selam, merhaba yazmazsa ne yazacak benimle nikah masasına buyur eder misin mi diyecek .
devamını gör...

anlıklarla yettim dediğim.

o çiçekler ki filizlenip başını göğe kaldırdı...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaklaşık 3-4 saattir durmak nedir bilmeyen yağmurdur. son bir haftadır istanbul’da havalar epey bir yağmurlu ve oldukça değişken halinde. sabahları bundan dolayı biraz serin oluyor ama öğleden sonra yağmur sizi pek üşütmez bence, en azından ben üşümüyorum. şemsiyenizi eksik etmeyin lütfen*.
devamını gör...

sanırım yusuf kaplan bey ne kadar sadık olduğunu kanıtlayabilme imkanı bulamamış bugüne kadar.

biraz havlasın, sonra elbet susar. abileri duyana kadar bağırır şimdi o. "haddi bildirilecekler" listesine ekledik kendisini.
devamını gör...

genco erkal. muhteşem bir tiyatral yeteneği ve hitabet sanatı olan büyük usta fazla değer görmeyen nicelerinden biri.
devamını gör...

ülkede adalet ve hukuk kavramlarının ne kadar işe yaramaz ve ucube olduğunu gösteren olaydır. yargı satılmış, savcılar gözlerini kapatmış. yazıklar olsun.
devamını gör...

bir menekşe kokusunda seni aramak var ya,
bu hep böyle böyle gider mi?*
devamını gör...

kolonya koklayabiliyorum. *
devamını gör...

(bkz: herbokoloji)

(bkz: imar yolsuzluğu)

(bkz: kadın cinayeti)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
öğrencim günümü güzelleştirdi...
devamını gör...

doktorlar. üniversite çağında çocuğu olanlar tapar hatta.
devamını gör...

yayınıma atıfta bulunarak gülümsetmiş radyo yayını. *

"selam elm ekibi çok sevdiğim bir program var. ismi bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak amma da uzunmuş bu arada.. herkes ses kaydı yollayıp şarkı atıyor çok ponçikler bence siz de yapmalısınız teşeşkkürler rumuz : melankolikserseri

biz de sana teşekkür ederiz fakat sanırım böyle şeyler için çok yaşlıyız sıradaki
.."

ps: aman efendim ne demek yaşlısınız, siz de en az bizim kadar ponçiksiniz. *
devamını gör...

kadınlar her şeyi yapabilir. insan cinsiyetine ve cinsel kimliğine bağlı olmadan istediği her şeyi yapabilir. feminizm kadının üstünlüğünü ya da fiziksel anlamda eşitlik karşılaştırması yapmaz. cinsiyetler arasında sosyal-ekonomik adaletin sağlanmasını savunur.
fiziksel güçte cinsiyet rol oynamakla birlikte nihai belirleyici değildir.
yıllar boyunca savaş bölgelerinde çalıştım, günlük hayatımda ağır işler yaptım ve kadınlığım esnemedi. 40 derece afganistan sıcağında 40+ kilo sırtımda bir hafta süren yürüme devriyesine çıktım, dasht-i layla çölünü geçtim ve hindi kuştan selam verdim. suriye, ırak, bosna, kosova dahil olmak üzere pek çok çatışma bölgesinde çalıştım. kimileri ikinci günde annelerine koşarken ben kaldım.
çocukluğumdan beri evdeki tüm kavanozları ben açtım, beraber olduğum erkeklerin hepsinden fiziksel olarak benden daha iri olanlarda dahil olmak üzere iş ağır bir eşya taşımaya, erkek işi görülen şeyleri yapmaya geldiğinde ben yaptım. bunların hiçbiri ne benim kadınlığımı etkiledi ne de beraber olduğum erkeklerin erkekliğini. erkekliği bu tür şeylere bağlı olan ufak akıllı, korkak ve kompleksliler her şeyi yapabilenlerin yanına yaklaşamaz zaten.
bu arada amele örneği veren kişi hayatında ameleyle eşdeğer olacak bir iş yapmışımdır merak ederim.
siz erkeklere takılmayın kızlar, erkekler ve tüm cinsel tanımlamalar. insan aklına koyduğu her şeyi yapar. evet, we can do it... in fact we already did it!
kimsenin size ne yapabileceğinizi ve ne yapamayacağınız söylemesine izin vermeyin.
devamını gör...

hiç kimsenin derdini yazmaması gereken başlık. aman ha " merhem olmayan yerde yaranı açma" demişler. kimsenin derdinizle tatmin olmasına izin vermeyin lütfen. derdin tek muhatabı vardır derdi verenidir. o'na anlatın zira o hep sizinledir.
devamını gör...

suudi arabistan'ın çılgın projesi. tebük civarlarında yapılacak* olan fütüristik bir şehir ve hatta belki de şehir devleti. projenin fikir babası ise meşhur reformist (?) veliaht muhammed bin selman.

gelin biraz anlatayım.

öncelikle, tam olarak nerede olduğunu tahayyül edebilmek için harita şöyle:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

görüldüğü üzere, projenin göze çarpan ilk özelliği mükemmel bir konumun seçilmiş olması. bu bölge, iklimi ve doğal güzellikleri bakımından, suudi arabistan'ın neredeyse en güzel ve en yaşanabilir bölgesi. hatırlatayım, suudi arabistan'ın coğrafyası özelinde konuşuyoruz, anadolu topraklarını görmüş olan bizlere "bu ne ya böyle, her yer dağ toprak?" dedirtebilir elbette ama malzeme de ortada sonuçta. ayrıca bu konumun çok büyük bir avantajı daha var: dünya nüfusunun %70'i sadece 8 saatlik bir uçuş mesafesinde yaşıyor. yani hemen hemen her yere yakın bir yer neom.

peki, anladık, lokasyonu güzel. tamam da nedir bu neom?

neom her anlamda gelecek düşünülerek tasarlanan bir şehir. robotlar ve yapay zekâlar tarafından sürdürülecek olan; bütün iş kollarının, sektörlerinin ve bunlarda çalışacak olan iş gücünün; bilimin, sporun, sanatın ve bunları icra edecek olan bilim insanlarının, sporcuların ve sanatçıların geleceği tahayyül edilerek geliştirilen bir proje. mevzubahis insanların çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesiyle buraya beyin göçü çekilmesi ve bu şekilde de neom'un, tabiri caizse, "yeni dünyanın bilim, kültür, sanat ve spor başkenti" yapılması ön görülüyor.

peki, bütün bunlar ne için?

size bir sır vereyim mi? dünyanın petrol rezervi, her geçen yıl artan taleple birlikte, 2034 yılında tükenecek olabilir. yani sadece 13 yıl sonra. tesadüf budur ki, neom da suudi arabistan'ın saudi vision 2030 ismini verdiği hedefleri çerçevesinde gerçekleştiriliyor.* bu vizyonun en büyük görüşü ise petrole olan bağımlılığı azaltma üzerine. yine tesadüfe bakın ki, neom'un geliştirilme sürecinin neredeyse her alanında yenilenebilir enerji kavramı ön plana çıkıyor.

örneğin dubai kadar ve hatta hizmet sektörünün gelişkinliğiyle ondan daha da fazla turist çekecek bir bölgeye her türlü maddi ve manevi üretimi de eklerseniz ne olur? neom olur.

bilim insanlarına refah bir yaşam alanı sunarsanız, sanatçılara özgür bir ortam yaratırsanız, sporculara verilebilecek en geniş imkanları verirseniz ne olur? o insanlar harika şeylere imza atarlar. bütün bunları da sizin adınızın altında yaptıkları için, ister istemez sizin reklamınızı yapmış olurlar. böylece nur topu gibi yeni şehrinize nüfus yaratmış olmakla kalmaz, üzerine, daha çok turist çekmiş de olursunuz. bütün bu insanlar, yarattığınız refahın da etkisiyle, deliler gibi tüketirler ve siz de deliler gibi para kazanırsınız. ayrıca yeni yerli nüfusunuz da tükettikçe üreteceklerdir. ve bingo! sonsuz döngü.

işte böyle. teoride her şey çok güzel. fakat pratikte ne kadar başarılı olabilir ki neom? sonuçta suudi arabistan'dan bahsediyoruz. herhalde sizin de aklınıza takılıyordur. işte tam da bu yüzden, henüz söyleyeceklerimi bitirmedim.

öncelikle bu projenin her anlamda uluslararası düşünülerek tasarlanan ve geliştirilen bir proje olduğunu bilmek gerek. yani aslında bütün bunlar arap vatandaşları için değil, dünya vatandaşları için yapılıyorlar. new world order'cı komplo teorisyenlerine de gün doğdu, hadi yine iyisiniz. ama herhalde siz de böyle olması gerektiğini kabul edersiniz. takdir edersiniz ki, böylesine büyük bir projeye ancak küresel düşünerek imza atılabilir. bakın, yalnızca yerel bir vizyonla geliştiriliyor olsaydı şimdiye kadar kimsenin dikkati çekmeyecek olan bir şey hakkında ben yazıyorum ve siz okuyorsunuz bile. ayrıca, 34 milyon kişilik suudi nüfusuna hitap etmek yerine 7,5 milyar insana hitap etmek çok daha mantıklı değil mi? böylelikle yukarıda bahsettiğim kalifiye insanlara ulaşma ihtimali kat kat artmaz mı?

ve "last but not least"... hatta en güzel şeyi de sona sakladım. neom'da şeriat yok! vay efendim şu kadın şunu giymiş, şu erkek şunla zina etmiş, şu kafirmiş... yok! neom kendi insanları tarafından geliştirilecek evrensel bir hukukla, kendi insanlarının seçtiği yöneticiler tarafından yönetilecek. "şehir devleti" dememin sebebi de bu işte. suudi arabistan'a bağlı fakat kendi içinde özgür bir siyasi yapıdan bahsediyoruz çünkü.

biraz ırkçı kaçacak ama, vallahi söylemesem olmaz, elin arap'ındaki vizyona bakar mısınız? bak şerefsiz evladıyım ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.

tabii ki bütün bunlar şimdilik yalnızca kâğıt üzerindeler. ileride ne olacağını, nasıl olacağını kimse bilemez. ama şimdiye kadar bu konularda çok büyük bir farkındalık sezinlediğimi söylemeliyim.

peki, suudi arabistan'dan bile böyle bir vizyon örneği çıkabiliyorken, bizim insanımızın vizyonu ne durumda? malum, artık dünyanın düşünsel açıdan geri kalmış medeniyetleri bile yapay zekâdan, robotikten, yenilenebilir enerjiden bahsediyor. bizim insanımız nasıl bakıyor bu olaya? şöyle (aynen başlıklarıyla):

"deccal'in devleti neom !!"
"deccal'in robot devleti: neom"
"neom, arabistan da kuruluyor. robot sayısı insandan fazla olacak! kıyamet gibi proje. neom şehri..."
"yecüc-mecüc istilasının içinde miyiz? yapay insanlar mı geliyor?"

deccal? kıyamet? yecüc-mecüc? pardon? ne alaka? ne diyorsunuz siz? kimsenin mi ağzından çıkanı kulağı duymuyor ya?

vay be!

---

ayrıca:

resmi internet sitesi
ve: (bkz: the line).
devamını gör...

türk dil kurumunun yabancı bir kelime için uydurduğu kelime. tahmin edebilirsiniz belki, tatmayı seven, tat bilen adama ne denir, tabii ki gurme denir. gurme kelimesi için uydurulmuş ve tdk sözlüğüne girmiş bir kelimedir.
devamını gör...

ay bi kendine gel artık yeter bu ne ya*.
devamını gör...

bildiğim kadarıyla eskiden o zamanın büyük şehirlerine su sağlayan kaynaklara, söz konusu kaynağın suyunun temiz, hastalıksız ve dolayısıyla içilebilir olup olmadığını anlamak amacıyla bırakılan başlıca balık türlerinden biri.*
devamını gör...

değişkendir. tıpkı zaman gibi. şu an mesela turkuazdır. ay geçti fil dişi beyaz oldu. yok yok dur. bildiğin siyah bu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim