fatih terim
türk futbol tarihinin en başarılı teknik direktörüdür.
bu yüzden çekemeyeni fazladır, zira başarılı olan her insana çamur sıçratmak gibi milli bir hastalığımız mevcut.
her sene şampiyonluk parolası ile başlayanlar, sırf etkileşim kasabilmek için fatih hoca'ya demediklerini bırakmazlar.
ama sezon sonu konuşan hep o olur. elini şöyle bir sallar ve der ki: "hepsine geçmiş olsun".
bu yüzden çekemeyeni fazladır, zira başarılı olan her insana çamur sıçratmak gibi milli bir hastalığımız mevcut.
her sene şampiyonluk parolası ile başlayanlar, sırf etkileşim kasabilmek için fatih hoca'ya demediklerini bırakmazlar.
ama sezon sonu konuşan hep o olur. elini şöyle bir sallar ve der ki: "hepsine geçmiş olsun".
devamını gör...
victor hugo
'sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık! ölüm her şeyi yok edecek. ruhları sevmeyi deneyin, onlara yeniden kavuşursunuz.'
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
neredesin sen diyor neşet. peki sen neredesin?
bu gece bir çok gece olduğu gibi göçüp gittiğini yeniden kabullenmek zorundayım. yokluğun, artık var olmadığın gerçeği çok yakıcı oluyor bazen. bu bazenler çok oluyor üstelik. yorulsam ve teslim olsam yokluğuna... olamıyorum. neredesin sen?
bu gece bir çok gece olduğu gibi göçüp gittiğini yeniden kabullenmek zorundayım. yokluğun, artık var olmadığın gerçeği çok yakıcı oluyor bazen. bu bazenler çok oluyor üstelik. yorulsam ve teslim olsam yokluğuna... olamıyorum. neredesin sen?
devamını gör...
tecrübe
" insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. insanların ' tecrübe ' dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana ' tecrübeli ' denir. "
demiş ~ sigmund freud ~ çok da güzel özetlemiş.
demiş ~ sigmund freud ~ çok da güzel özetlemiş.
devamını gör...
gece vakti çalan telefon
62 kez aranmak bu saatte??? peki ona ne diyoruz?
devamını gör...
normal sözlük'ün ekşi sözlük’ten farkı
moderatörler ilgili ve küfürsüz bir sözlük. seviye yüksek. burada ilk günüm ve her şey gayet güzel.
devamını gör...
gurney kanadı
ingilizce "gurney flap".
1970'li yılların başında ünlü amerikalı yarış pilotu dan gurney tarafından bulunan, bir kanadın arka tarafından kanada dik bir şekilde çıkan küçük çıkıntıdır.. ve genelde kanat boyunun %1 yada %2'si kadar boydadır..
aerodinamik tasarımlarda sadece gurney kanadı ile, bu kanat kullanılmadan yapılmış karmaşık aerodinamik çalışmalar kadar verim alınabilir..

ilk olarak "open wheels" yani açık tekerlekli denilen formula 1 araçları gibi tekerleri araç gövdesinin dışında olan yarış araçlarının arka kanadında kullanılmıştır.. arka kanadın uyguladığı yere basma kuvvetini oldukça artırır ve havanın aracın ve kanadın üzerinden kolayca akmasına da yardımcı olan önemli bir unsurdur..
motor sporlarında zafer sonrası şampanya patlatma adetini de başlatmış olan, formula 1'de indycar'da, nascar'da yarışlar kazanarak adını tarihe yazdırmış olan dan gurney bu icadını 1971 yılında, kendi aracının arka kanadının ucuna kanada dik olarak küçük metal bir plaka montajlaması ile hem virajlarda arka kanadın verimini, dolayısıyla yere basma kuvvetini artırarak yol tutuşunu artırdığını, hem de düzlüklerde daha hızlı gidebildiğini farketmiştir..

ancak bunu gurney 1971'de yarış pilotluğunu bırakıp takım direktörlüğüne geçtiğinde farketti..
eski takım arkadaşı, yeni takımının pilotu bobby unser'in aracının performansından memnun olmaması onu yenilikler getirmeye zorlamıştı ve geçmişte, 1950'lerde takımların yaptıkları aerodinamik yeniliklere bir göz attı.. ama o zamanların pek de ilham verici olduğu söylenemezdi, çünkü o zamanlarda bırakın gurney flap'ını, arka kanadın bile arabayı ölümcül kazalara sebep olabilecek seviyede aracı dengesizleştirdiği düşünülüyordu..
ama dan gurney burada ince görmeyi başardı ve unser'in aracının arka kanadının üstüne küçük, dikine bir kanat daha eklettirdi.. bu işlem 1 saat bile sürmemişti.. testlere başlandı, bobby unser'in tur süreleri inanılmaz kötüydü.. bobby unser tam "yapacağınız işin... diye sövmeye başlayacaktı ki, dan gurney sözünü keserek "arka kanat o kadar çok basma kuvveti uyguluyor ki araç dönemiyor, yani understeer denilen durum oluyor, bundan dolayı tur sürelerin kötü" dedi.. kanat işe yarıyordu, tek yapılması gereken, ön taraftaki basma kuvvetini buna göre dengelemekti..
gurney bir kaç yıl daha bu yeniliği kimseye duyurmadan yarışlarda kullanmayı başardı.. "dışarıda görünebilen bir yenilik, nasıl sakladı" diye düşünebilirsiniz, hemen söyleyeyim, saklamayarak.. evet, açıkta bıraktı, soranlara "arka kanadın arka tarafı çok keskin, iterken ellerimizi kesmesin diye böyle düz bir plaka koyduk, önemli bir şey değil yani" dedi.. bazıları inandı, bazıları işkillendi, hatta çalmaya çalıştı, geliştireceğim ayağına gurney kanadını ters tarafa koydu, berbat bir sonuç aldı, ama tüm bunlar sürerken, gurney, bu yeniliğini paragrafın başında belirttiğim gibi bir kaç yıl daha tek başına kullanabilmişti.. pilotu bobby unser, bu kanadın değerini o kadar anlamıştı ki, kendisi gibi bir yarış pilotu olan kardeşi, alfred unser'den bile saklamıştı..
bu bir kaç yılın ardından gurney, bu fikrini douglas aircraft company isimli amerikalı havacılık şirketinde bir uçak kanadı tasarımcısı olan bob liebeck ile paylaştı.. bob liebeck, bu fikri simetrik bir kanat profili üzerinde, kanadın %1,25'i büyüklüğünde bir gurney kanadı koyarak test etti, doğruladı.. işe yarıyordu.. 1976 yılında, ses hızının altındaki hızlarda giden uçak kanatlarının tasarımları üzerine yazdığı makalesinde gurney kanadını, aerodinamik tasarım camiasına tanıttı..

dan gurney, bu icadının patent haklarını douglas aircraft company'e devretti.. ama bu buluşun patenti alınabilir değildi.. dan gurney daha doğmadan 10 gün önce, 1931 yılında bu buluşa çok benzer hareketli bir mikro kanat tasarımının patenti alınmıştı..
tarih dersi bittiğine göre şimdi de fizik dersine geçelim..

resmin kaynağı
"low angle attack" (düşük açılı kanat) resmindeki düz bir kanat açısı, yere basma kuvveti uygulayan bir kanattan çok, uçaklardaki kanatlar gibi bir kaldırma kuvveti uygulamaktadır..
"high angle of attack" (yüksek açılı kanat) resminde ise yüksek açılı olan kanat yere basma kuvveti uygulamakta, ancak kanadın altından geçen hava düzgün bir şekilde kanadın alt yüzeyini takip edemez ve türbilansa girer ve kanadın aerodinamik verimini düşürür.. yere basma kuvveti elde edilemez, sadece sürtünme kuvveti olur, araç için bir çeşit engel olur..
"high angle of attack with gurney flap" (gurney kanadı ile yüksek açılı kanat) resminde ise yüksek açılı kanada gurney kanadı eklendiğinde, alttan geçen havayı yukarı doğru çeken bir çeşit emme kuvveti oluşur.. bu sayede alttan geçen hava, bu emme kuvveti ile kanadın alt tarafına doğru çekilir, kanadın alt tarafını takip eder ve türbilansa girmeden düzgün bir şekilde akar.. böylece verimli bir şekilde daha fazla yere basma kuvveti elde edilmiş olur..
farkını görmek için yapılmış amatör bir deneme (aoa: angle of attack, kanat açısı)
gurney kanadı günümüzde motor sporlarında hala kullanılmaktadır..

formula 1'i 7 senedir domine eden mercedes petronas'ın güncel aracı w11'in resminde arka kanadının üstündeki "petronas yazısının üstündeki siyah boyalı kısım bir gurney kanadıdır..

redbull aracı

bir le mans aracı (peugeot 908) arka kanada dikkat

mazda 787b, arka kanadın üstündeki siyah çıkıntıya dikkat, o bir gurney kanadı
gurney kanadı, tarihte araçların sadece arka kanatlarında kullanılmadı..

1980'li yıllarda lancia martini isimli le mans takımının lc2 modelinin kaputunun üstündeki boşluğun ağzına bakın.. "martini yazısının hemen üstünde, yatay şekilde, siyaha boyalı, şerit gibi bir çıkıntı var.. o çıkıntı gurney kanadı.. ön taraftaki boşluktan, radyatöre giren hava buradan çıkarken bu küçük kanat sayesinde türbülansa uğramadan düzgün bir şekilde ön camın üstünden akarak geçiyor..
gurney kanadı, sadece arabalarda da kullanılmadı..

bir helikopterin arka kuyruğunda gurney kanadı..

bir başka helikopterde arka kuyrukta gurney kanadı

bir uçak kanadında gurney kanadı görselin kaynağı
1970'li yılların başında ünlü amerikalı yarış pilotu dan gurney tarafından bulunan, bir kanadın arka tarafından kanada dik bir şekilde çıkan küçük çıkıntıdır.. ve genelde kanat boyunun %1 yada %2'si kadar boydadır..
aerodinamik tasarımlarda sadece gurney kanadı ile, bu kanat kullanılmadan yapılmış karmaşık aerodinamik çalışmalar kadar verim alınabilir..

ilk olarak "open wheels" yani açık tekerlekli denilen formula 1 araçları gibi tekerleri araç gövdesinin dışında olan yarış araçlarının arka kanadında kullanılmıştır.. arka kanadın uyguladığı yere basma kuvvetini oldukça artırır ve havanın aracın ve kanadın üzerinden kolayca akmasına da yardımcı olan önemli bir unsurdur..
motor sporlarında zafer sonrası şampanya patlatma adetini de başlatmış olan, formula 1'de indycar'da, nascar'da yarışlar kazanarak adını tarihe yazdırmış olan dan gurney bu icadını 1971 yılında, kendi aracının arka kanadının ucuna kanada dik olarak küçük metal bir plaka montajlaması ile hem virajlarda arka kanadın verimini, dolayısıyla yere basma kuvvetini artırarak yol tutuşunu artırdığını, hem de düzlüklerde daha hızlı gidebildiğini farketmiştir..

ancak bunu gurney 1971'de yarış pilotluğunu bırakıp takım direktörlüğüne geçtiğinde farketti..
eski takım arkadaşı, yeni takımının pilotu bobby unser'in aracının performansından memnun olmaması onu yenilikler getirmeye zorlamıştı ve geçmişte, 1950'lerde takımların yaptıkları aerodinamik yeniliklere bir göz attı.. ama o zamanların pek de ilham verici olduğu söylenemezdi, çünkü o zamanlarda bırakın gurney flap'ını, arka kanadın bile arabayı ölümcül kazalara sebep olabilecek seviyede aracı dengesizleştirdiği düşünülüyordu..
ama dan gurney burada ince görmeyi başardı ve unser'in aracının arka kanadının üstüne küçük, dikine bir kanat daha eklettirdi.. bu işlem 1 saat bile sürmemişti.. testlere başlandı, bobby unser'in tur süreleri inanılmaz kötüydü.. bobby unser tam "yapacağınız işin... diye sövmeye başlayacaktı ki, dan gurney sözünü keserek "arka kanat o kadar çok basma kuvveti uyguluyor ki araç dönemiyor, yani understeer denilen durum oluyor, bundan dolayı tur sürelerin kötü" dedi.. kanat işe yarıyordu, tek yapılması gereken, ön taraftaki basma kuvvetini buna göre dengelemekti..
gurney bir kaç yıl daha bu yeniliği kimseye duyurmadan yarışlarda kullanmayı başardı.. "dışarıda görünebilen bir yenilik, nasıl sakladı" diye düşünebilirsiniz, hemen söyleyeyim, saklamayarak.. evet, açıkta bıraktı, soranlara "arka kanadın arka tarafı çok keskin, iterken ellerimizi kesmesin diye böyle düz bir plaka koyduk, önemli bir şey değil yani" dedi.. bazıları inandı, bazıları işkillendi, hatta çalmaya çalıştı, geliştireceğim ayağına gurney kanadını ters tarafa koydu, berbat bir sonuç aldı, ama tüm bunlar sürerken, gurney, bu yeniliğini paragrafın başında belirttiğim gibi bir kaç yıl daha tek başına kullanabilmişti.. pilotu bobby unser, bu kanadın değerini o kadar anlamıştı ki, kendisi gibi bir yarış pilotu olan kardeşi, alfred unser'den bile saklamıştı..
bu bir kaç yılın ardından gurney, bu fikrini douglas aircraft company isimli amerikalı havacılık şirketinde bir uçak kanadı tasarımcısı olan bob liebeck ile paylaştı.. bob liebeck, bu fikri simetrik bir kanat profili üzerinde, kanadın %1,25'i büyüklüğünde bir gurney kanadı koyarak test etti, doğruladı.. işe yarıyordu.. 1976 yılında, ses hızının altındaki hızlarda giden uçak kanatlarının tasarımları üzerine yazdığı makalesinde gurney kanadını, aerodinamik tasarım camiasına tanıttı..

dan gurney, bu icadının patent haklarını douglas aircraft company'e devretti.. ama bu buluşun patenti alınabilir değildi.. dan gurney daha doğmadan 10 gün önce, 1931 yılında bu buluşa çok benzer hareketli bir mikro kanat tasarımının patenti alınmıştı..
tarih dersi bittiğine göre şimdi de fizik dersine geçelim..

resmin kaynağı
"low angle attack" (düşük açılı kanat) resmindeki düz bir kanat açısı, yere basma kuvveti uygulayan bir kanattan çok, uçaklardaki kanatlar gibi bir kaldırma kuvveti uygulamaktadır..
"high angle of attack" (yüksek açılı kanat) resminde ise yüksek açılı olan kanat yere basma kuvveti uygulamakta, ancak kanadın altından geçen hava düzgün bir şekilde kanadın alt yüzeyini takip edemez ve türbilansa girer ve kanadın aerodinamik verimini düşürür.. yere basma kuvveti elde edilemez, sadece sürtünme kuvveti olur, araç için bir çeşit engel olur..
"high angle of attack with gurney flap" (gurney kanadı ile yüksek açılı kanat) resminde ise yüksek açılı kanada gurney kanadı eklendiğinde, alttan geçen havayı yukarı doğru çeken bir çeşit emme kuvveti oluşur.. bu sayede alttan geçen hava, bu emme kuvveti ile kanadın alt tarafına doğru çekilir, kanadın alt tarafını takip eder ve türbilansa girmeden düzgün bir şekilde akar.. böylece verimli bir şekilde daha fazla yere basma kuvveti elde edilmiş olur..
farkını görmek için yapılmış amatör bir deneme (aoa: angle of attack, kanat açısı)
gurney kanadı günümüzde motor sporlarında hala kullanılmaktadır..

formula 1'i 7 senedir domine eden mercedes petronas'ın güncel aracı w11'in resminde arka kanadının üstündeki "petronas yazısının üstündeki siyah boyalı kısım bir gurney kanadıdır..

redbull aracı

bir le mans aracı (peugeot 908) arka kanada dikkat

mazda 787b, arka kanadın üstündeki siyah çıkıntıya dikkat, o bir gurney kanadı
gurney kanadı, tarihte araçların sadece arka kanatlarında kullanılmadı..

1980'li yıllarda lancia martini isimli le mans takımının lc2 modelinin kaputunun üstündeki boşluğun ağzına bakın.. "martini yazısının hemen üstünde, yatay şekilde, siyaha boyalı, şerit gibi bir çıkıntı var.. o çıkıntı gurney kanadı.. ön taraftaki boşluktan, radyatöre giren hava buradan çıkarken bu küçük kanat sayesinde türbülansa uğramadan düzgün bir şekilde ön camın üstünden akarak geçiyor..
gurney kanadı, sadece arabalarda da kullanılmadı..

bir helikopterin arka kuyruğunda gurney kanadı..

bir başka helikopterde arka kuyrukta gurney kanadı

bir uçak kanadında gurney kanadı görselin kaynağı
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri, günaydın kübiş.

bak şu yavrucağa, saatlerdir "kübiş ne zaman arayacak, onun sesini ne zaman duyacağım babacım?" diye ağlıyor inan, zaten yüzünden de belli üzüntüsü.
insan böyle ufacık bir kızı nasıl üzer anlamıyorum?
inan kendim için bişi istemiyorumjsjsjjsjsjs, dur dur kendi lafıma kendim inanmadım. hahahah
neyse, gelin buketinin bir bildiği vardır, mesaj kutularındaki nergisler gülümsetir ve günaydın!*

bak şu yavrucağa, saatlerdir "kübiş ne zaman arayacak, onun sesini ne zaman duyacağım babacım?" diye ağlıyor inan, zaten yüzünden de belli üzüntüsü.
insan böyle ufacık bir kızı nasıl üzer anlamıyorum?
inan kendim için bişi istemiyorumjsjsjjsjsjs, dur dur kendi lafıma kendim inanmadım. hahahah
neyse, gelin buketinin bir bildiği vardır, mesaj kutularındaki nergisler gülümsetir ve günaydın!*
devamını gör...
evdekilere küsüp kızınca yapılanlar
kulaklığı takıp son seste müzik dinlerim.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar!
yarın yapacağımız doğa temalı şarkılar yayını için gelen ses kayıtları sonucunda gecenin yıldızları belli olmuş bulunmakta. lafı fazla uzatmadan yayına ses kaydı gönderen yıldızlarımızı paylaşmak istiyorum:*
eklemeyi unuttuğum, gözümden kaçan yıldızımız varsa çok özür diliyorum şimdiden, söylerse hemen ekleme yaparım.
(bkz: afillibirbey)
(bkz: ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü)
(bkz: audiotest)
(bkz: beşiktaşlı_bektaşi)
(bkz: cenk'in arka bahçesi)
(bkz: domestic hıyar)
(bkz: gomercan)
(bkz: güneş)
(bkz: kaşkolnikov)
(bkz: kuzguncuktaki vişne)
(bkz: marikaki)
(bkz: matçıabla)
(bkz: miko)
(bkz: nevermore)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: pavlov'un göbeği)
(bkz: revolversiz ittihatçı)
(bkz: robnaja)
(bkz: sillage)
(bkz: thedansözkiller)
yarın yapacağımız doğa temalı şarkılar yayını için gelen ses kayıtları sonucunda gecenin yıldızları belli olmuş bulunmakta. lafı fazla uzatmadan yayına ses kaydı gönderen yıldızlarımızı paylaşmak istiyorum:*
eklemeyi unuttuğum, gözümden kaçan yıldızımız varsa çok özür diliyorum şimdiden, söylerse hemen ekleme yaparım.
(bkz: afillibirbey)
(bkz: ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü)
(bkz: audiotest)
(bkz: beşiktaşlı_bektaşi)
(bkz: cenk'in arka bahçesi)
(bkz: domestic hıyar)
(bkz: gomercan)
(bkz: güneş)
(bkz: kaşkolnikov)
(bkz: kuzguncuktaki vişne)
(bkz: marikaki)
(bkz: matçıabla)
(bkz: miko)
(bkz: nevermore)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: pavlov'un göbeği)
(bkz: revolversiz ittihatçı)
(bkz: robnaja)
(bkz: sillage)
(bkz: thedansözkiller)
devamını gör...
erkeklerin tahammül edilemeyen hareketleri
önünde nargile, elinde tespih, avını arayan bir avcı gibi etrafı süzmeleridir.
devamını gör...
bazal hücreli karsinom
insanlarda görülen sık kanserdir.
epidermis bazal hücrelerinden veya kıl foliküllerinden gelişir.
beyaz ırkta en sık görülen malign deri tümörüdür. güneş ışınlarına maruz kalan bölgelerde daha sık görülür.
çoğu olguda ptch1 gen mutasyonu vardır.
bir önemli özelliği de malign olmasına rağmen metastaz çok nadirdir,lokal invazyon yapar.
epidermis bazal hücrelerinden veya kıl foliküllerinden gelişir.
beyaz ırkta en sık görülen malign deri tümörüdür. güneş ışınlarına maruz kalan bölgelerde daha sık görülür.
çoğu olguda ptch1 gen mutasyonu vardır.
bir önemli özelliği de malign olmasına rağmen metastaz çok nadirdir,lokal invazyon yapar.
devamını gör...
sözlük trollerine yürüyen kadın yazarlar
iki kere okudum ne okudum ben diye. yok doğru okumuşum.
kaçıncı seviye yokluk bu?
kaçıncı seviye yokluk bu?
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
ufff ne zeka..
zeka seviyeleri çok yüksek olanlar, evde atom parçalayanlar, ay'a füze gönderenler var bu sözlükte. görünce gözlerim yaşarıyor. helal olsun diyorum ne zeka, ne cevher. bütün madalyalar feda olsun onlara. onlarla aynı sözlükteyim allahım yarabbim çok mutluyum..
daha fazla dayanamayıp domestos içmeye gidiyorum. ben bu mübareklerle nasıl aynı yerde olurum. kimim lan ben. ironiler hanım senden nefret etmiyorum.* seviyorum üstelik. bu yüzden fikrimi değiştirip clorox içeceğim. ironi o ironi yapmış vazgeçtim ben ada çay'ı içecegim belki bende o seviyeye erişeceğim. bende o zekadan istiyorum bende eğlenmek istiyorum. biraz bizde eğlenelim mi ironiler hanım?
zeka seviyeleri çok yüksek olanlar, evde atom parçalayanlar, ay'a füze gönderenler var bu sözlükte. görünce gözlerim yaşarıyor. helal olsun diyorum ne zeka, ne cevher. bütün madalyalar feda olsun onlara. onlarla aynı sözlükteyim allahım yarabbim çok mutluyum..
daha fazla dayanamayıp domestos içmeye gidiyorum. ben bu mübareklerle nasıl aynı yerde olurum. kimim lan ben. ironiler hanım senden nefret etmiyorum.* seviyorum üstelik. bu yüzden fikrimi değiştirip clorox içeceğim. ironi o ironi yapmış vazgeçtim ben ada çay'ı içecegim belki bende o seviyeye erişeceğim. bende o zekadan istiyorum bende eğlenmek istiyorum. biraz bizde eğlenelim mi ironiler hanım?
devamını gör...
yazarların çaldığı enstrüman
beni kıskandıran başlık.
şu müziğe de azıcık yeteneğim olsaydı keşke.
şu müziğe de azıcık yeteneğim olsaydı keşke.
devamını gör...
sean connery
sinemanın ilk james bondu, karizmatik, seksi adam, koyu bir iskoç milliyetçisi yakın zamanda 90 yaşında terk-i diyar eyledi..
ufak tefek rollerle başladığı sinema hayatında 1962 de ilk kez dr. no filmi ile sinemada bond karakterini canlandırmıştır, kanaatimce gelmiş geçmiş en iyi james bond' dur.(ikinci sırada da roger moore gelir, geri kalan hepsi çöp, kimi tipsiz, kimi velet, kimi de cüce)
1963 de from russia with love filmi ile ikinci kez bu rolü oynamıştır, filmin bir kısmı istanbul'da geçer. artık james bond filmleri seriye bağlanmıştır her sene bir film çekilir.
1964 de goldfinger çekilir bunu 1965 de thunderball izler. 1962 den 1965 e kadar dört yılda peşpeşe dört bond filmi çekilir. sonra bir sene ara verilir 1967 de you only live twice çekilir. 1971 de diamonds are forever da son kez oynar 007 yi. bu filmde 6. kez bond rolünde oynamış ve “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir. ama hayatta hiçbir şey hakkında kesin konuşmamak lazım. rolü bir diğer efsane roger moore a devreder.
1983 yılına gelindiğinde never say never again ile gene son kez bond olur. yukarıda belirttiğim gibi “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir; öyle mi der yapımcılar filmin adını never say never again yani "asla, asla deme" koyarlar.
bond denilince ; kültürlü, centilmen, sürekli "çalkala ama karıştırma" ile votka-martini içen , kadınları baştan çıkarmayı beceren, kumar masasında her zaman kazanan, boylu poslu yiğit bir delikanlı yani sean connery aklımıza gelir.
bond ile ilgili son not : rahmetli, 21 yaşında kelleşmeye başladığı için oynadığı tüm james bond filmlerinde peruk takmıştır.
iskoç milliyetçisi olduğu için braveheart filminde nasıl oynamadığı ya da oynatılmadığı benim için tam bir hayal kırıklığıdır. ayrıca lotr serisinde gandalf rolü önce sean connery'e teklif edilmiş ama sonra "fantezi hikayelerden pek anlamam" diye rolü reddetmiştir. ( 1986 ve 1991 de iki kez oynadığı highlander filmleri fantastik değil miydi ?) ian mc kellen da fena oynamadı gandalfı ama ne bileyim "you shall not pass" repliğini rahmetliden dinlemek daha iyi olurdu gibime geliyor.
genelde herkes onu bond filmleri ile tanır ama aşağıda belirteceğim seyrettiğim filmlerde oyunculuğu ve karizması ile öne çıkmayı başarmış, 1988 akademi ödüllerinde the untouchables ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü almıştır.
akılda kalan diğer iyi filmleri:
marnie (1964)
the hill (1965)
murder on the orient express (1974)
a bridge too far (1977)
der name der rose (1986)
indiana jones and the last crusade (1989)
the hunt for red october (1990)
ufak tefek rollerle başladığı sinema hayatında 1962 de ilk kez dr. no filmi ile sinemada bond karakterini canlandırmıştır, kanaatimce gelmiş geçmiş en iyi james bond' dur.(ikinci sırada da roger moore gelir, geri kalan hepsi çöp, kimi tipsiz, kimi velet, kimi de cüce)
1963 de from russia with love filmi ile ikinci kez bu rolü oynamıştır, filmin bir kısmı istanbul'da geçer. artık james bond filmleri seriye bağlanmıştır her sene bir film çekilir.
1964 de goldfinger çekilir bunu 1965 de thunderball izler. 1962 den 1965 e kadar dört yılda peşpeşe dört bond filmi çekilir. sonra bir sene ara verilir 1967 de you only live twice çekilir. 1971 de diamonds are forever da son kez oynar 007 yi. bu filmde 6. kez bond rolünde oynamış ve “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir. ama hayatta hiçbir şey hakkında kesin konuşmamak lazım. rolü bir diğer efsane roger moore a devreder.
1983 yılına gelindiğinde never say never again ile gene son kez bond olur. yukarıda belirttiğim gibi “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir; öyle mi der yapımcılar filmin adını never say never again yani "asla, asla deme" koyarlar.
bond denilince ; kültürlü, centilmen, sürekli "çalkala ama karıştırma" ile votka-martini içen , kadınları baştan çıkarmayı beceren, kumar masasında her zaman kazanan, boylu poslu yiğit bir delikanlı yani sean connery aklımıza gelir.
bond ile ilgili son not : rahmetli, 21 yaşında kelleşmeye başladığı için oynadığı tüm james bond filmlerinde peruk takmıştır.
iskoç milliyetçisi olduğu için braveheart filminde nasıl oynamadığı ya da oynatılmadığı benim için tam bir hayal kırıklığıdır. ayrıca lotr serisinde gandalf rolü önce sean connery'e teklif edilmiş ama sonra "fantezi hikayelerden pek anlamam" diye rolü reddetmiştir. ( 1986 ve 1991 de iki kez oynadığı highlander filmleri fantastik değil miydi ?) ian mc kellen da fena oynamadı gandalfı ama ne bileyim "you shall not pass" repliğini rahmetliden dinlemek daha iyi olurdu gibime geliyor.
genelde herkes onu bond filmleri ile tanır ama aşağıda belirteceğim seyrettiğim filmlerde oyunculuğu ve karizması ile öne çıkmayı başarmış, 1988 akademi ödüllerinde the untouchables ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü almıştır.
akılda kalan diğer iyi filmleri:
marnie (1964)
the hill (1965)
murder on the orient express (1974)
a bridge too far (1977)
der name der rose (1986)
indiana jones and the last crusade (1989)
the hunt for red october (1990)
devamını gör...
normal sözlük'ün en yaşlı yazarı
bu ne lan galatasaray kongre salonu gibi herkes yaşlı.
devamını gör...
yazarların tek bir şansı olsa değiştireceği şey
5 yaş insanın en olgun çağıdır sonra çürüme başlar diyen alper kamu'ya hak verdiğim için hep 5 yaşında kalmak isterdim.
devamını gör...