senaryosu tarantino'dan yönetmenliği oliver stone'dan olan her yönüyle farklı bir film.

şu geçtiğimiz 5-6 yıl içinde çekilmiş bir film olsaydı bence büyük bir sükse yaratırdı. bu seri katil hayranlığı kültürü azımsanmayacak kadar büyük kitlelere yayılmış vaziyette. bu kültürü sertçe yüzüne çarpıyor insanların bu film.

birçok kez yazılmış fakat bence tekrar belirtmekte fayda var; şiddet şiddeti doğurur. şiddetten kastım vurdu kırdı değil sadece psikolojik şiddet de dahil. mickey'nin maruz kaldıkları az çok gösteriliyor olsa da malory'i hakkında pek bir bilgimiz yok, yanlış hatırlamıyorsam babası gözünün önünde ölmüştü ve ona şiddet uygulayan biriydi.

insanın içindeki şiddet uygulama arzusu hiç laga luga yapılmadan gayet net anlatılmış. bugün götü yiyenin eline silahı verirsen, her ne kadar mickey-malory'ler çıkmayacaksa da, düşük profillileri eminim aramızda olurlardı.

velhasıl, böyle garip gureba-farklı filmleri sevdiğim için bana akıcı geldi. zaten oyunculuklar da harika insanı ekrana kitliyor...


filmin sonunda gale'i vurmadan önce malory eli gale'in suratında onu teselli ederken gale'in ağlayarak üç metre falan koşması inanılmaz komikti.


soundtrackleri de müthiştir.
devamını gör...

emre fel - merhabalar
buradan
devamını gör...

çok eski caglarda elazig'ın harıngit çayı kıyısında bir köy varmış. köyün ağası oğlunu yakın köylerden istediği bir kızla nisanlamis. kararlaştırılan günde davullar zurnalar çalmış gelinn alayi gelini alıp hörsenk çayı kıyısında gelmis. düz alanda düğün yapılacakmış. tam düğün alayı eğlenceye başlayacağı sırada ay tutulmuş.ortalik zifiri karanlığa bürünmüş. biricik oğlunun düğününde kararan geceden korkan pembe hatun ve ağa çok üzülmüş. pembe hatun genclerin pesine takip konağa geri dönmüş. ne kadar çıra varsa ince ince kiydirmis. her birinin eline birer çıra vermiş. çira mesafeleri ortaligi aydınlığa bogmus. hörsenk cayi geçerken suyun hızından kızlar oğlanlar dönüyor cirakarin alevleri yanip sönüyormus. düğün alanından bakıp bu güzel görüntüyü görenler el çırparak eşlik etmişler bir de türkü yakmislar.

çayda çıra yanıyor
yanıp yanıp sönüyor
usul yürü yavaş bas
engeller uyanıyor
çayda çıra yüz çıra
yanıyor sıra sıra
yyarim keklik ben avcı
gezerim ardı sıra.

kaynak: sara gürbüz ozeren
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
integral ve zavallı ebeeru.
devamını gör...

pek üzerinde durmadığım ihtimaldir.

en kötü eyluling, hazall, gomercan falan toplanır sözlükte okey oynarız.
eyluling beni taşlar falan *

ama sözlük devam eder.
devamını gör...

ruh çözümlemeleri, duygu tahlilleri, karakterlerini halktan seçişi, ve dipteyken yazabilmesi. dibi gördüğü için dibine kadar iyi yazabildi. kendisini de üstün görmeyişi, kibirli olmayışı bunda etkili oldu.
devamını gör...

betty friedan kitabıdır.bu kitabında; kadınlara toplum tarafından yüklenen kısıtlamalardan çok,kadının birey olarak tercih özgürlüğünün arttırılmasını üzerine eğilmiştir.
devamını gör...

her defasında beni büyüleyen ve hayatımın her yerinde mutlaka kullandığım renktir. böyle daha tatlı geldiği için ingilicçe yaptım. *
devamını gör...

(bkz: nasıl bi kralsın)
(bkz: düştüm)
(bkz: x keyfi)
(bkz: candır)
(bkz: ... olduğumuz doğrudur)
devamını gör...

merlin ve kral arthur'un arkadaşlığına ve şakalarına hayrandım her iki karaktere de aşıktım resmen. ama finali beni yıktı. bende derin izler bıraktı. hiç umduğum gibi bitmedi. çok başka bir final hayal etmiştim. kötü değildi. belki benim hayal ettiğim gibi bitseydi bu kadar etkilemezdi. o yüzden finali için çok üzgünüm. izleyicide iz bırakmak konusunda başarılı oldular. asla unutamayacağım dizi finalleri arasında 1. sırada şuan.
devamını gör...

malum yönetimi başa getiren kitlenin, ne kadar kara cahil olduğunu gösteren replik.

evet bunların %85'i falan böyle, geneli eğitimsiz, hatta eğitilmez kalas bir topluluk.

bari sizden gelen nesiller kurtulsun diye uğraşıyoruz ama, cahillik bağımlılık yapıyor demek ki, vazgeçiremiyoruz.
devamını gör...

etimolojik olarak arapça fχr kökünden gelen iftiχār إفتخار "övünme, gurur duyma" sözcüğünden alıntıdır. arapça sözcük, arapça aynı anlama gelen faχr فخر sözcüğünün iftiˁāl vezni (vııı) masdarıdır.

günlük hayatta çok kullanılan bir sözcük değildir, daha çok yazılı eserlerde kullanılır. her duyduğumda aklımda orta yaşlı ve çok bakımlı, sıkı topuzlu bir kadını canlandıran sözcüktür aynı zamanda.
devamını gör...

devamını gör...

bir tanesini tanıyordum. babası yatalaktı, en büyük çocuk oydu. kardeşleri küçüktü. annesi babasına ve kardeşlerine bakıyordu. o da hem okuyup hem ev geçindiriyordu. ben hayata karşı böyle bir duruş sahibi olan insanı başımda gezdiririm. bi de inanır mısınız sonradan hayat yüzüne güldü, şu an çok iyi bir yerde, iş güç sahibi. ve kız çocuklarının eğitimleri için bağışlar yaptığına eminim.

ben çok farklı hikayeler duydum, gördüm. eşya için, para için, prestij için, yalnız kalmamak için insanların birbiriyle yattığına şahidim. eskiden para için biriyle yatmayı aşağılıkça bulurdum. artık her seferinde haddim olmadığını biliyorum. tarafların rızası varken genelde bu mesele beni de kimseyi de ilgilendirmez. not karşılığı hocayla yatman evet benim sıralamamı etkilediği için benim mevzum. ama pahalı bir çanta için yatan birinin tercihi beni de kimseyi de etkilemiyor, demek ki meselemiz değil.

demek istediğim, biraz sakin olup düşünmeliyiz. her şeyi, sakince. genelde kızgın veya net yargılarımız olur. bu dünyada grinin elli tonu var.
devamını gör...

yalan söylemenin kötü yanı o yalanı her zaman hatırlamak zorunda oluşunuzdur, mutlaka bir yerden falso verilir söylem ya da davranışlarla.
en güzeli kendini olduğu gibi anlatmak.
devamını gör...

21.yüzyılın dini hem seküler bir yaşam vaad ediyor hem de açıklanamayan olayları semavi dinlere bağlamaya gerek kalmıyor. dinin ve bilimin birlikte yoğurulma çabasında ortaya çıkan şey. taraftarları genelde kuantum dolanıklık ve zihin felsefesiyle destekler. ilginç ve eğlenceli komplo teorileri içerebilir.
devamını gör...

buyursun, biraz mizah.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölmez sağ kalırsak ciddi olduğumuzu anlayıp bizi evlendirirler diye bu yola başvurdular belki de.
neyse geçmiş olsun.
devamını gör...

yeşilçam filmlerinin dna testidir.
bakıyor aynı leke onda da var. ahah bu benim çocuğum!
devamını gör...

doktorların nedenini beyin hasarına bağladığı bir tür sendrom, daha doğrusu nöroloijk bozukluk.

yanlış algıya sahip birçok insanın sahip olan kişiler hakkında şanslı olduklarını düşündüğü sendromdur. sendroma sahip kişilerin bir başka dili hiç çalışmadan, pratik yapmadan konuşabiliyor olması bazılarına cazip gelmektedir. fakat bu dediğim gibi yanlış bir algıdır. ne yazık ki bu sendroma sahip hastalar günlük yaşantılarında birçok problem yaşamaktadır. bbc'nin yayınladığı bir makalede matthias adlı biri, ''benim için aynada kendi görüntüme bakmak ve konuşmak çok zordu, çünkü benim sesim değildi'' demiştir. aynı şekilde bu sendromdan muzdarip başka bir hasta kath lockelt ise ''çok yalnız, izole ve korkmuş hissettim.'' demiştir. yani bu bozukluğun kişilerde yalnızlık ve izole hislerine neden olduğu bilinmektedir.

yabancı aksan sendromunun hiç bilinmeyen bir dili konuşmak olarak adlandırılmaması gerekir. genelde, kendi ana dilini başka bir aksanla konuşmak gibi semptomları vardır.

not: röportajdan alınan alıntılar bbc'nin yayınladığı ''the mind-bending effects of foreign accent syndrome'' adlı makaleden alınmakla birlikte kendi tarafımdan türkçeye çevrilmiştir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim