japon denince akla gelen ilk şey
sözlük habitatında japon 35 abimiz.
devamını gör...
hacamat yaptıran basur hastasının anüsüne bardak kaçması
şaşırmamak lazım. tomografide çalışıyorum, soda şişeleri , kavanozlar üff daha neler neler * artık şaşıramıyorum bu tarz olaylara
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
koyun, yemini çobanın önüne getirip de 'bak ne kadar yedim' demez.bunu yer, sindirir, yün ve süt verir. bunun gibi, sen de felsefi ilkelerini insanlara anlatıp durma, onlara sindirdiğin bu ilkelerden ürettiklerini göster.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının son 3 yıl içindeki gelişimleri
2020- evlendim, evlendiğim için saçma sapan bir bahane ile mevcutta çalıştığım ve mutlu olduğum departmandan alındım, üst yönetimden onay çıkmadığından beni işten atamayan yöneticim, şirket için önemi olan bir projeye al burada oyalan evlendin diye deparmandan aldım, işten de atamıyorum madem diyerek beni atadı.
bir yandan iş bakarken, bir yandan da kendi yöneticimi boşverip, aldığım parayı hakedeyim bari diyerek işime baktım ve fazlasıyla iyi bir iş çıkarttım. hatta yöneticime rağmen iyi bir zam aldım.
2021- yüksek lisansı bitirdim.
atandığım projenin sonu gelince, ya üst yönetim bunu istiyor, hadi sen bunu yap bari ben bu işe pek inanmıyorum umurumda da değil zaten ama patron istedi hadi bakalım motivasyon konuşması ile yeni bir projeye başladım. bu proje sürecinde sıfır motivasyon, sabahtan akşama kadar iş arayarak, yine aldığım maaşı hakedeyim bari diyerek çalışıp, ortaya fena olmayan bir iş çıkarttım,
bu arada babam kanser oldu* ve kısacık süren tedavi sürecinde yine bu yöneticimin, ben kanser olsam ötenazi yapmak isterdim, baksana baban ne kadar yük oluyor sana gibi eğlenceli fikirleri eşliğinde bir oraya bir buraya koşturdum. ve hayır kendisine kafa atmadım, şimdi yazıp tekrar okuyunca bencede atmalıymışım. haklısınız.
derken kasım ayında yöneticim işten atıldı. *
yeni yöneticim şeker gibi bir adam, hemde pamuk şeker,
buraya geliş şartların veya nedenin beni ilgilendirmiyor, bu şartlara rağmen çıkarttığın iş çok başarılı, biraz motive ol ve birlikte daha iyisini yapalım dedi ve yola koyulduk.
2022-
babamı kaybettim, hayatımın bu zamana kadarki en kötü günüydü. bir günde büyüdüm *
şimdi çalıştığım projeyi tam zamanlı bir departmana çevirip, beni yöneticisi yapmak için altyapı çalışmaları yapıyoruz.
kendime bir ev aldım. tam 500.000 tl borcum var.
bu süreçte bana sürekli destek olan ve benimle birlikte ağlayan bir eşim var. *
bir yandan iş bakarken, bir yandan da kendi yöneticimi boşverip, aldığım parayı hakedeyim bari diyerek işime baktım ve fazlasıyla iyi bir iş çıkarttım. hatta yöneticime rağmen iyi bir zam aldım.
2021- yüksek lisansı bitirdim.
atandığım projenin sonu gelince, ya üst yönetim bunu istiyor, hadi sen bunu yap bari ben bu işe pek inanmıyorum umurumda da değil zaten ama patron istedi hadi bakalım motivasyon konuşması ile yeni bir projeye başladım. bu proje sürecinde sıfır motivasyon, sabahtan akşama kadar iş arayarak, yine aldığım maaşı hakedeyim bari diyerek çalışıp, ortaya fena olmayan bir iş çıkarttım,
bu arada babam kanser oldu* ve kısacık süren tedavi sürecinde yine bu yöneticimin, ben kanser olsam ötenazi yapmak isterdim, baksana baban ne kadar yük oluyor sana gibi eğlenceli fikirleri eşliğinde bir oraya bir buraya koşturdum. ve hayır kendisine kafa atmadım, şimdi yazıp tekrar okuyunca bencede atmalıymışım. haklısınız.
derken kasım ayında yöneticim işten atıldı. *
yeni yöneticim şeker gibi bir adam, hemde pamuk şeker,
buraya geliş şartların veya nedenin beni ilgilendirmiyor, bu şartlara rağmen çıkarttığın iş çok başarılı, biraz motive ol ve birlikte daha iyisini yapalım dedi ve yola koyulduk.
2022-
babamı kaybettim, hayatımın bu zamana kadarki en kötü günüydü. bir günde büyüdüm *
şimdi çalıştığım projeyi tam zamanlı bir departmana çevirip, beni yöneticisi yapmak için altyapı çalışmaları yapıyoruz.
kendime bir ev aldım. tam 500.000 tl borcum var.
bu süreçte bana sürekli destek olan ve benimle birlikte ağlayan bir eşim var. *
devamını gör...
anneler günü
annelerimiz hayatın ışığıdır. hayatın anahtarlarıdır.
karşılıksız sevginin, şefkatin timsali olan annelerimizin ayakları altına cennetler serilmiş, edebiyatımızda, şiirlerimizde fedakarlıkları, çileleri ile geniş yer tutmuşlardır.
'ana başa taç imiş
her derde ilaç imiş.
kişi pir olsa da
anaya muhtaç imiş.'
(bkz: hüseyin nail kubalı)
karşılıksız sevginin, şefkatin timsali olan annelerimizin ayakları altına cennetler serilmiş, edebiyatımızda, şiirlerimizde fedakarlıkları, çileleri ile geniş yer tutmuşlardır.
'ana başa taç imiş
her derde ilaç imiş.
kişi pir olsa da
anaya muhtaç imiş.'
(bkz: hüseyin nail kubalı)
devamını gör...
kadınlardaki belalı erkek takıntısı
bu konuya dair sorularım var. cevaplayın bakalım.
manevi olarak sağlıklı, yetiştiği çevrenin belli bir seviyesi olan bir kadının böylesi adamlardan uzak durması olasıdır ve doğrudur. peki ya bu sağlıklı kadınlara musallat olanları napıcaz?
ya kadının yaşadığı tramvalar varsa farkında olmadan böylesi adamlara kapılıyosa? ohh, sen geçmişindeki sorunları çözemedin iyi ki öldün mü diyeceğiz?
son olarak bu adamlar neden belalı? neden böyle yetiştiriyolar bu adamların nasıl çevresi var ki böyle tipler ortaya çıkıyor?
bir kadının tercihlerini sorgulayacaksak bu adamları da sorgulayalım biraz.
manevi olarak sağlıklı, yetiştiği çevrenin belli bir seviyesi olan bir kadının böylesi adamlardan uzak durması olasıdır ve doğrudur. peki ya bu sağlıklı kadınlara musallat olanları napıcaz?
ya kadının yaşadığı tramvalar varsa farkında olmadan böylesi adamlara kapılıyosa? ohh, sen geçmişindeki sorunları çözemedin iyi ki öldün mü diyeceğiz?
son olarak bu adamlar neden belalı? neden böyle yetiştiriyolar bu adamların nasıl çevresi var ki böyle tipler ortaya çıkıyor?
bir kadının tercihlerini sorgulayacaksak bu adamları da sorgulayalım biraz.
devamını gör...
alttaki yazar hakkında varsayım yap
olur iban verebilirim.
alttaki yazar yemek yapmayı bilmiyor.
alttaki yazar yemek yapmayı bilmiyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. hayat sana karanlık, manasız gelir. insan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı, ağzını açmayı bile istemez.
hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. hava sıkıcı ve manasızdır. ya fazla sıcak ya fazla soğuk ya fazla yağmurludur. gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar.
aklını başına derleyip bu ruh haletini tahlil etmek istersin. insan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir.
kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. çünkü nedense hepimizde maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır bunu yapmazsak büsbütün çılgına döneriz.
mamafih insanlarda bu merak olmasa doktorlar açlıktan ölürlerdi. bu depresyon kelimesine yapışıp iç sıkıntısının uçsuz bucaksız denizinde bocalarken karşına uzun zamandan beri görmediğin bir ahbap çıkar. kılık kıyafetinin düzgünce olduğunu görür görmez derhal aklına kendi meteliksizliğin gelir ve gafil dostundan talihin varsa bir iki lira borç alırsın...
işte ondan sonra mucize başlar. şiddetli bir rüzgar ruhundan bir sis tabakasını sıyırıp götürmüş gibi içinin birdenbire aydınlandığını, bir hafiflik, bir genişlik duyduğunu görürsün. eski sıkıntı pır deyip uçmuştur. gözlerin etrafa memnuniyetle bakar ve sen de gevezelik edecek bir arkadaş aramaya başlarsın.
işte, iki gözüm, ciltlerce kitabın, saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kağıt başarır.
sen ruhumuzun bu kadar ucuz bir bedel mukabilinde takla atmasını haysiyetine yediremediğin için belki daha asil sebepler peşinde koşarsın, gökyüzünde birkaç yüz metre daha yükselen bir bulut yahut ensene doğru esen serince bir rüzgar yahut o esnada aklına gelen zekice bir fikir, sana bu değişmenin sebebi gibi görünmek ister.
fakat söz aramızda, iş bunun tamamıyla tersinedir, cebimize giren iki lira sayesindedir ki havanın biraz açıldığını görmek, rüzgarın serinliğini hissetmek hatta akıllıca şeyler düşünmek mümkün olmuştur...
(bkz: içimizdeki şeytan)
devamını gör...
güzelliğin göreceli bir kavram olmaması
güzellik insanın kendi ile alakalı olmayan bir durumdur. güzellik karşıdan bakan gözün sizi nasıl gördüğüdür. biri dünyalar güzeli görür, diğeri dünyanın en çirkini olduğunuzu söyleyebilir. o yüzden görecelidir.
haa derseniz ki büyük çoğunluğun güzel dediği güzeldir. ona lafım yok. ama ona da güzel demeyen biri çıkarsa kesinlik bozulur. dolayısıyla göreceli olmuş olur.
hepinizin karşısına size güzel bakan biri çıkar umarım. *
haa derseniz ki büyük çoğunluğun güzel dediği güzeldir. ona lafım yok. ama ona da güzel demeyen biri çıkarsa kesinlik bozulur. dolayısıyla göreceli olmuş olur.
hepinizin karşısına size güzel bakan biri çıkar umarım. *
devamını gör...
pazar banyosu
pazar gününü sevmeme nedenlerimdendi küçükken. kurbanlık koyun gibi sıramı beklerdim.
devamını gör...
pipo
kuzey amerika yerlilerinin kullandığı biçim ve alışkanlıklara benzer bir şekilde altay türkleri tarafından da kullanılmış olduğunu görüyoruz. özellikle altay türklerinin kılık kıyafeti ve gündelik yaşamına ilişkin yapılan betimlemelerde, zengininden fakirine, erkeğinden kadınına kadar hepsinde sayılan ortak özelliklerden birisi her birinde tütün kesesi ve pipo bulunması. yani görünen o ki pipo altay türklerinin olmazsa olmazlarından birisi halini almış. radloff altay türklerinin pipoyu sağ çizmelerinin konçu ile çoraplarının arasına koyduklarını ve piponun ağzının çizmenin kenarından göründüğünün altını çizmiş. genel olarak tüm altay türkleri pipoyu bu şekilde taşımış ve kullanmışlar. yalnız bu mevzunun tek bir istisnası olduğundan bahsediliyor. bekar kızlar pipo içmezlermiş. bunun altında yatan sebep nedir onu bilmiyorum lakin enteresan bir durum. tabi bununla ilgili de teori üretilebilir lakin teori üretme havamda değilim *
altay piposunun demirden yapıldığından bahsedilir. hatta bu pipo içme durumunu bizim atalar öyle bir abartmışlar ki, önemli işler ve yemek yeme haricinde ağızlarından piponun düşmediğinden bahsediliyor. hepsi bildiğiniz tiryakiymiş yani. hatta mevzuyu biraz da abartmışlar. küçük çocuklar huysuzluk yaptığında falan onları sakinleştirmek için tıkıveriyorlarmış pipoyu ağızlarına. tamam, aslında ehli keyif milletiz, güzel güzel tüttürmüşler helali hoş olsun ama sanki biraz abartmışlar. konuyla ilgili daha geniş bilgi için emine gürsoy-naskali, sibirya türkleri ve tütün alışkanlığı çalışmasını inceleyebilirsiniz.
ez cümle birini pipo içiyor diye entel dantel, abidik, gubidik, dıgıdık diye eleştirmeden önce mevzunun temeline eğilmenizde fayda var. belki adam/kadın genlerden gelen, istek arzu ve coşkusunu dindiremiyordur, olamaz mı? * bal gibi de olur.
altay piposunun demirden yapıldığından bahsedilir. hatta bu pipo içme durumunu bizim atalar öyle bir abartmışlar ki, önemli işler ve yemek yeme haricinde ağızlarından piponun düşmediğinden bahsediliyor. hepsi bildiğiniz tiryakiymiş yani. hatta mevzuyu biraz da abartmışlar. küçük çocuklar huysuzluk yaptığında falan onları sakinleştirmek için tıkıveriyorlarmış pipoyu ağızlarına. tamam, aslında ehli keyif milletiz, güzel güzel tüttürmüşler helali hoş olsun ama sanki biraz abartmışlar. konuyla ilgili daha geniş bilgi için emine gürsoy-naskali, sibirya türkleri ve tütün alışkanlığı çalışmasını inceleyebilirsiniz.
ez cümle birini pipo içiyor diye entel dantel, abidik, gubidik, dıgıdık diye eleştirmeden önce mevzunun temeline eğilmenizde fayda var. belki adam/kadın genlerden gelen, istek arzu ve coşkusunu dindiremiyordur, olamaz mı? * bal gibi de olur.
devamını gör...
sevgiye inanmayan sevgili
büyük ihtimalle daha önceden aldatılmış veya terk edilmiş, sevgi kavramı yozlaşmıştır. ona "seni seviyorum" demeniz yetmez. inandırılması güç insan modelidir. sadece gerçekten sevenler ve sabır taşı olanlar dayanabilir.
devamını gör...
hristiyan ismail'in müslüman olduğu gerçeği
kesinlikle kendisinin aslında müslüman bir mücahid olduğunu düşünmekteyim. bu gerçeği kamuoyuna ne zaman duyuracaktır merak söz konusu zira kendisi üç yoga bir elham okuyarak bu mevkiye çoktan ulaşmıştır. geriye akıllarda tek bir soru; where is sunnet ismail?
ayrıca bir bkz ukdesi. ukde sahibi epsilondelta
ayrıca bir bkz ukdesi. ukde sahibi epsilondelta
devamını gör...
sosyoloji
kelime anlamı ‘toplumbilimi’dir. latince toplum anlamına gelen ‘socius’ ile yunanca bilgi demek olan ‘logos’ sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sosyoloji sözcüğünü ilk kullanan fransız sosyoloğu ‘auguste comte’dur.
devamını gör...
türkiye'nin en büyük sorunu
yaşam kalitesi çok düşük, dolayısıyla toplum bilinci de yok, sadece ekonomi ile alakalı değil bu, okulda öğrendiklerimiz ya da aileden gördüklerimiz çok yetersiz hatta bununla ilgili hiçbirşey yok.
bir yaşam nasıl sürdürülür, kişisel mutluluk, kişisel tatmin nasıl olur, hedefler nasıl seçilir vb. herşeyden bihaber biz büyüdük, şimdi yeğenime bakıyorum 10 yaşında, onların sisteminde de esas ihtiyaçları olan hiçbirşey yok, ondan sonra birsürü yeni hastalık çıkıyor, dikkat bozukluğu vs. çocuklar bi kendilerinin kim olduğunu, nerde olduğunu, ne yaptığını bir anlasalar önce, sonra konsantre de olurlar, dersleri de anlarlar, verimli de çalışırlar ama, esas öğrenmemiz gereken hiçbirşeyi öğrenmeden yaşamaya çalışıyoruz maalesef.
yanisi çocuktan, toplumdan başlıyor herşey, komple kesseler elektriği ama günlerce, haftalarca, insanlar okumak düşünmek zorunda kalsa, bir yerden sonra fabrika ayarlarımıza dönermiyiz acaba çok merak ediyorum...
bir yaşam nasıl sürdürülür, kişisel mutluluk, kişisel tatmin nasıl olur, hedefler nasıl seçilir vb. herşeyden bihaber biz büyüdük, şimdi yeğenime bakıyorum 10 yaşında, onların sisteminde de esas ihtiyaçları olan hiçbirşey yok, ondan sonra birsürü yeni hastalık çıkıyor, dikkat bozukluğu vs. çocuklar bi kendilerinin kim olduğunu, nerde olduğunu, ne yaptığını bir anlasalar önce, sonra konsantre de olurlar, dersleri de anlarlar, verimli de çalışırlar ama, esas öğrenmemiz gereken hiçbirşeyi öğrenmeden yaşamaya çalışıyoruz maalesef.
yanisi çocuktan, toplumdan başlıyor herşey, komple kesseler elektriği ama günlerce, haftalarca, insanlar okumak düşünmek zorunda kalsa, bir yerden sonra fabrika ayarlarımıza dönermiyiz acaba çok merak ediyorum...
devamını gör...
osmanlıca
bu dile hakim olan öyle bir güzel, öyle bir kibar konuşur ki, hatta osmanlıca küfür etmeye kalksa kelimelere yabancı olduğunuzdan anlamaz, teşekkür edesiniz gelir.
devamını gör...
fakirim demeden fakir olduğunu söyle
şampuan bitince içine su koyarak çoğaltmak.
devamını gör...


