günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. günün birinde yol kenarlarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz.
son kuşlar, sait faik abasıyanık.
devamını gör...

dolar olmuş 1.35 tl nokia 3310 alınmaz bu devirde.
devamını gör...

artık sevişme diyemeyecek olan lucifer düşünsün.
*

lucifer'ı üzen, biraz da olmayacak gibi olan yazar beyanı. sonuçta küfür başka bir şey.
devamını gör...

kimin online olup olmaması ilgi alanımda değil, kontrol etmediğim sekmedir genel olarak sözlükler de olmazsa olmazdır.

(bkz: ben hep çevrimdışıyım)
devamını gör...

lisede sevgiliyle söz yüzüğü takmak.
devamını gör...

umut edecek bir geleceği olmayan insandır.
devamını gör...

devlet planlama teşkilatı'nın kuruluşu, 30 eylül 1960 tarihinde tbmm'de onaylanmış ve 5 ekim 1960 tarihli, 10621 sayılı t.c resmi gazetesinde ilan edilmiştir.
27 mayıs 1960 askeri müdahalesinin ardından yönetimi ele geçiren milli birlik komitesi , çoğunluğu sivillerin oluşturduğu bir bakanlar kurulu kurmuştur. profesörlerin oluşturduğu bilim kurulu, anayasa hazırlamakla görevlendirilmiştir. bu anayasanın bir ürünü olan devlet planlama teşkilatı, başbakanlığa bağlı olarak kurulmuştur.
görevleri
a memleketin tabii, beşeri ve iktisadi her türlü kaynak ve imkanlarını tam bir şekilde tesbit ederek takip edilecek iktisadi ve sosyal politikayı ve hedefleri tayinde hükümete yardımcı olmak;
b muhtelif bakanlıkların iktisadi politikayı ilgilendiren faaliyetlerinde koordinasyonu temin etmek için tavsiyelerde bulunmak ve bu hususlarda müşavirlik yapmak;
c hükümetçe kabul edilen hedefleri gerçekleştirecek uzun ve kısa vadeli planları hazırlamak;
d planların başarı ile uygulanabilmesi için ilgili daire ve müesseselere mahalli idarelerin kuruluş ve işleyişinin ıslahı hususunda tavsiyelerde bulunmak;
e planın uygulanmasını takip etmek, değerlendirmek ve gerekli hallerde planda değişiklik yapmak;
f özel sektörün faaliyetlerini planın hedef ve gayelerine uygun bir şekilde teşvik ve tanzim edecek tedbirleri tavsiye etmek.
buradan
*27 mayıs 1960-6 ocak 1961 arasında geçen dönem askeri rejimin kontrolünde olduğu için olağanüstü hal şartlarında geçici anayasa ile yürütülmüştür. 9 temmuz 1961 tarihinde, kurucu meclis tarafından hazırlanan anayasa, halk oylamasına sunulmuştur. halkın yüzde 60.4'ü tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. 15 ekim 1961 tarihinde yapılan genel seçimle birlikte, sivil demokrasiye adım atılmıştır. demokrat parti'nin devamı olan adalet partisi ve chp tarafından kurulan koalisyon hükümeti dönemi yaşanmıştır.
devlet planlama teşkilatı kurulur kurulmaz, kalkınma planlarına hemen başlanılmasa da yönetici kadrosu ve elemanları ekonomi alanında tahsil görmüş, yalçın küçük, güngör uras, hikmet çetin gibi kişilerden oluşuyordu. kuruluşundan itibaren geçen iki yıl süresince, sistem oluşturulmaya çalışılmıştır. oluşturulan sisteme göre; 15 yıllık bir perspektif için 5'er yıllık planlar hazırlanmıştır. her sene sonunda kontrol edilecek planlar, nüfus artış hızları ve şehirlerin büyüme oranlarına göre belirlenmiştir.
buradan
1961 anayasasındaaçıkça belirtildiği üzereplanlı kalkınma modeli hedef olarak belirlenmiştir. birinci beş yıllık kalkınma planı, 1963-1977 yılları için uygulanmaya konulmuştur. birinci plandan beklenilen verim alınmıştır.
türkiye cumhuriyet'i, ''planlı kalkınma'' modeline yabancı değildir. 1930 yılında, atatürk tarafından beş yıllık planlı kalkınma modeli hazırlanmış, 1934-1938 yılında uygulanmıştır. 1930'lu dönemde, dünyayı sarmış olan ekonomik buhranın etkisiyle gümrük duvarları yükselmiş, devletçilik ilkesi benimsenmiştir. 1963 yılında ise devlet ile özel sermayenin birlikte çalışabileceği bir karma ekonomi modelibenimsenmiştir.
ilhan tekeli ,devlet planlama teşkilatı'nın kuruluşunu ve 1961 anayasasının ruhunu şöyle tanımlamaktadır:
1961 anayasası ile gelen sosyal devlet, refah devleti anlayışı ve ülke ekonomisinin planlı olması ilkesi, beraberinde devlet planlama teşkilatı'nın kurulmasını getirdi. bu anlayış ülkede genel olarak bilimsel araştırmalara dayanan planlı yaklaşımlara verilen önemi arttırdı. (bkz: istanbul'un planlanmasının ve gelişmesinin öyküsü)
1963 yılında uygulamaya konan birinci beş yıllık kalkınma planı beklenilen verimi sağlamıştır.
1965 yılında yapılan genel seçim ile birlikte demokrat partinin ruhunun ve ideallerinin devamı olan adalet partisini başında bulunan süleyman demirel tek başına iktidara gelmiştir.
süleyman demirel , adnan menderes döneminde devlet su işlerinin başkanı olarak demokrat partisinin anlayışı ile yetişmiş bir bürokrattır. bu dönemde başbakan olan süleyman demirel, turgut özal'ı devlet planlama teşkilatı'nın müsteşarı olarak atamıştır. teşkilatta turgut özal'ın getirdiği diğer bazı isimler ise şunlardır:
beşir atalay, temel karamollaoğlu, hasan celal güzel swh
devlet planlama teşkilatı , yalnızca birinci beş yıllık kalkınma planda anayasa'da belirtildiği çalışabilmiştir.
2011 yılına kadar faaliyette kalsa da aslında turgut özal müsteşarlığı dönemi boyunca yani ikinci beş yıllık kalkınma planı ile birlikte esneklikler göstermeye başladı. örneğin; ikinci beş yıllık kalkınma planında karayolları için ayrılan bütçe belirli olmasına rağmen; süleyman demirel, adnan menderes dönemi'nin projesi olan boğaz köprüsü için bütçeyi aşan projeyi uygulamaya koymuştur. ikinci beş yıllık kalkınma planı dönemi tamamlanmadan 1971 muhtırası yürürlüğe kanmış, planlanan bütçeleri aşacak dış borçlar alınmıştır. sonrası zaten tufan, ımf ülkemizin içinden geçmiştir. 70 cente nasıl mı muhtaç kaldık ?
devamını gör...

gözlerini sadece kendi kusurlarını görmek için açan kimse, ruhunun yeni bir hayat bulduğunu görür.

attâr
devamını gör...


abd merkezli haber sitesi bloomberg’in eski bir üst düzey abd’li yetkiliye dayandırarak verdiği haberine göre, microsoft yazılımındaki bir güvenlik açığı nedeniyle dünya genelinde en az 60 bin şirket saldırıya uğradı.

haberin devamı için
devamını gör...

genellikle uzun zamandır dördüncü yıldızı bekleyen fenerbahçeli taraftar ve yöneticilerin ve üniversite hazırlık öğrencilerinin kullandığı söz öbeği.
devamını gör...

dünyanın en kolay şeylerinden biri

10 dakikamı almadı. evet.


edit : inananlar olmuş, öylesine yazdım modlar hariç 2-3 yazar ile konusmusumdur o da entrylerle alakalı, lütfen inanmayın (:
devamını gör...

zarar verir mi, yazarların bazılarını soğutur mu konusu hakkında kesin bir tahminde bulunamayacağım ama haftalık puan tablosu nedeniyle kötü niyetli kullanıldığını/kullanılabileceğini iddia edebileceğim durum.

daha önce de rica etmiştim, bir kez daha ediyorum; eğer yapan varsa yapmasın ve tanımlarımı okumadan oylamasın kimse lütfen. okuduğunda içinden oylamak gelmiyorsa da oylamasın hiç kimse. kırılıp darılacak değiliz böyle şeylere, koskoca insanlarız. kimse kendini mecbur hissetmesin.

biraz fazla hızlı okuduğum için (bu nedenle sınavlardan çok erken çıktığım için linç yiyordum arkadaşlardan da) benim okumadan oylama yaptığımı sanıyor olabilirsiniz ama öyle bir şey yok. artı vermişsem mutlaka okumuşumdur. kimseye yapmadığım şeyin bana yapılmasını da istemiyorum.

edit: anladığım kadarıyla başlığı açan arkadaş seri oylamanın kendisini sorun etmiyor. tanımların okunmadan ezbere oylanmasından rahatsız. herkesin tanıdığına kıyak geçtiği bir sisteme dönüşmemeli bu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

unutmak ne mümkün.

ancak din ve milliyetçilik afyonuyla konya'daki güruhun zihniyeti her yerde tezahür etmekte maalesef.

bu sebepten anmayı da kâh içimizde kâh insan kokusu gelen ortamlarda tercih ettiğimizden imtina ediyoruz çoğu zaman. zira cahilin her sözü bir baş incitir.

hesabı da bu divan olmazsa ulu divanda elbet..
devamını gör...

maddi durumu el vermediği, eğitim masraflarını karşılayamamaktan dolayı okula devam edemeyen kişilerin söylediği bir söz olup, sözlük terminolojisinde "uzun yazıları" okuyamayan/okumayan yazarların, ufak çaplı da olsa tepkisini belirtmek için söylediği (yazdığı), bir söz.
sözlük ortamında kullanması yer yer keyiflidir.
devamını gör...

sayın moderatörümüzün de dediği gibi ben de zeka küpü olduğunu ve araştırmayı sevdiğini düşünmekteyim. açtığı başlıklar ve tanımlarıyla ufkumu açan yazar arkadaşlardan biridir.
devamını gör...

bir dag solstad kitabıdır.

bana iskandinav edebiyatını sevdiren yazarlardan biridir dag solstad. üçüncü kitabının türkçeye çevrildiğini görünce nasıl mutlu olduğumu anlatamam. verdiğim, elimdeki kitaplar bitene kadar yeni kitap almama sözüme istisna teşkil eden bir andı bu kitabı almaya karar verdiğim an.

kitapta bir edebiyat profesörü ile tanışıyoruz: pal andersen. pal andersen karakteri bana elias canetti’nin körleşme isimli başyapıtındaki başkahraman profesör kien’i hatırlattı bazı yönleriyle.

ancak bu profesör hayattan o kadar kopuk değil. elli beş yaşın ve yalnız yaşamamanın verdiği bir inzivaya rağmen dışarıda zaman geçirmeyi, arkadaşları ile takılmayı seviyor. tek derdi modern bir insan olmak için verdiği amansız mücadele. bir de geçmiş ile gelecek arasındaki ölümsüzlük hissinin kaybolmaya başlaması karşısındaki umutsuzluğu.

noel gecesi pencereden dışarı bakarken şahit olduğu cinayet ile modern insan olmak, başkalarının işine karışmamak, insanlarla empati kurabilmek, ölümsüzlük, suç ve ceza kavramları arasında kendini kaybeder profesörümüz.

ve roman bizi kimsenin kişisel bir tanrısı olamayacağı fikrine taşır, ateistler dahil.
devamını gör...

sözlükte mellisho ve benim , dilerse de yazarların yaptığı kesitlerin toplandığı yer olacak.
biliyorsunuz geçenlerde mellisho’nun yaptığı kesit çok beğenilmişti. bunun bir akım olması için hızlıca çalışmalara başladım. bu akım yıllardır olan bir akım aslında biz sözlüğe entegre ettik. o halde keyifli izlemeler.
(bkz: kadıköy beyfendisi) ‘nden kesitler;
the matrix portakal revolutions
goodkafas meet the mods
goodkafas meet the sözlük
war of the portakals
portakal wars abdülseyidbincabbar’ın intikamı
kafa açan radyo meet the crew
kafa açan kesitler kadınlar günü özel
(bkz: mellisho) ‘dan kesitler;
the lord of the portakals
lord of the portakals miğfer dibi
(bkz: tartarus) ’tan kesitler;
darbe başarısız plan
not: bu başlığı takipte kalın ve bol bol yorum atın. *
devamını gör...

hatırladığım kadarıyla şimdiye dek hiçbir doğum günüm kutlanmadı. en son lisenin üçüncü sınıfında kutlandı, o da şöyle;

markete gittim bir pop kek aldım, üzerine sigara koydum, yaktım sigarayı. kendi kendime "iyi ki doğdun, iyi ki varsın şekerim" dedim ve pop keki bir çocuğa verip sigarayı içtim*. sonra da kalktım kulağımda dinlemediğim şarkılarla eve döndüm. o gün de kutlamadılar. *
devamını gör...

rob'un "biraz böyle dışarıda, biraz da tek başımayım." dediği benim de "belki yola çıkmıştır sadece?" dediğim sandalyesi bu gün bir çok kez aklıma geldi, neden bilmiyorum.
antitez olarak kullandığım, arada açıp açıp baktığım fotoğrafı buraya da koymak istedim.
hangimiz haklı denilen kavrama daha yakındık / yakınız bilmiyorum ama tahta sandalyelerin biz insanlara anlatacağı çok şey var, ona eminim..*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim