gençlerin en çok tercih ettiği sitelerden biridir. ayrıca melek gibi yönetime sahiptir. bir çocuk porno izlerken yakalanmamak için bilgisayarını kırdığı için bilgisayar hediye etmiştir. öyle bir rivayet duymuştum. ayrıca karantina döneminde premium modunu herkese açarak büyük saygı kazanmıştır.
devamını gör...

kurumların tüm iş alanlarındaki tüm faaliyetlerinin yetkilendirilen isimlerce ortak çalışılabilir, erişilebilir ve müdahale edilebilir olmasına olanak sağlayan yazılımsal altyapı. en bilinen erp tabanlı ürün sap'dir.
ks: enterprise resource planning*
devamını gör...

2010 yılında kaybolan eski bir asker. noah pippin* 1980 yılında, protestan dindar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1998 yılındaysa bir çiftlik evine taşındı. her şey normaldi, ve liseden mezun oldu. sonra üniversiteli oldu ve felsefe dalında okudu. iki yıl sonra yani 2000 yılında başka bir üniversiteye transfer oldu. notları düşünce de 2002 yılında derecesiz olarak üniversiteden ayrıldı. yani efendim, kendine yazık etti. 2003 yılında amerika deniz piyadelerine katıldı. 2004 yılından 2006 yılına kadar deniz kuvvetlerinde falan yer aldı. yaşıtları onu sessiz ama güvenilir biri olarak tanımladılar. bu arada bu 2004 yılından 2006 yılına kadar ırak'ta deniz kuvvetlerindeydi. daha sonra ırak'tan döndü ve 2007 yılında onurlu bir şekilde görevden ayrıldı. ama atmadılar yani adamın askerliği bitti. daha sonra arabasında 6 ay yaşadı. 2007 yılının aralık ayındaysa taşındı ve polis departmanı akademisine kaydoldu. burda takım lideri yapıldı çünkü askeri geçmişi vardı. 2008 yılının mayıs ayında mezun oldu ve deneme memuru olarak atandı. sonra da yaşamak için eski bir evin arkasında yer alan tek yatak odalı bir daire kiraladı. daha sonra piyade oldu.

ve 2010 yılında yaklaşık 3 yıl hizmet verdikten sonra işinden ayrıldı. daireden de çıktı ve ailesinin evinde bodrum katında eşyalarını sakladı. ve bu olaydan 2 ay sonra yani 17 ağustos 2010 yılında yine bir haftalık ziyaret için ebeveynlerinin evine geldi. bu süre boyunca da işini bıraktığını ama california ulusal muhafızları işine aktif gönüllü olarak geri dönmek istediğini söyledi.

ve 25 ağustos 2010 yılında ailesinin evinden taksiyle ayrıldı ve kiralık araba almak için gitti. ama kiralık arabasını 2 gün sonra iade etti nedense. california'ya işine gitmek yerine arabayı iade etti 2 gün sonra. ve 29 ağustos 2010 yılında bir motele yerleşti. yerel mağazalardan yiyecekler, restoranlardan birkaç yemek falan sipariş etti. ve 31 ağustos 2010 yılında sabah, otelden ayrıldı. ve vahşi doğa gezisine çıktı. blue lakeste 3 gün geçirdi. neyse.

11 eylül 2010 yılında ailesi, california ulusal muhafızları tarafından bir çağrı aldılar ve endişelendiler. pippin, bir gün önce eğitim tatbikatına gelmemişti çünkü. ve telefonuna aramalar yapıldı, sesli mesajlar falan gönderildi..

neyse sonra o gün sabah kamplarına da gitti ve bir grup avcıyla karşılaştı. ona bir kahve ikram ettiler. sonra bir çiftle karşılaştı onlara da 10 gün izinde olduğunu söyledi.

onu gören kişiler, görgü tanıkları, onun sırt çantasında naylon bir panço, 38'lik bir tabanca, iki inçlik namluya sahip beş atışlık bir tabanca falan gördüklerini anlattılar. adam tarzana bağlamış yani. kendini arizona kertenkelesi sanıyor. neyse sonra bu karşılaştığı çift ona akşam yemeği falan teklif etmiş kalmasını teklif etmiş ama bildirildiğine göre o reddetti ve onlara veda etti. ve çin duvarı boyunca uzanan patikaya doğru yola çıktı. ve işte o zamandan beri kendisinden haber alınamıyor.

24 eylül 2010 yılında da kaybolduğu ailesi tarafından resmen bildirildi. yetkililer noah'ın motelde bıraktığı üç çift pantolon, bir dizüstü bilgisayar çantası, bir kamuflaj ağı ve cep telefonunu buldular. bir de dizüstü bilgisayarı için şarj cihazları falan dahil kişisel eşyalarını buldular. ama bilgisayarı bulunamadı. polis, telefon kayıtlarına erişti ve telefonunu en son 31 ağustos 2010 yılında kullanmış olduğunu farketti. ve onun rahatlamak amaçlı biraz yürüyüşe çıktığını tahmin ettiler.

ve yetkililer, pippin'in yürüşe çıktığına ve hava koşullarından, düşme, ayı, donma veya açlıktan öldüğünü düşündüler. bazıları da onun yeni bir hayata başladığını, ordudan kaçtığını falan iddia etti. ama intihar da bir olasılıktı. çünkü bir travması, stres bozukluğu olabilir ve bunların sonucunda intihar etmiş olabilirdi.

ve bulunmasına gelelim. 24 ağustos 2012 yılında, bob marshall vahşi yaşam bölgesindeki çin duvarı yakınında kalıntıları ortaya çıkarıldı. evet, daha sonra noah pippin olarak tanımlanan ceset, 7.500 fit yüksekliğindeki kayalı bir yerde bulunmuştu. yetkililer, onun bir kış kar fırtınasına yakalandığını ve ardından da hipotermiden öldüğünü düşünüyorlardı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

an itibarıyla yoğun, saçma ve tuhaf bi hâlde olan sözlük. adaptasyon sorunu yaşıyorum. help mi pliz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


kainatın, tanrılar tarafından bölüşüldüğü çağlarda, medusa adında güzelliğiyle herkesi kıskandıran, aynı zamanda bütün tanrıları kendisine aşık eden bir kız yaşarmış. medusa o kadar güzel bir kızmış ki yeryüzünde güzelliğiyle ona rakip olabilecek başka bir kadın bulmak mümkün değilmiş. bu yüzden derlermiş ki; yeryüzünde bütün kadınlar bu güzelliği yüzünden medusa'yı kıskanırmış. işte bu güzel medusa kendisini tanrılara adamış ve iki kız kardeşi ile birlikte baş tanrı zeus'un en sevdiği kızı zekâ tanrıçası athena'ya ait bir tapınakta yaşarmış. phorkus ve keto'nun kızları olan bu üç kız kardeşten medusa'nın haricinde diğer ikisi ölümsüzmüş. kendi tapınağında yaşayan bu güzel kızı gören athena da kızın güzelliğinden etkilenmiş ama kendisini daha güzel ve çok daha zeki bulduğu için de pek fazla önemsememiş. athena, baştanrı zeus'un kardeşi olan denizlerin efendisi büyük poseidon ile birlikteymiş. güçlü ve ölümsüz, büyük tanrı poseidon da karısı athena'nın tapınağında yaşayan bu güzeller güzeli kızın farkındaymış ama tanrılar katında bir ölümlüye aşık olduğu için küçümsenmekten korktuğu için de gizliyormuş ona olan ilgisini. bir gün athena her şeyi bilen baş tanrı zeus'un izniyle öğrenmiş poseidon'un, medusa'ya karşı ilgisini. poseidon bunu şiddetle reddetmiş ve tanrıça athena'ya da yeryüzü ve gökyüzünde ondan daha güzel ve alımlı hiçbir canlının olmadığı üzerine yeminler etmiş. athena da poseidon'un bu söylediklerine inanarak olayı çok fazla büyütmemiş.poseidon athena'ya öyle demiş demesine ancak yine de bir türlü çıkaramıyormuş aklından dünyalar güzeli medusa'yı.

medusa tutkusu yüzünden poseidon aklını kaçıracak gibi oluyormuş. sonunda denizlerin büyük tanrısı bu tutkusuna yenik düşmüş ve bir gün gizlice girdiği sevgilisi athena'nın tapınağında, güzeller güzeli medusa'ya zorla sahip olmuş. dünyalar güzeli medusa harap bir halde tapınakta kalmaya devam ediyormuş ama bu olayı athena'nın duyması da fazla zaman almamış. athena, güçlü poseidon'un bu yaptığı karşısında kendisini aşağılanmış hissetmiş. bu hissi önce derin bir kıskançlığa, sonra da büyük bir sinire dönüşmüş. öyle hiddetlenmiş,öyle hiddetlenmiş ki medusa'yı çok acı bir şekilde cezalandırmaya karar vermiş ve kendi kendine demiş ki "öyle birden öldürmeyeceğim onu ve kardeşlerini, onlara da önce büyük acılar çektirmeliyim.tıpkı benim çektiğim gibi." ve bu sinirle medusa ve kız kardeşlerini birer ifrite çevirivermiş. dünyalar güzeli medusa ve kız kardeşlerinin artık yüzleri o kadar çirkinmiş ki kimse bakmaya tahammül bile edemiyormuş. medusa'nın gören herkesi bir mecnuna çeviren, en ufak bir yelde bile bütün telleri havalanan o güzelim saçlarının her bir teli bir yılana dönüşmüş. bununla da yatışmayan athena'nın siniri medusa'ya yine de bakmaya çalışan herkesi o bakışların taşa çevirmesini sağlamış ve o da bunun üzerine dünyanın en kuzeyindeki hyperborea'ya sürülmüş. gel zaman git zaman athena bu cezayla da yetinmemiş ve medusa'yı öldürmek için argos kralı akrisios'un kızı danae'nin, zeus'tan olma oğlu perseus'la yani üvey kardeşiyle işbirliği yaparak medusa'nın kafasını kesmeye karar vermiş.perseus üvey kız kardeşinin bu isteğini hemen yerine getirerek ışıltılar saçıp insanların gözlerini kamaştıran keskin kılıcını savurduğu gibi zavallı medusa'nın yılan saçlı kafasını bedeninden ayırıvermiş.

ancak athena'nın bilmediği bir şey varmış. güzel medusa, poseidon'un kendisine zorla sahip olduğu gece denizlerin kudretli tanrısından hamile kalmış. perseus'un gözleri kamaştıran kılıcı medusa'nın kafasını bedeninden ayırdığı anda poseidon'un medusa'nın rahmine bıraktığı çocukları pegasus ve chrsyar, medusa'nın cansız bedeninden dışarı çıkıvermişler. athena, denizler tanrısı poseidon'dan olma bu iki kardeşi kendisine köle yapmaya karar vermiş. kardeşlerden chrsyar'ın iyi bir savaşçı olacağını düşünen athena onu kendisine, kanatlı beyaz bir at olarak doğan pegasus'u da korinthos şehrinin kralı glaukos'un oğlu bellerophone'e vermiş. pegasus'u ona vermesinin nedeni de bellerophone'nin ağzından ateşler saçan, aslan başlı, keçi gövdeli ve yılan kuyruklu khmimaira adında bir canavarla savaşmaya gidecek olmasıymış. athena, uzun zamandır bu canavarla savaşmak için yardım isteyen bellerophone'a pegasus'u vererek yardım çağrılarına da kayıtsız kalmadığını göstermiş böylece. athena "pegasus, bellerophone için bu savaşta oldukça işe yarar, ne de olsa denizler tanrısı güçlü poseidon'un oğlu" diye düşünmüş. bellerophone, pegasus'u iyi bir savaşçı olarak eğitmiş ve çok güzel bir dostluk kurulmuş aralarında. zamanı gelince de bellerophone kanatlı atı pegasus'a binerek khimaira ile savaşmaya gitmiş. pegasus canavarın ağzından fışkırttığı alevlerin kendilerine ulaşamayacağı bir yüksekliğe çıkmış. bellerophone da canavara havadan oklarıyla saldırmış. kurşun ve demir karışımı oklarının birbiri ardına fırlatmış korkunç canavara. canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş. en sonunda elinde tuttuğu, tanrıların onu kutsadığı mızrağını kaldırmış ve canavar khimaira'nın en zayıf yerine, yani tam çenesine saplamış.

canavar khimaira'nın ağzından fışkırttığı alevler mızrağın kurşun ucunu hemen eritmiş. eritince de kurşun canavarın boğazından içine doğru akmış ve canavar oracıkta ölüvermiş. bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış. yakın dostu büyük ve güçlü tanrı poseidon'un oğlu pegasus'la birlikteyken yenemeyeceği hiçbir düşman olamayacağını düşünmüş. bellerophone bu büyük zaferinin sarhoşluğu içinde kendinden geçmiş ve artık kendisini de bir tanrı olarak görmeye başlamış. yerinin de tanrıların yaşadığı olympos dağı'nın zirvesi olduğunu düşünerek oraya doğru yola çıkmış. o sırada olympos'taki tahtında olup biteni izleyen tanrıların tanrısı zeus, olympos'a doğru kanatlı atıyla gelen bellerophone'u görünce çok sinirlenmiş. hemen bir atsineğini göndererek pegasus'u ısırmasını emretmiş. at sineği baştanrıdan aldığı emirle birlikte hızla bellerophone ve pegasus'un yanına gitmiş ve pegasus'u ısırmış. at sineğinin ısırmasıyla canı çok yanan pegasus gökyüzünün engin mavilerinin ortasında çırpınınca sırtındaki bellerophone'u da atıvermiş. böylece bellerophone tanrılara karşı işlediği bu büyük günahının cezasını ölene kadar insanların ondan iğreneceği bir şekilde çirkin, kör, sakat olarak geçirmeye mahkûm olmuş. pegasus ise yükselmeye devam etmiş. sonunda olympos'un tepesine varmış. zeus buraya kadar gelebilen bu kanatlı beyaz atı çok sevmiş ve kendisinin silahlarını taşıyan bir hizmetkâr olarak yanında görevlenmiş...

üçü de gorgon ve kardeş olan medusa, stheno ve euryale, antik deniz tanrıçası olan ve kardeşi archaic dünyada yeraltı canavarı olan phorcys'in kızlarıydı. stheno, euryale ve medusa, phorcys tarafından yay ve ok ile kutsanmışlardı. yaylar yeraltına aitti ve lanet getirdiklerine inanılmıştı. medusa ölümlü olup güzelliğinden dolayı lanetlendiğinde yayını onu lanetleyenlerden intikam almak ve eski güzelliğine sahip olabilmek için kullanacaktı. medusanın lanetlendikten sonra yılanlardan ok yaptığına inanılır. bakışları taşa çevirirken okları da hedefi yok ederdi.medusa yayı sağ eliyle tutarsa lanet getirir, sol eliyle tutarsa bakışları ile taşa çevirirdi.
devamını gör...

normal fardan daha az enerji tüketerek yayalara ve diğer araçlara aracın çalıştığını belli etmek ve aracınızı görünür kılmak.
devamını gör...

kuzenim yazmış.
devamını gör...

okul zamanı yurtta kalırken her hafta lahmacun siparişi verirdik. bir gün yine lahmacun yerken, lahmacun kelimesinin nereden geldiğini merak edip araştırdım. lahm arapça bir kelime olup et demektir. acun ise yine arapça bir kelime olup hamur anlamına geldiğini öğrendim. ıkisini birleştirdim veee etli hamur yanii lahmacuun çıktı.
devamını gör...

2012 yılında paris'te kazara bir araya gelip birlikte müzik yapmaya başlayan dünyalı grup.

ermenice, türkçe, ingilizce, fransızca gibi çok dilli, çok kültürlü, çok sesli, çok renkli olan şarkılarından da anlaşılacağı üzere inanılmaz güzel bir zenginlik barındırıyor etnik zeminde dallanıp budaklanarak yükselen müzikleri.
latinden swinge, operadan türküye herşeyi harmanlayan sesleriyle kulaklara neredeyse her dilde bayram gibi doluyorlar.
çok yaşasınlar! daha çok duyulsunlar!
o zaman dans! o zaman renk!
devamını gör...

sonbahar hüznü manasına gelen japonca bir kelime.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başıma bir iş gelmeyecekse oldukça beğendiğim kitap. şahsen anlatım biçimi ile çok ilgili değil bu beğeni. olayların tarihi doğruluğu muhakkak tartışılır fakat sahte bir cennet algısı yaratmak istenildiğinde bundan daha iyisi yapılamazdı diye düşünüyorum.

--! spoiler !--

sırf bu sahte cennet algısını oluşturmak için özel olarak kadınları yetiştirmek ve o kadınların eğitilme biçimi bana tuhaf bir şekilde uzak doğu'da bulunan geyşa eğitimini hatırlatmıştır.

--! spoiler !--
devamını gör...

öncelikle manyak değilim onu söyleyeyim. ama bir iki bir şey söyleyeceğim sonra siz kendi değerlendirmenizi yaparsınız olur mu?

sevdiğim insanları tanımadığım, onlar tarafından sevilmediğim, onları sevemediğim dönemlerini düşünüp üzülebiliyorum ben bazen. ne kadar çok şeyine tanık olamadım diye... mezuniyetlerinin hiçbirini görmedim güzelcimin. atandığında yanında değildim mesela. onunla bir sürü neşesini paylaşamadım. üzüntülerinin birçoğunda omuz olamadım ona. sarılamadım, saramadım, gözlerim yaşarmadı sevinçlerinin büyük bir kısmını yaşarken o. çok saçma geliyor şimdi. yani şimdi benim güzelcim olmuş bir insanın bana yabancı olduğu bir dönemi var düşünsenize. olabilir mi böyle bir şey? olmuş işte. hüzünlü bir yan yok mu şimdi bunda, siz söyleyin.

çok seviyorum seni kadın.
devamını gör...

en çok da güvendiğin insanlar tarafından kırılacaksın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(bkz: yaman şakacısın delikanlı)
devamını gör...

benim için seksi bir ses tonudur. bildiğin var olan libidom %89 artıyor.
devamını gör...

martian(marslı).hem okunuş olarak martin'e benziyor.
devamını gör...

put gibi uyuyamayan çoğu insanın tercihi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lise zamanlarında dinlerdim, çok sevdiğim metallica parçasıdır.
sözlerini kopyalayım da, şarkı sözü yazmadım demem.

on a long and lonesome highway east of omaha
you can listen to the engines, moanin out as one long song
you can think about the woman, or the girl you knew the night before
but your thoughts will soon be wandering the way they always do
when you're riding sixteen hours and there's nothing much to do
you don't feel much like ridin', you just wish the trip was through

[chorus:]
but here ı am, on the road again
here ı am, up on the stage
here ı go, playing the star again
there ı go, turn the page

you walk into a restaraunt, strung out from the road
and you feel the eyes upon you, as you're shaking off the cold
you pretend it doesn't bother you, but you just want to explode
and most times you can hear 'em talk, other times you can't

all the same 'ole cliches: is that a woman oris that a man?
and you always seem outnumbered, you dare not make a stand, make your stand.

[chorus]

out there in the spotlight, your a million miles away
every ounce of energy, you try to give away
and the sweat pours from your body, like the music that you play
later in the evening, as you lie awake in bed
with the echos of the amplifiers, ringin' in your head
you smoke the days last cigarette, rememberin' what she said
devamını gör...

an itibariyle gerçekleşen siyasi parti kapatma girişimi.

yargıtay cumhuriyet başsavcısı bekir şahin, hdp'nin kapatılması istemiyle anayasa mahkemesi'nde dava açtı. iddianame yüksek mahkeme'ye gönderildi.

iddianamede, hdp üyelerinin beyan ve eylemleriyle devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçladıkları öne sürüldü.


kaynak
devamını gör...

eksi oy rica ederim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim