artık kalkması gereken bir adettir. bu devirde evlilik için yapılan her harcama ortak olmalıdır. aileler gereksiz yere burnunu sokmamalıdır.
devamını gör...

günümüzden yaklaşık 30 yıl önce avusturya-italya sınırında alp dağları’nda yürüyüşe çıkan iki alman turist, son zirveye de çıktıktan sonra daha kestirme bir yerden dönmek isterler. buz halindeki bir dere yatağının erimekte olan kısmında siyah bir leke gözlerine takılır ve daha dikkatli baktıklarında ise bunun bir ceset olduğunu fark edip polise haber verirler. olay yerine gelen polisler, daha önce o bölgede bazen rastlanan ölmüş dağcılardan ya da 1. dünya savaşı’nda hayatını kaybetmiş askerlerden biri olduğunu düşünüp cesedi çıkartma işlemlerine başlarlar. avusturya polisinin cesedin önemini anlayamaması ve çıkartırken aceleci davranmış olması ötzi’nin kalça kemiğinde bozulmalara yol açar. ceset biraz araştırıldıktan sonra önemi hemen anlaşılır. bunun üzerine cesetin bulunduğu yer tam olarak ölçülür ve italya sınırının birkaç metre içerisinde olduğu anlaşılıp italya’ya teslim edilir. yapılan araştırmalar sonucunda 5300 yaşında olduğu anlaşılan ötzi, arkeoloji dünyasına damga vurur.
devamını gör...

şu sıralar kendini özletendir. kurudur, nefesini keser. dışarıda otobüs falan bekliyorsanız sürekli hareket etme ihtiyacı duyarsınız yoksa bir süre sonra hissizleşmeye başlar. kışı ve soğuğu çok seven bir insan olarak o ayazda "bu kadar da olmaz be" diye düşünürüm. haa diğer şehirlerin ayazından bir farkı var mı bilemem. ama bugün güneşli ve sıcakken, ertesi gün buz kesebilir. kışın çok soğukken, yazın kuru bir sıcakta süründürebilir. ama konumuz ayazdı değil mi? bu aralar dengesiz giden havalardan pek rastlayamadığımdır, hoş zaten evdeyiz.
devamını gör...

smells like teen spirit şarkılarının hikayesini duyduğumda baya şaşırmıştım.
dilim döndüğü kadarıyla anlatmaya çalışayım.
cobain'in yakın bir arkadaşı ya da o dönemki kız arkadaşıyla beraber bir barda içtikten sonra eve dönüyorlar, kahve faslı falan derken, arkadaşı duvara ''kurt smells like teen spirit'' yazıyor sprey boya yardımıyla.
yani arkadaşı, cobain'e ithafen deodorant gibi kokuyorsun diyor. aynı isimle bir deodorant markası da var.
sabah gün ilk ışıklarıyla evi aydınlatırken uyanan kurt, bu cümleyi çok beğeniyor benzetme olarak algıladığı için.
kurt genç ruhu gibi kokuyor...
(bkz: based on a true story)
yanlışım olduysa özür dilerim bildirmeniz yeterlidir.
devamını gör...

dünyada belli ve sabit miktarda mutluluk vardır. bu yüzden birinin mutluluğu kesinlikle bir başkasının mutsuzluğudur.
devamını gör...

araba kullanma tarzları hep tartışma konusu olmuştur bu arkadaşların.

mevzunun özü ise tamamen, teorik bilgi ve pratik eksikliğidir aslında.
bir erkek çocuk henüz 3-4 yaşlarından itibaren otomobil kullanma merakı içine girer.
6-7 yaşlarına gelince de, gerek araç içinde seyir halindeyken gerekse de yaya olarak, trafiği takip etmeye, kendince yorumlamaya başlar.
abisine, babasına, amcasına, dayısına sorduğu sayısız sorudan aldığı cevaplarla birlikte, 10'lu yaşlardan itibaren, trafik konusundaki teorik birçok bilgiye sahip olur erkek çocuk.

gözlem üstüne gözlem...
vites nasıl değiştiriliyor?
ne zaman sinyal veriliyor?
sağ ve sol aynalar hangi durumlarda kullanılıyor?
direksiyon simidi nasıl kavranıyor?
fren mesafesi neden önemli?
hangi riskli durumlarda gaza basmak, frene basmak kadar mühim ve gerekli?
bir aracı sollamak için hangi standartlar yerine getirilmiş olmalı?
vesaire...

bu tarz birçok soruya gözlem yaparak yanıt bulur çocuk.

kız çocuğu ise öyle midir?
zaten ayda yılda bir bindirilir arabaya.
''ben arabaya binmek istiyorum'' şeklinde serzenişleri olmaz erkek çocuk gibi.
arabaya binse bile arka koltuğa oturur ve de camdan dışarıyı seyreder. trafik dışında her şeyi düşünebilir o an.

çocukluğu bu şekilde geçen bir kadının, 18 yaşına geldiğinde, elle tutulur pek bir sürücülük altyapısı olmaz.


velhasıl-ı kelam, kadın sürücülere gülünebilir, onlarla eğlenilebilir de fakat onları suçlamak, inanın doğru değildir.
onların tek suçu, olsa olsa otomobil kullanmaya heveslenmemeleridir.

toplum yapımız son 20 yılda müthiş bir değişim geçirdi.
hemen hemen her anlamda, kadınlar erkeklere, erkekler de kadınlara yaklaştı.
ayakları üzerinde durmayı başaran kadın, kendi arabasını rahatlıkla alabiliyor artık. varsa şayet kız çocuğunu da, o bilinçle büyütüyor. aynı şekilde duyarlı babalar da, ''bak kızım, büyüyüp kendi hayatını kuracaksın. her şey gibi araba kullanmayı da öğrenmelisin'' diyerek, küçük yaşlarda eğitmeye başlıyor çocuğunu.
ama henüz erken... bir 10-20 yıl daha var, o bilincin meyvelerini trafikte görebilmek için.

o zamana kadar, empati kurun yeter.
devamını gör...

0.3 uçlu kalem* kullanan kişi sayısından çok; 0.7 uçlu kalem kullanan kişi sayısından az olan kişilerden biridir. bahsi edildiği gibi mal değillerdir, çünkü kullandıkları kalem ucunun çap boyutu mallık ölçütü değildir. sadece kalemi, hak ettiği gibi, narin kullanmayı bilirler ve ince yazmak hoşlarına gidiyordur.
devamını gör...

"o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
kalp,göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer…düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman
meydan savaşlarında korkular aşkı ağır yaralamasaydı eğer…
rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer…
uykusuzluklar yıkıp geçmezdi kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer…
gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden de onlar payını almasaydı eğer…
ıssızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer…sen gittikten sonra yalnız kalacağım
yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse?evet sevgili,
kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer…"
şiiriyle tanıdığım ve sevdiğim bir şairdir.
devamını gör...


özgün bir çift, hem evli olup hem ortak bir iş yapmak kolay olmamalı. keşke daha fazla görebilseydik onları...
devamını gör...

altın otu - helichrysum arenarium çiçeği c vitamini, flavonlar, reçine, sterinler, acı madde, eterik yağlar, uçucu yağlar, tanenler ve karotin açısından çok zengindir.

idrar söktürücü, taş dökücü, alerji önleyici, ateş düşürücü gibi özellikleri nedeni ile sağlık açısından çok faydalıdır. romatizma, kireçlenme, eklem ve kas ağrılarını hafifletici, kramp çözücü etkisi vardır. cildin sıkılaşması ve nemlendirilmesi için yağı ile bakım yapılabilir.
devamını gör...

tutankamonun laneti varsa bir yerde kesinlikle dinlenir o yayın, tanımları bu kadar harika olan bir yazarın programı da iyi olur. beklemedeyiz.
devamını gör...

yeşil deniz
leyla ile mecnun.
devamını gör...

makedonyalı iskender'in, o günkü bilinen dünyada, etraftaki bir kaç devleti işgal edip, artık bütün dünyanın hükümdarıyım demesi gibidir.
devamını gör...

"hastayım dedim dedim inanmadınız. bak. n'oldu şimdi?" *

ayrıca bkz: hasan mezarcı
ayrıca bkz: fıkrasına gülünmeyen adam
devamını gör...

geçenlerde rüyama giren teyze. hiç hesapta yokken rüyamda bomboş sokakta karşıma çıkıyordu. oğlu rahmetli cem karaca rüyalarıma uğramamışken, kendisini görebilmeye bir ihtimal verebilecekken, yaşlı anasını görmek hakikaten enteresan.
devamını gör...

o bildiğiniz meşhur markaları bir kenara koyun, cidden iyi bir örneğini tatmanız için üsküdar barbaros mahallesindeki walde pastanesini şiddetle tavsiye ediyorum.

acıbadem kukis te de süper bir örneğini deneyebilirsiniz.
devamını gör...

evet sözlük şuan uyguladığım ve sonuç aldığım terapi. allahın belası bir iş yerinde yatarak günlerini geçirenlerin bile aldığı maddi bir kazanımdan beni performans bahane ederek mahrum ettiler. ki böyle bir şey olmadığına objektif olarak eminim elimden içime içime küfür etmekten başka da bir şey gelmiyor lanet olsun ki. başım çatladı sinirden ama ben ne yapıyorum, rastgeleye basa basa yapıştırıyorum tanımı ve enteresan şekilde de işe yarıyor, ağrım azaldı. tavsiye ediyorum.
devamını gör...

çöp atmayın atana küfür edilir.
devamını gör...

genelde yaptığım ironiye ithafen mesaj alıyorum ve çok şaşırıyorum. neden tanrım diyerek.
devamını gör...

karşıt anlamlısı (bkz: optimizm) iyimserlik olarak bilinen kelimedir. pesimizm, her zaman yaşanabilecek en kötü senaryoyu ele almaktır. böylece en ufak olumsuzluk karşısında bile yıkılmadan ya da hayal kırıklığı yaşamadan yola devam edebilirler. çünkü beklentiler en azda tutulmuş ve zaten düşündüğü gerçekleşmiştir. eğer aksi bir şekilde her şey yolunda gittiyse de değme keyfine.

elbet her şeyin ortası karar, fazlası ise önce kendine sonra yanındakine zarardır. pesimist insanların "tedbirliyim ben canım, ondan böyle düşünüyorum" diye tanımlamasını göz ardı edersek (ki öyle olması gerekiyor, çünkü ikisi farklı kavramlardır); pesimizm insanın hayat enerjisini çeker. ruh halinizi iyi analiz edip nerede durduğunuzu bilmeniz gerekir. insan genelde benlik bütünlüğünü koruyabilmek adına pesimizm içinde bulur kendini, yada zaten o benlik çoktan bozulmuştur da haberiniz yoktur. (bkz: savunma mekanizmaları)(bkz: freud).
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim