hüda amcasıdır. ya da dayısı. bilemeyiz.
devamını gör...

sevgisinden geberseniz de ''önce ben'' deyin. siz ne kadar kendinizi severseniz sevdiceğiniz de o kadar uzun süre size eşlik edecektir. tecrübeyle sabittir.
devamını gör...

"hiç kalkma yerinden aman allah korusun hareket falan edersin. anca kitap oku, anca dizi izle hiç kalkayim da anneme yardım edeyim, yok. kalk da bir süpürge tut" der ve hergün süpürgeyi bana tutturur diğer işler de cabasi.
devamını gör...

bana burada bile ders çalıştıran hayat utansın!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yüzünün gerilmesi ve beyazlaması durumudur, arada iyi bir tesir bırakır bende.
devamını gör...

çayımı 5 snde bir kontrol eden, masaya bıraktığım anda dolu-boş farketmeksizin alıp götüren garsondur. ordan kovulmuştur restoran da işe başlamıştır şimdide yemeklerle bu alışkanlığını devam ettirmektedir. işini yaptığını patrona kanıtlamaya mı çalışıyor, yoksa kontrol edip durmaktansa hemen alıp götüreyim de iki cügara tüttüreyim şurada mı diyor pek bir fikrim yok. ama zor aga zor iç acıtır yani parasını vermişsin ve yenmeden gitmiş yazık.
devamını gör...

karşılık bulunamayınca kalbe saplanmış bir hançer misali daimi bir acıya sebep olur. çok sevmek için sevilmek de önem arz eder elbet.
yoksa acılarla devam eden manasız bir ilişki meydana gelir.
devamını gör...

ona bu zulmü reva görenler bir gün bedelini öder muhakkak. başka da söyleyecek bir şey bulamıyorum.
link

edit 1 : bu başlığa gelip paketlenmiştir yazan arkadaşlar bir haksızlığa uğrasa ömer faruk gergerlioğlu gelir onların da hakkını savunur. o karakterde bir insandır.

edit 2: ömer faruk gergerlioğlu ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmış. umarım bir daha böyle bir mumaleye maruz kalmaz.
link
devamını gör...

habertürk gazetesi yazarı fatih altaylı: ....sağlık bakanı herkese “aşı olun, aşı olun” diyor.
millet de sağlık bakanı’na “bulsak olacağız” diye yanıt veriyor.
dün sorduğum “gerisi ne zaman gelecek. 17 gündür yeni aşı gelmedi” soruma gayrı resmi yanıt olarak “şubat sonuna kadar tamamı gelir” dendi ama kesin bir şey duyamadık.
pek yakında karaborsada el altından aşı satıldığını duyarsak ya da kaçak yollarla aşı geldiğine şahit olursak şaşırmayacağız.
sahte aşılar ortalıkta dolaşmaya başlarsa da.
arz talep dengesizliğinin doğal ekonomik sonucudur bu.
bakan ve biz el ele talebi arttırıyoruz ama arzı arttıran yok. yine de ülkemizin sağlık çalışanlarını bir kez daha kutlamak, onlara bir kez daha teşekkür etmek istiyorum...yazının tamamı

pfizer-biontech aşısının yüzde 95 oranında etkili olduğu açıklanmıştı.
brezilya’dan gelen son açıklamaya göre sinovac aşısının etkinlik oranı yüzde 50,4.
çeşitli aşıların yapıldığı ülkelerde nüfus ve aşı olan insan sayısı oranına göre çizilen güncel grafik ise şöyle.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
pfizer-biontech aşısını kullanan israil’de her 100 kişiden yaklaşık 30 tanesi aşı olmuş durumda.
devamını gör...

sultan ibrahim'in turhan valide sultandan olma oğludur. babası sultan ibrahim bariz bir şekilde delirip "hal" edilince yani tahttan indirilince veliaht şehzade olarak 6 yaşında osmanlı tahtına oturmuştur.

tabi çok küçük yaşta bir çocuk olduğu için erişkin yaşa gelene kadar ilk başta kösem sultan sedarete onun yerine bakmıştır. daha sonra validesi turhan sultan saray içi ayaklanma esnasında kösem sultanı öldürtünce vasilik görevini o devraldı fakat devlet işlerine fazla karışmadı ve köprülü mehmet paşaya bir nevi vekalet verdi. köprülü mehmet paşa iş bilen becerikli bir vezir olduğundan tüm ilişkileri stabil tutmayı başarmıştır.

ikinci viyana kuşatması yine sultan 4. mehmed dönemine denk gelir. osmanlı için sonun başlangıçı olan bu hamle sultan mehmed'in de sonunu getirir.

merzifonlu kara mustafa paşa viyana karşısında başarısız olunca idam fermanını göndermiş, daha sonrasında vazgeçtiyse de gönderdiği ulaklar paşanın kellesini çoktan kesmişlerdir. her ne kadar başarısız olduysa da devleti düştüğü durumdan kurtarabilecek tek adam olması işleri daha karmaşık bir hale sokmuştur. osmanlı ordusu kuşatma sonrası iki ateş arasında kalmış ve yüzlerce yıldır türk yurdu olan budin kaybedilmiştir.

bunun üzerine halk ayaklanmış ve sultan mehmed tahttan indirilmiş yerine oğlu süleyman geçmiştir. 39 yıllık saltanatı ile kanuni'den sonra tahtta en uzun süre kalan padişahtır. sultan mehmet 1687'de tahttan indirildikten sonra edirne sarayında bir sürgün ve hapis hayatı yaşadı. 1693 yılında burada vefat etti.
devamını gör...

ben boş beleş bir yazar olarak bir kaç kelam etmek isterim.

öncelikle madalyam yok, sebebi küfürsüz az tanımım olması , kitap, film ve müzik kategorilerinde tanım yazmamam. madalyam olsun minicik ama minicik bile istemiyorum çünkü bana birinin o çirkin kurdeleyi takması için çok çok çok kalifiyeli bir insanın ya da bir toplumun takması gerekiyor. bakıyorum takanlara... maalesef. olmadı. aynı seviyedeyiz en iyi ihtimalle. hiç onore olmam. sıfır. eksi yönleri bile var hatta. birinin bana 'aferin' demesini kabul etmiş oluyorum. ki hiç sevmem karşımda ki usta, uzman vs değilse* laf biraz 'sen kimsin ki bana madalya takıyorsuna' geldi ama öylede değil tam. anladınız işte. bir de sözlüğün açık yürekli yazarlar kontenjanında bulunduğum için rahatlıkla dile getirebilirim sanırım bunu. tam sıkıcı yazarlar turnusolu olmadı mı bu ya ahdajhsdhj. içlerinde süper insanlar ve gerçekten kaliteli yazarlar var lakin biraz sıkıcı şeyler gibi işte. eleştiri değil bu, benlik değil sadece.

bir gün es kaza bir kurdelecik konarsa tanımıma, rica ederim modlardan kaldırması için, tanımımı yok etmeye kadar gider bu iş. yada editlerim, küfür falan eklerim. çirkinleşirim hemen.

ama sözlüğe madalya olayının gelmesini olumlu buluyorum. resmen sözlük yönetiminin yazarlara 'siz biraz salak kaldınız, kendi beğendiğiniz tanımlar salak saçma. ne okuyup, ne yazdığınız belli değil. en iyisi bizim seçtiklerimizi okuyun, oylayın. ' deme şekline bayıldımmmmm.. en çok beğenilen girdilere gidin bakın. sözlük değil panayır ya adajdajdjah. ha bir de hevesli arkadaşlara motivasyon sağlar tabi. ''madalyaaaaa madallyaaaaaaaaaaaa. daha çok yazmalıyımmmm. daha çok madalyaaa kazanmalıyımmmm. en çok bende olmalıı... yyazz yazzzz.'' ahdahsdha. kıyak iş. like.
devamını gör...

ceketimi yağmurlara astığımdan beri
tehlikeli şiir okur dünyaya sataşırım ben.

(bkz: korkarım)
devamını gör...

gançarov'un rus edebiyatına damga vurmuş eseri.. kitapla aynı ismi taşıyan karakter oblomov’un en karakterize özelliği tembellik olarak tanımlanır fakat oblomov’u salt tembellik üzerine değerlendirmek ve bu şekliyle yorumlamak eksik ve yanıltıcı olabilir. oblomov kendi iç dünyasına kapanmış, vurdumduymaz ve kendini tanıyan ve buna uygun hareket eden bir karakterdir. ayrıca oblomov’u kendini hapsettiği odasından çıkaracak, ona aşık olup bu üşengeçliğine bir başkaldırıda bulunmasına sebebiyet verecek bir karakter de girer hayatına. büyük aşkı olga…
oblomov, olga’nın hayatına girmesiyle birlikte kısa süreli bir uyanışa girer. olga da onu değiştirmek adına elinden geleni yapar. onu disipline etmeye, onu sorumluluk sahibi yapmaya, evliliğin getirdiği sorumluluk ve uğraşlar ile donatmaya çalışsa da oblomov bunu başaramaz ve bir mektup ile olga’dan ayrılır ve tekrar o eski dünyasına geri döner. dönemin rusya’sında bu karakter öyle bir ses getirir ki ; zekası parlak, duyarlılığı ince fakat karamsar ve üşengeç yapıdaki insanları ifade etmek için kullanılan ‘’ oblomovluk’’ tanımını sokar literatürlere. bu tanımdan hareketle oblomov’un bu uyuşuk ve vurdumduymaz yapısı romanda tarif edildiği gibi "uzanmak, oblomov için uykusu gelmiş insanlarda olduğu gibi bir zaruret, yorgun bir kimsedeki gibi geçici bir ihtiyaç, ne de uyuşuk bir insandaki gibi bir zevktir; bu onun tabii halidir. ‘’ şeklinde özetlenebilir.
devamını gör...

toplandı aşıklar buraya
şimdi ne yazsam kalacak havada
bu dizeye gerekmez kafiye
sanatölye de vurdu inceden saza
devamını gör...

"sevda bir ateş buldu sende, eğilip öptü seni
artık kimse denizi bilmiyor.

dirseklerini masaya koyuşundan belli
gelip geçen bir günü bitirmek istemediğini
sevda bir umut buldu sende.

ey bir yolcu listesinde bir ölüyü arayan
artık kimse gözlerini bilmiyor.

şunu imzala
bir mektup, bir telgraf alındısı değil
unutulmuş bir sevdadır kapısını çalan
ve sevimsiz bir terlik gibi duran odan
kimse artık bir şey giymek istemiyor.

sonra bir pencereden kendine
ayışığı gibi vuran sen
ne sana na başkasına benziyor.

ve işte bir dip balığı su boşluğunda
çırparaktan yüzgeçlerini
hiç kimseye uymayan bir mevsim öneriyor."
devamını gör...

çevremden ve medyadan gördüğüm kadarı ile her türlü söz nişan düğün adeti.
devamını gör...

erkek halimle bana bile evlilik teklif edilen sözlükte size neler yapmazlar kızlar. kendinize mukayyet olun. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mutlu olduğunu düşünen değil mutlu olan insandır.
hafta sonu soğan ve maydanoz ektim. gelip gidip saksıya bakıp çıkan tomurcuk var mı diye bakmam, sık sık toprağı kontrol edip pencere önündeki saksının yerini kontrol edip heyecanla çıkmalarını beklemem mutluluk değil de nedir?
devamını gör...

virüsün azalarak bitmesiyle insanların kendisini dışarıya atması aylardır görmediği dostlarını ailesini görmesi için sanal alemden uzak kalması ile paralel giden azalmadır ama bitmesi söz konusu olmayacaktır. zabaha kadar burdayıhh

devamını gör...

çat kapı gelmesi,özellikle yemek saatinde.
küp şekeri görünce "toz şeker yok mu" demesi.
sağı solu süzmesi.
yatılı olmamasına rağmen kalkmak bilmemesi.
hamsi yiyip leş kokan kıyafetle oturması.
ter kokması.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim