eylül (mehmet rauf)
"sessizlik hayatında bir fırtına merhametsizliğiyle tekrar ediyordu."
devamını gör...
bakıcılığını yaptığı çocuktan hamile kalan çocuk bakıcısı
(bkz: pedofili)
devamını gör...
teoloji
piyanist ukdesi.
tanrıbilim veya ilahiyat olarak da bilinen bilim dalıdır.
"tanrı" kavramı ve din olgusunun sistematik olarak ele alan disiplindir. temel konusu doğa üstü güçlerdir ancak dini epistemoloji ve vahiy ile ilgilenir. vahiy üzerinden tanrı ya da tanrıların varlığının kabulüne ulaşır. bunların sadece, doğa ötesi varlıklar olması ile değil, dünya ile ilişki kurmak ve insanlara varlığını göstermeye istekli olduklarını ispat etmeye çalışır.
kaynak.
tanrıbilim veya ilahiyat olarak da bilinen bilim dalıdır.
"tanrı" kavramı ve din olgusunun sistematik olarak ele alan disiplindir. temel konusu doğa üstü güçlerdir ancak dini epistemoloji ve vahiy ile ilgilenir. vahiy üzerinden tanrı ya da tanrıların varlığının kabulüne ulaşır. bunların sadece, doğa ötesi varlıklar olması ile değil, dünya ile ilişki kurmak ve insanlara varlığını göstermeye istekli olduklarını ispat etmeye çalışır.
kaynak.
devamını gör...
30 aralık 2020 deniz akkaya'nın sma hastalarıyla ilgili sözleri
beyaz tv'de yayınlanan söylemezsem olmazprogramında deniz akkaya, spinal musküler atrofi (sma) tip-1 hastası çocuklar için kendisine paylaşım ricası geldiğini, gelen yardım taleplerinin hepsine yanıt veremediği için de suçluluk duyduğunu söyleyen şarkıcı mustafa sandal'ın yorumu ekrandayken ünlü şarkıcı için "sma hastalarından önce aylardır evde işsiz oturan müzisyenler var önce onlara sahip çıksın" dedi.
kaynak
(bkz: ağzı olan saçmalıyor)
kaynak
(bkz: ağzı olan saçmalıyor)
devamını gör...
ülkede youtube kanalı açmayan takribi 10 kişi kalması
yaklaşık olarak çiğ köfteci açmamış kişi sayısı kadar kalmıştır. herkes video çekiyorsa bu videoları kim izliyor o zaman sorusunu da akıllara getirir.
devamını gör...
z kuşağı dili ve edebiyatı
her neslin kendine ait jargonu var. duydukça öğreniyoruz.
yemin edebilirim, ama ispatlayamam.
yemin edebilirim, ama ispatlayamam.
devamını gör...
hoşlanılan kişiye mesaj atma bahaneleri
bahanelere gerek yoktur bir merhaba için.
devamını gör...
kestane vs mısır
kestane yerken mısır pişirmişliğim var ancak yine kestane.
devamını gör...
seni seviyorum cümlesine verilen en acı cevaplar
birinci sınıftaydım. evet evet ilk okul bir...bir çocuk vardı ve hayatımda ilk defa birine onu sevdiğimi söyleyecektim. e söyledim de. ne mi oldu dersiniz? çocuk bana tekme atmıştı.hem de burnuma. çok acımıştı.
işte kızlar onlardan önce sevdiğinizi söylerseniz böyle yapıyorlar. ben çok erken öğrenmiş bulundum ama sonraki süreçte tecrübe oldu. o çocuğa şimdi ne olduğunu bilmiyorum, umarım ‘seni seviyorum’ dediği kız da ona tekme atmıştır.
işte kızlar onlardan önce sevdiğinizi söylerseniz böyle yapıyorlar. ben çok erken öğrenmiş bulundum ama sonraki süreçte tecrübe oldu. o çocuğa şimdi ne olduğunu bilmiyorum, umarım ‘seni seviyorum’ dediği kız da ona tekme atmıştır.
devamını gör...
31 ağustos 2021 türkiye polonya voleybol maçı
fire vermeden kazanmaya devam canım filenin sultanları.
bu maç da bizim olsun. *
bu maç da bizim olsun. *
devamını gör...
aşkımız eski bir roman
tam olarak roman değil hikayelerden oluşmaktadır. başkomser nevzat olmasa okur muydum? bilemem. bu kitabı okurken beklenti yüksek olmamalı diye düşünüyorum.
"-erkek olmak zor iş be nevzat bey!
-ben insan olmanın çok zor olduğunu düşünürüm zihni bey. bu işin kadını erkeği yok."
(bkz: ahmet ümit)
"-erkek olmak zor iş be nevzat bey!
-ben insan olmanın çok zor olduğunu düşünürüm zihni bey. bu işin kadını erkeği yok."
(bkz: ahmet ümit)
devamını gör...
karton toplayan babaya sokağa çıkma yasağı cezası
üzücü bir olaydır, ancak yukarıda yazılmış.
çocuk bakamayacak insanlar çocuk yapmasınlar. açık ve net. bunun ismi cehalettir. o çocuğa yazıktır. herkes üremek zorunda değildir. burada kimse vicdansız değil, polislerden de genel olark nefret ederim, ancak ortada bir kanun, yönetmelik var. memur işini yapmış, bu kadar.
şimdi olması gereken şey, belediyenin bu insan ve ailesine yardım etmesidir. ancak cezanın doğruluğu konusunda bir tartışma yok.
edit: sevgili arkadaşlar, kimse "fakir ölsün" demiyor. herkes de kalabalık kongreler yapılırken durumun gözardı edilmesini ancak devletin gücünün normal, gariban vatandaşa yetmesini eleştiriyor.
sert derecede muhalif görüşlü insanlardan biriyim, ancak anlatılan şey bu değil. burada çifte standart denilen iğrençliği sonuna kadar konuşalım, tepkimizi her ortamda dile getirelim, ancak geçimini sağlamak için çöpten kağıt toplamak durumunda olan, devletin, ülkenin iğrenç durumunu gören, zar zor geçinebilen vatandaşın, bu kötü durumuna rağmen bilerek, isteyerek, seçerek dünyaya çocuk getirmesinin ve onu yoksulluğa mahkum etmesinin saçmalığı ortadadır.
cezanın, herkese eşit uygulanmaması iğrençliğin daniskasıdır, ama uygulanan cezada da bir yanlışlık yoktur. olay bu şekilde.
çocuk bakamayacak insanlar çocuk yapmasınlar. açık ve net. bunun ismi cehalettir. o çocuğa yazıktır. herkes üremek zorunda değildir. burada kimse vicdansız değil, polislerden de genel olark nefret ederim, ancak ortada bir kanun, yönetmelik var. memur işini yapmış, bu kadar.
şimdi olması gereken şey, belediyenin bu insan ve ailesine yardım etmesidir. ancak cezanın doğruluğu konusunda bir tartışma yok.
edit: sevgili arkadaşlar, kimse "fakir ölsün" demiyor. herkes de kalabalık kongreler yapılırken durumun gözardı edilmesini ancak devletin gücünün normal, gariban vatandaşa yetmesini eleştiriyor.
sert derecede muhalif görüşlü insanlardan biriyim, ancak anlatılan şey bu değil. burada çifte standart denilen iğrençliği sonuna kadar konuşalım, tepkimizi her ortamda dile getirelim, ancak geçimini sağlamak için çöpten kağıt toplamak durumunda olan, devletin, ülkenin iğrenç durumunu gören, zar zor geçinebilen vatandaşın, bu kötü durumuna rağmen bilerek, isteyerek, seçerek dünyaya çocuk getirmesinin ve onu yoksulluğa mahkum etmesinin saçmalığı ortadadır.
cezanın, herkese eşit uygulanmaması iğrençliğin daniskasıdır, ama uygulanan cezada da bir yanlışlık yoktur. olay bu şekilde.
devamını gör...
dead poets society
senaristliğini tom schulman'ın üstlendiği, peter weir yönetiminde 1989 yılında çekilen film. türkçeye ölü ozanlar derneği olarak çevrilmiştir. robin williams başrolde olduğundan izlenmediyse hemen izlenmelidir, hatta tekrar tekrar izlenmelidir.
sonunda bir sanat eserinin güzelliğinin verdiği hüzünden dolayı ağlatabilir, bu yüzden peçeteler hazırlanmalıdır.
ailelerin çocuklarını doktor, avukat, mühendis yetiştirsin diye katı kurallar ve sıkıcı derslerle çevrili okula vermesini, o okulda öğrencilerin gerçek öğretmenle tanışmasını konu alıyor diyebiliriz en basit haliyle. muhafazakar ve katı bir şekilde yetiştirilmeye çalışan çocukların şiirle, edebiyatın güzelliğiyle ve anın değeriyle tanışması da gerçek öğretmen john keating sayesinde olur. film elbet bu kadar basit değildir, içerisinde sistem, aile, yönetim eleştirisini de bulundurur. ailelerin yanlış tutumu çocuğunun hayallerini, hislerini ve hayatını mahvedebilir.
bu katı yönetimler bir yana dursun, okulda geçmiş yıllarda öğretmenleri keating'in daha bir öğrenciyken kurduğu ''ölü ozanlar derneği'' keating'in öğrencilerinin dikkatini çeker ve tekrar aktif hale getirilir. geceleri gizlice toplanıp şiirler okuyup konuşmalar yaparak birbirlerine içlerini açarlar.
hayatta asıl yapmak istediğini bulması bir insan için en zor ama belki de en değerli şeydir. keyifli izlemeler.

görsel kaynak.
--- alıntı ---
size neler söylendiğinin önemi yok, kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir.
--- alıntı ---
sonunda bir sanat eserinin güzelliğinin verdiği hüzünden dolayı ağlatabilir, bu yüzden peçeteler hazırlanmalıdır.
ailelerin çocuklarını doktor, avukat, mühendis yetiştirsin diye katı kurallar ve sıkıcı derslerle çevrili okula vermesini, o okulda öğrencilerin gerçek öğretmenle tanışmasını konu alıyor diyebiliriz en basit haliyle. muhafazakar ve katı bir şekilde yetiştirilmeye çalışan çocukların şiirle, edebiyatın güzelliğiyle ve anın değeriyle tanışması da gerçek öğretmen john keating sayesinde olur. film elbet bu kadar basit değildir, içerisinde sistem, aile, yönetim eleştirisini de bulundurur. ailelerin yanlış tutumu çocuğunun hayallerini, hislerini ve hayatını mahvedebilir.
bu katı yönetimler bir yana dursun, okulda geçmiş yıllarda öğretmenleri keating'in daha bir öğrenciyken kurduğu ''ölü ozanlar derneği'' keating'in öğrencilerinin dikkatini çeker ve tekrar aktif hale getirilir. geceleri gizlice toplanıp şiirler okuyup konuşmalar yaparak birbirlerine içlerini açarlar.
hayatta asıl yapmak istediğini bulması bir insan için en zor ama belki de en değerli şeydir. keyifli izlemeler.

görsel kaynak.
--- alıntı ---
size neler söylendiğinin önemi yok, kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir.
--- alıntı ---
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
neden meydana geldiğini anlayamadığım değişiklik. 23 nisan sebebiyle neşe dolmamız için yapıldığını düşünüyorum. tabii bedave ekstra kurucu alırım bir dal!(bkz: sısısısı)
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
her insan kendi hakkında güzel şeyler duymak ister elbette. gerçekleşince de mutlu oluyoruz haliyle.
devamını gör...
kadına hanımefendi demek
10 numara hitap şeklidir
devamını gör...
35 yaşında koca koca bireylerin saklambaç oynaması sorunsalı
hani hanii nerde keşkee???küçükken en yetenekli olduğum oyundu. çamlak çömlek patlatmaktan tut ,, hızlı koşarak ebe sobe yapmaya.. şimdi de olsa oynasak keşke. *
devamını gör...
kısa şiirler
"ve bu yorgun
bu hüzünlü yüreği,
benim değilmiş gibi
hiç kimse görmeden,
şöyle bir yol kenarına
bıraksam..."
bu hüzünlü yüreği,
benim değilmiş gibi
hiç kimse görmeden,
şöyle bir yol kenarına
bıraksam..."
devamını gör...
bir erkeği mutlu etmenin yolu
önce kendinizi mutlu edin, mutlu olan mutlu da eder. eğer olmuyorsa ve mutlu olmamaya programlanmış bi insansa selamet edin, yolunuza gidin.
devamını gör...