yalnızca, yazda olsa kışta olsa ellerim cebimde nereye gittiğimi düşünmeden yürümek.
devamını gör...

eşsiz diziydi.kızların recep ile haydar'ın köylerine gittikleri bölüm çok komikti.
haydar ile armağan'ın baş başa kaldıkları anlar ve duygular çok özeldi.
recep'in çorlu'daki ucuzlukçu markete gitmesi yardırırdı her seferinde.
devamını gör...

hepsi yazılacak olsa destan olacak olan şeylerdir. birkaç tanesini yazayım:

1) tereyağı.

2) alkol ürünleri.

3) ev almak.

4) kredi ve nakit avans kullanmak.

5) araba almak.

6) iyi kalitede bir bilgisayar almak.

7) 'amiral gemisi' diye tabir edilen telefonlardan birini almak.

8) benzin, mazot gibi yakıtları almak.

9) giyim ürünleri almak.

10) dergi almak.

11) ciltli kitap almak.

12) orta kalitede bir parfüm almak.

13) iyi kalitede bir kulaklık almak.

14) deodorant, roll on gibi kozmetik ürünleri almak.

15) iyi bir markadan iyi bir diş macunu almak.

şimdilik aklıma gelenler bunlar sayın yazarlar.
devamını gör...

neden bilmiyorum ama çok geç keşfettiğim, oldukça kaliteli tanımlara imza atan yazar arkadaşımız.
devamını gör...

çok çok yıllar önce bir müzik kanalında (tv izlediğim zamanlar o kadar önce düşünün artık), bir müzik programında alt yazı olarak şarkıda geçen sözlerin türkçe tercümesi veriliyordu. ben de bu parçaya denk gelmiştim.o zamandan beri hayır kadın hayır ağlama manasına geldiğini bildiğimden, herkese ''hayır o anlamda değil bu anlamda'' diye düzeltsem de yine de ingilizcemle dalga geçilmişti.evet kafacılar yıllar sonra devran döndü ve değerli bilgim kitlelercek anlaşıldı sonunda. *
devamını gör...

malesef kimseyi sevemeyecek olan insandır. kişinin dünyayı ve insanları sevmesi için önce kendini sevmesi gerekiyor. kendimizi sevmekten başka o kadar fazla şeye dikkatimizi veriyoruz ki en önemli olan şeyi, kendimizi unutuyoruz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sorular hep çalışmadığım yerden çıkıyor.
devamını gör...

depresyon hırkası.
devamını gör...

"inandığın gibi yaşamazsan, yaşadığın gibi inanırsın!*" eleştirisine maruz kalan; islami doktrin.

islam; örf, adet ve geleneğe göre şekil almaz. ancak insanların faydasına olan ve dinde bid'ate sebep olmayacak gelenek ve göreneklere de karşı çıkmaz.

heterodoks ve ortodoks islami doktrinler* tarihin hiçbir döneminde tam anlamıyla tez/antitez labirentinden çıkamamıştır.

heterodoks islam doktrininde; "şeriat" eksiktir.

ortodoks islam doktrininde ise; "marifet" eksiktir.

islami anlayışta ise; marifet ve şeriat birbirinin zıddı değildir. birbirinin rakibi de değildir. birbirini tamamlayan kavramlardır.
devamını gör...

merhaba arkadaşlar. bir hasta yakını olarak bu başlığa yazmak istedim. kuzenim 28 yaşında ve geçtiğimiz şubat ayı içerisinde kendisine aml(akut miyeloid lösemi) tanısı konuldu. bu hastalıkta hücrelerinin normal işleyişi bozuluyor ve bu hücreler kanda birikmeye başlıyor. ailesi ve kuzenleri olarak ilik bağışında bulunduk ve maalesef hiç birimiz uyumlu çıkmadık. kendisinin 1 ay içerisinde ilik nakli olması gerekiyor maalesef nakil tek seçeneğimiz. bu yüzden sizlerin kök hücre bağışçısı olması çok ama çok önem kazanıyor. o ve onun gibi binlerce hasta sizden gelecek mutlu bir haberi bekliyor.
iğneden mi korkuyorsunuz, ölümden mi?
ilik bağışı bilinenin aksine çok basit ve ağrısız bir işlem. 18-50 yaş aralığında bir bireyseniz- kızılay merkezlerine veya mobil araçlarına giderek kayıt formunu doldurup, 3 tüp kan örneği vererek ilk adımı atabilirsiniz. unutmayın rutin bir kan tahlilinde de sizden 3 tüp kan alıyorlar.
sonrasında verdiğiniz kan örnekleri, doku analizi yapılıp sağlık bakanlığı tarafından saklanıyor. birisi ile eşleştiğinizde sizinle iletişime geçip yeniden kan örneği alınıyor. eşleşme sağlandığında büyük oranda kan verir gibi ya da ufak bir operasyon ile kalça kemiğinizden (bölge uyuşturularak) kök hücreler toplanıyor. sizin ve refakatçinizin masrafları sağlık bakanlığı tarafından karşılanıyor.
ben 2016 yılında kök hücre hücre bağışçısı oldum. maalesef insan başına gelmeden olayın önemini kavrayamıyor. çocukluk arkadaşım da lösemi hastasıydı ve maalesef kaybettik. ama kaybetmeyebilirdik. türkiye de kök hücre bağışı maalesef korkulan, uzak durulan bir şey. henüz 1 milyon bağışçımız yok, dünya da ise yaklaşık 25 milyon civarı bağışçıya ulaşılmış durumda.
birini kurtarmak 3 tüp kan vermek kadar kolay. birinin tek evladı, birinin annesi, babası , kardeşi...
iyilik elinizde.
daha fazla bilgi edinmek isteyip, birinin hayatına dokunmak istersiniz diye buraya bakabilirsiniz.
sevgilerle...
devamını gör...

lanet alışkanlıklardan biridir.

bir süre sonra ağzı yara bere içinde bırakır ama nafiledir. iyileştikten sonra devam edilir.
devamını gör...

küçükbaş hayvanların, omurga bölümlerinde yer alan ve her hayvandan 100 ile 150 gram arasında çıkan yumuşak ve çok kaliteli bir ettir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kısa bir şarkıdır ama çok şey anlatır.sevgi duygusuna dair tüm şifrelerin bu şarkıda gizli olduğunu düşünmüşümdür hep.
ezberlenmeli,şarkı dinlenirken anlamı iyice bir düşünülmelidir.andrea bocelli'den dinlemek de harikadır, muhteşemdir fakat aklınızdan bir daha asla çıkmayacağı için dinlemeden önce uyarmayı görev bilirim.
devamını gör...

bulunduğu sıcaklıkta hiçbir basınç altında sıvılaştırılamayan fakat sıkışabilir akışkanlara gaz denir. sıvılaşabilen buhar ile aynı şey değildir.*
gazlar ideal ve gerçek gaz olmak üzere ikiye ayrılıyor.
ideal gaz: gerçekte olmayan gazlardır. tanecikleri birbirinden bağımsızdır. öz hacimleri ve tanecikleri arasında çekim kuvveti yoktur.
gerçek gazlar : ideal gazların tam tersi olarak tanecikleri birbirinden bağımsız değildir. öz hacimleri ve tanecikler arası çekim kuvveti vardır.
!• gazlar yüksek sıcaklık ve düşük basınç altında idealliğe yaklaşır.

gazların genel özellikleri:
-tanecikler arası boşluklar katı ve sıvı halde bulunan maddelere göre fazladır. bu yüzden katı ve sıvılara göre moleküller birbirini daha az çeker.
-sıcaklık etkisiyle genleşirler. fakat genleşme katsayıları ayırt edici değildir. yani farklı gazlar aynı genleşme katsayısına sahip olabilir.
-gazlar birbiriyle homojen karışırlar. hava örnek verilebilir.
devamını gör...

şahsım eleştiriye hiç açık değil.
bu yüzden kendime kıyamıyorum.
devamını gör...

yine hemen üstteki yazarımız bu konuda emilé durkheim araştırmalarından bahsetmiş. ben de aynı konuyu kaleme almak istedim. kendisi gerçekleşmiş vakaların dört çatı altında toplanabileceğini söylüyor. bu da yine başlık altındaki sebepler adına bütünleyici bir ifade oluyor diyebiliriz. bunun özünde ise insanın diğer hayvanlardan farklı olarak arzularının sonsuz olması yatıyor. yani biyolojik yeterlilikleri tamamladığımızda tatmin olmuyor ve ebediyete kadar daha fazlasını istiyor. ebediyet de dahil. hal böyle olunca, işin içine denetimci mekanizmalar giriyor. ve insan dediğimiz canlının arzularını sınırlayabilecek yegane mekanizma da toplumun ta kendisi.

1-) egoist intihar, inceleyeceğimiz ilk örnek. şimdi bu örnekteki özne, toplumla bütünleşememiş, var olan bağlarını aniden ya da gün geçtikçe zayıflatmış ve kabuğuna çekilmiş biri. kendi içine kapandıkça zamanla en yakınlarıyla, örneğin ailesiyle olan bağları da kopmaya başlıyor ve tüm bunların sonucunda varlığı ile yokluğu arasında pek de bir fark göremeyen özne intihara başvuruyor.

2-) anomik intihar. buna gelmeden önce anomiden biraz bahsetmek isterim. anomi, suç ve suç sosyolojisi alanlarında, bunların temel sebeplerine, köküne inmeye dair bir yorum. bu örneğimizde birey, toplum bütünündeki örnekleri, kültürel gelenekleri ve diğer ahlaki normları benimsemekte güçlük çekiyor; bunlardan sınırlı bir şekilde beslenerek karakterini oluşturuyor. haliyle toplum nazarında kabul görmeyen ya da o güne kadar pek rastlanmamış sapkın davranışlar açığa çıkıyor. temel sebebi olarak yeterli sosyalliğin sağlanamaması ya da bireydeki bozukluklar yer alır.

anomik intihar modelinde ise birey yine böyle bir durum içerisinde ama bu sefer toplum genelinde bir çöküntü söz konusu. bu bir ekonomik buhran, yanlış siyasal kararlar, uç boyutta iç savaş vs. olabilir. artık doğru ve yanlış, iyi ve kötü, haklı ve haksız gibi kavramlar birbirine karışmaya başlar, genel bir kaos baş gösterir.

zaten toplumla bağı tam oturmamış birey, üzerine bir de toplum içerisindeki çöküntülerle karşılaşınca intihara başvuruyor.

yine güzel bir tespit olduğunu düşündüğüm, sıkılıyorum sabri bunalıyorum adlı yazar arkadaşımızın #69652 no'lu tanımına da göz atabilirsiniz. kendisine de bu tanım vesilesiyle teşekkür ederim.

3-) altruist intihar
bu intihar tipolojisi, ilk örnekteki egoist intiharın tersidir. bu sefer bireyin toplumsal bağları ve değeri olağandan çok gelişmiştir, hayatını toplumuna adayabilecek raddededir. en nihayetinde öyle de yapar. birey; toplumun çıkarı ve toplumunun kurallarının, geleneklerinin korunması ya da onun daha iyi yerlere gelmesi uğruna kendini feda edebilir.

töre cinayetlerinde gelenek göreneklerin korunması uğruna yaşanan olayları, askeriyedeki şehitliği ya da başarısız olup onurunu kaybettiğini düşünen japon halkının gerçekleştirdiği "harakiri/ seppuku" fiilini şöyle bir değerlendirdiğimizde bu çatı altında inceleyebiliriz.

4-) fatalist intihar

bu aslında durkheim'ın araştırmalarında bizzat tipolojilerin bir parçası değil, ama benim için önemli ve bundan da bahsetmek istiyorum. fatalist intihar modeli, anomik intiharın tersi olarak değerlendirilebilmekte. yine de* tam olarak öyle değil. bu noktada bireyler birikerek toplumu mu oluşturur, yoksa toplum bölünerek bireyleri mi oluşturur diye oturup düşünmek gerekiyor. suyu çok bulandırmadan temel tanımından bahsedeyim.

fatalist yani adı üzerinde kaderci intiharda, kişinin toplum içerisindeki rolü önceden bellidir.*
toplum ve normlar tam olarak işlemekte, anomik intihardaki gibi düzende bozulmalar görülmemektedir ama düzenin kendisi içerisinde birey zaten bundan zarar görür. eski dönemlerdeki köleler örneğin.

bir kölenin çocuğu da köledir ve o dünyayı idrak edebildiği zamandan beri köle olarak hayatına devam edeceğini bilir. toplumun kusursuz(!) işleyen düzeninde onun yeri bellidir. kendi konumu ve geleneklerle ya da toplumun kendisiyle özdeşleşmese bile katı kurallar karşısında gücü olmadığından; üzerinde mutlak karar hakkına sahip olduğu* kendisine müdahale edip intihara başvurur.

kendimden notlar: şimdi burada dört farklı intihar modeli var ve bunlar aslında birbirinden tamamen kopuk şeyler değil. esas soru ya da sorun, yukarıda da yazdığım gibi birey-toplum ilişkisini objektif bir perspektiften detaylıca inceleyebilmek üzerine. toplum ne kadar belirleyicidir? toplumun genel beyanı ne kadar esastır?

yıllar içerisinde süregelen değişimler söz konusu. örneğin 50 yıl önce sapkın davranış olarak nitelendirilebilen bir şey, günümüzde pekala normal karşılanabilir. bunun sebebi toplumun değişmesi midir, toplum içerisindeki bireylerin değişmesi mi? yine bu bağlamda, toplumun bireyleri birikerek yani kolektif bir biçimde toplumu oluşturuyor diyebilir miyiz? eğer bunu söyleyebiliyorsak, "toplumun bireyleri" ne kadar "toplumun"dur?

her neyse. eğer ilginizi çektiyse, konuyla ilgili daha kapsamlı bilgi için emilé durkheim'ın 1897 yılında yayımlanan intihar adlı kitabını öneririm. orada çok daha güzel kaleme alınmış, çok daha güzel irdelenmiş bu konular.
devamını gör...

allah başka dert vermesin. dertlerimi yarıştıralım ne yapalım.
devamını gör...

(bkz: insanların eleştiri kaldıramaması). eleştiri kaldırmak ne cinsiyetle ne de ırk ile alakalı bir durumdur. ki kaldıramıyorsak da bazı erkekler gibi eleştirene kafa göz dalmıyoruz. ve son olarak da ben ve çevremdeki çoğu kadın erkeklerden daha çok eleştiri kaldırıyor ve haksızlığımızı kabul edebiliyoruz. karşı cinsiniz diye ahkam kesmeden önce hemcinslerinizin hareketlerini de gözden geçirin lütfen.
devamını gör...

küba devriminin lideridir, gözü kara biridir ve son derece strateji geliştirme yeteneğine sahip zeki insandır. che gibi bodoslama dalarak değil de strateji yaparak bir şeyleri başarmak istermiş hep. bugün fidel castro’nun ölüm yıldönümü evet, bir komünist olarak da kendisini anmaktan gurur duyarım. şuraya bir sözünü bırakmadan da yapmayayım bu işlemi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sevgi ve saygıyla, ışıklar içinde uyusun…
devamını gör...

antik yunan döneminde genç kız anlamına gelmektedir.

ayrıca tıbbi olarak da istem dışı bir şekilde gerçekleşen ve vücudun herhangi bir yerinde oluşabilecek istemsiz kas kasılmalarıdır. kısa süreli ve düzensizdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim