kadının düşmanı yine kadın mıdır sorunsalı
insanın düşmanı insandır. düşman arayan illa birini buluyor. güzel diye, çirkin diye, zeki diye, cahil diye. geçen biri çirkin diye öldürüldü, bir çoğu da sözde onu çok güzel gören sevgilileri tarafından. sadece kadının düşmanı kadındır sözü yapıştı üzerimize çünkü ataerkillik içinde düşünceleri baskılanmış onlarca kadın var.
insanın olduğu ortamda kadın ya da erkek fark etmeksizin düşmanlık bitmez. insan hep ben dedikçe de bu bitmeyecek. oysa herkes başkaları ile uğraşmak yerine biraz kendiyle uğraşsa dünya daha yaşanılır olmaz mı?
insanın olduğu ortamda kadın ya da erkek fark etmeksizin düşmanlık bitmez. insan hep ben dedikçe de bu bitmeyecek. oysa herkes başkaları ile uğraşmak yerine biraz kendiyle uğraşsa dünya daha yaşanılır olmaz mı?
devamını gör...
esprinin zeka gerektiren bir davranış olması
ve zekası yetmeyen herkesin de espri yapmaya çalışması.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
sıcacık samimi yazarımııız. çiçeklere benzemiyor mu sizce de? bana hep çiçekleri hatırlatıyor, en renkli en canlı olanlarından..

varlığıyla mutlu olduğum, güvende hissettiğim bir insandır ayrıca. mümkünse hep aramızda olsundur. sağlıklı ve mutlu günler dilerim*
sevgi ve saygılarımla..

varlığıyla mutlu olduğum, güvende hissettiğim bir insandır ayrıca. mümkünse hep aramızda olsundur. sağlıklı ve mutlu günler dilerim*
sevgi ve saygılarımla..
devamını gör...
reenkarnasyon
konuyla ilgili başlık altında çok farklı yorumlar mevcut, kimi tamamen imkansız olduğunu belirtirken, kimi de materyalist görüş ile olamayacağını net şekilde belirtmiş, bazıları da islamın toptan bu konuyu reddettiğine dair haklı yorumlarda bulunmuş..
reenkarnasyon öğretisi genel olarak bizim topraklardaki dinsel öğreti temellerine oturmuyor görünmekle birlikte içerik açısından daha detaylı incelediğinde özellikle tasavvuf bakış açısında benzerlikler hemen göze çarpabilmektedir.
insanların bu dünyadaki zorluklar ve acılardan tek seferde kurtulup ya hiçliğe ya da cennet ya da cehenneme kavuşma fikri tekrar tekrar bu zor dünya koşullarına geri dönerek burada deneyim yaşamaktan daha cazip gelmektedir ..
bu bağlamda hayat planlarımızda belli bir seviyeye gelebilmek %99'umuz için neredeyse imkansıza yakındır ve bir varlığın tek bir yaşamda iyi doğru vicdanlı bir varlığa dönuşebilmesi çok ama çok zordur *
reenkarnasyon fikri ve ekolü şu anda dünya üzerinde bulunan tüm tek tanrılı din ekollerinden daha eski zamanlardan beri insanlar arasında aktif şekilde bulunmaktadır fakat anlayış biçimleri kültürden kültüre farklılıklar göstermektedir.. (bkz: brahmanizm) (bkz: hinduizm)
fakat bu yüzyılda özellikle deneysel ruhçuluk (bkz: deneysel ruhçuluk) ekolünün yaptığı geçmiş yasam regresyon (bkz: regresyon terapisi) ve hipnotizma çalışmaları neticesinde varlıkların önceki yaşamlarına ve hatta öte dünyaya göçmüş varlıkların oradan aktardıklarına ait ciddi miktarda bir külliyat oluşmuştur..
yapılan çalışmalar kapsamında bu fikrin özeti ruh varlıklarının dünya maddesi ile temas etmeye başladıktan sonra gelmeden önce varlığın kendindeki bilgiyi keşfetmesi yolunda çıktığı dünya yolcuğunda özgür irade yasası ile verdiği kararlar neticesinde oluşturduğu kaderi (bkz: mukadderat) ile öldükten sonra kendi yaptıklarının üzerinden geçmesi (bkz: kadir azabı) eksik kaldığı yönleri belirlemesi (bkz: cehennem)(bkz: karma) ve belirlediği bu eksiklikler ile dünyaya dönme hazırlığı yaparak eksik yönlerini tamamlayabilecek en doğru bedeni seçerek yeniden doğuşu gerçekleştirmesidir..
türkiye'de de benzer şekilde çalışmalar yapılmış olup bilyay vakıf ve ruh ve madde yayınlarından çıkmış bulunan kitaplar konuyla ilgilenenler için ilgi çekici olabilir. bilyay vakfının kurucusu ergün arıkdal'ın konuyla ilgili 1996 yılında verdiği bir konferans reenkarnasyon, ölüm, ölüm ötesi ve yeniden doğuş kavramları ile ilgili ilginç bilgiler barındırmaktadır..
ergün arıkdal'ın 1996 yılındaki reenkarnasyon konferansı
konu halen tartışmaya açık olup konunun avrupa'daki öncüsü olan allan kardec'in (bkz: allan kardec) yaşamı ve de kitapları öte dünya, ruhlar , reenkarnasyon konularında araştırma yapmak isteyen zihinler için doğru seçenekler olacaktır ..
ruhlar kitabı
reenkarnasyon öğretisi genel olarak bizim topraklardaki dinsel öğreti temellerine oturmuyor görünmekle birlikte içerik açısından daha detaylı incelediğinde özellikle tasavvuf bakış açısında benzerlikler hemen göze çarpabilmektedir.
insanların bu dünyadaki zorluklar ve acılardan tek seferde kurtulup ya hiçliğe ya da cennet ya da cehenneme kavuşma fikri tekrar tekrar bu zor dünya koşullarına geri dönerek burada deneyim yaşamaktan daha cazip gelmektedir ..
bu bağlamda hayat planlarımızda belli bir seviyeye gelebilmek %99'umuz için neredeyse imkansıza yakındır ve bir varlığın tek bir yaşamda iyi doğru vicdanlı bir varlığa dönuşebilmesi çok ama çok zordur *
reenkarnasyon fikri ve ekolü şu anda dünya üzerinde bulunan tüm tek tanrılı din ekollerinden daha eski zamanlardan beri insanlar arasında aktif şekilde bulunmaktadır fakat anlayış biçimleri kültürden kültüre farklılıklar göstermektedir.. (bkz: brahmanizm) (bkz: hinduizm)
fakat bu yüzyılda özellikle deneysel ruhçuluk (bkz: deneysel ruhçuluk) ekolünün yaptığı geçmiş yasam regresyon (bkz: regresyon terapisi) ve hipnotizma çalışmaları neticesinde varlıkların önceki yaşamlarına ve hatta öte dünyaya göçmüş varlıkların oradan aktardıklarına ait ciddi miktarda bir külliyat oluşmuştur..
yapılan çalışmalar kapsamında bu fikrin özeti ruh varlıklarının dünya maddesi ile temas etmeye başladıktan sonra gelmeden önce varlığın kendindeki bilgiyi keşfetmesi yolunda çıktığı dünya yolcuğunda özgür irade yasası ile verdiği kararlar neticesinde oluşturduğu kaderi (bkz: mukadderat) ile öldükten sonra kendi yaptıklarının üzerinden geçmesi (bkz: kadir azabı) eksik kaldığı yönleri belirlemesi (bkz: cehennem)(bkz: karma) ve belirlediği bu eksiklikler ile dünyaya dönme hazırlığı yaparak eksik yönlerini tamamlayabilecek en doğru bedeni seçerek yeniden doğuşu gerçekleştirmesidir..
türkiye'de de benzer şekilde çalışmalar yapılmış olup bilyay vakıf ve ruh ve madde yayınlarından çıkmış bulunan kitaplar konuyla ilgilenenler için ilgi çekici olabilir. bilyay vakfının kurucusu ergün arıkdal'ın konuyla ilgili 1996 yılında verdiği bir konferans reenkarnasyon, ölüm, ölüm ötesi ve yeniden doğuş kavramları ile ilgili ilginç bilgiler barındırmaktadır..
ergün arıkdal'ın 1996 yılındaki reenkarnasyon konferansı
konu halen tartışmaya açık olup konunun avrupa'daki öncüsü olan allan kardec'in (bkz: allan kardec) yaşamı ve de kitapları öte dünya, ruhlar , reenkarnasyon konularında araştırma yapmak isteyen zihinler için doğru seçenekler olacaktır ..
ruhlar kitabı
devamını gör...
yeraltı
2012 yapımı bir zeki demirkubuz filmi.
dostoyevski'nin muazzam kitabı yeraltından notlar kitabının farklı bir uyarlaması gibiydi. kitaptaki edebi duygusu bu tarz sanat filmlerinde de etkisini kaybetmiyor. her sahnede bir sayfa anlayışı hakim. izlemiyorsunuz okuyorsunuz karakterleri, söylenilen her cümle bir yazar titizliğinde hazırlanmış. gelelim baş karaktere canlandıran kişi engin günaydın. onun için ne diyebilirim ki? müthiş yetenek, ayakta alkışlanacak oyuncu. bu rolün umursamazlığına, çaresizliğine, kara mizahına acayip hakim. tam bir yeraltı adamı olmuş diyebilirim. zaten film yönetmeni, görüntü yönetmeni ve oyuncusu dahil olmak üzere bir çok yerde ödül alıyor. nihal yalçın'ın performansına da ayrı hayran kaldım. doğallığıyla fark yaratan oyunculardan.
baş karakter muharrem herşey'den sıkılmış çevresindeki sıradanlık, ikiyüzlülük ve tuhaflıktan bunalmış olacak ki bu durumu kaldıramayan birine dönüşüyor. hiçbir şey den keyif alamayan karanlık bir ruh hâline bürünüyor. bir hayvan sesi taklit edecek kadar tepkisiz insanların arasında.
başlanılan yer ile bitirilen yer aynı. trajikomik çok sahne var. absürt geçişler flim'in ruhuna oldukça uymuş. sesler, nefes alış verişler akılda kalıcı. özetle özenilmiş.
tabii her anlatıcı gibi zeki demirkubuz kendi hayat'ıyla ilgili kesitlerde ortaya koymuş. hayatına girmiş bazı insanları eleştirmiş, çakma solculukları ele almış. nuri bilge ceylan'ada ağır gönderme var. düşünsenize kendi filmin ve her şey'e gönderebilirsin. bu kişiler izlerken adam ne güzel laf soktu bana diyor mu acaba?
film'de geçen bu iki kelimeyi hemen kaptım:
hissetmezsen, fark etmezsin ki.
nereden biliyorsun? ya fark ediyorsa? diye sorular sorulmaya devam ediyor.
dostoyevski'nin muazzam kitabı yeraltından notlar kitabının farklı bir uyarlaması gibiydi. kitaptaki edebi duygusu bu tarz sanat filmlerinde de etkisini kaybetmiyor. her sahnede bir sayfa anlayışı hakim. izlemiyorsunuz okuyorsunuz karakterleri, söylenilen her cümle bir yazar titizliğinde hazırlanmış. gelelim baş karaktere canlandıran kişi engin günaydın. onun için ne diyebilirim ki? müthiş yetenek, ayakta alkışlanacak oyuncu. bu rolün umursamazlığına, çaresizliğine, kara mizahına acayip hakim. tam bir yeraltı adamı olmuş diyebilirim. zaten film yönetmeni, görüntü yönetmeni ve oyuncusu dahil olmak üzere bir çok yerde ödül alıyor. nihal yalçın'ın performansına da ayrı hayran kaldım. doğallığıyla fark yaratan oyunculardan.
baş karakter muharrem herşey'den sıkılmış çevresindeki sıradanlık, ikiyüzlülük ve tuhaflıktan bunalmış olacak ki bu durumu kaldıramayan birine dönüşüyor. hiçbir şey den keyif alamayan karanlık bir ruh hâline bürünüyor. bir hayvan sesi taklit edecek kadar tepkisiz insanların arasında.
başlanılan yer ile bitirilen yer aynı. trajikomik çok sahne var. absürt geçişler flim'in ruhuna oldukça uymuş. sesler, nefes alış verişler akılda kalıcı. özetle özenilmiş.
tabii her anlatıcı gibi zeki demirkubuz kendi hayat'ıyla ilgili kesitlerde ortaya koymuş. hayatına girmiş bazı insanları eleştirmiş, çakma solculukları ele almış. nuri bilge ceylan'ada ağır gönderme var. düşünsenize kendi filmin ve her şey'e gönderebilirsin. bu kişiler izlerken adam ne güzel laf soktu bana diyor mu acaba?
film'de geçen bu iki kelimeyi hemen kaptım:
hissetmezsen, fark etmezsin ki.
nereden biliyorsun? ya fark ediyorsa? diye sorular sorulmaya devam ediyor.
devamını gör...
massachusetts institute of technology
eğitime boston'da 1865 yılında başlayan, kısaca mit olarak bilinen ve özellikle mühendislik alanındaki başarılarıyla tanınmış olan kurum. dünya çapında 1. sırada yer alıyor.
bünyesinde 5 adet fakülte ve 1 adet sağlık bilimleri ve teknolojisi koleji var. 2018 yılı itibarıyla bu kurumdan çıkan kişilerden bazıları toplam 91 nobel ödülü, 25 turing ödülü, 8 fields madalyası kazanmış
bir dönem harvard üniversitesi ile birleştirilmesi düşünülmüş. ancak mezunlarının buna karşı çıkması nedeniyle bu fikirden vazgeçilmiş.
bünyesinde 5 adet fakülte ve 1 adet sağlık bilimleri ve teknolojisi koleji var. 2018 yılı itibarıyla bu kurumdan çıkan kişilerden bazıları toplam 91 nobel ödülü, 25 turing ödülü, 8 fields madalyası kazanmış
bir dönem harvard üniversitesi ile birleştirilmesi düşünülmüş. ancak mezunlarının buna karşı çıkması nedeniyle bu fikirden vazgeçilmiş.
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
tüm kadınların 8 mart dünya kadınlar gününü kutlarım.
bu kutlamadan ziyade bir türlü azalmayan kadına şiddetin son bulması dileğiyle...
bu kutlamadan ziyade bir türlü azalmayan kadına şiddetin son bulması dileğiyle...
devamını gör...
tutankamonun laneti
hayırrr lanetli olduğuna asla inanmam.. çünkü en sevdiğim yazarlardandır kendisi. profil fotoğrafını da ayrı beğenirim. özgün, gizemli tatlış yazarımız.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır!
devamını gör...
sürücüsü ölen tırı yağmalamak
ben bunu nijerya, somali, diğer afrika ülkeleri veya güney amerika'da olmuş'dur diye baktım meğer antalya'da olmuş.
üzüldüm,insanlik ta şoför ile beraber ölmüş.
üzüldüm,insanlik ta şoför ile beraber ölmüş.
devamını gör...
anonim olmanın faydaları
özgürlük ve kendinizi ifade edebilme imkanı sağlar. kısaca benim gibi paranoyak biri için bulunmaz bir nimettir.
devamını gör...
zor zamanlarını tek başına atlatan insan
zor zamanları etrafındakilere de zor görünüp, akabinde terk edilmekle sonuçlanan bir süreçtir. maalesef kimseyi tanıyamazsınız, en yakınınızdaki dahil. zor zamanlar bir şekilde tek başına ve kimsesiz geçer, geçer ama bıraktığı yara, yıkım hiç bir zaman geçmez.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
gezmek
yazmak
fotoğraf çekmek.
hiç belli olmuyor değil mi,
çaktırıyorum bence.
yazmak
fotoğraf çekmek.
hiç belli olmuyor değil mi,
çaktırıyorum bence.
devamını gör...
ukrayna şehirlerini türklerden biz koruduk
kaynak
vladir putin'e ait sözlerdir
putin: “18. yüzyılda ukrayna şehirlerini, karadeniz kıyısını türklerden biz koruduk.”
aba altından sopa gösteriyor sanırım.
olmadığımız masa yok maşallah reise malzeme çıktı şimdi eyyyy rusyaaa diye konusur durur 2023 e kadar
vladir putin'e ait sözlerdir
putin: “18. yüzyılda ukrayna şehirlerini, karadeniz kıyısını türklerden biz koruduk.”
aba altından sopa gösteriyor sanırım.
olmadığımız masa yok maşallah reise malzeme çıktı şimdi eyyyy rusyaaa diye konusur durur 2023 e kadar
devamını gör...
uyunan en ilginç yer
küçükken cami avlusunda oynuyorduk, yorulmuşum musalla taşının üstüne çıkıp uyuya kalmışım, saolsun beni çok seven abilerim bu anın fotoğrafını çekmeyi ihmal etmemişler. halâ bakıp dalga geçerler. abi kaderdir...
devamını gör...
komedi
fransızca comedie "gülünçlü oyun" sözcüğünden türkçemize geçmiştir.
kişilerin ve olayların gülünç, eğlendirici yönlerini göstermek amacıyla ders vermeyi ve hoşça vakit geçirtmeyi hedefleyen edebi bir türdür. temelinde, her gülünç durumun altında ders alınacak bir gerçek olduğu yatar.
aynı zamanda yapmacık söz veya davranışlar içeren saçmalıklar için de kullanılan kelimedir.
kişilerin ve olayların gülünç, eğlendirici yönlerini göstermek amacıyla ders vermeyi ve hoşça vakit geçirtmeyi hedefleyen edebi bir türdür. temelinde, her gülünç durumun altında ders alınacak bir gerçek olduğu yatar.
aynı zamanda yapmacık söz veya davranışlar içeren saçmalıklar için de kullanılan kelimedir.
devamını gör...
geceye nazım hikmet'ten alıntı bırak
“o mükemmel bir kafa
mükemmel bir yürek,
yumruklarıyla erkek
gözleriyle çocuktu.
hudutsuz ve allahsız bir baştı o.
yoldaştı o.”
mükemmel bir yürek,
yumruklarıyla erkek
gözleriyle çocuktu.
hudutsuz ve allahsız bir baştı o.
yoldaştı o.”
devamını gör...
z kuşağı sözlükten uçurulsun kampanyası
sabahtan beri 3-5 başlığa denk geldim z kuşağı ile ilgili. naptı bu z kuşağı size, annenize mi sövdüler nedir sorun canlarım.
devamını gör...
eş cinsellik
iki kadının sevişmesini ağzından salyalar akıtarak izleyenlerin ya da araya üçüncü olmak isteyenlerin nefret saçtığı başlık. uzun uzun açıklama yapmaya gerek bile yok. kimin kimle seviştiğini bir kenara bırakınız. önemli olan sevmek eylemidir. bol bol seviniz ve sevişiniz *
devamını gör...
