adamın profil resmi koymasıyla şok olduğum durum. lucifer mahsun kırmızıgül'ün üvey kardeşinden olma yeğeni imiş meğer sözlük. bir saaaarı saarı nı alırız şeytooo!

buraya ceketli sakallı hizliresim koymakla düşmez luciiii ay em sori.(bkz: lol)

bu arada bazlama yanak iltifatı mest etti, bir sene ankara'da yaşadım bazlama tost var yaa insanın ömrünü uzatan tek hamurdan yiyecektir tartışmaya kapalı.
devamını gör...

zaman zaman güzel oluyor. tabi şarkı seçimi çok önemli.
devamını gör...

günaydın sözlük…

ama öyle, serin bir yaz akşamı, güneş ağır ağır batarken gökyüzünü kızıla boyamış, çiçekli, tiril tiril kısa elbisesini giyinmiş güzel bir kadın, sevdiceğinin elini tutmuş sahilde yürürken, levent yüksel’in “beni benimle bırak giderken” şarkısını mırıldanıyormuş da; o yanındaki mizah yeteneği gelişmemiş, mel’un cinse mensup beyefendi, “tamam” diyip gitme şakası yaparak tat kaçırmış gibi bir günaydın değil elbet…

yaz gecesi, partnerinizle kafi miktarda demlenilmiş, güzelleşilmiş bir şekilde, ellerinizde cila niyetine soğuk biralarla biraz da yalpa vurarak tenha bir kumsala inilmiş, ateş etrafında bira içip şarkı söyleyen kalabalık bi gruba dahil olunmuş da, nazan öncel’in “gidelim buralardan” şarkısına bağıra bağıra, hoplaya zıplaya eşlik edilmiş gibi bir günaydın…

müthişli bir günaydın…
can çektiren, dip düşüren bir günaydın…
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sanki herkes benim kitap okuyacağım zamanda anlaşmışçasına gürültüler yükselir. içimden bir kitap bile okutmadınız bee! ,dememe sebep olur.
devamını gör...

yazarları tanımama vesile olan pozitif bir durumdur.
devamını gör...

en sevdiğim bir kaç insandan birinin adı.
aynı zamanda #966460 nolu tanımımda bahsettiğim çok hoş kokan, iç açan bir yaz bitkisi.
devamını gör...

kafem olsun çok isterdim. hem de kitap-kafe. heeeeer yer kitaplarla dolu, haftada bir gece sinema günü, değişik tatlar, mükemmel müşteriler...
ama kesin batarım ben.
tanım: hayatta bir kez olsun yapmak istediğimiz meslekleri yazdığımız başlık.
devamını gör...

bir kez daha anladım ki rte başörtüsüz kadınların öldürülmesini pek sallamıyor. ona göre öldürülen , tacize uĝrayanların hepsi başörtüsüz. kendi kızları korunaklı evlerde hiç tacize uğramadan milyar dolarlarla ve vasat kocalarıyla mutlu bir hayat sürerken biz kot pantolon giydiğimiz ve babamiz cumhurbaskani olmadigi için tacize uğramaya hak görũlüyoruz. başörtüsũzsen ve kadınsan hayatta kalmak gerçekten zor bu ülkede. ve dünyada. kendi cinsiyetimden nefret ettiren herkese lanet olsun. !
devamını gör...

huzur veren bir kokudur. insanı güvende hissettirir.
devamını gör...

çok zorlu ve sabır isteyen meziyet.
benlik hiç değil, kardeşime çözemediği soruyu anlatırken bile aval aval suratıma bakarsa sinirlenip çıkışıyorum. sabır işi anacım bu.
devamını gör...

yanlışlıkla kendimi koyup değiştiremediğim başlıktır
devamını gör...

(ing.) triumvirate, latince tresviri veya triumviri. antik roma'da, üç yetkiliden oluşan bir kurul.
birkaç tür vardı:
(1) ilk olarak mö 289'da kurulan "tresviri nocturni". özellikle suç ve vatandaşların medeni statüsüyle ilgili olanlar olmak üzere yargı işlevlerinde yüksek hakime yardım eden bir kuruldu.
(2) başlangıçta üç rahipten oluşan bir kurul olan "tresviri epulones" ise ludi romani ve ludi plebeii festivallerinin en önemli etkinliği olan jüpiter'in ziyafetini üstlenmek için mö 196'da kurulmuştu.
(3) tresviri monetales, hem cumhuriyet hem de imparatorluk döneminde roma ve italya darphanesinden sorumluydu.
(4) tresviri rei publicae constuendae ("devleti organize etmek için üçlü hükümdarlık"), genellikle ikinci triumvirlik olarak bilinen gruba (mark antony, marcus aemilius lepidus ve octavianus [gelecekteki imparator augustus]). özünde, kapsamı diktatörce olan mutlak bir yetkiye sahiptiler. m.ö. 60'da başlayan pompey, julius caesar ve marcus licinius crassus'un birinci üçlü yönetimi resmi olarak oluşturulmuş bir komisyon değil, üç güçlü siyasi lider arasında bir hukuk dışı anlaşmaydı. genellikle seçilen, triumviri agris dandis assignandis (bazen judicandis) ve "triumviri coloniae deducendae" adı verilen üç kişilik kurul, cumhuriyetin son üç yüzyılı boyunca sıklıkla toprak tahsisi ve kolonilerin kurulmasından sorumlu olarak oluşturulmuştu. (mö 3. – 1. yüzyıl).link
devamını gör...

üstteki kahvaltıda ne yemiş, alttakinin adını tahmin et gibi başlıklar azaldığında memnuniyetle ve hiç düşünmeden yapacağım eylemi içeren kampanya. şimdilik bende bile bir "acaba?" payı var.
devamını gör...

bana da maksimum 21-22 yaşında yazarlar kaynıyor gibi geliyor. ya da onların kanı fazla kaynıyor. varlıkları daha çok dikkat çekiyor.
kendimi, 50 yaşında üniversiteye başlamış gibi hissediyorum bazen.
devamını gör...

çocukken sıralara, masalara vurarak söylediğimiz efsane şarkıdır.
devamını gör...

1966 senesinde bir dostuna yazdığı mektupta, efsanevi bilim kurgu serisi dune hakkında kısa da olsa bir yorumda bulunmuş yazar. tabi o zamanlar sadece ilk kitabın olduğunu en baştan belirtmek lazım. kendisi, mektubunda dune'dan söz ederken açıkça sevmediğini belirtmiş fakat, henüz ayrı kulvarlar olarak nitelendirilmeyen fantazi ve bilimkurgunun, konu edildiği eserleri yazan bir başka yazarı da aşırı şekilde eleştirmekten geri durmuştur. bunu mektubundaki şu cümlelerden anlıyoruz;


thank you for sending me a copy of dune. i received one last year from lanier and so already know something about the book. it is impossible for an author still writing to be fair to another author working along the same lines. at least i find it so. in fact i dislike dune with some intensity, and in that unfortunate case it is much the best and fairest to another author to keep silent and refuse to comment. would you like me to return the book as i already have one, or to hand it on?


neden beğenmediğine gelecek olursak; tamamen kişisel zevklerden ötürü olması ve iki yazarın dünyaya bakış açısı öne çıkan iki sebeptir bana göre. şimdi ikinci nedeni doğru kabul ederek olayı biraz daha açalım.

-ilk olarak tolkien yazdığı eserler göz önüne alınırsa, çocuk kitapları yazan birisi. dolayısıyla kullandığı dil ve anlatım da buna göre şekillenmiş. olayların masalsılığı, karakterlerin keskin denecek kadar bariz kişilikleri, kullanılan dillerin türetimi vs. buna karşılık herbert ise, bir carl gustav jung hayranı olmasından da mütevellit romanlarında genel olarak, analitik psikoloji, kuşkucu gerçeklik ve nihilizm'den bolca yaralanarak, gerçeğe yakın bir kurgusal evren yaratma yoluna gitmiştir.

-tolkien romanlarında iyiliği, iyi bir birey olmayı, dürüst amaçları yüceltme yoluna giden bir yazardır. herbert ise romanlarında gri karakterler ve bolca kötü düşünceler bulundurmayı sever. her ne kadar içten içe bir iyilik kavramı işlense de, karakterlerin genel durumu kötüye yakındır. hatta bir nevi 'iyi niyet barındıran kötü kişiler' dersek yanılmış olmayız. bunu romanında geçen şu sözlerden de anlayabiliriz;
''insanoğlunu altın yol'umdan yürütmeye karar verdiğimde, onlara hiç unutamayacakları bir ders vermeye yemin ettim. insanların sözleriyle inkar etseler de davranışlarıyla sergiledikleri derin bir davranış kalıbı var. güvenlik, huzur ve barış istediklerini söylüyorlar. ama bunu söylerken bile kargaşanın ve şiddetin tohumlarını atıyorlar.'' ki bu paragraf, romanlarını genel hatlarla tanımlar.

-tolkien ve herbert romanlarında geçmişe dair birçok gönderme ve öge barındırmasına rağmen, tolkien bunu fantazi ve iyiliğin geçmişle, bir nevi çocuklukla ilgisi olduğu için yaparken, herbert ise geçmişi geleceğe giden bir unsur olarak görür ve olayları geleceğin karanlık ve karamsar dünyasına taşır.

-bugün eseri bazı bilmeyen kesimlerce bir savaş alegorisi olarak görülen tolkien'in, aslında alegori sevmediği bilinirken, herbert ise eserlerinde bu yola çokça başvurmuştur. tolkien için bir karakter ne ise o'dur. altında, kıyısında, yöresinde başka anlam aramak gerekli değildir. herbert için ise karakterler genellikle bir durumu veya düşünceyi temsil ederler. hatta karakterlerinden biri başlı başına bir mesih alegorisi iken, genel kurgu ise her ne kadar yazıldığı zaman böyle bir durum yoksa da günümüzde 'orta doğu ilişkileri ve petrol' konusuna açık bir gönderme olarak yorumlanmakta.

-tolkien eserlerinde gerekirse yeni bir dil oluşturma yoluna giderken, herbert ise olan dili değiştirme ve geliştirme politikası izlemiştir.

tüm bu nedenler tamamen bir varsayım olmakla beraber, tolkien sadece kitaptan hoşlanmamış da olabilir. sonuçta herkesin zevki farklı.
devamını gör...

benim gibi aklı karışanlar için ilk iki tanımın mealini yazayım :)

1. kısaltması "pink" olan arkadaş ressam artemisia gentileschi 'yi anlatacak,

2. kısaltması "robotik" olan arkadaş ise heykeltraş camille claudel' ı anlatacak.

3. arada şarkılar olacak ( istek ve/veya playlistte ne tür şarkılar olacağı belli değil ama kahtalı mıçı veya ankaralı namık beklemek nafile olur gibi, haberiniz ola)

4. bilgi seviyesi yukarda olacak gibi, en azından bize yansıtılan o.

5. pink denilen arkadaş robotik denilen arkadaşı 14 şubatta selam yollamış (bizden de selam olsun) o da hem sözlüğe gelmiş, hem de pink'in yayın ortağı olacak.

6. güzel bir yayın olsun, şimdiden başarılar :) bekliyoruz efendim.
devamını gör...

özleme dair güzel tespitleri olan oruç aruoba şiiridir.

özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin

özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen
devamını gör...

azer bülbül - duygularım.


tanım: hayatımızın şarkısını paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim