yazarların itiraf köşesi
yemek siparişi getiren kuryenin sesine aşık olmam sonucunda son bir haftada 5 gün tavuk yedim, yakında gıdaklamaya başlayacağım.
işin kötü tarafı o da bana boş değil galiba, dün gece kaskını çıkardı, filmlerdeki gibi saçlarını savurarak "tatlıyı değiştirmişsiniz bugün hıyar bey?" dedi, "her gün senin geleceğini bilsem zaten tatlıya ihtiyacım olmaz" dedim, kikir kikir güldü.
hayırlısı bakalım, kır düğünü düşünüyoruz.

edit : biriciğimin ticari hayatı sıkıntıya girmesin diye görseli sansürledim, ama halim ortada işte?
işin kötü tarafı o da bana boş değil galiba, dün gece kaskını çıkardı, filmlerdeki gibi saçlarını savurarak "tatlıyı değiştirmişsiniz bugün hıyar bey?" dedi, "her gün senin geleceğini bilsem zaten tatlıya ihtiyacım olmaz" dedim, kikir kikir güldü.
hayırlısı bakalım, kır düğünü düşünüyoruz.

edit : biriciğimin ticari hayatı sıkıntıya girmesin diye görseli sansürledim, ama halim ortada işte?
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
bazen de dumur olmaya bağlı olarak tebessüm ettiren olaylardır. swh
bugün hastanedeki içecek otomatına 3 tl'lik kakaolu süt için 10 tl attım. sütü aldım almasına da, otomatın verdiği para üstü 8 tl... hayatımda ilk defa para üstünü fazla veren bir otomata denk geldim sgdhcjhkvjvkvjcjbkd. ben de ne yapacağımı şaşırdığım için parayı geri iade edebilmek amacıyla arkadaşa soda aldım alüminyum. zaten arkadaşın da 6-7 tl'sini yutmuş şerefsiz. neyse ufaktan ödemiş olduk sanırsam kjkgjffhhchg.
bugün hastanedeki içecek otomatına 3 tl'lik kakaolu süt için 10 tl attım. sütü aldım almasına da, otomatın verdiği para üstü 8 tl... hayatımda ilk defa para üstünü fazla veren bir otomata denk geldim sgdhcjhkvjvkvjcjbkd. ben de ne yapacağımı şaşırdığım için parayı geri iade edebilmek amacıyla arkadaşa soda aldım alüminyum. zaten arkadaşın da 6-7 tl'sini yutmuş şerefsiz. neyse ufaktan ödemiş olduk sanırsam kjkgjffhhchg.
devamını gör...
gökhan özoğuz'un twitter’da postumuzu beğenmesi
gökhan özoğuz'un kafa sözlük yazarı olduğunun göstergesidir. kgb desteğini arkasına almak için yazar olmuş olabilir.
not: gökhan bey aramızdaysanız bu tanımı favorileyin.
not: gökhan bey aramızdaysanız bu tanımı favorileyin.
devamını gör...
yalnızlığın en iyi tanımı
daha önce bir yerlerde pay etmişimdir mutlaka ama yinelemekte sakınca görmüyorum. duyduğum en iyi tanım:
devamını gör...
canım aliye ruhum filiz
bazen sıradan şeyler insanı hüzünlendirmeye yeter. bir bakış, bir melodi, ağır ağır yürüyen bir kaplumbağa mesela; acaba ne zamandan beri yollardadır?..
sabahattin ali'nin canı aliye'ye ve ruhu, bir tanecik kızı filiz'e yazdığı mektuplar, o sıradan fakat sıcacık mektuplar da insanı hüzünlendirmeye yeter. belki de ali'nin o feci, hak etmediği sonunu bildiğimizdendir bu. onu can yoldaşı aliye'den, ateşi çıksa endişeden dört döndüğü yavrusu filiz'den, sevdiği ilkbahardan ayıran o sonu düşünür hüzünleniriz. ''ihtiyarlığımda çekilmez biri olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. ama bu tahminin doğru çıkmayacak sanırım. çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi? hep genç kalacağım.'' sözünün doğru çıkmasına hüzünleniriz.
sıkıntılarla geçmiş bir hayat.. ilkbaharı çok seviyor diye kendisine gül bahçesi vadedilmemiş nihayetinde, mahkemelerde acaba bu sefer kaç ay yatacağım endişesiyle geçmiş günleri. kendi deyimiyle dünyada rahat yaşamak için aptal olmak gerektiğini bildiği halde aptal olmaktansa rahatsız bir yaşam sürmeyi tercih etmiş. bir kadınla tanışmış, mehtaplı gecelerde benim de bayıldığım ay ışığının altında yürüyüş yaparken kendisine eşlik etmesini isteyecek değerde bir kadınmış bu kişi; aliye.
mektuplaşmışlar, birbirlerine içlerini, düşüncelerini, fikirlerini, duygularını açmışlar. sabahattin ali, yazdığı öykü ve şiirleri göndermiş aliye'ye. nahif benliğini kelimelere dökmüş, biz okuyanlara da bıkmadan o güzel sözlerin hepsinin altını teker teker çizmek düşmüş.
içinde müthiş bir neşe, kibarlık fakat aynı zamanda hüzünlü, belki umutsuz bir yön var. en azından 1935'ten 1948'e kadar yazdığı mektuplardan bunu hissettim. sonlara doğru o felaket sonu bildiğimden dolayı gözlerim dolmadı değil. o son mektubu okumak, ve mektubun fazlaca sıradan olması, veda bile edememesi dokundu belki de. gerçi vedalardan da nefret ederim. fakat ''allahaısmarladık'' bile diyememesi haksızlık gibi geldi.
zaten bakarsanız, hakkında inceleme yazılamayacak bir derleme bu kitap. bu kadar sıradan fakat aynı zamanda çok özel mektuplar hakkında ne yazıp çizebiliriz? adam düşünmüş, hissetmiş, sevmiş, merak etmiş, endişelenmiş, yazmış. bize sadece okuduktan sonraki duygu ve düşüncelerimizi paylaşmak düşer.
sabahattin ali'nin canı aliye'ye ve ruhu, bir tanecik kızı filiz'e yazdığı mektuplar, o sıradan fakat sıcacık mektuplar da insanı hüzünlendirmeye yeter. belki de ali'nin o feci, hak etmediği sonunu bildiğimizdendir bu. onu can yoldaşı aliye'den, ateşi çıksa endişeden dört döndüğü yavrusu filiz'den, sevdiği ilkbahardan ayıran o sonu düşünür hüzünleniriz. ''ihtiyarlığımda çekilmez biri olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. ama bu tahminin doğru çıkmayacak sanırım. çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi? hep genç kalacağım.'' sözünün doğru çıkmasına hüzünleniriz.
sıkıntılarla geçmiş bir hayat.. ilkbaharı çok seviyor diye kendisine gül bahçesi vadedilmemiş nihayetinde, mahkemelerde acaba bu sefer kaç ay yatacağım endişesiyle geçmiş günleri. kendi deyimiyle dünyada rahat yaşamak için aptal olmak gerektiğini bildiği halde aptal olmaktansa rahatsız bir yaşam sürmeyi tercih etmiş. bir kadınla tanışmış, mehtaplı gecelerde benim de bayıldığım ay ışığının altında yürüyüş yaparken kendisine eşlik etmesini isteyecek değerde bir kadınmış bu kişi; aliye.
mektuplaşmışlar, birbirlerine içlerini, düşüncelerini, fikirlerini, duygularını açmışlar. sabahattin ali, yazdığı öykü ve şiirleri göndermiş aliye'ye. nahif benliğini kelimelere dökmüş, biz okuyanlara da bıkmadan o güzel sözlerin hepsinin altını teker teker çizmek düşmüş.
içinde müthiş bir neşe, kibarlık fakat aynı zamanda hüzünlü, belki umutsuz bir yön var. en azından 1935'ten 1948'e kadar yazdığı mektuplardan bunu hissettim. sonlara doğru o felaket sonu bildiğimden dolayı gözlerim dolmadı değil. o son mektubu okumak, ve mektubun fazlaca sıradan olması, veda bile edememesi dokundu belki de. gerçi vedalardan da nefret ederim. fakat ''allahaısmarladık'' bile diyememesi haksızlık gibi geldi.
zaten bakarsanız, hakkında inceleme yazılamayacak bir derleme bu kitap. bu kadar sıradan fakat aynı zamanda çok özel mektuplar hakkında ne yazıp çizebiliriz? adam düşünmüş, hissetmiş, sevmiş, merak etmiş, endişelenmiş, yazmış. bize sadece okuduktan sonraki duygu ve düşüncelerimizi paylaşmak düşer.
devamını gör...
günün karikatürü
osuruk mizahı başlığını görünce aklıma gelenlerden bir tanesini de buraya bırakayım. maksat başlık değişikliği olsun*
devamını gör...
altruist intihar
kişinin çok güçlü toplumsal bağları sebebiyle; toplumu kendini önüne koyarak intihar etmesi şeklidir. dünyanın çok farklı yerlerinde altruist intihar örnekleri görülmektedir; japonya'da var olan hara kiri geleneği bir altruist intiharlara örnek teşkil eder. kişi kendinden daha değerli bulduğu toplum için kendini feda etmekten çekinmez. özellikle askerler altruist intihara daha meyillidirler.
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
insanlar eleştirilmeden kendilerini rahatça ifade edebildikleri bu ortamda eksi butonu geldiğinde sürekli tepki görmekten çekinip rahatça kendilerini ifade edemeyecekler. bu durum gerçekten mantıklımı?
devamını gör...
unutursun mihribanım
abdurrahim karakoç şiiri. mihriban için her seferinde unutursun dediği halde, kendi için hiç unuturum diyemediği şiir. unutamamış ta zaten mihriban adında kızı olunca nasıl unutabilir ki. mihriban unutmuş mudur unutmamış mıdır orasını bilemem fakat biri banamihribanve unutursun mihribanım gibi iki şiir yazsaydı ben ölsem unutamazdım.
yıllar sinene yaslanır;
hâtıraların paslanır.
bu deli gönlün uslanır...
unutursun mihriban'ım.
süt emerdin gündüz-gece,
unuttun ya, büyüyünce...
ha işte tıpkı öylece
unutursun mihriban'ım.
gün geçer, azalır sevgi;
değişir her şeyin rengi.
bugün değil, yarın belki,
unutursun mihriban'ım.
düzen böyle bu gemide;
eskiler yiter yenide.
beni değil, sen seni de,
unutursun mihriban'ım.
yıllar sinene yaslanır;
hâtıraların paslanır.
bu deli gönlün uslanır...
unutursun mihriban'ım.
süt emerdin gündüz-gece,
unuttun ya, büyüyünce...
ha işte tıpkı öylece
unutursun mihriban'ım.
gün geçer, azalır sevgi;
değişir her şeyin rengi.
bugün değil, yarın belki,
unutursun mihriban'ım.
düzen böyle bu gemide;
eskiler yiter yenide.
beni değil, sen seni de,
unutursun mihriban'ım.
devamını gör...
he man
jeneriği yeter.dosta güven,düşmana korku veren karizma.
devamını gör...
mutluluğu kovalamak
sözlük benim günlüğümdür öncesinde demiştim.
sevgili kendim, şu işim bitsin rahatlarım, bu bitsin bir nefes alırım dediğin kaç vakit geçti? sayabildin mi, saydıysan bu kadarını telafi edebilir misin benim güzel kendim. ben üşengeç bi insanım yahu kovalamak felan istemiyorum. bugun buluşurken kız arkadaşına kokina aldın güzelim tamam sana alınsa mutlu olurdun belki ama, neden bekleyesin ki sen yap bazı şeyleri dedin kendine bugun. karşındakinin mutluluğu seni öyle mutlu etti ki çok kıymetliydi. belki sana alınsa o kadar mutlu olmazdın hıh? sorun buymuş beklemek, ertelemek. *
sevgili kendim, şu işim bitsin rahatlarım, bu bitsin bir nefes alırım dediğin kaç vakit geçti? sayabildin mi, saydıysan bu kadarını telafi edebilir misin benim güzel kendim. ben üşengeç bi insanım yahu kovalamak felan istemiyorum. bugun buluşurken kız arkadaşına kokina aldın güzelim tamam sana alınsa mutlu olurdun belki ama, neden bekleyesin ki sen yap bazı şeyleri dedin kendine bugun. karşındakinin mutluluğu seni öyle mutlu etti ki çok kıymetliydi. belki sana alınsa o kadar mutlu olmazdın hıh? sorun buymuş beklemek, ertelemek. *
devamını gör...
friedrich wöhler
alman kimyager. laboratuvar ortamında amonyum siyanattan üreyi oluşturmayı başarmıştır. daha önce organik maddelerin yapay bir ortamda olusturulamayacağı düşüncesi bilim dünyasında hakim iken o bu deneyiyle bu düşünceyi çürüttü.
devamını gör...
mesaj atsam mı atmasam mı tereddütü
geçenlerde bir yazarın tanımı gözüme çarptı sıkıntısını dile getirdiği. kendisine biraz tereddütten sonra gerçekten iyi niyetle yardım etmek istedim ve çok kibar düzgün bir üslupla bir mesaj attım. aman yareppim atmaz olaydım bir küfür etmediği kaldı. şok oldum ben de attığım mesaj asla kötü bir şey de değildi çok kibar ve iyi niyetle yazıldığı çok belli bir mesajdı. o kadar şaşırdım ki tekrar tekrar okudum hanımefendi acaba neye sinirlendi diye hala da aklım almıyor.
sonradan özür diledi başka bir şeye sinirliydim sinirimi senden çıkardım dedi ama çok kızdım ve kırıldım kendisine daha önce burda hiç böyle kaba bir tepki almamıştım. kötü bir şey yazsam neyse ama gerçekten iyi bir şey yazmıştım. az biraz sakin olsak güzel olur. bu kadar sinir bünyeye zarar. artık mesaj atarken çok temkinliyim.
sonradan özür diledi başka bir şeye sinirliydim sinirimi senden çıkardım dedi ama çok kızdım ve kırıldım kendisine daha önce burda hiç böyle kaba bir tepki almamıştım. kötü bir şey yazsam neyse ama gerçekten iyi bir şey yazmıştım. az biraz sakin olsak güzel olur. bu kadar sinir bünyeye zarar. artık mesaj atarken çok temkinliyim.
devamını gör...
üç yeni kuyuda petrol keşfettik
gireceğim entry üstteki arkadaşın nickidir.
devamını gör...
dövme yaptıran insan
millete giren çıkanın ne olduğunu anlamayan insandır.
sana ne incir yapraaaam.
sana ne incir yapraaaam.
devamını gör...
kıyametin şafak vakti kopması
ya kopsun da bana zaman mekan fark etmez, yeter bu kadar doydum ben.* koptu da şafağımız kaldı.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fark ettiği şeyler
genelleme yapmak kötü bir özelliktir bunu fark ettiğimde 15 yaşındaydım.
devamını gör...


