nişanlılığın üçüncü yılında evlilik isteyen nişanlı
biraz daha beklerse nişanlılıktan emekli olabilecek nişanlıdır.
devamını gör...
oruç tutmadığı halde sahura kalkan ateist
tost perilerinin ziyaret ettiği kişi.
devamını gör...
normal sözlük'te doğru düzgün tespit yapan yazar olmaması
başlıkta anlatılmak istenen düşünce ile tanımda anlatılmak istenen düşünce birbirini desteklemiyor. daha doğrusu birbirinin aksi ifadeler içeriyor. ne diyor başlıkta? kafa sözlük'te doğru düzgün tespit yapan yazar olmaması...
yani sözlük içerisinde bu tarz yazarların olmadığından yakınılıyor. bunu buraya iliştirdikten sonra devam edelim; sonrasında tanım içerisinde ne söyleniyor? ''fikirleri ile öne çıkan yazarlar övülse belki bu durum daha farklı olurdu.'' buradan ne anlıyoruz? bu tarz yazarlar sözlükte var. yapılan tespitte önce bu tarz yazarların sözlükte olmadığından dem vuruluyor, sonra olmadığına inanmamız istenen tarz yazarların övülmesi talep ediliyor. hal böyle olunca da söz konusu tespit, kendisini herhangi bir gökdelenin 13. katından aşağı atarak intihar ediyor. tabiri caizse başlığı açan güzide arkadaşımız kendi tespitinin intiharına sebep oluyor. lakin bu durum işin anlatım tekniğindeki eksiklikten kaynaklanıyor. * ben burada sadece bu aksaklığa dikkat çekerek, söz konusu tespitin tespitini yapmış oluyorum. hem böylece içerikte anlatmak istediği düşüncenin de aksi yönde doğrulamasını yapıyorum.
bu işin anlatım tekniği kısmı. şimdi orayı geçebiliriz ve asıl anlatılmak istenene odaklanabiliriz; * evet bu sitede ciddi anlamda içerik üreten, emek veren, bunu da keyifle yapan bir kitle vardı. vardı diyorum zira bu kitlenin sayısı her geçen gün azalıyor. bu sayı azaldıkça da, söz konusu yazarlar daha bir görünmez hale geliyorlar. kan kaybı arttıkça da, ermolettin'in dikkat çektiği noktaya doğru adım adım gidiliyor. ancak kullandığı övgü kelimesi yersiz olmuş zira bu kitlenin bir şekilde yazıp çizerken beklediği şeyin adı övgü değil. işin aksi kutbunun kutsallaştırılması yordu bu insanları. vasatlığa düzülen methiyeler yüzünden soğudu insanlar sözlükten ve kendilerini geri çektiler.
bakın siz de tehlike altındasınız ermolettin; sizin haliniz ahvaliniz ne olacak onu da merak etmiyor değilim. dört bir yandan çevirdiler etrafınızı. görüyorsunuz ama hiç bir şey yapamıyorsunuz. kazanın altını yakmışlar ince ince yavaş yavaş ısıtıyorlar sizi de. hedef kitleniz tarumar oldu. enteller danteller ropdöşambırlarını ve o ipekten fularlarını aldılar gittiler. ayna tutacağınız, derinliklerini kazıyacağınız, psikolojilerine oynayacağınız bu özel tür artık ortalıkta yok. reaksiyon kitleniz dağıldı resmen...
onları takiben eli ayağı düzgün, tanım/başlık giren sözlük ehli kitle de yavaş yavaş siliniyor. onlar da ağır ağır geri çekiliş süreci başlattılar. mevziler an be an boşalıyor ve o mevzilere taze kan pompalanmıyor. siz fark etmeseniz de bu sözlük ehli kitle ile aranızda aslında bir bağ vardı. onlarla bütünlük arz ediyordunuz. birlikte sözlük kültürünü yaşatıyor ve sözlük kültürünün bir parçası olan trollüğü ayakta tutuyordunuz. lakin depremin şiddeti büyük... onların yok oluşuyla birlikte troller de silinmeye başladı... ve troll akışı önerisi bile bu kan kaybını durduramayacak bilesiniz * bu başlığı açma sebebiniz bile onları özlemeniz. çünkü siz yani öz ve has troller, kendilerinin troll olduğunun bile farkında olmayan bir kitleye karşı görünmeyen bir savaşı kaybediyorsunuz. kazıklı troller ve canım cicim trolleri sizi bitirmek üzere. bu kitleden aldığınız reaksiyonlara bakıyorum ve sizin akıbetinizden cidden korkuyorum. elinizde reaksiyon alabileceğiniz bir tek cinsiyetçi başlıklar kaldı. kapana kısılıyorsunuz anlayacağın. biz boğulmayız diye düşünmeyin. bal gibi de boğulursunuz. sözlük ehli kitleyi boğdukları gibi sizi de boğacaklar. hatta boğmaya başladılar bile. allah muhafaza sözlüğün en gözde trollünün boynuzlarına jelibon takacak bunlar. kanatlarını nutella ile sıvayacaklar. ona pabucunu ters giydirip, bonibon yüklü trenlerle o başlıktan bu başlığa sürükleyecekler. bunun alametleri başlıklarda görülmeye başlandı bile * ama tüm bunlar bir tercih. yönetim sözlüğün gidişatından memnun olsa gerek, yeni oluşan bu yapının sözlükte baş köşeye oturmasına müsaade ediyor. ama sizin bundan şikayet etme hakkınız olduğunu düşünmüyorum. zira siz o treni çoktan kaçırdınız * vasatlığa övgü düzenlerin, vasatlıktan şikayet etme hakkı yoktur.
bundan sonra ponçiğim, tatlışım, bebişkom tarzı reaksiyonlarla yaşamayı öğrenmeniz gerekiyor. belki seversiniz kim bilir? * yolunuz açık olsun... kabuk dolusu sevgiler size *
yani sözlük içerisinde bu tarz yazarların olmadığından yakınılıyor. bunu buraya iliştirdikten sonra devam edelim; sonrasında tanım içerisinde ne söyleniyor? ''fikirleri ile öne çıkan yazarlar övülse belki bu durum daha farklı olurdu.'' buradan ne anlıyoruz? bu tarz yazarlar sözlükte var. yapılan tespitte önce bu tarz yazarların sözlükte olmadığından dem vuruluyor, sonra olmadığına inanmamız istenen tarz yazarların övülmesi talep ediliyor. hal böyle olunca da söz konusu tespit, kendisini herhangi bir gökdelenin 13. katından aşağı atarak intihar ediyor. tabiri caizse başlığı açan güzide arkadaşımız kendi tespitinin intiharına sebep oluyor. lakin bu durum işin anlatım tekniğindeki eksiklikten kaynaklanıyor. * ben burada sadece bu aksaklığa dikkat çekerek, söz konusu tespitin tespitini yapmış oluyorum. hem böylece içerikte anlatmak istediği düşüncenin de aksi yönde doğrulamasını yapıyorum.
bu işin anlatım tekniği kısmı. şimdi orayı geçebiliriz ve asıl anlatılmak istenene odaklanabiliriz; * evet bu sitede ciddi anlamda içerik üreten, emek veren, bunu da keyifle yapan bir kitle vardı. vardı diyorum zira bu kitlenin sayısı her geçen gün azalıyor. bu sayı azaldıkça da, söz konusu yazarlar daha bir görünmez hale geliyorlar. kan kaybı arttıkça da, ermolettin'in dikkat çektiği noktaya doğru adım adım gidiliyor. ancak kullandığı övgü kelimesi yersiz olmuş zira bu kitlenin bir şekilde yazıp çizerken beklediği şeyin adı övgü değil. işin aksi kutbunun kutsallaştırılması yordu bu insanları. vasatlığa düzülen methiyeler yüzünden soğudu insanlar sözlükten ve kendilerini geri çektiler.
bakın siz de tehlike altındasınız ermolettin; sizin haliniz ahvaliniz ne olacak onu da merak etmiyor değilim. dört bir yandan çevirdiler etrafınızı. görüyorsunuz ama hiç bir şey yapamıyorsunuz. kazanın altını yakmışlar ince ince yavaş yavaş ısıtıyorlar sizi de. hedef kitleniz tarumar oldu. enteller danteller ropdöşambırlarını ve o ipekten fularlarını aldılar gittiler. ayna tutacağınız, derinliklerini kazıyacağınız, psikolojilerine oynayacağınız bu özel tür artık ortalıkta yok. reaksiyon kitleniz dağıldı resmen...
onları takiben eli ayağı düzgün, tanım/başlık giren sözlük ehli kitle de yavaş yavaş siliniyor. onlar da ağır ağır geri çekiliş süreci başlattılar. mevziler an be an boşalıyor ve o mevzilere taze kan pompalanmıyor. siz fark etmeseniz de bu sözlük ehli kitle ile aranızda aslında bir bağ vardı. onlarla bütünlük arz ediyordunuz. birlikte sözlük kültürünü yaşatıyor ve sözlük kültürünün bir parçası olan trollüğü ayakta tutuyordunuz. lakin depremin şiddeti büyük... onların yok oluşuyla birlikte troller de silinmeye başladı... ve troll akışı önerisi bile bu kan kaybını durduramayacak bilesiniz * bu başlığı açma sebebiniz bile onları özlemeniz. çünkü siz yani öz ve has troller, kendilerinin troll olduğunun bile farkında olmayan bir kitleye karşı görünmeyen bir savaşı kaybediyorsunuz. kazıklı troller ve canım cicim trolleri sizi bitirmek üzere. bu kitleden aldığınız reaksiyonlara bakıyorum ve sizin akıbetinizden cidden korkuyorum. elinizde reaksiyon alabileceğiniz bir tek cinsiyetçi başlıklar kaldı. kapana kısılıyorsunuz anlayacağın. biz boğulmayız diye düşünmeyin. bal gibi de boğulursunuz. sözlük ehli kitleyi boğdukları gibi sizi de boğacaklar. hatta boğmaya başladılar bile. allah muhafaza sözlüğün en gözde trollünün boynuzlarına jelibon takacak bunlar. kanatlarını nutella ile sıvayacaklar. ona pabucunu ters giydirip, bonibon yüklü trenlerle o başlıktan bu başlığa sürükleyecekler. bunun alametleri başlıklarda görülmeye başlandı bile * ama tüm bunlar bir tercih. yönetim sözlüğün gidişatından memnun olsa gerek, yeni oluşan bu yapının sözlükte baş köşeye oturmasına müsaade ediyor. ama sizin bundan şikayet etme hakkınız olduğunu düşünmüyorum. zira siz o treni çoktan kaçırdınız * vasatlığa övgü düzenlerin, vasatlıktan şikayet etme hakkı yoktur.
bundan sonra ponçiğim, tatlışım, bebişkom tarzı reaksiyonlarla yaşamayı öğrenmeniz gerekiyor. belki seversiniz kim bilir? * yolunuz açık olsun... kabuk dolusu sevgiler size *
devamını gör...
yaz sıcağında yüze krem sürmek
yazın yaşanan en büyük pişmanlıklardan birisi. düşersin bir gaflete, sürersin. zaten sıcak, terliyorsun, sürer sürmez şıpır şıpır yüzünden ter akmaya başlar. esktra ateş basar.
yüzünü sabunla yıkayarak çözüm bulabilirsin ama baştan ne gerek vardır sürmeye. her seferinde tongaya düşersin.
(bkz: derdini seveyim)
yüzünü sabunla yıkayarak çözüm bulabilirsin ama baştan ne gerek vardır sürmeye. her seferinde tongaya düşersin.
(bkz: derdini seveyim)
devamını gör...
telefon sapığı
90'lı yıllarda meşhurdu. şimdi teknoloji gelişti ve bir tıkla engeli bas.
devamını gör...
özdemir erdoğan'ın zeki müren'le ilgili açıklamaları
gereksiz bir söylemdir.
yaşananlar üzerine geriye dönüp konuşmak, tespitlerde bulunmak, özellikle de bireysel konuları ele almak ve bunu şu an yaşamayan birinin arkasından yapmak,
bence ahlaksızlığın en büyüğü budur.
bu inandığın ve savunduğun düşünceleri, zeki müren yaşarken neden dile getirmedin de şimdi konuşuyorsun derler adama.
yaşananlar üzerine geriye dönüp konuşmak, tespitlerde bulunmak, özellikle de bireysel konuları ele almak ve bunu şu an yaşamayan birinin arkasından yapmak,
bence ahlaksızlığın en büyüğü budur.
bu inandığın ve savunduğun düşünceleri, zeki müren yaşarken neden dile getirmedin de şimdi konuşuyorsun derler adama.
devamını gör...
yazarların en sevdiği atasözü
olsayı bulsaya vermişler,hiç doğmuş...
devamını gör...
yazarların ömür boyu başına bela olacak özelliği
inatçılık.
devamını gör...
yazdıklarınızın en az bir kişiye dokunduğunu hissettiğiniz an
tek kişi de olabilir. ama hazzı paha biçilemez. insanların ayrıştığı, farklılaştırıldığı, ötekileştirildiği bir dünyada, bilgisayar başında söylem kasmanız ve yazdığınızla ilgili mesaj atılması, okunduğunuzu hissetmek, farklı görüşte olsanız bile paha biçilemez.
ben işte o en az bir kişiye yazıyorum buradan. belki o sensindir. seni seviyorum. iyi ki varsın.
ben işte o en az bir kişiye yazıyorum buradan. belki o sensindir. seni seviyorum. iyi ki varsın.
devamını gör...
klasik batı müziği
avrupa kökenli bu müzik türünü, kısaca klasik müzik olarak biliriz. genellikle yüksek kültür seviyesi üzerinden değerlendirilir. ilk defa rönesans döneminde romen diyojen öncülüğünde ortaya çıktığı söylenir. bu müzik türünde keman, çello, viyola, obua, piyano, flüt gibi enstrümanlar rol oynarlar.
devamını gör...
eden
never try to reach,never try o reach,your eden..live versiyonunu kaç kere dinledim bilmiyorum.sözleri,melodisi o kadar güzel ki o kadar anlamlı ki.
devamını gör...
insanlar kendini asarken tunusa hibe yapmak
cinayettir. keşke daha gür sesle muhalefet edebilseydik. zaten kendimizi astığımız ipimizden başka kaybedecek neyimiz var ki?
devamını gör...
vegan
hazreti veganlar, hayvanlar üzerinden arabesk ahkam kesmeyin. ot yiyip geviş getirken ciddi ciddi düşünün.
"yapılan araştırmalar, bitkilerin de hissedebildiğini ortaya koyuyor! süper-hassas ve lazerle kontrol edilen mikrofonlarla yapılan araştırmada, yaprakları koparılan veya bozulmaya başlayan bitkilerin "ağladığı" tespit edildi. yani bir dahaki sefere, bir bitkiyi koparırken ya da onu ağzınıza atarken, sebep olduğunuz acıyı düşünmeniz gerekiyor.
bitkileri kesmek için kullandığımız aletlerin her bir vuruşu, ortalama bir bitkinin acı içerisinde inlemesine neden oluyor olabilir. almanya'nın bonn kentinde bulunan bonn üniversitesinin uygulamalı fizik bölümü'nden araştırmacılar, "saldırı" altındaki bitkilerin tüm yüzeylerinden etilen isimli bir gaz salgıladıklarını keşfetti.
itkilerin özellikle hasar görmüş bölgeden salgıladıkları bu kimyasalı bir kavanoz içerisinden geçiren araştırmacılar, bu gaza özel olarak kalibre edilmiş lazer bombardımanı uyguladılar. böylece titreşen kimyasal, ses dalgaları oluşturmaya başladı. bunu da, aşırı hassas bir mikrofonla dinleyen araştırmacılar, sağlıklı olan bitkilerin "baloncuklanma" gibi bir ses çıkardıklarını ortaya koydu. ancak ses, eğer bitki tehdit altında ise daha çok tiz bir çığlığa/cırlamaya dönüştü. en ufak bir böcek ısırığının bile bu etkiyi yaratabileceği gözlendi. araştırmanın başındaki dr. frank kühnemann şöyle diyor: "bir bitki ne kadar strese maruz kalırsa, sinyal de o kadar şiddetleniyor."
(evrim ağacı)
"yapılan araştırmalar, bitkilerin de hissedebildiğini ortaya koyuyor! süper-hassas ve lazerle kontrol edilen mikrofonlarla yapılan araştırmada, yaprakları koparılan veya bozulmaya başlayan bitkilerin "ağladığı" tespit edildi. yani bir dahaki sefere, bir bitkiyi koparırken ya da onu ağzınıza atarken, sebep olduğunuz acıyı düşünmeniz gerekiyor.
bitkileri kesmek için kullandığımız aletlerin her bir vuruşu, ortalama bir bitkinin acı içerisinde inlemesine neden oluyor olabilir. almanya'nın bonn kentinde bulunan bonn üniversitesinin uygulamalı fizik bölümü'nden araştırmacılar, "saldırı" altındaki bitkilerin tüm yüzeylerinden etilen isimli bir gaz salgıladıklarını keşfetti.
itkilerin özellikle hasar görmüş bölgeden salgıladıkları bu kimyasalı bir kavanoz içerisinden geçiren araştırmacılar, bu gaza özel olarak kalibre edilmiş lazer bombardımanı uyguladılar. böylece titreşen kimyasal, ses dalgaları oluşturmaya başladı. bunu da, aşırı hassas bir mikrofonla dinleyen araştırmacılar, sağlıklı olan bitkilerin "baloncuklanma" gibi bir ses çıkardıklarını ortaya koydu. ancak ses, eğer bitki tehdit altında ise daha çok tiz bir çığlığa/cırlamaya dönüştü. en ufak bir böcek ısırığının bile bu etkiyi yaratabileceği gözlendi. araştırmanın başındaki dr. frank kühnemann şöyle diyor: "bir bitki ne kadar strese maruz kalırsa, sinyal de o kadar şiddetleniyor."
(evrim ağacı)
devamını gör...
normal sözlük’ün foruma dönmesi
forma derken, beşiktaş forması varsa ben varım.
bu başlığı açabilen yazar yazım hatalarından şikayetçi.
allah'ım tamam, sınandık artık pes, alabilirsin bunları.
bu başlığı açabilen yazar yazım hatalarından şikayetçi.
allah'ım tamam, sınandık artık pes, alabilirsin bunları.
devamını gör...
lcw patronunun hükümeti uyarması
eskiden lcw de dahil olmak üzere birkaç mağazada uygun fiyatlı giyim şansı buluyordu insanlar. şimdi hem moda bakımından son derece zevksiz hale geldi bu işler hem de uygun mağaza diye bir şey kalmadı.
ankara'da özellikle de çankaya tarafında yaşayanlar bilir; gaziosmanpaşa, tunalı pahalı olurdu. kızılay biraz daha uygun olurdu. ulus hepsinden daha ucuz olurdu. şimdi hepsi aynı oldu. "şuraya gideyim, orada daha uygun fiyatla bulurum" diyemez hale geldik.
böyle şeylere dış güç falan dendi mi, diyenin ağzına fırıncı küreğini indiresim geliyor.
ankara'da özellikle de çankaya tarafında yaşayanlar bilir; gaziosmanpaşa, tunalı pahalı olurdu. kızılay biraz daha uygun olurdu. ulus hepsinden daha ucuz olurdu. şimdi hepsi aynı oldu. "şuraya gideyim, orada daha uygun fiyatla bulurum" diyemez hale geldik.
böyle şeylere dış güç falan dendi mi, diyenin ağzına fırıncı küreğini indiresim geliyor.
devamını gör...
pişman olmamak için yapılması gerekenler
hiçbir şey için asla yapmam dememek, zira hayat önünüze getiriyor asla dediğiniz şeyleri.
devamını gör...
kız çocuğuna şantajla 1 yıl boyunca tecavüz eden aşağılıklar
12 yaşında lan 12 yaşında kıro tipli maymunlar! bugün ikinci tecavüz haberi. bıktım.
devamını gör...
ben robot değilim testinden geçememek
“yaya geçidinin çizgisi bir kareye minicik taşmış acaba tiklesem mi?”
“e şimdi trafik lambasının direği de trafik lambası sayılır mı, işaretleyeyim mi?”
“motor olan görselleri seçin diyor sanki uzakta bir tane var ama bisiklet mi o?”
diye diye başarısızlıkla sonuçlanan durum.
bazı görseller ciddi anlamda karmaşık oluyor.
bu kadar sorgulamayı bir robotun yapabileceğini sanmıyorum ama yine de siz bilirsiniz.*
“e şimdi trafik lambasının direği de trafik lambası sayılır mı, işaretleyeyim mi?”
“motor olan görselleri seçin diyor sanki uzakta bir tane var ama bisiklet mi o?”
diye diye başarısızlıkla sonuçlanan durum.
bazı görseller ciddi anlamda karmaşık oluyor.
bu kadar sorgulamayı bir robotun yapabileceğini sanmıyorum ama yine de siz bilirsiniz.*
devamını gör...
merve dizdar
‘86 doğumlu oyuncu. daha önce alice müzikali’nde yer almıştır. şimdilerde masumlar apartmanı’nda gülben karakterine hayat vermekte.
devamını gör...
