başlık açacak konu bulamıyorum ve açanlara hayretle bakıyorum. açılanlara tanım girmek daha basit geliyor.
devamını gör...

vali bey'i görevden alalım,birinci nesil jilet gibi biri geçsin.kim verdi görevini? onu da alalım.
devamını gör...

dizilerdeki bilimum karakterle yüksek sesle konuşup, müdahale edip, söylenip, tehlikeli sahnelerde ay ay ayy diye korkmak. (bkz: girme işte oraya)!!! bunun bir tık üstü bilgisayar oyunu oynarken arkadan babaannenin sağdan değil soldan git diye oyuna karışmasıdır. arkadaşımın oyununu izlerken aynısını kendim de yaptıktan sonra içimde iflah olmaz bir babaanne yaşadığından emin oldum.

bunun haricinde babaannem normalde gözlüklerini kullanmazdı, televizyonda beğendiği bir "artist"in filmi çıkınca hemen gözlüklerini takardı rahmetli, çok gülerdim. ben de gün içinde gözlüklerimi hiç takmayıp beğendiğim bir oyuncunun olduğu dizi, film falan çıktığında evde koştur koştur gözlüklerimi aramaya başladığımda hah dedim olmuşum.
devamını gör...

1. çarpışma, karışıklık, karmaşa
2. bilârdo oyununda istaka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması
3. kafa sözlükte karambol nickli kalemi kuvvetli yazar. kendisi sözlükte günün ünlüsü unvanını da almıştır. gündeme yönelik takip edilesi yazıları ve entelektüel bakış açısı ile dikkatleri üstüne çekmiştir. samimiyeti, dürüstlüğü, hoş sohbeti ile adam gibi adam.
4. yasemin mori'nin karambol şarkısı.
devamını gör...

şimdi üçüncü bölüm bitti ve direkt sözlüğe koştum . abi siz napıyorsunuz üçüncü bölümün sonundaki sahne ne kadar güzel televizyondan gelen ses babanın horlaması yavaş yavaş koltukta uyuyakalması kendimi odanın içinde hissettim diziyi bitirince tanımımı düzenlerim iyi gidiyor. evet an itibariyle diziyi bitirdim kendimce bir şeyler yazayım yazarım ne de olsa. şimdi diziye gelelim neden bu kadar sevildi neden bu kadar tuttu bu dizi. sebebi bence şu dizi bir toplum analizi biz o ekranda kendimizi seyrettik aslında bir dışavurum izledik insanlar kendi yaşadığı şeyleri gördü dizide . bir başkadır dizisinde gördüğümüz insanlar bizim eşimiz dostumuz tanıdığımız belki yan komşumuz türbanlı arkadaş aynı şeyleri yaşıyor . dedemizin cahil tarafları yok mu ? . çok okumuş dindar kafayı ütüleyen eşimiz dostumuz yok mu. o karakter çok ince düşünülmüş çok güzel işlenmiş adam okuduğu bilgileri paylaşmak kusmak istiyor çünkü çevresinde o bilgileri paylaşabileceği insanlar yok. insan bulunca saçma sapan mantıklı mantıksız kusuyor bütün bilgileri. buraya kadar spolier verdiğimi düşünmüyorum burdan sonra spolier geliyor. --! spoiler !--



--! spoiler !--dizi bize cahilliğin tarafı olmadığını tokat gibi yüzümüze çarpıyor baskının ne kadar büyük bir şiddet olduğunu suratımıza tokat gibi çarpıyor. psikolog hanım okumuş bir insan bu devirde psikolog olmak kolay mı kendisi zeki bir kadın ama türban takan insanlardan haz etmiyor cahil çünkü ne kadar okuduğunun bir önemi yok . diziyi izlerken o evin içindeki çocukları düşündüm o çocukların psikolojisini düşündüm bunlar türkiyede yaşanan vahim durumların bir örneği . karakterleri tek tek incelemeyi çok isterdim ama üşeniyorum. dizi bir süre sonra içinize öyle bir işliyor ki kendinizi tutamıyorsunuz 7. bölümde içinizde olan duygu dışa çıkıyor çünkü karakterler çok gerçek ve çok iyi işlenmiş. mesela psikologla meryemin konuşmasında psikolog ağlamıştı orda o kadar çok sarılmalarını istedim ki ekrana bağırdım sarılın lütfen diye haykırdım . çünkü o ferahlığın gelmesini biz 7 bölüm bekledik 7 bölüm üzüldük . dizi boyunca diyalogları seyrederken zihninizden geçen cümleleri meryem karakteri zaten konuşuyor ama içine konuşuyor kısık sesle o öyle tepkiler verince ekran başında iyi dedin kız meryem diyorsun. o bahsettiğim rahatlama duygusunu yasin çocuğuyla oynarken hissettim çünkü evin içinde olan olaylara o kadar üzülüyorsunuz ki bir süre sonra evin içinde olan en ufak mutluluk belirtisinde tebessüm ediyorsunuz. diziye bir isim verme şansım olsaydı memleketimden insan manzaraları ismini verirdim kesinlikle çünkü gerçekten öyle. birazda işin teknik kısmına gelelim . tek kelimeyle yönetmenin yaptığı işe hayran oldum . çekim teknikleri müziği kullanması doğallığı harika aktarmış bizlere. dizinin sonunun hep monoton bitmesi hayatın da öyle normal akışında devam etmesi çok güzel yansıtılmış. ya hiç mi bu dizinin kötü yanı yok dediğinizi duyar gibiyim tabi ki var. mesela sonu saçma ve aceleye gelmiş gibi geldi bana dizi 7. bölümde bitseydi harika olurmuş gibi düşündüm. bazı karakterler çok güzel yaratılmışken bazı karakterler çok özensiz yaratılmış . tabi ki yönetmenin senaristin böyle bir düşüncesi yoktur bilmiyorum ama bazı sahneler çok tribüne oynanmak için yapılmış gibi geldi bana . onun dışında bahsettiğim gibi gayet güzel bir diziydi. türkiyeyi seyrettik . 6 sene okuyup doktor olup cahil kalan periyi seyrettik. iyi kalpli yasinin çok şefkatli bir yüreği olmasına rağmen ona dayatılan öğretilen maço tavırları egemen tavırları seyrettik. meryem karakterinin yetiştirilme tarzını bunalmışlığını seyrettik içine atmasını seyrettik . imam amcanın evlatlık kızına duyduğu şefkati seyrettik . iyisiyle kötüsüyle cahiliyle bir başkadır benim memleketim işte biz onu seyrettik .
devamını gör...

tdk alım yapacak, size link gönderelim, başvurun.
devamını gör...

yeraltı edebiyatını neden seviyorum…

çünkü toplumun dayattığı, bireyin kendi kendisine içinde büyütmediği, kendiliğinden inanmadığı, geliştirmediği, aklamadığı tüm değerlere karşıyım… bu türde okuduğumuz tüm kötü şeyler, ya da dışarıda gezerken tiksinerek bakılan tüm b*ktan şeyler sonuna kadar gerçektirler. vardırlar. bizim kafalarımızı çevirmemiz, görünce midelerimizin bulanması, onlar yokmuş, olmuyormuş gibi davranmamız onları yok etmediği gibi, sorun teşkil eden her bir problemi çözüme vardırmaya da engel oluyor zannımca…

yazarlığı ile ilgili emrah serbes’e okurlardan gelen -kendi okurları değil, genel bir okur kitlesinden bahsediyorum- en fazla eleştiri küfür ve argo kullanımı yüzündendir. ama bu eleştiriyi yapan insanlara hatırlatmak istiyorum, bu küfür dediğimiz hakikat sokakta, caddede, trafikte, her yanımızda, hayatın içinde yok mu?

mesela, ayak serçe parmağını sehpa yahut koltuk ayağına çarpan biri olarak verdiğiniz sesli ilk tepki küfür yahut argo değil midir?

yeraltı edebiyatı da işte böyledir. sadece, ilgi alanı toplumun dışladığı o ‘’kötü (!)’’ çocuklardır.

işte emrah serbes bu kitapta birkaç farklı kötü çocuktan bahsettiği, birkaç hikaye ile karşımıza çıkıyor. (fakir köpek, bombacı, hoca, platin, son balonlar)

betimlemeleri, zaman döngüsü ve kurgusunu bu kitapta yeterince tatmin edici bulmasam da, kalemini sevdiğim, beğendiğim bir yazardır emrah serbes. elbette bir hakan günday değildir, ama ilgili türle hiç tanışmamış olanlarınız için bir basamak olarak bu kitabı önerebilirim.

naçizane tanımımı kitaptan bir alıntı ile nihayetlendireceğim:

‘’

-hani doğa boşluk tanımaz, doldurur diyorlardı?
-insan tanır. dolduramaz…

‘’
devamını gör...

yazarların çocukluk fotoğrafları başlığından sonraki en sevdiğim başlık bu artık.
devamını gör...

beyin yerine kural koyar ve kural uygulardanız böyle saf şeriat olur çıkarsınız.

pek şaşırmadım.
devamını gör...

sözlüğümüz fonlayan kgb olduğundan sözlük içinde komünizm geçerlidir, sözlüğümüzde herkes birinci nesil olacak kimse kimseye benden önce geldin diye yer vermeyecektir! sonuçta herkesten aynı akbil ücreti alınmakta.
devamını gör...

daha dün sözlüğe kazan kaldıranlar bu kez taraf değiştirmiş ,ironik.bugün bu sözlük kısa zamanda fark yaratmasının yegane nedeni farklılığı ile ortaya çıkmasıydı yani klişe şeyler yoktu.daha sonra belaltı ve vasat troll başlıklar türedi .sosyal medya ve burası özgür platform ama kusura bakmayın bunun da sınırı var.madem burası özgür insanların eleştirileri sizi niye rahatsız ediyor,herkesin tercihi farklı olabilir. benim de katıldığım nokta haber paylaşımından bile rahatsız olanlar oldu veya spor ile ilgili haber yapılmasından o konuda katılıyorum ama insanların da bazı şeyleri eleştirme hakkı var.
devamını gör...

şimdi bir kadın eşine gülşen bubikoğlu gibi görünürken eşinin çevresine safinaz gibi görünebilir ya da annesine türkan şoray gibi görünürken annesinin hadsiz ve kıtipiyoz arkadaşlarına safinaz gibi görünebilir. bu göreceli kavram. kadının güzelliğinde ortak kanaate kadının girdiği ortamın elektriğini değiştirmesi ve bütün bakışları üzerine çekmesi hususunda hemfikir olmakla varılabilir.
devamını gör...

güzel yemekleri tatma heycanı, nahif kalplerle tanışma merakı- hiç beklenmedik an da karşınıza çıkıyorsa ne kadar mutlu oluyor kişi-
çocukların gülümseyişi, hayvanların saf sevgisinin güzelliği, nefes alabilmek, bilmediğimiz güzel şeyler yapabilmek.
sevmek ve sevildiğini hissetmek.
devamını gör...

(bkz: the platform)
devamını gör...

kuşlar gibi aç uyananlardan,
sabah ekmeklikte tam kendine kadar ekmek bulup kahvaltı yapıp
günün planını programını yapanlardan,
şanslı hissedenlerden,
küçük bir ekmek parçası ile mutlu olanlardan,
tüm sözlüğe günaydınlar.
ekmeği olan şanslılar, elinizdekinin kıymetini bilin.
devamını gör...

geçen görüştüğümüz gün arkadaşım burcu yanımıza geldiğinde gözlerini kaçırman çok canımı sıktı. zira ben senin yanında iken gözlerin gözlerimde olsun isterim bu hareketini tekrarlamaman ilişkimiz ve geleceğimiz adına önemli bir adım olacaktır diye mesaj atan sevgiliye erkeğin "tm" veya "ok" cevabı en iyi örneklerdendir.
devamını gör...

kendisine en içten teşekkürlerimi iletmek istediğim değerli bir yazarımız. çok teşekkür ederim.saygılarımla.*
devamını gör...

daha okunacak kitaplar, yazılacak hikayeler belki de kitaplar, çevrilecek makaleler/kitaplar, gidilecek yollar, gezilecek şehirler/ülkeler, gülümsemesine vesile olunacak çocuklar, verilecek kilolar, dostlarla içilecek nice kahveler var...
devamını gör...

yasemin sakallıoğlu’nun yazıp şahan gökbakar’ın yönettiği ve bence imdb’den 2.4 alarak büyük bir başarı elde etmiş filmdir.

sosyal medyada otuz saniyelik, bir dakikalık video çekerek her nasılsa ün kazanan insanların film yapmaya kalkışmasının ne kadar büyük facialara neden olabileceğini bize gösteren filmlerden biridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şahan gökbakar’ın dikkat şahan çıkabilir programındaki tiplemelerinden biri olan recep ivedik’i filmini yaparak çok sayıda seyirci çekmesiyle sosyal medyada ünlü olan abartı tiplemelerin sinema perdesine akması da hız kazandı.

şu dönemlerde bunun çok sayıda örneğini görüyor ve dişimizi sıkarak bu dönemin geçmesini bekliyoruz. aslında bunun en facia örneklerinden birini zamanında internet alemini sallayan bates motel pro’nun çektiği patlak sokaklar filminde görmüştük ama kimse ders almadığı ve herkes ya tutarsa dediği için böyle filmler gelmeye devam ediyor.

bu filmin konusuna değinmeye gerek yok. zaten öyle aman aman bir konusu da yok. herhangi bir handycamle sözlük yazarlarının herhangi birinin çekebileceği kadar da basit bir çekimi var. ama asıl sorun karakterlerin komik olmak için sürekli bağırmaları. hayatımda bu kadar saçma az şey izledim. sinir bozuculuk konusunda the annoying apple ile yarışır.

ben 17 dakika dayandım. sinirleriniz sağlamsa belki siz sonuna kadar gidersiniz.
devamını gör...
(tematik)

''iklim bilimi'' olarak da bilinen bilim dalıdır.

iklim ve iklim özellikleri ile uğraşır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim