişilerden değil de* o ağızlarından korusun cümlemizi.*
şom ağızlı kişiler için kullanılan söz topağıdır.herkesin yolu bu kişilerden biriyle mutlaka kesişmiştir.
aman aman sakın bir insana söylemeyin söyletmeyin.
bir öğrencim vardı,hocam bu elbiseniz ne güzel derdi ertesi günü caaart.ay bu ne güzel gözlük derdi,kaybolur ya da kırılırdı.
ya rabbel alemin bu kişilerden değil de* o ağızlarından korusun cümlemizi.*
devamını gör...
doğru din islam mı sorunsalı
kime göre, neye göre? diye düşünmek lazım. her dinden bir kişiye sorsan herkes kendi inandığı dinin doğru olduğunu söyler. bu din konusu dipsiz karanlık bir kuyu. içine giren çıkamıyor. islam doğru dinse ortadoğu da yaşanan bu içinden çıkılmaz felaket silsilesi neden yaşanıyor diye düşünmüyor değil insan.
devamını gör...
quentin tarantino’nun bağlama çalarken çekilmiş görüntüleri
hayranlıkla izledim hollywood’un tezenesini.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük,
nenin pazar tembelliği. *
fındık zamanı, ilk günaydın fındıklıkta denir.
sabahın körü gözler fındıklıkta açılır.
daha önceden işe koyulan komşu itina ile kıskanılır.
vuhhh funduk zamani, geç kalktuk gördun mi, herkes geçti bizi
denir.
anacığımın modu tam da böle.
çok da gülmek istemiyorum anam çünkü, sonum öyle olabilir.
neyse ben fındıklığa gidiyorum.
siz takılın.
o fındıkların daldan toplanması lazım. *
çünkü iyi bir psikoloji için meşgale ciddiye alınmalıdır.
nenin pazar tembelliği. *
fındık zamanı, ilk günaydın fındıklıkta denir.
sabahın körü gözler fındıklıkta açılır.
daha önceden işe koyulan komşu itina ile kıskanılır.
vuhhh funduk zamani, geç kalktuk gördun mi, herkes geçti bizi
denir.
anacığımın modu tam da böle.
çok da gülmek istemiyorum anam çünkü, sonum öyle olabilir.
neyse ben fındıklığa gidiyorum.
siz takılın.
o fındıkların daldan toplanması lazım. *
çünkü iyi bir psikoloji için meşgale ciddiye alınmalıdır.
devamını gör...
günaydın sözlük
ya buraya birisi de yogaya yönelik bir içerik koymamış. kınıyorum hepinizi. güne yoga ile başlayan hiç mi yazar yok?*
vallahi buraya günaydın yazıp millete pozitif bir enerji vermektense yoga içeren bir tanım girin daha çok faydanız olur. her şeyi de ben mi söyleyeceğim?
vallahi buraya günaydın yazıp millete pozitif bir enerji vermektense yoga içeren bir tanım girin daha çok faydanız olur. her şeyi de ben mi söyleyeceğim?
devamını gör...
çamaşır kurutma makinesi
en sevdiğim beyaz esyam.. iyi ki de almışım seni gözümün nuru..
devamını gör...
tuncel kurtiz
tuncel kurtiz, o etkileyici sesiyle ferhan şensoy'un "feran'ağbi" şiirini de çok güzel okumuştur.
buradan
beyoğlu'nda gezerim
gözlerimi süzmeden
şarapları içerim
hiç doktora sormadan
beyoğlu'nda şarabi
hoş geldin feran'ağbi
yüreğim pek harabi
boşver be feran'ağbi
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hass.ktir be sezai
beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şarapları içerim
hiç elimde olmadan
beyoğlu sakinleşti
sıyrıldı maskesinden
tramvay bomboş geçti
istiklal caddesinden
boş masada hayalin
kimseye görünmeden
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hass.ktir be sezai
balo sokağa sızarım
hiç kimseyi üzmeden
bir intihar biçimi
hiç de faça vermeden
beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şişe aç be sezai.!
burda bitsin hayatım.
buradan
beyoğlu'nda gezerim
gözlerimi süzmeden
şarapları içerim
hiç doktora sormadan
beyoğlu'nda şarabi
hoş geldin feran'ağbi
yüreğim pek harabi
boşver be feran'ağbi
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hass.ktir be sezai
beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şarapları içerim
hiç elimde olmadan
beyoğlu sakinleşti
sıyrıldı maskesinden
tramvay bomboş geçti
istiklal caddesinden
boş masada hayalin
kimseye görünmeden
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hass.ktir be sezai
balo sokağa sızarım
hiç kimseyi üzmeden
bir intihar biçimi
hiç de faça vermeden
beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şişe aç be sezai.!
burda bitsin hayatım.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
hiç kimseye onun izin verdiğinden daha fazla yardım edemezsin.
devamını gör...
sadece kedi sahiplerinin bildiği şeyler
size kızdıysa bilin ki bir yerlerde cezanızı planlıyordur. ve gerçekten bu konuda çok yaratıcılar.
insan eğitmesi zor, kediler de haklı.
insan eğitmesi zor, kediler de haklı.
devamını gör...
wigan iskelesi yolu
bir george orwell eseridir diyerek başlayalım. bu kitabı diğer kitaplarından biraz farklı. roman değil bir kere. siyasi romanlarıyla tanırız kendisini,ama bu sefer siyasi kitabın kendisini yazmıştır.bu kitap, george orwell’ın ingiltere’deki sanayi kesimin ve işçi yaşamını araştırması için gönderilmesine dayanır. orwell bu süreçteki yolculuğunu,işçilerin gelirlerini(özellikle maden işçilerinin),yaşadığı koşulları en ince ayrıntısına kadar kapsamlı şekilde araştırıp raporlaştırmıştır. bu sadece gözleme dayanan araştırma değildir. orwell’dan zaten kenarda durup not almasını bekleyemeyiz, ona haksızlık olur bu. işçilerin farklı koşullarındaki ,wc olmayan, küflü, bir odada 4/5 kişinin kaldığı evlerde onlarla birlikte yaşamış, maden işçilerinin çalışma koşulları için madenlere girmiş( ki o zaman daracık koridorlardan eğilerek bir mil ve daha fazlası gidilerek kazı alanına ulaşılırmış; gidiş-dönüş 3/4 saate ulaşırmış, evet sadece gidiş-dönüş) ve bunu tek bir kömür madeninde değil, bir çok madende yapmıştır. kitabın ilk bölümü bu raporu, kendi kişisel görüşleri ve yaşama koşullarının fotoğraflarından oluşmaktadır.
2.bölüm ise bir nevi otobiyografidir. görüşlerinin yıllar boyu nasıl değiştiğini(bir nevi ırkçıymış ilk zamanlar, ayrıca fakirleri de hor ve pis olarak görürmüş), burma’da yaşadıklarında bahseder. meşhur ve en sevdiğim kitaplarından olan ‘paris ve londra’da beş parasız’ adlı kitabının doğuş hikayesini anlatmış( bu kitabı okuduğumda hayal ürünü mü yoksa gerçekten yaşadıklarını mı anlattığından emin olamamıştım; zira o fakirliği ancak yaşayan birinin bu kadar güzel anlatabileceğini düşünmüştüm. bu kitapla ilgili ayrı başlık açacağım,o yüzden burda kesiyorum).
3.bölümde ise zamanın komünist,sosyalist kitaplarını ve görüşlerini eleştirmiş( bilindiği üzere kendisi aynı zamanda eleştirmendir). son olarak da makineleşme ve ileriki zamanlar için olabilecek sorunlar hakkında çıkarımlarda bulunmuş( etkilendiği yazarlardan yola çıkarak… wells, huxley).
yazarın zaten yazın diline hayranım. kitapta eleştirirken yine acımasız davranmış(hatta kendini eleştirirken bile). sade,örneklerle bezenmiş,akıcı ve esprili dille yazılmış bu kitap, aslında orwell’ı tam olarak anlatmaktadır.
2.bölüm ise bir nevi otobiyografidir. görüşlerinin yıllar boyu nasıl değiştiğini(bir nevi ırkçıymış ilk zamanlar, ayrıca fakirleri de hor ve pis olarak görürmüş), burma’da yaşadıklarında bahseder. meşhur ve en sevdiğim kitaplarından olan ‘paris ve londra’da beş parasız’ adlı kitabının doğuş hikayesini anlatmış( bu kitabı okuduğumda hayal ürünü mü yoksa gerçekten yaşadıklarını mı anlattığından emin olamamıştım; zira o fakirliği ancak yaşayan birinin bu kadar güzel anlatabileceğini düşünmüştüm. bu kitapla ilgili ayrı başlık açacağım,o yüzden burda kesiyorum).
3.bölümde ise zamanın komünist,sosyalist kitaplarını ve görüşlerini eleştirmiş( bilindiği üzere kendisi aynı zamanda eleştirmendir). son olarak da makineleşme ve ileriki zamanlar için olabilecek sorunlar hakkında çıkarımlarda bulunmuş( etkilendiği yazarlardan yola çıkarak… wells, huxley).
yazarın zaten yazın diline hayranım. kitapta eleştirirken yine acımasız davranmış(hatta kendini eleştirirken bile). sade,örneklerle bezenmiş,akıcı ve esprili dille yazılmış bu kitap, aslında orwell’ı tam olarak anlatmaktadır.
devamını gör...
sözlüğün medar-ı iftiharı kadın yazarlarımız
sen de iyi ki varsın. çok teşekkür ederim. *
libidosu ile dolu dizgin, doru bir at gibi dağ bayır koşan birine dert olmuş başlık. *
libidosu ile dolu dizgin, doru bir at gibi dağ bayır koşan birine dert olmuş başlık. *
devamını gör...
kafa sözlük
kendimi kendimce ifade edebildiğim, içimi dökebildiğim ruhumu, zihnimi dinlendirdiğim sözlük.
bir süre kafa iznindeydim. zor günler geçirdim ve hala geçirmeye devam ediyorum. döndüm geldim, olaylar olaylar...
konulara girmeyeceğim. bilmediğim, dahil olmadığım mevzular. zaten mahkeme deyyolaaa aman şahit mahit yazarlar.
yönetimin tutumu bu konularda hoşuma gitti belirtmek isterim. çizgileri durdukları yer olaylara en azından bizlere yansıyan kısmıyla duruşları pek yerinde. olayı çirkinleştirmeden tarafsız kalabilmeleri ve gereğini yerine getirmeleri takdire şayan. selamlar olsun...
arkadaşlar buraları bu kadar ciddiye almayın. evet yazıyoruz, kendimizi ifade ediyoruz, belli başlı arkadaşlıklar kuruyoruz ama bu kadar. yani fikir beyan etmeye korkar olduk. garip bir kesim var ki ağzımızdan çıkan her şeyi kendilerine vazife edip yalanlamaya, eleştirmeye, kendilerince ortaya çıkarmaya ya da dalga geçmeye and içmişler. abicim size ne ya? biz size bir şey dediysek özelinize gelip saldırdıysak sizin fikrinize tü kaka dediysek amenna ama yani ağzımızdan çıkan miniminnak bir söze bile başka biri tanımla cevap veriyor. niye abi niye? ben senin gibi düşünmek zorunda mıyım? senin gibi yaşamak zorunda mıyım? sen tanımını kendi fikrinle giremiyor musun da bana, ona, buna cevaben giriyorsun? biri bir tanım girmiş bakıyorsun başkası ona cevap vermiş. yahu sane ne adam içini dökmüş? bana çok komik geliyor bunlar. hayat burayla ibaret sanki. sürekli açık aramak sürekli anti fikir üretmek üzerine bir dünya kurmuşsunuz kendinize çok ilginç. neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz inanın anlamıyorum?
neyse genel itibariyle çizgisi çok düzgün insanlar var. bilgi edindiğim, güldüğüm, tecrübelerinden yararlandığım, beni alıp başka başka yerlere götüren yazarlar... bazen mesaj kutularını tıklıyorum zaten. keyifle takip ediyor keyifle okuyorum aman sabahlar olmasın. hepinize çok selam mucukluyorum efem.
seviyorum burayı. kendim çalıp kendim oynuyorum. açıkçası en başlarda akışta dolaşıp her türlü tanımı ve yazarı okumayı seviyordum ama son günlerde bu tutumumu değiştirdim yukarıda saydığım nedenlerden dolayı. neyse işte orta yolu bulacağız elbet. selamlar olsun herkese kısa bir aradan sonra yine ben geldim.
sevgiler, saygılar...
bir süre kafa iznindeydim. zor günler geçirdim ve hala geçirmeye devam ediyorum. döndüm geldim, olaylar olaylar...
konulara girmeyeceğim. bilmediğim, dahil olmadığım mevzular. zaten mahkeme deyyolaaa aman şahit mahit yazarlar.
yönetimin tutumu bu konularda hoşuma gitti belirtmek isterim. çizgileri durdukları yer olaylara en azından bizlere yansıyan kısmıyla duruşları pek yerinde. olayı çirkinleştirmeden tarafsız kalabilmeleri ve gereğini yerine getirmeleri takdire şayan. selamlar olsun...
arkadaşlar buraları bu kadar ciddiye almayın. evet yazıyoruz, kendimizi ifade ediyoruz, belli başlı arkadaşlıklar kuruyoruz ama bu kadar. yani fikir beyan etmeye korkar olduk. garip bir kesim var ki ağzımızdan çıkan her şeyi kendilerine vazife edip yalanlamaya, eleştirmeye, kendilerince ortaya çıkarmaya ya da dalga geçmeye and içmişler. abicim size ne ya? biz size bir şey dediysek özelinize gelip saldırdıysak sizin fikrinize tü kaka dediysek amenna ama yani ağzımızdan çıkan miniminnak bir söze bile başka biri tanımla cevap veriyor. niye abi niye? ben senin gibi düşünmek zorunda mıyım? senin gibi yaşamak zorunda mıyım? sen tanımını kendi fikrinle giremiyor musun da bana, ona, buna cevaben giriyorsun? biri bir tanım girmiş bakıyorsun başkası ona cevap vermiş. yahu sane ne adam içini dökmüş? bana çok komik geliyor bunlar. hayat burayla ibaret sanki. sürekli açık aramak sürekli anti fikir üretmek üzerine bir dünya kurmuşsunuz kendinize çok ilginç. neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz inanın anlamıyorum?
neyse genel itibariyle çizgisi çok düzgün insanlar var. bilgi edindiğim, güldüğüm, tecrübelerinden yararlandığım, beni alıp başka başka yerlere götüren yazarlar... bazen mesaj kutularını tıklıyorum zaten. keyifle takip ediyor keyifle okuyorum aman sabahlar olmasın. hepinize çok selam mucukluyorum efem.
seviyorum burayı. kendim çalıp kendim oynuyorum. açıkçası en başlarda akışta dolaşıp her türlü tanımı ve yazarı okumayı seviyordum ama son günlerde bu tutumumu değiştirdim yukarıda saydığım nedenlerden dolayı. neyse işte orta yolu bulacağız elbet. selamlar olsun herkese kısa bir aradan sonra yine ben geldim.
sevgiler, saygılar...
devamını gör...
ok computer
exit music for a film gibi şahane bir şarkıyı barındıran radiohead albümü.
devamını gör...
israil'in 3000 yıldır buradayız tweeti
hepsinin canı cehenneme. olan yine masumlara, çocuklara oluyor.
filler tepişiyor, çimenler eziliyor.
filler tepişiyor, çimenler eziliyor.
devamını gör...
