en iyi saat markası
tabi ki isveç markası olan saatlerdir. ama öğrenci ve zengin değilseniz japon mekanizmasına sahip eta saatler tercih etmelisiniz. ve mümkünse mesleği saat satmak olan markalardan tercih edin. içinde 3 dolarlık mekanizma olan calvin klein gibi giyim markalarından saat almayın. giriş seviyesi için seiko pulsar gibi saatler güzeldir. en iyi markalar bizim ulaşamayacağımız şekilde şöyledir (ulaşana helal olsun ) breguet richard mille patek philppe rolex zenith omega ıwc tag heuer longines gibi markalar ömürlük torunlarınıza aktarabileceğiniz saatlerdir bu saatleri kolunuza taktığınız zaman sadece bir saat almış olmazsınız. daha uygun ama kaliteli saatler için tissot seiko orient gibi markalar tercih edebilirsiniz. casio da iyidir bu arada bill gates bile casio takıyor. saat merakı paranız yoksa çok kötü bir şeydir uzun süredir saatlere ilgim var ama param yok o yüzden saat alacak araştıracak arkadaşlara sevgiler benim aklıma gelen en iyi saat markaları bunlardır.
devamını gör...
normal sözlük'te sürekli islam'ı kötüleyen başlık ve tanımlara müsaade etmek
bunlar niye sürekli ağlayıp zırlıyolar her platformda ya? olm bişi olmaz, o sizi korur. kötüleyenleri de "cufff!" diye çarpar. hem neden koca yaradan varken moderasyona şikayet ediyosunuz? akşam namazından sonra kendisine durumu ve şikayetini ilet. bak bizim öyle bi mercimiz de yok ki başvuralım.
devamını gör...
çocukken yapılan psikopatlıklar
sürekli evden kaçıp trenlerin önüne atarmışım kendimi. sürekli de beni son anda kurtarıyolarmış. o zaman tren yoluna yakın oturuyorduk.
yav kardeşim bırak beni gebereyim, erkenden anlamışım bu hayatın bana bir şey vermeyeceğini... neyse yine de yaşıyoruz çok şükür.
yav kardeşim bırak beni gebereyim, erkenden anlamışım bu hayatın bana bir şey vermeyeceğini... neyse yine de yaşıyoruz çok şükür.
devamını gör...
on my way
benim de bıkmadan dinlediğim şarkılardan biridir.
ritmi çok hoşuma gidiyor.
ritmi çok hoşuma gidiyor.
devamını gör...
immanuel kant
mezar taşında vasiyeti üzerine "üzerimde yıdızlı gök ve içimde ahlak yasası" yazan filozof. bunlar kant felsefesinin hayatı açıklamak bakımından en çok değer verdiği iki unsuru simgeler.
kendisini anmışken ödev ahlakından bahsetmemek olmaz. ödev; yapmayı, yerine getirmeyi kendi isteğimizle üstlendiğimiz, sorumluluğunu üzerimize aldığımız bir buyruktur. ona göre evrensel ahlak yasası mümkündür. fakat böyle bir yasa doğa yasası gibi olanı değil, olması gerekeni içeren bir yapıda olmasıyla mümkündür. bu yasa bizim içimizde var olan iradeyle gerçekleşir. bu, otonomidir. otonomi “yasası kendi içinde olmaktır.” ki bununla birlikte özgürlük ortaya çıkar. yani insan kendi ahlak yasasını kendi belirler. ödev ahlakına örnek vermek gerekirse trafik polisinin olduğu bir yerde, kırmızı ışık yanınca duran araba sürücüsü, trafik polisi olmadığı zaman da hatta gecenin ortasında, etrafta hiç kimse yokken bile ödev ahlakının gereği olarak kırmızı ışıkta durabilmelidir.
kendisi hakkında daha uzun bir yazı paylaşmak isterdim ancak felsefesine fazla hakim değilim.
kendisini anmışken ödev ahlakından bahsetmemek olmaz. ödev; yapmayı, yerine getirmeyi kendi isteğimizle üstlendiğimiz, sorumluluğunu üzerimize aldığımız bir buyruktur. ona göre evrensel ahlak yasası mümkündür. fakat böyle bir yasa doğa yasası gibi olanı değil, olması gerekeni içeren bir yapıda olmasıyla mümkündür. bu yasa bizim içimizde var olan iradeyle gerçekleşir. bu, otonomidir. otonomi “yasası kendi içinde olmaktır.” ki bununla birlikte özgürlük ortaya çıkar. yani insan kendi ahlak yasasını kendi belirler. ödev ahlakına örnek vermek gerekirse trafik polisinin olduğu bir yerde, kırmızı ışık yanınca duran araba sürücüsü, trafik polisi olmadığı zaman da hatta gecenin ortasında, etrafta hiç kimse yokken bile ödev ahlakının gereği olarak kırmızı ışıkta durabilmelidir.
kendisi hakkında daha uzun bir yazı paylaşmak isterdim ancak felsefesine fazla hakim değilim.
devamını gör...
antibiyotik direnci
kahvenin uykuyu kaçırmaması gibi normal karşılanılabilen, sık sık karşımıza çıkan bir durumdur. bilinçsiz, eksik ya da yarım kullanımı antibiyotik direncinin en önemli sebeplerinden. son 20 yılda yeni bir antibiyotik türevi üretilemedi buna karşın mikroorganizmalar oldukça değişti hatta güçlendi diyebiliriz. bir taraf yenmekte kararlı davranıp, sürekli kendini yenilerken; diğer taraf yerinde sayıyor, çekirdek çitliyor, amaaaaan bana hiçbir şey olmaz diyor.
devamını gör...
güne bir siyasetçi yalanı bırak
nisan marttan , haziran şubattan ,aralık temmuzdan , mayıs mayıstan daha iyi olacak.
devamını gör...
varoşluk belirten sözler
devamını gör...
vücuda yapışan ince ve dar tayt giyen kadın
taytın amacı vücudu sarmasıdır haliyle de dar olur.
evet taytın ne olduğunu öğrendiğimize göre devam ediyorum. kişiler hak ve özgürlükleri doğrultusunda istediklerini giyebilirler. giydikleri şeyler kendilerinden başkasını da ilgilendirmez.
başlığı açan yazarın da içinde bulunduğu grup yüzünden, türkiye’de kadınlar sokağa çıkarken özgür değil, cesur olmak zorundalar.
evet taytın ne olduğunu öğrendiğimize göre devam ediyorum. kişiler hak ve özgürlükleri doğrultusunda istediklerini giyebilirler. giydikleri şeyler kendilerinden başkasını da ilgilendirmez.
başlığı açan yazarın da içinde bulunduğu grup yüzünden, türkiye’de kadınlar sokağa çıkarken özgür değil, cesur olmak zorundalar.
devamını gör...
flört evresinde kıza bakire misin diye sorma süreci
derdinizi seveyim. kafa yapınıza tüküreyim dediğim başlıktır.
bu durumu bir süreç olarak görenlere mi üzüleyim.
yoksa bu kafayı hala kullananların olmasına mı üzüleyim bilemedim.
lan siz usman aga mısınız. türk filminde namus davasına adam öldüren akraba mısınız.
şaka gibi.
bu durumu bir süreç olarak görenlere mi üzüleyim.
yoksa bu kafayı hala kullananların olmasına mı üzüleyim bilemedim.
lan siz usman aga mısınız. türk filminde namus davasına adam öldüren akraba mısınız.
şaka gibi.
devamını gör...
bir savaş vardı
bir john steinbeck kitabıdır.
her türk gibi asker doğmadığımı anlamak için bu dünya üzerinde 25 sene çile doldurup sıramı beklemem gerekti. cepheye giderken en önde koşacak olan askerlerden biri olup er ryan’ı kurtarmak için seferber olan ekibin keskin nişancısı gibi havalı olmayı umut ederek geçen süreler sonunda askere gittiğimde ilk cümlede bahsettiğimi şeyi anladım. asker doğmamıştım.
insan öldürmeye meraklı biriymişim gibi gelmesin yazdıklarım, kimseye öldüremem ben. muhtemelen ilk vurulup düşenlerden olurum zaten çevrede ne olduğunu gittiğini gözlemeleme hevesim yüzünden. benim anlatmaya çalıştığım çok farklı bir şey.
john steinbeck’in bu kitabını olduğumda anladım ki büyük yazarla aynı fikirdeyiz savaş konusunda.
bir savaşın içeriği sürekli çarpışmalar, gürültüler, katliamlar, kahramanlıklardan ziyade beklemekle dolu. askerlik mantığının temelinde de bu var sanki. acemi birliği boyunca gözlemlediğim şey bu oldu benim. beklemek. sessizce beklemek. 18 gün boyunca kışlanın biraz o bölgesinde biraz bu bölgesinde bekledik. elbette daha yoğun eğitim alanlar vardı. ama beklemek askerliğin, savaşın özünde olan bir kavram.
ikinci dünya savaşını cepheden takip eden john steinbeck savaşa ucuz kahramanlık hikayeleri yoluyla değil, çok daha gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşıp neredeyse felsefi gazete yazıları yazmış. sansüre takılmamak için yaptıkları bile takdire şayan. askerlerin birer sayı gibi matrix içinde akıp gitmediklerini, onları kanlı canlı birer birey olduklarını göstermiş herkese.
müthiş bir kitap bu. gerçekçiliği ile içinizdeki buz denizine bir balta gibi inecek.
her türk gibi asker doğmadığımı anlamak için bu dünya üzerinde 25 sene çile doldurup sıramı beklemem gerekti. cepheye giderken en önde koşacak olan askerlerden biri olup er ryan’ı kurtarmak için seferber olan ekibin keskin nişancısı gibi havalı olmayı umut ederek geçen süreler sonunda askere gittiğimde ilk cümlede bahsettiğimi şeyi anladım. asker doğmamıştım.
insan öldürmeye meraklı biriymişim gibi gelmesin yazdıklarım, kimseye öldüremem ben. muhtemelen ilk vurulup düşenlerden olurum zaten çevrede ne olduğunu gittiğini gözlemeleme hevesim yüzünden. benim anlatmaya çalıştığım çok farklı bir şey.
john steinbeck’in bu kitabını olduğumda anladım ki büyük yazarla aynı fikirdeyiz savaş konusunda.
bir savaşın içeriği sürekli çarpışmalar, gürültüler, katliamlar, kahramanlıklardan ziyade beklemekle dolu. askerlik mantığının temelinde de bu var sanki. acemi birliği boyunca gözlemlediğim şey bu oldu benim. beklemek. sessizce beklemek. 18 gün boyunca kışlanın biraz o bölgesinde biraz bu bölgesinde bekledik. elbette daha yoğun eğitim alanlar vardı. ama beklemek askerliğin, savaşın özünde olan bir kavram.
ikinci dünya savaşını cepheden takip eden john steinbeck savaşa ucuz kahramanlık hikayeleri yoluyla değil, çok daha gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşıp neredeyse felsefi gazete yazıları yazmış. sansüre takılmamak için yaptıkları bile takdire şayan. askerlerin birer sayı gibi matrix içinde akıp gitmediklerini, onları kanlı canlı birer birey olduklarını göstermiş herkese.
müthiş bir kitap bu. gerçekçiliği ile içinizdeki buz denizine bir balta gibi inecek.
devamını gör...
gökhan türkmen
sesi huzur veren bir sanatçı. o kadar yumuşak kadife gibi bir sesi var ki...
yeni dinlediğim bir şarkısını atıp gidiyorum.
spotify linki
yeni dinlediğim bir şarkısını atıp gidiyorum.
spotify linki
devamını gör...
psikolojisi bozulan otobüs şoförü
istanbul’da çalışan otobüs şöförüdür. yolda giderken psikolojim bozuldu deyip yolcuları indirmeye çalışmış.
buradan çıkarmamız gereken mesaj hayat uzun bir yoldur. yolculuktur. yolda başımıza böyle şeyler gelebilir. *
habere ve videoya ulaşmak için. buradan
buradan çıkarmamız gereken mesaj hayat uzun bir yoldur. yolculuktur. yolda başımıza böyle şeyler gelebilir. *
habere ve videoya ulaşmak için. buradan
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sözlükteki başarıları
yoldaş benjamin franklin beni takip ediyor. inanmayana kanıtım var.* ve ayrıca yoldaş'tan bir (sayıyla 1) kere artı oy aldım.*
devamını gör...
okuyana kahkaha attıracak komik espriler
devamını gör...
yazarların mahlaslarını görünce akla gelen şarkılar
çok özür dileyerek, sayın ateist kaplumbağa
bu hüzünlü şarkıyla aklıma gelsin istemezdim ama, üzgünüm.
bu hüzünlü şarkıyla aklıma gelsin istemezdim ama, üzgünüm.
devamını gör...
guguk kuşu
--- alıntı ---
filme adını veren guguk kuşu, doğada kendi yumurtalarını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır. bunun için seçtiği yuvayı uzun süre gözetlemesi gereklidir. yuvanın sahibi olan kuş uzaklaşınca, kendi yumurtasını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır ve orada bulunan başka bir yumurtayı durumun fark edilmesini önlemek amacıyla yok eder. bu filmde de toplum tarafından dışlanmış kişilerin bir hastanede toplanması, gözetlenmesi ve "evcilleştirilmeye" çalışılması, tekrar normal toplum normalarına dönüştürmek amacıyla yapılan baskı ve şiddet" ele alınmaktadır.
--- alıntı ---
sağlık alanıyla ilgili bir lisans bölümü okuyan herkesin izlemesi tavsiye edilir ki çoğu zaman ders kapsamında izletilen filmlerden biridir.
filme adını veren guguk kuşu, doğada kendi yumurtalarını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır. bunun için seçtiği yuvayı uzun süre gözetlemesi gereklidir. yuvanın sahibi olan kuş uzaklaşınca, kendi yumurtasını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır ve orada bulunan başka bir yumurtayı durumun fark edilmesini önlemek amacıyla yok eder. bu filmde de toplum tarafından dışlanmış kişilerin bir hastanede toplanması, gözetlenmesi ve "evcilleştirilmeye" çalışılması, tekrar normal toplum normalarına dönüştürmek amacıyla yapılan baskı ve şiddet" ele alınmaktadır.
--- alıntı ---
sağlık alanıyla ilgili bir lisans bölümü okuyan herkesin izlemesi tavsiye edilir ki çoğu zaman ders kapsamında izletilen filmlerden biridir.
devamını gör...
nilgün marmara
ilk "öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" sözü ile tanıştım ben kendisi ile dedim ne eğlenceli bir anlatım, kim söylemiş bunu.
nilgün marmara'nın hayatını ve bir çok şiirini okuyunca başka bir sözünü daha yazmadan olmaz. hayatına bakış açısını daha çok yansıtıyor sanırım,
"beklentim yokmuş gibi davranıp içime dünyalar kadar umudu sığdırmaktan yoruldum.."
nilgün marmara'nın hayatını ve bir çok şiirini okuyunca başka bir sözünü daha yazmadan olmaz. hayatına bakış açısını daha çok yansıtıyor sanırım,
"beklentim yokmuş gibi davranıp içime dünyalar kadar umudu sığdırmaktan yoruldum.."
devamını gör...
gençlerin hobi sahibi olmayışı
şimdi bir hobinin olması için para lazım ve çoğunluğun da maalesef hobiye ayıracak parası yok. hayattan zevk alınması lazım ki bir de hobi edinebilsin insan ama o da yok.
devamını gör...
