yeni akit'in friends sansürü
bunlar kadın koluna da mı halleniyormuş.
devamını gör...
nickaltı
şahsımın sadece sözlükten kafa izni tatiline çıktığında doldurulan alan.
girin bakın nickaltima, çoğu yazarın onu terk eden eski sevgilisine serzenişte bulunması gibi "geri dön tülayyy,seni çok özledim aşgııımm"nidalarinda seslenmesi gibi "gitmesiyle üzen yazar, acilen dönmesi gereken yazar, iyi ki vardi niye gittiydii" .. neyim ben eski sevgiliniz falan mı?
ulan sözlükteyken girsenize şöyle güzel 2,3 nickalti. ılla sözlükten gitmemiz mi gerekiyor?
söyle bana ilhami abi ben sözlükten gidince mi varoluyorum ?
girin bakın nickaltima, çoğu yazarın onu terk eden eski sevgilisine serzenişte bulunması gibi "geri dön tülayyy,seni çok özledim aşgııımm"nidalarinda seslenmesi gibi "gitmesiyle üzen yazar, acilen dönmesi gereken yazar, iyi ki vardi niye gittiydii" .. neyim ben eski sevgiliniz falan mı?
ulan sözlükteyken girsenize şöyle güzel 2,3 nickalti. ılla sözlükten gitmemiz mi gerekiyor?
söyle bana ilhami abi ben sözlükten gidince mi varoluyorum ?
devamını gör...
nasıl ne zaman
1970’li yıllarda hardal müzik grubunun söylediği şarkılardan birisi olup, sözlerini çok anlamlı bulduğum bir şarkı.
gençlik bir kitaptı, okuduk bitti
canım bahar geçti çoktan, kış şimdi
ne kaldı sana bu dünyada
ne kaldı sana bu dünyada
hani o sevincin, o cıvıl cıvıl kuş?
nasıl ne zaman geldi, nasıl gitti?
nasıl ne zaman geldi, nasıl gitti?
alacağın bir kaç nefes, hiç düşündün mü?
ne kalacak senden, hiç düşündün mü?
bir cansız vücudun o da çürür, toprak olur gider
bir cansız vücudun o da çürür, toprak olur gider
bak yıllar nasıl geçiyor
bak yıllar nasıl geçiyor
gençlik bir kitaptı, okuduk bitti
canım bahar geçti çoktan, kış şimdi
ne kaldı sana bu dünyada ha
ne kaldı sana bu dünyada
hani o sevincin hı ha ha ha
o cıvıl cıvıl kuş
nasıl ne zaman geldi, nasıl gitti?
nasıl ne zaman geldi, nasıl gitti?
bahar her zaman geri gelir
biz olsakta, olmasak ta ...
--- alıntı ---
gençlik bir kitaptı, okuduk bitti
canım bahar geçti çoktan, kış şimdi
ne kaldı sana bu dünyada
ne kaldı sana bu dünyada
hani o sevincin, o cıvıl cıvıl kuş?
nasıl ne zaman geldi, nasıl gitti?
nasıl ne zaman geldi, nasıl gitti?
alacağın bir kaç nefes, hiç düşündün mü?
ne kalacak senden, hiç düşündün mü?
bir cansız vücudun o da çürür, toprak olur gider
bir cansız vücudun o da çürür, toprak olur gider
bak yıllar nasıl geçiyor
bak yıllar nasıl geçiyor
gençlik bir kitaptı, okuduk bitti
canım bahar geçti çoktan, kış şimdi
ne kaldı sana bu dünyada ha
ne kaldı sana bu dünyada
hani o sevincin hı ha ha ha
o cıvıl cıvıl kuş
nasıl ne zaman geldi, nasıl gitti?
nasıl ne zaman geldi, nasıl gitti?
bahar her zaman geri gelir
biz olsakta, olmasak ta ...
--- alıntı ---
devamını gör...
kuzenle sevişmek
(bkz: ensest)
devamını gör...
hayatım kayarken yapmaya bayılıyorum denilen şeyler
devamını gör...
normal sözlük'ün reklamsız olması
bence çok yanlış bir düşünce abartı olmayan reklam beni rahatsız etmez kaldı ki adblock falan var. oradan gelecek para nice hayvan barınakları kimsesiz çocuklara yahut köy okulları projelerinde değerlendirilebilir.
asla asla demeyin sayın admin. biraz etraflıca düşünmeye davet ediyorum sizi.
asla asla demeyin sayın admin. biraz etraflıca düşünmeye davet ediyorum sizi.
devamını gör...
fıstıklıbörek
bugün de yeni ve güzel bir bilgi edinmemi sağlamış, yazar arkadaşımız. kendisine bir de buradan teşekkür etmek istedim, bilgi güçtür.
nice yıllar yazdıklarını okumak dileğiyle.
nice yıllar yazdıklarını okumak dileğiyle.
devamını gör...
yol boş olduğu halde yayaya yeşil yanmasını beklemek
yaklaşık 10 yıl kadar öncesinde hollanda merkezli bir firmada bir yıl süre ile çalışma fırsatım olmuştu. bu aynı zamanda benim ilk yurt dışına çıkışımdı.
ilk başlarda anlam verememiştim bu olaya. insanalar ışıkta araba olmamasına rağmen bekliyorlardı. tabi bende bekliyordum onlarla beraber.
sonra geldik buraya, dedim artık avrupa görmüş adamsın ışıkta bekleyiver bir zahmet.
şimdi bizim buralarda bir ışık var yayaya sürekli kırmızı yanıyor. yıllardır böyle. medeni insan olsan sonsuza kadar bekle orada.
yani anlayacağınız medeniyet sadece toplumsal değil birazda altyapısal bana göre.
ayrıca başka bir medeniyet göstergesi olarak
(bkz: kaydıraktan kayarken arkadan kayılması)
ilk başlarda anlam verememiştim bu olaya. insanalar ışıkta araba olmamasına rağmen bekliyorlardı. tabi bende bekliyordum onlarla beraber.
sonra geldik buraya, dedim artık avrupa görmüş adamsın ışıkta bekleyiver bir zahmet.
şimdi bizim buralarda bir ışık var yayaya sürekli kırmızı yanıyor. yıllardır böyle. medeni insan olsan sonsuza kadar bekle orada.
yani anlayacağınız medeniyet sadece toplumsal değil birazda altyapısal bana göre.
ayrıca başka bir medeniyet göstergesi olarak
(bkz: kaydıraktan kayarken arkadan kayılması)
devamını gör...
pilates
3 sene boyunca spor salonunda çok tatlı bir hoca eşliğinde haftada 5 gün, günde birer saat olmak üzere düzenli yaptığım spor. pilatese başladığım ilk 2 hafta kas ağrısından uyuyamadığım zamanlar oldu ama sonra vücut alışıyor. pilatese başlama amacım, kilo vermekti. ama sonra salona kilo almak için gelenleri de görünce anladım ki sadece pilates yaparak kilo vermek mümkün değil. o dönem derin araştırmalara başladım, güç ve fitness kanalını keşfettim. meğer aslolan, kalori açığı çıkartmakmış yani gün içinde harcanan kalori, alınan kaloriden fazla olmalıymış. kalori hesaplama uygulaması olan fatsecret'i yükledim. diyetisyene gitmeden, ameliyat vb olmadan, tamamen sağlıklı beslenerek, bol su içerek kalori, makro hesabı ve pilates ile bu süreçte 25 kg verdim. verilen kiloların çoğu yağdandı. yağ oranımda bayağı düşüş oldu. bu süreçte pilates sayesinde vücutta sarkma vb. olmadı, vücudum sıkılaştı. 25 kg vermiştim ama herkes 40 kg vermiş gibisin, çok gençleştin, falan demeye başlamıştı. bir arkadaşımın tabiriyle, önceden çocuklarımın anneannesi gibi görünürken şimdi ise annesi gibi görünmeye başlamıştım. duygusal dünyama da faydası olduğunu düşünüyorum çünkü bu süreçte antidepresanı bırakmıştım eskisi kadar depresif hissetmiyordum, aslında yapılan hangi spor dalı olursa olsun, bedenin gevşemesi, zihnin de gevşemesini, sakinleşmesini sağlıyor. bu da genel olarak daha iyi hissetme hali olarak ortaya çıkıyor. pilatesi, stres atmak, temiz bir beslenme ile kas oranınızı arttırmak ve bedenen, zihnen ve ruhen sakinleşmek için tavsiye ederim.
devamını gör...
kray ikizleri
50'ler ve 60'larda londra çevresinde işlenmiş organize suçların en önde gelen isimleri. bir kardeş ronald "ronnie" kray diğeri ise reginald "reggie" kray'dır. george cornell (ingiliz suçlu) ve jack mcvitie (jack the hat olarak bilinen ingiliz suçlu) cinayetlerine de karışmış, şantaj, saldırı gibi suçlar işlemişlerdir. 1969 yılında ömür boyu hapis cezası almışlardır.
ronald kray, aklî dengesinin yerinde olmaması sebebiyle 10 yıl sonra yani 1979 senesinde bir hastaneye yatırılmış ve kalp krizinden ölene kadar yani 1995 senesine kadar orda kalmıştır.
reginald kray ise 2000 yılında serbest bırakılmıştır. çünkü artık yeteri kadar hapiste kaldığı düşünülmüştür. aslında kendisine kanser teşhisi konduğu için serbest bırakılmıştır. fakat 8 hafta sonra kanserden dolayı ölmüştür.
kray kardeşler zengin birileri olmak istiyorlardı, istedikleri şey bitip tükenmeyen eğlenceydi. çocukluk dönemlerinde boksa başladılar ve ikisi de amatör şampiyon oldular. reggie daha sakin ve ciddi biriydi, ama ronald sürekli kazanmak istiyordu. sokak kavgalarına başladılar, yeraltı alemine girdiler ve gangster oldular.
16-18'li yaşlarında hapisle tanıştılar, çete savaşları falan yüzünden hapse girdiler. silahlı soyguna başladılar, gece kulübü işine girdiler. ve londra'nın esrarengiz yeraltı dünyasında ün kazandılar. suç işleyip kazandıkları parayla işlerini halletiler. ve zengin oldular, artık 1 tane değil daha fazla gece kulübü işletiyorlardı. kendi impatorluklarını kurmuşlardı.
fakat polisler kendilerinden şüphelenmesin diye paralarını hayır kurumlarına da bağışlıyorlardı. fakat ronnie yani ronald zihinsel olarak dengesizdi. yani aklî dengesi yerinde değildi. bir adamı bıçaklayıp sonra da onu bilinçsizce dövmüştü ve bu sebepten 3 yıl hapis cezası almıştı. bu ikiz kardeşlerin saygınlığına zarar veriyordu.
ronald hapisteyken, reggie yani reginald işleri daha da büyüttü, geliştirdi. çeteler kurmaya başladı. daha sonra ronald uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle tekrar hapse girdi. çıktığında değişmişti, tipi falan. ikiz gibi değillerdi. ronald hapisten çıktıktan sonra ikizler artık 30 gece kulübüne sahip oldular. artık ünlü bir suçluydular.
ronald kendi yazmış olduğu "my story" yani hikayem adlı otobiyografik kitabında şöyle der:
o dönem hayatımızın en güzel yıllarıydı. o döneme, "sallanan altmışlar" dendi. beatles ve rolling stones pop müzik yöneticileriydi, carnaby street de moda dünyasını yönetti. ama ben ve kardeşim londra'yı yönettik. evet, biz dokunulmazdık.
kray ikizleri, hapiste bile planlarından vazgeçmediler, tekrar zirveye çıkma hayaliyle yaşadılar. fakat her şey istedikleri gibi gitmedi, biri kalp krizinden diğeri de kanserden öldü ve kray ikizlerinin hikayesi sona erdi.
bir zamanlar gangster aleminin imparatoru olan bu kardeşler artık yaşamıyor. ve londra, şimdi rahat bir şekilde nefes almakta.. *
(resimlerde herhalde gözlüklü olanı ronald diğeri de reginald, ben öyle tahmin ediyorum).






ronald kray, aklî dengesinin yerinde olmaması sebebiyle 10 yıl sonra yani 1979 senesinde bir hastaneye yatırılmış ve kalp krizinden ölene kadar yani 1995 senesine kadar orda kalmıştır.
reginald kray ise 2000 yılında serbest bırakılmıştır. çünkü artık yeteri kadar hapiste kaldığı düşünülmüştür. aslında kendisine kanser teşhisi konduğu için serbest bırakılmıştır. fakat 8 hafta sonra kanserden dolayı ölmüştür.
kray kardeşler zengin birileri olmak istiyorlardı, istedikleri şey bitip tükenmeyen eğlenceydi. çocukluk dönemlerinde boksa başladılar ve ikisi de amatör şampiyon oldular. reggie daha sakin ve ciddi biriydi, ama ronald sürekli kazanmak istiyordu. sokak kavgalarına başladılar, yeraltı alemine girdiler ve gangster oldular.
16-18'li yaşlarında hapisle tanıştılar, çete savaşları falan yüzünden hapse girdiler. silahlı soyguna başladılar, gece kulübü işine girdiler. ve londra'nın esrarengiz yeraltı dünyasında ün kazandılar. suç işleyip kazandıkları parayla işlerini halletiler. ve zengin oldular, artık 1 tane değil daha fazla gece kulübü işletiyorlardı. kendi impatorluklarını kurmuşlardı.
fakat polisler kendilerinden şüphelenmesin diye paralarını hayır kurumlarına da bağışlıyorlardı. fakat ronnie yani ronald zihinsel olarak dengesizdi. yani aklî dengesi yerinde değildi. bir adamı bıçaklayıp sonra da onu bilinçsizce dövmüştü ve bu sebepten 3 yıl hapis cezası almıştı. bu ikiz kardeşlerin saygınlığına zarar veriyordu.
ronald hapisteyken, reggie yani reginald işleri daha da büyüttü, geliştirdi. çeteler kurmaya başladı. daha sonra ronald uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle tekrar hapse girdi. çıktığında değişmişti, tipi falan. ikiz gibi değillerdi. ronald hapisten çıktıktan sonra ikizler artık 30 gece kulübüne sahip oldular. artık ünlü bir suçluydular.
ronald kendi yazmış olduğu "my story" yani hikayem adlı otobiyografik kitabında şöyle der:
o dönem hayatımızın en güzel yıllarıydı. o döneme, "sallanan altmışlar" dendi. beatles ve rolling stones pop müzik yöneticileriydi, carnaby street de moda dünyasını yönetti. ama ben ve kardeşim londra'yı yönettik. evet, biz dokunulmazdık.
kray ikizleri, hapiste bile planlarından vazgeçmediler, tekrar zirveye çıkma hayaliyle yaşadılar. fakat her şey istedikleri gibi gitmedi, biri kalp krizinden diğeri de kanserden öldü ve kray ikizlerinin hikayesi sona erdi.
bir zamanlar gangster aleminin imparatoru olan bu kardeşler artık yaşamıyor. ve londra, şimdi rahat bir şekilde nefes almakta.. *
(resimlerde herhalde gözlüklü olanı ronald diğeri de reginald, ben öyle tahmin ediyorum).






devamını gör...
amel defterimiz kaybolursa ne olacak sorunsalı
bişey değişmez, orijinali datebase de kayıtlı.
devamını gör...
bir başkadır
sabah 9 a sınav koyan sevgili hocamız nedeniyle ilk bir kaç bölümünü izledim. sabah uyanamam bari hiç uyumayayım diyerek filtre kahveye yaslanıp izlemeye başladım yoksa uyuyup hiç uyanmayacaktım. dizide de filtre kahve sohbeti olunca gülümsedim izlerken.
diziyi hem teknik açıdan hem de hikaye anlatma başarısı ve anlatım tarzı açısından süper buldum.
kamera açıları falan bu kadar kendini izlettirmese sıkılırdım ama sanat filmi çekmeye çalışmadan sanat filmi açıları göstermeleri hoş oldu.
oyunculuklar ve oyuncu seçimleri de efsane olmuş diye düşünüyorum. özellikle kuzey ve güney dizisinden beri ekmek banmak istediğim öykü karayel hanım kızımızı burada güzel bir kadından çok canlandırdığı karakteri yaşıyor izlenimi veren biri olarak görmek güzeldi.
dizinin basit detayları hoşuma gitti. ne güzel hiç kasmadan çukur izliyorlar esra erol var sabah diyor, rıza kocaoğlunun sevgilisi diyor vs.
bu tip detaylar anlatıyı gerçekçi kılıyor.
dizilerde bambaşka rollerde izlediğimiz insanları zıt karakterlerde görünce çok tatmin oldum. bir oyuncu için kalite kriteri olarak ne koyduysam yazan ve yönetmen mario nun mantar yediği gibi tek tek hepsini eklemiş.
görsel anlatımı bu kadar başarılı olduktan sonra ne olsa izlenir zaten.
diziyi hem teknik açıdan hem de hikaye anlatma başarısı ve anlatım tarzı açısından süper buldum.
kamera açıları falan bu kadar kendini izlettirmese sıkılırdım ama sanat filmi çekmeye çalışmadan sanat filmi açıları göstermeleri hoş oldu.
oyunculuklar ve oyuncu seçimleri de efsane olmuş diye düşünüyorum. özellikle kuzey ve güney dizisinden beri ekmek banmak istediğim öykü karayel hanım kızımızı burada güzel bir kadından çok canlandırdığı karakteri yaşıyor izlenimi veren biri olarak görmek güzeldi.
dizinin basit detayları hoşuma gitti. ne güzel hiç kasmadan çukur izliyorlar esra erol var sabah diyor, rıza kocaoğlunun sevgilisi diyor vs.
bu tip detaylar anlatıyı gerçekçi kılıyor.
dizilerde bambaşka rollerde izlediğimiz insanları zıt karakterlerde görünce çok tatmin oldum. bir oyuncu için kalite kriteri olarak ne koyduysam yazan ve yönetmen mario nun mantar yediği gibi tek tek hepsini eklemiş.
görsel anlatımı bu kadar başarılı olduktan sonra ne olsa izlenir zaten.
devamını gör...
yağlı boya
yağlı boyaya başlamak isteyenler için birkaç tavsiye:
1) ilk başta almanız gerekenler: yağlı boya, tuval ya da yağlı boya kağıdı, sentetik fırça, terebentin, resim yağı, (isteğe göre) palet ve şövale.
2) yağlı boya için başlangıç seviyesinde bir yağlı boya alabilirsiniz. birçok fiyatta yağlı boya bulunuyor. başlangıçta çok kaliteli bir boyaya gerek olduğunu düşünmüyorum. eliniz alışana kadar aldığınız boyalar yetecektir. boyutları küçük gibi görünse de çabuk bitmiyor, uzun süre kullanabiliyorsunuz. ayrıca yağlı boya hemen kurumuyor.
3) zemin için yağlı boya kağıdı veya tuval kullanmanız gerekecektir. tuvaller biraz pahalı olduğu için alternatif olarak tuvale nazaran daha uygun fiyatlı olan yağlı boya kağıtlarından kullanabilirsiniz.
4) fırça olarak sentetik fırçalar rahat kullanılır. ayrıca ucu oval olan bir diğer adıyla kedi dili fırça denilen fırçalar şekil olarak en kolay kullanılandır. birkaç farklı boyut almanız başlangıçta yetecektir.
5) boyalar bazen resim yaparken koyu olabiliyor, daha akışkan ve rahat boyamak için resim yağı kullanmanız gerekebilir. boyanızı karıştırdığınız palet veya zemine birkaç damla resim yağı damlatarak sıvılaştırabiliyorsunuz.
6) boyanızı karıştıracağınız palet olarak isterseniz satılan paletlerden alabilirsiniz ya da evde yapabileceğiniz alternatif olarak tepsi, tabak gibi düz zeminli düz bir nesneyi streç filmle fazla kırıştırmadan biraz gergin şekilde kaplayıp kullanabilirsiniz. ben bazen böyle yapıyorum. şövaleye de pek gerek yok ama isterseniz biraz ilerde alabilirsiniz.
7) resmi bitirdikten sonra fırçaları veya ellerinizi suyla yıkamayı denemeyin çünkü çıkmayacaktır. bunun için terebentin(tinere benzer bir sıvı) kullanmalısınız. terebentin alırken kokusuz almanızı tavsiye ederim. terebentini küçük bir kaba azıcık dökerek fırçalanınızı içine bandırın ve güzelce yıkayın. fırçanızın içinde boya kalmasın, kalırsa fırçanız sertleşerek ömrü kısalacaktır. en son ellerinize hafif terebentin sürerek yıkayabilirsiniz. daha sonra ise sabunlu suyla durlayın. hatta fırçalarınızı yıkadıktan sonra biraz resim yağı sürüp bekletirseniz daha yumuşak olacaktır.
8)yağlı boya yapmak pek kolay değil, biraz zahmetli ama gerçekten yapmak istiyorsanız bir süre sonra öğreneceksinizdir. yağlı boya hakkında biraz daha araştırma yapabilir, yapılmış resim videoları izleyebilirsiniz. zevklidir ama sabır ister. istekli olursanız çok güzel işler çıkarabilirsiniz. sorularınız olursa da cevaplayabilirim.
sabrınız ve sanatınız bol olsun.
1) ilk başta almanız gerekenler: yağlı boya, tuval ya da yağlı boya kağıdı, sentetik fırça, terebentin, resim yağı, (isteğe göre) palet ve şövale.
2) yağlı boya için başlangıç seviyesinde bir yağlı boya alabilirsiniz. birçok fiyatta yağlı boya bulunuyor. başlangıçta çok kaliteli bir boyaya gerek olduğunu düşünmüyorum. eliniz alışana kadar aldığınız boyalar yetecektir. boyutları küçük gibi görünse de çabuk bitmiyor, uzun süre kullanabiliyorsunuz. ayrıca yağlı boya hemen kurumuyor.
3) zemin için yağlı boya kağıdı veya tuval kullanmanız gerekecektir. tuvaller biraz pahalı olduğu için alternatif olarak tuvale nazaran daha uygun fiyatlı olan yağlı boya kağıtlarından kullanabilirsiniz.
4) fırça olarak sentetik fırçalar rahat kullanılır. ayrıca ucu oval olan bir diğer adıyla kedi dili fırça denilen fırçalar şekil olarak en kolay kullanılandır. birkaç farklı boyut almanız başlangıçta yetecektir.
5) boyalar bazen resim yaparken koyu olabiliyor, daha akışkan ve rahat boyamak için resim yağı kullanmanız gerekebilir. boyanızı karıştırdığınız palet veya zemine birkaç damla resim yağı damlatarak sıvılaştırabiliyorsunuz.
6) boyanızı karıştıracağınız palet olarak isterseniz satılan paletlerden alabilirsiniz ya da evde yapabileceğiniz alternatif olarak tepsi, tabak gibi düz zeminli düz bir nesneyi streç filmle fazla kırıştırmadan biraz gergin şekilde kaplayıp kullanabilirsiniz. ben bazen böyle yapıyorum. şövaleye de pek gerek yok ama isterseniz biraz ilerde alabilirsiniz.
7) resmi bitirdikten sonra fırçaları veya ellerinizi suyla yıkamayı denemeyin çünkü çıkmayacaktır. bunun için terebentin(tinere benzer bir sıvı) kullanmalısınız. terebentin alırken kokusuz almanızı tavsiye ederim. terebentini küçük bir kaba azıcık dökerek fırçalanınızı içine bandırın ve güzelce yıkayın. fırçanızın içinde boya kalmasın, kalırsa fırçanız sertleşerek ömrü kısalacaktır. en son ellerinize hafif terebentin sürerek yıkayabilirsiniz. daha sonra ise sabunlu suyla durlayın. hatta fırçalarınızı yıkadıktan sonra biraz resim yağı sürüp bekletirseniz daha yumuşak olacaktır.
8)yağlı boya yapmak pek kolay değil, biraz zahmetli ama gerçekten yapmak istiyorsanız bir süre sonra öğreneceksinizdir. yağlı boya hakkında biraz daha araştırma yapabilir, yapılmış resim videoları izleyebilirsiniz. zevklidir ama sabır ister. istekli olursanız çok güzel işler çıkarabilirsiniz. sorularınız olursa da cevaplayabilirim.
sabrınız ve sanatınız bol olsun.
devamını gör...
probis
çokoprensin kuzeni.
devamını gör...
ironi
ele ayağa düşmüş olan kelime. eskiden daha küçük bir kitleyi kapsıyordu yapılan ironinin bir anlamı vardı şimdi önüne gelen abuk sabuk konuşup ironiii ironiii deyip duruyor. mesela:
-abi bu eti yenmeyen hayvanların ne yararı var öldürün gitsin.
+ne diyorsun la?
-ironiydi ya ahahahhahh. ironi diye bir söz sanatı var bilir misin ehe.
sırf bu kelimeyi kullanmamak için şaka yaptım diyorum artık. ortaokulda öğrenmeniz gereken bir kelimeyi daha geçen sene öğrendiniz diye içini boşaltmayın ,herkes nüktedan olacak diye bir kaide yok.
-abi bu eti yenmeyen hayvanların ne yararı var öldürün gitsin.
+ne diyorsun la?
-ironiydi ya ahahahhahh. ironi diye bir söz sanatı var bilir misin ehe.
sırf bu kelimeyi kullanmamak için şaka yaptım diyorum artık. ortaokulda öğrenmeniz gereken bir kelimeyi daha geçen sene öğrendiniz diye içini boşaltmayın ,herkes nüktedan olacak diye bir kaide yok.
devamını gör...
nerelisin diyen tip
uzun yol otobüsünde yan koltukta oturan ultra meraklı teyze/amca sorusu.
devamını gör...



