merhaba gençler ve her zaman genç kalanlar!

takvim arkası podcasti ile karşınızdayım. yayın, nostalji kuşağı ve takvim sayfasının bir harmanı şeklinde olacak. sizleri türkçe 70'ler, 80'ler 90'lar ve 2000'lerin şarkılarıyla buluştururken takvim yaprağında görmeye aşina olduğumuz minik birkaç bilgiyi de aralara serpiştireceğim. nedir bu bilgiler;

-günün anlam ve önemi*
-günün özlü sözü*
-illerdeki güneş doğuş-batış saatleri*
-bugün doğan çocuklara isim önerileri*

programla ilgili her türlü görüş, öneri, şikayet, eleştiriye açığım. bana iletebilirsiniz. değerlendirir, zamanla programı ona göre daha iyi hâle getirmeye çabalarım. ilk yayın istemeden ciddî bir yayın oldu, eğleniriz sanmayın.

20.30'da 36 dakikalık yayın için kulaklıklarda olmadı hoparlörde buluşmak dileğiyle.

not1: açılış şarkısından önce ve sonra dile getirilen tüm iyi dilekler benden bütün radyo sözlük dinleyicilerine gelsin.

not2: yamalı bir program oldu. siz yayını dinlerken "ne diyo la bu değişik?" demeden önce acemi olduğumu belirtir, sürçü lisanlardan ve değişik konu geçişlerinden dolayı af dilerim.

not3: assolistler en son çıkarmış. arka plânda tüm maddî yardımları için gomercan'a; bütün manevî desteği için de uykusuz kahve'ye teşekkürü borç bilirim. radyonun pelerinsiz süper kahramanları onlar, evet.
devamını gör...

alttaki yazar ben oldum. neyse bu şiir de yine alttaki yazara gelsin.

bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan
yeni bir başlangıç vardır

parmağını sürsen dünyaya, rengini anlarsın
gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın
onu işitsen, yuvarlağı sende kalır
her başlangıçta yeni bir anlam vardır.

nedensiz bir çocuk ağlaması bile
çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır
devamını gör...

burası beni korkutmaya başladı.
devamını gör...

milliyetçi demokrasi partisi'nin logosundan bu yana gördüğüm en ilginç logo bu oldu. es kaza muharrem bey'in partisine oy verecek olsam, gülerken mührü kesin yanlış yere vururum ve oyum geçersiz sayılır. bu riske giremeyeceğim için muharrem bey beni affetsin. bir oyum var onu da kabinde gülerken zayi etmek istemiyorum.
devamını gör...

şüphesiz sırtlan sözüdür. bunun yanı sıra belediye çukuru niteliğinde gamzelere sahip insanlara da mutlu olsun diye söylenebilir.
devamını gör...

çocukluğumdan beri en sevdiğim aktivitelerden. sanki ağacın geçirdiği onlarca mevsime, dalına konan kuşlara sarılır gibi...

küçükken okul yolunda bir sürü ağaca sarıla sarıla okula gidermişim. hatta babam birinde kesilen bir ağacın kalan kök kısmına sarılıp ağladığımı ona üzülme diye teselli ettiğimi anlatır durur.

erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine depresyon tedavisine sırf civardaki kocaman ağaçlara sarılmak icin gittim desem yalan olmaz. hastane civarındaki cadde ve sokaklarda dokusu pürüssüz ağaçların adını kime sorsam farklı bir şey dedi. ayrıca civarda öyle devasa ağaçlar var ki, gördüğüm an yanlarına koşarak gitmemek için heyecanımı zor zapt ediyorum.
sarılmak yeterince abes iken bir de koşarak sarılırsam, hastaneden kaçtığımı düşünebilirler.*

bir de salkım söğüt ve kavak ağacı tutkum var ki evlerden ırak. öldüğüm zaman bir salkım söğüt veya kavak dibine gömülmeyi çok isterim.

ağaçlara sarılın, sarılanları sevin.
devamını gör...

küçük bir kız ağlıyor

öyle masum, öyle ürkek ve korkmuş ki…

“neden ağlıyorsun?” diye soruyorum..

bu sefer hıçkırıklara boğuluyor.. konuşamıyor..

bir süre sonra sakinleşiyor, yutkunuyor ve konuşmaya başlıyor…

“annem, annem” diyor, yine sözlerine devam edemiyor, gözyaşlarına boğuluyor…

saçlarını okşuyorum, “ağlama ne olursun” demek istiyorum içimden ama biliyorum ki ağlamayıp da gözyaşlarını içine akıtsa büyüdüğünde ruhunda daha büyük yaralar olacak.. acısı içine oturacak ve derin izler oluşacak…

susuyorum… sadece gözyaşlarına dokunuyorum…

bir süre sonra rahatlıyor ve ağlamayı bırakıyor…

“biliyor musun, annem beni hiç sevmiyor” diyor…

“aaa olur mu öyle şey, senin gibi cici bir kız sevilmez mi? hem anneler ne olursa olsun koşulsuz olarak çocuklarını severler…neden böyle düşünüyorsun” diyorum…

“ama annem beni sevseydi, hep bana “aptal olduğumu, yaramaz olduğumu, hiçbir şeyi beceremediğimi” söylemezdi… hani anneler, hep çocuklarının iyiliğini isterdi… annem, böyle davranarak beni üzdüğünü bilmiyor mu? annem, kötü bir şey yaptığımda sakince beni uyarsa ve iyi bir şey yaptığımda bana “aferin” dese her şey daha güzel olmaz mı? ben daha küçücük bir kızım, hatalar yaparak hayatı öğreniyorum, hiç hata yapmamak mümkün mü? hem annem hiç hata yapmıyor mu ki bana kızıp bağırıyor” diyor…

“haklısın, çok haklısın” diyorum…

boğazımda bir yumru oluştuğunu hissediyorum, gözlerimden yaşlar süzülürken, ufak bir yanlış davranışın, hayatı deneyimlemeye yeni başlayan minik bir çocuğun ruhunda ne denli büyük yaralar açabileceğini düşünmeye başlıyorum ve gözlerim çok uzaklara dalıyor…
devamını gör...

tanımlarını okurken bana sanki tanıdığım bir insanı dinliyormuşum hissi veren,doğal ,komik,samimi ve eli bol yazar ,iyki var ,yazmaya hep devam eder inşallah.sözlüğün fahri ablası.*
devamını gör...

1-leblebi dışındaki kuruyemişler (yer fıstığı, fındık, çekirdek)
2-tahin-pekmez ikilisi *
3-fıstık ezmesi *
4- cips (pringles sade)

hepsi kalorili ama ilk 3 sağlıklı en azından bu yüzden hepsini yemeye mutlu mesut devam,
baklava-börek pek sevmeyen birisi olduğuma şükrederek yazıma son veririm *
devamını gör...

hiçbir şey. o paraya alışveriş yapıp maddi durumu iyi olmayan aileye erzak yardımı yapmalarıdır.
devamını gör...

'dinin ne ?' 'müslüman değil misin yoksa ? '
devamını gör...

işe alım sırasında din, ırk, cinsiyet, dış görünüş gibi ön yargıya sebep olabilecek faktörleri ortadan kaldırmak ve sadece başvuranın yeteneklerini öğrenmek için geliştirilen bir yapay zeka olan tengai 40 dil seçeneği ile tasarlanmış ve ilk kez upplands-bro belediyesinde işe alımda kullanılmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kaynak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hayatta bazen çılgınlıklar yapmak gerek.
devamını gör...

devamında “hayni hayni yaba helik melik duni gel fakiri yaba” şeklinde devam eden "kemal sunal"ın "atla gel şaban" filminde altılı ganyan transının olmazsa olmaz kopuk şarkı.
devamını gör...

t: dil biliminde, yüklemlerin alabildiği öge sayısı ve türünün kapasitesidir. daha basit tabiriyle her fiilin bir istemi vardır.

bak- fiilini ölçünlü türkiye türkçesinde, cümle içinde yönelme, vasıta ve ayrılma hali ekiyle kullanırız: "bana baktı", "endişeyle baktık", "pencereden baktı". "beni baktı" veya "pencerede baktı" demek ölçünlü türkiye türkçesi için doğru olmaz. başka bir deyişle bak- fiili yönelme, vasıta ve ayrılma hali eki "ister".
örneğin çık- fiilinin basit çekimli halinin 4 tane istemi (yalın hal hariç) vardır: "eve çıktık, yoldan çıktım, onunla çıktın, kokusu çıktı" (yönelme, ayrılma, vasıta, belirtme hali eki) bazıları kalıplaşmış ifadeler olsa da sonuçta farklı durumları ifade etmek için farklı hal ekleri kullanılmaktadır.

bu istemler ağızlarda, jargonlarda, argolarda, bir dilin eski dönemlerinde, aynı kökten türeyen diğer lehçelerinde farklı farklı olabilirler. örneğin muğla ağzında "beni köfte yapıver" veya denizli'de "beni bak" duyabilirsiniz. köktürkçede (cümleyi sallıyorum) "ebde bar*" görürseniz türkiye türkçesine aktarırken "evde var" demeniz doğru olmaz; "eve var" deriz.
bir zamanlar da "beni elleme" mi "bana elleme" mi tartışması vardı. cevabı basit: ölçünlü türkiye türkçesi için doğrusu "beni elleme"dir. fakat "bana elleme", örneğin mardin ağzında kullanılıyorsa, o kullanım mardin ağzı için "doğru"dur. aynı fiilin aynı durumu farklı hal ekleriyle ifade etmesine de "istem farklılığı" denir. yani, hemen üstteki beni-bana örneği.
devamını gör...

12 maymun;

distopik bir film olduğu için anlamanız biraz zor olabilir ama sağlam bir film.
devamını gör...

3 ay boyunca bağ evinde kalsam bile sıkılmayan bir insanım. ben oturayım kitabımı okuyayım, kahvemi içeyim; komşunun köpeğini gezdireyim, ormanlardan geçeyim; mangal olsun, izleyecek filmim olsun, hamağım olsun, şarabım olsun; varsın zombi salgını olsun kılımı kıpırdatmam.*
devamını gör...

artificial animals riding on neverland tarafından je vais bien ne t'en fais pas filmi için hazırlanıp soundtrack albümüne ilk sıradan koyulan efsanevi parçadır.
sözlerini anlamasanız dahi müziğiyle size ne anlatmak istediğini hissettiren bir parçadır.
2.dakikanın 48.saniyesinden sonra dans etmek hatta zıplamak serbesttir..
devamını gör...

12 nisan 1961 - 60 yıl önce bugün sovyetler birliği kozmonotu yuri gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu. dünya yörüngesindeki yolculuğu 108 dakika sürdü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

we are the fallen isimli bir gruba isim konusunda ilham olacak kadar harika bir albüme imza atmış grup, (bkz: fallen). ayrıca lithium isimli parçayı amy 16 yaşındayken yazmış ve hayatında hiç lityum kullanmamış, çevresinde bipolar bozukluk tedavisi gören kimse olmamış diye bir rivayet var. eğer doğruysa lityumun etkilerini ve bipolar birinin hissettiklerini çok güzel yazmış. haydi tekrar dinleyelim.

bonus. we are the fallen - bury me alive
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim