hoşlanılan kadının gel sana benim bir arkadaşı yapalım demesi
deneyen kadındır o. beyefendinin kendinden hoşlandığını hissetmiştir, yem atıyordur
devamını gör...
normal sözlük sermaye düşmanı yazarlar listesi
pandemi olmasa "buluşma isteriz yoldaş" diyeceğim listedir.(#ilk100)
devamını gör...
dünyanın en güzel hissi
denizdeyken cok buyuk dalganin gelmesiyle ziplayip kendini tam o anda denize birakmak ve dalganin seni birkaç adım öne savurmasi
devamını gör...
karaoke
en bi sevdiğim, eğlendiğim aktivitelerden biridir. kalabalık ve eğlenmeyi bilen bir arkadaş ortamıyla harika olur. burda sesinizin güzel olması, beğenilmeniz çokta önemli değil. bırakın müzik sizi kanatlandırsın, mutlu etsin. gerisi boş.
devamını gör...
altıncı koğuş
durum öykücüsü olan anton çehov altıncı koğuşta küçük bir kasabanın hastanesinde bir doktorun ve deli diye kapatılan genç hastanın felsefik konuşmalarındaki müthiş tespitler ve toplumun bizden olmayanı dışlamasını çok iyi işlemektedir.
hasta gramov ile doktor andrey arasında geçen rus klasiklerinden olan çehov'un yazdığı bu eseri, bir duvar ustası gibi tek tek örmüş resmen.
andrey’in “benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir. ama o da bir deli!” sözü bu hikayenin tek başına özeti aslında. hacmi küçük ama ağırlığı büyük olan kitaplardandır altıncı koğuş. diyalogların bir çoğunun altı çizilmesi gereken bu kitap iyi okuyucuların kitaplığında yer almalıdır mutlaka.
bir kaç altı çizilmiş satır: "namussuz insanların karnı tok ve sırtı pektir; namuslu insanlarsa bir lokma ekmeğe muhtaçtır."
"... eğer ölüm herkesin normal ve meşru sonu ise ne diye insanların ölmesini engelliyoruz?"
no: okumayanlar için; bu kitabı okurken yanınızda bir not defteri bulundurun. yukarıdaki alıntı satırlardan çok satırla karşılaşacaksınız. kitabı benim gibi çizmek istemeyenler not defterine yazsın.
hasta gramov ile doktor andrey arasında geçen rus klasiklerinden olan çehov'un yazdığı bu eseri, bir duvar ustası gibi tek tek örmüş resmen.
andrey’in “benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir. ama o da bir deli!” sözü bu hikayenin tek başına özeti aslında. hacmi küçük ama ağırlığı büyük olan kitaplardandır altıncı koğuş. diyalogların bir çoğunun altı çizilmesi gereken bu kitap iyi okuyucuların kitaplığında yer almalıdır mutlaka.
bir kaç altı çizilmiş satır: "namussuz insanların karnı tok ve sırtı pektir; namuslu insanlarsa bir lokma ekmeğe muhtaçtır."
"... eğer ölüm herkesin normal ve meşru sonu ise ne diye insanların ölmesini engelliyoruz?"
no: okumayanlar için; bu kitabı okurken yanınızda bir not defteri bulundurun. yukarıdaki alıntı satırlardan çok satırla karşılaşacaksınız. kitabı benim gibi çizmek istemeyenler not defterine yazsın.
devamını gör...
sözlükte akış dışında başka bir bölümü kullanmayan yazar
üşengeç yazarımızdır , gündemle, takiple, profille onla bunla işi yoktur. başlık girilsin de tanımını yapayım diye yenileye otomat kurmuştur. üşendiğine tuvalete gitmeyen adamın çetrefilli sözlük ayarları ile alakası yoktur.
devamını gör...
yazım hatalarını linçlemek
hep destek, tam destek. (bkz: cinnet geçirten yazım yanlışları)
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
-kapı eşiği-
denizin kederini anlatacak dili yok,
dedim ve devrildim,
böyle sürdü uzun yıllarım
düştüm, sustum, içimden geçirdim,
evi oldum sol yanından yaralı bir salyangozun
ve komşusu ağlayan bir ağacın.
yeryüzü, ah yeryüzü diyerek
gürültüsüne de alıştım
kapladığım yerin.
bana verdiğin bu yarı-saydam gövdeden
sisin altında uğuldayan ve ipuçlarını bir türlü
çözemediğim üç-eksik-uzun vakti geçirdim.
sadece bir baş dönmesi kaldı şimdi
ömrümden, o acı suyu biriktirdiğim.
ağaç anlatabilir kendini yağmura,
hiç değilse fısıldayabilir - bunu biliyorum.
kuş nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av,
uçsa bir ömür boynunda vebal.
ve kimim ben, düşe kalka dolaşan
yorgun ruh, dolaşık gönül, som gurur?
ve kim, beni omzumdan öpüp o siyah
yolculuğa çağırır?
birhan keskin.
t: şiirlerinin her satırında bin anlam yüklü olan şairin, anlamak isteyene gönderisidir.
denizin kederini anlatacak dili yok,
dedim ve devrildim,
böyle sürdü uzun yıllarım
düştüm, sustum, içimden geçirdim,
evi oldum sol yanından yaralı bir salyangozun
ve komşusu ağlayan bir ağacın.
yeryüzü, ah yeryüzü diyerek
gürültüsüne de alıştım
kapladığım yerin.
bana verdiğin bu yarı-saydam gövdeden
sisin altında uğuldayan ve ipuçlarını bir türlü
çözemediğim üç-eksik-uzun vakti geçirdim.
sadece bir baş dönmesi kaldı şimdi
ömrümden, o acı suyu biriktirdiğim.
ağaç anlatabilir kendini yağmura,
hiç değilse fısıldayabilir - bunu biliyorum.
kuş nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av,
uçsa bir ömür boynunda vebal.
ve kimim ben, düşe kalka dolaşan
yorgun ruh, dolaşık gönül, som gurur?
ve kim, beni omzumdan öpüp o siyah
yolculuğa çağırır?
birhan keskin.
t: şiirlerinin her satırında bin anlam yüklü olan şairin, anlamak isteyene gönderisidir.
devamını gör...
online butonu
buraya da bir güncelleme gelmiş sanırım. daha önce yönetici ve moderatör arkadaşlar en üstte listelenirken şimdi moderatör arkadaşları alfabetik olarak dağıtılmışlar. darısı yönetici ve adminin başına.
kafa sözlük bir miktar da olsa sınıfsal farkları ortadan kaldırmış. bir alkışı hak ettiler. *
kafa sözlük bir miktar da olsa sınıfsal farkları ortadan kaldırmış. bir alkışı hak ettiler. *
devamını gör...
sandviç metodu
bir eleştiride bulunurken eleştirdiğimiz insanı spesifik ve mental olarak sakat bırakmamak için uygulanan bir davranış metodudur.
(bkz: hamburger tekniği)
eleştirilmesi gereken mevzu, güzel ve umut veren cesaretlendirici sözlerin arasına gizlenerek söylendiğinde kırıcı olmuyor, motivasyon arttırıyor ve eleştiri ''yapıcı'' hale geliyor.
- cümle başına ''ama, lakin , fakat'' gibi cümlenin anlamını değiştiren kelimeler sandviç metodunu bozar. kullanmamak ise uygun ve iyi bir iletişim sağlar. *
kısaca kronolojik olarak iltifat, eleştiri, iltifat sırası olmalıdır.
örn;
- ya bu apartman boşluğu bomboş bir program, yapanlar boş, içerik boş. *yanlış
- supportgirl çok fazla konuşuyor. ama istek çalmıyor , ama dinleniyor. daha iyi olacaktır. *yanlış
- konu neydi yayınına güldük eğlendik. ''konuşurken çok gülmeseler daha iyi olur.'' yalnız asansör esprisi iyiydi be. *doğru
ilk kez yayın yapan arkadaşlarımızın ve naçizane bizlerin daha iyi bir yayına hazırlanması için onları cesaretlendirmeliyiz.
her iş ile herkesi mutlu edemeyebiliriz. her çevrece dinlenmeyebiliriz. benim güldüğüme herkes gülmeyebilir. herkes herkesi dinlemek zorunda değil. ama potansiyeli olan her programın daha da yükselmesi için bu metodu sizlere armağan ediyorum.
(bkz: hamburger tekniği)
eleştirilmesi gereken mevzu, güzel ve umut veren cesaretlendirici sözlerin arasına gizlenerek söylendiğinde kırıcı olmuyor, motivasyon arttırıyor ve eleştiri ''yapıcı'' hale geliyor.
- cümle başına ''ama, lakin , fakat'' gibi cümlenin anlamını değiştiren kelimeler sandviç metodunu bozar. kullanmamak ise uygun ve iyi bir iletişim sağlar. *
kısaca kronolojik olarak iltifat, eleştiri, iltifat sırası olmalıdır.
örn;
- ya bu apartman boşluğu bomboş bir program, yapanlar boş, içerik boş. *yanlış
- supportgirl çok fazla konuşuyor. ama istek çalmıyor , ama dinleniyor. daha iyi olacaktır. *yanlış
- konu neydi yayınına güldük eğlendik. ''konuşurken çok gülmeseler daha iyi olur.'' yalnız asansör esprisi iyiydi be. *doğru
ilk kez yayın yapan arkadaşlarımızın ve naçizane bizlerin daha iyi bir yayına hazırlanması için onları cesaretlendirmeliyiz.
her iş ile herkesi mutlu edemeyebiliriz. her çevrece dinlenmeyebiliriz. benim güldüğüme herkes gülmeyebilir. herkes herkesi dinlemek zorunda değil. ama potansiyeli olan her programın daha da yükselmesi için bu metodu sizlere armağan ediyorum.
devamını gör...
kamyon
izin verilen azami yüklü ağırlığı 3.500 kilogramdan fazla olan ve yük taşımak için imal edilmiş olan motorlu taşıttır.
devamını gör...
beynimde tümör var diyerek 8 yıl boyunca eşi aldatmak
mallıklar silsilesi bir aldatma hikayesi. bu saftirik adamların hikayelerine hiç üzülmemekle birlikte çokça eğleniyorum.
ya abicim salak mısın sen? hangi sağlık hizmeti tekirdağ'da var ama istanbul'da yok. böyle bir şey olabilir mi ? karın şamana mi gidiyor tekirdağ'da. direk buradan uyanman lazımdı.
ayrıca eşinin beyninde tümör oldu, sen bir kez gitmedin 8 yıl yanına.
neyse bir dahakine dikkat edersin.
ya abicim salak mısın sen? hangi sağlık hizmeti tekirdağ'da var ama istanbul'da yok. böyle bir şey olabilir mi ? karın şamana mi gidiyor tekirdağ'da. direk buradan uyanman lazımdı.
ayrıca eşinin beyninde tümör oldu, sen bir kez gitmedin 8 yıl yanına.
neyse bir dahakine dikkat edersin.
devamını gör...
deli yürek izlemiş efsane nesil
şimdinin liselilerin izlediği mafya dizilerini gömmemesi gereken, onlarla empati kurması gereken nesildir.
ben erkek kardeşimle izlerdim kenan'ı, o yüzden gömmüyorum gençlerin kabadayılı dizilerini.
en son oğlumla (bkz: dayı) filmini izledim, bayıldım.
ben erkek kardeşimle izlerdim kenan'ı, o yüzden gömmüyorum gençlerin kabadayılı dizilerini.
en son oğlumla (bkz: dayı) filmini izledim, bayıldım.
devamını gör...
doğan cüceloğlu
silifke'de doğmuş, 11 çocuklu ailenin en küçük çocuğu.
10 yaşında annesini kaybetmiş,
ilkokulda sarhoş bir iğnecinin sinirine yaptığı iğne yüzünden bir bacağı diğerinden 2.5 cm kısa kalmış,
babasının ortaokuldan sonra onu okutmak istememesi üzerine valizini alıp ankara'ya abisinin yanına gitmiş, liseyi orada okumuş.
lisedeki hocasının sayesinde psikolojiye yönelmiş, istanbul'da üniversitede psikoloji bölümünü bitirmiş.
doktora eğitimi için bursla amerika'ya gittiğinde ingilizceyi pek iyi bilmediğini fark edip çaresiz hissetmiş, intiharı düşünmüş,
intihar edeceği günün sabahında rahmetli annesinin sesini duyup vazgeçmiş ve mücadeleye devam edip, başarılı bir şekilde derslerini vermiş.
amerika'da evlenmiş (eşinin adı emily), çocukları olmuş.
röportajda "annen yok, kimsen yok" derken boğazının düğümlenmesi içime dokundu.
buradan
hayatı bir mücadele hikayesi.
öldüğünü alışverişten dönen eşi yıldız cüceloğlu fark etmiş, allah rahmet eylesin.
10 yaşında annesini kaybetmiş,
ilkokulda sarhoş bir iğnecinin sinirine yaptığı iğne yüzünden bir bacağı diğerinden 2.5 cm kısa kalmış,
babasının ortaokuldan sonra onu okutmak istememesi üzerine valizini alıp ankara'ya abisinin yanına gitmiş, liseyi orada okumuş.
lisedeki hocasının sayesinde psikolojiye yönelmiş, istanbul'da üniversitede psikoloji bölümünü bitirmiş.
doktora eğitimi için bursla amerika'ya gittiğinde ingilizceyi pek iyi bilmediğini fark edip çaresiz hissetmiş, intiharı düşünmüş,
intihar edeceği günün sabahında rahmetli annesinin sesini duyup vazgeçmiş ve mücadeleye devam edip, başarılı bir şekilde derslerini vermiş.
amerika'da evlenmiş (eşinin adı emily), çocukları olmuş.
röportajda "annen yok, kimsen yok" derken boğazının düğümlenmesi içime dokundu.
buradan
hayatı bir mücadele hikayesi.
öldüğünü alışverişten dönen eşi yıldız cüceloğlu fark etmiş, allah rahmet eylesin.
devamını gör...
normal sözlük'ün enleri
stalk için geri geleceğim. kimmiş 4 numara? aaaa benmişim.
edit; sözlüğün en yüz güldüren yazarı;
(bkz: köylü yazardan ironiler)
edit; sözlüğün en yüz güldüren yazarı;
(bkz: köylü yazardan ironiler)
devamını gör...
sözlükteki nickaltı övücülüğü
insanlar birbirine teşekkür babında bir şeyler yazıyor.
kimsenin kimseye yaranmak için bir sebebi yok.
tanımlarını beğendiğim herkesin nickaltında kendime bir yer açmaya çalışıyorum.
yer verenlere çok teşekkür ediyorum haliyle.
kimsenin kimseye yaranmak için bir sebebi yok.
tanımlarını beğendiğim herkesin nickaltında kendime bir yer açmaya çalışıyorum.
yer verenlere çok teşekkür ediyorum haliyle.
devamını gör...
iyi sahurlar
ramazan'ın ilk sahuru bereketli olsun sözlük.
ilk oruç günümüz kolay geçsin inşallah.
afiyet olsun.
kalın sağlıcakla.
ilk oruç günümüz kolay geçsin inşallah.
afiyet olsun.
kalın sağlıcakla.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
baba olmak spermden ibaret sandın.. oysa ki sorumluluğu dünyalar kadardı.. başaramadın..
devamını gör...
1000kitap
bir kitap inceleme, alıntılama ve listeleme uygulamasıdır.
bir dönem okuduğum kitapları listelemek ve kendi kişisel not defterim muamelesi yaparak beğendiğim alıntıları not etmek ve de okuduğum kitaplar aklımdan hiç silinmesin diye haklarında inceleme yazmak için kullandığım bir uygulama idi. şimdi artık sadece okuduğum kitapları işaretleyip yıllık bir liste elde etmek için kullanıyorum.
çünkü nadiren iyi bir kitap incelemesine rast gelmeye başladım. uygulamadaki neredeyse herkes okudukları kitapları ilginç, enterasan, güzel ya da etkileyici buluyor. okumamızı ya da okumamamızı salık veriyor. bunun dışında kitaplar ilgili anlatacak hiçbir şeyi yok hiç kimsenin.
bir de üstüne üstlük gül kokulu kalemleri ile bal gibi iletiler paylaşan bir ekip, bunun yanından maneviyatı yüksek olduğu için ellerinde güllü yasin kitabı ile cumayı hayırlayan bir başka ekip ve salya sümük bir romantizmin kollarında depresif bir acının sıcaklığına sığınıp kendini harap eden bir başka ekip var.
dolayısıyla bir edebiyat uygulaması olmaktan çıkıp amatör bir facebook hareketine döndüğü için uygulamayı arada bir girip okuduğum kitapları işaretlemek için kullanıyorum.
ama siz kullanın. kullanın ki kaleminiz hep gül koksun ve daim olsun.
bir dönem okuduğum kitapları listelemek ve kendi kişisel not defterim muamelesi yaparak beğendiğim alıntıları not etmek ve de okuduğum kitaplar aklımdan hiç silinmesin diye haklarında inceleme yazmak için kullandığım bir uygulama idi. şimdi artık sadece okuduğum kitapları işaretleyip yıllık bir liste elde etmek için kullanıyorum.
çünkü nadiren iyi bir kitap incelemesine rast gelmeye başladım. uygulamadaki neredeyse herkes okudukları kitapları ilginç, enterasan, güzel ya da etkileyici buluyor. okumamızı ya da okumamamızı salık veriyor. bunun dışında kitaplar ilgili anlatacak hiçbir şeyi yok hiç kimsenin.
bir de üstüne üstlük gül kokulu kalemleri ile bal gibi iletiler paylaşan bir ekip, bunun yanından maneviyatı yüksek olduğu için ellerinde güllü yasin kitabı ile cumayı hayırlayan bir başka ekip ve salya sümük bir romantizmin kollarında depresif bir acının sıcaklığına sığınıp kendini harap eden bir başka ekip var.
dolayısıyla bir edebiyat uygulaması olmaktan çıkıp amatör bir facebook hareketine döndüğü için uygulamayı arada bir girip okuduğum kitapları işaretlemek için kullanıyorum.
ama siz kullanın. kullanın ki kaleminiz hep gül koksun ve daim olsun.
devamını gör...
