telefonunu açmadığın halde ısrarla aramaya devam eden kişi
açmayan kişinin bir bildiği vardır diyemeyen insan müsveddesi. açar sinkaflı konuşurum açık ve net. b***u var lan arıyosun derim yani en azından.
devamını gör...
sensiz şarkı
turgut berkes'in kara kutu albümünden bir parça.
"defter kalem yetmiyor anlatmaya,
oysa bir tek sözüm var sığmıyor ki şarkıya."
"defter kalem yetmiyor anlatmaya,
oysa bir tek sözüm var sığmıyor ki şarkıya."
devamını gör...
bir şehir bir kütüphane
(bkz: haskell free library) (bkz: haskell free library and opera house)
1904 yılında,martha stewart haskell tarafından yaptırılan,neoklasik tarzda inşa edilen ihtişamlı yapının üst katı opera alt katı ise kütüphane olarak kullanılmakta.onu diğer tüm kütüphanelerden ayıran özelliği ise bulunduğu konum itibari ile abd'nin kuzeyindeki derby line şehri ve kanada'nın güneyinde yer alan stanstead'ın sınır noktasına inşa edilmiş olduğu için çifte vatandaş olması.iki farklı ülkenin sınırları içerisinde bulunduğu için iki farklı adresi ve ismi bulunuyor (abd (bkz: haskell free library and opera house)-kanada(bkz: haskell free library) ).kütüphanenin giriş kapısı abd sınırlarında olsa da kanada'lılar hiç bir kontrole tabi olmadan rahatlıkla kütüphaneyi kullanabiliyorlar.kütüphane koleksiyonu ve opera sahnesi stanstead sınırları içinde kaldığı için abd'liler tarafından kitapsız kütüphane ve sahnesiz opera olarak adlandırılıyor.kütüphanenin fransızca ve ingilizce olarak 20.000'den fazla kitap koleksiyonu vardır ve haftada 38 saat halka açıktır.bina, her iki ülkede de tarihi sit alanı olarak kabul edilmektedir. abd'de,1976'dan beri ulusal tarihi yerler siciline kayıtlıdır. kanada'da ise, 1985 yılında kanada ulusal tarihi sit alanı olarak belirlenmiştir.



1904 yılında,martha stewart haskell tarafından yaptırılan,neoklasik tarzda inşa edilen ihtişamlı yapının üst katı opera alt katı ise kütüphane olarak kullanılmakta.onu diğer tüm kütüphanelerden ayıran özelliği ise bulunduğu konum itibari ile abd'nin kuzeyindeki derby line şehri ve kanada'nın güneyinde yer alan stanstead'ın sınır noktasına inşa edilmiş olduğu için çifte vatandaş olması.iki farklı ülkenin sınırları içerisinde bulunduğu için iki farklı adresi ve ismi bulunuyor (abd (bkz: haskell free library and opera house)-kanada(bkz: haskell free library) ).kütüphanenin giriş kapısı abd sınırlarında olsa da kanada'lılar hiç bir kontrole tabi olmadan rahatlıkla kütüphaneyi kullanabiliyorlar.kütüphane koleksiyonu ve opera sahnesi stanstead sınırları içinde kaldığı için abd'liler tarafından kitapsız kütüphane ve sahnesiz opera olarak adlandırılıyor.kütüphanenin fransızca ve ingilizce olarak 20.000'den fazla kitap koleksiyonu vardır ve haftada 38 saat halka açıktır.bina, her iki ülkede de tarihi sit alanı olarak kabul edilmektedir. abd'de,1976'dan beri ulusal tarihi yerler siciline kayıtlıdır. kanada'da ise, 1985 yılında kanada ulusal tarihi sit alanı olarak belirlenmiştir.



devamını gör...
düğüne harcanan parayla eşimle avrupa'yı gezerim diyen çift
doğru yolu bulmuş çifttir.
devamını gör...
normal sözlük erkeklerinin zehir gibi olmaları
evet bazen zehirliyorlar insanı doğru.
devamını gör...
davul bile dengi dengine çalar
bir işte çalışacaklar, dostluk ve arkadaşlık kuracaklar, özellikle de evlenecek olanlar her bakımdan (zenginlik, makam, alışkanlık, karakter vb.) kendilerine uygun kimseleri seçmesi gerektiği aksi takdirde kısa zamanda anlaşmazlıklar başlayacağı,kurulan ilişkilerin bozulacağını anlatan atasözü.
devamını gör...
de ki işte
bir oruç aruoba kitabıdır.
yürüme üçlüsünün ikinci kitabıdır. ilk kitabı için (bkz: yürüme) girdiğim tanım için ise #1108937 .
kitap oruç aruobanın felsefi söylemlerinden oluşur. sayfalarca şiirsel metinler. düşünmek için bırakılan boşluklar.
kitap 4 bölümden oluşuyor.
anlama-
rayış
ölüm (de )
yaşam (ki)
felsefe (işte)
genel olarak oruç aruoba tespitleriyle öne çıkıyor. şu şöyledir bu böyledir şeklinde yazıları okuyucuya düşündürtüyor. her bölümden büyük keyif aldım.
tabi yaşam ve felsefe bölümlerine ayrı parantez açmak istiyorum özellikle felsefe yani işte kısmı müthişti.
felsefe kısmı bizle oruç aruobayı ayıran kısım. diğer konularda en azından bilgi sahibiyiz. felsefe kısmında büyük usta nasıl bir felsefeci olduğunu göstermiş.
zaten daha önce dediğim gibi türkiye'de felsefe hakkında konuşabilecek en yetkin kişilerden biridir kendisi.
okurken cidden öyle dediğim ve canımı yakan bol bol tespitler vardı.
hoşuma giden başka kısım ise oruç aruobanın büyük düşünürlerin söylemleri hakkında yorum yapması oldu. mesela bazı sayfalarda bir düşünürün düşüncesi ile ilgili kendi yorumlarını yapmış ve altına o düşünürün adını yazmış.
tabi bol bol oruç aruobanın etkilendiği felsefecileri görüyoruz. özellikle nietzsche, kant ve wittgenstein ağırlıklı şekilde düşüncelerini okuyoruz.
felsefe hakkında nedir ne değildir nasıl yapılmalı gibi sorulara cevap getirmeye çalışıyoruz hem de oruç aruoba yardımıyla.
büyük felsefecilerin hakkında hikayeleri sayfa altında ufak yazılarla okuyup öğreniyoruz.
ölüm ve yaşam hakkında nefis analizleri bize ders oluyor.
ölüm nedir yaşam ne değildir görüyoruz.
bazen başımıza gelen olayları yazdığını görüyoruz ve yutkunuyoruz. altta örnek vereyim hemen.
yaşamında şunları da yaşayabileceksin:
1 birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için aramak.
2) birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için beklemek.
3) birisini, onu görmeye dayanamadığın için terk etmek.
neler yaşamayacaksın ki ! )
mesela bunların yazılı olduğu sayfa kalbime tornavida soktu. hepsini yaşamış biri olarak boğazım düğümlendi.
ölüm hakkında dedikleriyle ölüme sarıldım. ölümden korkmamayı gördüm. her bölümden ayrı ayrı keyif aldım. herkese yürüme üçlüsünü tavsiye ederim.
ha bu arada kitap metis yayınlarından yayınlanmıştır.
yürüme üçlüsünün ikinci kitabıdır. ilk kitabı için (bkz: yürüme) girdiğim tanım için ise #1108937 .
kitap oruç aruobanın felsefi söylemlerinden oluşur. sayfalarca şiirsel metinler. düşünmek için bırakılan boşluklar.
kitap 4 bölümden oluşuyor.
anlama-
rayış
ölüm (de )
yaşam (ki)
felsefe (işte)
genel olarak oruç aruoba tespitleriyle öne çıkıyor. şu şöyledir bu böyledir şeklinde yazıları okuyucuya düşündürtüyor. her bölümden büyük keyif aldım.
tabi yaşam ve felsefe bölümlerine ayrı parantez açmak istiyorum özellikle felsefe yani işte kısmı müthişti.
felsefe kısmı bizle oruç aruobayı ayıran kısım. diğer konularda en azından bilgi sahibiyiz. felsefe kısmında büyük usta nasıl bir felsefeci olduğunu göstermiş.
zaten daha önce dediğim gibi türkiye'de felsefe hakkında konuşabilecek en yetkin kişilerden biridir kendisi.
okurken cidden öyle dediğim ve canımı yakan bol bol tespitler vardı.
hoşuma giden başka kısım ise oruç aruobanın büyük düşünürlerin söylemleri hakkında yorum yapması oldu. mesela bazı sayfalarda bir düşünürün düşüncesi ile ilgili kendi yorumlarını yapmış ve altına o düşünürün adını yazmış.
tabi bol bol oruç aruobanın etkilendiği felsefecileri görüyoruz. özellikle nietzsche, kant ve wittgenstein ağırlıklı şekilde düşüncelerini okuyoruz.
felsefe hakkında nedir ne değildir nasıl yapılmalı gibi sorulara cevap getirmeye çalışıyoruz hem de oruç aruoba yardımıyla.
büyük felsefecilerin hakkında hikayeleri sayfa altında ufak yazılarla okuyup öğreniyoruz.
ölüm ve yaşam hakkında nefis analizleri bize ders oluyor.
ölüm nedir yaşam ne değildir görüyoruz.
bazen başımıza gelen olayları yazdığını görüyoruz ve yutkunuyoruz. altta örnek vereyim hemen.
yaşamında şunları da yaşayabileceksin:
1 birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için aramak.
2) birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için beklemek.
3) birisini, onu görmeye dayanamadığın için terk etmek.
neler yaşamayacaksın ki ! )
mesela bunların yazılı olduğu sayfa kalbime tornavida soktu. hepsini yaşamış biri olarak boğazım düğümlendi.
ölüm hakkında dedikleriyle ölüme sarıldım. ölümden korkmamayı gördüm. her bölümden ayrı ayrı keyif aldım. herkese yürüme üçlüsünü tavsiye ederim.
ha bu arada kitap metis yayınlarından yayınlanmıştır.
devamını gör...
maksim gorki
ateş karşısında bozulmayan altın, altın karşısında bozulmayan kadın, kadın karşısında bozulmayan erkek; kalitelidir.*
devamını gör...
çişimin gelmesi
evet bugün gene bilgisayar başında oturuyorum, yanımda da pet su şişesi. efenime söyleyeyim bir litre suyu da içmişim hararetten gırs gırs. sonra birden çişim geldi! allah allah nasıl olur dedim var bir şeyler de hayır olsun. sonra tuvalete gittim çişimi yaptım geldim oturdum.
bu başlık ve tanım biz sözlük eleştirisi taşımaktadır. özgün tanımlarımla uzaktan yakından alakası yoktur. kamuoyuna duyrulur.
bu başlık ve tanım biz sözlük eleştirisi taşımaktadır. özgün tanımlarımla uzaktan yakından alakası yoktur. kamuoyuna duyrulur.
devamını gör...
en çok işe yarayan icat
kulaklık tabii ki. çalan müziğin ritmine kapılıp hayal dünyamda nasıl gezinebilirdim yoksa?
devamını gör...
acı
...
ben acı’yı tanırım öfkesinden, diyor
mühürlenmişzaman yolcusu
ayaklarımın topraktan çektiği iç
ürpertisi telaşsız
gülümsüyor
tüm tanrıları kardeş ilan eden
haylaz gül hırsızı bahse giriyor
acı’nın hiçbir şey olmadığı üzerine
bir kadeh
dermanıyok dağların şerefine!
bir kadeh daha
nefessiz yaşayan ölülerin
yorulmuşların
sevişmek için şiir yazan adamların
yazmak için sevişen tüm kadınların şerefine!
gülümsüyor
...
ben acı’yı tanırım öfkesinden, diyor
mühürlenmişzaman yolcusu
ayaklarımın topraktan çektiği iç
ürpertisi telaşsız
gülümsüyor
tüm tanrıları kardeş ilan eden
haylaz gül hırsızı bahse giriyor
acı’nın hiçbir şey olmadığı üzerine
bir kadeh
dermanıyok dağların şerefine!
bir kadeh daha
nefessiz yaşayan ölülerin
yorulmuşların
sevişmek için şiir yazan adamların
yazmak için sevişen tüm kadınların şerefine!
gülümsüyor
...
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
behlül kaçar
devamını gör...
süleyman soylu'ya 22.000 defa hakaret edilmesi
kulaklarını gün aşırı çınlatanlar kaç milyon kişi acaba?
ben her saat başı, alarm kurmuş gibi sinkaflı kelimeler ile yad ediyorum kendilerini.
ben her saat başı, alarm kurmuş gibi sinkaflı kelimeler ile yad ediyorum kendilerini.
devamını gör...
benim güzel hatalarım var kadını
fikirlerine saygı duyduğum ama katılmadığım kadın.
ben hatalarımı hiç mi hiç sevmiyorum. keşke bazı şeyleri öğrenmek için hata yapmama gerek kalmasaydı. zamanında büyük sözü dinleseydim mesela ya da insanların yaşadıklarından ders çıkarıp ben de benzer hatalara düşmeseydim vesaire...
yok yok, ben sevmiyorum hatalarımı. son kararım.
ben hatalarımı hiç mi hiç sevmiyorum. keşke bazı şeyleri öğrenmek için hata yapmama gerek kalmasaydı. zamanında büyük sözü dinleseydim mesela ya da insanların yaşadıklarından ders çıkarıp ben de benzer hatalara düşmeseydim vesaire...
yok yok, ben sevmiyorum hatalarımı. son kararım.
devamını gör...
3.sınıftayken dönemin derslerini alamamak
arkadaşım tek ders alamadığı gibi 2.sınıftan da iki ders alamamıştı.kredili sistemde dersin çoksa işin zorluğunun kanıtıdır.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
bir şey beni öldürmüştü, ama yine de hayattaydım. fakat ne belleğim vardı ne de adım. zerre kadar umudum olmadığı gibi, en ufak bir pişmanlık ya da üzüntü duymuyordum. geçmişim yoktu, muhtemelen geleceğim de olmayacaktı; bana düşen yaranın oluşturduğu boşlukta diri diri gömülmüştüm. yaranın kendisiydim ben.
henry miller - oğlak dönencesi
henry miller - oğlak dönencesi
devamını gör...
ay hırsızı
(bkz: sunay akın)'ın 2009 yılında yayımlanan, küçük hikaye veya denemelerden oluşan ve farklı farklı insanları olmadık noktalardan birleştirerek bizi hayret düşürdüğü kitabı.
devamını gör...
simurg
simurg ya da zümrüdüanka kuşu bilgi ağacının dallarında yaşar ve akıllara gelebilecek her şeyi bilir. bir gün zümrüdü anka kuşu öleceğini hisseder ve kendine kuru ağaç dallarını yapışkan bir sıvı ile birleştirerek ölümünü bekleyeceği bir yuva inşa eder. güneş tüm görkemiyle ortaya çıkıp kuru dalları yakar ve simurg yuvada yanarak ölür sonra da küllerinden yeniden doğar.
devamını gör...
babam öldü lan benim
sadece babası vefat edenlerin anlayacağı bir duygudur.
(bkz: kardeş payı) dizisinin 14. ( efsane ) bölümündeki müthiş sahnedir.
(bkz: kardeş payı) dizisinin 14. ( efsane ) bölümündeki müthiş sahnedir.
devamını gör...
