mesajlaşılan erkeğe boyunun sorulduğu o tatlı an
resmen erkeklerden uzak durma kursu açtı. küçük iblis bir zamanların nuri alço'su gibi feyz veriyor sözlük kadınlarına...*
devamını gör...
her yere asmak istenilen söz
aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.
devamını gör...
geceye bir hukuk terimi bırak
(bkz: mal beyanı)
devamını gör...
uno
bir ekmek markası aynı zamanda. güzel çeşitleri var severek tüketiyorum.
devamını gör...
21 ağustos 2021 heybeliada orman yangını
şu görüntüde durumun vahametini net olarak görebileceğimiz yangındır.
aynı zamanda, adadan tahliyeler de başlamıştır.
aynı zamanda, adadan tahliyeler de başlamıştır.
devamını gör...
probis
adına şarkılar yazılmış bisküvi.
devamını gör...
türkiye'nin 61 yıldır ab'ye girememesinin sebebi
ben bunu hollanda da yaşayan dayıma sordum, "avrupa bizi gısganıyor yeğenim, tayyip çoh böyük lider giymetini bilin" diye cevap verdi. seni çok iyi anlıyorum benim angut benim mal benim gerizekalı dayicigim..
devamını gör...
yazarların duvarında asılı şeyler
tekli koltuğumun üstündeki duvarda küçük bir manzara tablosu(sonbahar temalı),sol taraftaki geniş kısımda çok daha büyük bir manzara tablosu(bodrum evi ve deniz manzarası)mutfağımda ve salonumda bahçe temalı tablolar yer alıyor.
devamını gör...
porto rikolu sendromu
nadir görülen bu hastalık, dövüşme hastalığı olarak bilinir. kişi ani durumlarda önüne çıkan herkese vurmak ister.dövüşme hastalığı olarak bilinen bu sendrom, kişinin geçmişinde yaşadığı bir travma nedeniyle yada başka bir hastalık sonrası ortaya çıkabilir.
tedavi edilmezse kendisi ve çevresindeki diğer insanlar için önemli derece risk teşkil ederler.
tedavi edilmezse kendisi ve çevresindeki diğer insanlar için önemli derece risk teşkil ederler.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
a*-ulan ne güzel uyuyordum be. ne vardı şu mavi ışığı yakacak!
yok be anca ekran kilidini açarım ben zaten! yakmak falan, ateşle oynamak...
bak ne geldi aklıma?
okulun bahçesindeyim,
hani şu arnavut kaldırımlı kestane ağaçlı,
kulağımda bir şarkı,
barış ne anlatıyor öyle,
anlatıyor işte bi şey,
hani şu cacıklı var ya,
hıyar gibiyim falan,
a1-şarkı o değildi ki!
a2-boş versene sen. karışma işime!
a1-tamam be bi yazdırmadın
hep senin yüzünden bu haldeyiz zaten. maşallah pek akıllısın!
a2-akıllıyım tabi!
a1-hadi ordan!
o kadar akıllı olsan bu halde olur muyduk?
a2-amma uzattın ya! şurda iki satır bi şey yazıcaz!
a1-lan salak, ben başlattım yazıyı sen her zamanki gibi salça oldun!
a2-ben olmasam kim toplayacak arkanı?
a1-toplama işte ben de onu diyorum.
sen görürsün!
a2-ne yapabilirsin ki?
a1-hükmün geçmeye başladı farkında değil misin?
a2-sen kendini kandırıyorsun.
a1-asıl sen beni kandırıyorsun.
a2-ne alakası var be.
a1-akıllı olduğunu zannediyorsun. ama değilsin.
a2-hiç de bile.
a1-bozmuşsun kafayı teorilerle. nerde eylem?
a2-...
a1-bak nasıl da susuyorsun? haklı olan benim. anla artık!
boşuna tartışıyorlar. aktör olan a1 sonuçta. ama a2 de yardım etmeli.
barışın lan!
şarkı hangisiydi?
a2- editlersin oğlum sonra.
a1- tamam lan haklısın bu sefer.
bakalım araları düzelecek mi? sanmam.
not:
a1- yalnız o şarkı acayip güzel bir şarkı. dinleyin derim.
a2-aynen kanka!
yok be anca ekran kilidini açarım ben zaten! yakmak falan, ateşle oynamak...
bak ne geldi aklıma?
okulun bahçesindeyim,
hani şu arnavut kaldırımlı kestane ağaçlı,
kulağımda bir şarkı,
barış ne anlatıyor öyle,
anlatıyor işte bi şey,
hani şu cacıklı var ya,
hıyar gibiyim falan,
a1-şarkı o değildi ki!
a2-boş versene sen. karışma işime!
a1-tamam be bi yazdırmadın
hep senin yüzünden bu haldeyiz zaten. maşallah pek akıllısın!
a2-akıllıyım tabi!
a1-hadi ordan!
o kadar akıllı olsan bu halde olur muyduk?
a2-amma uzattın ya! şurda iki satır bi şey yazıcaz!
a1-lan salak, ben başlattım yazıyı sen her zamanki gibi salça oldun!
a2-ben olmasam kim toplayacak arkanı?
a1-toplama işte ben de onu diyorum.
sen görürsün!
a2-ne yapabilirsin ki?
a1-hükmün geçmeye başladı farkında değil misin?
a2-sen kendini kandırıyorsun.
a1-asıl sen beni kandırıyorsun.
a2-ne alakası var be.
a1-akıllı olduğunu zannediyorsun. ama değilsin.
a2-hiç de bile.
a1-bozmuşsun kafayı teorilerle. nerde eylem?
a2-...
a1-bak nasıl da susuyorsun? haklı olan benim. anla artık!
boşuna tartışıyorlar. aktör olan a1 sonuçta. ama a2 de yardım etmeli.
barışın lan!
şarkı hangisiydi?
a2- editlersin oğlum sonra.
a1- tamam lan haklısın bu sefer.
bakalım araları düzelecek mi? sanmam.
not:
a1- yalnız o şarkı acayip güzel bir şarkı. dinleyin derim.
a2-aynen kanka!
devamını gör...
the truman show
manipülasyon,algı yönetimi nasıl yapılır cok iyi anlatıldığını düşündüğüm jim carrey filmi. bu filmden sonra hayatın acaba bir simulasyon mu olduğunu düşünmeden edemiyor insan. harika bir senaryo, harika bir oyunculuk.bayıldım.
devamını gör...
ikinci şans verilen insanın her şeyi bok etme olasılığı
yüzde 89,7'dir.
devamını gör...
günün sosyal medya ünlüsü
devamını gör...
kült film
kült yazar, kült kitap gibi ifadeleri gündelik hayatta sık kullanırız. kullanılan sık ifadelerden biri olan kült filmde, hakkında çok çeşitli tartışmalar bulunan bir terimdir.
dün şiddetli bir tanesi, kafa sözlüğün dizi ve film kulübü, dc kanalında gerçekleşti. matrix’in kült mü sorusu tartışmanın çıktığı noktaydı.
ismini vermek istemediğim bir yazar( zarathustra godot ), seyirci kitlesinin belirleyici bir unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.
şiddetli sataşma içeren bu yazı; kült nedir? neye kült denir? gibi sorulara ‘’cevap arama’’ ekseni üzerine dönecektir.
sevgili dostlar;
ben bu tartışmayı kaybeden taraflardan biriyim. zira zamanı değişse de insanın vizyonuna kattığı unsurları barındıran filmlere ’’ kült’’ filmdir dedim.
peki gerçekten, zaman ve mekandan bağımsız, insanın ruhuna bir şey katan film, kült olup olmadığını belirler mi?
öncelikle neden böyle bir argümanın arkasında durdum, onu açıklamam gerekiyor.
latince bir sözcük olan ‘’cultura’’, eğitim, bedene ve ruha iyi gelecek şey anlamına gelir. kült kavramı buradan türemiştir.
sinema sektöründe ise 1920’lerde kullanılmaya başlasa da 1970’lerde dilimize pelesenk olmaya başlamıştır efem. webcache.googleusercontent....
1970’lerde anaakım sinemaya karşı olarak, üniversiteli öğrencilerin, düşük bütçeli yeraltı filmleri, bu dönemde üni dışına yayılarak, gece gösterilmeye başlanmış. kendine ‘’özgü’’ seyircileri oluşturmuş. bu filmlerin müdavimleri, geceyarısı gösterilere akın akın gitmeye başlamıştır. kısacası ortaya çıkışı bir çeşit hollywood rönasansı diyebiliriz.
rönasans nasıl oluyor peki.
___ kült filmlerde star olmaz, ‘’tip’’ler olur. filmleri tipler taşır. anaakım bir filmi selma hayek başrolünde diye izleyebilirsiniz. ancak kült filmde frida için izlersiniz.
___kült filmlerde ‘’fan’’ kavramı olur. fanlar, kült filmlere sıkı sıkıya bir sadakat içindedir. zamanla bağlılıkları azalmaz.
____ kült film, kapitalist sistemin ana akım sinema kültürüne, karşı alternatif olarak çıkmıştır. tüketici kültürüne ‘’pasif’’ bir direniştir. bu nedenle kült film aykırıdır.
___ kült film sevenler içeriğinden bişe anlamasa da olur. hatta film herhangi bir içeriğe sahip olmayabilir. hatta çok kötü bir film olabilir. örneğin 2003 yapımı the room ‘’en kötü filmler ‘’ arasında gösterilse de kült bir film olarak kabul edilir. kemik kitlesi, bu filmi ‘’özel seans’’la izler. özel bir takım davranış biçimlerini hep birlikte uygular. filmi izlerken, ancak birbirlerini anlayacakları özel bir dil kullanırlar.
___ izleyici kitlesinin az, ya da çok oluşu önemli değildir. star wars, matrix gibi filmler çok gişeli filmlerdir. ancak külttürler.
___ düşük bütçeli olmak zorunda değillerdir. matrix, star wars düşük bütçeli filmler olmamasına rağmen, kültürler.
___kült filmler seyircisi kendini ‘’farklı’’ hisseder. bu sebeple bir yere ‘’ait olma’’ sonsuz bir sadakati de beraberinde getirir.
___kült filmlerin seansı bile farklıdır. genellikle gece yarısı seanslarında gösterime girerler.
kısaca bir kült filmi kült film yapan özellik, asla ‘’neden ‘’, ‘’niçin’’ sorularının cevaplarını alamamamanızdır.
dün şiddetli bir tanesi, kafa sözlüğün dizi ve film kulübü, dc kanalında gerçekleşti. matrix’in kült mü sorusu tartışmanın çıktığı noktaydı.
ismini vermek istemediğim bir yazar( zarathustra godot ), seyirci kitlesinin belirleyici bir unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.
şiddetli sataşma içeren bu yazı; kült nedir? neye kült denir? gibi sorulara ‘’cevap arama’’ ekseni üzerine dönecektir.
sevgili dostlar;
ben bu tartışmayı kaybeden taraflardan biriyim. zira zamanı değişse de insanın vizyonuna kattığı unsurları barındıran filmlere ’’ kült’’ filmdir dedim.
peki gerçekten, zaman ve mekandan bağımsız, insanın ruhuna bir şey katan film, kült olup olmadığını belirler mi?
öncelikle neden böyle bir argümanın arkasında durdum, onu açıklamam gerekiyor.
latince bir sözcük olan ‘’cultura’’, eğitim, bedene ve ruha iyi gelecek şey anlamına gelir. kült kavramı buradan türemiştir.
sinema sektöründe ise 1920’lerde kullanılmaya başlasa da 1970’lerde dilimize pelesenk olmaya başlamıştır efem. webcache.googleusercontent....
1970’lerde anaakım sinemaya karşı olarak, üniversiteli öğrencilerin, düşük bütçeli yeraltı filmleri, bu dönemde üni dışına yayılarak, gece gösterilmeye başlanmış. kendine ‘’özgü’’ seyircileri oluşturmuş. bu filmlerin müdavimleri, geceyarısı gösterilere akın akın gitmeye başlamıştır. kısacası ortaya çıkışı bir çeşit hollywood rönasansı diyebiliriz.
rönasans nasıl oluyor peki.
___ kült filmlerde star olmaz, ‘’tip’’ler olur. filmleri tipler taşır. anaakım bir filmi selma hayek başrolünde diye izleyebilirsiniz. ancak kült filmde frida için izlersiniz.
___kült filmlerde ‘’fan’’ kavramı olur. fanlar, kült filmlere sıkı sıkıya bir sadakat içindedir. zamanla bağlılıkları azalmaz.
____ kült film, kapitalist sistemin ana akım sinema kültürüne, karşı alternatif olarak çıkmıştır. tüketici kültürüne ‘’pasif’’ bir direniştir. bu nedenle kült film aykırıdır.
___ kült film sevenler içeriğinden bişe anlamasa da olur. hatta film herhangi bir içeriğe sahip olmayabilir. hatta çok kötü bir film olabilir. örneğin 2003 yapımı the room ‘’en kötü filmler ‘’ arasında gösterilse de kült bir film olarak kabul edilir. kemik kitlesi, bu filmi ‘’özel seans’’la izler. özel bir takım davranış biçimlerini hep birlikte uygular. filmi izlerken, ancak birbirlerini anlayacakları özel bir dil kullanırlar.
___ izleyici kitlesinin az, ya da çok oluşu önemli değildir. star wars, matrix gibi filmler çok gişeli filmlerdir. ancak külttürler.
___ düşük bütçeli olmak zorunda değillerdir. matrix, star wars düşük bütçeli filmler olmamasına rağmen, kültürler.
___kült filmler seyircisi kendini ‘’farklı’’ hisseder. bu sebeple bir yere ‘’ait olma’’ sonsuz bir sadakati de beraberinde getirir.
___kült filmlerin seansı bile farklıdır. genellikle gece yarısı seanslarında gösterime girerler.
kısaca bir kült filmi kült film yapan özellik, asla ‘’neden ‘’, ‘’niçin’’ sorularının cevaplarını alamamamanızdır.
devamını gör...
100 koyunun şanlıurfa'da gözaltına alınması
alice harikalar diyarında yaşayan bazı yazarlarımız yurtdışı hayranlığı ile ilgili başlık açmıştı. kendilerine buradan selam olsun.
devamını gör...
zaman makinesi
iyiki de öyle bir makine yok. insan yaptığı hatalar olsun ne olursa olsun zaman içerisinde ders çıkartır böyle bir makine olsaydı hiç kimse bir kez olsun dönüp yaptığı hatayı göremezdi.
devamını gör...
sosyopatların özellikleri
antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olan bireylere verilen isimdir. aynı zamanda psikopat olarak da adlandırılabilirler. bu tanıyı alabilmek için 18 yaşından büyük olmak ve 15 yaşından itibaren tanı için gerekli davranış örüntülerine sahip olunmalıdır. 18 yaş altındaki bireylerde bu örüntülere benzer davranışlar görülmesi, davranım bozukluğu olarak adlandırılır.
antisosyal kişilik bozukluğunda kişiler; empati yoksunluğu, abartılı bir şekilde kendini övme, söz cambazlığı, bencilce ve duyarsızca davranışlar gösterirler. en önemli özellikleri ise antisosyal şiddet ve yeniden suç işleme eğilimidir.
sosyopatlar, ilk görüşmelerde etkileyici, duyarlı ve doğal görünebilir. fakat bunun altında yatan karşılarındaki insanı çıkarları için kullanmaktır. vicdan gelişimleri yetersizdir. yasaları sonuçlarını düşünmeden kolayca çiğneyebilirler.
itkisellik, ileriyi planlayamama, asabi tavırlar, sürekli sorumsuzluk ve pişmanlık duymama hali de antisosyal kişilik bozukluğu ölçütlerindendir. yasaları çiğneme özelliklerinden dolayı sıklıkla adli olaylara karışırlar.
sosyopat kişilerde alkol ve madde bağımlılığı oranı oldukça yüksektir ve intihar eğilimi gösterirler.
antisosyal kişilik bozukluğunda kişiler; empati yoksunluğu, abartılı bir şekilde kendini övme, söz cambazlığı, bencilce ve duyarsızca davranışlar gösterirler. en önemli özellikleri ise antisosyal şiddet ve yeniden suç işleme eğilimidir.
sosyopatlar, ilk görüşmelerde etkileyici, duyarlı ve doğal görünebilir. fakat bunun altında yatan karşılarındaki insanı çıkarları için kullanmaktır. vicdan gelişimleri yetersizdir. yasaları sonuçlarını düşünmeden kolayca çiğneyebilirler.
itkisellik, ileriyi planlayamama, asabi tavırlar, sürekli sorumsuzluk ve pişmanlık duymama hali de antisosyal kişilik bozukluğu ölçütlerindendir. yasaları çiğneme özelliklerinden dolayı sıklıkla adli olaylara karışırlar.
sosyopat kişilerde alkol ve madde bağımlılığı oranı oldukça yüksektir ve intihar eğilimi gösterirler.
devamını gör...


