regl döneminde ya da reglden 1 hafta önce yüzün herhangi bir bölümünde çıkan sivilcelerdir.
zaten hormonlar alt-üst olmuşken ve kendimi yeterince çirkin hissediyorken bu sivilcelerle kendime bunalımlardan bunalım beğeniyorum.
devamını gör...

en sevdiğim çiçeğim solup, bu diyarlardan göçüp gittiğinde saatlerce solmuş ve kurumuş yapraklarına bakmıştım. saksısını incelemiş onun artık bir daha yeşermeyeceğini ve geri dönmeyeceğini anlamıştım. birkaç gün sonra da bomboş saksına sağlıklı bir çiçek ektiğimde, eski solan çiçeğimin yerini doldurmasa da sadece saksısı boş kalmasın diye saksısının içine yeni toprak koyup başka bir çiçeğimi ekmiştim. önce bu durum yanlış gelse de saksısının bomboş kalması daha yanlıştı fikrimce. boş saksı sürekli onu hatırlatıyordu çünkü. ve bu durumda beni çok üzüyordu. zamanla yeni saksısıyla buluşturduğum çiçeğim saksısını sevince ve alışınca büyümeye devam etti. eminim bu yaptığımı görse solan çiçeğimde sevinirdi. sonuçta uzaktan akrabasına yeni bir ev bulunmuş, o evde mutlu mesut yaşıyordu.

ölüm aslında çok sevdiğimiz birini kaybedince yaptıklarımızda saklıdır. solan çiçeğimin bir daha yeniden yeşermeyeceğini anlamam gibi. boş saksısına başka bir çiçek ekip hayatıma kaldığım yerden devam etmem gibi. ölüm aslında solan umutların yeniden yeşermesi gibidir. tıpkı solan çiçeğimin saksısında başka bir çiçeğin yeşermeye devam etmesi gibi. belki bir gün o da solup gidecek ama saksısı hep başka çiçekleri ağırlayacak. tıpkı saksı görevi gören hayatın içine bir sürü insan sığdırması gibi.
devamını gör...

soba kestane zamanlarını ve köyümü özlüyorum
devamını gör...

dünya'nın 3/4'ünün denizlerle, 1000/4'ün bilgilerle kaplı olduğunu kavrayabilmektir. her bildiğinin arkasında bin tane bilinmeyen olduğunu keşfeden kişi, ne kadar öğrenirse öğrensin her zaman cahil kalacaktır. öğrenmeyen kişi ise direkt zır cahil.
devamını gör...

gerçek bir piyano ve viyolonselin tam tamına 50 katı boyutunda inşa edilen the piano house, görüntüsü ile olduğu kadar hikayesi ile de dikkat çekiyor.müzik ile mimarinin muazzam harmonisini ziyaretçilerine sunan bu benzersiz yapı, dünya üzerinde görülmeye değer modern sanat yapıtları arasına adını yazdırmayı başarıyor. çin’in an-hui kentinin huainan bölgesinde bulunan bu ilginç ev, bölgeyi ziyaret eden turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşırken mimarisine ve ismine yakışacak şekilde müzik okulu öğrencileri için oldukça ilham verici bir derslik görevi de görüyor.

the piano house hem göze hem kulağa hitap eden ve tüm detayları ile sanat ve sanatçı dostu bir yapının heyecanını taşıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıllardır pozitif enerji yollayıp bir sonuç alamayanlar başlığa küfür etmeye gelecekler .
devamını gör...

şimdi yatayım, sabah kalkar yine yatarım.

(bkz: ders çalışmamak için uydurulan bahaneler)
devamını gör...

8 yıldır yalnız yaşayan biri olarak kimsenin normal olmadığını düşünüyorum. kendinle başbaşa kalmanın tek olumsuz yanı, kendine daha fazla değer veren, kibirli birine dönüşmenizdir. ego'nuzun bir çok olayda belirgin şekilde öne çıkmasıdır.

normaldir bu ama.

kimse olmadan hayatı sırtında taşıyan biri olmuşsunuzdur. birilerine ihtiyaç duymadan yapılan şey eğer -bir hayatı çekip çevirip yaşamaksa- yalnızlık sizi bu konuda yücelten yegane dayanaktır bana göre.

her zaman yalnız kalmak ile yalnız olmayı birbirine karıştırırız, doğrudur. fakat kişi hangi sebeple olursa olsun kendini yalnızlıkta bulup, içgüdüsel olarak yaşamını devam ettirdikçe daha da güçlenecektir.

kafka - mavi oktav defterleri'nde şöyle der;

''odandan çıkman gerekmez, masanda oturmaya devam et ve dinle. dinleme bile, sadece bekle. bekleme bile, gerçekten sakin ve yalnız ol. dünya özgürce sunacaktır kendini sana.''

şimdi bu formda delirmediğimizi idda edebilir miyiz?

belki. en azından benim için.
devamını gör...

aslında biliçaltı diye bir kelime yoktur. bilinç dışı diye düzeltilmesi gereken bir kelimedir. bu hata dilimize yerleşmiştir, bunu hatalı yapılan çeviriler de desteklemiştir. (bkz: bilinç dışı) bir bilinç vardır bir de bilinç dışı. bilinç altı diye bir şey mümkün değildir.
devamını gör...

pc'de yapmak için shift, a ve 3(^) tuşuna aynı anda basmak yeterli olacaktır.

kullanımı:
- sesi inceltmek için kullanılır. ''kâğıt'' gibi.
- eğer harfin uzun okunması gerekiyorsa kullanılır. ''fâni'' gibi.
devamını gör...

bir (bkz: aşık veysel) eseri. sözleri dramatik ve anlam yüklü.
sadık olanın kara toprak oluşunun hikayesi. yaşamış olduğu hayal kırıklıklarının, siteme dönüşmüş dizeleri.

fazıl say’ın bu eserden etkilenerek bestelediği ,black earth bestesi de muazzamdır.
devamını gör...

yerli somondan bir cacık olmaz. norveçten gelen ise efsanedir. yağlı bir balıktır fırında yapılması şiddetle önerilir.
devamını gör...

yüzümde bir tebessümle okuyorum işte...
okuyorum, okudukça gülüşüm yüzüme oturuyor. aptalca bir sırıtmaya kadar vardıran bir hal...
domestic hıyar bu tanımı hala o tebessümle girdiğimi düşünürsek sahiden ne güzel kalemin var senin?*
devamını gör...

kafa sözlüğün meclisi denilebilir ama homeros ve benjamin sürekli küfürleşiyormuş, eylüling ise umursamadan sticker atıyormuş.* böyle meclis olmaz olsun! bi whatsapp grubunu yönetemeyen benjamin, burada sözlük yönetiyor!
devamını gör...

ne yapacağını bilmemek
desteğine en çok ihtiyacı olduğu insanın arkasını dönmesi
yorgunluk
tükenen sabır
olarak sıralayabileceğim nedenlerdir.
devamını gör...

slow müzik eşliğinde elimdeki kahve ile pencereden dışarıyı izlemek demek isterdim ama ilk olarak aklıma balkondaki çamaşırlar geliyor, koş jess koş ıslandı çamaşırlar..
devamını gör...

doğrudan yazar olmaz, kitap yazan bir bilim insanı olurdum.

uzun ve detaylı yazmayı sevdiğim için de muhtemelen roger penrose olurdum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
(tematik)

aysuns isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

zekai tunca, (d. 1944, ankara). türk sanat müziği sanatçısı.
devamını gör...

bir kelimenin bir dile girişi ve kullanılması bir ihtiyaçtan doğar. bu husus tartışmasızdır. işbu noktada her kelimenin o dile ne zaman girdiğini ve hangi anlamda kullanıldığını bilmekte yarar vardır. (bkz: etimoloji)

resim kelimesi;

~ ar rasm رسم [#rsm msd.] 1. iz, ayak izi, işaret, simge, damga, mühür, 2. suret, 3. resmi tören, ayin < ar rasama رسم 1. ayağını yere bastı, iz bıraktı, damga bastı, 2. resim yaptı, işaret etti" anlamına gelirken; bu kelime ile ilgili türkçede tarihte yazılı en eski kaynak: resm "suret" [ aşık paşa, garib-name (1330) ] link

fotoğraf kelimesi;

~ fr photographe görüntü kaydetme cihazı ve işlemi ~ ing photograph a.a. ☼ 1839 sir john herschel, ing. fizikçi. § eyun phôs, phōt- φῶς, φωτ- ışık + eyun graphē γραφη yazı, kayıt → foto+<sup, +graf kelimelerinin birleştirilmesinden oluşmuş ve bu kelime ile ilgili türkçede tarihte yazılı en eski kaynak: fotoğraf [ namık kemal, osmanlı modernleşmesinin meseleleri (1873) ] link

her kelime tarihsel süreç olarak ortaya çıkışı ve teknik içeriği bağlamında birbirinden farklıdır. ancak bazısının kullanıldığı yerde bazısı kullanılamazken bazı durumlarda iki ayrı kelime aynı yerlerde aynı şeyleri ifade etmek için de kullanılabilmektedir. örneğin "resim" kelimesi "fotoğraf" kelimesi için aynı yerde aynı şeyi ifade etmek için kullanılabilen bir kelimeyken; "fotoğraf" kelimesi resim kelimesi yerine kullanılamaz. bunun temelinde yatan neden "resim" kelimesinin zaman içerisinde "varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri" anlamını kazanmış, fotoğrafın icadıyla da fotoğrafı da kapsayacak genel bir kelime haline gelmesiyken, fotoğraf için böyle bir durumun varlığının söz konusu olmamasıdır.

tdk güncel türkçe sözlükte "resim" kelimesini içeren bir arama yaptığımızda "resim çekmek" birleşik fiilinin yer aldığı görülür. bu birleşik fiil sözlükte "fotoğraf makinesiyle bir şeyin biçimini kâğıda geçirmek" şeklinde tanımlanmış olması nedeniyle "fotoğraf çekmek" deyimiyle aynı anlama geldiği hususu tartışmasız olur.

nitekim ingilizcede de benzer bir durum söz konusudur. "picture" kelimesi "photograph" kelimesini de kapsayan bir kelimedir. link dolayısı ile fotoğraf kelimesi yerine kullanılabilir. hatta "picture" kelimesi "film, movie" anlamında bile kullanılmaktadır: "academy award for best picture: link

ezcümle, fotoğrafa resim diyen insan hata yapan biri değildir; velev ki her iki kelimenin arasındaki teknik farkları bilmiyor olsa da.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim