mutluluğu, pozitifliği kendinden başka bir tarafa kanalize etme durumu.

kimisi bunu kişilerden, canlılardan ziyade nesnelere de yükleyebilir; farketmez, her şekilde geri dönecektir.

bazen de fazlasıyla.
devamını gör...

kırıla kırıla kırılmayacak kadar ufaldığın an...
sonra karşı tarafta feryat figan ağlamalar başlar; lâkin neye yarar? son tahlilde, nefret bile hissetmeyecek kadar gözünde küçülmüş, seni kırarak ufaltırken aslında onun ufaldığı gerçeği gün gibi ortaya çıkar. artık her şey için çok geçtir. o kişi bir yabancı bile değildir.

"kaç kere daha çalarsın bilmem
saz değil ki gönül bu kardeşim
kaç kere daha kırarsın bilmem
cam değil ki gönül bu kardeşim
"
devamını gör...

normal şartlar altında yanınıza bile yaklaşamayacak bir insanın size it gibi davranması, davranabilmesi, buna hak bulabilmesi ve bunun üzerine sizin belli kalıplar içinde kalarak kendisine durumu izah etmeye çalışıp kılıktan kılığa girmek zorunda kaldığınız zamanlarda yani kısacası bahsi geçen mahlukat sizin müşteriniz olduğunda yaşadığınız hissiyat. bir çağrı merkezinde çalıştığım ilk gençlik yıllarımdan geliyor;

ben: iyi günler ben miko, size nasıl yardımcı olabilirim?
abone: merhaba ben bir numaraya kontör yüklemek istiyorum.
ben: tabi yardımcı olayım hemen memnuniyetle, öncelikle işlem yaptırmak istediğiniz numara 05** *** ** **'midir? (sesli yanıt sisteminde tuşladığı yahut ilgili tuşlamayı es geçti ise direkt olarak aramayı gerçekleştirdiği numara)
abone: hayır hayır, bu benim numaram, ben kız arkadaşımın hattına kontör yükletmek istiyorum, numarası 05** *** ** **.
ben: kontrol ediyorum... 05** *** ** ** numarasına lira yüklemek istediğinizi belirttiniz, hitap etmek açısından isminizi öğrenebilir miyim?
abone: erdem ben.
ben: erdem bey, yükleme kartınız yanınızda mı?
abone: evet ama öncelikle bir sorum olacak, benim elimde şu an itibariyle 2 tane yükleme kartı bulunuyor, biri 30 liralık, biri 50 liralık, hangisini yüklersek kız arkadaşım daha avantajlı bir şekilde görüşme yapar?
ben: kontrol edelim. bu hatta 30 tl'lik yükleme yaparsanız... (bilgi aktarılır) 50 tl'lik yükleme yaparsanız... (ilgili bilgi aktarılır)
abone: anladım, ben de şu an bilgisayar başındayım da, sizin sitenizdeyim şu an, hangi tarifede benim kız arkadaşım, ben de kontrol edeyim.

(tam bu noktada sorun başlıyor, normalde bu bilgiyi paylaşmamam gerek, zira abone hattın yasal sahibi değil aynı zamanda setteki numara ile (arama gerçekleştirdiği numara) işlem yapmak istediği numara farklı, yani hattın kullanıcısı muamelesi de yapamıyorum ki zaten abone hattın farklı bir kullanıcı ve sahibe ait olduğunu çağrı esnasında belirtiyor, hiç kıvırmayacağım tongaya düşüyorum iyi niyetli konuşmasından mütevellit ve tarife bilgisini paylaşıyorum.)

abone: anladım, peki biliyorsunuz ayda bir yükleme yaparsa tarifesi geçerli, eğer kız arkadaşım hattına bu bir ay içinde yükleme yaptıysa şimdi gerçekleştirmeyeceğim boşu boşuna yüklemeyi, size zahmet bir kontrol eder misiniz ne zaman yükleme yapmış ve hattında ne kadar kontör var?

(burada kıllanıyor ve diyorum ki nihayet...)

ben: erdem bey, bu bilgiyi hattın yalnızca yasal sahibi ile paylaşabiliyoruz.
abone: nasıl yani anlayamadım, hattın tarife bilgisini teyitsiz bir şekilde paylaşabiliyorsunuz ama bu bilgiyi paylaşamıyor musunuz?
ben: doğrudur.
abone: takım liderleriniz sizinle aynı fikirde değil yalnız.
ben: anlayamadım?

(bu arada ilgili kontrolleri sağlıyorum, tarife bilgisini kimle ne şart ve koşullar altında paylaşabileceğim bilgisini netleştiriyorum ekranlardan, hata yapıp yapmadığımdan emin olmak için ve hata yaptığıma kesin kanaat edip, içimden küfür ederek dinlemeye devam ediyorum.)

abone: şöyle ki, benimle paylaşmamanız gereken bir bilgiyi paylaştınız bu hatla ilgili, sizden şikayetçiyim lütfen kendi hakkınızda bir şikayet kaydı oluşturur musunuz?
ben: tabi, ilgili ekranlarıma ulaşmak ve işleminizi gerçekleştirmek üzere sizi çok kısa süreliğine hatta bekletebilir miyim lütfen erdem bey?
abone: hayır bekletemezsin, ekranlarına falan ulaşmayacaksın, gidip takım liderine ben ne yapacağım diye soracaksın, ben söylüyorum işte ne yapacağını, kendi hakkında bir şikayet kaydı oluşturacaksın!
ben: tabi erdem bey, şu anda işlem gerçekleştiriyorum, mh hizmet kaydı şikayet talebinizin sisteme girişini gerçekleştiriyorum, size hangi irtibat numarasından ulaşılsın konuya binaen?
abone: sen hangi numara üzerinden kayıt açıyorsun?
ben: arama gerçekleştirdiğiniz numara üzerinden.
abone: kime sordun bunu yaparken?
ben: bunun için herhangi bir sorgulama gerçekleştirmem gerekmemekte, şikayet taleplerinizi arama sağladığınız hat üzerinden açabiliyoruz ya da sizin yasal sahibi olduğunuz başka bir hat üzerinden. dilerseniz böyle bir hat varsa, bilgi teyidi sorularıma yanıt verin, bu hat üzerinden açalım kaydı.
abone: yetkilini ver bana.
ben: tabi, konuyla ilgili çok kısa süreliğine hatta beklemenizi rica ediyorum, teşekkürler erdem bey.
abone: onay verdim mi beni bekletmen için, niye teşekkür ediyorsun?
ben: müsaade etseydiniz niçin teşekkür ettiğimi açıklayacaktım, onay verdiğiniz için değil, sözümü kesmeden beni dinlediğiniz için teşekkür ettim erdem bey.
abone: sen benim adımın erdem olduğunu nereden biliyorsun?
ben: bu şekilde beyan ettiniz isminizi, beyanınıza uyarak size bu şekilde hitap ettiğim için hata mı ediyorum erdem bey?
abone: benim ismim erdem değil.

(zayıf noktasını yakalıyorum, çağrıyı sonlandırmak için üç kez küfür ettirmem gerektiğini bildiğimden bu noktadan başlıyorum saldırmaya.)

ben: peki size ne şekilde hitap etmemi istersiniz erdem bey?
abone: bana erdem diye hitap etme.
ben: ama isminizin erdem olduğunu belirtmiştiniz yanılıyor muyum erdem bey?
abone: yetkilini ver bana.
ben: bunun için hatta beklemeniz gerekmekte erdem bey.
abone: beklemiyorum ne olacak?
ben: siz bilirsiniz, beklemezseniz yetkilime aktaramam çağrıyı erdem bey.
abone: benim adım erdem değil dedim sana..!
ben: isminiz nedir o halde erdem bey?
abone: tamam bekliyorum aktar beni.
ben: teşekkür ediyorum erdem bey.

(abone beklemeye alınır çağrı yetkiliye aktarılır yetkili abonenin isteği doğrultusunda hakkımda şikayet kaydı oluşturur. soy isim ve sicil numaramı isteyen aboneye bu bilgiyi vermeyen yetkili hakkında şikayet kaydı oluşturmak için abone hakkımda oluşturduğu şikayet kaydı tamamlanır tamamlanmaz telefonu kapatıp tekrar arar ve başka bir müşteri temsilcisine yetkilim hakkında şikayet kaydı oluşturtur...)

işte çıldırmak bu'dur, bu aboneden sonra yaşadığınız hissiyattır. kompleks sahibi, psikopat bir beynin tarafınıza yaşattığı anlar bütünüdür, eliniz ayağınız kesilir, betiniz benziniz atar, hakkında şikayet kaydı açtırmadığı müşteri temsilcisi ve takım lideri kalmayan bir manyak yüzünden yaşadığınızdır. ne için? çıldırtmak için! eline ne geçiyor? temellendiği noktanın ne olduğu muamma olan bir haz... size ne kalıyor, bunları yıllar sonra buraya yazmaya itecek bir sinir ve anlamsızlıklar bütünü.

peki abi, takıl sen!!

erdem bey!!!!
devamını gör...

sözlükte takip edilesi sevdiğim yazarların başında gelen ve yazılarını gece gece gözümden uyku aksa bile okutan harika yazar. tanımları psikoloji, tarih, psikanaliz, genel kültür ve birçok konu olmak üzere muhteşem bir donanıma sahip ve herkes tarafından sevilen sözlüğün dinamiklerinden olarak adlandırılan ender yazarlardan birisi. gecenin bir yarısı "freud'u okumak için nasıl bir giriş yapmalıyım?" diye sorduğumda zamanını ayırıp bir rehber hocası gibi ilgilenmişti, gerek yazıları gerekse sohbeti tarafından çok sevdiğim bir yazardır fakat sessiz sedasız kafa iznine çıkmış ve gidişiyle üzmüştür, umarım bir an önce geri döner ve merakla beklenilen yazılarını tekrardan yazarsın güzel insan.
devamını gör...

sorulan soruyu cevapsız bırakmamak. bilmiyorsan da bilmiyorum dersin öyle bi şey denmeden gidilmez
devamını gör...

sanki erkekler dut yemis bulbul.. gıybet cinsiyet ayrımı tanimaz..
devamını gör...

ezan zaten türkçe okunuyor denilen bir ülkede normal karşılamak lazım.
devamını gör...

üşenen yazar olabilir.
devamını gör...

başlık açarken yanlış yazımlar yapılabilir, eksik veya fazla harfler ve/ya kelimeler kullanılabilir. bunlar için direkt moderasyona bildirmek yerine yazar kendisi de belli bir süre içinde bu işlemi yapabilmelidir. azami sürenin 10-15 dakika olması bile yeterlidir.

edit: taşı butonun ile düzeltme arasında farkı bilmeyenleri de gördük, şükür. ayrıca taşı butonu bug'lı, yeni başlığa taşısa da eskisi akışta güncellenmiyor. her şeye "biliyorum" mantığıyla muhalefet olmasanız keşke. biz bilmiyoruz, bir siz biliyorsunuz zaten.

özel edit: bu fikre karşı çıkan yazarın başka sözlükte yazarlık yapmadığı o kadar belli ki, sanırım ilk kez burada yazarlık yapıyor. şükür en azından yazarlık yapabiliyor. bu opsiyona abest diyor. peki abest olsun (dalga geçiyorum tabi ki) ama keşke başka sözlüklerinde yazarlara sunduğu özellikleri bilseydiniz böyle absürt bir durum olmazdı. adını vermeyeceğim sözlükte bu süre 30 dakika ile sınırlandırılmış, yazar başlıkta hata yaptığından 30 dakika içinde başlığa müdahale ederek düzenleyebiliyor ve bundan art niyet arayanların art niyetli olduğu gerçeği olduğu da gözden kaçmamalı. bold yazı uzmanlığı ile laf atmaya çalışmış sanırım, bold yazı vurgu yapmak için kullanılır, bunu da öğretmiş olalım, bilmemek ayıp değil, öğrenmiş oldu. moderatörlere şirin görünmek için büyük çaba sarf etmiş ama gülünç bir durum, ayrıca üzücü. bu kadar komik olup moderatöre şirin görünmek için kırk takla atmaya gerek yok. sadece mantıklı düşünmek yeterli, tabi mantığa dair kırıntı varsa.
devamını gör...

+sütünü içmezsen inek gelir bak.
-ehehe merdiven çıkamaz ki nası gelcek?
+asansörle gelir..
-ohaaa, lıkır lıkır lıkır.
devamını gör...

günaydın sözlük. tam olarak böyle uyandım ama olsun. yine de günaydın sözlük.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bende de olan fobidir. hiç sevmiyorum hastaneleri. hatta öyle ki içinde hastane geçen dizileri bile sevmiyorum.
devamını gör...

boşuna trasnlate'e gidip bakmayın çince de ''çinli karakter'' anlamına geliyor, ben yaptım.
devamını gör...

bu basliga yazdigim ilk tanimin #23663 uzerinden tam 147 gun gecmis.

147 gun.

gecen bu sure icinde guldugumuz, eglendigimiz -cok eglendigimiz-, sabaha kadar kafa patlattigimiz, beyin firtinalari yaptigimiz, tartistigimiz, hatta bagir cagir kavga ettigimiz zamanlar oldu.

147 gun.

kendi adima konusmam gerekirse; tum bu gecen surede delirdigim(iz) zamanlar da oldu elbet. buyuk laflar edip afiyetle onlari yedigim(iz), kuyrugu koltugun altina alip ozur diledigim(iz), dibi siyirdigim(iz), hayattan nefret ettigim(iz) falan filan.

147 gun.

dustuysek kalkariz biz daha olmedik eylusko!
fondaki degismeyen iki cumlenin abisi olur, her ne olursa olsun.

147 gun.

gemisini bir gun bile terk etmedigi icin; yurudugumuz yoldaki dikenleri, cakillari ve dahi cakallari * temizledigi icin ve belki de unuttugum daha bir suru sey icin tesekkuru bir borc biliyorum.

147 gun.

degismeyen kucuk kardes cumle;
as i said,
yolun yolumuz.

147 gun diyorduk;
nicesine be, cheers mate!
devamını gör...

misafir önce misafir olduğunu bilmeli.
bunu bilen misafir baş tacıdır. hoş gelmiş sefa gelmiştir.
devamını gör...

yıllar önce ingiltere'de bir tiyatroda izleme fırsatı bulduğum sonra üst üste iki kere okuduğum kitap. insanın derinlikleri ile oynamaz ancak ufak tefek bir sarsıntı hissetmenizi sağlar yine de okunması gerektiğini düşünüyorum. türkçe çevirisi başarılı olan nadir kitaplardan , bence bu çok dolambaçlı olmayan bir anlatıma sahip olmasından kaynaklanıyor.

--- alıntı ---

"bunun aslı yok elbette. bir duygu ancak. ama sanki sen avlamıyorsun da... seni avlıyorlar. sanki biri var, senin hep peşinden gelen."

--- alıntı ---
devamını gör...

herkes türkçe konuşuyor ben anlamıyorum ki kim türk kim yabancı...
devamını gör...

sanki biraz 80'ler gibi hissettirdi bana nostaljik gibi.
devamını gör...

keşke olmasaydım.
devamını gör...

são paulo'dan sonra, brezilya'nın ikinci büyük şehridir. adını var olmayan bir nehirden -rio portekizcede nehir anlamına gelmektedir- almıştır. ocak 1502'de portekizli denizci gaspar de lemos, 1565 yılında şehrin resmen kurulacağı guanabara körfezi'ne gelmiştir. ve körfezi bir nehrin ağzıyla karıştıran kaşifler şehre rio de janeiro adını vermiştir. janeiro da portekizce'de ocak anlamına gelmektedir, ocak ayında bulunduğu için ismi böyle şekillenmiştir.
aynı zamanda dünyanın en mavi gökyüzüne sahip şehridir. araştırmacı anya hohnbaum, portatif bir spektrometre yardımıyla 72 gün boyunca dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden geçen yolculuğunda, rio'daki gökyüzünün en yoğun mavi tonuna sahip olduğunu tespit etmiştir.
ve dünyanın en büyük kentsel ormanına ev sahipliği yapar. bu bilgiler ışığında göze hitap eden, büyüleyici bir şehir olduğunu söyleyebiliriz sanırım.
bir de çoğunlukla brezilya'nın başkenti olduğu düşünülür, ancak değildir. sadece bulunduğu eyaletin başkentidir.
kaynak

ve son olarak, sanırım gitmeyi en çok istediğim şehirdir. küçükken daha hayalperesttim, dünyayı gezmek gibi büyük bir hayalim vardı. sonra tabii hayatın gerçekleriyle karşılaşınca o hayalleri tek tek kaybettim ama bu şehir hala içimde minik bir istek olarak varlığını sürdürüyor. açıklayamadığım, insanı kendine çeken büyüleyici bir yanı var bence.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim