trabzon hurması
harika bir tadı olan çok sevdiğim bir meyvedir.
iyice yumuşaması beklenmelidir ki daha da güzelleşsin tadı.
iyice yumuşaması beklenmelidir ki daha da güzelleşsin tadı.
devamını gör...
cerrah balığı
nasıl yani dory nasıl cerrah olabilir. o minnoşluğa birde karizma eklendi şimdi.
devamını gör...
kan ağlamak
yuğ törenlerinin ayrılmaz bir parçası, ölenin arkasından yapılacak en cesur ve olgunca hareket, ölüm törenine teşrif eden her türk'ün yapması beklenen rituel ve göz altına atılan derince bir kesiğin göz yaşlarının karışmasından doğan acı.
günümüzde bir ise bir deyim.
günümüzde bir ise bir deyim.
devamını gör...
pablo neruda
seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat.
bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.
seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak
bir yolculuğa yeniden başlamak için:
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.
sanki ellerindeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni.
sevgimin iki canı var seni sevmeye.
bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.
çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat.
bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.
seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak
bir yolculuğa yeniden başlamak için:
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.
sanki ellerindeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni.
sevgimin iki canı var seni sevmeye.
bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.
devamını gör...
böğürtlen
taze taze bitirdiğim mehmet rauf eseridir. okurken çok keyif aldığım kısa bir hikayeydi. pek yaratıcı bir kurgusu olmasa bile oldukça akıcı bir üsubu vardı.
“...özen gösterilerek yetiştirilen çiçekler ve yemişler vardır. sonra köşede bucakta,çayırların çitlerin arasında kendi kendilerine yetişmiş çiçeklerle yemişler de vardır. insan, o özen gösterilen örneklere elbette hayran olur. ama doğanın bağış ve özeniyle kıyıda yetişeni de yakından incelersek, ne derin güzellikler buluruz. kimi zaman, bir çayır ucunda öyle bir yemişe rastlarsınız ki hayran olmamak elde olmaz. o denli çekici ve tatlıdır. işte, müjgan hanım’ı hiç tanımadan,dün gece salondaki davranışlarıyla birden görünce bana öyle geldi.onu önce hiç dikkat çekmeyen ama sonra bulunacak pek derin güzelliğe,pek olağandışı tada sahip bir çiçeğe,bir yemişe...örneğin...örneğin...ben pek severim...bir böğürtlene benzettim...”
“...özen gösterilerek yetiştirilen çiçekler ve yemişler vardır. sonra köşede bucakta,çayırların çitlerin arasında kendi kendilerine yetişmiş çiçeklerle yemişler de vardır. insan, o özen gösterilen örneklere elbette hayran olur. ama doğanın bağış ve özeniyle kıyıda yetişeni de yakından incelersek, ne derin güzellikler buluruz. kimi zaman, bir çayır ucunda öyle bir yemişe rastlarsınız ki hayran olmamak elde olmaz. o denli çekici ve tatlıdır. işte, müjgan hanım’ı hiç tanımadan,dün gece salondaki davranışlarıyla birden görünce bana öyle geldi.onu önce hiç dikkat çekmeyen ama sonra bulunacak pek derin güzelliğe,pek olağandışı tada sahip bir çiçeğe,bir yemişe...örneğin...örneğin...ben pek severim...bir böğürtlene benzettim...”
devamını gör...
alkole para bulup fakirlikten bahseden insan
gelmiş yine gerçek mümin dedirten başlık.
düdüt: silip kaçmış ahahahah
düdüt: silip kaçmış ahahahah
devamını gör...
dede yadigarı olup hala saklanan şeyler
ereğli dç fabrikaları emeklisiydi kendisi.
işletme, 20. yılını dolduran çalışanlara tissot marka bir kol saati hediye ederdi 80' li yıllarda. dedemin de o saatlerden vardı bir tane. fakat kendisi için alelade bir şeydi o saat, kıymetini pek bilmedi, hor kullandı, yüzeyi yıprandı ve bir zaman sonra da bozuldu.
vefatından sonra bir şekilde benim elime geçti bozuk hâliyle o saat. bir servise götürdüm yenisi kadar bedel istediler mekanizma değişimi için. şu anda elimde, çalışmayan ama dede yadigarı oları hatıra bir tissot saatim var.
işletme, 20. yılını dolduran çalışanlara tissot marka bir kol saati hediye ederdi 80' li yıllarda. dedemin de o saatlerden vardı bir tane. fakat kendisi için alelade bir şeydi o saat, kıymetini pek bilmedi, hor kullandı, yüzeyi yıprandı ve bir zaman sonra da bozuldu.
vefatından sonra bir şekilde benim elime geçti bozuk hâliyle o saat. bir servise götürdüm yenisi kadar bedel istediler mekanizma değişimi için. şu anda elimde, çalışmayan ama dede yadigarı oları hatıra bir tissot saatim var.
devamını gör...
196sekiz
nihat doğanın hayatını anlattıkları için, çeyrek altın verseler girmeyeceğim youtube kanalı. nihat doğandan medet uman bir kanalı tek bir kez tıklamam dahi düşünülemez.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...
sorumsuz babaya ölüp biten aile fertleri
adam hayatında hiçbir işte dikiş tutturamamış (şanssızlık değil tamamen sorumsuzluktan), elalemi dolandırmış herkese borç takmış, bir kere çocuğuyla ilgilenip başını okşamamış, başkalarına muhtaç etmiş, her fırsatta karısını aldatmış, arada terk etmiş gitmiş... sonuç olarak başımda erkek var şükür diyen bir eş, çocuklarının başında o olmasa ne yaparlar diyen adamın annesi. ulan o olmasa hayatınız güllük gülistanlık ne saçmalıyorsunuz diyemiyor insan. hay erkek kadar başınıza taş düşsün.
devamını gör...
türk dizi tarihinin en iyi replikleri
- hşşt sakın. sakın tek bir kelime daha edeyim deme. sakın tek bir yalan daha söyleme. niye biliyor musun?
çünkü inanırım..
(bkz: ezel)
çünkü inanırım..
(bkz: ezel)
devamını gör...
sözlükte yazmak ama okumamak
insanlar sadece kendi fikirlerini değerli görüyor. 'kim ne yazmış?' ya da 'acaba benimle aynı şeyi düşünen var mı?' diye bakmıyorlar.
bol tanımlı bir başlığa girdiğim zaman önce yazacağım tanımdaki anahtar kelimeyi aratıyorum varsa beğeniyorum. sonra yazdığını okumak istediğim yazarı aratıyorum.
bol tanımlı bir başlığa girdiğim zaman önce yazacağım tanımdaki anahtar kelimeyi aratıyorum varsa beğeniyorum. sonra yazdığını okumak istediğim yazarı aratıyorum.
devamını gör...
oxygen
geçtiğimiz hafta izleme fırsatı bulduğum film olur kendileri. oldum olası tek mekân filmlerine hastayım. birde bu durum bilim kurgu ile birleşince tabiri caizse tadından yenmez olmuş. tabi ki bunda yönetmen alexandra aja 'nın büyük katkısı olmuştur. ama bilim kurguyu tek mekâna sıkıştıracak senaryoyu yazan adamı da gözlerinden öpmek lazım. christie leblanc 'in senaryosunu yazdığı bir filmi ilk kez izledim. biraz bakınayım başka neler yapmış bu adam dedim ve biraz bakındım. meğer adamın ilk uzun metrajlı filmiymiş bunu öğrenmiş oldum. bundan sonra merakla diğer senaryolarını bekleyeceğim artık. film gerilim ögelerini bilim kurgu ile çok güzel harmanlamış eyvallah. şu oksijen sayacı cidden insan da gerginlik yaratıyor. o hissi gayet başarılı vermişler. yalnız tek mekân derken biraz ipin ucunu kaçırmışlar. bildiğin tabut abi orası. hem de geri sayım sayacı olan bir tabut ve o sayede heyecan tepe noktalarda geziniyor.
hanım ablamızın oyunculuğu da fena değil. izlettirdi o kadar dakika kendisini. ama benim için filmin kahramanı milo. bugüne kadar yığınla bilim kurgu filmi izlemiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki; milo kadar dürüst bir sanal zekâ ile karşılaşmadım. resmen adamın dibi. malumunuz olduğu üzere, bu sanal zekâ karakterlerin çoğunda manipülasyon hastalığı var. bunun da müsebbibi arthur c. clarke ile stanley kubrick! işte milo, bu ikilinin yarattığı, güvenilmez, orası burası oynayan, sürekli zihin oyunlarıyla karakterlerin psikolojisini bozan, sanal zekâ alışkınlığına bir tepki olarak ortaya çıkmış gibi duruyor. resmen bir isyan ateşi yakmış. bu yüzden, filmin kilometre taşı beni için milo. milo bir yana diğerleri bir yana!
tek mekânda bilim kurgu ve gerilim ögelerini başarılıyla birleştirmiş olan bu filmi izlemezseniz çok şey kaçırırsınız kanımca. hele ki, milo ile tanışmazsanız, hayatınızın hatasını yaparsınız, benden söylemesi. *
hanım ablamızın oyunculuğu da fena değil. izlettirdi o kadar dakika kendisini. ama benim için filmin kahramanı milo. bugüne kadar yığınla bilim kurgu filmi izlemiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki; milo kadar dürüst bir sanal zekâ ile karşılaşmadım. resmen adamın dibi. malumunuz olduğu üzere, bu sanal zekâ karakterlerin çoğunda manipülasyon hastalığı var. bunun da müsebbibi arthur c. clarke ile stanley kubrick! işte milo, bu ikilinin yarattığı, güvenilmez, orası burası oynayan, sürekli zihin oyunlarıyla karakterlerin psikolojisini bozan, sanal zekâ alışkınlığına bir tepki olarak ortaya çıkmış gibi duruyor. resmen bir isyan ateşi yakmış. bu yüzden, filmin kilometre taşı beni için milo. milo bir yana diğerleri bir yana!
tek mekânda bilim kurgu ve gerilim ögelerini başarılıyla birleştirmiş olan bu filmi izlemezseniz çok şey kaçırırsınız kanımca. hele ki, milo ile tanışmazsanız, hayatınızın hatasını yaparsınız, benden söylemesi. *
devamını gör...
diyanet'in 100 milyon liraya saray yaptırması
ben diyecek bir şey bulamıyorum. halka 1 tl verince bile gözlerine sokan kişiler 100 milyon liraya saray yaptırıyor.
(bkz: deli olacağım hüsnü)
ahanda burada
(bkz: deli olacağım hüsnü)
ahanda burada
devamını gör...
yavuz çetin
oyuncak dünya adlı parçasını ilk dinlediğimde gitara başlamaya karar verdim ve bir akustik gitar sipariş ettim. işte böyle büyük bir adamdır kendisi.
şimdi ise parçalarını çalmayı en çok sevdiğim adamdır. mesele sadece iyi gitar çalmak değil, o sahneye çıktığında gitarı eline aldığında, onun içindeki ruh hepimizi sarmalıyor. huzur içinde uyu yavuz abi...
şimdi ise parçalarını çalmayı en çok sevdiğim adamdır. mesele sadece iyi gitar çalmak değil, o sahneye çıktığında gitarı eline aldığında, onun içindeki ruh hepimizi sarmalıyor. huzur içinde uyu yavuz abi...
devamını gör...
ekşi sözlük
"yeni çağa" ayak uydurarak bitmiştir. evet eskiye göre çok daha fazla kullanıcısı, reklam gelirleri, alexa sıralaması falan olabilir. fakat niceliksel olarak gelen bu "başarıların" niteliksel olarak karşılığı sıfırdır. aradaki dengeyi para uğruna alaşağı edip cebini dolduruyor.
yazdığınız şeyler popüler kültüre hizmet etmiyorsa kimsenin dikkatini bile çekmiyor. onbinlerce kullanıcısı bir o kadar da ziyaretçisi olsa da yazdığınız şeyler "okunmuyor." ciddi anlamda okunmuyor. gidin bir günlük tutun daha faydalı olur. yazdığınız entryler bazen sol frame'de gözükmüyor bile. bildiğin çıkmıyor oraya. eminim trollük yaparak hit kovalayan yazarlar sol frame'e "algoritma" adı altında daha çok çıkarılıyordur. açtığınız başlıklar, yazdığınız entryler trollük içermiyorsa önemsiz. devasa bir kakafoniye kurban gidiyor her bir kelimeniz. böyle bir ortamda neden yazayım? yazmam. tez zamanda "inci" gibi bitmesi dileğiyle.
yazdığınız şeyler popüler kültüre hizmet etmiyorsa kimsenin dikkatini bile çekmiyor. onbinlerce kullanıcısı bir o kadar da ziyaretçisi olsa da yazdığınız şeyler "okunmuyor." ciddi anlamda okunmuyor. gidin bir günlük tutun daha faydalı olur. yazdığınız entryler bazen sol frame'de gözükmüyor bile. bildiğin çıkmıyor oraya. eminim trollük yaparak hit kovalayan yazarlar sol frame'e "algoritma" adı altında daha çok çıkarılıyordur. açtığınız başlıklar, yazdığınız entryler trollük içermiyorsa önemsiz. devasa bir kakafoniye kurban gidiyor her bir kelimeniz. böyle bir ortamda neden yazayım? yazmam. tez zamanda "inci" gibi bitmesi dileğiyle.
devamını gör...
magnezyum
uyku probleminiz varsa yatmadan 1 saat kadar önce almanız durumunda etkisini gözlemleyebilirsiniz.
ağızda eriyen ve suda eriyen formları mevcuttur.
treoidi olmayan ya da az çalışan kimselerin her gün düzenli kullanmaları gerekiyor.
çamfıstığı, kabak çekirdeği tüketmekle de bu minerali alabiliyoruz.
ağızda eriyen ve suda eriyen formları mevcuttur.
treoidi olmayan ya da az çalışan kimselerin her gün düzenli kullanmaları gerekiyor.
çamfıstığı, kabak çekirdeği tüketmekle de bu minerali alabiliyoruz.
devamını gör...
zippo ile tek tabanca radyo yayını
sözlük yönetiminde yer alan insanların ve radyocuların hiç birinin mac kullanmaması skandalı, ilginç bir açıklama, ben bu bilgi ile ne yapabilirim...*
sayın yoldaş, kafa store’dan elde edilen gelirlerle bütün yönetime ve radyoculara birer macbook alsana yaaa*
sayın yoldaş, kafa store’dan elde edilen gelirlerle bütün yönetime ve radyoculara birer macbook alsana yaaa*
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
oy, sevmişem ben seni!
-------------------------------------
uy havar / ahmet arif
/ içerenköy, 3'lü koltuk, 2015
-------------------------------------
uy havar / ahmet arif
/ içerenköy, 3'lü koltuk, 2015
devamını gör...

