gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur
açıklamayı tam okumadım, burada gördüklerim neticesinde bir iki bir şey demek istiyorum. haklı olduğumu gören ancak kabullenmek istemeyen olursa zahmet etmesin, nickini belli etsin ben engellerim. linç falan da işe yaramaz.
akepe'den ve de olaylardan uzakta yorum yapacağım; sınavdan çıkıp yorgun argın eve döndüğümde, sınava gireceğim günün gecesinde yahut dinlenmek için erken yatacağım saatte biri beni uyarmaksızın rahatsız ederse gider kapısına dayanırım birader. yok öyle.
düşünsenize; tam uyuyacaksınız üst kattan bangır bangır müzik sesi geliyor. kafayı yersiniz. öyle olmadığını ispatlayın, arka planıma bok resmi koymazsam adım ne olsun, hadi.
ezanları kaldır'mış, ulan ne alaka? * saat birçok kişinin uyuduğu bir saat. ne hakkınız var o lanet müziğin sesini arşa kadar açmaya?
ne sağcıyım ne solcu ama bu kararın arkasındayım. anneannem geldi gözümün önüne ya, yaşlı haliyle bıkmıştı üst komşuya "duyabileceğin kadar aç sesini." demekten. başlıkta toplasan beş entry var*, beşi de aynı rengin farklı tonu. *
ölüyorum size. *
edit: imla hatası.
akepe'den ve de olaylardan uzakta yorum yapacağım; sınavdan çıkıp yorgun argın eve döndüğümde, sınava gireceğim günün gecesinde yahut dinlenmek için erken yatacağım saatte biri beni uyarmaksızın rahatsız ederse gider kapısına dayanırım birader. yok öyle.
düşünsenize; tam uyuyacaksınız üst kattan bangır bangır müzik sesi geliyor. kafayı yersiniz. öyle olmadığını ispatlayın, arka planıma bok resmi koymazsam adım ne olsun, hadi.
ezanları kaldır'mış, ulan ne alaka? * saat birçok kişinin uyuduğu bir saat. ne hakkınız var o lanet müziğin sesini arşa kadar açmaya?
ne sağcıyım ne solcu ama bu kararın arkasındayım. anneannem geldi gözümün önüne ya, yaşlı haliyle bıkmıştı üst komşuya "duyabileceğin kadar aç sesini." demekten. başlıkta toplasan beş entry var*, beşi de aynı rengin farklı tonu. *
ölüyorum size. *
edit: imla hatası.
devamını gör...
800 tanıma kitap kampanyasını sosyal yardım kampanyasına dönüştürelim
benden de destek görecek kampanya ama ben yoldaş ile konuşarak hakkımı başka bir yazara devredeceğimi bildirmiştim haftalar önce. eğer biri seçilip kendisiyle görüşülmediyse ya da görüşülen kişi de kabul ederse, şu anda pek de bana ait olmayan hakkımdan böyle bir şey için seve seve feragat ederim.
özetle +1 diyorum.
özetle +1 diyorum.
devamını gör...
gıda fiyatlarının yüzde 32 artması
ee ben %3,2 bile zam almadım. taş mı yicem ben agaa!*
her şeyin lüks olmasına sebebiyet vermiştir.
her şeyin lüks olmasına sebebiyet vermiştir.
devamını gör...
normal sözlük'te anonim olmak
aslında sadece yüzümüzü göstermiyoruz.
reelde konuşmadıklarımızı, anlatamadıklarımızı buraya yazıyoruz.
düşündüm de esasında reelde buradakinden daha anonim takılıyorum la ben.
reelde suret var detay yok, burada detay var suret yok.
yüzümüzü göstermesek ne olacak ki, biz buraya içimizi döküyoruz.
reelde konuşmadıklarımızı, anlatamadıklarımızı buraya yazıyoruz.
düşündüm de esasında reelde buradakinden daha anonim takılıyorum la ben.
reelde suret var detay yok, burada detay var suret yok.
yüzümüzü göstermesek ne olacak ki, biz buraya içimizi döküyoruz.
devamını gör...
normal sözlük
bir adet sözlük. ekşi'ye göre epey farklı özellikleri var ve, gariptir, bunlar sözlüğün en şikayet edilen yanları. tahminim, sözlük kurulurken yönetim bu özellikleri ekleyerek epey bi kullanıcı çekeceğini düşündü ve seviyeyi gözardı etti.
bunlardan birisi instagramvari foto paylaşımı. eğer okumaya yönelik bir site yapılıyorsa, fotoların direkt görülebilir olması bu hedefi geriye atıyor. sözlükte çok kaliteli yazarlar var ama benim gibi dalgasında bi tip, bir foto ile onların önüne geçebiliyor. bu da metrelerce yazı yazan yazarların, yazma isteğini baltalıyor. doğal olarak da adamlar gidip başka sözlüklerde ya da kendi mecrasında paylaşım yapıyor. ekşi'de böyle değil mesela, yazı içindeki görsellere çoğu zaman tıklamak istemiyorum bile.
ikincisi layk mevzusu. site yeni açıldığında bakmıştım, o zaman da seri artı/beğeniye beğeni mevzusu vardı, sanırım hala var ki şikayet ediliyor. ekşi'de kim layk vermiş falan görülmediği için suistimal edilemiyor. evet orada da fav suistimal ediliyor fakat, fav mevzusunun karmaya bir etkisi yok. bunun için tek çare layk mevzusu ile ilgili bildirim gönderilmemesi.
üçüncüsü karma. sen hem karma puanları ile microtransaction mantığına benzer alışveriş yapma fırsatı veriyorsun, hem de yukarıda belirttiğim layk mevzusunu uyguluyorsun, hem de eksi oyu kaldırıyorsun. ayrı ayrı fikirler güzel olabilir ama birleşince muazzam kötü bir tablo. böylece benim gibi en ufak emek vermeyenler, hatta benden daha beteri, millete salça olanlar bile eksi oy olmadığı için yüksek karma ile geziyor. renkli mahlas* isteyenler karşılıklı seri artı veriyor falan, değişik.
dördüncüsü, basiretsiz modlar. discord kullanmayı bilmeyeni de geçtim, daha sözlük formatından bihaber kullanıcılar mod olmuş durumda. format dahilinde olan yazıyı silen (hatta başlığı kilitleyen ahshs) mod da gördüm, yazdığı format dışı girisini savunan mod da. 10 seneyi aşkındır sözlüklerde cirit atan birisiyim, format kırmızı çizgimizdir xd ayrıca bir de öne çıkarılan madalyalı vesaire tanım mevzusu var. içinde tonlarca yanlış olan bir sürü öne çıkarılmış tanım gördüm burada. doğal olarak bu madalyaları veren dostlarımızın seviyesi belirliyor sözlüğün seviyesini ve bu öne çıkardıkları girileri ya hiç okumuyorlar ya da fast check nedir haberleri yok. sonuç olarak bu da modlara yazar.
hadi tamam acımasızlık yapmayalım, burada yazdıklarımla ilgili iki ihtimal var. bunlar ya tamamen sözlük yönetiminin öngörüsüzlüğü sonucu olan şeyler, ya da başta dediğim gibi öngörü vardı ama, vaatleri farklı olsa da, istedikleri seviye buydu. sonra da insanlar seviyeli sözlük, bilgi paylaşımı, troll yok vesaire diye gelip, böyle farklı bi şeyle karşılaşınca da küsüp gidiyor. küsüp gidenler de komik bence ama neyse onlar konumuzla alakasız. netice itibariyle, buraya yeni bir şey yazmadım, eminim eski yazarlar bunları defalarca yazmıştır. boşta kalınca bu çukura ben de bi taş atayım dedim. ben memnunum, benim için sorun yok, burayı evim gibi görmüyorum. ama siteyi içselleştirip, cidden burayı evi belleyip üzülenler görüyorum, yapmayın beni de üzüyorsunuz.
bunlardan birisi instagramvari foto paylaşımı. eğer okumaya yönelik bir site yapılıyorsa, fotoların direkt görülebilir olması bu hedefi geriye atıyor. sözlükte çok kaliteli yazarlar var ama benim gibi dalgasında bi tip, bir foto ile onların önüne geçebiliyor. bu da metrelerce yazı yazan yazarların, yazma isteğini baltalıyor. doğal olarak da adamlar gidip başka sözlüklerde ya da kendi mecrasında paylaşım yapıyor. ekşi'de böyle değil mesela, yazı içindeki görsellere çoğu zaman tıklamak istemiyorum bile.
ikincisi layk mevzusu. site yeni açıldığında bakmıştım, o zaman da seri artı/beğeniye beğeni mevzusu vardı, sanırım hala var ki şikayet ediliyor. ekşi'de kim layk vermiş falan görülmediği için suistimal edilemiyor. evet orada da fav suistimal ediliyor fakat, fav mevzusunun karmaya bir etkisi yok. bunun için tek çare layk mevzusu ile ilgili bildirim gönderilmemesi.
üçüncüsü karma. sen hem karma puanları ile microtransaction mantığına benzer alışveriş yapma fırsatı veriyorsun, hem de yukarıda belirttiğim layk mevzusunu uyguluyorsun, hem de eksi oyu kaldırıyorsun. ayrı ayrı fikirler güzel olabilir ama birleşince muazzam kötü bir tablo. böylece benim gibi en ufak emek vermeyenler, hatta benden daha beteri, millete salça olanlar bile eksi oy olmadığı için yüksek karma ile geziyor. renkli mahlas* isteyenler karşılıklı seri artı veriyor falan, değişik.
dördüncüsü, basiretsiz modlar. discord kullanmayı bilmeyeni de geçtim, daha sözlük formatından bihaber kullanıcılar mod olmuş durumda. format dahilinde olan yazıyı silen (hatta başlığı kilitleyen ahshs) mod da gördüm, yazdığı format dışı girisini savunan mod da. 10 seneyi aşkındır sözlüklerde cirit atan birisiyim, format kırmızı çizgimizdir xd ayrıca bir de öne çıkarılan madalyalı vesaire tanım mevzusu var. içinde tonlarca yanlış olan bir sürü öne çıkarılmış tanım gördüm burada. doğal olarak bu madalyaları veren dostlarımızın seviyesi belirliyor sözlüğün seviyesini ve bu öne çıkardıkları girileri ya hiç okumuyorlar ya da fast check nedir haberleri yok. sonuç olarak bu da modlara yazar.
hadi tamam acımasızlık yapmayalım, burada yazdıklarımla ilgili iki ihtimal var. bunlar ya tamamen sözlük yönetiminin öngörüsüzlüğü sonucu olan şeyler, ya da başta dediğim gibi öngörü vardı ama, vaatleri farklı olsa da, istedikleri seviye buydu. sonra da insanlar seviyeli sözlük, bilgi paylaşımı, troll yok vesaire diye gelip, böyle farklı bi şeyle karşılaşınca da küsüp gidiyor. küsüp gidenler de komik bence ama neyse onlar konumuzla alakasız. netice itibariyle, buraya yeni bir şey yazmadım, eminim eski yazarlar bunları defalarca yazmıştır. boşta kalınca bu çukura ben de bi taş atayım dedim. ben memnunum, benim için sorun yok, burayı evim gibi görmüyorum. ama siteyi içselleştirip, cidden burayı evi belleyip üzülenler görüyorum, yapmayın beni de üzüyorsunuz.
devamını gör...
çoklu zeka kuramı
1983 yılında howard gardner tarafından bireylerin sözel ve matematiksel zekaları dışında farklı zeka alanlarına da sahip olduklarının ortaya konulduğu zeka kuramı.
gardner, harvard üniversitesi'nde yaptığı çalışmalar doğrultusunda farklı öğrencilerin farklı zeka
alanlarında baskın olduklarını fark eder ve bu öğrencilere farklı şekillerde ulaşılması gerektiğini savunur. bu bağlamda her öğrencinin genel başarısının artmasının yanı sıra kendi alanında da daha büyük başarılara ulaştıkları gözlemlenir.
varolduğunu ileri sürdüğü zeka alanlarını ise şu şekilde belirlemiştir:
1. sözel dilsel zeka
2. mantıksal matematiksel zeka
3. müziksel ritmik zeka
4. görsel uzaysal zeka
5. bedensel kinestetik zeka
6. kişilerarası sosyal zeka
7. içsel zeka
8. doğa zekası
(bkz: gelişim psikolojisi)
gardner, harvard üniversitesi'nde yaptığı çalışmalar doğrultusunda farklı öğrencilerin farklı zeka
alanlarında baskın olduklarını fark eder ve bu öğrencilere farklı şekillerde ulaşılması gerektiğini savunur. bu bağlamda her öğrencinin genel başarısının artmasının yanı sıra kendi alanında da daha büyük başarılara ulaştıkları gözlemlenir.
varolduğunu ileri sürdüğü zeka alanlarını ise şu şekilde belirlemiştir:
1. sözel dilsel zeka
2. mantıksal matematiksel zeka
3. müziksel ritmik zeka
4. görsel uzaysal zeka
5. bedensel kinestetik zeka
6. kişilerarası sosyal zeka
7. içsel zeka
8. doğa zekası
(bkz: gelişim psikolojisi)
devamını gör...
türkiye'de en yaşanılası şehirler
çanakkale..
devamını gör...
kim bunlar
eve annesinin tanımadığı arkadaşlarıyla giden çocuğun annesinin sorduğu sorudur.
devamını gör...
isviçre bankaları
içerisinde ne tür pislikler döndüğü, kimin kaç milyar dolar yolsuzluk parasını sakladığı belli olmayan bankalardır.
dünya temizlenmeye başlanacaksa bu bankalar ilk hedef olmalı.
kimin, ne kadar parası var, bütün halklar öğrenmeli.
dünya temizlenmeye başlanacaksa bu bankalar ilk hedef olmalı.
kimin, ne kadar parası var, bütün halklar öğrenmeli.
devamını gör...
newroz piroz be
kürtlere dair ne varsa sahiplenmek moda.
meydanlarda milyonlarca insan toplanıyor o bayram için. ve bunu yıllardan beridir sadece kürtler yapıyor.
şimdi aklınıza geldi demek böyle bir bayramınız olduğu.
bayram hepimizin bayramı elbette ama bu ikiyüzlü hâller komik.
sözkonusu kürt olunca hicbir şeye sahip olmasın...
bütün iyi insanların bayramı kutlu olsun.
yeni baharlar görelim beraber.
meydanlarda milyonlarca insan toplanıyor o bayram için. ve bunu yıllardan beridir sadece kürtler yapıyor.
şimdi aklınıza geldi demek böyle bir bayramınız olduğu.
bayram hepimizin bayramı elbette ama bu ikiyüzlü hâller komik.
sözkonusu kürt olunca hicbir şeye sahip olmasın...
bütün iyi insanların bayramı kutlu olsun.
yeni baharlar görelim beraber.
devamını gör...
üniversiteyi bırakacaklara tavsiyeler
bırakmayın kendinizi geliştirmeye ve bir an önce bitirmeye çalışın .haa ılle bırakacaksanız 3 5 yıl sonra tekrar başlamayın daha zor geliyor . ustelik kaybettiğiniz yılların acısı ayrı koyuyor, boşa geçen zaman ayrı.
devamını gör...
buile suibhne
tanrı kral, biri olarak,güneşin, şansın, zanaatın, sanatın, bir uygarlık için değerli olan her şeyin,parlak olan herseyın, tanrısı ,ama aynı zamanda dev bir cüce cin olarak da anılır.
hristiyanların irlanda'ya gelısıyle hıkayelerı hikayeler kayboldu, ayrıldı,
birleştirildi. ve böylece tek bir doğru hikaye kalmamıs oldu.
american gods hikayesi, kişinin hikayenin temsil etmeye çalıştığı sweeney irlanda ortaçağ efsanesi ve folkloru. ve bu irlanda efsanesine sweeney'nin çılgınlığı deniyordu.
irlandaca'da buile suibhne olarak bilinen bir hikaye,
buile anlamı çılgınlık ve suibhne varlık demek sonuc olarak ingilizce bir isim olarak tercüme edildi, sweeney. yani buile suibhne, efsanelerde efsanevi bir figürdür ama o tanrı değil. ve suibhnenın gerçek adı suibhne mac colmaindır. bazı kaynakalarda suibhne geilt olarak anılır.bazı hıkayeler de onun dal'ın kralı olduğunu söylüyor.
araidhe ve colmain klanının bir üyesi. öyleyse efsaneye bakalım ve bunun bize ne söylediğini gorelım.başlamak için 637'ye geri dönmeliyiz.suibhne, ülkesinde bir din adamı olduğunu duyar.bir kilise inşa etmek istiyordur bu din adami, aceleyle onunla papaz olur ve onu durdur . suibhnenin karısı duruma karsidir suibhne'yi durdurmaya çalışır, koşarak giderken suibhneyi pelerininden tutar , kral durmaz onu hızla görmezden gelir ve bunun sonucu pelerini yırtılır. ve böylelikle din adamina dogru koşarken onu çıplak bırakmistir karisi. söz konusu aziz ise st. ronan'dı. suibhne onunla yüzleşir,mezmurlar kitabı'nı alır ve yakındaki bir gölde onları takip eder.
ve sonra azizi topraklarından çıkarmaya gider.
ama o bunu yaparken, bir haberci gelir ve mac grath savaşı'nın başlamak üzere olduğunu ve hızla acele etmesi gerektiğini söyler. aziz ilse lanet eder,ayrilirken .
suibhne'nin sonsuza dek çıplak kalacağını,bu sekilde kus gibi dünyanın her yerinde anlamsiz boslukla dolasacagini ve onun kendi tasidigi bir mızrak ucundan ölecegini soyler. mac rath savaşı'nın arifesi gelir ve suibhne ile st ronin'in yolları bir kez daha kesişir.
ronan orada savaştan önce adamlarını şarkılarla kutsuyor ve suibhne, bunu bir hakaret olarak algılıyor ve bu nedenle, st ronan'ın adamlarından birini bir mızrakla öldürüyor ve sonra başka bir mızrak alıp üzerine fırlatıyor.
aziz ronan, rahip onu saptırıyor ve mızrak havaya uçuyor.sonrasında aziz daha fazla lanet eder, "bir kuş gibi uçabilirsen dahi, senin ölümün kışkırttığın bir mızrağın ucundan olsun der" der. savaş başlar, ancak savaşın gürültüsü hızla çılgına döndürur. nerede olduğu veya daha önce nerede olduğu konusunda derin bir belirsizlik hisseder buile. sonrasinda ormanlarda saklanarak dolaşmaya başlar bulundugundaysa çıplaktir.
irlanda ve iskoçya ve birçok avrupa ulkesinde dolastigi soylenir. ama dolaşırken insanlar ayak seslerinin çok hafif olduğunu fark edecekti, sanki uçuyormuş gibi görünüyordu.
bazı hikayeler onun bir kuş şeklini aldığını ve dolaşarak ya da uçarak, teach molling'in yolunu bulduğunu,st molling, suibhne'ye her gece hizmet eden bayana küçük bir yemek bırakmasına izin verdigini onun da suibhneye sütü verdigini dolayisiyla bu da orasinin onun evi oldugu anlamına geldiğini söylüyor..
ancak zamanla, söylentiler yayılır.söz konusu suibhne ve hizmetçi kadın arasındaki ilişki soylentisi de vardır. ve bu tür hikayelerde olay hep ayni olur zaten. sonunda hoş karşılanmadıkları bir yere varırlar ve bu hizmetçi kadının kocası açıklama beklemeden, suibhne'nin sütünü içtiğini görunce suibhne'yi göğsüne bir mızrak saplayarak öldürür. ve böylece suibhne üzerindeki st. ronan'ın laneti yerine getirilmis olur. ama hikaye burada bitmiyor. ya da nerede başlamadığını söylemeliyim. bir suibhne figürü yedinci yüzyıldan daha uzun süredir var olduğu için
bu suibhne'nin aslen tuatha de danann'ın kralı lugh olduğuna inanılıyordu.irlanda yüksek krali 1870'den 1830'a kadar .ve kral olarak fomoryalılara karşı savaşacaktı.
dedesi balour tarafından yönetilecek ve suibhne balour'u gözünden bir mızrak atarak öldürecektir.ve bu, eski iskandinav efsanesi bauldr'la bazı benzerlikleri olan bir hikaye irlanda mitleri eski iskandinav kadar eski değildir.
bu yüzden vikingler irlanda'ya geldiğinde hikayelerden evrimleşmiş olabilirler.
sekizinci yüzyılın sonlarında oldugu soylenmesine ragmen hikayeyi kimse yazmadı.dokuzuncu yüzyıla kadar hic kimse bahis dahi etmemiştir suibhneden, yani yedinci yüzyılda ve ikinci yüzyılda yaşıyor olsaydı, hiçbir şekilde tarihi bir şahsiyet değildi. tarih biter ve efsane başlar. bazı tarihi el yazmaları suibhne'nintarihi county down ve antrim boyunca bir krallık olan dal naraidi'nin pagan kralı colman cuar'ın oğlu oldugunu yazar. şimdi, colman cuar tarihi bir şahsiyetti ve kitaptlarda belirtildiği gibi,
12. yüzyılda ilk tarihsel dönemlere göre yazılan tigernach annals 5. yüzyıla kadar geri gider. ve lismore kitabı da benzer şeyleri belirtiyor ancak bu kitaplar 15. yüzyılda yazılmıştır. şimdi, bu kitapların ne kadar doğru olduğu bilinmiyor.ilgi duyulan olaylardan yalnızca yüzlerce yıl sonra yazılmıştır. suibhne'den colman'ın oğlu olarak bahsettikleri tigernachda aslında onun mac grath savaşı'nda öldüğünü kaydettiklerini ve böylece buile suibhne'yi tarihsel ama artık ölü bir savaşçıya dayanan bir karakterin hayal edilmesi gibi. ancak,colman cuar'ın oğlu suibhne'nin bir zamanlar kral olduğundan hiç söz edilmiyor.bazı araştırmacılar hala bunun olasılık sınırları içinde olduğuna inanıyor, belki deseçilmiş bir naip olarak bu pozisyon.
hristiyanların irlanda'ya gelısıyle hıkayelerı hikayeler kayboldu, ayrıldı,
birleştirildi. ve böylece tek bir doğru hikaye kalmamıs oldu.
american gods hikayesi, kişinin hikayenin temsil etmeye çalıştığı sweeney irlanda ortaçağ efsanesi ve folkloru. ve bu irlanda efsanesine sweeney'nin çılgınlığı deniyordu.
irlandaca'da buile suibhne olarak bilinen bir hikaye,
buile anlamı çılgınlık ve suibhne varlık demek sonuc olarak ingilizce bir isim olarak tercüme edildi, sweeney. yani buile suibhne, efsanelerde efsanevi bir figürdür ama o tanrı değil. ve suibhnenın gerçek adı suibhne mac colmaindır. bazı kaynakalarda suibhne geilt olarak anılır.bazı hıkayeler de onun dal'ın kralı olduğunu söylüyor.
araidhe ve colmain klanının bir üyesi. öyleyse efsaneye bakalım ve bunun bize ne söylediğini gorelım.başlamak için 637'ye geri dönmeliyiz.suibhne, ülkesinde bir din adamı olduğunu duyar.bir kilise inşa etmek istiyordur bu din adami, aceleyle onunla papaz olur ve onu durdur . suibhnenin karısı duruma karsidir suibhne'yi durdurmaya çalışır, koşarak giderken suibhneyi pelerininden tutar , kral durmaz onu hızla görmezden gelir ve bunun sonucu pelerini yırtılır. ve böylelikle din adamina dogru koşarken onu çıplak bırakmistir karisi. söz konusu aziz ise st. ronan'dı. suibhne onunla yüzleşir,mezmurlar kitabı'nı alır ve yakındaki bir gölde onları takip eder.
ve sonra azizi topraklarından çıkarmaya gider.
ama o bunu yaparken, bir haberci gelir ve mac grath savaşı'nın başlamak üzere olduğunu ve hızla acele etmesi gerektiğini söyler. aziz ilse lanet eder,ayrilirken .
suibhne'nin sonsuza dek çıplak kalacağını,bu sekilde kus gibi dünyanın her yerinde anlamsiz boslukla dolasacagini ve onun kendi tasidigi bir mızrak ucundan ölecegini soyler. mac rath savaşı'nın arifesi gelir ve suibhne ile st ronin'in yolları bir kez daha kesişir.
ronan orada savaştan önce adamlarını şarkılarla kutsuyor ve suibhne, bunu bir hakaret olarak algılıyor ve bu nedenle, st ronan'ın adamlarından birini bir mızrakla öldürüyor ve sonra başka bir mızrak alıp üzerine fırlatıyor.
aziz ronan, rahip onu saptırıyor ve mızrak havaya uçuyor.sonrasında aziz daha fazla lanet eder, "bir kuş gibi uçabilirsen dahi, senin ölümün kışkırttığın bir mızrağın ucundan olsun der" der. savaş başlar, ancak savaşın gürültüsü hızla çılgına döndürur. nerede olduğu veya daha önce nerede olduğu konusunda derin bir belirsizlik hisseder buile. sonrasinda ormanlarda saklanarak dolaşmaya başlar bulundugundaysa çıplaktir.
irlanda ve iskoçya ve birçok avrupa ulkesinde dolastigi soylenir. ama dolaşırken insanlar ayak seslerinin çok hafif olduğunu fark edecekti, sanki uçuyormuş gibi görünüyordu.
bazı hikayeler onun bir kuş şeklini aldığını ve dolaşarak ya da uçarak, teach molling'in yolunu bulduğunu,st molling, suibhne'ye her gece hizmet eden bayana küçük bir yemek bırakmasına izin verdigini onun da suibhneye sütü verdigini dolayisiyla bu da orasinin onun evi oldugu anlamına geldiğini söylüyor..
ancak zamanla, söylentiler yayılır.söz konusu suibhne ve hizmetçi kadın arasındaki ilişki soylentisi de vardır. ve bu tür hikayelerde olay hep ayni olur zaten. sonunda hoş karşılanmadıkları bir yere varırlar ve bu hizmetçi kadının kocası açıklama beklemeden, suibhne'nin sütünü içtiğini görunce suibhne'yi göğsüne bir mızrak saplayarak öldürür. ve böylece suibhne üzerindeki st. ronan'ın laneti yerine getirilmis olur. ama hikaye burada bitmiyor. ya da nerede başlamadığını söylemeliyim. bir suibhne figürü yedinci yüzyıldan daha uzun süredir var olduğu için
bu suibhne'nin aslen tuatha de danann'ın kralı lugh olduğuna inanılıyordu.irlanda yüksek krali 1870'den 1830'a kadar .ve kral olarak fomoryalılara karşı savaşacaktı.
dedesi balour tarafından yönetilecek ve suibhne balour'u gözünden bir mızrak atarak öldürecektir.ve bu, eski iskandinav efsanesi bauldr'la bazı benzerlikleri olan bir hikaye irlanda mitleri eski iskandinav kadar eski değildir.
bu yüzden vikingler irlanda'ya geldiğinde hikayelerden evrimleşmiş olabilirler.
sekizinci yüzyılın sonlarında oldugu soylenmesine ragmen hikayeyi kimse yazmadı.dokuzuncu yüzyıla kadar hic kimse bahis dahi etmemiştir suibhneden, yani yedinci yüzyılda ve ikinci yüzyılda yaşıyor olsaydı, hiçbir şekilde tarihi bir şahsiyet değildi. tarih biter ve efsane başlar. bazı tarihi el yazmaları suibhne'nintarihi county down ve antrim boyunca bir krallık olan dal naraidi'nin pagan kralı colman cuar'ın oğlu oldugunu yazar. şimdi, colman cuar tarihi bir şahsiyetti ve kitaptlarda belirtildiği gibi,
12. yüzyılda ilk tarihsel dönemlere göre yazılan tigernach annals 5. yüzyıla kadar geri gider. ve lismore kitabı da benzer şeyleri belirtiyor ancak bu kitaplar 15. yüzyılda yazılmıştır. şimdi, bu kitapların ne kadar doğru olduğu bilinmiyor.ilgi duyulan olaylardan yalnızca yüzlerce yıl sonra yazılmıştır. suibhne'den colman'ın oğlu olarak bahsettikleri tigernachda aslında onun mac grath savaşı'nda öldüğünü kaydettiklerini ve böylece buile suibhne'yi tarihsel ama artık ölü bir savaşçıya dayanan bir karakterin hayal edilmesi gibi. ancak,colman cuar'ın oğlu suibhne'nin bir zamanlar kral olduğundan hiç söz edilmiyor.bazı araştırmacılar hala bunun olasılık sınırları içinde olduğuna inanıyor, belki deseçilmiş bir naip olarak bu pozisyon.
devamını gör...
instagram tipi tanım beğenme özelliği
yok artık şaka gibi dediğim özellik. aga iyi gelmiş aklına.
(bkz: çoh iyi olmuş çoh da güzel olmuş)
bir üstteki yorumu çift tıklayarak beğendim.
sürekli tıkladığınızda beğeniyi alıp alıp veriyor. stres atmak için kullanılabilir.
(bkz: çoh iyi olmuş çoh da güzel olmuş)
bir üstteki yorumu çift tıklayarak beğendim.
sürekli tıkladığınızda beğeniyi alıp alıp veriyor. stres atmak için kullanılabilir.
devamını gör...
esogü tıp öğrencilerinin sınav mağduriyeti
esogü tıp fakültesi dönem 5 öğrencilerinin sınavında mağduriyet yaşandı. sınav sisteminin değiştiğini öğrenciler sınav anında öğrendi. içinde klasik soruların da bulunduğu sınavda soruların 50 saniye sonra otomatik olarak geçmesi ve sorulara geri dönüş olmaması öğrencilerde büyük tepkiye yol açtı. bütün bunların dışında yaşanan teknik aksaklıklar da öğrencilerin aleyhine oldu. öğrenciler twitterda haklarını arıyor. umarım bu adaletsizlik en kısa zamanda çözüme ulaşır.
buradan
buradan
devamını gör...
saçlarını kısacık kestiren kadınlar
üniversite zamanlarında kafama esip saçlarımı siyaha boyamıştım. profil resmimden de görüleceği gibi,açık kumral olup sarıya yakınım. böyle olunca kaşlarla pek de uyum sağladığını söyleyemem. o dönem de saçlarım belime kadar. neyse efendim, ben kaşlarımı da boyamak suretiyle bir süre idare ettim böyle.
sonra gidip açtırayım dedim; hiçbir kuaför bu işe yanaşmadı. siyah renk açılmazmış, yanarmış diye. neyse azim ettim tabi; dipleri kulak hizama gelecek kadar uzattım ve sonra kuaföre gittim ve dedim ki: siyahlar mümkün mertebe gidecek kadar kesin.
çıktım kuaförden , saçlarım matrix’teki trinity’nin saçları gibi oldu. kendimi çıplak hissettim; sanki herkes bana bakıyormuş gibi. alıştıktan sonrası kolay. banyo süreniz kısalıyor, kurutma derdi yok,mis.
3 yıla kadar o boyda kullandım, sonra uzatmaya karar verdim. kısadan uzuna geçiş de zordur. saçlar eğri büğrü uzar, aynı boya gelmez; omuz hizasına gelince uçları dışa dönmeye başlar.
yıllardır uzun kullanıyorum ama aklım sürekli kısacık kestirmeye gidiyor; umarım yine bir delilik yapmam.
sonra gidip açtırayım dedim; hiçbir kuaför bu işe yanaşmadı. siyah renk açılmazmış, yanarmış diye. neyse azim ettim tabi; dipleri kulak hizama gelecek kadar uzattım ve sonra kuaföre gittim ve dedim ki: siyahlar mümkün mertebe gidecek kadar kesin.
çıktım kuaförden , saçlarım matrix’teki trinity’nin saçları gibi oldu. kendimi çıplak hissettim; sanki herkes bana bakıyormuş gibi. alıştıktan sonrası kolay. banyo süreniz kısalıyor, kurutma derdi yok,mis.
3 yıla kadar o boyda kullandım, sonra uzatmaya karar verdim. kısadan uzuna geçiş de zordur. saçlar eğri büğrü uzar, aynı boya gelmez; omuz hizasına gelince uçları dışa dönmeye başlar.
yıllardır uzun kullanıyorum ama aklım sürekli kısacık kestirmeye gidiyor; umarım yine bir delilik yapmam.
devamını gör...
gösterip vermemek
yav arkadaşım millet burda milada koşuyor.
akışta kafa sözlüğün isim değişikliğiyle ilgili başlıklar kol geziyor.
adam kendinden gram taviz vermiyor. valla helal olsun ne diyeyim hahah.
akışta kafa sözlüğün isim değişikliğiyle ilgili başlıklar kol geziyor.
adam kendinden gram taviz vermiyor. valla helal olsun ne diyeyim hahah.
devamını gör...




