çok pahalı ürünleri olan giyim mağazasıdır.
devamını gör...

sözlük kurallarından sıkılmış yazar(lar)ın ortaya koyduğu tepki. ama gerçekten film adı gibi olmuş. hatta seri bile yapılabilir. *

mevzuya gelecek olursak kurallardan şikayetçiyiz, kendimizi baskı altında hissediyoruz ve sıkıştırılıyoruz argümanı savunuluyor. ama buna neden hangi kurallar olduğundan bahsedilmemiş. dolayısıyla hangi kuralların değişmesi gerektiği konusunda bir eleştiri yapılmamış. eleştiriyi yuvarlak cümlelerle yapmak eleştiri yapmak değil.

kendimden örnek vermem gerekirse, birkaç haftadır aktif olarak kullanıyorum sözlüğü ama kendimi hiç baskı altında hissetmedim ya da kısıtlandığım hissine kapılmadım. aklıma geleni yazdığım için bir yazar arkadaş tarafından yazarımsı ve troll olarak bile nitelendirildim ancak amacım asla trollük yapmak değil. sadece bilgim olan bir konuda bilgimi paylaşıyorum. arada eğleniyorum, fikrimi beyan ediyorum falan. ama bugüne kadar bir tane tanımım dahi silinmedi.

demem o ki kendini baskı altında hissedip özgürlüğünün kısıtlandığını düşünenler ne konuda olduğunu da söylerse mantıklı ise beraber savunalım. ama burada çok kural var diye hayıflanıyorlarsa biraz öz eleştiri yapmaları gerek sanırım.
devamını gör...

siz kimsiniz de hayata hazırlamak için milleti üzüyorsunuz, aldatıp terkediyorsunuz? şaka kutusundan mı çıktınız siz? allah'ın psikopatları.
devamını gör...

kaliteli içerik girildiği takdirde zor olmayacağını düşündüğüm durumdur.
devamını gör...

öylesine bir ağaç gövdesi *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nesiller süren bir ve birçok benzer intihara neden olan lanettir.

birçok kafa sözlük yazarı yetmiş yılı aşkın süredir devam etmekte olan kennedy lanetine aşinadır. kennedy ailesinin üyeleri bir tanesinin kameralara yakalandığı suikastler ve bir tanesi çok yakın bir geçmişte meydana gelen kazalar sonucu hayatını kaybederken insanların aklına her seferinde aile üzerinde dolaşan laneti getirmiştir.

hemingway laneti de benzer bir aile dramıdır ama daha korkunçtur kennedy lanetinden. lanet hemingway’in dedesi ile başlar, kalıtsal bir sorun olduğunu düşündürecek şekilde de ernest hemingway’in babası ile devam eder.

belki de bu kendini gerçekleştiren kehanetin bir sonraki kurbanıdır büyük yazar. o da kendini bir av tüfeği ile öldürür. denir ki; ernest hemingway intihar etmedi, kendini öldürdü. çünkü hemingway onlarca hastalık ve yaralanmayla ölüme kafa tutmuştur hayatı boyunca. kendini öldürmesinin de isyankar ve felsefi bir yanı vardır.

bir gün bir şey olur ve her şey değişip mahvolur. büyük yazarın ölümü laneti sona erdirmez çünkü kalıtsal intihar kurgusu devam eder. erkek kardeşi, kız kardeşi, oğlu ve torunu da aynı yolu seçerek hayatları ve ölümleri üzerinde söz sahibi olurlar.

çanlar hemingway ailesi için çalmaya devam edecek mi acaba?
devamını gör...

cumartesi markalı şarabı pazar günü tüketmek.*
devamını gör...

yemin ederim on numara ayrılık cümlesi. hatta başlığa girmeden önce replik sandım. gözümde şöyle bir sahne canlandı:

adam son zamanlarda yaşadıklarıyla baş edememiş, aksi, çekilmez birine dönmüştür. en son öyle affedilmez bir şey yapmıştır ki karısı evi terk etmiştir. bir gün karısına ulaşmış, artık değiştiğini ve kendisini toparladığını söylemiş, sözler vermiştir. akşam adamın evinde buluşmak için sözleştiklerinde kadın eve bir gelir ki adam yine aynı hâlde. içmiş, sözünü tutmamış ve yine her şeyi mahvetmiştir.

karısı sahneyi terk etmeden önce, üzerinde mutlaka olması gereken trençkotuyla adama dönüp demiştir ki:
"seninle yaşamak zorunda olduğu için kedine bile acıyorum."

daha sonra adam, kedisine sarılmış ağlarken defalarca kez bu cümleyi zihninden geçirir. öyle ki başka bir şey duyamaz hâle gelmiştir. ve dış kapıyı açıp kediyi dışarı bırakır.

bitti.
devamını gör...

"bugünü, son günümmüş gibi yaşayacağım.
sahip olduğum her şey bugündür ve bu saatler şu anda sonsuzdur. güneşin doğuşunu idam cezası ertelenmiş bir mahkûm gibi sevinç çığlıklarıyla selamlayacağım."
- og mandino.
devamını gör...

her yazarın beğenisi mutlu eder ayrımcılık yapmam çünkü okunmak güzel şey. okuyanlara selam olsun, diğerlerini pas geçelim.
devamını gör...

lise yıllarım, üniversite yıllarım.
her gün kakara kikiri.
gençliğin hakkını verdiğim
gençliğime doyduğum yıllar.
onların sayesinde aklım gençliğimde değil
onların sayesinde şu an kendimi çok seviyorum
onların sayesinde mutlu bir anneyim.
devamını gör...

hiç gelmeyeceğini bile bile özlemektir. en saf en masum özlemdir bir arayışın yoktur kendi halinde özlersin.
kimsenin haberi yoktur olmasına da gerek yoktur sen tebessümle gözyaşıyla özlersin.
ona çok yakın aynı zaman da çok uzak olursun.
saçlarını okşarsın haberi olmaz. kıyafetin çok yakışmış dersin haberi olmaz. hasta olur geçmiş olsun dersin haberi hiç olmaz.
özleyin yahu bedava işte garip duygu tadına bakın.
devamını gör...

simurg (bkz: zümrüd-u anka) kuşu yanarak kül olması ancak kendi küllerinden yeniden doğması ile bilinir.
ben de küllerimden yeniden doğdum.
nickimin hikayesi de budur. *
devamını gör...

kadın kör değil kilolu. farkındadır elbet. üzülecekse demeyin bunu da ben mi söyleyeyim.
devamını gör...

bekle dedi gitti, ben beklemedim, o da gelmedi,
ölüm gibi bi' şey oldu ama ama ama, kimse ölmedi...


gitsin bakalım, kolaysa öyle
devamını gör...

ölmek çok sığ kalır bu kelimeyi anlatmak için. ölmekten öte bir şey bu. ölenin naaşı bir süre sonra şişer ve renk değiştirir.*

bu kelimeyi birine söylemek öyle az buz bişey değildir. söyleyen karşısındakine öl, ölün ortada kalsın. öldükten sonra bile sahip çıkanın olmasın demiş olur.

o kadar kötü bir bedduadır bu.
(bkz: evlerden ırak olsun)
devamını gör...

bir de bunun kendi açtığı başlığa üst üste iki üç entry gireni var ki evlerden ırak.
devamını gör...

durduk yere tip olduğumu öğrendiğim başlıktır. ekstrem durumlar dışında hava durumuna hiç bakmam. eskiden babamla haberleri izler ardından hava durumuna bakar duruma göre vah vahlardık... (eğer yağış varsa kar falan yağacaksa. ben diğer çocukların aksine karı soğuğu hiç sevmezdim hala sevmiyorum. ayrıca kış bebeğiyim belki de çok üşütmüştür ebecim beni kim bilir? ebem, - anamın en yakın arkadaşı- gönül teyzeye buradan çok selam eder ellerinden öperim. ) şimdi ne havadan sudan haberleri merak ediyorum ne de havayı suyu. sabah kalkınca balkona çıkıyor etrafa bir bakınıyor ondan sonra sokağa çıkıyorum daha hiç hezimmete uğratılmadım canım hava tarafından. bu arada herkeslere donsuz geceler sısısıhh. ersin imer - donsuz geceler sözünün ait olduğu spiker- abim yerinde güzel uyu. kıymetini bilemedik. saygılar.
devamını gör...

kendi halinde sessizce yaşarken olayların seni bulması hadisesi. bu mevzu filmlerde sıkça işlenmiştir. kahramanımız bir köşede kendince yaşarken alakası olmayan kişilere yardım ettiği için kendisini belanın ortasında bulur. bu sıralar benim de başımdan pek bela eksik olmuyor.
devamını gör...

"aykut, ruh çağıralım mı?"
"lan bırak! antinkuntin işlerle uğraştırma bizi..."
"lütfen yaa! deneyelim bir kez. çok merak ediyorum nasıl olduğunu."
"peki tamam harun, deneriz bu cuma akşamı."

haberi irem'e verdiklerinde irem gözleri kocaman olmuş bir şekilde: "nasıl? neden?" diye sordu.

"nedeni nasılı önemli değil. sen biraz araştır bakalım, neler gerekiyormuş."

cuma akşamı irem elinde bir ouija adlı ruh çağırma tahtası ile geldiğinde aykut ve harun internetten konuya dair bir şeyler okuyordu. bir sitede, scandinavian woman nickli birinin yazdıklarından oldukça etkilenmiş, hatta biraz da korkmuş gibiydiler. yine aynı sitedeki hypnos nickli kişi de deneyimi olmayan kişilerin bu işten uzak durması gerektiğini ısrarla söylüyordu. irem zaten bu işi yapmamak için bahane aradığından "vazgeçelim mi?" diye sordu hemen. aykut, gözü ouija'da "bence yapalım" dedi. "peki o zaman. ben fincan getireyim" diyen irem mutfağa doğru yöneldi.

aradan fazla zaman geçmemişti ki birden elektrikler kesildi. aykut ve harun şimdi daha çok gerilmişti. o sırada kapıdan beyaz bir yaratık, ışıklar içerisinde dalarak "ben ruhlar aleminden ferruh" dediğinde neredeyse kendilerini camdan atacaklardı.

birden beyaz örtünün altından elinde fenerle çıkan irem gülmeye başladı. "suratınızın hâlini görmeliydiniz" diyordu bir yandan da. harun koltuğun yastığını fırlatarak "böyle şaka mı olur be!" diye bağırdı. aykut da ona katılmış, verip veriştiriyordu. irem birden gülmeyi keserek "şakası bile sizi bu hâle getirdiyse, bu iş iptal" dedi. böylece kısa süren bu macera da sonlanmış oldu. bu işten vazgeçmek irem'in keyfini yerine getirmişti. evden çıkarken "pam pam pamela" şeklinde bir şarkı tutturmuştu, dudaklarında bir gülümsemeyle...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim