türklere hiç benzemiyorsun
bana çok derler. arada insana da benzemiyorsun diyenler de çıkar.
devamını gör...
sözlük yazarlarının satın aldıkları son kitap
yky kazım taşkent serisinden don kişot
gizliajans/ alper canıgüz
kırmızı pazartesi/ gabriel garcia marquez
göğü delen adam/ erich scheurmann
uğultulu tepeler/ emily bronte
diriliş neslinin amentüsü/ sezai karakoç
gizliajans/ alper canıgüz
kırmızı pazartesi/ gabriel garcia marquez
göğü delen adam/ erich scheurmann
uğultulu tepeler/ emily bronte
diriliş neslinin amentüsü/ sezai karakoç
devamını gör...
ateistlerin inançsızlıklarını yayma eğilimi
dindarların dinlerini yayma eğiliminden hiiiiiç ama hiç farkı olmayan durum. çünkü başkalarını kendinize benzetirseniz rahat edersiniz, sorun çıkmaz..
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
var git ülkene
değme vişne cennetine
buralar hep dutluktu
sence biz o lafları yuttuk mu?
değme vişne cennetine
buralar hep dutluktu
sence biz o lafları yuttuk mu?
devamını gör...
özür dilerim
bazen her şeyi unutmak için her şeyi affetmek için her şeyi sineye çekmek için yalnız ve sadece duymak istediğiniz o halen benim için bir anlamın varı içinde barındıran iki kelimecik cümle. kimi zaman böyle mübalağalı bir anlam yüklenebilirse de alelade hayatımızda da çoğaltmamız gereken söz öbeği. bütün ezik görüntü imajlarına bir tepki olarak inadına kullanılması gereken iki kelimecik nezaket ifadesi.
devamını gör...
normal sözlük’e dair umduklarınız ve bulduklarınız
ekşi boykotuyla sahipsiz kalan yazarlardan biri olarak sığınacak bir liman arıyordum fazlasını buldum. ayrıştırıcı, saygısız dilden kurtulmak, çok nadir trolle denk gelmek olumlu özellikleri derken anam anam bunlar coştu radyo falan derken aldı yürüdüler. böyle devam.
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
devamını gör...
ince memed
sayesinde severek kullandığim yeni kelimeler edindiğim 4 kitaplık serüven.
- işemik: çiş
- kancıklamak: ispiyonlamak
- heyye: evet
- küşümlenmek: dert etmek, tasalanmak
- derakap: çarçabuk
- derecesiz üzülmek
- imi timi bellisiz
- kirp die kesilmek
- işemik: çiş
- kancıklamak: ispiyonlamak
- heyye: evet
- küşümlenmek: dert etmek, tasalanmak
- derakap: çarçabuk
- derecesiz üzülmek
- imi timi bellisiz
- kirp die kesilmek
devamını gör...
normal sözlük'e üye olmak isteyenlere nick tavsiyeleri
ne güzel yazdım
beğenmeden geçme
oturmaya mı geldik eller havaya.
beğenmeden geçme
oturmaya mı geldik eller havaya.
devamını gör...
israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
iletişim başkanı fahrettin altun da attığı tweetle saldırıyı eleştirdi.

akşam saatlerine doğru israil polisi cemaate saldırdı. israil polisi, doğu kudüs'ün eski şehir bölgesinde bulunan mescid-i aksa'daki kıble mescidi'nde yatsı namazı kılan cemaate karşı ses bombaları ve plastik mermi kullandı.öte yandan mescid-i aksa'nın içinde bulunduğu eski şehir bölgesinin şam kapısı ile sahire kapısında da israil polisi filistinli gençlere saldırdı.
yoğun bir şekilde çevrede konuşlanan polis, eski şehir kapılarından kontrollü bir şekilde geçişlere izin verdi. kudüs islami vakıflar idaresi, şu ana kadar harem-i şerif'te yaşanan olaylarda çok sayıda yaralı olduğunu duyurdu.
buradan

akşam saatlerine doğru israil polisi cemaate saldırdı. israil polisi, doğu kudüs'ün eski şehir bölgesinde bulunan mescid-i aksa'daki kıble mescidi'nde yatsı namazı kılan cemaate karşı ses bombaları ve plastik mermi kullandı.öte yandan mescid-i aksa'nın içinde bulunduğu eski şehir bölgesinin şam kapısı ile sahire kapısında da israil polisi filistinli gençlere saldırdı.
yoğun bir şekilde çevrede konuşlanan polis, eski şehir kapılarından kontrollü bir şekilde geçişlere izin verdi. kudüs islami vakıflar idaresi, şu ana kadar harem-i şerif'te yaşanan olaylarda çok sayıda yaralı olduğunu duyurdu.
buradan
devamını gör...
giresun adası
karadeniz'de bulunan iki adadan biri olan giresun adası kıyıdan 1.6 km açıkta olup, 40.000 metrekare alana sahiptir. adada özellikle akdeniz defnesi ve yalancı akasya başta olmak üzere 71 tür doğal otsu ve odunsu bitki türü bulunmaktadır.
devamını gör...
taze çekilmiş kahve kokusu
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
çok duygusalim..
belki de melankolik..
durduk yere..
belki de melankolik..
durduk yere..
devamını gör...
eskiden marka alırdık
uzun zamandır "insanlar bunu nasıl fark etmiyor?" dediğim durum. ne vakit konusunu açsam insanlar kulaklarını tıkayıp tuhaf sesler çıkarıyorlar. bundan 10 sene öncesinde tariş'ten başka zeytinyağı beğenmeyen insan "hepsi aynı zaten zeytinyağı değil mi işte" diyor. "yahu eskiden markete giderdin de sucuğun cumhuriyet'ini arardın şimdi ne oldu?" diyorum, "yok diyor o zaman öyle denk geliyordu alıyorduk, hem bunun ondan bi farkı yok" diyor. anlıyorum, şu an aynı marka model ürünü almak zor, pahalı, yahu öyle de o zaman "pahalı" de, "almak mümkün değil" de, hiç kimseden duymadım bu sözleri, herkesin bi bahanesi var.
başlığın ilk tanımına o kadar katılıyorum ki... artık sadece kampanyalı ürün kovalıyor insanlar. daha birkaç gün önce gideyim de düzgün bir peynir alayım da tost yaparım, artık pahalıysa da pahalı ne yapayım yani, canım düzgün tost istiyor dedim kendime. marketlerde gördüğüm şeyler: tuğcan peynirleri, ayberk peynirleri, ohmis peynirleri... (bunlar yaygın marketlerdeki ürünler, muhtemelen de kapış kapış satılıyorlar) nerede üretilir, nasıl üretilir, firma ne vakittir üretir belirsiz. ha anlıyorum tabi, eskiden sevdiğin aldığın markanın fiyatı oldu 3 kat. peki demiyor musun neden o peynir ayberk peynirlerinden 3 kat pahalı? ya da diyorsun içinden de dışa vurmak kanına mı dokunuyor?
kıyafetteki markalarda market ürünlerindekine göre daha tutucu insanlar, artık o da bitti sayılır. bu durum en çok insanların giydiği ayakkabılarda dikkatimi çekiyor, artık piyasa eski isminden prim yapan (kinetix, mp, jump..) markalara kalmış durumda. insanlar eskisi gibi zannediyor onları, halbuki bu tür markaların ürettiği ürünlerin merdiven altında üretilen pazar ürünlerinden hiçbir farkı yok günümüzde. ayakkabı almak istiyorum, gidiyorum herkesin bildiği ayakkabı mağazalarına (spesifik bir markaya ait olmayan mağazalar), içerisi tamamen çöplük. hani küçümsediğim için değil ama berbat yani, sattıkları şeyler ayakkabı değil, dört kartonu birleştirip bantlamışlar gibi. anlıyorum tabi, eskiden aldığın sevdiğin markayı şu an alabilmen imkansız, yahu neden o zaman bahane sunuyorsun "aaa ama bak bu ayakkabı da güzel, insanlar tutturmuş bir marka zaten amaaann, ondan bir tane alacağıma bundan üç tane alırım değiş değiş giyerim..." yahu gel de ki "pahalı, alamıyorum", neden bahane öne sürüyorsun?
günün sonunda peynir alışverişimden dönerken poşetteki ayberk peynirine baktım ben de "param anca buna yetti, öbürü çok pahalı, zaten yiyeceğim şey nihayetinde tost" dedim ve tıpkı diğer herkes gibi kendi bahaneme sarılarak döndüm evime.
başlığın ilk tanımına o kadar katılıyorum ki... artık sadece kampanyalı ürün kovalıyor insanlar. daha birkaç gün önce gideyim de düzgün bir peynir alayım da tost yaparım, artık pahalıysa da pahalı ne yapayım yani, canım düzgün tost istiyor dedim kendime. marketlerde gördüğüm şeyler: tuğcan peynirleri, ayberk peynirleri, ohmis peynirleri... (bunlar yaygın marketlerdeki ürünler, muhtemelen de kapış kapış satılıyorlar) nerede üretilir, nasıl üretilir, firma ne vakittir üretir belirsiz. ha anlıyorum tabi, eskiden sevdiğin aldığın markanın fiyatı oldu 3 kat. peki demiyor musun neden o peynir ayberk peynirlerinden 3 kat pahalı? ya da diyorsun içinden de dışa vurmak kanına mı dokunuyor?
kıyafetteki markalarda market ürünlerindekine göre daha tutucu insanlar, artık o da bitti sayılır. bu durum en çok insanların giydiği ayakkabılarda dikkatimi çekiyor, artık piyasa eski isminden prim yapan (kinetix, mp, jump..) markalara kalmış durumda. insanlar eskisi gibi zannediyor onları, halbuki bu tür markaların ürettiği ürünlerin merdiven altında üretilen pazar ürünlerinden hiçbir farkı yok günümüzde. ayakkabı almak istiyorum, gidiyorum herkesin bildiği ayakkabı mağazalarına (spesifik bir markaya ait olmayan mağazalar), içerisi tamamen çöplük. hani küçümsediğim için değil ama berbat yani, sattıkları şeyler ayakkabı değil, dört kartonu birleştirip bantlamışlar gibi. anlıyorum tabi, eskiden aldığın sevdiğin markayı şu an alabilmen imkansız, yahu neden o zaman bahane sunuyorsun "aaa ama bak bu ayakkabı da güzel, insanlar tutturmuş bir marka zaten amaaann, ondan bir tane alacağıma bundan üç tane alırım değiş değiş giyerim..." yahu gel de ki "pahalı, alamıyorum", neden bahane öne sürüyorsun?
günün sonunda peynir alışverişimden dönerken poşetteki ayberk peynirine baktım ben de "param anca buna yetti, öbürü çok pahalı, zaten yiyeceğim şey nihayetinde tost" dedim ve tıpkı diğer herkes gibi kendi bahaneme sarılarak döndüm evime.
devamını gör...
1 haziran 2021 doğalgaz zammı
zam değil de kullandığımız doğalgaz daha da değerlendi diyelim.
devamını gör...
sözlük bozdu sözlüğü bozdular ekşidi geyikleri
bu tipler sözlüğe giriş yaparken beyinlerini masaüstünde mi bırakıyorlar acaba?
biraderim girmezsin, bu kadar basit. hadi arsızsın, dayanamadın ve girdin. sözlük fonksiyonel olarak zaten sana bir noktaya kadar kişisel yaşam alanı sunuyor. yazarın da dediği gibi başlık engelle, yazar engelle vs.
biraderim girmezsin, bu kadar basit. hadi arsızsın, dayanamadın ve girdin. sözlük fonksiyonel olarak zaten sana bir noktaya kadar kişisel yaşam alanı sunuyor. yazarın da dediği gibi başlık engelle, yazar engelle vs.
devamını gör...
yeraltından notlar
dostoyevski'nin iki yüz yıl önce, toplumca hor görülmüş, sosyal becerileri düşük, biraz kendini beğenmiş, hayatımızda hepimizin tanıdığı ancak umursanmayan, her konuda kendisinin haklı olduğunu düşündüğü ezik bir tipi anlattığı harika romanı.
kitapların altını çizme huyunuz var ise kaleminizin bitebileceğini düşündüğüm, bir sürü derslerle dolu kitap. kitapta beşinci dereceden memur kahramanımız sanki sizlerle konuşuyor, sürekli dert yanıyor gibi yazılmış, monologlarla dolu kısa romandır.
kitapların altını çizme huyunuz var ise kaleminizin bitebileceğini düşündüğüm, bir sürü derslerle dolu kitap. kitapta beşinci dereceden memur kahramanımız sanki sizlerle konuşuyor, sürekli dert yanıyor gibi yazılmış, monologlarla dolu kısa romandır.
devamını gör...
bilgisayar kamerasını bantlamak
fazla paranoyakça olabilecek hareket.napıyorsunuz boş zamanlarınız atomu falan mı parçalıyorsunuz?
devamını gör...
mona lisa
çocuklar günlük hayatta karşılarına çıkan ve anlam veremedikleri görselleri sesleri duyguları kokuları vs. (yani bir başka deyişle uyarıcı çevreden aldıkları uyaranları ) anlamlı hale getirdiklerinde gerçek bir ogrenme olusturuyorlar. bir sonraki öğrenme için guduleniyor, hayal güçlerini geliştiriyorlar. bunu başarmanın en estetik yolu ise sanat. işte mona lisa güzel ,çirkin, eski, yeni, değerli, doğru,yanlış, dağınık, düzenli, mutlu, mutsuz, uzak, yakın ve daha pek çok kavramı konusabileceginiz bir konu.
kim ?
kim ?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
ayda bir çayımı kahvemi kendi alışverişimi yapmak için çarşıya, aktara, nalbura gidiyorum, aynı esnafla aynı muhabbetleri yapıyorum, bunu da bir arkadaşıma söylerken farkettim, dedim bu ne böyle emekli gibi olmuşum, anlatırken acıdım :) ama allahtan eski dostlarla meyhane buluşmalarım yok daha, ben hala sahilde bira içen tayfadayım.
devamını gör...