acun ılıcalı - siyah tişört
devamını gör...

kuşlar yasına gider adlı kitabını okumuştum ve daha çok okuyacağım kitabını listelemiştim ancak bu taciz olayları sebebiyle bir daha kitaplarını elime alacağımı sanmıyorum. şayet taciz olayları yalan olsaydı özür dilemesi. dolayısıyla ben bir daha onun kitaplarını okumayacağım.
devamını gör...

eski gazete ya da dergi nüshalarına bakarken bu dünyadan kopar, gençlik ve çocukluğa döner, "ben burada yok iken kimler varmış" diye dış dünyadan soyutlarım kendimi.
devamını gör...

cüneyt arkın, gerek oyunculuğuyla gerekse filmlerinde dublör kullanmamasıyla bilinen bir insan. filmlerinde dublör kullanmıyor oluşu bile bu yeşilçam üstadını övmeye yeter de artar. lakin cüneyt abimizin özellikle türk destanlarından esinlenerek yazılmış filmlerinde hemen herkesin gözüne batan bir ayrıntı vardır: bizans askerleri!

bu askerler, kolonya cumhuriyeti ordusu gibi askeri eğitimden yoksun, şöyle kılıç, mızrak ve ok kullanmaktan başka bir şey bilmeyen yeteneksiz askerlerdir.
bugünkü savaş oyunlarının en kolay seviyesinde dahi bir düşmanı öldürmeniz için minimum üç mermi isabet ettirmeniz gerekirken cüneyt arkın filmlerindeki bizanslı askerler yumrukla, tekmeyle veya cüneyt abimizin yüksek bir yerden üstlerine atlamasıyla ölebilmektedir. hani o zamanlar sigortacılık olmuş olsa, sigortacıların üstüne para verip sigorta yapmayacağı tek şey sanırım bu askerler olurdu. korkusuz cengaver filminde kafasına domates isabet eden asker ölmüştü, hani düşün durumu ne kadar vahim.
amma ve lakin bu kadar kolay ölseler de bu askerlere rabb'im tekrar canlanma yeteneği vermiştir. öyle ki tek bir cüneyt arkın filminde aynı askerin altı defa öldüğüne şahit olabilirsiniz. (bkz: reenkarnasyon)
bununla birlikte bu askerler okla nişanlamada oldukça kabiliyetsiz, leş arkadaşlardır. attıkları bütün oklar cüneyt abimizin garanti bir buçuk metre uzağından geçmektedir. bu da bu askerlerin saymakla bitmeyecek yeteneksizliklerinden biridir.
her biri en fazla 170 cm olan ve yedi cüceler gibi cüneyt abimizin etrafta dolaşan bu askerler, şatoya baskın olduğunda sürekli olarak surların merdivenlerinden inip surların merdivenlerine çıkarlar. cüneyt abimizin üstüne üçerli beşerli kılıçla, mızrakla saldırırlar; fakat sıfır isabetle tahtalı köyü boylarlar... pardon boylamazlar. bu adamların minimum altı adet reenkarnasyon hakları vardı, unutmuşum sorry.

bizans tarihinde inanılmaz yer kaplayan, hala milyarlarca insanın ilgi gösterdiği bizans gladyatörleri ve bizans şövalyeleri tarih sahnesinden silinmişçesine bu filmde yoktur. gerçi olsa cüneyt abimiz onları da pert ederdi ya, neyse...
devamını gör...

dünyanın bir ucunda yer aldığı için ingilizler bu adayı ancak tecavüzcü, katil ve hırsızları özgürlükleri karşılığında yollayayarak kolonileştirebildi. adaya geldikten sonra aborjinleri yok etmeye yönelik çalışmalar yapan bu kanı bozuk, aşağılık millet doğasına uygun olarak sık sık hayvan katliamlarıyla gündeme geliyor. zamanında atalarının getirdikleri develer ekosisteme ve insanlara zarar vermeye başlayınca aşağılık, beyinsiz mahlukatlar oldukları için sorumluluk üstlenmek yerine yine bildikleri tek şey olan yok etmeye yöneldiler. bir millet, halk, güruh onlarca yıl boyunca hiç mi gelişim göstermez? gösterememişler işte. zamanında alt kültür olarak değerlendirdikleri aborjinleri yok etmekte ahlaki bir sakınca bulmayan bu rezil topluluk günümüzde de develeri dar kafalarında "yaşamaya daha az layık" buldukları için helikopterlerle kurşunlayarak katlettiler.

yüzyıl sonra bunların torunları da çıkıp özür diler katliamlar için. yukarıda belirtildiği gibi ırkçı da olabilirler. bilmediğim hususta yargıda bulunmak istemiyorum ama ırkçı olmaları da karaktersizliklerine yönelik oldukça tutarlı olurdu.
devamını gör...

başrollerini tarık akan ve müjde ar’ın paylaştığı, senaryosunu sadık şendil ve suphi tekniker’in yazdığı, nahit ataman’ın yönettiği 1976 yapımı türk filmi.


“- hayatta idealiniz var mı?
- idealim yok, televizyonun taksidi bitsin inşallah onu da alıcaz.”
devamını gör...

fiziksel olarak uygulanmasindan ziyade, kilmanin getirdigi ahlaki degisimi uygulamasi zor olan bir ibadettir. hayatina gercek manada adapte edebilmek icin maksimum iki hafta duzenli kilinmasi yeterli. ama! ahlaki degisim kismi insani ciddi manada zorlar.

ankebut suresi'n de bir ayette soyle gecer ; suphesiz namaz insani hayasizliktan ve kotuluklerden alikoyar... iste kilinan namazdaki tek amac bu, kotuluklerden uzaklasmak. yapabilen var midir, gercek namazi kimler kiliyordur bilemem ama insanin namaz kilmasindan ote,namazin insani insan kildigini soyleyebiliriz, tabii hakkiyla kilabilene...
devamını gör...

2013 yılında cannes film festivali'nde altın palmiye ödülü kazanan abdellatif kechiche'in senaryosunu yazıp yönettiği filmdir. film baş karakter adèle (adèle exarchopoulos)'in lise yıllarınaki ergen halinden yetişkin bir insan haline gelene kadarki sürece odaklanır. adèle bu süreçte tutku ve özgürlüğü hayatına giren ressam emma (emma seydoux) ile olan birlikteliğiyle keşfecektir. oldukça erotik olan ve uzun süren sevişme sahneleri ile tartışmalara konu olmuştur. pek çok kişi o yüzden bu filme "baya porno bu, kim neden sevsin ki?" demiştir. sevişme sahnelerinin uzun ve abartılı olmasına katılmakla beraber, bu bu filmin çok iyi bir film olmasını engellememektedir. nitekim film içerdiği duyguları seyiriciye geçirmek yani seyiriciye karakterlerin hislerini yaşatmak konusunda çok iyidir. baş karakterimiz büyürken ve bir yandan hayatı, ilişkileri ve cinselliği keşfederken siz de adeta sapık gibi bütün bunları yaşar, olayın tam anlamıyla içine girersiniz. bu filmi ilk seyrettiğimde 19 yaşında, yalnız, bütün arkadaşları tarafından terkedilmiş bir üniversite birinci sınıf öğrencisi olarak beni yaşadığım sefil hayattan alarak ergen bir fransız kızın tutku dolu ilişkisinin içerisine çekmiş ve 179 dakikalığına da olsa başka bir dünyaya gitmeme vesile olmuştur. bu yüzden bende yeri ayrı olan bir filmdir.
devamını gör...

paparazziler tarafından köşe bucak aranan yazarımız.

(bkz: günün ünlüsü yazarımız)
devamını gör...

bana kitap okuyorken hissettiklerime en yakın şeyleri hissettiren filmdir. izlerken nedensizce içim sıcacık oluyor, mutlu oluyorum. ara ara tekrardan izleme ihtiyacı hissediyorum bu yüzden.
devamını gör...

‘bir şeyi kafaya takıp onunla zihninin içine küçük bir delik açıyor, sonra kurcalaya kurcalaya o deliği bütün bir aklı yutacak kadar büyütüyordur’
mahir ünsal eriş / olduğu kadar güzeldik
devamını gör...

üzerindeki kıyafetin fiyatı. eğer bu konuyu kendi başlatmışsa kaçarak uzaklaşmanız önerilir.
devamını gör...

başıma bir şey gelmeyecekse çikolatadır.
devamını gör...

erzincan'ın kemaliye ilçesinin ev mimarisi toroslar'da bulunan antalya'nın ibradı ilçesindeki düğmeli evler ile safranbolu evleri mimarisinin karışımı gibidir. eğimli araziye yaslanmış evlerin hiçbiri birbirinin manzarasını kapatmıyor. zengin evleri ile fakir evleri arasında pek fark yok.
evler genelde iki ya da üç katlı. ana katlarda sofa, divanhane, selamlık, sofa ve mutfak gibi bölümler var. evlerin en üst katı da tarımdan elde edilen ürünlerin işlenmesi için kullanılıyor. bu evlerin en önemli ve ilginç özelliklerinden biri de kapı ve kapı tokmakları. iki tür kapı tokmağı var. biri kadınlar, biri de erkekler için. kadınlar için olanı ince, erkekler için olanı kalın ses çıkarıyor.
devamını gör...

birisinin bizi direkt sevmemesi daha iyi hissettirir burası kesin. kişi sinsice arkanızdan yol alır, dolanır, işler arapsaçına döner, ayaklarına dolanır ardından kaçınılmaz son; düşer, sese koşarsınız. bilin bakalım etrafa saçılan neymiş?
sizin masumiyetiniz,her şeyi mahvetmiş.
devamını gör...

doğumdan sonra ilk 6 ay bebeğe anne sütü verilmelidir,ek bir gıda 6 aya kadar kullanılmamalıdır.ancak bazı rahatsızlık durumlarında emzirmek uygun değildir. emzirmenin kontrendike olduğu durumlar:
alkol kullanımı
hiv enfeksiyonu
aktif tedavisiz tüberküloz
meme kanseri tedavisi
bebekte galaktozemi varlığı
human t cell lösemi virüsü(htlv-1-2)
kokain,eroin, marihuana kullanımı.

emzirmenin kontrendike olmadığı durumlara ise term bebekte cmv,hbv aşısı ve ig yapılmışsa hepatit b be hepatit c virüsüdür.
devamını gör...

ömer hayyam‘ın yirmi yedi numaralı rubaisinde yer alan bir dörlükte geçmektedir.
tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek
o sümbülü koklamak, saçın ellemek
sonra da ona bakma, dersen, anlamı
dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
grubun adı buradan geliyormuş.
devamını gör...

gereksiz başlıktır.
başlık açmış bide harcadığın mesaiyi yiyim senin tamam sensin.
devamını gör...

konya usulü kuru bamya çorbası.
devamını gör...

yıllar önce bir arkadaşımla aramızda geçen diyaloğu aklıma getirdi.
b- aaa çok minnoş, ismi ne?
o- kedi.
b- yok hayır ismi ne?
o- kedi.
b- yav kedi anladım. kedinin ismi ne diyorum?
o- kedi.
birkaç saniye süren sessizlikten sonra kedisine kedi ismini laik gören bir şahsiyetle uzun süre arkadaşlığımızı sorgular vaziyette bulmuştum kendimi.
kedi. kedi diye kedi ismi mi olur, hasbinallah...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim