heart ın favorim şarkısıdır. loop yapa yapa play tuşu eskitilen o parçalardan. ann wilson un tuhaf feminenliği ve harika sesi de etken. le'me go crazy on you woman denilesi.
devamını gör...

çökmüş, köhnemiş, yozlaşmış fransa krallığı'nı ayağa kaldıran ideolojidir. milliyetçiliğin avantajı ülkenin yetenek havuzunu ve kaynak tabanını neredeyse maliyetsiz bir şekilde genişletmesidir. açalım;

modern devletin temelini ordu ve bu orduyu besleyecek vergi ve toprak rejimini sürdüren bürokrasi oluşturur. monarşilerde bu mekanizmaların yönetimi bir avuç aristokrat ve din adamının elindedir. örneğin ordu komutanlıkları ve subaylar aristokratlara ihale edilir, kilisenin elinde bol miktarda toprak vardır vs... halk bunun neresinde diye soracak olursanız, halkı ikiye ayırmak lazım. biri binlerce yıldır ezilen, sıfır siyasal hakka sahip yarı serf statüsündeki köylü, öbürü ise artık değişen teknoloji ve ticaret ile zenginleşen fakat yine de siyasi hakları olmayan burjuvazi. fransız devrimi dediğimiz şey aslında bir burjuva devrimidir. burjuva bu devrimi yapabilmek için halkı yanına çekmiş adına da halk devrimi demiştir. milliyetçilik bu dönemde doğmuştur.

ideolojinin ülke açısından yararı şudur: artık meşruiyeti sorgulanır durumda olan monarşi ve kilisenin yerini daha meşru bir yönetim yani cumhuriyet almıştır. meşruiyet toplumun hak ve sınıfları kendiliğinden kabullenmesi ve itiraz etmemesi demektir. artık kral için savaşmak istemeyen, kiliseye para vermek istemeyen tebaa, cumhuriyet sayesinde vatanları için vergi ödeyen, askerlik yapan yurttaşlara dönüştürülmüştür. bu öylesine büyük bir sinerji yaratmıştı ki, normalde asker bulmakta zorlanan dönem ordularına kıyasla napolyon savaşları döneminde fransa'da yaklaşık 2 milyon kişi askere alınmıştı. yani modern devletin en büyük eksiği olan para ve insan kaynağı sorunu giderilmişti. bu dönemde fransız yurttaşları coşkuyla askere yazılırken, ingilizler sağdan soldan topladıkları çapulcuları, suçluları zorla askere kaydettiriyor, ruslar köylerden topladıkları askerleri zincire vurarak götürüyordu.

ideolojinin ikinci yararı yetenek havuzunun genişlemesidir. eskiden komutan ve subay pozisyonları yeteneklerine bakılmaksızın aristokratların hakimiyetindeyken artık tamamen liyakatle dağıtılır hale gelmiştir. yani kendini kanıtlayan herkes sınırsız bir şekilde basamakları atlayabiliyordu. bunun en büyük örneği napolyon olsa da onunla sınırlı değildir. avrupa'nın bin yıllık tarihinde görülmemiş sayıda yetenekli komutan bu 15 yıllık kısacık dönemde fransa'dan çıkmıştır. sonuç: bütün avrupa'nın işgali.

ideoloji zamanla geri kalmış ulusların gelişmiş uluslarla arayı kapatmak için başvurdukları bir yöntem haline gelmiştir. fin, macar, balkan ve son olarak türk milliyetçiliği hep bu model üzerine kurulmuştur. toplumda büyük bir sinerji yaratan bu girişimle cehaletin kökü kazınmış, dogmacılıkla mücadele edilmiş , eğitim ve sağlık reformları hızla yapılabilir olmuştur. mesela taşra taşra gezen idealist öğretmen figürü bu dönemde ortaya çıkmıştır. alın size düşük maliyetle kalkınma.

ikinci dünya savaşından sonra kalkınmaya dayanan pozitif milliyetçilik yerini reaksiyoner milliyetçiliğe bırakmıştır. kısaca buna popülizm diyoruz. bütün sorunları "ulusun doğal düşmanları"nda gören, soyutlayıcı bir anlayış. günümüzde neredeyse bütün dünya gittikçe kangren haline gelen bu tür bir milliyetçiliğin pençesi altında.
devamını gör...

güzel yaprakları dökülen, nadide ömrünün sonuna gelen arkadaşı gül üzerinden, dillere destan güzelliklerin, büyük aşkların, kısacası her şeyin bir gün sona ereceği mesajını veren, 1964’ lerden bir françoise hardy şarkısı. hardy’ nin dingin melankolik yorumuyla güzeldir, evet... fakat natacha atlas yorumu bir başka vurur.


devamını gör...

o artık bir editör.
devamını gör...

"otogarlar düğün salonlarından daha samimi sarılmalar görmüştür. ve hastane duvarları da cami duvarlarından daha fazla inanan"

sözünün sahibi ve saygı duyulası insan.
devamını gör...

seslendirdiği karakterler yüzünden ciddiye alamadığım başarılı seslendirmen. kendisi bazı durumlarda bir günde 25-30 bölüm dizi seslendirdiğini söylemiştir.

seslendirdiği bazı karakterler:

tsubasa
mordecai
örümcek adam
hıçkıdık
wall-e
bugs bunny
joker
deadpool
gideon
finn
kick buttowski

kaynak:

tr.m.wikipedia.org/wiki/Har...

youtube kanalı:


internet sitesi:

buradan

tedx konuşması:


tedx videosu hakkında açıklama yaptığı ve yorumları okuduğu video:

devamını gör...

ürkek birer kuştuk belki aynı gökyüzünde yaralanmış.
sen yaralarını sardın ve uçup gittin,
bense hep yaralı kaldım…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu ben oluyorum. paket halinde gelecek tanışma , sevgili olma gibi şeyleri içinde barındıran bir kadın bekleyip duruyorum.
devamını gör...

halk işaret dilinde ezan istiyor reis.
devamını gör...

sevgili yazar, (bkz: ozgur1ey) ukdesi....
paradoks meselesi sanırım sekter edilmemeli.*
seni seviyorum dememek için direnç göstermiyorsanız eğer sıkıntı yok.
ama fakat lakin geceye bırakılan acı ama gerçek bir bilgiden yola çıkarak sevdiğiniz birinin olmadığını anlıyoruz.
sevmek istiyorsunuz sanırım, malum kontrollü açılma başladı, baharı geçirdik, yaza evriliyoruz, duygular şelale, istemez miyiz sevdiğimiz insanla püsküresso içmeyi?
siz, bu dış etkenlere çok aldırış etmeyin, içinizden geleceği zaman farkında bile olmadığınız bir anda diyebileceksiniz, eminim.
mesela, tam yüzünüze doğru püsküren kahve köpükleri arasında, dudaklarınızdan dökülecek olan seni seviyorum cümlesi çok yerinde ve dolu dolu olmaz mı ve elbette hesapsız...
astral seyahatlerde buluşmaktan yorulmadınız mı?
paradoksagider buradan
devamını gör...

tam bir road trip anısı olmasa da, bu da bi yolculuk anısı en nihayetinde deyip ufak bişi anlatam ve de kaçam.

bikaç ay önce, şehirdışından istanbul'a dönüyorum. uçağa bindim, yanımda bir çift oturuyor, erkek olanı tam bir yurdum yağız delikanlısı. taktım kulaklığımı, dürttü beni. kişisel alan hassasiyeti yüksek insan olan ben, pandemiyle de birleşince bi noooluyoz oldum. çıkardım kulaklığı.

- yolculuk nereye?
+ e-e-efendim?
- yolculuk diyorum, nereye gidiyosun?
+ istanbul?
- hmm.

kafamdan binbir türlü soru geçiyor. yanlış uçağa mı bindim? binsem bile, uçak dediğimiz şey duraksız bişi değil mi? onlar mı yanlış uçağa bindi acaba. tam boşverip kulaklığı takarken...

- bis almanya'ya gidiyos.
+ hmm. iyi yolculuklar.

meğer yanımdaki yağız anadolu delikanlısı, turkish hospitality and the sıcakkanlılık şov yapmak için yanındaki alaman ablaya, beni kullanmaya karar vermiş. bilmediği bir şey vardı ki, çok yanlış adama çatmıştı. kulaklığımı takıp yola devam ettim.

yolculuk nereye? herkes aynı yere?? uçakta muhtemelen sen ve maks. bikaç insan aktarma yapacak. ismail yk seni.
devamını gör...

iki gün önce hic gülmediysem bir saatten fazla gulmeme neden olan basliktir.*
(bkz: kafa sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması)
devamını gör...

güzel yaşadım, aklım kalmadı kalanlarda.
yaşatanlar sağ olsun.
ardımdan fatihayı okuyanlar sağ olsun.
devamını gör...

"dua" kelime olarak, çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek manalarına gelir.
dinimizde ise dua, allahın yüceliği karşısında kulun aczini itiraf etmesini, sevgi ve tazim duyguları içinde lütuf ve yardımını dilemesini ifade eder.


dua, allahla konuşmak, derdimizi, halimizi bizzat ona arz etmektir.

âlemlerin rabbi olan allahın kapısını her dara düştüğünüzde, randevu almadan ve sınırsız bir şekilde kimseyi de beklemeden çalabiliyorsunuz.
üstelik her seferinde "yine mi sen?" denilmeyip "ne iyi ettin de yine geldin" diye farklı ihsan ve ikramlarla karşılanıyorsunuz.

peygamberimiz hz. muhammed (sav) : "allah teâlâ duaları kabul eder, fakat siz ademoğlu acele edip 'allah duamı kabul etmedi' dersiniz de duayı bırakırsınız."

bir başka hadiste : " herhangi biriniz, 'rabbime kaç defa dua ettim de duamı kabul etmedi' diyerek acele etmedikçe duası kabul edilir."
(buhârî, "deavâ"t 22 / müslim, "zikir", 90, 91) buyuruyor. yani duada ısrarcı olunması gerekiyor.

dua ile ilgili bilmemiz gereken şeylerden bir tanesi de dua ederken kabul olacağını umarak değil, buna kesin bir şekilde inanarak dua etmektir.
yani cümleyi "allahım sen bana başarı ver inşallah" değil de "allahım sen bana başarı ver" olarak net bir şekilde kullanmamız gerekiyor.

bu hususta yine peygamberimiz (sav): "yanık bir kalple dua edin, gafletle edilen dua kabul olunmaz." buyurmuştur. bu hadiste peygamberimiz (sav) isteğimizi içten bir şekilde, gerçekten isteyerek ve duaya kendimizi tamamen odaklamamızı, allaha seslendiğimizi unutmamamız gerektiğini vurguluyor.

dua hakkında bilmemiz gereken ve kabulünün bir anlamda ön şartı diyebileceğimiz çok önemli bir şey var ki o da " duanın başında edilen hamd ve salât-ü selâm" dır.
hamd ve salât-ü selâm, bir kapıyı açmak için kullandığımız anahtar gibidir.
nasıl ki komşudan bir yumurta isteyeceğiniz olur, gidip ilk önce ziline basarsınız ya da kapısını 3 kere tıklatırsınız ve ilk önce kapıyı çalmak bir isteme adabıdır, işte hamd ve salât-ü selâm da allahtan bir isteğimiz olduğunda yapacağımız ilk isteme adabıdır.


hamd: methetmek, yüceltmek anlamlarına gelir ve yaratılmış olan, yaratılmakta olan, bütün varlıkların niteliklerinin allahın tecellisi olduğunu anlatan bir kelimedir.

salât-ü selâm: "salat ve selam , peygamberimiz hz. muhammed (sav), ailesi ve ashabı üzerine olsun" diyerek peygamberimize övgüde bulunmaktır.

bunlar allahtan bir şey istemenin ön şartıdır ama kabul şartının tamamı değildir.
hamd ve salât-ü selâm olmadan edilen duanın eksik kaldığını, allahın katına yükselmediğini peygamberimiz bize bildirmiştir.

duaların kabul olacağı yerler ve vakitler;
● farz namazlardan sonra
● ezan ile kamet arasındaki vakitte
● yağmur yağarken
● arefe günlerinde
● cuma günü ve gecelerinde (gecesi hicri olarak perşembe akşamı oluyor)
● iftar vakitlerinde
● secdede (dua ederken secde konumunda olmak duayı etkiler)
● kandil gecelerinde
● salihlerin kabirleri başında peygamberimiz duaların kabul olacağını söyler.
( duaların bu vakitlerde yapılması duanın kabulünü daha da kuvvetlendirir aksi halde bu maddeler haricindeki yer ve zamanlarda duaların kabul olmayacağı anlamına gelmez.)

duaları geri çevrilmeyecek kişiler;
● peygamberlerin ümmetlerine duaları
● evliyaullahın (alimlerin) duaları
● babanın evladına duası
● misafirin ev sahibine duası
● mazlumun zalime olan bedduası
● hastanın duası
● müminin mümin kardeşine yaptığı dua
● salih evladın anne babasına yaptığı dua
● saçı ağarmış ihtiyarın duasının reddolunmayacağını peygamberimizin hadislerinde görüyoruz.


duası kabul edilmeyen kişiler;
● kafirlerin duası
(dua bir ibadettir, ibadetlerin de kabul olması için iman şarttır. detaylı bilgi için 'rad,13/14; mümin,40/50' arasındaki ayetlere bakılabilir. duası kabul olmayanlar din hakkındaki konuşmalarını gözden geçirmeliler. dini konuları aslı astarını araştırmadan yapılan hafife alma, alay etme veya inkar kişiyi imansızlığa sürükler.)
● gafletle yapılan dualar
(kişi dua yaprken ne dediğini bilmeli, bilinçli ve samimiyetle yapmalıdır. detaylı bilgi için peygamberimizin hadisi 'biliniz ki, allah gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez.' <tirmizi, de'avât, 66; bk. hâkim, de'avât, no:1817, ı, 493> )
● allaha isyan halinde yapılan dualar
(içki içerken, kumar oynarken, gıybet ederken, hırsızlık yaparken, yalan söylerken, haram gıdalarla beslenirken (domuz eti vb.) edilen dualar kabul olmaz çünkü dua bir ibadet ve ibadetin zıttı durumda dua edilmesi tezattır.)
● kafirler için yapılan dualar
( nuh peygambere kavmi ile birlikte eşi ve bir oğlu da iman etmemiştir. meydana gelen tufanda babasının çağrısına aldırmayan oğlu gemiye binmemiş, bir dağa sığınır kurtulurum demiştir. detaylı bilgi için 'hûd, 11/42-43' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● riya karışan dualar
(duanın riya ve gösterişten uzak olması, ihlâs ile yapılması gerekir. duaların ihlas ile yapılmasıyla ilgili detay ' araf,7/29 ; beyyine, 98/5' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● şirk karışan dualar
(ibadetlerin sadece allaha yapılması ve ortak koşulmaması gerekir. detaylı bilgi için ' kasas, 28/88' 'cin, 72/18' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● günah bir fiili işlemek ve bir farzı terk etmek
(haksız yere yapılan dualar kabul olmayacağı gibi bir günahı işlemek veya bir farzı terk etmek konusunda yapılan dualar kabul olmaz.)


tam bir mümin olsak bile bazen dualarımız kabul olmuyor diye üzülürüz. ama her dua mutlaka kabul olur. allah kendisine açılan avuçları geri çevirmez.
ubade bin sabit şöyle aktarıyor;

allah kıyamet günü kuluna şöyle sorar;
sen dünyadaki bazı dualarının kabul edildiğini biliyorsun. bazılarının ise kabul edildiğini bilmiyorsun, değil mi? kul, evet der.

allah şöyle buyurur : sen hangi duayı yaptınsa ben kabul ettim. sen şöyle, şöyle isteyerek dua etmedin mi? sonra da sana kabul ettiğimi ve sana cevap verdiğimi görmedin mi? kul, evet der.
sonra şöyle şöyle istedin ama ben de vermedim değil mi? kul, evet ya rabbi vermedin der.

yüce allah şöyle buyurur : sana karşılığını vermediğim duaları işte bugün için sakladım. cennette biriktirdim.

sonra yüce allah kulun dualarının cennette karşılığını gösterir. bunu gören kul öyle bir hale gelir ki şöyle der : keşke dünyadaki hiçbir duam kabul edilmeseydi de burada karşılığını işte böyle alsaydım. (tirmizi)

eveeet ben bu kadar bilgiyi neden yazdım? sırf duası kabul olmadığı için dinden soğuyan ama bir zenginden zulüm görse paradan, zenginlikten soğumayacak olan kimseler için kısa (evet kısa) bir dua hakkında bilgilendirme. her ilmin, matematiğin, fiziğin bir formülü olduğu gibi dua etmenin de bir formülü vardır.
dua etmenin püf noktaları vardır ve kabul olmasının gereklilikleri. bunları güzel bir şekilde sıraladım. umarım bilip bilmeden konuşan, dalgaya vuran kişiler ve bu vasıflardan uzak olan bilgi ehli bu bilgilerden istifade eder. sorun duanın kabul olmaması değil senin nasıl dua ettiğin, duaya verdiğin önem ve inançla alakalı. aynı zamanda sonda verdiğim örnekle birlikte duası kabul olan da olmayan da karlı. merak etmeyin.

edit 1 : #1673245

buradan

bu kısa video hadiste neden baba denilmiş olduğunu açıklıyor.
dediğiniz gibi bir ayırım söz konusu değildir.
hatta ebû hureyre (ra) peygamberimizden şöyle buyuruyor;

bir adam rasulullaha (sav) gelerek;
-kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu.

rasûlullah (sav): "annen!" buyurdu.

adam: ondan sonra kimdir? diye sordu.

rasûlullah (sav): "annen!" dedi.

adam tekrar: sonra kim gelir? diye sordu.

rasûlullah (sav): "annen!" dedi.

adam tekrar: sonra kim gelir? diye sordu.

rasûlullah (sav): "baban!" cevabını verdi.

(buhârî, edeb 2; müslim, birr 1.ayrıca bk. ibni mâce, vesâyâ 4; ebû dâvûd, edeb 120; tirmizî, birr 1)
devamını gör...

sen benim telefonumu ver,ben sana kimliğimi vericeem diyen abinin yaşadığı olaydır,hala aklıma gelir gülerim.
devamını gör...

strabismus diye de bilinen, gözün önlenemeyen kayması kusuru. gözlerden bir tanesi tam karşıya bakarken diğeri de dışa, içeriye, yukarıya ya da aşağıya bakmaktadır. gözlerin paralelliğinin bozulması durumudur.
devamını gör...

güzel insan.

hata yapmayanımız var mı? hatada ısrarcı olmaya ne gerek var? bir insanın kalbini kazanmak dünyaları kazanmaya bedel bence.

geri adım atmayı küçülmek zannedenler var. o kadar yanılıyorlar ki... özür dilemek, af dilemek gibi eylemler insanları yüceltiyor. bunu anlayamayacak durumda olanlar hatalarında ısrar edip insan kaybetmeye devam etsinler. genç yaşlarda yalnızlık koymaz belki ama sonraki hayatlarında kafalarını vururlar duvarlara, insan olmanın anlamını çözünce.
devamını gör...

benim izlediğim haber kanallarında sürekli yer alan bir haber bu.

sma hastası çocukların durumu.

tedavi masraflarının fazla oluşundan ötürü ailelerin çaresiz kaldığı, toplamı yaklaşık 3 bini bulan çocuğun dramatik öyküsü.

aylardır gündemdeler, aileler çaresiz, defalarca bakanlık önü de olmak üzere seslerini duyurmak adına açıklamalar yaptılar, ama yok, kimse duymuyor seslerini, kimse görmüyor onları nedense.

herkes seyrediyor,
halk seyrediyor, işadamı seyrediyor, vergi rekortmenleri seyrediyor, hepsi bir yana, sosyal devlet ergini elinde tutanlar, hükümet yetkilileri seyrediyor.

epi topu 3 bin küçük can,
83 milyonluk kocaman bir halk, 3 bin minik canın yok olup gitmesini sadece seyrediyor,
bu ayıp da, en başta 83 milyona,
sonra da, hükümete yetip de artıyor bile, dediğim anlaşılması güç durum.
buradan
devamını gör...

gökte ararken yerde bulabileceğimiz tek şey şereftir.
devamını gör...

sol tarafta anlamadığım dilde anlamadığım bir başlık görürsem ve okuyup anlayamazsam çok üzülürüm kendimi kötü hissederim lan.
o yüzden doğru bulduğum bir kısıtlama.

düşünsene birisi ıvanmılınskı ve portakalları diye başlık açıyor ama anlamıyorum. çok gergin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim