stefan andre
kendisi hakkında çok fazla bilgi bulamadığımız, albümlerine türkçe isim vermiş olan güzide piyanist. evgeny grinko dinlemeyi seven yazarlarımız, kendisini dinlemekten keyif alabilirler, bir bakınız derim. ayrıca bu kadar iyi işler çıkarıp fazla tanınmadığı için biraz üzülüyorum. dinlemek isterseniz birkaç öneri sundum, aşağıdan bakabilirsiniz. ben kendisini dinlerken mest oluyorum, sanki bana bir şeyleri hatırlattırıyor ya da unutturuyor bilemiyorum ama içimi tuhaf ve güzel bir his kaplıyor.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
devamını gör...
enstantane
kısaca fotoğraf çekerken fotoğrafın aldığı ışık süresi. çekilen fotoğraf hareketliyse ögeyi dondurmak ya da hareketine devam ediyormuş gibi göstermek için kullanılan fotoğraf çekme tekniği.


görsel kaynağı
görsel kaynağı


görsel kaynağı
görsel kaynağı
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
yasak.
devamını gör...
bir kadını tüm ayrıntıları ile sevebilmek
bi insanı tüm ayrıntılarıyla sevebilmek değil mi aslında mevzu bahis. en azından benim fikrim bu. yap boz gibi düşünmek lazım aslında tek bi parçanın yokluğu eksik bırakır insanı. hatta bütün canlıları... böyle giderse sözlüğün humanisti ben olacağım galiba şu hale bak.
devamını gör...
jorge campos
karnaval gibi kaleciydi. onun giydiği formaları unutmak mümkün değil. daha enteresan olanı ise pumas unam forması ile forvet oynayıp 14 gol atması. her ne kadar chilavert ve higuita kadar meşhur olmamış olsa da, benim nazarımda ''speedy gonzales''tir ve en sevdiğim kaleciler arasında yer alır. özellikle rakip korner kullanırken boyunun verdiği dezavantajı def etmek için gösterdiği azami gayrete de hayrandım. o kadar oyuncunun arasından rengarenk formasıyla topa yumruğu patlatır, sonra da hafif eğilerek kendini alkışlardı * penaltı konusunda ise tam bir duayendi. yani düşünüyorsunuz o kadar boylu poslu kaleci var, tabiri caize kaleyi kaplarlar ama yine de campos'un penaltı yeteneğinin yanına dahi yaklaşamazlar. köşe seçme uzmanıdır. penaltı konusunda küçük dev adamdır resmen. ha tabi bunda forvet meziyetlerinin etkisi de büyük. hem atan tarafta hem tutan tarafta olduğudan, işin inceliklerini çok iyi biliyordu diye düşünüyorum.
birde, ayağı temiz olduğu için geriden oyun kurma mevzusunun ilk örneklerinden biri olarak gösterilebilir. ama topu eliyle oyuna sokarken ben hep topla birlikte savrulacak diye çok korkardım * hep nokta atışı başlangıçlara imza atmıştır. tabi bazen oyunu kurmaya kalkarken ipin ucunu kaçırıp, soluğu karşı kalede alıyordu *
şunu şuraya bırakalım;
insanolunbiraz'ın yazdığı gibi karşı karşıya pozisyonlarda çok etkiliydi ama o anlarda genelde sağa sola doğru yaylanarak garip hareketler yapardı. büyü mü yapıyordu yoksa rakibi mi hipnotize etmek istiyordu orası muamma * ama bu taktiğin işe yaradığı bir gerçek.
birde, ayağı temiz olduğu için geriden oyun kurma mevzusunun ilk örneklerinden biri olarak gösterilebilir. ama topu eliyle oyuna sokarken ben hep topla birlikte savrulacak diye çok korkardım * hep nokta atışı başlangıçlara imza atmıştır. tabi bazen oyunu kurmaya kalkarken ipin ucunu kaçırıp, soluğu karşı kalede alıyordu *
şunu şuraya bırakalım;
insanolunbiraz'ın yazdığı gibi karşı karşıya pozisyonlarda çok etkiliydi ama o anlarda genelde sağa sola doğru yaylanarak garip hareketler yapardı. büyü mü yapıyordu yoksa rakibi mi hipnotize etmek istiyordu orası muamma * ama bu taktiğin işe yaradığı bir gerçek.
devamını gör...
ali ismail korkmaz
t: ülkenin polisi ve insandışı varlıkları tarafından öldüresiye darp edilen, hiçbir suçu olmayan, hastanede saatlerce bilerek tedavi edilmeyen, gencecik bir kardeşimizdi. faillerinin bazıları görüntüler olduğu halde beraat ettirildi, bazıları kasten adam öldürme suçundan 8-10 yıl gibi komik cezalar aldılar. ödül desek daha doğru olur.
ülkemi bu kadar vahşi ve yaşanılmaz bir yer hâline getiren kim varsa hepsine yazıklar olsun. kendi karanlığınızda boğulun.
ülkemi bu kadar vahşi ve yaşanılmaz bir yer hâline getiren kim varsa hepsine yazıklar olsun. kendi karanlığınızda boğulun.
devamını gör...
yeni yıla yalnız girmek
her yere yalnız giriyorum zaten .pek bi farkı yok benim için.
devamını gör...
boş beşik
fatma girik'in 1969 tarihinde oynadığı, beşikteki bebeği kartalın kapıp kaçırdığı filmin ismi.
devamını gör...
sivrisinek
çift kanatlılardan kan emici bir hayvan türü.
kan yoluyla hastalık taşıdığı için son derece tehlikeli bir yaratık sivrisinek. yılda yaklaşık 800.000 insanın ölümüne neden oluyorlar.
trthaber. com'dan alıntı:
tarihçi yazar timothy winegard, sivrisinekler üzerine kapsamlı bir çalışma yaptı. winegard'a göre bugüne kadar 52 milyar insan, sivrisineklerin taşıdığı hastalıklar yüzünden yaşamını yitirdi.
eğer mümkünse pencerelerimize sineklik taktırmak, alabileceğimiz en iyi önlemlerden biri. eğer dışarıda olmamız gerekiyorsa açık renk giysiler giymek, aromatik bazı çiçek ve bitkilerden faydalanmak gibi seçeneklerimiz var. aslında sivrisinek kovucular bu işi genellikle iyi becerse de, içlerindeki böcek ilaçları, insan teni için de sakıncalı olduğundan pek tavsiye etmem. limon, karanfil, fesleğen gibi bitkilerin kokusunu sevmedikleri söylenir.
bir yerde bir tavsiye okumuştum. biliyorsunuz, bu hayvanları odada tespit etmek biraz zor. tavsiye, odanın 2 duvarının kesiştiği bir köşede durup odayı gözünüzle taramak yönündeydi. geniş açı sağladığından ve arkanıza geçme ihtimali bırakmadığından bunun faydalı olduğu söyleniyordu. cep telefonu ışığı gibi, ampule kıyasla daha zayıf kalacak bir ışık aracılığıyla bunu yapabilirsiniz.
***
son olarak bir anı;
ortaokuldayım hatırladığım kadarıyla. gece bunun viz viz sesiyle uyandım. sinirle örtüyü kafama çektim. meğer örtünün içinde kalmış. kulağımın dibinde daha yüksek bir "iiii" sesi duyduğumda halimi görmeliydiniz. anlık "kulağıma kaçacak" korkusuyla fırlattığım örtü bir yana, ben bir yana, muhtemelen sinek bir yana... çok sinsi bir hayvan.
kan yoluyla hastalık taşıdığı için son derece tehlikeli bir yaratık sivrisinek. yılda yaklaşık 800.000 insanın ölümüne neden oluyorlar.
trthaber. com'dan alıntı:
tarihçi yazar timothy winegard, sivrisinekler üzerine kapsamlı bir çalışma yaptı. winegard'a göre bugüne kadar 52 milyar insan, sivrisineklerin taşıdığı hastalıklar yüzünden yaşamını yitirdi.
eğer mümkünse pencerelerimize sineklik taktırmak, alabileceğimiz en iyi önlemlerden biri. eğer dışarıda olmamız gerekiyorsa açık renk giysiler giymek, aromatik bazı çiçek ve bitkilerden faydalanmak gibi seçeneklerimiz var. aslında sivrisinek kovucular bu işi genellikle iyi becerse de, içlerindeki böcek ilaçları, insan teni için de sakıncalı olduğundan pek tavsiye etmem. limon, karanfil, fesleğen gibi bitkilerin kokusunu sevmedikleri söylenir.
bir yerde bir tavsiye okumuştum. biliyorsunuz, bu hayvanları odada tespit etmek biraz zor. tavsiye, odanın 2 duvarının kesiştiği bir köşede durup odayı gözünüzle taramak yönündeydi. geniş açı sağladığından ve arkanıza geçme ihtimali bırakmadığından bunun faydalı olduğu söyleniyordu. cep telefonu ışığı gibi, ampule kıyasla daha zayıf kalacak bir ışık aracılığıyla bunu yapabilirsiniz.
***
son olarak bir anı;
ortaokuldayım hatırladığım kadarıyla. gece bunun viz viz sesiyle uyandım. sinirle örtüyü kafama çektim. meğer örtünün içinde kalmış. kulağımın dibinde daha yüksek bir "iiii" sesi duyduğumda halimi görmeliydiniz. anlık "kulağıma kaçacak" korkusuyla fırlattığım örtü bir yana, ben bir yana, muhtemelen sinek bir yana... çok sinsi bir hayvan.
devamını gör...
iz-le radyo yayını
ilk sohbet anında öykü mü yalnızca birkaç kişi dinler belki daha da az ama hazırlamak bile çok keyifli olur demiştik. yüreği benzer atan insanları bulmak ve onlarla paylaşmakmış asıl keyifli olan.
bir sitem, keşke kadıncağza ikinci bir şans verseydiniz! *
bir sitem, keşke kadıncağza ikinci bir şans verseydiniz! *
devamını gör...
doping yaparken hamile kalan pesmerge
nickaltında kendisini linçlememi ısrarla isteyen garip yazar.
linç.
linç.
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
sözlükte sohbet ettiğim bir kadın arkadaş (18) kendisinin önce kendisine daha sonra tanıdığı tüm kadın yazarlara yürüdüğünü yazmıştı. başlangıçta kendisini sevmiştim ama bu bilgiden sonra epey soğumuştum. ayrıca 40ına merdiven dayamış adamın bu kadar sözlük meselelerine kafa patlatması da (arkadaşlarıyla anlaşıp belli bir yazara nickaltı linci düzenlemesi) ayrı bir makaraymış maalesef.
devamını gör...
zaragoza
zaragoza ebro nehri ve onunla birleşen "huevra çayı" ve "gallego çayı" nun geniş vadisinde ve bu vadi bölgesinin hemen hemen ortasında kurulmuştur. aragon eyaletinin başkentidir. madrid'ten renfe hızlı tren ile veya uçakla gitmek mümkündür. zaragoza'nın en ünlü binaları arap yapısı olan "aljaferia sarayı", "catedral del salvador","basílica de nuestra señora de el pilar" görülecek yer olmakla birlikte şehir merkezinde arap ve hristiyan mimarı stilleri karışımından ortaya çıkartılan aragon tipi "müdejar mimarı stili"'nin en güzel örnekleri olduğu kabul edilen binalar gelmektedir. bu binalar ispanya için unesco dünya mirasları listesine konulmuşlardır.
genelde büyük mağazaların hepsi ispanya meydanı civarına toplanmıştır. çok güzel bir şehirdir. gece hayatı muhteşemdir. her yıl 12 ekimde başlayan ve 10 gün süren fiesta del pilar isimli şenliğe tüm ispanyadan insanlar katılır. boğa güreşi sevenler için arena m muhteşemdir. pilar katedraline yakın eski bir matadorun barı içki içmek için süper bir mekandır ve pilar katedrali etrafında pazar sabahları erken saatlerde bit pazarı açılır. bence gezip görülmesi gereken yerler arasında gelir. alaferia sarayına ilişkin tarih bilen bir kafacı dan bilgi alabiliriz umarım...
genelde büyük mağazaların hepsi ispanya meydanı civarına toplanmıştır. çok güzel bir şehirdir. gece hayatı muhteşemdir. her yıl 12 ekimde başlayan ve 10 gün süren fiesta del pilar isimli şenliğe tüm ispanyadan insanlar katılır. boğa güreşi sevenler için arena m muhteşemdir. pilar katedraline yakın eski bir matadorun barı içki içmek için süper bir mekandır ve pilar katedrali etrafında pazar sabahları erken saatlerde bit pazarı açılır. bence gezip görülmesi gereken yerler arasında gelir. alaferia sarayına ilişkin tarih bilen bir kafacı dan bilgi alabiliriz umarım...
devamını gör...
kadın sorumlulukları
çocuk bakmak değildir. çünkü çocuğun ebeveyn olarak sadece bir anneye değil aynı zamanda bir babaya da ihtiyacı vardır. sevgili beyler: çocuğunuzla ilgilendiğinizde kadınınızı şımartmış olmuyor, çocuğunuza karşı bir sorumluluğunuzu yerine getirmiş oluyorsunuz.
devamını gör...
barbie
gerçek bir adı olan oyuncak bebek: barbara millicent roberts.
üstelik bir doğum yeri ve günü de var: 9 mart 1959* - willows, wisconsin. bu arada, wisconsin'de willow richland county adlı bir yer var ama willows yok. burası kurgusal bir yer.
anlatacaklarım kulağa çılgınca gelebilir ama adamlar üşenmeyip kurgulamışlar.
willows kasabasının hemen hemen her şeyi düşünülmüş: belediye başkanı jenkins, belediye binası, bol miktarda söğüt ağacı, dondurma dükkânı, müze, saat kulesi miss melody'nin dans okulu... willowfest ve lake willows adlı 2 de festivali bulunan kasaba, willows'un kurucu babaları adlı bir grup insan tarafından fonlanıyor. kasabada bir de yer altı gölü var.
barbie hayatının tam da bilinmeyen bir evresinde malibu'ya taşınmış. büyükannesi ise hâlâ willows'ta yaşıyor. barbie'nin skipper, stacie ve chelsea adlı 3 de kız kardeşi var.
böyle de şirin bir kasaba willows:
***
barbie fikri 1945 yılında ruth handler adlı bir kadın tarafından, küçük kızının oynadığı oyunlardan esinlenilerek yaratıldı. bebeğin görüntüsü, lilli adlı başka bir bebek baz alınarak oluşturulmuş. lilli de bir alman çizgi filminden esinlenilerek yapılmış. lilli'nin tüm haklarını satın alan handler, kendi tasarladığı bir versiyon olan yeni bebeğe kızının ismi barbara'dan yola çıkarak barbie adını vermiş.
***
burada da bazı arkadaşların belirttiği gibi, barbie dış görünüşü nedeniyle oldukça tartışma yaratan bir oyuncak. eğer bebek gerçek olsaydı vücut ölçülerinin 91-45-96 olacağı tahmin ediliyor ve bu kız çocuklar tarafından örnek alınmak için son derece yanlış bir model. yine de fuarda sergilendiği günden bu yana dünya çapında 1 milyardan fazla sayıda barbie satışı yapılmış durumda.

görselin kaynağı
üstelik bir doğum yeri ve günü de var: 9 mart 1959* - willows, wisconsin. bu arada, wisconsin'de willow richland county adlı bir yer var ama willows yok. burası kurgusal bir yer.
anlatacaklarım kulağa çılgınca gelebilir ama adamlar üşenmeyip kurgulamışlar.
willows kasabasının hemen hemen her şeyi düşünülmüş: belediye başkanı jenkins, belediye binası, bol miktarda söğüt ağacı, dondurma dükkânı, müze, saat kulesi miss melody'nin dans okulu... willowfest ve lake willows adlı 2 de festivali bulunan kasaba, willows'un kurucu babaları adlı bir grup insan tarafından fonlanıyor. kasabada bir de yer altı gölü var.
barbie hayatının tam da bilinmeyen bir evresinde malibu'ya taşınmış. büyükannesi ise hâlâ willows'ta yaşıyor. barbie'nin skipper, stacie ve chelsea adlı 3 de kız kardeşi var.
böyle de şirin bir kasaba willows:
***
barbie fikri 1945 yılında ruth handler adlı bir kadın tarafından, küçük kızının oynadığı oyunlardan esinlenilerek yaratıldı. bebeğin görüntüsü, lilli adlı başka bir bebek baz alınarak oluşturulmuş. lilli de bir alman çizgi filminden esinlenilerek yapılmış. lilli'nin tüm haklarını satın alan handler, kendi tasarladığı bir versiyon olan yeni bebeğe kızının ismi barbara'dan yola çıkarak barbie adını vermiş.
***
burada da bazı arkadaşların belirttiği gibi, barbie dış görünüşü nedeniyle oldukça tartışma yaratan bir oyuncak. eğer bebek gerçek olsaydı vücut ölçülerinin 91-45-96 olacağı tahmin ediliyor ve bu kız çocuklar tarafından örnek alınmak için son derece yanlış bir model. yine de fuarda sergilendiği günden bu yana dünya çapında 1 milyardan fazla sayıda barbie satışı yapılmış durumda.

görselin kaynağı
devamını gör...
agnostik
inanan kişi ve inanmayan kişi tartışırken uzaktan yiyin birbirinizi diyen kimsedir. bence harika bir level. bu levelde artık sebepleri değil sonuçları düşünüyorsunuz. bence inanan ve inanmayanın birbirinden bir farkı yoktur çünkü ikisininde kanıtı yoktur. ben hem agnostiğim hemde varsa bile banane inancına sahibim.
devamını gör...
kaliteli yaşam için ucuz öneriler
elalem diye bi güruh varmış.ben küçükken annem sokaga çıkarken şort giymeme izin vermezdi "elalem ne der" diye... o elaleme çok kızmıştım birgun, nasilsa bizim eve gelirdi ,tanımıyorum ama "sanane benim sortumdan " deyip ağzının payını verecektim.her gelen kişi için "anne elalem bu teyze mi? bu abla mi?" diye uzunca bir süre aradim o elalemi.. çok sonra anladım ki elalem bir insan değil, insanların yarattığı toplum baskısiymis. işte bunu anladığım andan itibaren o "elalem " için yaşamayı bıraktım.diyecegim o ki kaliteli yaşam için elalem ne der diye yaşamayı bırakın. siz kendinizi bildiğiniz sürece el izler alem alkışlar.
devamını gör...
20 temmuz 2021 normal sözlük bayramlaşması
inanan kafadarlar in mübarek kurban bayramını kutlarım, inanmayan arkadaşlar a iyi tatiller dilerim, umarım bayramdan sonra her kes hayalindeki yaşama kavuşur.
devamını gör...

