her açıdan farkli olmaktır.
- elektriğin her yerde olmadığı dönem ile internetle(ne adsli? 185 aramasi ile) tee zibilyon kilometre uzaktaki insanlarla konuşulabilen döneme hızlı geçiş yapan en adaptif nesildir.
- sokakta oynarken yorulunca hic tanımadığı halde herhangi bir kapiyi çalıp bir bardak su istendiği ve asla geri çevrilmediği dönemi gören nesildir.
- cocuk oyunlarının fiziksel aktiviteye dayalı olduğu, simiiiiiittt, ortada sıçan, saklambaç, kovalambac, yakalanbac, gibi uyduruk türevlerde isimlerin oynandığı ve aksam ezanı ile anında bitirilen oyunlari bilfiil oynamış nesildir.
- hicbir yazılı kurala dayanmayan mahalle maçları kurallarını ezbere bilen nesildir.( misal : kaleden kaleye gol olmaz, penaltı boş kaleye ters dönerek topukla atılır. hele hele top seninse ve henüz huysuz bir ihtiyar tarafından kesilmemişse kuralları sen koyarsın. net.. velev ki kesildiyse de kesik toplar kafaya geçirilip baslik yapilirdi.
- denize giden mahalle çocuğunun bunu ispatlamak icin asla keselenmedigini bilen ve ölü derileri arkadaşlarının yaninda çıkardığında tiksinilmeyecegini bilen nesildir.
-bakkalin rafında kurumuş turbo sakızların bile tatlı geldiği nesildir.
- pıringıls cipsini ilk defa star gazetesinin ilk baskisinda hediye olarak vermesiyle yemiş, star ve show tvnin ve daha da küçükken trt2'nin ve trt3'un açılışına şahit olmuş, uzaktan kumanda teknolojisinin yaygınlaşmasına kadar evde yakından kumanda görevini layıkıyla ifa etmiş, karincali goruntulerde ise catiya cikan babaya camdan oldu olmadı diye seslenen nesildir.
- bayramlarda elinde poşetle kapı kapı gezip topladığı şekerlerle dişlerini çürüten, nadiren de olsa verilen mendil ya da paraları iç etmeden annesine getiren nesildir.
- atari kelimesinin "atarlanmak" fiiline ait bir fiil çekimi olmadığını bilen, şimdilerin yazılımcı ya da hackerlarini yetiştiren nesildir.
-80 darbesinin soğukluğunu ailesi tarafından "asker ve polislerden korkutularak" yaşamaya devam etmiş , bu sebeple belki de antimilitarist ve antisiyaset güdülenmiş, hala ezbere "andımızı" okuyabilecek nesildir.
- şimdilerde bu yaziyi okuyup bıyık altından sırıtan ve yanindaki çocuğuna bakıp "keske sizlerin de bu imkanı olsaydı yavrum" diye iç geçiren şimdilerde "y" 'ye dönüşmüş, zamanın z kuşağı nesildir.
devamını gör...

kaldırımın sadece renkli olan taşlarına basarak yürümek istemeyin. yere kapaklanabilirsiniz ve herkes size güler . gülmeleri sıkıntı değil de canınız yanar ve kitaplarınız çamur olur. şâyet yağmurlu bir havada kütüphaneden eve dönüyorsanız.
devamını gör...

barış manço'nun* nane limon şarkısında da geçen deyim.
devamını gör...

ben bu yılı pas geçmek istiyorum o zaman
2022 lütfen
devamını gör...

an itibarıyla ankara'da yağmur sonrası toprak kokusu solumanın
vermiş olduğu huzur hali.
devamını gör...

ben ve esimdir. sonunda seve seve yaptık o düğünü ama. elalem ne der örgütünün çok güçlü bir lobisi var. edirne sınır kapısına kadar götürmüşlüğümüz var.
devamını gör...

adettir; tabak boş gönderilmez.*

küçüğüm


küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden bütün hatalarım
öğünmem bu yüzden
bu yüzden kendimi özel, önemli zannetmem

küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden bütün saçmalamam
yenilmem bu yüzden
bu yüzden kendime hâlâ güvensizliğim

ne kadar az yol almışım, ne kadar az
yolun başındaymışım meğer

elimde yalandan, kocaman, rengârenk
geçici oyuncak zaferler


ne kadar az yol almışım, ne kadar az
yolun başındaymışım meğer
elimde yalandan, kocaman, rengârenk
geçici oyuncak zaferler

küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden bütün korkularım
gururum bu yüzden
bu yüzden çocuk gibi korunmasızlığım

küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden sonsuz endişem
savunmam bu yüzden
bu yüzden bir küçük iz bırakmak için didinmem


devamını gör...

ülke vatandaşının durumunu göz önünde tutan, değerli yazar, sürüne sürüne hesap sormaya gelmiş yazar.
okuruz,severiz kendisini.
devamını gör...

bi nikah, iki tebrik neyinize yetmiyo diye sormak istiyorum. düğün için masraflara girmek tamamen saçmalık olmakla birlikte kimseyi de memnun edemezsiniz. illaki biri çıkıp bu olmamış, şu çok kötüydü diyecek. boşa zaman- para kaybı ve ben ikisini de kaybetmeyi sevmem.
devamını gör...

orijinal adı dreaming olan ve ingilizce özgün baskısı 2002 yılında oxford university press tarafından yapılan kitaptır. türkçe'ye hakan gür tarafından çevrilmiş ve dost kitabevi yayınları'nın kültür kitaplığı serisinde yer almaktadır. j. allan hobson'ın rüyalara giriş niteliğinde bir çalışmasıdır ve sigmund freud'un bilimsel olmayan yaklaşımları çokça yerilmektedir kitabın içerisinde. son olarak eserin arka kapak yazısını bırakıyorum buraya.


renkli mi düş görürüz, yoksa siyah beyaz mı? görme özürlüler de düş görür mü? peki gördüğümüz şey nedir tam olarak? çağdaş uyku laboratuvarlarında yapılmış birçok çarpıcı araştırmaya araştırmaya dayanan bu çalışma, son derece ilginç keşiflere kapı aralayabilecek bazı veriler sunuyor. bilhassa düşlerle algı süreçleri arasındaki kimi bağlantılara odaklanarak düş mekanizmaları konusunda karanlıkta kalmış onlarca ayrıntıyı günyüzüne çıkarıyor. uyku ve insan sağlığı arasındaki ilişkiye de vurgu yaparak düşlerin işlevini tamamıyla farklı bir bağlamda yeniden kurguluyor.
devamını gör...

ankara hukuk'u iyi derece ile bitirmek ve büyük bir yayınevinden öykü kitabı çıkarmak. daha da bir şey beklemeyin. yoruldum.
devamını gör...

barbarlık konusunda da eşi benzeri yoktur kendisinin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

büyük güven problemleri yaşar. sürekli arkasına bakarak yürür.*
devamını gör...

formülü na2so4 olan bir tuz çeşididir.
genel olarak deterjan yapımında ve kağıt üretiminde kullanılır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*


*
devamını gör...

zippodan çıkan çınn sesini tanımıyorum ancak burada görmeye, tanımlarını okumaya alıştığım yazarlardan biri. umarım geç kalmış 1 nisan şakasıdır, sevmem elvedaları.*
devamını gör...

korkmamalı insan, her seferinde iyi niyet ve naiflik* kaybettiriyor.
kırılması gereken herkesi kırmak gerekiyor.
kimse durup dururken hiç kimseyi kırmaz.
“al kırdın, kırdın, salak bu çocuk yemin ediyorum ki gerizekalı” diyeceklerdir, aldırmayın kırın.
kalp kırmak, izzeti nefis kırmak, insanları utandırmak cidden zor iş. bunu nasıl iştahla yapıyorlar, inanılması güç ama gerçek. öğreniyoruz efendim, her gün yeni yeni bilgiler, tecrübelerle öğreniyoruz.
kırıcı olmaktan korktukça, alttan aldıkça bir de “değersizleştiriliyor” insan.
başkası adına düşünmemek lazım, “acaba üzülür mü? yanlış anlar mı? “ bencil olacaksınız. ki zaten görüyoruz ki, herkes ama herkes düşünmek istediğini düşünüyor…..
kırın, kırdıkça kırın. tavernada eğlenircesine kırın. o tabak siz olmayın!
bu kızcağız paramparça edil(di).
devamını gör...

saygısız insan.

daha içimden gelen bir tanım yapmam gerekirse: eşek, öküz ve davar insan, pis insan, adi insan! bu tanım için sizden ayrıca özür diliyorum sevgili hayvanlar.

emanet çok farklı bir kavram. daha doğrusu öyle olması gerekiyor. birinden bir şeyi geçici olarak aldıysanız ona gözünüz gibi bakmanız gerekir.

ben hiç sevmem ödünç almayı bu yüzden. başına kazara bir şey gelirse aldığımın, geri verirken utancımdan yerin dibine girerim. varsa yenisini alıp onu veririm, alıp rezil ettiğim şeyin yerine. bile bile yapmayı geçtim, kazara bile olsa kötü hissederim.

sülalesi rahat arkadaşlar, siz kimseden ödünç bir şey almayın lütfen. beceremiyorsunuz bu işi.
devamını gör...

bir ortadoğu ülkesinde sıradan bir kahve muhabbetinin başlığıdır. tayyip gibilerin doğmasına ön ayak olan kafanın kusmuğudur. sonra; 'tayyip şöyle tayyip böyle'. tayyip ne yapsın? bu kafada olan bağnazların yaşadığı ülkede gelişine vuruyor. siz var oldukça sırtınızdan tayyipler eksik olmayacak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim