çocuktum, güçlüsün dediler.
düştüm, ağlama güçlüsün.
yaralandım, oluk oluk kan aktı içime, ağlama dediler.
güçlü olduğumu düşüne düşüne buna inana inana geldim bugüne.
güçlü müydüm gerçekten, yoksa buna mı inandırıldım bilmem.
büyüdüm. ilk düşüşüm, ilk güçlü olduğumun söylenilmediği düşüş. güçlü müyüm gerçekten? sahi güçlü olduğunu zannedenler de güçlü müdür?
devamını gör...

yeni sözlük olmasının etkisiyle başlığı ilk açan olma telaşının yaşandığını gözlemlediğim sözlük.
kimi sinemadan, kimi edebiyattan, kimi teknolojiden bir yol bulmuş gidiyor. herkes kendi işinde gücünde. wikipedia'yı sözlüğe taşıma modu bir nevi.
bu yüzden interaktiflik çok düşük kalıyor, başlık başına düşen tanım oranı 5 civarında. sol çerçeve 1 sayısı tarafından işgale uğramış durumda.
umarım bir kaç aya kadar durum değişir.
devamını gör...

günümüzde yeni insanlarla tanışmak, sosyalleşmek ve beğeni toplamak için kullanılan uygulamalardan biridir. gerekliliği konusu sanırım kullanan kişiye göre değişir.
devamını gör...

mordor kapılarına dayanıp sauron diye bağırayım mı ne yapayım anlamadım ki.

tanım: çok büyük beklentileri olan başlık
devamını gör...

valla ne yalan söyleyeyim hoşuma gidiyor ister istemez. ruhum babanne eldiveniyle okşanıyor gibi hissediyorum.
devamını gör...

kızımdan gelsin.

çüpet - pipet
manaka - makarna
muduv - noodle
sırçalamak - fırçalamak(dişleri)
yaya - niloya(ç.film karakteri)
minimoş - micky mouse
yiğdo - unicorn(bunu 2 yıl anlamadık)

yine kızımdan geliyor.
fıstık, ama bu fıstık çekirgeden geliyor. biz çekirge deyince çekirdek anlıyor, çekirdekte çerez fıstıkta çerez hep birbirine karıştırıyor. çekirgeler hep fıstık oluyor
devamını gör...

bir arkadaşım var. 5 gün önce kanser teşhisi konuldu. dün de karaciğerine de metastaz yaptığını öğrendik ve bu kısımdan henüz haberi yok. tedavi için hastaneye gitmeden onu görmek, moral vermek için gittik dün. gözüm yaşlı çıktım evimden, onun kapısından girmeden hemen önce yüzüme kocaman bir gülümseme yerleştirdim. eski günleri yad edip bol bol kahkaha attık. ve ona "iyi olacaksın" dedim. inanarak bir yalanı söyledim. hem ona hem de kendime.
evet yalan söyledim ama birazcık umuda tutunmak için. şu an yalan olan gerçek olsun diye...
devamını gör...

vermek için tek bir sebep olmaması.
devamını gör...

sağlık bakanı fahrettin koca tarafından açıklanan harita.
tüm türkiye adeta tek yürek olmuş galatasaray diyor gibi. bunu gören fenerliler şimdi çıldırmaya başlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dışarıda mevsim baharmış
gezip dolaşanlar varmış
günler su gibi akarmış
geçmiyor günler geçmiyor.

sabahattin ali.
devamını gör...

girince de çıkmak istememek diye devam eder
devamını gör...

bir tarafın, diğer tarafı gözünde çok büyütmesi. *
devamını gör...

hamilelik, sakatlık, yaşlılık gibi bir sebep yoksa yer verilmesini kibarlık değil biraz "hani sen acizsiz ayakta duramazsın " gibime geldiği için doğru bulmuyorum.

çünkü aynı kişi erkeğe yer vermiyor, ee nezaket yer vermekse , erkek insan değilmi.

çünkü erkek öyle görülmüyor, erkek ayakta durabilir olarak görülüyor. kadında durabilir, ne var bunda.

ben çok hoş bir davranış olarak algılamıyorum.
devamını gör...

28 takipçim ve ben şuraya biyere kıvrılırız.
size hiç rahatsızlık vermeyiz.
keyfinize bakın siz.
size yetişmek için 40 fırın ekmek gerek.
devamını gör...

tavuğu buzluktan çıkart.
devamını gör...

puro silindir şeklinde sarılmış tütün yapraklarından oluşan bir üründür. ortasında, içinde tütün parçaçıkları bulunan bir tutucu yaprak ve bunun etrafında spiral şeklinde sarılmış sarıcı yaprak bulunur. puronun en pahalı kısmını oluşturan bu sarıcı yaprak sağlam, esnek ve yumuşak bir yapıda olmalı, güzel bir aromaya ve düzenli yanmayı sağlayacak yanıcı özelliğe sahip olmalıdır. daha çok küba, dominik cumhuriyeti gibi ülkelerin bulunduğu iklim kuşağında yetişen, fermente edilmiş tütünlerin elde veya makinede sarılmasıyla yapılan bir mamüldür. puro sözcüğü türkçe’ye ispanyolcadan geçmiştir. bu dile de latince “pürus” (saf temiz katkısız) sözcüğünden girmiştir. burada “saf tütünden yapılmış” anlamında kullanılmıştır. puro sözcüğüne ilk kez tdk sözlüğünün 1955 yılındaki baskısında rastlanmıştır.

puro, son dönemlerde oldukça yüksek miktarda abd, brezilya, dominik cumhuriyeti, endonezya, honduras, kamerun, küba, meksika ve nikaragua gibi ülkelerde üretilmektedir.
küba’da üretilen purolar, dünya çapında en iyi purolar olarak nitelendirilseler de birçok uzman honduras ve nikaragua purolarının küba purolarına rakip olduğundan bahsetmektedir.
devamını gör...

mutluluğa takıntılı olmaları.
devamını gör...

dünyada sadece ve sadece türkiye'de otokton olarak konuşulan bir dil. yalnız tek bir ülkede konuşulan dil enderdir. hemen hemen her dilin sınıraşan konuşurları vardır.

iran'da konuşulan gorani diliyle karşılıklı anlaşılabilirlik oranı yüksektir. bu yüzden bazı iranologlar bu iki dili zaza-gorani diye tek bir dil olarak kabul ederler. eğer bu görüşü kabul edersek bir üst paragraftaki sav çöp demektir.
devamını gör...

yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

nazım hikmet
devamını gör...

demek ki amerikalılar çok öpüşüp sevişiyorlar ben onu anladım. eğer biz de onlar kadar kadar öpüşüp sevişirsek bizim paramızın da değeri artar. haydi arkadaşlar, sizi bu konuda seferberliğe çağırıyorum!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim