kendisi önceden sözlükte de bahsedildiği üzere simülasyonlar ve simularklar kuramını ilk ortaya atan kişidir. bu fikirleri matrix serisine büyük bir ilham kaynağı olmuştur. kendisinin sadece imkansız takaslar kitabını okumakla beraber, bazı durumlara imkansız takas kitabındaki değerlendirmeler ışığında yaklaşırsak bizi ileriye götüreceğini düşünmekteyim.

burada bahsetmek istediğim durumları ise porno ve infinity war ile endgame filmleri olarak sıralayabilirim. imkansız takas kitabı kısaca insanoğlunun bir bedel ödemeden bir nesne, duygu, düşünce vb. takas etme isteğini ve bu istek doğrultusunda sanal ile gerçekliğin iç içe geçtiğini anlatmak istemektedir. vermiş olduğum örneklerin kendimce açıklamaları ise şöyle:

porno: bildiğiniz gibi porno izlerken bireyin herhangi bir partneri olmadan cinsel zevk almak mümkün. tabii porno da görsel bir içerik olması sebebi ile de oldukça kolay ulaşabilirdir ve gerçek seksin yerine geçmesi mümkündür ancak bu duygu sadece ilüzyondur. zannımca pornonun bu kadar yaygınlaşması sağladığı bu kolaylıktan gelmektedir. bu sebepten, pornoda sanal ve gerçeklik iç içe geçmiştir.

infinity war ile endgame filmleri: bildiğiniz gibi infinity war ile endgame filmlerinde hep iyilerin kazanması uğruna anti karakterler öldürülür veya öldürülmesi için mantık sınırları oldukça esnetilir. infinity filmini iyilerin yenilme olgusunu çok net bir biçimde gösterdiği için en sevdiğim marvel filmidir. burada yatan duygu ise insanoğlunun isteği (iyi kahramanların ölmeme durumu) bizi sanal bir duruma sevk etmesi neticesinde gerçeklik ile sanal birbirine karışmıştır.

edit: eğer bir sıkıntı görülür ise katkılarınızı beklemekteyim.
devamını gör...
"felsefe ölüme sürükler, sosyoloji ise intihara" sözünün sahibidir.
devamını gör...
2007 yılında ölmüş olan son yüzyılın en iyi düşünürlerindendir. toplum, tüketim, simülasyon ve reklam gibi kavramlar üzerine inanılmaz tespitleri vardır.
devamını gör...
postyapısalcı felsefe ve postmodernizm üzerine yaptığı çalışmalarla ünlenmiş, simülasyon kuramıyla sık sık gündeme gelmiş bir fransız düşünürdür. izmir ve istanbul'da da konferanslar veren düşünürün türkiye'de yayınlanan kitaplarından bazıları; tüketim toplumu, simgesel değiş tokuş ve ölüm, nesneler sistemi, çaresiz stratejiler, kötülüğün şeffaflığı, kusursuz cinayet, simülasyon ve simülaklar'dır. kitaplarında sıklıkla simülasyon, kitlelerin zihniyeti, öteki, baştan çıkarma, tüketim ve tüketim kültürü konularını irdelemiştir.
devamını gör...
bugün ölüm yıl dönümü olan fransız düşünür ve sosyolog. fikirleriyle yakın zamanda tanıştığım için her ne kadar kendimi eksik saysam da zekasına hayran kalarak bu eksikliğimi gidermeye ve düşünsel anlamda üzerine eklemeye devam edeceğim kişi.
devamını gör...
bugün ölüm yıl dönümü olan fransız düşünürdür.
kitaplarında üretim ve tüketim ilişkileri çerçevesinde reklam yoluyla hedef kitlelerin yanıltılmasının, özünde bu üretim ilişkilerini de tehdit eden pazar anlayışının eleştirileri üzerine odaklanır. tabii bu kitle yönetim stratejileri salt ürün pazarlamalarında geçerli olan bir şey de değildir.
devamını gör...
1929/2007 yılları arasında yaşamış fransız yazar, sosyolog.
modernizm ve postyapısalcı felsefe konulu çalışmaları ve kitapları ile tanınmıştır.

nesneler sistemi adında tezini verdikten sonra çalışmaya devam etmiş, 78 yaşında hayata veda etmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaybedilen gerçeklikler bir daha asla geri dönmeyecektir.
devamını gör...
hiçbir tanımlama kabına sığmıyor adam. batı'yı batı içinden biri olarak yerden yere vuran 3 adamdan biri. nietszche ve heiddegger'den sonra bence ikisinden de çok daha sert ve net bir şekilde lafını gram esirgemeden adeta şamar oğlanına çevirmiştir batı'yı.

bu derece sert eleştirilerinin bedelini de ödetmiştir batı kendisine. 12 sene boyunca profesörlük vermemişler , abd 'ye girişini yasaklamışlar , prof. ünvanı verdikten hemen sonra da ders vermesine izin vermemişler ve emekli etmişler.

batı'yı tam tersinden okumaları ile nam salmış biri. batı'yı gelmiş geçmiş en ileri medeniyet seviyesi değil aksine en zalim ve yok edici ve en gerici bir medeniyet olarak görmüştür.

"batı ya kendini sıfırlamak ya da intihar etmek zorundadır ama sıfırlama imkanı olmadığı için intihar etmelidir " diyen birini de rahat bırakmazlar zaten. amerika'ya "çöl medeniyeti " diyen birini abd'ye de sokmazlar tabi. körfez savaşı'nın tv'den naklen yayınlamasından sonra " pornografik savaş evde mısır patlatarak izlenen savaş" diyen cesur biri.

gerçi söyledikleri aforizmatik ve slogansal sözler gibi duruyor. yani batı böyle slogansal ifadelere takılmaz. yani kalkıp da "kahrolsun abd " diyen birini iplemez. abd'ye girişini falan da engellemez.

ama baudrillad gibi söylediğin o afrozimatik cümlelerin altını bilimsel bir şekilde doldurarak söylersen işte batı o zaman pis yüzünü gösterir. ki adam da aynen böyle yapmış. hem sistematik bir biçimde sürekli eleştirmiş hem de argümanları çok sağlam. boş lafı yok adamın.
devamını gör...
fransız filozof ve sosyolog olur kendisi. "üretimin aynası" isimli kitabı farklı tatlar arayanlara önerilebilir.
devamını gör...
bela gibi adam, yirmi sene öncesinden fransızların şekil şükela hareketlerinin başını çeken şahıs.
devamını gör...
eyyyy jean baudrillard, her şeyin simülasyon olduğunu söyledin, ama senin düşüncelerin tam olarak bir simülasyon değil mi? "gerçeklik kayboldu, her şey bir simülasyon" diyerek toplumu aydınlatmaya çalıştın ama işin aslı, senin kafanda yarattığın sanal dünya ile gerçeği birbirine karıştıran bir felsefi boşluğa düştün. evet, her şey bir temsilden ibaret olabilir ama bunu o kadar basitleştirip, laf salatasına dökerek herkesi kandırdın ki, sonunda senin simülasyonunda sadece sen kalmış oldun.

"simülasyon" diye bir kavram yarattın ama bu kavramın içini öyle bir boşaltıp, öyle karmaşıklaştırdın ki, kimse tam olarak ne dediğini anlayamadı. senin işin bir aldatmaca, anlamlı bir söylem değil, bir tür entelektüel şov. freud, marx, hegel gibi devlerin üzerine inşa ettiğin bu düşünce yapısı, gerçekliğin kaybolmasına dair sürekli söylediklerinin sonunda bir tür nihilizme dönüştü. belki de mesele, "her şey kayboldu" demekti; ama kaybolan şey, senin felsefene duyduğumuz inançtı.

baudrillard’a göre, "gerçek" dediğimiz şey zaten bir illüzyondan ibaret. çok hoş. peki, sorarım sana: insanlar bu kadar güçlü bir illüzyon içinde yaşarken, sen ne yapıyorsun? onlara "gerçek yok, simülasyon var" deyip, sonra çıkıp "bunu anlayan azınlık çok özel bir şey" gibi bir elitist hava mı yaratıyorsun? bunun ne kadar faydalı olduğunu gerçekten düşünmüş müydün? yoksa senin simülasyonun, sadece sosyo-politik kaygılarınla şekillenen kendi küçük entelektüel balonundan mı ibaretti?

sonuçta, baudrillard'ın düşüncelerinin ardında büyük bir entelektüel boşluk var. bir simülasyon arayışının içinde kaybolan, nihayetinde kendi ideolojik egosuyla takılıp kalan bir filozof. insanlar "gerçeklik" konusunda ciddi sorunlar yaşarken, sen, jean, bütün bu karmaşayı ve sorunu daha da derinleştirdin. ne yazık ki, postmodernizmin kara deliği, sadece daha fazla kafa karıştıran fikirler üretmekle yetindi ve biz de bu girdapta kaybolduk.
devamını gör...
bilgi bombardımanı ile yaratılan bu sahte gerçekliği kavrayınca anlıyor insan baudrillard’ın ne kastettiğini. bu devirde gerçek bitmiştir arkadaşlar kabul edelim. simülasyon içinde simülasyon yaşarken gerçeği aramak da boşa vakit geçirmektir.
devamını gör...
hakikatin, son 20 senede, muhtemelen tarihte gorulmedigi kadar hizli ve etkin bicimde carpitildigi bir doneme sahitlik ediyoruz. bu yazar, eserinde bize simulasyonla ilgili cesitli ipuclari verse de dunya nufusunun 99%'indan fazlasi uzerinde herhangi bir etki yaratmayacagi malum.

hapishaneden kacisi engellemenin en basit yolu, insanlara hapishanede yasadiklarini unutturmaktir.
devamını gör...
ülkemizdeki konferanslarından birini izlemek için gidecektim ve kitap imzalatmayı düşünürken lakin o zamanlar beyniyle değil hormonlarıyla düşünen yaşta olduğum için normalde ünide yüzüme bakmayan hatun kişiler vize zamanı arayınca konferans salonuna girmek üzereyken geri dönüp pastaneye gitme kafasızlığında bulunmama halen üzülüyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"jean baudrillard" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim