an itibariyle çaylaklığı sona eren yazar. desteğiniz için çok teşekkür ediyorum dostlar. hiçbir başarı cezasız kalmaz.
devamını gör...

gençlerin canını oldukça sıkan bir durum, zaten ülkede yeteri kadar zorluklarla gençliğimizin baharında mücadele ederken, bir de bu tip insanların çıkıp, ''vay efendim bu yaşına kadar neden evlenmedin?'' ''vay sen neden dinsizsin neden alkol içiyorsun cima yapıyorsun ?'' gibi apptal saptal sorularına maruz bırakılmak, manevi açıdan gerçekten tüketiyor bizi.
size ne ulan size ne ? hem ateistim hem alkol kullanıyorum, ama sizin gibi tüm hayatımı başkaların hayatına müdahale etmeye adamıyorum. yeter be bıktık arkadaş, gerçekten koca içi boş boomerlar bu insanlar.
devamını gör...

sabahattin ali'nin denk geldiğim gibi çok sevdiğim bir sözü edebiyatın ne işe yaradığı konusunda, bende ivedilikle bir şeyler yazma ihtiyacı uyandırdı, bu vesileyle edebiyat'ın ne işe yaradığını/en azından benim için ne anlam ifade ettiğini birkaç cümleyle ifade etmeye çalışacağım.
öncelikle belirttiğim söz; "unuttum diyemem ama üzerimde bir tesirin kalmamış artık."
bu sözü ilk okuduğumda evet edebiyat bu işte, edebiyat'ın işe yarar kısmı budur dedim. çünkü; bu söz, benim belki sürekli olarak içimde/aklımda bir duygu olarak varlık taşıyan, sürekli dolaşan; ama kelimelere asla dökülemeyen o sözdü. yüreğime su serpmiştir, beni bir duyguda tamamlamış, azad etmiştir. sözgelimi, bir benzetme yapacak olursam, dilimde sürekli dolaşan ama aklıma asla gelmeyen o şarkıya bir yerde rastlamam gibidir bu. anlık da olsa o şarkıyı artık bulmuş olmam beni rahatlatır, bana eşlik ettirir. edebiyat'ın işe yarar kısmı da budur işte, insanın tamamlayamadığı, anlam veremediği, eksik kaldığı o duygunun karşılığıdır.
ve dünya tarihi boyunca insanlar hep benzer hisleri yaşamışlardır, sabahattin ali gibi kıymetli insanlar da bunları sadece yaşamamış; söylemiş, yazmış, bunlara sözcüklerle dokunmuş ve bize kadar ulaştırmış. elbette bu tür duyguların ifade edilmis olması derdimize tamamen derman degil, hiçbir zaman da olmayacak belki ama en azindan bu hislerimizin bir tanımının olduğu, bu hislerin insanlık tarihi boyunca ortaklarının olduğu bilgisi bir nebze de olsa derdimizi hafifletiyor. bu anlamda ben edebiyat'a da sabahattin ali gibi isimlere de her zaman duacıyım. duacı kalacağım.
devamını gör...

ahmet hamdi tanpınar - saatleri ayarlama enstitüsü
devamını gör...

onun o köşeden dönmüş olması...
devamını gör...

içi boşalmış samimiyetsiz bir hal almıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilerek yapılıyorsa büyük bir problem var bence.

şahsen gördüğüm ve aynı fikirde olduğum tanımları belirtir ondan sonra kendi fikrimi açıklarım. tabii farklı bir şeyler ekleyeceksem.
bire bir aynısıysa zaten beğenir geçerim.

daha bugün başıma geldi. benle aynı fikirde olan bir yazar gördüm. neredeyse benim cümlelerimin aynısını kurmuş.
muhtemelen benim tanımımı görmedi.*
en azından bir göz gezdirmek gerekir yazılanlara.
devamını gör...

dikkat bu bir nickaltı yalakalığıdır! *
efenim ben tanımlarını severek okuduğum sevgili yazar arkadaşıma nasıl nickaltı yazmamışım diye hayıflandım. tanımları ve yazı dili çıtayı tepelere çıkarmış, cana yakın, sevecen, yardımsever, güleryüzlü bazen bir bahar kelebeği bazen arı maya* iyi kalpli güzel insan evernevergreen.. seviliyorsun.. * hep yazsın, hep okuyalım.. daim olsun kaliteli tanımları.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

belki yenisi alınmaz, belki de hiç alınmaz diye sahip olduğum her şey. evet maddi şeylerdi belki bunlar ama çocukken farkında olmuyoruz ki manevi şeylerin, büyüyünce eksikliğini farkediyoruz.
devamını gör...

meydan bize kaldı saldırın!
yarın sabaha bu fırsat geçmez elimize bakın.*
devamını gör...

çirkin kızların da mutlu olmaya hakkı var. bence bu konuda biz yakışıklı erkekler insiyatif alıp kısa süreliğine olsa bu kızlara şans vermeliyiz. onlarında kendini iyi hissetmeye ihtiyaçları var. belki gerçekten de iç güzellik önemlidir belki de evliliğe kadar gider. hep birlikte herkesin eşit şartlarda olmasını sağlıyoruz.
edit: aboww demekdiklerini bırakmamışlar. size de iyilik yaramıyor. ne haliniz varsa görün, sonra depresyona falan giriyorsunuz ben evde koldooomm.
devamını gör...

minik bir kutunun içinde bolca küp şeker, çeşitli peçeteler, renkli yara bantları, kopmuş bileklik.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaşar ama taze sıcak ekmek arasına yanında çamlıca gazoz
köfte domates yanında kola
kızarmış ekmek arasına zeytinyağı limonlu kıvırcık salatası yanında çamlıca gazoz
krem peynir, göbek, salam, cherry domates yanında çay
sadece eritilmiş kızartılmış tereyağı da çok güzel olur, tabiiki yanında kola ile
tulum peyniri
cevizde çok güzel oluyor

biraz daha yazarsam diyetimi bozucam, bu hafta verdiğim 2 kiloyu, ekmek arası kaşar aşkına harcamak istemiyorum sözlük, açmayın böyle başlıklar.
devamını gör...

geçenlerde bir bilim dergisinde okuduğum bir habere bakılırsa pek de bir anlamı olmayan hedef.

deney grupları seçilmiş ve bu 10 bin adım olayının etkileri denekler üzerinde ölçülmüş. görülmüş ki 4500 adım, 40 yaş üstü (özellikle) kadınlarda kalp krizi riskini azaltıyor ama bundan ötesinin belirgin bir etkisi olmuyor. bu arada bu 4500 sayısı da değişiklik gösteriyor çeşitli araştırma gruplarına göre ama hepsinin birleştiği ortak nokta şu: 10 bin sayısı, bilimsel bir çalışmaya dayanmıyor. zira bu olay bir japon firmasının ürettiği adım sayan bir uygulama (ya da cihaz) nedeniyle ortaya çıkmış. hatta yazımında kullanılan japonca harfin yürüyen bir adama benziyor olması nedeniyle ortaya çıktığı da söyleniyor.
devamını gör...

görüyorum ki seda sayanca güüüünayyydınnnn 'ımı taklit edenler var.. o günaydın bana özel onu söyleyeyim de baştan. taklitler ancak aslını yaşatır hahahahahahaha

neyse, öhöm tavşan kanı çayı doldururken "kahvaltı hazııır!" sesiyle uyandırıldığınız, yavruları tarafından öpülerek uyandırıldığınız bir pazar olsun canlar!
o zaman.. güüüünayyydınnnn !
devamını gör...

işsiz.
zira günümüzde bir meslek niteliği kazanmıştır. kadrolu olarak vergisini ödeyen milyonlarca işsizimiz mevcut.
devamını gör...

insanın otomatik pilot özelliği.

siz araba kullanırken vites değiştirirken hangi pedala nasıl ne kadar basmanız gerektiğini otomatik yaparsınız.
yüzünüze doğru hızla yaklaşan bir nesne varsa gözünüzü kapatırsınız.
gözünüze ışık tutulunca göz bebeğiniz (pupil) küçülür. hem bu reflekstir, hem de yüzünüze doğru uçan nesnedeki gibi (bu suratınıza uçan bir tokat olabilir, böcek olabilir, duş alırken kafanıza boşalan su olabilir, denize havuza gittiğinizde suya balıklama atladığınızda suya dalmadan hemen önceki gibi) gözünüzü kapatma olabilir...
ele kola bacağa iğne batırınca hızlıca çekersiniz.

ayrım yapacağımız tek bir nokta var, otonom refleks mi somatik mi, sadece bu.

otonom sizin kontrolünüzde olmayanlar. yani öğrenilmiş davranışlar buna girmez. göze ışık tutunca göz bebeğinin küçülmesi mesela. ya da mesela hava sıcaklığına göre damar büzüşmesi veya genişlemesi (vazokonstrüksiyon veya vazodilatasyon),

somatik refleks ise kasları içeren refleks. vites değiştirirken yaptığınız hareket bu. öğrenilmiş davranışların otomatik pilotta seyrettiği hal işte. genel amacı vücudu dışarıdan gelen hasara karşı korumak. kafanızın üstünden beyzbol sopası savursalar çömelirsiniz ya hani, o da somatik refleks, doktorun dizinize vurup patellar refleks ölçtüğü de somatik refleks. şöyle bir tüyo vereyim size: eğer işin içine istemli yaptığınız bir hareket giriyorsa (iskelet kası olaylara dahil oluyorsa) bilin ki somatik refleks. hemen quiz yapalım, aşağıdakilerin hangisi somatik hangisi otonom reflekstir?
1. çiçek kokluyorsunuz içinde arı varmış. fark edince çiçeği fırlatıp kafanızı geri çekip çılgınca "arıııı" diye bagiriyorsunuz.
2. karaköy güllüoğluna gittiniz, baklava yediniz ve kan şekeriniz çıktı (afiyet olsun. soruda bile kaliteli baklava yiyonuz, zaten anca böyle soruda falan yeriz öyle kaliteli şeyleri). yükselen kan şeker seviyesine bağlı olarak pankreas çalışmaya başladı ve insülin üretip kana salmaya başladı.
3. coffee sapiens bir de öğrendiniz ki yeniden pumpkin latte yapmaya başlamış ve ne tesadüftür ki santiago da var vitrinde. görür görmez ağzınız sulanmaya başlıyor, yutkunmaya başlıyorsunuz.

süreniz başlamıştır. başarılar *

p.s
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu otonom refleks tablosu

encrypted-tbn0.gstatic.com/...
bu da otonom ile somatik refleks farkı tablosu
devamını gör...

-bir kadına geçerli sebep olduğunda bir suriyeli tekme atabilir mi?
-bir kadına geçerli sebep olduğunda herhangi biri tekme atabilir mi?
-bir insana geçerli sebep olduğunda herhangi biri tekme atabilir mi?
-bir canlıya geçerli sebep olduğunda herhangi biri tekme atabilir mi?
sorularını aklıma getiren olay.
haberin yazılış biçimi aslında toplum olarak nasıl bir şiddet batağının içinde olduğumuzu düşündürüyor.
bazı şeylerin hiç normalleşmemesi gerekirdi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim