kim olursa olsun ne kadar çok seversem seveyim beni mutsuz eden,strese sokan, huzurumu kaçıran herkesi hayatımdan çıkarmış olmamdır.

yeri geliyor yalnız kalıyorsun ama en azından kafan rahat oluyor. tekrar aynı şeyleri yaşatacaklar mi-yapacaklar mı? gibi bir derdin olmuyor.
devamını gör...

k-pop üyeleri "inanç grubu gibi hareket ediyorlar. aşık olmaları, madde kullanmaları yasak. cinsiyetsizlik öneriyor ve kendilerine ciddi bir sadakat istiyorlar.''
bu nedenler yüzünden k-pop'un gençler için tehlikeli olduğu düşünülüyor.
(bkz: bts)
(bkz: everglow)
(bkz: blackpink)
(bkz: ıtzy)
(bkz: bigbang)
devamını gör...

sözlükte üniversite öğrencileri epey fazla. şimdilerde sınav moduna girmişler harıl harıl ders çalışıyorlar.
sözlüklerin ilk zamanlarında tanım girenler çok olur, bir müddet sonra forum ve anketler ağırlık kazanır. tanım yazarken sözlükte daha çok online kalınırken, anket ve forumlarda birkaç kelime yazılıp çıkılır.
troller sözlüğü karıştırmak için ellerinden gelen yapıyordu, moderasyon onları yıldırmış gibi.
yazarlar da artık trollere cevap vermemeye başladı, yazar engelle seçeneği sayesinde artık trolleri görmüyoruz.
günlük hayatta ezik insanlar vardır, sözlükte klavye delikanlısı kesilip ona buna sataşırlar. yazarlığa yeni başlamış insanların hevesini kırarlar.
açılan başlıkları eleştirme, tanımları eleştirme, her şeyi eleştirme, sürekli negatif enerji yayma…
hevesi kırılan arkadaşlar unutmayın ki…
cahil insanlarla tartışmayın, zaman kaybı.
vezirin biri şair eşref’e gelir. “şair oldum, bir mısra yazdım gerisini sen tamamla” diye bir kese altın verir.
şair eşref bakar kağıda “yağdı yağmur, çaktı şimşek” yazıyor. o da kafiyeli tamamlar “sen de mi şair oldun be eşşo*şek”.
kimse sözlüğe yazarlık sertifikası ile üye olmadı ki...o yüzden genç arkadaşlarımız her olumsuz eleştiride bulunanı ciddiye almasınlar.
…usta bir ressamın çaylak öğrencisi eğitimini tamamlamış. usta ressam, öğrencisine
”yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın? resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. insanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma” demiş.
öğrenci, ustasının dediğini yapmış, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş.
resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş.
üzüntüyle ustasının yanına dönmüş.
usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş. fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.
yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. öğrenci denileni yapmış.
birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. sevinçle ustasına koşmuş.
usta ressam şöyle demiş:
“ilkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
ikincisinde, onlardan yapıcı olmalarını istedin. yapıcı olmak eğitim gerektirir. hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.
kıssadan hisse sizi eleştiren yazar kim bir bakın.
ıvanmılınskı, zülal_kalender1, örnek vatandaş , freud purosu, mahlassızım, tenturdiyot gibi adlarını yazsam onlarca satır tutacak usta yazarlar mı eleştiriyor ya da “kendi himmete muhtaç dede, nerede kaldı gayriye himmet ede!” tarzında olanlar mı?
birçok yetenekli yazar görüyorum, güzel yazıyorlar ama henüz keşfedilmedikleri için az beğeni alıyorlar, ileride belki nick altı günleri düzenleriz.
ağanın eli tutulmaz derler, yoldaş benjamin franklin nick altı günlerinde kim bilir kaç puan takar çiçeği burnunda yazarlara, sözlük de canlanır.
devamını gör...

evet cinsiyetçidir.
mal alır verir gibi kız alıp vermek nedir?.
devamını gör...

- hşşt sakın. sakın tek bir kelime daha edeyim deme. sakın tek bir yalan daha söyleme. niye biliyor musun?
çünkü inanırım..
(bkz: ezel)
devamını gör...

benimdir.
yazarlığım 8 ay önce onaylandı.
devamını gör...

yahya kemal beyatlı’nın ispanya’dan esinlenerek aruz vezninde yazdığı tablo gibi bir şiirdir.
münir nurettin selçuk’un; şiirin coşkusuna, heyecanına yaraşan bestesiyle de kürdilihicazkâr makamında yüce bir esere dönüşmüştür.

birbirini bu kadar kusursuz tamamlayan beste ve güfte ikilisi bulmak epey zordur. yahya kemal şiiriyle bir resim yaratmış, münir nurettin’in bestesi ise bu resme can katarak, resmi harekete geçirmiştir. nesrin sipahi yorumu da çok hoş olmuştur.


zil, şal ve gül. bu bahçede raksın bütün hızı...
şevk akşamında endülüs üç defa kırmızı...

aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
ispanya neş'esiyle bu akşam bu zildedir.

yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri,
işveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri...

her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır;
ispanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.

alnında halka halkadır aşüfte kâkülü,
göğsünde yosma gırnata'nın en güzel gülü...

altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir
ispanya varlığıyla bu akşam bu güldedir.

raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;
bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...

gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli...
şeytan diyor ki, sarmalı, yüz kerre öpmeli...

gözler kamaştıran şala, meftun eden güle,
her kalbi dolduran zile, her sineden:
"ole!"

münir nurettin yorumu
nesrin sipahi yorumu
devamını gör...

biri çay ikram edince kaşığı kafasına fırlatıyorum. var mı daha iyisi bence yok.
devamını gör...

not: bir başka sitedeki kendi yazımdan alıntıdır.


termodinamik yasaları ile ilgili bir düşünce deneyi.

yazı, içerikten kaynaklı olarak mecburen biraz uzun olacak. baştan uyarmış olayım.

***

termodinamik, 4 yasa üzerine şekillenmiştir. cinin olayını anlamak için kısaca bakalım bunlara.

0. yasa:
elimizde bir a ve bir de b olmak üzere 2 sistem olsun. bu sistemler birbirleriyle etkileşim içerisinde olsunlar. eğer etkileşime rağmen ikisinin de sıcaklığında zamanla bir değişim meydana gelmiyorsa, bu sistemler ısıl dengededir.

bir c sistemimiz daha olsun. bunun sıcaklığına dair bir bilgimiz olmasın. bu sistemi mesela a sistemi ile etkileşecek şekilde konumlandıralım. tıpkı yukarıdaki gibi, a ve c arasında bir ısı alışverişi ve sıcaklık değişimi olmazsa, a ile c ısıl dengededir. o halde c sistemini b ile bir araya getirmeye gerek kalmadan, b ve c'nin de ısıl dengede olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

1. yasa:
çoğumuzun bildiği "enerji yoktan var, vardan yok edilemez" sözünün temeli olan yasadır. ancak enerji bir formdan diğerine dönüştürülebilir.

2. yasa:
en meşhur yasadır da diyebiliriz. entropi ilkesi olarak da bilinir. en kaba şekliyle, evrendeki her şeyin minimum enerji ve maksimum düzensizliğe gitme eğilimi içerisinde olduğunu söyler. bir yerde var olan enerji, %100 verimli şekilde işe dönüştürülemez. bir kısmı işe dönüşürken, bir kısmı da sistem içerisinde kullanılır.

3. yasa:
basitçe, hiçbir maddenin sonlu sayıda işlemden geçirilerek mutlak sıfır noktasına kadar soğutulamayacağını söyler.

***

cin konusuna geçmeden önce 2 detayı daha hatırlamak gerek.

1- bir ortamda bulunan parçacık ya da moleküllerin tamamı aynı hıza sahip değildir. ortalama bir hız değeri ve bunun altında ya da üstünde kalan hızlarda hareket eden parçacıklar bulmak mümkündür. yani hız değerleri bir dağılım gösterir.

2- odaya bıraktığınız sıcak bir çayın zamanla soğumasını beklersiniz, daha fazla ısınmasını değil. normal şartlarda ısı transferi sıcak olan ortamdan, daha soğuk olana doğru gerçekleşir. sıcak çay, ısısını daha soğuk olan oda ortamına vererek onunla eşit sıcaklığa gelir bu yüzden.

***

düşünce deneyimiz şöyle:

ortasında açılıp kapanan küçük bir kapı olan, eşit sıcaklıkta 2 bölmemiz var ve cinimiz de bu kapının yanında nöbet tutuyor.

cinin görevi, ortamdaki moleküller içerisinde, ortalama hızdan daha hızlı ve daha yavaş olan molekülleri ayrı ayrı bölmelerde bir araya toplamak için, uygun zamanda kapıyı açıp kapatmak. ortalamadan daha hızlı moleküller kapıya yaklaştığında cin kapıyı kapatıyor ve geçişe izin vermiyor. ortalamadan daha yavaş moleküller içinse kapıyı açıyor ve bunların diğer bölmeye geçmesine izin veriyor. yani 1. bölmeye hızlı, 2. bölmeye de yavaş olan molekülleri topluyor.

şöyle bir sorun geliyor karşımıza: başlangıçta bölmelerin sıcaklıkları eşitti, ancak cin termodinamiğin 2. yasasına aykırı görünen bir iş yapıyor gibi... eşit sıcaklıktaki bölmeler arasında ısı transferi yaptığı için bölmelerden biri zamanla daha sıcak, diğeri daha soğuk oluyor. hatta sıkıntı tam olarak şu: yavaş olan molekülleri diğer tarafa geçirerek, soğuk ortamdan sıcak ortama ısı aktarıyor. oysa böyle bir şey gerçekte pek de karşılaşacağımız bir durum değil.

görünüşe göre termodinamiğin 2. yasası ihlal edildi ama gerçekten edilebilir mi?

edilemeyeceği, birçok uğraş ve çalışmadan sonra, landauer - penrose - bennett çözümü ile anlaşıldı. buna göre cini de sistem içerisindeki bir faktör olarak hesaba katmak gerektiği açıkça ortaya çıkmıştı. cin, gazın entropisini düşürmesine düşürüyordu, ama aynı işlemi sürekli tekrarlıyordu (moleküllerin hızını ölçme ve kapıyı açıp kapatma.) cin canlı bir varlık da olsa, bir bilgisayar da olsa hafızasını sonsuza kadar verimli kullanamayacak ve eski bilgileri "kafasından" silmek zorunda kalacaktı. silme işlemini yaparken enerji harcamak, çevreye ısı vermek zorunda kalacağından, sürekli olarak entropi doğuracak ve böylece toplam entropi sürekli olarak artmaya devam edecekti. bu da 2. yasanın geçerliliğini koruması demekti.

maxwell'in cini adlı bu düşünce deneyi 2. yasayı geçersiz hale getirmek şöyle dursun, yasanın mikroskobik sistemler için de geçerli olduğunu ortaya koymuş oldu.
devamını gör...

başaramadık. özür dileriz.
devamını gör...

ingilizce karşılığı "scapegoat" olan benzetme, isim.
devamını gör...

acemilikte,kısa sürede onlarca askere aşı yapmak zorunda olan hemşirelerdir.aynı anda biri sağ,diğeri sol kolunuza saplar.
devamını gör...

(bkz: eniştenin ablayı aldattığı gerçeği)
devamını gör...

hala yeni bölümleri yayınlandığını bildiğim, bir dönem deli gibi izlediğim çizgi dizidir. dizinin alfası bloom olmak için sayısız ilkokulda sayısız kavga çıkmış ve ben de bu kavgalardan yeterince nasiplenmişimdir. şimdi düşününce keşke dönebilseydim dediğim zamanlardır.
devamını gör...

bu gece beni kusturmak için her şeyi yapan seviyesiz yazar. umarım uçurulur.
devamını gör...

bugün lüks restoranların favori mönüsü aslında geçmişin yoksul yemeği. incecik hamurun üzerine yalnızca biberiye eklenip fırına bırakılıyor, piştikten sonra da biraz zeytinyağı dökülüyor, sonra tuzlanıp hazır hale getiriliyor. bu katıksız pizza yıllarca yoksul italyan ailelerin besini olmuş. pizza zamanla ülkeye yayıldıkça da üzerine konan malzemeler çeşitlenmiştir.
devamını gör...

yüzlerce yıldır herkes yanlış anlamış ama neyseki bazı ateistler bize gerçek islamı gösteriyor.
devamını gör...

öyle bir ülke düşünün ki bu ülkede kavramlar, içine dışına çıkartılabiliyor. örneğin bu başlığa konu olan ekran alıntılarında geçen “12 nisan 2021 toplu tecâvüz ve toplu katliam günü” hakkında bazı sosyal medya kullanıcıları, kara mizah olduğunu, ciddiye alınmamaları gerektiğini söylemiş. bunun ciddi bir durumun olup olmadığını anlayabilmek için illâki ailenizin ve arkadaşlarınızın başına mı gelmesi gerekiyor? bu tür konularda ülke nüfusunun yarısından fazlasındaki rahatlık, beni cidden gerim gerim geriltiyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ordu/merkez
devamını gör...

geçen hafta kızımın servis şoföründen telefon numarasını isteyerek dahil olduğum eylem.
servis şoförü sağ olsun, bu isteğimi nezaketle karşıladı.
"yenge sen çaldır beni, ben de kaydedeyim."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim