yahu bu adamın nicki tolga - me imiş. ben bunu sözlüğe ilk geldiği günden beri tol- game yani oyun anlamında olan game diye ayırıyordum zihnimde.
devamını gör...

(bkz: schindler's list)
devamını gör...

#1138832
kesinlikle siyah.
devamını gör...

hala yaşıyorsan ne ala.
devamını gör...

adımı yazarım genelde, o an aklımda bir şey yoksa.
devamını gör...

hatırlıyorum bir demet tiyatro var diye saatlerimize filan bakıp, kadıköyü bırakıp eve giderdik, onu izliycez diye...

ilk aklıma gelen sahnelerden,
lütfiye, kapıda duran kişiye,
kışın soba yakılan bölümlerden biri
"kapıyı kapatıcam çünkü dışarısı ısınıyor"
gibi birşey söylüyordu.

*yılmaz erdoğan ve demet akbağın birlikte bir demet tiyatro izlediği bir video var youtube da tavsiye ederim

edit : o zamanlar o kadar izlendiğine göre, mizah anlayışı, güldüğümüz espriler, zakice, kaliteli, yazması da, gülmesi de zeka isteyen işlermiş diye de düşündürdü beni şimdi...
birde şimdiki dizilere bakın, özellikle trt dekiler, aman allahım, 0-6 yaş resmen, yanlışlıkla denk gelince bile izleyemiyorum, bilen bilir eski trt2 nin belgeselleri, sanat programları hala izlenir.
devamını gör...

kim kardashian paris hilton'un çantacısıymış öncelerden. kadın onu itip kakıyormuş hatta. tam olarak nasıl bir süreçte ünlü oldular bilmiyorum ama bu durumun da ünlü olmasında bir şekilde etkili olduğunu düşünüyorum. bir de kim'in uygunsuz kasetleri çıkmış bir ara, o da ünlü olmasını sağlamış olabilir.
devamını gör...

anlatmaya kelimelerin yetmeyeceği şahane bir film. kelimeler cidden yetmeyecektir çünkü herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği farklı yorumlayabileceği üzücü bir film.

filmin başrollerinde jim carrey ve kate winslet bulunuyor. ayrıca kirsten dunst , charlie kaufman , elijah wood gibi başarılı oyuncularda filmde karşımıza çıkıyor.
filmin yönetmeni michel gondry dir. çok güzel bir iş çıkarmış bayılarak izledim. sinematografi ve renkler nefis kullanılmış. anlatmak istenilen net bir şekilde anlatılmış. bazı sahneler rüya gibi hayal gibi hatta gerçek olamayacakmış gibi güzel çekilmiş.
filmin senaryosunu michel gondry, charlie kaufman ve pierre bismuth beraber yazılmış. ayrıca o dönem en iyi özgün senaryo oscarını kazanan senaryo olmuştur.

bu filmi bu kadar geç izlediğim için üzülmüyorum aksine seviniyorum. bazı şeylerin zamanı vardır ve bu öyle bir film. iyi ki aklım başımdayken veya aklımın başında olduğunu zannederken izlemişim.
geçmişte bu filmi izlesem bu ne biçim film lan gibi bir tepki verecektim eminim kendi aptal gençliğimden.

hayatınızın bir yerinde kesinlikle izlemeniz gereken harika bir film. tavsiye ederim.


film şu cümleyle başlıyor ve anlatacağı şey hakkında ipucu veriyor "bugün işi astım. trene atlayıp montauk'a gittim. neden bilmiyorum. ben aklına eseni yapan biri değilim aslında" aklına eseni yapan biri olmayan birisi neden böyle bir şey yapar diye düşünüyorsunuz.
film clem ve joel karakterinin iç dünyasına ve kişiliklerini anlatmaya başlıyor. bol bol joel karakterinin aklına eseni yapan biri olmadığını görüyoruz. kendisinin ilginç bir hayatı yok o yüzden konuşmayı pek tercih etmiyor. korkak heyecanı olmayan bir insan. clem karakteri ise aklına eseni yapan , heyecanlı , tutkulu , ne yapacağı belli olmayan bir tip. mesela bir ilişkiden çıkıp joel'i sildirmek istiyor. aslında joel karakterinin clem'e aşık olmasının sebebi kızın tam da böyle biri olması.
bu ikili birbirine aşık oluyor. klasik tabirle tencere yuvarlanıyor kapağını buluyor.

film ipuçları vererek ilerlemeyi tercih ediyor. joel mektubunun sayfalarının yırtık olduğunu görüyor. güzel bir ipucu.
clementhine hafızasını sildirince joel çok kızıyor ve aynısını yapmak istiyor ve bence film buradan sonra hayvani üzücü şekilde ilerliyor.
doktor git evine ve onu hatırlatan bütün eşyaları topla diyor. garibim joel evine gidiyor ve 2 çuval eşya toparlıyor. hayatında bu kadar fazla yer kaplamış bir insanı silmek istemesi beni çok üzdü. sonra silme işlemini yapan yere gidiyor ve diğer müşterilerin eşyalarının azlığına şaşırıyor.
joel hafızasını sildirirken canım çok yandı. ne olur burayı silme burası kalsın gibi bir cümle söylüyordu.
izlerken bol bol empati kurduğum bir film oldu.
acaba böyle bir imkanımız olsa sevdiğimiz insanı unutmak ister miydik? onu unutmak için acı çektiğimiz geceleri silmek ister miydik?
bir anıyı değerli yapan şey hatırlanması mıdır? sevdiğimiz insanlarla bizi birbirimize bağlayan şeyler hatıralarımız mıdır?
bol bol saçma ama hüzünlü soru sordum kendime.
filmi bütün detaylarıyla anlatmayı tercih etmiyorum. beni etkileyen hoşuma giden kısımlardan bahsediyorum. herkesi ayrı ayrı detayın etkileyeceğini de biliyorum.

bazen ikili ilişkilerde acı çekersiniz ve ilişkinin olmayacağını bilirsiniz. olmayacaktır. düzelmeyecektir. birbirinizi çok seversiniz ama birbirinizi tamamlayamazsınız. bunu çok iyi anlatan bir film.
son sahnede bütün olumsuzluklara rağmen çift birbirine "okey" diyor. tamam lan işte diyor. acı çekiyoruz uyumlu değiliz. kavga ediyoruz ama tamam.
aşk böyle bir şey işte. bütün olmamışlara olacak gibi yaklaşmak.
bazı anılar hatırlanmayı hak ediyorlar. üzücü olsa da hatırlanmayı hak ediyorlar.

devamını gör...

bende istiyorum dedirten havalı şeydir.
devamını gör...

senin nefsine hakim olamayıp suçu kıyafetlere ve onu giyen insanlara atacak kadar cahil ve eğitimsiz olman bilr normal karşılanıyor bu ülkede
devamını gör...

her yayın öncesi kalbim ağzımda atıyor, yine ağzımdaki kalbim ve ben beklemedeyiz.
bahar temalı, umutlandıran şarkılarla sözlüğe bahar geldi, siz de gelsenize.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevgili amaterasu'nun tavsiye ettiği şarkıdır.
devamını gör...

mektubu okurken kafa sözlük ve yoldaş benjamin franklinin farkı bu açıklama da çok net görülüyor. bravo.
samimi ve içten bir ortam oluşturup, her zaman yazarların arasında olup, bütünlük sağlamaya çalışan yoldaş benjamin franklin ve ekibine ne desek az olur. yazarlarını bu kadar sevip düşünen yoldaş a ve ekibine teşekkürler.
devamını gör...

vay ki ömrüme vay..
devamını gör...

vajende hijyene son derece önem veren, kola seven samimi adam.
devamını gör...

puan farkından da anladığımız üzere yoldaş kendi sevdiği filmleri yüksek puanlı yaparak kimsenin almasını istememiştir. kendi profilinin eşi benzeri olmasını istememektedir çünkü. ben onun yerinde olsam kimsede olmayan özellikleri bile koyardım profilime. sözlük benim değil mi istediğimi yaparım.
devamını gör...

kuşlar, yuvalarında rahat değil.
artık onlar için en büyük aydınlık güneş değil.
kediler artık köpeklerden korkmuyor.
insanlar kadar korkunç değil.
ağaçlar kesilmenin acısını unuttu
yanmak kadar acı değil.
devamını gör...

al.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eğer bilmiyorsan söylenecek en mantıklı kelime. faruk eczanesine bağlamanın ne mantığı var?
devamını gör...

mö üniversitede bahar şenliğinde arkadaşlarım ile festival alanında geziyoruz. biri hadi gondola binelim dedi. aaaa, ooo tamam modunda geçtik. tabii ki en uca binmeliydik çünkü adrenalin istiyorduk ve küçük hayatlarımızda bunu yapmanın yollarından biri ancak böyle şeyler ile oluyordu. neyse bindik dört arkadaş. bir çift, hasan ve ben. *
bakın burada şunu söylemem lazım ben öyle pek kolay korkan bir tip değilim. 13 yaşında * motosiklete binmeye, paten kayarken trafikte motor arkasında süzülmeye ya da kayalara ekipmansız tırmanmaya korkmayacak kadar gözü karaydım. ve bu gondola milyonuncu binişim falandı. ama bir şey oldu bana. hayatımda ilk kez elim ayağım boşaldı. tutunamıyordum ve minik bir şey olduğum için de gondolda savrulup duruyordum. hasan fark etti. elimi borunun üzerine koyup kendi elini de koydu, sonra ayağıma bastı ve bir elinle belimden sardı. gözünüzde ne kadarını canlandırabildim bilmiyorum. ama gondolun altındaki tekere doğru sarkmış ve hiçbir şey yapamıyorken şimdi oraya düşeceğim ve her şey son bulacak diye düşünüyordum. boşluktan aşağı süzülme ve o mekanizmaya çarpma ve bir şeylerin arasında sıkışma fikri zihnimde gezip duruyordu. ve ben çığlık bile atamıyordum.
sonunda durdu. uzun bir süre kımıldamamaya devam ettim. ölüme en çok yaklaştığım değil ama ölümden en çok korktuğum an olarak zihnime kazındı.
birkaç yıl sonra bunu aşmam lazım deyip tekrar bindim ama yok. bu sefer çığlık atıp gondolu da durdurdum * üstelik gondolda sadece öğrencilerim ve ben vardık. *
artık tövbeliyim ve pek kolay tövbe de etmem ben.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim