hayatın nasıl gittiğini şarkı sözü ile anlatmak
ya dışındasındır çemberin
ya da içinde yer alacaksın
kendin içindeyken
kafan dışındaysa
ya da içinde yer alacaksın
kendin içindeyken
kafan dışındaysa
devamını gör...
halet-i ruhiye
ruh hali anlamındadır. sabahattin ali kürk mantolu madonna kitabın da halet-i ruhiyesini aşağıdaki sözlerle ne de güzel ifade etmiş. olur ya bazen bir şeyi yaparsınız ama yaptığınız şeye asla dikkatinizi veremezsiniz. aklınız, kalbinix başka başka şeylerde takılı kalır. işte bu söz tam da bu duygu selini anlatmak için biçilmiş kaftan.
her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışıyordum. bir tek harfini bile fark etmeden sayfaları çeviriyor, bazen dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor, fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum. "
sabahattin ali- kürk mantolu madonna
her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışıyordum. bir tek harfini bile fark etmeden sayfaları çeviriyor, bazen dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor, fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum. "
sabahattin ali- kürk mantolu madonna
devamını gör...
bekar oğlu olan annelerin her ortamda kız bakması sorunsalı
hastanede bile hemşirelerin eline bakar yüzük var mı diye. düğün, kısır günü, cenaze farketmez. yeter ki gözüne kestirsin. avına sinsice yaklaşır ve "bekar mısın kızım?" diyerek ağına düşürmeye çalışır.
devamını gör...
ya kızım beni deli etme ben aradığımda o telefon açılacak diyen erkek
"oğlum bak elim ayağım titriyor beni dellendirmeden bak şuradan s**tr git bir daha da sakın arama." denilip uğurlanacak erkektir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
kimseye itiraf edemediğim büyük bir hedefim var kendime göre. insanların tepkisinden ve kötü söylemlerinden korkuyorum.(yapamazsın gibi) bunu hayata geçirebilmek için çabalıyorum ama insanlar etkiliyor. günün birinde bu hedefimi gerçekleştirip yakın bir zamanda aileme söyleyebilirim inşallah.
devamını gör...
sincap

sincaplar hakkında kısa bir yazı yazıp gideceğim sevgili okurlar. çok tatlı hayvanlardır.*
sincaplar gömdükleri yiyeceklerin yerlerini nasıl hatırlıyor?
sonbahar gelip hava serinlediğinde ihtiyatlı sincapları bir telaş sarar. bulabildikleri kadar sert kabuklu yemişi toprağa gömerek yiyecek bulmanın zor olacağı kış mevsimine hazırlık yaparlar.
kış için yiyecek depolayan bu tatlı canlıların bazıları yiyeceklerinin tamamını tek bir yerde saklar. gömdükleri yiyecekleri bulurken sincapların sadece koku duyularına güvendikleri düşünülüyordu. ancak güncel araştırmalar, sincapların birbirine çok yakın konumlanmış stoklardan sadece kendilerine ait olanları açtıklarını ortaya çıkardı. bu durum, sincapların yiyecek gömerken uzamsal ipuçlarından da faydalandıklarını gösteriyor.
gelişmiş olaysal (epizodik) bellekleri, koku duyusunun işe yaramadığı kar altındaki yiyeceklerini bulmada sincaplara avantaj sağlıyor. kendilerini izleyen türdeşlerini kandırmak için kazdıkları sahte depoları da uzun süre hatırlayabilen sincapların yaşadıkları bölgenin detaylı zihinsel haritasını çıkarabildiği düşünülüyor.
sincapların her bir depolama ünitesine farklı türde yiyecek saklaması da bir süre sonra küçük depolarının yerlerini hatırlamalarını kolaylaştırıyor. yiyecekleri bulmada %95 başarı gösteren sincaplar, bulamadıkları tohumlarla doğaya yeni ağaçlar kazandırıyor.
kısacası sincapları sevelim.* ve onlar gibi biz de doğaya yeni fidanlar dikerek katkıda bulunabiliriz.
kaynak: tübitak bilim ve teknik dergisi mart 2019* sayısı syf. 36 yazan: mesut erol.
devamını gör...
yazmayınca unutulmak
büyük haksızlık.
devamını gör...
dile takılan şarkı sözleri
bu durumu reklamlarda da yaşıyorum. üniversite sınavında “ alarka kombi gerçek kombi gerçek konfor ‘ diye içimden geçirmiştim .
devamını gör...
sanat eserinin analizi
sanat eserini yorumlamakta önem arz eden şey, bence sanat tüketicisinin kendisidir. duygusal etki kuramı bağlamında bir eseri yorumlamak nasıl olmalı ?
bu fotoğrafta en önemli imge, kuşkusuz, yere saçılan hamburger ve patates cipsleri.
ikinci önemli unsur ise cadde ve yağmur suyu ızgarası.
kadrajın ortasına, bağrı açık, baygın halde yatan bir erkek ve ona yatak odasında uyuyormuşçasına sarılan bir kadın koyarak, kompozisyonu başarıyla tamamlamış sanatçı.
tam olarak sanat tüketicisine hitap eden bir eser bu.
fast food yaşam tarzının insan ilişkilerindeki rolü, diye bir başlık açıp değerlendirebiliriz bu eseri.
ınsanların insanlarla olan ilişkisi,
vucutların vucutlarla olan ilişkisi,
kadın erkek ilişkilerindeki; partnerini tüketme arzusu,
ılişkilerdeki saplantılı eğilimler,
herşeyin maddiyata endeksli olduğu toplumsal yaşamda, yalnızca cinsellikle karşılanan haz alma paradigması,
samimiyet ve bağlılık mı? yoksa simbiyotik ilişkiler ve eğlence mi?
gibi alt başlıklar açarak değerlendirmeler yapılabilir. ayrıca kadrajdaki imgeler arasında farklı metaforlarda kurgulanabilir.
bu fotoğrafta en önemli imge, kuşkusuz, yere saçılan hamburger ve patates cipsleri.
ikinci önemli unsur ise cadde ve yağmur suyu ızgarası.
kadrajın ortasına, bağrı açık, baygın halde yatan bir erkek ve ona yatak odasında uyuyormuşçasına sarılan bir kadın koyarak, kompozisyonu başarıyla tamamlamış sanatçı.
tam olarak sanat tüketicisine hitap eden bir eser bu.
fast food yaşam tarzının insan ilişkilerindeki rolü, diye bir başlık açıp değerlendirebiliriz bu eseri.
ınsanların insanlarla olan ilişkisi,
vucutların vucutlarla olan ilişkisi,
kadın erkek ilişkilerindeki; partnerini tüketme arzusu,
ılişkilerdeki saplantılı eğilimler,
herşeyin maddiyata endeksli olduğu toplumsal yaşamda, yalnızca cinsellikle karşılanan haz alma paradigması,
samimiyet ve bağlılık mı? yoksa simbiyotik ilişkiler ve eğlence mi?
gibi alt başlıklar açarak değerlendirmeler yapılabilir. ayrıca kadrajdaki imgeler arasında farklı metaforlarda kurgulanabilir.
devamını gör...
hulki cevizoğlu
önceden çok sevdiğim, özellikle ceviz kabuğu programını severek izlediğim, ancak son günlerde duyduklarımla "et tu, brute?" dememe neden olmuş kişi.
devamını gör...
gündem yerine akışa bakmak
gündem sürekli aynı olduğundan yaptığım eylemdir. vallahi bunaldım.
devamını gör...
türkiye’de herkesin borçlu olması
çünkü borçlanmadan bir şey sahibi olmak imkansız maalesef.
babadan hanlar kalmadı, kendim bir şeyler yapmaya çalışıyorum. bu şartlarda borçlanmadan sadece karnımı doyururum.
babadan hanlar kalmadı, kendim bir şeyler yapmaya çalışıyorum. bu şartlarda borçlanmadan sadece karnımı doyururum.
devamını gör...
bugün kendin için ne yaptın sorusu
uzun bir süredir dokunmadığım ukulelemi sonunda elime aldım. azıcık bir şeyler çalabiliyormuşum.
devamını gör...
yeteneksiz olmak
yeteneksiz olmak mümkün değildir sadece henüz keşfetmemişsinizdir fazıl say evinde piyano olmasaydı nerden bilecekti bu kadar yetenekli olduğunu sakin olun ve yeteneğinizi keşfetmeyi bekleyin.
devamını gör...
mide bulantısı
hiç bir şeye benzemeyen rahatsızlık.
ne konuşabilirsin, ne bir yere gidebilirsin, ne uyuyabilirsin, ne bir şey yiyebilirsin.
başıma gelmesin de günlerce midem ağrısın tercih ederim.
bir iki yıldır uğramıyor yanıma elhamdulillah.
ne konuşabilirsin, ne bir yere gidebilirsin, ne uyuyabilirsin, ne bir şey yiyebilirsin.
başıma gelmesin de günlerce midem ağrısın tercih ederim.
bir iki yıldır uğramıyor yanıma elhamdulillah.
devamını gör...
iris'in ölümü
yine bir didem madak şiiri.
birçok nedenden belki de hiçbir nedenden ötürü çok seviyorum kendisini.
yaşasaydı, limon ağacımı nasıl hayatta tutacağımı anlatırdı bana muhakkak.
ki söz vermişliği var bu hususta..
bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki
bazı şarkılar vardır
cızırtılı bir yağmur gününü anlatır
uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı
deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır
o zaman bir yavru yengece bakan
insanların şarkısı olurdu o şarkının adı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismim herkese
sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı
bazı şarkılar vardır
ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır
işte o ellerimle herkese
çamurlu şiirler uzatsaydım
hepsi çok kirli olsaydı tanrım
bazı şarkılar vardır
kırmızı akşamsefalarını anlatır
karanlığın kalbinde yalnız açmanın acısını
komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını
geceyi onlar bahçeye taşırdı
ben ne zaman öleceğim tanrım
sabah olunca mı?
keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım
irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi
ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi
şu odanın ortasında dursam
saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım
artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum
bazı şarkılar vardır
kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır
kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
o şarkının adı
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismimin bir anlamı olmasaydı
herkes çıkarsın kalbini
o çirkin mücevher sandığından
ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım.
birçok nedenden belki de hiçbir nedenden ötürü çok seviyorum kendisini.
yaşasaydı, limon ağacımı nasıl hayatta tutacağımı anlatırdı bana muhakkak.
ki söz vermişliği var bu hususta..
bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki
bazı şarkılar vardır
cızırtılı bir yağmur gününü anlatır
uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı
deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır
o zaman bir yavru yengece bakan
insanların şarkısı olurdu o şarkının adı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismim herkese
sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı
bazı şarkılar vardır
ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır
işte o ellerimle herkese
çamurlu şiirler uzatsaydım
hepsi çok kirli olsaydı tanrım
bazı şarkılar vardır
kırmızı akşamsefalarını anlatır
karanlığın kalbinde yalnız açmanın acısını
komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını
geceyi onlar bahçeye taşırdı
ben ne zaman öleceğim tanrım
sabah olunca mı?
keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım
irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi
ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi
şu odanın ortasında dursam
saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım
artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum
bazı şarkılar vardır
kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır
kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
o şarkının adı
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismimin bir anlamı olmasaydı
herkes çıkarsın kalbini
o çirkin mücevher sandığından
ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım.
devamını gör...
değerli yalnızlık
ilk defa 19. yüzyıl sonlarında ingiltere tarafında tarafından ortaya atılmış bir dış politika stratejisidir. çok afilli bir terim tabi ama basitçe tarafsız kalma olarak düşünülebilir.
devamını gör...
