"nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken yıllar hayatlar bitiyor"
devamını gör...

serbest düşme yapan cismin ağırlığının, hava direnci nedeniyle ortaya çıkan kuvvete eşitlenmesi durumunda cismin sahip olacağı hız değeri.

limit hıza sahip olan cisim daha fazla hızlanamaz. bu nedenledir ki yağmur damlaları üzerimize düştüğünde canımızı acıtmaz.
devamını gör...

gözlerinin içine bakıp sen insan mısın diye sorulması gereken kişidir. bunu bir insana nasıl diyebilirsin ki aklım almıyor' sen çok çirkinsin'. sanane, seni ne ilgilendirir demek gerek böylelerine yoksa bu haddini bilmezler sürekli sizi aşağılamaya kendine hak görecektir. size çirkin diyen birisi ile muhatap olmayın o ha onu da geçtim bakın gözlerinin içine sen insan mısın diye sorun. belki aklı başına gelir.
devamını gör...

aşık ile maşuk.
devamını gör...

derbeder eder.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

strugatski kardeşlerinin diğer kitaplarından biraz daha farklı özelliklere sahip olan kitaplarının adı. strugatski'lere ve sovyet bilim kurgusuna dair malumunuz olduğu üzere yeri geldikçe bir şeyler çiziktirdik. bu kitabı onların sorusuna cevap vererek anlatmaya başlayabiliriz; ''şişenin tıpasını açtı mı? cin şişeden çıktı mı?'' evet şişenin tıpası açılmış ve cidden cin şişeden çıkmış. şöyle ki; strugatskiler diğer eserlerinde genellikle bilim kurgunun çıtasını hep daha yükseğe çıkarıyor ve oradan gerçekliğe dair nokta atışları yapıyor. bu kitapta ise biraz fantastik kurguya kayış var. yani anlayacağınız tam bir harmanlama olmuş. yaşadığımız dünya ve içinde bulunduğumuz evrene dair anlayış çabası ancak bu kadar kadar güzel anlatılabilirdi. biraz masalsı, biraz sade ve yine muhteşem bir hayalperestlikle... tabi bunu da strugatski'lerden başkası yapamazdı emin olunuz. *

bilim kurgunun, fantastik kurgu ile harmanlanışı benim çok hoşuma gitti. özellikle privalov’un tepkisel evrelerine bayıldım. bilirsiniz eskiden masal anlatıcıları varmış, köyden köye dolaşır, anlattıkları hikâyeler karşılığında karınlarını doyurur ya da ahaliden kendi işlerine yarayacak eşyaları toplarlarmış. masallar böylece dilden dile aktarılak toplumların zihnine zerk edilmiş, ortak akıldaki yerlerini layıkıyla ile bulmuş. işte strugatskiler insana dair unutulanları hatırlatıyorlar bize bu kitapta ve yine kendilerine özgü üslubu ve yaratıcılığı kullanarak biraz daha modern masal anlatıcısı rolüne bürünüyorlar. ortak belleğe katkıda bulunuyorlar. anlatımda ara sıra ufak aksaklıklar var gibi görünüyor olsa da, aslında bu durum anlatımdaki harmanlamanın ortaya çıkardığı, zihninizde de oluşan mavi ekranlardan fazlası değil. strugatski kardeşleri daha önce okumuşsanız, o kısımlar sizi hiç rahatsız etmiyor zira onların bu tarz değişik akademik göndermelerine alışık oluyorsunuz. bu sebeple şunu söyleyebilirim ki, strugatski'leri ilk kez okuyacaksınız başlangıç kitabınız bu kitap olmamalı. muhakkak okumalısınız ama onlara biraz aşina olduktan sonra. onları biraz tanıdıktan sonra...

misal bu başlığı okudunuz ya şimdi. ve daha önce strugatski'leri okumadınız. burada önünüzde bir seçim var. ya onlarla tanışacaksınız ve bu kitabı okuma noktasına geleceksiniz, ya da onları tamamen es geçip yolunuza devam edeceksiniz. mevzu bu işte, sizin bile tek bir geleceğiniz yok. * ama bir nebze de elinizde. amma lakırdı ettim. okursanız ne ala! kitapları kıyıdan köşeden dolanarak anlatmak da zor oluyor yahu. iyi masalları böyle adamlar yazar. sonra bakmışsınız gerçeği de en güzel bu masallar anlatır. o minvalde bir kitap. seçim sizin.
devamını gör...

yüzünde çorap olan insan.
devamını gör...

başlığı açan yarına felç uyanabilir. yaradanın gücüne gider, o parmakların tutmaz bir daha. bana damak tadı değişkendir, yok zevkler, renkler edebiyatı yapmayın. proferol, baklava reyizi gördüğü yerde utanıp mekana girmez, siz burada utanmadan versusunu yapıyorsunuz. yazıklar olsun, başka sözüm yok. sinirlendim lan ciddi ciddi.*
devamını gör...

leo huberman'ın sosyalizmi 4 ana başlık altında; 1-) kapitalizmin sosyalist açıdan tahlili, 2-) sosyalizm kapitalizmi suçluyor, 3-) değişmeyi savunanlar, 4-) sosyalizm, irdelediği eser.


bir sınıf mal sahipliği ile, öteki sınıf emeği ile yaşıyor. kapitalist sınıf, gelirini, başkalarını kendi hesabına çalıştırarak elde eder; oysa işçi sınıfı, gelirini, yaptığı işin karşılığı ücret biçiminde sağlar. yaşamak için gerekli malların üretiminde emek baş yeri tuttuğuna göre, emeği sağlayanın bunun karşılığında çok cömertçe ödüllendirildiğini sanabilirsiniz. oysa hiç de böyle değildir. kapitalist toplumda en çok çalışan değil, en fazla şeye sahip olan, gelirden aslan payını alır. sy 10

amerikan halkına yutturulmak istenen en büyük yalanlardan biri de, ekonomik sistemimizin, "serbest özel teşebbüs" sistemi olduğunu durup dinlenmeden öne sürülmesidir. bu, doğru değildir. ekonomik sistemimizin yalnız bir kısmı, rekabetçi, serbest ve bireycidir. geri kalan tam tersidir: tekelleştirilmiş, denetim altına alınmış ve kolektivisttir. sy 15

bu kadar geniş bir egemenliğe sahip bulunan tekelci kapitalistlerin, fiyatları diledikleri gibi saptamak durumunda olduklarını görüp anlamak güç değildir. ve böyle yapıyorlar. fiyatları, en fazla karı elde edecek noktada saptıyorlar. bunu, ya kendi aralarında anlaşarak yapıyorlar veya en güçlü kumpanya fiyatı ilan ediyorlar, ötekilerde " kaptanı izle" oyununa katılıyorlar. bir de sık sık olduğu gibi, temel patentleri denetimleri altında bulunduruyorlar ve gerekli üretim iznini, ancak kendi çizgilerinde gitmeyi kabul edenlere veriyorlar. sy 17

kapitalist sınıf, işçi sınıfını sömürerek, servetle, güçle ve itibarla cömertçe ödüllendirilmiş; oysa işçi sınıfı, güvensizlik, yoksulluk, sefil hayat koşulları içine itilmiştir.
bu durumda, mevcut mülkiyet ilişkisinin - azınlığın bu denli yararına, çoğunluğun bu denli zararına olan bu mülkiyet ilişkisinin- devamını sağlamak için bir yol, bir yöntem bulunması gerekir. zengin azınlığın, emekçi çoğunluk üzerinde, toplumsal ve ekonomik egemenliğinin sürüp gitmesini sağlayacak güce sahip bir kurumun varlığı zorunludur.
böyle bir kuruluş da vardır: devlet. sy 27

kapitalizmin propagandacıları, bizi, sosyalizmin, özgürlüklerin sonu demek olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. oysa gerçek tam tersidir. sosyalizm, özgürlüğün başlangıcıdır. sosyalizm, insanlığa en büyük acıları veren kötülüklerden kurtulmak demektir: ücret köleliğinden, sefaletten, toplumsal eşitsizlikten ,güvensizlikten, ırk ayrımından, savaştan kurtuluş demektir.
sosyalizm, uluslararası bir harekettir. programı dünyanın bütün ülkelerinde aynıdır: vahşi rekabet sistemi yerine, işbirliğine dayanan uygar yönetimi koymaktır. her insanın refahının bütün insanların refahı ile gerçekleşebileceği insanların kardeşliğine dayanan toplumu kurmaktır.
sosyalizm, gerçekleşemeyecek bir düş değildir. toplumsal evrim sürecinde bir ileri adımdır ve gerçekleşme zamanı gelmiştir. sy 91
devamını gör...

apla senin başlıklar tutmuyor sonra ikinci tanımı da ilgi çeksin diye seksistrol tanım giriyorsun gibime geliyor.
devamını gör...

evrende sadece bizim galaksimizde dahi 100 milyar yıldız var. ve bunların dörtte biri, üzerinde yaşam barındırabilecek bir gezegene sahip olabilir.
-yalnız değiliz-
devamını gör...

1. sınıftan 6. sınıfa kadar aynı kişiyi sevmiştim. belki de isminin yanında "can" ismi olan kişiler bu yüzden bana çok tatlı geliyordur. kaç yaşında olursa olsun ister 5 ister 40 o "can" ismi çok tatlı gelir bana. içim hemen yumuşacık oluyor. o kişiye o "can" ismi ile hitap etmeyi severim. hatta onun çantasına gizlice onu sevdiğime dair mektup atardım, kimse kim attı bu mektubu bilemezdi. o kadar çaktırmadan sevdim yani. murat boz'a benziyordu, tatlı çocuktu. sonra ergenliğin etkisiyle değişk bir şey oldu amannn. küçükken daha iyiydi. ne hayaller kurmuştum bee o minik halimle. kopyacıydı. benden az istemedi kopya, vermedim. içimde hiç sızlamadı. kendisi fırsat buldukça çekerdi zaten. sonra ortaokul bitinceye kadar kimseyi sevmedim.
devamını gör...

ekipman, teknoloji ve sayı üstünlüğü bakımından dezavantajlı unsurların kendisinden daha donanımlı avantajlı unsurlara karşı yürüttüğü, konvansiyonel olmayan bir savaş biçimidir. gerilla savaşı olarak da bilinen gayri nizami harb teknikleri asimetrik savaş stratejisi olmasına rağmen bu kavramın literatüre 11 eylül saldırılarından sonra girdiği kabul edilir.
devamını gör...

çocuğum yok ama anlayabiliyorum. evladınız gözünün önünde kayıp giderken 60 yaşınızda da olsanız çocuk yapma yollarına bakarsınız.
devamını gör...

pire için yorgan yakılmazmış.

t: yazarların yaşayarak tecrübe edindiği edinimler.
devamını gör...

sıra dışı bir görünüme sahip olan, az bilinen ve az rastlanan güney amerika kıtasına has bir maymun türü. aslan yelesi ve bıyığı andıran kıvrımlara sahip. altın rengi görünümünde olduğu için altın aslan maymunu. diye de geçer.
devamını gör...

avrupa birliği'nin finans kurumudur. ab'nin ekonomik hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olmak amacıyla yatırımları finanse eden kurumdur.
1958’de roma antlaşmasıyla kurulan ve kazanç amacı taşımayan bu kurum, kredi vermek suretiyle bazı alanlardaki ortak projeleri finanse etmektedir.
devamını gör...

bu başlıktan dolayı başım yanar mı emin olamadım.
ha bu arada başlık benim değil,klasikrahatsızın.
sözlüğesilivri soğuktur gibi bir tabir lazım.ya da varsa bana da söyleyin*

bir de;modlara sadece işi düşünce yarım ağız minnet eylerim.minnet olur mu ona da emin değilim.kibarcık.

imkan sunanlara tşk.*
devamını gör...

madalya mevzusuna kesinlikle karşı değilim.ancak madalyalı tanımları okumak istemiyorum.*

bazen öyle tanımlar görüyorum ki adam dayamış döşemiş,e yazarı da severim sayarım.babacım yazmışsın iki dakika sonra madalya gelmiş bir sakin ol.

merak ediyorum.hatta konu bile cezbediyor beni ama oradaki madalya varlığı beni itiyor.yazılarından kalite fışkıran yazarlara sesleniyorum;bir iki gün geçsin öyle alın madalyanızı lütfen ya da önceden bana haber verin okuyayım- taslakken de olur yani- *. saygılar.




*
devamını gör...

emrin olur valla yapmak çok zor değil, yeter' ki sarayda onlara da yer ayarlayın, onlarda saraylarda büyüsün, neticede her anne ve baba sizin gibi çocuklarının saraylarda büyümesini ister.
yer açın biz çalışmalara başlarız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim