yazılanları görünce iyi iyi hâlâ gençmişim dememe sebep olan yaştır.*
(bkz: çeyrek asır)
devamını gör...

çünkü "muhafazakar" erkekler inandıkları dinden ötürü kadını kısıtlamaya çalışır. ve çoğu bunu psikopatlık derecesinde yapar. neden kadınlar asla değer görmeyeceği ve kısıtlanacağı bir ilişkiye girmek istesin ki?
devamını gör...

dönence ve bahçede hanımeli şarkılarını çok severim. bahçede hanımeli onun şarkısı değil ama yine de çok güzel okumuş. dönence ise mistik bir havası var. her seferinde mest oluyorum.
devamını gör...

boyum kadar takipçim var :) hepinize sevgiler, hürmetler, var olun!
devamını gör...

ben seviyorum bu adamı. daha iyi yerlere gelir umarım.
devamını gör...


"her şeyi bildiğim için vasiyetim tek bir cümle olacaktı: "beni yüzüstü gömün. çünkü yeterince gördüm!""


hakan günday'ın daha 24 yaşındayken nasıl yazabildiğine halen akıl sır erdiremediğim ilk kitabı. kitap kimi çevrelerce tutku derecesinde beğenilirken, kimileri de "çok abartılıyor. tutunamayanlar çakması" diyor. ben ilk gruptanım. ayrıca okurken ülkeler ve kültürlerle ilgili bir çok da şey öğrenmiştim.

büyük kitaptır kim ne derse desin.
devamını gör...

yan flüt çalıyorum, ney üflüyorum.
devamını gör...

güzel bir makarna yapmayı düşünüyorum.

yanına da ızgara kuzu eti..

birde kırmızı şarap. boşa masraf etmeye gerek var mı? tabiki yok. o gün mideye çalışacağım inşaallah.
devamını gör...

"özellikleri ile genel olandan farklı kişiliğe sahip, kendine özgü." anlamı taşıyan tamlama, niteleme.

nadir karşılaşılan ve bir o kadar da nadir unutulan, hatta unutul(a)mayan insan profilidir.

#644379
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan haricindeki canlılara kötü davranmak.
devamını gör...

hayali "bir meslek sahibi olmak" olmayan insanların hayalidir. biraz tuhaf bir cümle oldu ama olsun.
devamını gör...

bulutlar..bulutları hep bi şeylere benzetip bana yol gösterdiğine inanırdım......büyüdüm sözlük şimdide inanıyorum.
devamını gör...

her şeye saygı bekleyen insanların söz konusu müslümanların inancı olduğunda saygıyı umursamayıp ayrıştırıcı olduklarını görmek çok üzücü. salın insanları neye inanırlarsa inansınlar, ne giyerlerse giysinler. sen bugün bir kadının kapalılığına kafayı takıp sallamaya devam edersen yarın da diğerinin mini eteğine sallayacak bir başkası. sizi ilgilendirmeyen mevzulara kafa yormak yerine gidin bir köşede kendi halinizde takılın. rahat bırakın insanlar istediğine inansın, istediğini giysin. herhangi bir insanı açık ya da kapalı diye ayrıştırmak, o mini giymiş yolludur, bu kafasını kapatmış yobazdır demek sizin haddinize değil.
devamını gör...

yıllık lens siparişi verdiğimde iki adet 360 ml.hediye olarak gelen olmazsa olmazım.
devamını gör...

çocuğun yurtdışına yerleşmeyeceğinden ya da kötü tohum çıkmayacağından nasıl bu kadar emin olabildiğine şaşırdığım ailedir.
devamını gör...

doğrunun zirvesi bir tespit. daha iki gün önce hamfendi hamfendi entryler girerek ağımı atmıştım ki misinanın tık tıklamasıyla ayıktım. dedim ulan parçacık ne halt ediyorsun? kendine gel sen harun abisin!
devamını gör...

sezen aksu'nun 7 temmuz 1989 çıkışlı sezen aksu söylüyor adlı albümünde bulunan bir şarkı. söz-müzik sezen aksu'ya ait tabii ki. şarkıyı koray avcı da seslendirmiştir. bir sezen aksu olamasa da onunki de idare eder. normalde pop müzik sevmem ama sezen aksu söyleyince insanın dinleyesi geliyor nedense.
buradan
devamını gör...

fransa'nın champagne bölgesinde yapılan köpüklü şaraplara verilen isim. chardonnay , pinot noir ve pinot meunier üzümlerinden yapılır. üstünde blanc de blancs yazanlar yani beyazların beyazı anlamı taşıyan bu ifade yüzde yüz chardonnay üzümünden yapılmış olduğunu gösterir.
devamını gör...

anlamakta ciddi anlamda zorlandığım tepki. tepki dedim ama neye tepki olduğu da belirsiz aslında; sözlüğün getirdiği sisteme mi, bu tanımları yazan insanlara mı, uzun yazıları okumaya mı... bilemiyorum cidden.

yukarıda da bahsi geçmiş; madalya başvurusu yapmanıza gerek yok. bu işle uğraşan editör arkadaşlar zaten akışı sık sık kontrol ederek bu tür tanımlara, tanım sahibinden talep gelmeden de madalya veriyorlar. eğer çok gerilerde kalmışsa tanım, o zaman tanım sahibi çıkıp gözden kaçtığı için madalyasını talep edebilir. kaldı ki içimizde orsalesta anafor gibi, madalyalı tanımlarından madalyayı özellikle kaldırtan yazarlar da var. onu okuyor musunuz sanki, bu hareketini takdir edip? o da yok...

üstelik sıkıntı bunun neresinde tam olarak, anlamak mümkün değil. madalya almadığımızda bir yerimiz eksilmediği gibi, aldığımızda da fazladan uzvumuz çıkmadığına göre bunun zararı tam olarak nedir? bir insanın "şu tanımıma madalya vermediniz" demesinin çok çeşitli nedenleri olabilir.

mesela olası birkaç sebebi yazayım:
- karma puan toplayayım da istediğim rozeti alayım. (ne kadar çok madalyalı tanım, o kadar puan sonuçta...)
- çaylaklar ya da yeni yazar olanlar nasıl bir yazar olduğumu anlamak isterse daha çok bu tür tanımlardan yararlanmalılar. o yüzden madalya istiyorum.
- madalyalı tanım yazınca kendimi bir şey ürettiğim için iyi hissediyorum.
- sözlüğe gelmişken hem öğreneyim hem de gerçekten bilgi için yararlanayım diyenler olabilir. bilgi arayanlar önce madalyalı tanımlara baksın. bu yüzden madalya talep ediyorum şu tanımıma. (bilgi vermek ekşi'nin, viki'nin tekelinde değil sonuçta. isteyen viki'ye gitsin diyenler var, isteyen de sözlüklere bakabilir. burası sadece sohbet edilmesi gereken bir yer değil neticede. öyle olsa adı sözlük olmazdı.)
- profilimdeki görüntüsü hoşuma gidiyor. dursunlar öyle, zararları yok sonuçta.
- ders çalışırken yazdığım ya da başkasının yazdığı madalyalı tanımlardan faydalanıyorum. tek tek "neredeydi bu?" diye aramak yerine elimle koymuş gibi bulayım.
- manyağım ve editörleri uğraştırasım var.
- işim gücüm yok. tüm boş zamanlarda madalyalı tanım yazasım ve bunlara madalya talep edesim var.
- canım öyle istiyor. alıcam madalyayı, vurucam kırbacı, vurucam kırbacı!

vesaire...

bunları akşama kadar çoğaltabilirsiniz ve gördüğünüz gibi hemen hemen hepsi birbirinden farklı amaçlar. o halde soralım: siz neden herkesi aynı zannederek, bir şeye tepki verirken herkese topluca tepki vermeyi seçiyorsunuz? okusanız "vay be! böyle bir şey mi varmış?" diyeceğiniz o tanımlara verilen emeğe yazık değil mi? kendinizi mahrum bırakarak kimseye zarar vermiyorsunuz. derdiniz sistemin kendisiyle ise ona hiç lafım yok. ben de birkaç yerde keşke kaldırılsa bu olay yazdım * ama kaldırılmıyor. şu halde tepkinizi yönetimde bu konudaki yetkili kişiye mesaj atarak bildirmeniz, yazı yazan insanları protesto etmekten çok daha iyi sonuç verir diye düşünüyorum.

"madalyalı tanımları okumayanları okumamak" diye bir kampanya başlatılıp 1 hafta kimse kimseyi okumasa kaç kişi durur burada sanıyorsunuz? tabii ki madalyalı yazan da madalyasız yazan da okunmak için yazıyor (çok küçük bir azınlık hariç. onlar günlük gibi kullanıyor burayı.) üstelik madalyalı tanım yazmak da herkese serbest olan bir şey. siz de yazın, sizi de okusun insanlar.

son olarak bunca lafa rağmen "bana ne! ille de okumayacağım" diyorsanız hâlâ, o da sizin bileceğiniz iş. bize karışılmasını istemediğimize göre, biz de size karışamayız sonuçta.

not: başlığı açan yazarı severim. yazdıklarımı şahsi bir şekilde algılamazsa sevinirim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim