kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

benim yıllardır favorimdir kendileri.
devamını gör...

teşbihte kusur olmaz. it iti ısırmaz ne yapıyorum ben hissîdir. bir sonuç alamayacağınız aşikârdır fakat yine de oltaya takılmış balık gibi çırpınırsınız. nafile...
devamını gör...

devamını gör...

türkiye kültürüne işlemiş bir element olan bakır'ın kullanıldığı tüm şehirlerin eski çarşısının bir yanının ait olduğu
çarşıdır.
trabzon' da çarşının denize doğru bakan bir sokağında sağlı sollu dükkanlardan ibaret olan çarşının adıdır.
çocukluğumda çekiç seslerinden yıkılırdı.
şimdi aksesuar olarak kullanılabilecek eşyaların satıldığı,
bakırların kalaylandığı bir çarşı olarak hizmet vermektedir.
zamanında bakır ustalığı yapanlar da geçinebilmek için istanbul'a gitmek zorunda kaldılar.
çarşının içinde, eskiden kalan restore edilip yöresel sanatların eğitimi için kullanılan alacahan halk eğitim merkezi bulunmaktadır. alacan'ın önünde dev bakır ibrik ve dev bakır kazan bulunmaktadır.
devamını gör...

ellerim
ellerim üşüyor sensiz
yokluğunda
önce ateş yakmayı öğrendim
sonra ise ısınmayı
üşümüyorum artık
belki de hissetmiyorumdur
bilmiyorum.


~~~~~~~~~~~~


şimdi anladım,
donuyormuşum.
sensizliğin soğuğu öldürüyormuş beni.
engel olamıyorum
gözlerim ağırlaşıyor
iyi uykular sevgilim...
devamını gör...

gördüklerim arasında tuz gölü,şeytan sofrası ve kordon.
devamını gör...

özenilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. aile bazen çok şeydir bazen de çok şeyin sebebi.
devamını gör...

kimi ülke ve toplumlarda cenazeyi izlemek ve ölüye ağıt yakmak için parayla tutulan kişi. bu yasçıları gösteren kabartma ve heykeller, ortaçağ batı sanatında da sıklıkla kullanılmıştır.
devamını gör...

bir kişinin arkasından konuşmak kadar basit bir açıklamadan ziyade hucurat suresinde de anlatıldığı gibi "ölü kardeşinin etini yemek" olarak belirtmenin daha uygun olacağı sözcük.
devamını gör...

sevmediğim tiplerle özellikle akraba denen yaratıklarla bir arada olmak.araya çin seddi örsem de zaman zaman karşılaşınca sinirleniyorum.
devamını gör...

şimdi ben bu çocuğa acımış olsam, çocuk yaşta hayatın yükünü taşıyan çocuk işçilere, haksızlık yapmış olurum, çocuk yaşta çıraklık yapan, lokantalar da komılik , bulaşık yıkayan , tamirciler de ezilen alın teri ile evin geçimine katkı sağlayan çocuklara haksızlık etmiş olurum.
ben acımıyor um kardeşim, keşke ilk hırsızlık yaptığında elli kırılmış olsaydı ,belki tekrar yapmazdı, başkasının zar zor kazandığını, malını çalmaz di.
kısaca hiç acımam, yakında yeni bir mafya çık , olur çıkar.
devamını gör...

katran.
devamını gör...

çekin isme yazıldığı durumda, isteseniz de gidip bankadan alamayacağınız; ancak yine de bahsedilen olaydaki iyi niyetin gözden kaçırılmaması gereken durumdur.
devamını gör...

cinci hocaların yanında part time cin olarak çalışırdım.
devamını gör...

işsizim. hatta bazı kurumlara göre kronik işsizmişim öyle bir isim kullanılıyor.
devamını gör...

çocuğun senin malın değil.
onun özgürlük alanına zorla giremezsin.
hayır, annesi olsan da giremezsin.
her şeyden önce çocuk yetiştirmiyorsun, bir birey yetiştiriyorsun.
çocuğunun kendi zevkleri olacak, o da ilerleyen yaşlarda kendini bulmaya çalışacak. buna engel olma. senin istediğin hayatı bunu yaşamalısın diyerek atma önüne, onun hayallerinin önüne kendi hayallerini koymaya çalışma. erkek diye maviyi, kız diye pembeyi dayama mesela. bırak o yeşili seviyorsa yeşil olsun. ders,ders diye küçücükken başlayıp zorlamak yerine otur mesleklerden bahset mesela ama öyle benim yavrum doktor olacak, dünyayı kurtaracak da şöyle böyle diyerek değil. onunla sohbet et. kendi fikrini sun, onun fikrini de öğren. mesela doktor bir arkadaşından bahset, oralara gelmek için çok çalıştığını ama hak ettiğinden bahset. sorumluluk bilincini aşıla ama o fark etmeden. bunları yaparsan, bunları kazanırsın gibi. sonra ekleyiver ama avukatlar da çok çalışıyor bak, ne güzel. zaten hâkimi de sorar, pilotu da o çocuk sana. büyüdükçe kafasında tartar zaten x olmak istiyorum, yarın y olacağım diyebilir. neden olmasın de, elbette olabilirsin de. ama çocuk aklıyla kendini bir tutup hayır x ol deme. ona bir birey gibi hissettir. onu avucunda sıkma, hatta mümkün olduğunca açık bırak o avcu ama hiçbir zaman uzaktan göz etmeyi de unutma. (ona tanıdığın özgürlüğün, ona sunduğun imkanların ve duyduğun güvenin farkına varınca zaten kendisi avucunda durmak isteyecektir zaten. zorla eline almaya çalıştığın bir kuşu düşün, birde eline kendisi gelen bir kuşu.) daha doğrusu ona kendini göz etme imkanını ver, nasıl yapacağını öğret ne gözün arkada kalsın ne de sen çocuğunun boğazına yapışmış ol. bir sorunu olduğunda gelip sana anlatabilsin. "eyvah, annem kızacak! ne yapacağım?" diye yanmasın yavrucak. "ne yapmam gerektiğini anneme sormalıyım belki de." diyebilecek durumu olsun hep işin içinden çıkamadığında. ve her şeyden önemlisi. en en önemlisi onda yaralar açma. ailenin açtığı yaralar iyileşmiyor, kabuk bağlamıyor, bağlasa da en ufak şeyde tekrar daha da derinden kanıyor. çoğu ebeveyn çocukluk dönemine eğitim olarak yüklenip ergenlik döneminde çocuk ergen olduğu için ne yapsa yanlışı onda bulmaya başlıyor ve eğitim kısmını sanki çocuk almamak için direniyor gibi düşünüyor ama hayır asıl eğitim o zaman başlıyor. hatta hayattan almaya başlıyor çocuk eğitimi bu sefer. bir birey olmanın eğitimi bu, hayatta dik durmanın, acıların, ilklerin, en berbat dönemlerin. hayır çocuk ergen olduğu için zor gelmiyor. çocuk hayata adım attığı için, zor olduğu için zor. illaki destek olmayacaksanız bile çocuğunuzun aklı ermeye başladığı dönemden bu dönemin sonuna kadar olan süreçte yara bırakmayın. lütfen yapmayın bunu çocuğa. geçmiyor, silinmiyor izleri. bu dönemde karakter oluşur, içine işliyor. çocuğunun içine güzellik işle, mutluluk, huzur nakışla. huzursuzluk, hırçınlık, dolu dolu nefretle baş etmek zorunda bırakma çocuğu. insan olarak değerlerini ciğerine işle, nefes aldıkça değerli olduğunu bilsin. insan olduğu için. kızsa değerini işle, kız olduğu için. diğer kızlara, erkeklere nasıl davranmalı öğret. erkekse değerini işle, erkek olduğu için. kızlara, erkeklere, insanlara nasıl davranılır öğret. cinsiyet eşitliğini zorla da olsa sok kafasına! karşısındakine insan olduğu için saygı duymayı öğret. özellikle erkekse masumane bir kadın sevgisi işle yüreğine. birey olduğu için değerli hissettir çocuğunu. kız, erkek fark etmez. kendine yetebilen bir insan yetiştir. yemeğini de yapabilsin, kendine yetecek kadar temizliğini de. ekonomik gücünü eline alması gerektiğini anlamasını sağla. yarın bir gün birilerine muhtaç olmasın. erkekse canı bir şey istediğinde mutfağa gidip yapabilmekten aciz olmasın mesela. kızsa sevgilisinin ona karışabileceği sınırları bilsin. kendini aşanı kabul etmesin. dostluk nedir öğretin, anlatın. hiç sahip olamasa da- ki yüksek ihtimal bu - yine de bilsin. kültürlü bir çocuk yetiştirmeye çalıştırın. istediği "güzellikleri" imkanınız yettiğince verin ama her istediğini de değil. çocuğunuz yanınızda kendisi olabilsin. aksi halde çocuk evde de dışarıda olduğu gibi bir savunma kalkanıyla yaşamak zorunda kalıyor ve ona ulaşamamaktan yakınıyorsunuz. ve anneler, çocuğunuzu size değer verecek şekilde yetiştirin, size yardım etsin, ona yardım edin. aranızdaki mesafe o büyüdükçe artar büyük ihtimalle işte bunun olmaması için onun kalbini kendinize yakın tutmaya çalışın. eğer zorla varlığını yanında tutmaya çalışırsanız o kuş uçmayı öğrendiği an gözü dışarıda olur. ama kalbine ulaşırsanız ne kadar uzak olursa olsun çok yakın olursunuz. bütün yükü de sırtınıza almaya çalışmayın. tek başına çocuğun yükü kaldırılmaz. babası için de geçerli bu şeylerin hepsi. aslında ebeveynler için geçerli.
üzmeyin ulan çocuğunuzu!
tek üzülen sizmiş gibi de davranmayın.
acısını küçümsemeyin, yalnız kalmak istiyorsa bırak kalsın biraz. içinde halledip geri döner sana o çocuk mutlu hissettirirsen.karakteri biraz farklıysa kabul et. sen bu çocuğu kabul etmek zorundasın. sen istedin onu ama o seni istedi mi? böyle bir şansı var mıydı? farklı diye yargılama. onun çocuğuyla bunun çocuğuyla ilgilenme. kendi çocuğuna ver ilgini,sevgini, zamanını. ve yine unutma senin çocuğun özel ama bu atomu parçalayacağı, insanlığı kurtaracağı anlamına gelmiyor. o kendisi olduğu için özel. bunu anlayın, yapmak istediklerinde destek olun, olmuyorsanız bile asla köstek olmayın. yine sıkça yapılan bir şey daha sırf çocuğun diye sevme, onu kendisi olduğu için sev eğer yalnızca annesi olduğu için seni sevmesini istemiyorsan. o çocuk baktığında gurur duysun benim annem şöyle diye. hayır bu statü,maddiyat, güç değil. bazen annen misafir çocuğu hatalı olmasına rağmen sana kızdığında oldukça mutlu olursun çünkü bilirsin neden yaptığını. yüreği güzeldir, gurur duyarsın.
anneler güzeldir, özeldir ama çocuklarına yara olmasınlardır...
devamını gör...

sözleri tatyos efendi'ye ait uşşak makamında, sofyan usûlünde şarkı. barış manço,müzeyyen senar ve daha bir çok sanatçı bu eseri kendi yorumları ve tarzlarıyla seslendirmiştir.benim içinde yeri apayrıdır ruhu bir başkadır... eser hey heeey le başlar takat yetmiyor ile biter.
içteki serzenişin ruhun sukûnetini sağlaması bu olsa gerek. (bkz: müzik ruhun gıdasıdır)
devamını gör...

bu ülkede emekçi kadınlar, ezilen kadınlar dururken danla gibi gereksiz ve popülist bir figür ile trübinlere oynamak imamoğlu'nun gerizekalı danışmanlara sahip olduğunu göstermektedir.
devamını gör...

insanların gerçek yüzlerini görmek.

dostunun yeri gelip düşmanın olabileceğini, düşmanının da dost olabileceğini bu denli ders verici nitelikte öğretmesi takdir edilesidir. utanmasam coronavirüse sarılacağım ama malum eski dosta selam verir gibi uzaktan el sallamakla yetineceğim.
devamını gör...

kimsenin fake'si değilim. kıymetli düşünceleriniz için teşekkür ederim.saygılarımla
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim