her başlığa entry giren yazar
a- bilgi birikimi yuksek olan arkadastir
b-ilgi alani oldukca genis olan arkadastir
c-vakti bol olan bir arkadastir
d-yazmayi, kendini ifade etmeyi seven arkadastir
e-butun şıkları icinde barindiran arkadastir.
b-ilgi alani oldukca genis olan arkadastir
c-vakti bol olan bir arkadastir
d-yazmayi, kendini ifade etmeyi seven arkadastir
e-butun şıkları icinde barindiran arkadastir.
devamını gör...
gül renklerinin anlamları
güller duyguları ifade etmede büyük rol oynar. sevdiğinize gül alırken anlamlarını bilmenizde fayda var.
kırmızı güller aşkı ve tutkuyu (sana deli gibi aşığım)
beyaz güller masumiyet, içtenlik, saygı ve sadakati (sana hep sadık kalacağım)
nar çiçeği rengindeki güller heyecanı (seni görünce içim kıpır kıpır ediyor)
şeftali rengi güller alçak gönüllüğü (beni mahçup ettin)
yeşil güller sürekli yenilenme (sana olan sevgim her gün artıyor)
mor güller aşkı tarif etmenin en zarif yolunu (ilk görüşte aşık oldum)
sarı güller dostluk ve iyi niyet işareti (can dostumsun)
açık pembe güller incelik, tatlılık ve teşekkürü (genelde bir hediyeye teşekkür için)
pembe güller romantizm, mutluluk ve güzelliği (sana hayranım)
koyu pembe güller nezaket, hayranlık ve sempatiyi ( romantizm aşamasından sonra)
turuncu güller canlılık ve içtenliği (çok çekicisin)
siyah güller ayrılığı (elveda demenin vakti geldi)
bordo güller sonsuz aşkı (iki cihanda da eşimsin)
mavi güller çok iddialı bir aşkı (bu dünyada senden başkasını sevemem).
karışık renkli güller karışık duyguları temsil eder. (sana karşı karışık duygular besliyorum, anlasana)
çiçekciler bazen ellerindeki gülleri satmak için renklere farklı anlamlar da yükleyebilir.
kırmızı güller aşkı ve tutkuyu (sana deli gibi aşığım)
beyaz güller masumiyet, içtenlik, saygı ve sadakati (sana hep sadık kalacağım)
nar çiçeği rengindeki güller heyecanı (seni görünce içim kıpır kıpır ediyor)
şeftali rengi güller alçak gönüllüğü (beni mahçup ettin)
yeşil güller sürekli yenilenme (sana olan sevgim her gün artıyor)
mor güller aşkı tarif etmenin en zarif yolunu (ilk görüşte aşık oldum)
sarı güller dostluk ve iyi niyet işareti (can dostumsun)
açık pembe güller incelik, tatlılık ve teşekkürü (genelde bir hediyeye teşekkür için)
pembe güller romantizm, mutluluk ve güzelliği (sana hayranım)
koyu pembe güller nezaket, hayranlık ve sempatiyi ( romantizm aşamasından sonra)
turuncu güller canlılık ve içtenliği (çok çekicisin)
siyah güller ayrılığı (elveda demenin vakti geldi)
bordo güller sonsuz aşkı (iki cihanda da eşimsin)
mavi güller çok iddialı bir aşkı (bu dünyada senden başkasını sevemem).
karışık renkli güller karışık duyguları temsil eder. (sana karşı karışık duygular besliyorum, anlasana)
çiçekciler bazen ellerindeki gülleri satmak için renklere farklı anlamlar da yükleyebilir.
devamını gör...
gün geçtikçe azalan şeyler
umut..
devamını gör...
dev ağızlı köpek balığı
megachasma pelagios olarak da bilinen ve sadece planktonlar ile beslenen bir köpekbalığı. diğer soydaşları gibi etçil değil. şimdiye kadar hem atlantik okyanusu'nda, hem de hint okyanusu ve büyük okyanus'ta görülmüşlerdir ve bütün ılık denizlerde yaşayabilecekleri düşünülmektedir.
ölçülebilmiş olan en büyük dev ağızlı köpekbalığı 5,63 m uzunluğunda, 2004 yılında ölü olarak tokyo'nun bir sahiline vuran bir dişi balık olmuştur. şimdiye dek 90 civarı görüldüğü için hakında çok fazla bir bilgi yoktur.
ölçülebilmiş olan en büyük dev ağızlı köpekbalığı 5,63 m uzunluğunda, 2004 yılında ölü olarak tokyo'nun bir sahiline vuran bir dişi balık olmuştur. şimdiye dek 90 civarı görüldüğü için hakında çok fazla bir bilgi yoktur.
devamını gör...
aster çiçeği
zarafetin, inceliğin, sabrın sembolü olan ve yabani papatya ailesine mensup çiçek türü.
yıldızpatı olarak da bilinir. sonbahar da açtığı için sonbahar yıldızı diyenlerde mevcut. çiçek sonbaharın kasvetini dağıtan şahayane bir güzelliğe sahiptir. antik yunan'da kuduz olmuş köpekler tarafından ısırılan insanlar için tedavi amaçlı olarak kullanılıyordu. çiçeğin özü çıkarılarak merhem yapılıyordu. evde yetiştirilmek için gayet uygundur.
efsaneye göre;
tanrı jüpiter, dünyada savaş olduğunu görmüş, çok kızmış ve savaşan insanları yok etmek istemiştir. bunun için de yeryüzünü taşlarla döşemeye başlar. artık dünya'daki güzellikleri göremeyen göklerin kızı astraea ağlamaya başlar. gözyaşlarının düştüğü yerde, asteri/aster çiçeği yeşerir. daha sonra bu çiçekler birer birer yıldız olurlar.
ayrıca sonbahar aylarına ve başak burcuna ait olduğu bilinen bir çiçektir.
yıldızpatı olarak da bilinir. sonbahar da açtığı için sonbahar yıldızı diyenlerde mevcut. çiçek sonbaharın kasvetini dağıtan şahayane bir güzelliğe sahiptir. antik yunan'da kuduz olmuş köpekler tarafından ısırılan insanlar için tedavi amaçlı olarak kullanılıyordu. çiçeğin özü çıkarılarak merhem yapılıyordu. evde yetiştirilmek için gayet uygundur.
efsaneye göre;
tanrı jüpiter, dünyada savaş olduğunu görmüş, çok kızmış ve savaşan insanları yok etmek istemiştir. bunun için de yeryüzünü taşlarla döşemeye başlar. artık dünya'daki güzellikleri göremeyen göklerin kızı astraea ağlamaya başlar. gözyaşlarının düştüğü yerde, asteri/aster çiçeği yeşerir. daha sonra bu çiçekler birer birer yıldız olurlar.
ayrıca sonbahar aylarına ve başak burcuna ait olduğu bilinen bir çiçektir.
devamını gör...
yazarların çocukluk anıları
küçükken geceleri korktuğum zaman annemlerin yatak odasına gidip yanlarında olmayı çok isterdim. ama onlar bunun çok ayıp olduğunu saçma olduğunu söyleyip beni reddederlerdi. fakat öyle korktuğum zamanlar olurdu ki kapılarını sessizce açar onların uyudugunden emin olduktan sonra yataklarının ucuna kıvrılırdim. ayaklarına değmeden olduğum yere top böceği gibi kıvrılır uyurdum. gece yarısı beni farkettiklerinde uyandırıp yerime gonderirlerdi. fakat ben her korktugum gece bunu yapmaya devam ederdim. o yatağın ucunda üstüm açık yatmak benim için o kadar güvenli olurdu ki, çıt çıkarmadan orada uyuyabilmek beni çok huzurlu hissettirirdi.
devamını gör...
serendipity
aramazken bulunan, mutlu tesadüf anlamına gelmektedir. tesadüfe inanır mısınız bilmiyorum fakat ben inanmak istiyorum. hayat özellikle pandemiyle birlikte fazlasıyla monoton, umutları kıran ve üzücü bir hal almaya başladı. hal böyle olunca aramazken bulduğum mutlu bir tesadüfe ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. tıpkı charlie'nin çikolata fabrikası'ndaki gibi, tıpkı o son golden ticket'ı bulmak gibi...
edit: aynı zamanda sevdiğim park jimin şarkısı.
edit: aynı zamanda sevdiğim park jimin şarkısı.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
yanlış zamanda çok doğruydun.kendine iyi bak.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
bir kilo serotonin.
devamını gör...
pinkshinyultrablast
astrobrite isminde, bilinen ingiliz shoegaze soundına bir tepki nihayetinde kurulan amerikan shoegaze müzik grubunun en hoşuma giden üçüncü stüdyo albümü.
aynı zamanda bu albümden zamanında oluşan bir etki ile kurulmuş rusya - saint petersburg çıkışlı shogeze - dream pop müzik grubu.
astrobrite için
pinkshinyultrablast için
aynı zamanda bu albümden zamanında oluşan bir etki ile kurulmuş rusya - saint petersburg çıkışlı shogeze - dream pop müzik grubu.
astrobrite için
pinkshinyultrablast için
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
birileri sevgiden kaçıyor,
birileri sevgiyi arıyor,
ne garip ki hepsi aynı dünyada yaşıyor.
birileri sevgiyi arıyor,
ne garip ki hepsi aynı dünyada yaşıyor.
devamını gör...
içinde doktor geçen şarkılar
hakan taşıyan - doktor
çaresiz derdimin sebebi belli
dermanı yaramda arama doktor
çaresiz derdimin sebebi belli
dermanı yaramda arama doktor
şifa bulmaz gönlüm senin elinden
boşuna benimle uğraşma doktor
şifa bulmaz gönlüm senin elinden
boşuna benimle uğraşma doktor
aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz
verdiğin teselli beni avutmaz
aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz
verdiğin teselli beni avutmaz
dermanı yardadır sende bulunmaz
boşuna benimle uğraşma doktor
dermanı yardadır sende bulunmaz
boşuna benimle uğraşma doktor
çaresiz derdimin sebebi belli
dermanı yaramda arama doktor
çaresiz derdimin sebebi belli
dermanı yaramda arama doktor
şifa bulmaz gönlüm senin elinden
boşuna benimle uğraşma doktor
şifa bulmaz gönlüm senin elinden
boşuna benimle uğraşma doktor
aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz
verdiğin teselli beni avutmaz
aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz
verdiğin teselli beni avutmaz
dermanı yardadır sende bulunmaz
boşuna benimle uğraşma doktor
dermanı yardadır sende bulunmaz
boşuna benimle uğraşma doktor
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
devamını gör...
keşke bana yazılsaydı dediğiniz türkü
"kurusa fidanım güllerim solsa
göynümde solmayan gülümsün benim
yaprakların gazel olsa dökülse
daha taze fidan dalımsın benim
ağarsa saçların belin bükülse
birer birer hep dişlerin dökülse
vücudun kurusa kanın çekilse
yine şu gönlümün yârisin benim"
neşet ertaş
göynümde solmayan gülümsün benim
yaprakların gazel olsa dökülse
daha taze fidan dalımsın benim
ağarsa saçların belin bükülse
birer birer hep dişlerin dökülse
vücudun kurusa kanın çekilse
yine şu gönlümün yârisin benim"
neşet ertaş
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
başta mahlasını sonrasında da arılı profilini sevdiğim yazar. *
tanımlarını samimi bir dille yazmayı seçiyor.
hem dili hem de profili böyle olunca aklıma arkadaş grubundaki her zaman tatlış olan o kişi geldi.
yaşını bilmiyorum belki büyüktür ama çocuksu bir ruha sahip olduğu kesin. *
tanımlarını samimi bir dille yazmayı seçiyor.
hem dili hem de profili böyle olunca aklıma arkadaş grubundaki her zaman tatlış olan o kişi geldi.
yaşını bilmiyorum belki büyüktür ama çocuksu bir ruha sahip olduğu kesin. *
devamını gör...
carlsberg
ilk içerken güzeldir fakat mutlaka aralarda bol su için.charlsberg içip sızarsanız gece böğrünüz yanarak uyanabilir ağzınızı çeşmeye dayayıp kana kana su içebilirsiniz.
devamını gör...
kendi telefonundan kendi numaranı aramak
kendi kendine mesaj atanı biliyorum,sohbet ediyor,espriler falan.renkli kişilik.
devamını gör...
datça
15 yıl öncesine kadar daracık yolları olan ve bakir koyları ile sadece doğasını ve kıymetini bilenlerin adımını attığı muazzam bir belde iken, dillenmesi ile birlikte 10 yıl içinde bodrum'dan beter hale gelecek olan huzur mekanıdır.
eski adı ile reşadiye yarım adasında bulunan datça, marmaris'den yaklaşık 45 dakika uzaklıkta yer alıyor. yol boyu envai çeşit koy geçiyorsunuz. lakin yol diye kestirip atmayın, datça kavşağını döndükten sonra harikulade kekik kokulu bir ormanın içinden yoğun deniz mavisi manzaralı bir maceradan bahsediyorum. bir kaç kilometrede bir durup fotoğraf çektirmek mümkün. zaten yol üzerinde arabadan inmeyi ihmal etmeyin, o havayı içinize çektiğiniz an bu vakte kadar ben hiç nefes almamışım diyeceğinize eminim. köyler hariç son yerleşim birimi datça, datça'dan sonra yola devam ederseniz yarım adanın tam burnunda knidos antik kenti yer alıyor. knidos'u ayrı bir başlıkta anlatmak lazım lakin söylemeden geçmeyeyim, iki denizin birleştiriği yer olarak anılır, ege ve akdeniz.

*yol üstü

*knidos
şehir, direkt geniş bir koyun yamacına kurulu ve merkezdeki plajlar da dahil olmak üzere çoğu mavi bayraklı. ağırlıklı olarak apart ve pansiyon tarzı konaklama hakim, bir ya da iki tane tatil köyü benzeri tesis var ama onlar da devasa oteller değil, tabiata uygun.
merkezde bir kaç tane açık disko bar tarzı mekan var ama pek tercih edilmez, kordon boyu beleş bar diye tabir edebileceğimiz havada geçiyor; genci, yaşlısı, ailesi, herkesin ellerde bira, arkada mekanlardan gelen abartısız müzikler, ayaklar denizde, geniş aile ortamı gibi. yemek için de çeşit bol, korsan'ın yeri diye bir lokanta var mesela, hem yöresel yemekleri yapıyor, hem de klasik pide, kebap vs. ısmarlayabiliyorsunuz. yine eklemeden geçmeyeyim, korsan'ın sulu yemekleri harikadır. (bkz: borani)

gündüz denize girilen sahillere akşamları restoranlar masa sandalye ve şemsiye çıkartıyor, ayaklar sıcacık kumların içinde bilumum balık çeşitlerini rakı eşliğinde gömmek de size kalıyor.

bir diğer konu, datça'yı datça yapan şeylerin başında dediğim gibi doğa geliyor, alt başlığı da elbette ki dünya harikası koyları. yine zamanla insanların keşfetmeye başlaması ile bir miktar bence hırpalansa da, tartışmasız türkiye'nin en güzel denizi ve koylarına sahip hala. özellikle kızılbük, hayıtbükü ve palamutbükü başı çekiyor. domuz çukuru ve akvaryum koyu gibi araç ile gidilemeyen daha onlarca bük de mevcut. koylara gidileceği vakit ki aç karnınıza gitmenizi öneririm zira frodo ve sam bile mordor'a giderken böyle virajlı yollardan geçmemiştir.

*kızılbük

*hayıtbükü

*palamutbükü
yine patara'yı aratmayacak nitelikte uçsuz bucaksız bir kumsal, perili köşk de keyfe göre tercih edilebilir lakin yönünüz o tarafa düşerse şemsiyeleri unutmayın, en yakın ağaçlık 100 metre geride falan kalıyor; kızgın kumların üzerindesiniz sadece.

*periliköşk
eğer sualtı merakınız var ise ben gibi, onca güzelliğinin yanında bir başka kapı daha açıyor size datça; zira o berrak denizde müren balığından ahtapota, iskorpitten malaça, lapinden palyaçoya binbir çeşit canlı ile haşır neşir olma imkanınız var.

unutmadan, eski datça tam gün geçirip harcayabileceğiniz bir yer değil, bir iki saat turlasanız kafi gelir.
bir filozof sözü ile de datça'yı sonlandırayım, yunan filozof ve coğrafyacı strabon der ki;
''tanrı, yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını ister ise, onu datça yarımadasına bırakır.''
eski adı ile reşadiye yarım adasında bulunan datça, marmaris'den yaklaşık 45 dakika uzaklıkta yer alıyor. yol boyu envai çeşit koy geçiyorsunuz. lakin yol diye kestirip atmayın, datça kavşağını döndükten sonra harikulade kekik kokulu bir ormanın içinden yoğun deniz mavisi manzaralı bir maceradan bahsediyorum. bir kaç kilometrede bir durup fotoğraf çektirmek mümkün. zaten yol üzerinde arabadan inmeyi ihmal etmeyin, o havayı içinize çektiğiniz an bu vakte kadar ben hiç nefes almamışım diyeceğinize eminim. köyler hariç son yerleşim birimi datça, datça'dan sonra yola devam ederseniz yarım adanın tam burnunda knidos antik kenti yer alıyor. knidos'u ayrı bir başlıkta anlatmak lazım lakin söylemeden geçmeyeyim, iki denizin birleştiriği yer olarak anılır, ege ve akdeniz.

*yol üstü

*knidos
şehir, direkt geniş bir koyun yamacına kurulu ve merkezdeki plajlar da dahil olmak üzere çoğu mavi bayraklı. ağırlıklı olarak apart ve pansiyon tarzı konaklama hakim, bir ya da iki tane tatil köyü benzeri tesis var ama onlar da devasa oteller değil, tabiata uygun.
merkezde bir kaç tane açık disko bar tarzı mekan var ama pek tercih edilmez, kordon boyu beleş bar diye tabir edebileceğimiz havada geçiyor; genci, yaşlısı, ailesi, herkesin ellerde bira, arkada mekanlardan gelen abartısız müzikler, ayaklar denizde, geniş aile ortamı gibi. yemek için de çeşit bol, korsan'ın yeri diye bir lokanta var mesela, hem yöresel yemekleri yapıyor, hem de klasik pide, kebap vs. ısmarlayabiliyorsunuz. yine eklemeden geçmeyeyim, korsan'ın sulu yemekleri harikadır. (bkz: borani)

gündüz denize girilen sahillere akşamları restoranlar masa sandalye ve şemsiye çıkartıyor, ayaklar sıcacık kumların içinde bilumum balık çeşitlerini rakı eşliğinde gömmek de size kalıyor.

bir diğer konu, datça'yı datça yapan şeylerin başında dediğim gibi doğa geliyor, alt başlığı da elbette ki dünya harikası koyları. yine zamanla insanların keşfetmeye başlaması ile bir miktar bence hırpalansa da, tartışmasız türkiye'nin en güzel denizi ve koylarına sahip hala. özellikle kızılbük, hayıtbükü ve palamutbükü başı çekiyor. domuz çukuru ve akvaryum koyu gibi araç ile gidilemeyen daha onlarca bük de mevcut. koylara gidileceği vakit ki aç karnınıza gitmenizi öneririm zira frodo ve sam bile mordor'a giderken böyle virajlı yollardan geçmemiştir.

*kızılbük

*hayıtbükü

*palamutbükü
yine patara'yı aratmayacak nitelikte uçsuz bucaksız bir kumsal, perili köşk de keyfe göre tercih edilebilir lakin yönünüz o tarafa düşerse şemsiyeleri unutmayın, en yakın ağaçlık 100 metre geride falan kalıyor; kızgın kumların üzerindesiniz sadece.

*periliköşk
eğer sualtı merakınız var ise ben gibi, onca güzelliğinin yanında bir başka kapı daha açıyor size datça; zira o berrak denizde müren balığından ahtapota, iskorpitten malaça, lapinden palyaçoya binbir çeşit canlı ile haşır neşir olma imkanınız var.

unutmadan, eski datça tam gün geçirip harcayabileceğiniz bir yer değil, bir iki saat turlasanız kafi gelir.
bir filozof sözü ile de datça'yı sonlandırayım, yunan filozof ve coğrafyacı strabon der ki;
''tanrı, yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını ister ise, onu datça yarımadasına bırakır.''
devamını gör...
honki ponkinin yeni mahlası
bana komşu gelecek olan güzide yazar.
baya baya mutlu oldum.
ilk fırsatta anın fotoğrafı diye çaylı kahveli illa tatlılı resimler atabiliriz.
bekleyin bizi.
sözlüğü sanaldan çıkardım çok şükür onun sayesinde.
ben ses duyacam, karşılıklı çay içecem
öyle anonim anonim çekemem.
bir honkiciğimle başlayalım gün işine kalan kızlarda eklensin.
her gelen tabağını çatalını alsın
çayı da aşlarız
maksat gönüller bir olsun.
du, ben kısır için bulgur ıslayayım. *
baya baya mutlu oldum.
ilk fırsatta anın fotoğrafı diye çaylı kahveli illa tatlılı resimler atabiliriz.
bekleyin bizi.
sözlüğü sanaldan çıkardım çok şükür onun sayesinde.
ben ses duyacam, karşılıklı çay içecem
öyle anonim anonim çekemem.
bir honkiciğimle başlayalım gün işine kalan kızlarda eklensin.
her gelen tabağını çatalını alsın
çayı da aşlarız
maksat gönüller bir olsun.
du, ben kısır için bulgur ıslayayım. *
devamını gör...
