zaman ve enerji yetersizliğinden kaynaklı sorun?!

çok yoğun bir günümde, hallettiğim tonla sorumluluk/iş sonrası ‘eve döndüğümde yemek yapmam gerek’ düşüncesi bile ağır gelebiliyor. e haliyle eve uğramadan adı üstünde ‘hızlı yemek’ üreten yerlerin birinden bana iki saatlik enerji verecek besinlerden almak zorunda kalıyorum. sonrasını da bazen atıştırmalık, üşenmezsem salata ile kapatıyorum günü.

edit: başlık başa.
devamını gör...

bir kemalist, türk milliyetçisi olarak, yazarlık yaptığı dönemde sürekli yeni şafak gazetesinin sitesine girmemi sağlayan orada dahi dayanamayıp ''ya başıma bir iş gelmeyecekse mustafa kemal'i seviyorum'' diyerek önünde etik anlamda secde ettiren muhteşem yazarın muhteşem beyin fırtınasını yansıtan, yıllar yılı değerinden asla kaybetmeyen kitap. ilk çıktığında koşarak alıp, okuyup, tekrar dönüp okuyup, cümlelerin altlarını çizip, beynimin parçalarının yere düştüğünü görürken dance me to the end love çalıyordu diyerek beni ağlatan, güldüren, kendimle her cümlesini özdeşleştirdiğim, güzide kitap. korkma ben varım ve ruhi mücerret de aynı seviyede ne daha iyi ne daha kötü, benim nezdimde murat menteş türk dilini parçalayan, dürüst, samimi ve bizden tabir edilecek bir insan, kitapları da öyle. gerçek aşkı yansıtan, kıskanan, deliren, krizler geçiren, öfke patlamaları ve bilim kurgu eşliğinde kendinizi birden bir filmin içinde bulacağınız cümleler, paragraflar hiç bitmesin isteyeceğiniz, birisinin elinde okurken görünce usulca yanaşıp, gözlerinin içine baktığınız ''sen de mi bizdensin'' diye tepki vermek istediğiniz olabilir. olmayabilir de, insanlar netice olarak farklı farklı yaratılmıştır, bende yarattığı etkiyi herkeste yaratacağını sanmam. ayrıca kitap yayımlandıktan çok uzun süre sonra kıymeti anlaşılmıştır ve aynı metrobüste üç kişinin aynı anda okuduğuna şahit olup, bu kadar yayıldığı için kıskanmışlığım da vardır.
devamını gör...

biz buraya cile cekmeye gelmisiz, anlasildi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

radyoyu kapatmak ve kedimi alnından öpmek.
yarını görebilmeyi umudetmek.
devamını gör...

"neden neden neden
neden ağlar içimde bir
ses
ince ince derinden
sanki siz gibi, sanki herkes

neden özler durur
deli gönlüm divane gönlüm
giden bir şeyleri hep
neden ayrılık neden
ölüm"

neden
open.spotify.com/track/6YiN...
devamını gör...

bireyin kendi yapısı, davranışları ve kendisini diğer insanlardan ayıran özelliklerine dair gözlemler yaparak bunları olabildiğince objektif bir şekilde analiz etmesiyle ortaya çıkan benlik algısıdır.
devamını gör...

çevremden gözlemlediğim erkek.

yavaş yavaş evlenmeden önceki erkekten uzaklaşan erkektir. köprüyü geçmiştir cinsellik tabusu artık sıkıcı olağan gelmesiyle, gerçek kimlikler dökülmeye başlamıştır. önemli olanın sohbet muhabbet edebilme, ortak paydada buluşabilme olduğunu pişman olarak anlayan erkektir. yüz güzelliğine doymuştur, gönül güzelliğine aç kalmıştır.
bekarlık zamanlarını özleyen,sorumluluk altında ezilen, hayattan aldığı zevk azalan erkektir. kabullenmek ya da ayrılmak arasında ilerleyen yıllarda çıkmaza düşücek erkektir. geçmiş olsun denilen erkektir.

not:mutlu evli erkek görmedim.
devamını gör...

ekşi,tuzlu,tatlı ve acıya ek olarak pek bilinmeyen 5.tattır. 'ağız tadı' olarak da bilinir. daha çok uzakdoğu veya asya'ya ait lezzetler için kullanılır.
devamını gör...


bir tarık mengüç eseridir. bir yemek üzerinden aşkı tarif etmek ne kadar zordur bilir misiniz? dahası aşkı tarif ederken bir yemeği mi kullanıyor diye düşündürtmek ne kadar zordur?.. o adam, o aşık, şakşuka yemek istiyor. yedir diyor aşkına ve şöyle haykırıyor: "şakşukala beni! şakşukala sonuna kadar!"

ama hayat bu işte... bazen sadece şakşukalanmak istersin de şakşukalanamazsın ve kederle oturursun evinde. o ünlü, görkemli şiir kitaplarına gömülürsün... edip cansever'den attila ilhan'a ve daha nicesine... sonra aklınıza yine o soğuk gün gelir. beyaz bir gecedir. şakşukalanamadığınız beyaz bir gece.

ama içten içe düşünürsünüz: ayarını tutturamadı o. "bende hata yok! o yapamadı, ben değil!" der, önünüze bakar ve çökersiniz koltuğunuza. kaderiniz budur sanki: şakşukalanamamak. şakşukalanmak isterken ve buna çok yakınken, tam da şakşukalayacak insan sizi şakşukalayacakken şakşukalamayınca afallarsınız ve şakşukanın bu kadar da önemli olup olmadığı konusunda derin hülyalara kapılırsınız. kan damardan çıkmak ister coşarcasına, bir kan yolu açmak istersiniz size sonsuz özgürlüğü verecek.

ama hayır, tarık mengüç de bunu diyor zaten... o büyük sanatçı, aşkı öğretmeyi teklif ediyor: "tarif edeyim öğreteyim/hoşuna gider şakşuka" yani diyor ki: "aşk büyüktür, yücedir; bırak kendini bana, mutlu edeyim seni."

ama burada da sosyolojik olgular giriyor işin içerisine... ne de olsa türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsanız insan doğasının keskin acısını iliklerinize kadar hissedersiniz.

neyse, bu kadar yazmak bile saygıdeğer tarık mengüç'e hakaret sayılabilir. haddime değildi bu şaheser hakkında konuşmak. yine de dedim bir şeyler. aşk hep sizinle olsun. şakşukalanmanız dileğiyle, şakşukalanmayla kalın.


yine bana tadını tattıramadın
yine kalamadık baş başa
ayarını canım tutturamadın
yediremedin şakşuka

şakşuka şakşuka şakşuka şakada şuka
doyamadım tadamadım yiyemedim şakada şuka

tarif edeyim öğreteyim
hoşuna gider şakşuka
canım istiyor pişir de yiyeyim
doyayım hadi tıka basa


arkadaki müziğin ihtişamından bahsetmeyeceğim. zaten apayrı. duyar duymaz içiniz cıvıl cıvıl oluyor!
devamını gör...

5 viski bölgesi bulunur. speyside , highland , lowland , campbeltown , islay. sonradan adalar kısmı ayrı anılmaya başlanmıştır. her bir bölgenin kendine has özellikleri vardır. adalar kısmı bölge olarak highland e bağlıdır. (bkz: island)
devamını gör...

yok arkadaşlar yetmez bu. kimden hoşlanmadıysak sözlükteki cevremizi toplayıp gün yüzü görmesin inşallah diye beddua edelim, adresini öğrenip evini basalım, evini ocağını ateşe verelim.
devamını gör...

bazı yorumlar var ki aman hiç girmesinler daha iyi diyorum.

ilginç olan şu; genellikle bundan şikayet edenler de erkek, o nickaltlarına yazanlar da. siz bence aranızda konuşup halledin bunu. bizim bir suçumuz yok.
devamını gör...

sözlüğün troll timi hariç tüm yazarlar bana iyi gelmektedir. iyi ki varız.
devamını gör...

kütahya-eskişehir muharebelerinde alınan yenilgiden sonra kurmayların adeta felce uğradığı bir anda mustafa kemal'in cepheye gelip orduyu sakarya nehrinin doğusuna çekme kararı alması. fahrettin altay bu olayı "mustafa kemal hızır gibi yetişti" şeklinde anlatır. sonrasında çok üstün yunan ordusuna karşı sakarya'nın doğusunda çok iyi bir müdafaa yapılarak düşman ordusunun durdurulması ve hemen akabinde adeta olmayan kuvvetlerle yapılan taarruz ve yunan ordusunun eskişehir hattına kadar çekilmesi.

büyük taarruz planı başlı başına bir şaheser. o kadar kısa süre o kadar çok kuvvetin güneye kaydırılması ve yunanların ruhunun bile duymaması. taarruzdan önce mustafa kemal'in ankara'da sahte bir çay partisi düzenlemesi. kimsenin taarruz gücü olduğuna inanmadığı türk ordusunun afyon civarında yunan cephesini yarması, esir alınan trikupis ve kuvvetleri. tek hamlede dağılan yunan işgali. unutulmasın ki bu zafer çok büyük muhalefete rağmen alınmıştır. ismet paşa bile taarruz karşıtıydı.

çanakkale krizi. izmir, bursa gibi bütün batı vilayetleri kurtarıldıktan sonra ordunun boğazlar istikametinde ilerletilmesi. panikleyen ingilizler. deliren paşalar. ingiltere'de lloyd george hükümetinin düşüşü, tek kurşun atmadan alınan trakya, istanbul ve boğazlar.

bir tarafta ittihatçılar, öbür yanda saltanatçılar, milliyetçiler, komünistler, subaylar, ulema, seyyar kuvvetler... bu kadar farklı fraksiyonu birleştirebilen siyasi deha.

bir de çanakkale var tabii. bir başyapıt.
devamını gör...

güneş gözlüğü kullanmanın gerekmediği havayı seven, çok ışıkla arası hoş olmayan bir karadenizli olabilir.
devamını gör...

hiç ''onlar yalnızca çocuk'' falan diyemeyeceğim, bu meni artıklarını canlılara eziyet etmemeyi öğretemeyen aileleriyle birlikte bayıltana kadar dövmek lazım. insan değil de ipsiz sapsız itler* yetiştiriyorsunuz. y***k gibi çocuklarınız var kısırlaştırmak gerek bir kısmınızı.
devamını gör...

büyümüş hallerini hayal ettiğinden daha mutlu anları büyüdüklerinde yaşatmaları. iyi ki doğmuşlar kuzularım benim.
devamını gör...

her türlü ikili ilişkinin temeli saygıdan geçiyor. yalnızca karşıdakine değil ; kişinin kendine de saygı duyması ilişkinin uzun soluklu olmasını sağlıyor.
devamını gör...

plasebo, latince kökenli bir kelime. 'hoşnut etmek' anlamına gelen plasebo, etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkartması hali olarak tanımlanabilir. yani vücuda ağız, burun ya da enjeksiyon yolu ile verilebilen bu ilaç, fiziksel anlamda tedaviye yönelik bir güce sahip değil.
devamını gör...

bir iki burç hariç herkese iyi bir şey düşüyor.
onlar da üzülmesin, kasımda aşk başkadır.
hoş geldin ekim.
niyet ediyorum denge, mutluluk, güzellik, keyif, huzur, sağlık,başarı, para bulmaya.*
sizde edin. niyet edelim ki tüm istediklerimiz bize doğru gelsinler.
en son dua trendi, niyet üzerine.
niyet bizden, nasip etmek mevladan inşallah.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim