bir necip fazıl kısakürek şiiridir.

keder, saçlarıma ak
yüzüme çizgi serdi.
ruhumu çırılçıplak
soyup çarmıha gerdi.

akarken bağrımda kan
beni seyretti hayran,
bir kadın oldu o an
kendini bana verdi.
devamını gör...

günaydıııın sözlük ahalisi. bugün yeni bir ay başlıyor koşun hadi aylık hedef belirleyin, plan yapın, şöyle kendinize bir kahve ısmarlayın. bu ay da her şeyi halledecek umudumuz var; daim olsun! *
devamını gör...

-------- ateist flörtüm, arap şeyhi abdülaziz ve imanlı ben------

bölüm 1: yine her zamanku gibi aptal lanet olası okulumdaydım. tuvalette (bkz: allaha inaniyorum mavisi) şalımı düzeltirken bir yandan da ateist olan platoniğim emreyi düşünüyordum. ahh emre... acaba onu doğru yola iletebilecek miydim?
bölüm 2: tuvaletten çıkarken birine çarpmamla elimdeki kitapları yere düşürdüm. "dikkat etsene be kızım!" dedi emre. yerden kitaplarımı alırken "imana gel, allah yoksa şu dağları kim yarattı" dedim. doğru, dedi ve elindeki kitapla saçını örttü.
bölüm 3: emre ile kendimize 2 odalı nezih bir ev tuttuk. evlenmeye karar vermiştik, doğacak çocuklarımıza isim bile düşünmüştük: kız olursa ümmühümeyra erkek olursa abdurrezakbinsıddık koyacaktık.emre benimle ilişkiye girmek istediğini söyledi, ben de evlenmeden olmaz dedim. kabul etti, ahh benim gül kokulu sevgilim...
bölüm 4: evimiz arap şeyhi abdülaziz tarafından basıldı
bölüm 5: arap şeyhi abdülaziz tarafından kaçırıldım ve onun 3. karısı oldum
bölüm 6: emre beni kurtarmaya geldi. çok sevinmiştim ama emre o an dedi ki "seni istiyorum abdülaziz, ben aslında gayim."
bölüm 7: abdülaziz grup yapabileceğimizi söyledi ve kabul ettik.

mutlu son...
devamını gör...

bu tür veriler sokak röportajlarından alıntılar içeriyor sanırım. “ülkede fağkir yok, işsiz yok” diyen yurdum insanına inanıyorum ben artık. herkesin cebinde akıllı telefonu varmış yaa, hatta üç tane arabası olan amcam konuşuyor röportajda. yani tüik verileri tam da halkımı yansıtıyor.
devamını gör...

münevver karabulut cinayetinin konu alındığını okuyup, izleme gafletinde bulundum. gecenin bir yarısı sinirlerimi alt üst etti. dizide duygu asenanın kadının adı yok kitabının vurgulanması güzeldi. dizinin toplumda bir farkındalık yaratmasını çok isterim fakat bir kaç bölüm sonra yayından kaldırılacağına inanıyorum. (umarım yanılırım).
bir post paylaşınca bu sorun çözülmeyecek cümlesi yerinde olmuş.
zaman zaman ilişkilerdeki yaş farkı tartışılır. sanırım reşit olma yaşı 18 olmasına rağmen aklın evrilme yaşı daha geç oluyor .insan aşık olunca yanlış-doğru ayırt edemez belki ama çevresine kulak vermeli. genç kız rolünü oynayan oyuncu, tamamen saf duyguların biraz da takıntı ile harmanlanmasını mükemmel oynamış. izlerken sinirimden kendisine defalarca sövmeme rağmen, birilerine ''neler yapmamaları konusunda'' örnek olmasını diliyorum.
keşke hiç bir kadın, erkek kurbanı olarak ölmese...
keşke kadınlar ''çöp gibi yol kenara atılmasa''...
keşke keşke keşke
devamını gör...

maalesef olan insanlardır. ben kendi isteğimle kapandığım zaman bile insanlar bana zorla kapanıp kapanmadığımı soruyorlardı, bu her bakımdan çok üzücü bir durum. kapanmak, isteyen insan için çok güzelken istemeyen için de bir o kadar kötüdür, bu tüm insanlarca anlaşılması gereken bir durumdur. sonuçta bir kişi sizin himayeniz altındayken bunu sizin zorunuzla yapıyor olabilir ama sizden uzaklaşınca kişi bu tarz durumlardan sıyrılır. hatta bu tarz aileler o kişinin dine olan inancını da kırarlar ki bu da vebaldir. bu tarz konularda örnek olunur, bu tarz konularda ölçülü bir şekilde önemliliği anlatılır ama bu tarz konularda baskıcı ve ısrarcı olunmaz.
devamını gör...

çok mutsuzum ben ya.
5 aydır neredeyse yeni güne uyanmak için bir neden bulamıyorum. zaten uyanmak bile istemiyorum, sürekli uyuyorum. uyandığımda yataktan çıkamıyorum. eskiden hem güler hem güldürürdüm. şimdi herhangi biri benimle konuşmasın diye kaçıyorum resmen. ne arkadaşlar ne ailem kimseyle konuşasım sohbet edesim yok. o kadar yorgun hissediyorum ki kendimi hiçbir şey için enerjim yok. sadece oturup boş boş düşünüyorum. ıçim o kadar daralıyor ki saatlerce yürümek istiyorum. yasadığım şehirden gitmek istiyorum kimse beni görmesin istiyorum.
devamını gör...

genellikle adolf hitler ile bağdaştırılan ancak alman tarihinde kökeni çok daha eskilere uzanan radikal siyasi görüştür. alman imparatorluğu'nu iyi incelerseniz aslında nazizm ve hitler'in bir sonuç olduğunu görürsünüz. sonuçta hitler, gökten zembille inip ''aha ben reich kuruyom thats what i like it'' dememiştir. bismarck ve von hohenzollern almanyası da en az nazi almanyası kadar şovenist bir backgrounda sahiptir. hatta, çok abartırsanız wagner'de bile nasyonel sosyalizmden kırıntılar yakalarsınız. yahu, adamların birinci dünya savaşı'nda sloganları heute deutschland morgen die ganze welt (bugün almanya sabah tüm dünya)

neoklasizm, paganizm bu tarz aşırı radikal etnik milliyetçi fikirleri tarih boyunca boostlamıştır. bugün tabi avrupa'da kimse gamalı haç veya siyah beyaz kırmızı renkleri bir araya getiremiyor. ama paganizm özellikle de cermen paganizmi iskandinavya'da sapık supuk milliyetçi akımların kuvvet kazanmasına yardımcı oluyor. yani ileride bir gün sosyal demokrat aşırı refah ve rahat içinde yaşanılan iskandinavya'dan yeni bir hitlercik çıkarsa kimse şaşırmasın. çünkü almanların 80-100 sene evvel başlarına gelen şeylerin aynısı bugün birebir iskandinavlar için söz konusu. finlandiya hariç... finliler türkün bulgur yemeyen hala torunlarıdır.
devamını gör...

sokakta lafladık. kısırlaştırılırken ağlamamış o yüzden kurabiyeyi kaptı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir saniye damatlığımı kuru temizlemeye yolluyorum... " diye mesaj atmamız gereken elim hadise, namusu ve helali bellemiş, kaçarı yok. of.
devamını gör...

bir bedran güzel filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bkm'nin kadrolu yönetmenlerinden bedran güzel'in yönetmenliğini yaptığı bu filmin senaryosunu yılmaz erdoğan'ın öğrencilerinden biri olan ibrahim büyükak yazmıştır. filmin başrollerinde ibrahim büyükak, onur buldu, doğu demirkol ve büşra pekin oynamıştır.

peş peşe çıkan bkm yapımı filmlerden bir diğer komedi filmi olan bayi toplantısı kahkahalarla gülünecek bir film değil bana göre. ama yerden yere vurulacak kadar da kötü sayılmaz.

bayi toplantısında aynı odaya düşen üç adamın beklenmedik bir maceraya düşmesini anlatan komedi filminde onur buldu her zamanki gibi oynadığı rolün hakkını vermiş ve çok inandırıcı olmuş. doğu demirkol üzerine yapışan iç anadolu karakterinden yine kopmamış ve ibrahim büyükak ise şaşırtıcı bir şekilde iyi oyunculuk sergilemiş.

bu kadar sık filmin çıkması belki türk sineması için iyi bir şeydir. belki de sarı başlıklı türk filmleri türk sinemasını belli bir yere taşımak için iyi birer üretimdir. yine de sanki biraz daha önem verilse, senaryolar biraz daha dikkatli yazılsa çok daha güzel şeyler olabilir türk sineması adına.
devamını gör...

zamanında fetö güzellemesi yapan kitleye, "hocaefendi dediğiniz bir gün sizi ısıracak!.." diyen ve fetö müntesipleri, muhipleri ile akit denen paçavra tarafından kara propagandaya maruz kalan dev isim.

insanlığa hizmeti dokunanlardan.
devamını gör...

mutluluklarım. doğa da çok az bulunuyor. aşırı kıymetlidir. gramı 2 milyon papua yeni gine kinası değerindedir.
devamını gör...

bence sokak kedileri devrimci solcu, ev kedileri ise chp’li solcu.
devamını gör...

temiz iş, soran oldumu direkt "okuyorum ben ya" der. ee malum sürekli meme dersen bir şeyler elde edemezsin bazen entel takılacaksın eğer uzun yazan yazar kadınsa artıyı verip çekecen, verip çekecen, verip çekecen ki hem amacın belli olsun hem dikkat çekesin.
devamını gör...

"kimsenin konuşmadığı bir dil gibiyim.
kimsenin inanmadığı bir deli...
yazarının bile okumadığı kitap...
hiç çalmayan bir şarkı...
hiç vatandaşı olmayan bir ülke...
hiç sorulmayan bir soru gibiyim.
kalabalıklar içinde varım, ama yok gibiyim."

murathan mungan - yaz geçer
devamını gör...

kitapların diye düzeltecek olursak ve çocuk kitaplarını saymazsak eğer:
ilk olarak susanna tamaro - luisito bir sevgi öyküsü'nde kitaplara dair sıcacık duygular hissetmeye başlamıştım.
daha sonra ise albert camus' un yabancı kitabında ilk kez gülümsediğimi gördüm.
w. golding-sineklerin tanrısı çocukluk üzerine uzun uzun düşündürdü beni ve ardından goethe'den genç werther'in acılarını okudum; yayınlandığında büyük yankı yaptığından bahsediliyordu.
sonra ise okudukça okuma isteği artmaya başladı.
sapho diye bir kitap okudum, etkilendim. ardından kamelyalı kadın ve sonra emily bronte diye bir kadının uğultulu tepeler romanı..
bunlar oldukça güzel hislerdi fakat ve tabii ki sir arthur conan doyle' un sherlock holmes' a dair tüm hikayelerinde ve edgar allan poe'nun tüm hikayelerinde, kitaplara, anlatılanlara, yazılanlara ve yazmaya aşık olduğumu hissettim.
tüm bunlar kitap okuma aşkını bana kazandıran güzel yazarlar, güzel kitaplardır.
devamını gör...

valla en son bunu bana söyleyenin çenesini kırmıştım, ama sonrası 40 bin liraya mal olmuştu, sakın benim yaptığımı yapmayın, keskin sirke küpüne zarar.
hem vakit hem para hem moral kaybına ugrarsiniz.
üstelik mahkeme beni konuda haklı bulduğu halde ama çenesini kırmamak lazımmış.
kavga iyi değil, konuşarak anlaşmaya çalışın, karşınızdaki anlamiıyorsa oradan uzaklaşın.
devamını gör...

ünlü fransız peyniri olan camembert tüketme pratikliği ve lezzetiyle uluslararası bilinen peynirlerden biri olmuştur. peynir sıcak havalarda türkiye'deki kaşar peyniri gibi erimektedir. bu özelliğiyle peynir, salvador dali'nin ünlü tablosu belleğin azmi'nin ilham kaynağı olarak bilinmektedir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim