narsist anne
çok iyi rol yapar, evde farklı, dışarıda başkalarının yanında çok farklıdır. bu ikisi aynı kişi mi şaşırırsınız.. iyi biri mi kötü biri mi çözemezsiniz, sürekli sinir uçlarınızla oynar, dengenizi bozar. öyle bir manipüle eder ki ben onun istediği gibi biri olursam düzelir zannedersiniz ama düzelmez. onun sorunu sizinle değil, kendisiyledir. sizin de derdiniz, onunla değil kendinizle olsun.. kız çocuklarını acayip kıskanır, onlarla hep bir yarış içindedir. istediğini yaptırmak için rolden role girer, bazen kurban rolüne girer, başına neler geldiğinden, ne acılar çektiğinden bahsederek manipüle eder.. bazen yargıç olur, her yaptığınızı yargılar, bazen de kurtarıcı rolüne girer. sizin kurtarıcınız gibi davranarak manipüle eder. mesela, yaptığı bir iyiliği başınıza kakar durur. minnet yükü altında bırakır, "sizin yüzünüzden babanız gibi bir adama katlandım" gibi sözlerle kendi mutsuzluğunun sorumluluğunu bile çocuklarına yükler.. aşkı memnu izleyenler bilir, firdevs yöreoğlu, tipik bir narsist annedir...
devamını gör...
yazarların huzur bulduğu yerler
köy.
doğa, dinginlik, kuş sesleri...
kimseye hesap vermeden istediğini yaparak akşamı etmek.
ve en güzeli ; kendinle başbaşa kalabilmek.
yalnızlığını kendinle paylaşmak.
doğa, dinginlik, kuş sesleri...
kimseye hesap vermeden istediğini yaparak akşamı etmek.
ve en güzeli ; kendinle başbaşa kalabilmek.
yalnızlığını kendinle paylaşmak.
devamını gör...
aşkım evlenmeden olmaz diyen erkek
her şeyde olduğu gibi yine benim bu erkek.
asla ama asla nikahlı olmadığım birini dokundurmam bedenime.
asla ama asla nikahlı olmadığım birini dokundurmam bedenime.
devamını gör...
mükremin çıtır replikleri
seni seviyorum da seni sevmeyi eskisi kadar sevemiyorum. hani eskiden seni sevmenin birbirimizi sevmenin yeşil gevrek bir tadı vardı, seni güldürmenin lezzeti damağıma yerleşir orda mutlu mesut yaşardı. bişey olduğu vakit ilk bunu koşayım gideyim asuman’a söyleyeyim tarzında bir gazeteci telaşı olurdu.
t: bir döneme damgasını vurmuş, bir demet tiyatro’nun asi çocuğuna ait repliklerdir.
t: bir döneme damgasını vurmuş, bir demet tiyatro’nun asi çocuğuna ait repliklerdir.
devamını gör...
çaycıların sıcak suyu bir bardaktan diğerine boşaltması
yemişim cool'luğunu.üniversitede iken kafe'de çalışıyordum, özellikle kış aylarının olmazsa olmazıdır.en az 10 bardak ocağın önüne dizilir, sağ ve soldan birer bardağa sıcak su koyulur, sırayla (iki elin de aynı anda hareket etmesi önemli) yanlarındaki bardağa boşaltılarak tüm bardaklar sıcak suyla dans ettirilir.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
birileri susturulmaya o kadar alışmış ki o da kendinden sonraki nesle de aynısını yapmaya çalışıyor...
devamını gör...
birbiriyle karıştırılan kelimeler
doğru yazımı egzoz olan kelime.
egzos
ekzos
egzost
eksoz
egsoz
egsozt
eksozt
ekzost
bir ara bir sanayiye uğrarsanız daha fantastik yazımları ile de karşılaşabilirsiniz.
egzos
ekzos
egzost
eksoz
egsoz
egsozt
eksozt
ekzost
bir ara bir sanayiye uğrarsanız daha fantastik yazımları ile de karşılaşabilirsiniz.
devamını gör...
artıkparlamayanyıldız
tanımları keyfimi aşırı yerine getiren yazar. bazen neşelenmek için profilini ziyaret ettiğim doğrudur.
devamını gör...
konuşma şansım olsaydı denilen kitap karakteri
raif efendi, bir tren garında üşürken sohbet etmek isterim sizinle.
devamını gör...
fight club
--- alıntı ---
+bu hangi film
-fight club?
+o soru işaretini devenin kulağına sokarım şıpıdık evladı
--- alıntı ---
şeklinde efsanevi bir diyaloğa yol açmış david fincher filmi.
+bu hangi film
-fight club?
+o soru işaretini devenin kulağına sokarım şıpıdık evladı
--- alıntı ---
şeklinde efsanevi bir diyaloğa yol açmış david fincher filmi.
devamını gör...
idlewild
iskoç rock grubu travis'e ait 2016 tarihli 'everything at once' albümünde yer alan nispeten depresif bir şarkıdır. francis healy ve josephine oniyama burada harika bir performans sergilemiştir.
aynı zamanda 2006 yapımı amerikan müzikal filminin de adıdır.
aynı zamanda 2006 yapımı amerikan müzikal filminin de adıdır.
devamını gör...
herkese yetişip kendine geç kalanlar kulübü
herkese yetişmeye çalışıp en çok yetişmesi gerektiğine, en çok yetişmek istediğine geç kalanlar var bir de. bir daha hiç acele edemiyorsun zaten.
devamını gör...
the starry night
amerikalı şair anne sexton tarafından, vincent van gogh'un aynı isimli tablosundan esinlenilerek yazılmış şiir. ben şiirin yalnızca yan yana dizilmiş bir kaç uyumlu kelimeden ibaret olmadığı taraftarıyım. şiir bir çok şey olabilir; starry night ise anne sexton'un kendi iç buhranını belkide en net kaleme aldığı şiiri ama yalnızca sanatçının kendi kederini veya ölüm arzusunu da ifade etmediğini anlamak gerek. bu şiir aynı zamanda oldukça aşina olduğumuz bir tablonun başka bir açıdan, anne sexton tarafından incelenmesidir.
sexton, oldukça nevrotikti ve yaşamının büyük bir çoğunluğu intihar düşüncesi ile geçti ki işin sonunda yaşamını da dilediği gibi kendi elleri ile sonlandırmıştır zaten. anne sexton'un söylemleri imdat çağrısı değil intihar sancılarıydı bundan ötürü şiirlerinde de -özellikle bu şiirinde- bu ölüme karşı duyduğu arzuyu kesin bir dil ile dile getiriyor. tablonun onda uyandırdığı kaosu ve dehşeti hatta daha ileri gidersek ölüme yönelik hissiyatı keyifli bir buyurganlık ile arzuluyor diyebilirim sanıyorum. o gecenin onu sakince almasını istemiyordu, o ruhunun bir canavar tarafından hatta belki dev ve aç bir ağız tarafından yutulmasını istiyordu.
"that does not keep me from having a terrible need of—shall ı say the word—religion. then ı go out at night to paint the stars."
(bu beni dehşetli bir ihtiyaçtan alıkoymuyor – hadi söyleyeyim – dinden. sonra gece dışarı çıkıp yıldızları resmediyorum)*

the starry night (yıldızlı gece)
the town does not exist
except where one black-haired tree slips
up like a drowned woman into the hot sky.
the town is silent. the night boils with eleven stars.
oh starry starry night! this is how
ı want to die.
(şehir yerinde değil,
sıcak gökyüzünde boğulan bir kadın gibi
yükselip kayan karaşın bir ağaç dışında,
şehir sessiz, kaynıyor gece onbir yıldızla
ah! yıldızlı yıldızlı gece!
ben böyle ölmek istiyorum)
ıt moves. they are all alive.
even the moon bulges in its orange irons
to push children, like a god, from its eye.
the old unseen serpent swallows up the stars.
oh starry starry night! this is how
ı want to die:
(hareket halinde. her biri canlı
ay bile esniyor turuncu rengiyle
sürmek için çocukları, bir tanrı gibi, gözünden
yaşlı ve esrarlı bir yılan yıldızları yutuyor
ah! yıldızlı yıldızlı gece!
ben böyle ölmek istiyorum:)
into that rushing beast of the night,
sucked up by that great dragon, to split
from my life with no flag,
no belly,
no cry.
(atılıp kollarına gecenin canavarının
o büyük ejderha tarafından yutularak
hayatımdan kopmak istiyorum, izsiz işaretsiz
ne bir dans
ne bir ağlama.)
sexton, oldukça nevrotikti ve yaşamının büyük bir çoğunluğu intihar düşüncesi ile geçti ki işin sonunda yaşamını da dilediği gibi kendi elleri ile sonlandırmıştır zaten. anne sexton'un söylemleri imdat çağrısı değil intihar sancılarıydı bundan ötürü şiirlerinde de -özellikle bu şiirinde- bu ölüme karşı duyduğu arzuyu kesin bir dil ile dile getiriyor. tablonun onda uyandırdığı kaosu ve dehşeti hatta daha ileri gidersek ölüme yönelik hissiyatı keyifli bir buyurganlık ile arzuluyor diyebilirim sanıyorum. o gecenin onu sakince almasını istemiyordu, o ruhunun bir canavar tarafından hatta belki dev ve aç bir ağız tarafından yutulmasını istiyordu.
"that does not keep me from having a terrible need of—shall ı say the word—religion. then ı go out at night to paint the stars."
(bu beni dehşetli bir ihtiyaçtan alıkoymuyor – hadi söyleyeyim – dinden. sonra gece dışarı çıkıp yıldızları resmediyorum)*

the starry night (yıldızlı gece)
the town does not exist
except where one black-haired tree slips
up like a drowned woman into the hot sky.
the town is silent. the night boils with eleven stars.
oh starry starry night! this is how
ı want to die.
(şehir yerinde değil,
sıcak gökyüzünde boğulan bir kadın gibi
yükselip kayan karaşın bir ağaç dışında,
şehir sessiz, kaynıyor gece onbir yıldızla
ah! yıldızlı yıldızlı gece!
ben böyle ölmek istiyorum)
ıt moves. they are all alive.
even the moon bulges in its orange irons
to push children, like a god, from its eye.
the old unseen serpent swallows up the stars.
oh starry starry night! this is how
ı want to die:
(hareket halinde. her biri canlı
ay bile esniyor turuncu rengiyle
sürmek için çocukları, bir tanrı gibi, gözünden
yaşlı ve esrarlı bir yılan yıldızları yutuyor
ah! yıldızlı yıldızlı gece!
ben böyle ölmek istiyorum:)
into that rushing beast of the night,
sucked up by that great dragon, to split
from my life with no flag,
no belly,
no cry.
(atılıp kollarına gecenin canavarının
o büyük ejderha tarafından yutularak
hayatımdan kopmak istiyorum, izsiz işaretsiz
ne bir dans
ne bir ağlama.)
devamını gör...
gülşen kutlu
devamını gör...
kulaklıkla son ses dinlenen şarkı
anlık ruh halime hitap eden her şarkı.
devamını gör...
allah kelimesini yan yana kullanmak
döşünüze kadar inen bir sakalınız varsa nasıl kullanırsanız kullanın. daima etkili bir izlenim bırakırsınız.
devamını gör...
pfizer biontech aşısı olan yazarlar veri tabanı
yaşadığım avrupa ülkesinin başkentinde randevular çok sonraya sarktığı için ufak çevre ilçelerden birine giderek oldum bu aşıyı. hemşire aşıyı hazırladı kolumu bi mıncırdı, geçmiş olsun dedi bantı bastı. ne iğnenin battığını ne de enjeksiyonu hissettim. sanki koluma iğnenin ucunu çekti toplamda 1 sn bile sürmedi gibi geldi.
ilk gün hiç birşey olmadı. ikincü gün kolda aşı vurulan bölgede ağrı, vücutta hafif sızlama ve üşütmüş gibi ateşliymiş hissiyatı oldu. 2. günün gecesi yorgana sarılıp iyi bi uyku çekince sabaha bir şey kalmadı. şu an dördüncü gün ve aşı vurulan yere bastırınca hafif bir acı mevcut halen.
ilk gün hiç birşey olmadı. ikincü gün kolda aşı vurulan bölgede ağrı, vücutta hafif sızlama ve üşütmüş gibi ateşliymiş hissiyatı oldu. 2. günün gecesi yorgana sarılıp iyi bi uyku çekince sabaha bir şey kalmadı. şu an dördüncü gün ve aşı vurulan yere bastırınca hafif bir acı mevcut halen.
devamını gör...
kafa sözlük’ün durmadan error vermesi
sanırım siteye çok görsel yükleniyor. site ne yapsın? arada süveyş kanalı gibi tıkanıyor. görselini atan çıksın arkadaşlar, bir yazı giremiyoruz ya!
hele bir başlık var ki, arada bende dalıyor ve her seferinde “ananın fotoğrafı” diye okuyorum. (bkz: anın fotoğrafı)
sözlüğün storysi oldu.
özelden nude mö atıyonuz nedir? koca sözlüğü instoşa çevirdiniz ulen.
yapman böyle.
hele bir başlık var ki, arada bende dalıyor ve her seferinde “ananın fotoğrafı” diye okuyorum. (bkz: anın fotoğrafı)
sözlüğün storysi oldu.
özelden nude mö atıyonuz nedir? koca sözlüğü instoşa çevirdiniz ulen.
yapman böyle.
devamını gör...
sürahi nine
yılmaz erdoğan’ın anneannesinden esinlenerek yarattığı yasemin yalçın'ın oynadığı karakter.
devamını gör...
forrest gump
jenny ve ben patates ve kötfe gibiydik
devamını gör...