termal içlik.
devamını gör...

günahla ekilen tohum
kâbusla irkilen toplum
ne yaptınız bu gençlik için, ha? tarihle övünün
dövündük her ölümün, her yenilginin ardından
alınan ders ne? kader

panorama harem (2004)
devamını gör...

bir yandan yoldaşla rusya'ya, support girl ile istanbul'a, digitale ve kankası ile boşlukta, sonra paris'e gidip şimdi başka tınılar. babacım n'oluyor? lunaparka dönecek program, o kadar renkli ve enteresan.
devamını gör...

çikolata yemek, yeni bir kitap almak.
devamını gör...

cumhurbaşkanı erdoğan'ın melih bulu'yu boğaziçi üniversitesi’ne rektör olarak ataması ile ilgili açıklama yapan boğaziçi üniversitesi öğretim üyeleri, “kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!” dedi.

boğaziçi üniversitesi öğretim üyeleri, “kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!” başlıklı bildiri yayımladı.

1 ocak 2021 gece yarısı, 1980’lerin askerî vesayet rejiminden sonra ilk kez boğaziçi üniversitesine kurum dışından bir rektör atandığı belirtilen boğaziçi üniversitesi öğretim üyeleri bildirisinde; şöyle denildi:

“bu durum 2016’dan bu yana ağırlaşarak sürmekte olan, rektör seçimlerini ortadan kaldıran antidemokratik uygulamaların bir devamıdır. üniversitemizin akademik özerkliğini, bilimsel özgürlüğünü ve demokratik değerlerini açıkça ihlal eden bu uygulamayı kabul etmiyoruz. üniversite senatomuzun 2012 yılında kabul ettiği aşağıdaki ilkelerden vazgeçmiyoruz:

üniversitelerin herhangi bir kişi ya da kuruluşun etki veya baskısına maruz kalmaması ve siyaset aracı olarak kullanılmaması, bilimsel ve toplumsal gelişim açısından vazgeçilmezdir.
üniversitelerde karar alma yetkisinin demokratik yöntemlerle seçilmiş̧ kurullarda ve akademik yöneticilerde olması özerklik için şarttır. rektör, dekan, enstitü müdürü, yüksekokul müdürü, bölüm başkanı gibi akademik yöneticiler atamayla değil seçimle belirlenmelidir.

üniversitelerin, özerk anayasal kurumlar olarak, akademik programlarını ve araştırma politikalarını öğretim elemanlarınca ve/veya üniversite kurullarınca kararlaştırılarak belirlemesi, bilimsel özgürlüğün ve yaratıcılığın şartlarındandır.
üniversitemizin tüm bileşenleri ile birlikte bu ilkelerin takipçisiyiz.

--- alıntı ---

www.evrensel.net/haber/4226...

--- alıntı ---
devamını gör...

ilkini değil ama en büyüğünü asla unutamıyorum. lisede okula başlayalı 2 ay anca olmuştu. mahalleden bir kadın anneme okulda olmam gereken saatlerde her gün beni bir çocukla el ele gördüğünü söylemiş. annem de inanmış. halbuki her gün okulu arar orada mıyım diye sorardı. okul dönüşü beni apartmanın önünde beklemiş. öyle sert bir tokat attı ki dudağım patladı. saçımdan çekerek beni eve soktu. bana iftira atan kadın beni görüp de "bu değildi gördüğüm" diyene kadar okula gidemedim. annem benden özür bile dilemedi. sadece gelip "yarın okula gidebilirsin" dedi. bu yaşıma kadar daha büyük hayal kırıklığı yaşamadım.
devamını gör...

aslında boş kalmayı istesem de hıncahınç dolu bir hayatın tam benlik olduğunu farkettim bir kere daha ama bu sefer idrakta var tabii.koşturmacalarla geçen günün sonunda mutlu bir şekilde oturuyorum şu an mesela.bacaklarım ağrıyor, ağlayacağım ama mutluyum.
insanlarla pek uğraşmıyorum artık.ya da uğraşacak kişi denk gelmedi emin olamadım şimdi bak.

galiba akıntıya karşı değilde artık akıntı ile beraber yüzmenin zamanı geldi.yaz bitmeden yüzebilseydim de iyiydi.
şimdi bunları söyleyip de yarın tam tersi bir ruh halinde olmam umarım.
devamını gör...

metin erksan’ın hem yönetmenliği hem de yapımcılığını üstlendiği filmdir. siyah beyaz olan filmde müşfik kenter ve sema özcan arasında döner genel hikaye. hatta müşfik kenter etrafında döner başlarda. kısaca filmin hikayesi, boyacı halil'in resmin sahibi meral'e aşık olmasıdır. fakat dönemine göre konuyu farklı ele alması, çekildiği dönemden farklı bir bakış açısıyla çekilmesi ile öne çıkmıştır.
hiç görmeden, tanımadan aşık olmak, aşkın tek taraflılığının kaybolmasının verdiği güvensizlik, hatta bir ilişkinin çıkmazlığı gibi derin konular işlenmiştir filmde. konun işleniş biçimi ve o eski türk sineması tadını vermesinden dolayı favori filmimdir. genelde insanlar sıkıcı olmasından yakınır fakat birçok kez izlemişliğim vardır, hala da izlerim.
devamını gör...

selamlaşmak önemli bir husus. güler yüz, bakışlardaki şefkat, sert olmayan üslup...
devamını gör...

mahlasını her gördüğümde kahvaltı yapma isteğimi artıran,trakyalı nadide yazar arkadaş.yazdıklarıyla güldürmeyi başarır.
devamını gör...

ilk erkek yurduna kayıt olmak için kız yurdundaki ofise gitmiştik, sonra asansörden inen bi kız ofisin olduğu bölgeye doğru yürürken ayakkabısını fırlattı, işlemi konuştuğumuz masaya, yani bizim masaya sonra da olduğu yere kusmaya başlamıştı. zaten sonra da anlaşamayıp eve çıkmıştık.
devamını gör...

bir hukuk sistemi içerisinde yazılı ya da yazısız hukuk kurallarının bir araya getirilip yazıya dökülmesi ve düzenlenmesidir. böylece büyük kanunnameler oluşturulur.

(bkz: kanunlaştırma)
devamını gör...

posta ve kargo işleri için herhangi bir diğer kargo şirketinin, telefon işleri için herhangi bir diğer operatörün, banka işlemleri için herhangi bir diğer bankanın ve diğer bilimum alanda da olası herhangi bir muadilinin tercih edilmesinin kullanıcılarının yararına olacağı, hizmet kalitesizliğinde eşsiz kuruluş.

bir firmanın elini attığı istisnasız her iş falso olur mu? olur.

geçen biri twitter'da yazmıştı ya, "bana ptt'den bir şey yollayacak olan varsa, hangi şehirdeyseniz ben gelip elden alayım" diye. hatta tam olarak şu. görüyorum ve arttırıyorum: bana ptt'den bir şey yollayacak olan varsa direkt yollamasın. kendi kendine ayaklanıp gelme ihtimali daha yüksek çünkü.
devamını gör...

tasavvufi bir terim.
"sessiz kalmak, sükut etmek" anlamına gelir.
ağzından çıkan kelimelere "rıza" filtresi uygulamak. lüzumsuz beyanlardan kaçınmak. "ya hayır söyle ya sus." hadisini hayata geçirmektir. dil afetlerinin bilincinde olup bunlara karşı uyanık olmak.
devamını gör...

ismi ile kafalarımızı hayli karıştıran, göz alıcı renkleri ve ışığıyla çocukluk hayali olan lunapark oyuncağı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

isminin kökeni napoliten olan oyuncak “carosello” kilden yapılmış topları ve onlarla oynanan eski bir oyundan gelmekte. şövalyelerin bindikleri atlar üzerinde çember oluşturarak, birbirlerini kil toplarla vurmaya çalıştıkları oyun, atlıkarınca'nın atası sayılıyor. oynun ilham kaynağı türk ve arap atlıları. *
•••

atlıkarınca'nın icadı konusunda bildiğim pek bir şey yok, hatta neredeyse kimsenin bir bilgisi yok. tarık tufan'ın deyimiyle o mistik bir oyuncak -ki kullanılmaya ilk başlandığında kimse oyuncak demiyordu.

rivayetlerden birine göre; insanlar bir gün uyandılar, boş arazilerden birinde bu mistik şeye rastladılar. kimse nereden geldiğini, kime ait olduğunu bilmiyordu. herkes ondan korktu. korkmayan tek kişi çocuklar oldu. onlar bu oyuncağa binip doyasıya eğlendiler. böylece dünya dışından gelen oyuncak, çocuklara ait kaldı.
devamını gör...

şahsımı itham eden başlık. fidel castro edasıyla sesleniyorum; evet başlık açmayı bilmiyorum, o zaman vurun beni kör zindanlarınıza, atın beni cellatlarınızın önüne; her bir defasında devrimci ruhumun gücüyle haykıracağım ki evet ben, evet ben, başlık açmayı bilmiyorum.
devamını gör...

özelikle en eski banknotu verip bundan keyif alıyorum.hatta su söylerken bile en yıpranmış madeni paraları kullanıyorum.
devamını gör...

bunu en iyi, özel günlerinizde gelen saçma sapan hediyelerden anlayabilirsiniz, herkes o kadar bencilki, size hediye alırken bile kendi sevdiği şeyi alıyor..

çok yakın bir arkadaşıma, sürekli benimle ilgili yorum yaptığı için, kafa sözlüğe girip nicklere bakmasını söyledim, iddialıyım dedi, iddiaya girdik, benim nickimi bulacağını söyledi, öyle tahminler yaptıki inanamadım, iyiki sormuşum, meğer benden anladığı bambaşka bir insanmış, ama benden kayanaklanmıyor..

siz ne konuşursanız konuşun, yine kendi işine nasıl geliyorsa öyle algılıyor herkes sizi, bu kelimeleri çok kullandığımın farkındayım ama, inanılır gibi değil ya..
gerçekten didik didik her söylediğimi, her yaptığımı düşünüyorum, açık açık kendimi de ifade ediyorum ama, yok..

karşınızdaki kişi **ne arıyorsa** sadece o aradığı şeyle ilgili *duyuyor ve *görüyor sizi...

bunu değiştiremiyorum..
ama çözücem..
devamını gör...

dışlanacağı korkusuyla, girdiği ortamlarda çekingen ve suspus olarak takılan, kendi fikirleri savunmaktan uzak, girdiği ortamın ana fikrini kabul etmeyi tercih etmekle beraber kişiliği ve karakteri oturmamış kişidir.
devamını gör...

canım ayasofya.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim