dokuzbin yıl önce yaşamış bir genç kız.

gözlerini hayata yumduğu yerde, yunanistan'ın teselya bölgesinde bulunan theopetra mağarası'nda 1993 yılında bulundu. yüzü bilim adamları tarafından aslına uygun olarak tekrar oluşturuldu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
18 yaşlarında olduğu düşünülen genç kıza yunanca’da şafak anlamına gelen avgi ismi verilmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
isveçli arkeolog ve aynı zamanda heykeltraş olan oscar nilsson tarafından inşa edilen avgi atinada bulunan akropolis müzesinde sergilenmektedir.
devamını gör...

1960'lı yıllarda çıkış yapmış zamanında kitlelere ulaşamamış amerikan folk müzisyeni, kariyeri de hayatı gibi trajik. on bir yaşındayken okulda çıkan bir yangında çocukluk aşkı da dahil olmak üzere 10'dan fazla arkadaşını kaybeder. aynı yangında vücudunun büyük bölümü yanar ve hastanede yatarken müzik öğretmeni tarafından hediye edilen gitar ile müzikle tanışır. yaşadığı travma ve taşıdığı yanık izleri sebebiyle son derece içe kapanık ve utangaç bir karaktere sahiptir.

ev arkadaşı paul simon'ın desteği ile ingiltere'deyken ilk albümünü çıkarır. kısa süreli bir başarının ardından yaşadığı kişisel bunalımlar, çocukluk travmaları ile birlikte psikolojisi iyice bozulur ve kariyerine ara vermek zorunda kalır. bir kaç yıl sonra evlenir ancak oğlunun kistik fibrozis sebebiyle ölmesi onu tamamen yıkar ve akıl hastanesine kaldırılır.

sonrasında eski arkadaşı paul simon'a ulaşmak için new york'a gider ancak bir türlü ulaşamaz ve sokaklarda yaşamaya başlar. 90'lı yıllarda bir kendisini sokaklardan kurtarabilecek bir arkadaşına ulaşır, arkadaşı onu ailesinin evine götürmeye ikna eder, yolculuğa çıkacağı gün parkta beklerken havalı tüfek ile sol gözünden vurulur. polisin tahmini çevrede oynayan çocuklar tarafından vurulduğudur, gözünü kaybeder. arkadaşının yardımı ile sonrasında eski parçalarına ait yeni demo kayıtları alınır, 99' da zatürreden ölür.

efenim kendisi nick drake, jason molina gibi acıların çocuğu tadında güzel eserler bırakmıştır. akustik gitar, folk veya depresif şarkılardan hoşlanıyorsanız kendisi bu konularda ilahlar arasındadır.

blues runs the game
milk and honey
i want to be alone
marlene
my name is carnival
devamını gör...

ii. ramses hakkında çözülen bir hiyeroglif yazısında şöyle der: "muzaffer komutanların en büyüğü, gerçeğin koruyucusu güneş kral."

ramses, m.ö. 1279 yılından m.ö. 1212 yılına kadar tam 67 yıl boyunca ülkesini yönetmiş; politik ve kültürel gücü sayesinde m.s. 2021 yılında bile asırlar boyunca kendisinin bilinmesini sağlamıştır. eşi nefertari'dir ve şu günlerde bile mısır topraklarında gezen bir yolcu, her adımında ramses ile karşılaşır. hem hükümdarlığından önce hem de sonra sayılamayacak birçok anıta damgasını vurmuş bir kraldan bahsediyoruz.

ramses ile eşi nefertari'den oluşan çiftin, sonsuzluğa dek hüküm sürdüğü ebu simbel'deki iki tapınakta, karnak tapınağının büyük salonunda ve luxor tapınağında güler yüzlü heykellerini hiçbir mısır yolcusu akıllarından çıkaramaz derler.

resimde ramses'in kolunu nefertari'nin beline sarması, nefertari'nin ise elini ramses'in omzuna sarması gerçekten çok hoş bir görüntü sağlıyor bize.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şive değil ağızdır.

en sevdiğim ağız da istanbul ağzıdır. türkçeyi katleden kimseyi sevemiyorum.
devamını gör...

yola çıkıldığında başımıza gelen olaylardır. bir keresinde izmir gezisine giderken otobüs şoföründen eğlenmemiz için şarkı açmasını istediğimizde bize ilahi açmıştı. hiç eğlenememiştik yolda.
devamını gör...

normaldir.
50 yaşında da başlarsın
70 yaşında da.
bilim yaş tanımaz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bakın bu adam sınıf arkadaşımdı.
ölmediyse halen okuyor.
devamını gör...

mobilde klavyeyi yavaş kullandığı için, mobilden tanım giren yazarları ezik diye nitelendiren yazar beyanı.
devamını gör...

lütfen bu hale gelmeyelim. ben okuyup beğenmediğim tanıma beğeni basmam kimse de yapmasın. beğenmediyseniz geçin. hatta böylesi daha eğlenceli oluyor. hangi yazarın hangi görüşüme katılıp hangisine katılmadığını beğenilerinden ve favorilerinden takip edebiliyorum. yoksa yalan mıydı, ha?! çıkar ilişkisi istemiyorum sözlük ahalisi! duydunuz mu? istemiyorum!
ne demiş malum şarkısında malum şarkıcı,
beni böyle sev seveceksen, olduğum gibi göreceksen*.
devamını gör...

ketçap mayonez de olsun mu ?
devamını gör...

birlikte izledik.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

belhanda'nın şimdiye kadar yaptığı ettiği, verilmeyen cezalar falan bunlar geride kaldı konuşulmaya değmez. ama adam haklı beyler, koskoca galatasaray kulübü yıllardır bir zemini adam edemiyorsa bunu futbolcuda söyler hocada söyler yorumcuda söyler. maksimum bir zemin için türkiye şartlarında harcayacağın para 7-8 milyon tl arası. en iyi çim uzmanını getirsen alacağı para aylık 15 bin euro. yani kaba hesap 1 milyon dolar gibi bir paraya istersen wembley stadında ki gibi bir zemine sahip olabilirsin. ama ne yazık ki o vizyon yok işte. vizyon sağa sola saldırmak, kendine hata mal etmeyip sürekli etrafı suçlamak. ben bir taraftarım, taraftar gözü ile bakınca dahi bunları görebiliyorum, siz bu işin içindesiniz ve bunları göremiyorsanız ya salaksınız, ya da bizi koparıyosunuz. (bkz: kim kimi koparıyor kendi payının)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu ülkede göz kırpın tamamdır, evi arsayı bile alırsınız!
devamını gör...

6 ya da 8 basiretsiz siyasetçi
veya 8 ya da 10 havalı yazar, besteci ve ressam yeter
insanlığı 50 yıl ya da daha fazla geriletmeye.

size çok fazla gibi gelmeyebilir ama yarısıdır bir ömrün,

büyük sanatın o çok gerekli
doğal armağanını
duymak, görmek, okumak varken
mahrum kalacağın
uzun bir süreç.

size çok trajik gelmeyebilir
ama bazen, belki, sabah ya da gece ya da öğle vaktinde
kendinizi çok iyi hissetmediğinizde,
asıl nedeni
aslında sizin için olması gereken
ama olmayanın eksikliğidir.

üzerinden sadece külot bulunan
bir sarışından değil,
o olduğu zaman bile
ruhunuzu kemiren bir şeyden söz ediyorum.

dizelerinin sahibi yazar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tam olarak bu.
devamını gör...

(bkz: kafasız)

edit: yazarmış lan bu. swh
devamını gör...

fakirse p*ç zenginse yasak aşkın meyvesi sıfatını alacak olan çocuktur.
devamını gör...

en önemlisi kadın düşmanı olmayın.
çünkü ülkemiz hemcinslerine dusman olan birsuru kadınla dolu.
devamını gör...

ınsani yardim kuruluslarinda gonullu calisan olmak istiyorum, a mesela gamze özçelik gibi. cok ozeniyorum ona, ozellikle o cocuklarla oynasmasi yok mu yüregimi birakiyorum orada...dunya hayatinda alinabilecek en hakiki lezzet, karsiliksiz birilerinin hayatina dokunmaktan geciyor. yani ben oyle dusunuyorum. ozellikle cocuklarin...bana da nasip olur mu acaba, yuregi yarali cocuklarin yuregine dokunmak. ellerinden opmek, arkasindan kosturmak, kocaman sarilmak. lutfen banada nasip olsun...
devamını gör...

ne desem bilmiyorum. nerden başlasam, nasıl tanımlasam.

dünyanın en güzel şeyi mi sahiden? bir daha düşün, herkes için öyle mi? en masum, en saf, en yalansız, en temiz yıllar... pür neşe, coşku? ya mutluluk? kimimiz sağlıklı, huzurlu, olması gerektiği gibi çocukluklar yaşıyoruz evet. iyi ki de öyle. minnet! ama lanet olsun ki her çocuk bu kadar şanslı olamıyor. sanırım genel geçer bir tanım yapacaksak "yetişkinliğe erişebilenler için hayatlarının en önemli dönemi" diyebiliriz sadece. gerisi tamamen subjektif. iyi, kötü, travmatik, mutlu. dünyada ne kadar insan varsa o kadar çocukluk var. hepsinin ise tek bir ortak noktası : çocukluk hayatın kaynağı. insanlığın tabula rasa'sı.

şimdi gelelim benim bunları neden yazdığıma. dünkü yayının etkisinden çıkamadım hala. şu 2 saate yakın süre favori farelerimizi ve çizgi filmleri konuştukları, bizim de her çaldıkları şarkıyla "hay aklınızla bin yaşayın yaa" dediğimiz yayından bahsediyorum evet.* çok büyük bir keyifle çok da kısa olmayan bir yol giderek çocukluğuma gittim ve yayını dinledim, sonra da biraz daha oyalanıp yatmaya karar verdim. buraya kadar her şey çok süperdi aslında. yatmadan önce "bu gece çok güldüm yeaa" diyerek aynada kaz ayaklarımı kontrol edecek kadar çok eğlendiğim güzel bir gece geçirmiştim, mutlu mesut uyumam gerekiyordu. yattım, çok da uykum var. ama dalamıyorum bir türlü. bilim bakalım neden? bu çok süper gecede gittiğim çocukluğumdan kopup, kazık kadar haliyle yatağında yatmakta olan bana sirayet etmek üzere bir öcü arkadaşımız ziyaretime gelmek istemiş çünkü! allahın belası deprem fobim! 10 yaşımdan beri hayatımda olan, ancak çok sevdiğim ve güvendiğim insanlar tarafından deprem olacak mı bu gece soruma verilen hayır, olmayacak, kesinlikle olmayacak, güven bana vb. bir cevapla güç bela savuşturabildiğim benim sevgili travmam! bana bu cevabı verebilecek çok mükemmel bir insan seviyorum neyse ki. iyi ki. daldım uykuya. sabahsa yerinde yeller esiyordu korkularımın. geriye sadece yayının beni götürdüğü yerlerdeki mutlu anıların pozitifliği kalmış. çok harika! yazmam lazım bunu.

benim çocukluğum türlü zıpırlıklarla dolu. mutlu, pozitif bir çocukluk. dışa dönük, enerjik ve muzip bir çocuktum ben. yaramaz mıydım evet. ama bana anlattıkları hikayelerde de benim hatırladıklarımda da baskın olan hep büyümüş de küçülmüş, yaşına, boyuna bakmadan insanlara laf sokan bir tip. 4. sınıfa giderken 6. sınıfa giden bir çocuğa aşık olan kız arkadaşımın kırılan gururunu yerden toplamak için tenefüste ortaokulların katına çıkıp (sırf o kata çıkmak bile inanılmaz gelirdi bize o dönem) mezkur çocuğun sınıfına dalarak elimdeki meyve suyunu çocuğun üstüne dökmüş hiçbir şey demeye tenezzül etmeden çıkıp gitmiştim sınıftan bir keresinde. hayır cesursun anladık da salaksın be kızım. tek başına o sınıfa çıkıp ilgili eylemi gerçekleştirdiğinde çocuğa aşık olan ve reddedilenin sen olduğun düşünülecek haliyle, hiç bunu hesap etmiyor musun? etmiyorsun, biliyorum. sinirimden ağlamıştım kendimi ifade edeceğim diye. "hayır hayııır tolga'yı seven ben değilim!!!" hoş, bunu hesap edecek kişi olsan, düzenlenen paten yarışmasında en yakın rakibinde aranda en az 200 mt fark varken son 50 mt'de kaymayı bırakıp yeni izlediğin ve aşık olduğun cameron'un rose'lu jack'li sahnesini tek başına performe edeceksin diye ikinciliğe razı gelmek zorunda kalmazdın sen! yahu bu nasıl bir kendini bilmezlik. beylikdüzü'nde titanic vardı da biz mi binmedik?

neyse efendim 7'sinde neyse 70'inde de o insan.*
bu da böyle bir hanımdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim