bin muhteşem güneş
kürk mantolu madonna
icimizdeki şeytan
masumiyet muzesi
piraye
ezilenler
düşününce ilk alima gelenler bunlar.
devamını gör...

1951 yılında samsun' un çarşamba ilçesinde doğmuştur. galatasaray lisesinin sınavına girmek için istanbul' a gelmiş ve sınavı kazanmıştır.
bundan sonrasını kendi biyografisini yazdığı kitapları “kalemimin sapını gülle donattım” ve “başkaldıran kurşun kalem” kitaplarından okuyabilirsiniz.
bu kitapları okuduğunuzda bir insanın hayatına bu kadar şeyi nasıl sığdırdığına hayret etmemeniz mümkün değil. eğer zaten bir ferhan şensoy hayranıysanız hayranlığınız daha da artacaktır muhakkak. yok ben ferhan şensoy sevmem diyorsanız da; kitaplarında kullandığı o naif dil, hayatını anlatırken ki içtenliği, doğallığı ve samimiyeti zaten sizi kendisine müptela yapacaktır.
üstat anlatsa ben dinlesem diye düşünerek kitabı elinizden düşürmeden okumaya devam edecek ardından oyunlarını izleme isteği duyacak ve nihayetinde sizde ferhan şensoy hayranı olacaksınız.
şunu da söylemeden duramayacağım bana kalırsa yazsın, hep yazsın. evet oyunculuğu da güzel ama bence yazarlığı daha da güzel.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

durduk yere evin içinde deli kovalar gibi koşmaları ve gece uykudan uyandırıp oyun oynamak istemeleri.
devamını gör...

sevgili takipçilerim sayenizde nisan ayının 3.yazarı oldum. daha bir şevk geldi bana. size layık olamaya çalışacağım. daha neşeli, daha aydınlatıcı, daha samimi olacağım. en azından deneyeceğim.
olur da başaramazsam bana gülebilirsiniz. alınmam, bozulmam, gocunmam,ağlamam, çığlık atmam.
olgun kalırım her halükarda.
tekrar tekrar denerim yılmam.
maksat sözlük yaşasın, maksat sözlük yazarlarının ufku iki üç katına çıksın.
size ne desem az. hürmetlerimi sunuyorum size velinimetlerim benim. gönlünüzden geçen tüm dilekler-dualar kabul olsun.
esenlikler dilerim.
beni takip etmeye devam edin.
devamını gör...

takmaaa...
dünyanın sonu mu sanki?
seninki de dert mi be
devamını gör...

ulan ne çabuk duyulmuş lezbiyen olduğum.
devamını gör...

spor yapmak,
makale yazmak,
kitap okumak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sardes
devamını gör...

17-20 ağustos 1937 tarihleri arasında tsk tarafından fevzi çakmak komutasında gerçekleştirilen askeri tatbikattır. bu manevralar reis-i cumhur mustafa kemal atatürk ve başbakan ismet inönü ile birlikte devletin üst kademeleri tarafından takip edilmiştir.
planlanan aksiyona göre, meriç nehri hattı boyunca saldıran hayali düşman kuvvetleri olan sarı birlikler, kıyıköy'den çıkartma yapan destek mavi birlikleriyle, savunmadaki kırmızı birliklere saldırır.
devamını gör...

antik ezoterik öğreti. kökeni başlangıcı konusundaki tartışmaları bir kenara bırakıp ne anlattığına odaklanmak gerekli. öncelikle sert ve tokat gibi çarpan bir gerçekliği ima eder. dünyadaki tüm bilinçler bedenin içinde hapistir. dünya yaldabaoth adındaki cahil bir yarı tanrının yarattığı hasarlı,bozulan , entropik bir yerdir. incilde dünyadan lake of cold fire olarak söz edilmesinin sebebi budur. soğuk alev her şeyi çürüten entropidir. insanların elde etmek istediği tüm üstün iktidar hırsları ve materyal başarılar aslında yaldabaoth'un onların gerçeği görmesini engellemek için önlerine sunduğu oyalanma oyunlarıdır. zafer ancak dünyaya bir daha doğmamak üzere kaynağa, pleroma'nın ışıktan bahçelerine geri dönüşle mümkün olabilecektir.

orta çağdaki katharlar ve bogomiller gibi hristiyan batınileri bu görüşü benimsemişler, vegan beslenmişler ve üremeden şiddetle kaçınmışlardır çünkü her bir bebek , kaynaktan koparılarak bedene ve onun yaşayacağı acılara hapsedilen bir melek bilincidir. ancak insanın hayvansal dürtülerine uyarak orgazma kanışıyla organik maddeyi çoğaltma hevesi onun felaketi de olmaktadır. çöküş çoğalmadan dolayı gelecektir. felaketler nüfus ve cehaletin artışıyla artmaktadır. buradaki cehalet yine okuma yazma değil hakikati görememekten kaynaklanan roma'nın karanlık lejyon soylarına dayanan o dünyevi güç istencidir.

gnostik kaynak'ın semavi patriyarşik rab'den en büyük farkı omnipotent bir tanrı olmayışıdır. yani bu kaynak (tanrı demekten özellikle kaçınıyorum çünkü cismi belli bir yaratıcı fikri de pavlus'un incilinin yozlaşmışlığından gelir) aslında insanın kurtuluşu için yine insanın işbirliğine ihtiyaç duyar. altını çizerek söylüyorum kaynak'ın insanların eylemine ve gayretine ihtiyacı vardır. bu yüzden tam şu anda dünyadaki bir çok kötülüğe direk müdahale edememektedir. ışıklar bahçesi pleroma'nın titreşimi öylesine büyük ve ruhanidir ki dünyevi aşağı toprak seviyesine inemez. peki ya nasıl müdahale eder ?

tarih boyunca gönderdiği mesajcıları , şairleri, ilham alan delileri ve çılgın meczuplarıyla. kaynak'ın etten bir eli yoktur onun yerine kendinden parçalar koparıp dünyaya gönderir. tesadüfler ve rüyalarla mesajını aktarmaya çalışır ki insanlığı içinde bulunduğu korkunç kölelikten kurtulup dünya denen hatalı gezegene tekrardan enkarne olmasını engellesin.

öte yandan ehrimen/yaldabaoth/şeytan/lucifer ise gerek fiziksel gerek psişik düzlemlerden tüm aldatıcı oyunları ve saldırılarıyla insan psişesini zayıf düşürerek toprağa bir sürüngen gibi bağlamaya çalışır. tamamen materyalist görüştekilere hylic, belli bir manevi sezgiye sahip olan ancak çabalayarak daha da yükselmeye ihtiyaç duyan bireylere psychic, doğuştan kaynağa yakın bir parçadan koparak dünyaya görevli gönderilen ilham spiritüellerine ise pneumatic denir.

bu köleliğe karşı savaş ancak insanın çoğalmayı durdurması , başka canlılar üzerinde tahakküm kurma hevesinden vazgeçmesi ve uyum içinde yaşamayı öğrenmesiyle anlamlı bir sonuca ulaşacaktır. bu yolda tüm patriyarşik ibrahimi dinler başta islam olmak üzere kan şiddet ve kadın köleliği üzerinden insanları din adı altında hakikatten gizlemek için ehrimen'in sızıp bozduğu kurumlardan ibarettir.
devamını gör...

insanı kemiren hülyalardan vazgeçişin çığlığıdır. gidilir gidilmesine, diye bağırır insan. değecek mi? seni kaybettiğime değecek mi? bütün bu kaosun, düğümün çözülmediğini bile bile gitmek gerekir mi? oh, ne zamana kadar acı çekeceğim! ne zaman bitecek suçluluğum, cezam! tanrım! diz çöktüğüm insan! anla beni; gitmem gerek! ama senin için acı çekmek; yaşam niçin var sanki! ama yalan, bencil olmalı insan. hiçbir şeyin öneminin olmadığını görmek gerek. sonra bir gece vakti şakağına dayar altıpatları. sanki bilmiyor muydum ben konuşmanın zahmetli olduğunu? fakat... fakat gecelerim gündüz olmuyor benim. yüreğimin karanlık dehlizinde gezinen ben, daha da derine batıyor. gitmem gerek.
devamını gör...

ben. hüzün yakışmıyor. durmuyor. halbuki askı misali her şeyi çok güzel taşırım ama... bi'hüznü yakıştıramadım kendime. ....
devamını gör...

"senin önünden geçip sana bakmayacağım."
devamını gör...

hala modum düşükken azıcık eğlenip mutlu olabilmek adına açabildiğim müzikler. iyi ki varsın doksanlar pop müziği.
devamını gör...

1 liraya çikolata bile kalmadı. marketten elin dolu çıkarsan zenginsin demektir.
devamını gör...

şaşırtmayan olay. imkanımız olsa çoğumuz burada durmayız zaten.

ama malum, 8. dünya ülkesi gibi görüyor gelişmiş ülkeler bizi.

vebalı cüzzamlı gibi yaklaşıyorlar.

gidemiyoruz, uzaklaşamıyoruz..

lanet olsun böyle hayata deyip, yaşamaya devam ediyoruz.
devamını gör...

doğum dersindeyken, "hamilelik resmen hastalık ya" demiştim. tebrik ediyorum kendimi, hayatımda yaptığım en isabetli tespit çıktı. anneliğin ve hamileliğin minnoş pembe bir şey olmadığını düşünüyorum ama neden kadınların bunu çok sevdiğini ya da neden böyle göstermeye çalıştığını algılayamıyorum. bakın haftalardır kusuyorum, yediğim hiçbir şey midemde durmuyor. hem fiziken hem ruhen çöktüm. sürekli tuvalete gidiyor, gece iki defa çişim geliyor. müthiş bir susuzluk çekiyorum. organlarımın yavaşça sıkışarak bir bölgeye kaydığını hissediyorum. hayatım boyunca kabızlık çekmeyen ben kabız oluyorum. ben tüm bunları yaşarken instagram familyasından "annelik çok güzel bir duygu, kucağına alınca unutacaksın, bu günleri özleyeceksin" mesajları geliyor. aynada ödemden şişmiş surat ve ayaklarıyla bilmem kaçıncı weeks paylaşımı yapan annelerden gına geldi. hiçbir şeyi olduğu gibi yaşayamıyoruz. hamilelik güzel bir şey değil. deeeğil. anne olacaksak çekeceğiz mecbur ama güzelleme yapmak zorunda mıyım ya ben? erkeklerin de söyleyeceği bir şeyler vardır muhakkak. zira eşimin beni bazı zamanlar boğmak istediğine eminim. instamom tayfasına kinimi kustum. gidiyorum.
devamını gör...

kantitatif psikoloji; psikolojik araştırmalardaki sayısal ve istatiksel modellemenin uygulamasını içerir. ve davranışsal verileri inceleyip açıklamak için istatistiksel yöntemlerin gelişimini izler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim