hep yuvarlak konuşur, işinden bahsetmez, kılığı kıyafeti imkanları iyi olur. ser verir sır vermez.
devamını gör...

din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.

seneca
devamını gör...

öncelikle kimseyi savunmuyorum.
sözlükte kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama saygı göstermek zorundadır. kendisiyle herhangi bir samimiyetim, tanışıklığım vs. bulunmamaktadır.
ayrica kendisini takip etmemdeki en büyük etken ciddi emek verip başlıklar açıp,tanım girmesidir. her şeyden önce emeğine saygi duyuyor olmamdır. bu kadar donanımlı ve bilgi sahibi olduğu için de kendisini ayriyaten takdir ediyorum.
her yazdığını okuyorum desem yalan söylemiş olurum, çünkü ilgi alanlarımız farklı ama eğer ki ilgimi çeken bir başlık açtıysa veya az çok kulak asinaligim bilgim varsa o konu hakkında, açtığı başlığı, girdiği tanımı mutlaka okurum. çünkü bilgisine, araştırmasına güvenir eksiğimi tamamlamaya çalışırım. zaten sözlüklerin amacı da bu değil mi ?
devamını gör...

islam ansiklopedisinde ilk şarabı üreten kişinin hz. nuh olduğu yazar. insanların gevşemesi ve gerginliğinin azaltılmasını amaçlayarak üretim yapmıştır yazılana göre.
devamını gör...

bütün gün seni düşündüm
devamını gör...

maddelerin atom ve atom altı ölçekteki yapısını inceleyen bilim dalı. maddelerin sahip olduğu olasılık dalgaları nedeniyle dalga mekaniği adıyla da bilinir.

newton mekaniği olarak da bildiğimiz klasik fizik, 20 yüzyılın başlarına dek cisimlerin hareketlerini açıklamak konusunda son derece başarılıydı. 20. yüzyıl başlarında, heisenberg, bohr, planck, pauli, einstein, de broglie, born, schrödinger gibi fizikçilerin kuantum dünyasına giriş çalışmaları karşısında, klasik fizik yetersiz kalmaya başladı. bilim insanları, o güne dek bakmadıkları açılardan bakmaya ve örneğin evrendeki enerjinin sürekli olmadığı gibi, o dönem için devrimsel olan bazı hipotezleri kabullenmeye başladılar. böylece kuantum mekaniği de günümüzdeki durumuna gelmek üzere şekillenmeye başladı.

enerjinin sürekli değil kesikli olduğuna ilişkin ilk keşifler, max planck'ın çalışmalarıyla ortaya çıktı. aynı dönemlerde ernest rutherford atomun yapısı üzerinde başarılı çalışmalar yaparken, albert einstein da genel ve özel görelilik kuramları ile bilim dünyasını sarsmaya başlamıştı. arthur compton'ın ışıkla ilgili çalışmaları, louis de broglie'nin dalga - parçacık ikiliği, başka bir deyişle düalite konusundaki çalışmaları da olayları birer adım daha ileri taşıdı. ismini tek tek sayamayacağım birçok bilim insanının çok değerli çalışmaları ile kuantum mekaniğinin ana hatları birer birer çıktı ortaya.

***

evreni en büyük ve gözle görünebilir cisimlerin bulunduğu makro evren ile en küçük ve gözle görünemeyen parçacıkların bulunduğu mikro evren olarak iki başlıkta ele alabiliriz. makro evren klasik mekanikle, mikro evren kuantum mekaniğiyle açıklanır. mikro evrende olup bitenler, makro evrende olanlardan çok farklıdır. örneğin siz odanızda otururken birden yan odada beliremezsiniz ama bir elektronun dalga fonksiyonu, kuantum tünelleme adlı bir olay sayesinde bir potansiyel bariyerini aşıp onun arkasında belirebilir.

mesela bir gezegenin, bir yıldız etrafındaki yörünge hareketini klasik mekanikle rahatça açıklarken, bir beyaz cücenin çekirdeğinin neden çökmediğini parçacıkların dünyasına ait özelliklerle açıklayabiliriz.

***

klasik mekanikte bir parçacığın uzay - zamandaki konumu, x, y, z vektörleri ile, momentumu px, py, px bileşenleri ile gösterilebilir. fakat kuantum dünyasındaki parçacıkların böyle net konumları ya da momentumları olmaz. burada artık sadece olasılıklardan bahsedebiliriz. parçacıklar dalga fonksiyonları ile tanımlanır ve parçacığa ait bir bilgi edinmek için onun sahip olduğu bu fonksiyonu analiz etmek gerekir.

***

kuantum mekaniğinde gözlemci kavramı son derece önemli hale gelir. çift yarık deneyi ya da schrödinger'in kedisi ve gecikmiş seçim deneyi ve kuantum silgisi gibi düşünce deneyleri, gözlemcinin rolü ile ilgili oldukça düşündürücü sonuçlar içerir.

***

kuantum mekaniğinin temelleri yaklaşık 100 yıldan bu yana değişim göstermedi. hâlâ o temeller üzerinde şekillendiği için, kuantum teorisinin henüz tamamlanmamış bir teori olduğu söylenebilir.

son sözü usta fizikçi richard feynman'a bırakıyorum:
"kesin bir biçimde söyleyebilirim ki; kuantum mekaniğini hiç kimse anlamamıştır."
devamını gör...

pulitzer ödülü’nü aldıktan sonra 27 temmuz 1994’te johannesburg’da çalışır vaziyetteki kamyonetinin içine egzoz gazı vererek intihar eden fotoğrafçı kevin carter.

küçük bir de not bırakmıştı:
“çocuğu kurtarabilirdim. onu kucağıma alarak yardım çadırına götürebilirdim. fakat ben, çocuğu değil gazeteciliği düşündüm. halbuki insanlığımı düşünmeliydim...”

malum fotoğrafın iki figüründen biri, sudan’da, 1,5 km uzaklıktaki birleşmiş milletler yardım çadırı’na ulaşmaya çalışan, açlıktan bir deri bir kemik kalmış siyahi bir kız çocuğu, diğeri peşinde dolanan bir akbabadır.

kevin carter'ın çocuğu kurtarmak yerine görüntüyü kadrajlayıp deklanşöre basmayı yeğlemesi çektiği vicdan azabının altında kalmasına neden oldu. fotoğrafla pulitzer ödülü'nü aldı. bu onu meşhur etti ve hatta çok para kazandırdı ama yetememişti vicdani kirliliğini temizlemeye.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece yolda değil, kaldırımda yürürken de bakmak gerek. zira, arabalar kontrolü kaybedip kaldırıma çıkıyor, durağa dalıyor. havayı da kontrol edelim ki üzerimize helikopter düşmesin.
devamını gör...

zaman çarkı serisi içerisinde en sevdiğim karakterlerin başında gelir. shangtai yurdu'nda doğmuş bir ogier'dir. kanımca robert jordan'ın bir heykeltıraş edasıyla yarattığı özel bir karakterdir. çoğu karakter kadar ön planda olmasa dahi sırf yazarın ona gösterdiği ihtimam yüzünden olay örgüsü içerisinde loial'a odaklanırsınız. kendi toplumunun genel özelliklerinden farklı bir karakter yapısına sahiptir. meraklıdır ama bu meraklı hali genç bir ogier olmasına rağmen bilgelikle süslendiği için asla sırıtmaz. hatta size sevimli gelir. uzun ve tüylü kulakları duygu radarı gibidir. öngörülü bir kardeşimizdir. yurdunu terk ediş sebebi ise kadim ogier yurtlarını görme isteğidir. tabi bu kısmı çok fazla ipucu vermemek için atlamakta fayda var. * sadece firari olduğunu söylesek kafidir. en önemli özelliklerinden birisi ağaç şarkıcısı olmasıdır. ağaç şarkıcılığı kadim bir yetenektir ve loial'a çok yakışmaktadır. çok okur, deli gibi okur. ve aynı zamanda yazar. maceranın tüm ayrıntılarını o tutar. aslında zamanın çarkı serisinin, zaman çizelgesidir diyebiliriz onun için. 3 metrelik boyundan ve endamından beklemeyeceğiniz kadar kibardır. efendi bir genç adamdır. kimseye saygıda kusur etmez. sohbeti ise inanılmaz kalitelidir. delikanlılığına laf edecek adam anasının karnından doğmamıştır. kendi canını yok sayarak yoldaşlarına defalarca siper olmuştur. sakin güçtür loial ama kafası zaman zaman atar. özellikle duygu yoğunluğu yaşadığı anlarda ortaya çıkar bu durum. misal; ogier ağaçlarına ve korularına reva görülen muamele sonrası çok üzülmüş ve tabiri caizse öfke patlaması yaşamıştır. belki size abartılı gelebilir ama bu genç adam zaman çarkı serisinin kadim ruhudur. onun üzerine tanımam.
devamını gör...

yaşamış olduğum hayatı film şeridi gibi hatırlayacağım ve sevdiklerime veda edeceğim o güzel parçadır.

devamını gör...

+abla geç önce* bir oyun söylemiştin neydi adı
-geç önce mi?
+tunimok muydu neydi yaa
-tombaladan mı bahsediyorsun ablacığım
+hıhı evet tombala. hadi yine oynayalım.
devamını gör...

sene 2009’un sonları. ekşi’de o dönem yılların yazarıyım. reşit yaşta bile değildim ekşi’ye yazar olunca, ortaokula gidiyordum hatta. ama yalancıyı ıslatmıyorlar ne de olsa, yaşım oldukça büyük yetişkin bir erkeğim, öyle takılıyorum sözlükte. gazetelerde gördüğüm haberlerden, köşe yazılarından belli fikirler araklayıp, aklım yettiğince cümleler kurup, siyasi yazılar yazıp, futbol yorumları yapıp, ondan bundan duyduğum bilgileri satıyorum sözlükte. kendimi nasıl cool ve farklı hissediyorum aman aman… ama artik sıkıcı ve kasıntı gelmeye başladı ekşi bana, forum siteleri bile nerdeyse daha eğlenceliydi.

derken bir başlık gördüm sol frame’da, galatasaray sözlük açılmış (rerererarara sözlük daha doğrusu) ekşiciler yardırıyor falan. asosyal ve yalancı olan ben durur muyum, hemen üyelik işlemlerine başladım ve çaylaklık sürecini başarıyla geçip yazar oldum. yeni bir sözlük var, taze kan. ama ortam testosteron hormonu salgılanmış vaziyette, eril dilden geçilmiyor. hadi dedim burda da erkek olayım ve kısa sürede hatırı sayılır bir kişilik oldum. özel mesajlar, yersiz şakalar vs vs, ama biriyle daha farklı bir enerji yakaladık. yıldız teknik’te gemi mühendisliği bilmem bilmem neyi okumuş, özel bir firmada çalışan, kendi halinde, sevimli, donanımlı, eğlenceli ve fanatik galatasaraylı bir çocuk. ama ben abi diye hitap ediyorum, o bana birader falan. futbol, kadın, breaking bad, rakı mı, konyak mı, votka mı muhabbetleri… ama ben istanbul’un kenar mahallesinde yaşayan, sanayide çalışan, iki küçük kardeşine ve bir dul annesine bakan, artı babasının iş kazasında ölümüyle travma yaşamış, kara yağız bir delikanlıyım. böyle tanıttım kendimi. her gün muhabbet eder olduk.

facebook hesabını verdi bana, ekle beni dedi, irtibatta olalım. garibanlığıma acıdığından mıdır nedir, benim için hep bir şeyler yapmak istedi. ben de diyorum, abi ben sosyal hesap kullanmıyorum. kullanmaz olur muyum be, sabah akşam çocuğun fotoğraflarına baka baka aşık ettim kendimi. çoğu şey açıktı hesabında. o ne izliyor onu izliyorum, o kimi dinlerse onu dinliyorum. oğlum diyor, gel şuraya şu gün bira içelim. yok abi diyorum annem hasta falan filan derken atlatıyorum bir şekilde.

en son bir salı günü, kış vakti, saat 16 suları. okuldan gelir gelmez açtım sözlüğü, bir mesaj: “hüseyin kardeş (adım da hüseyin he), numaranı bana yaz, seni gs-fb derbisine götüreyim bu hafta.” yalancılıktan bir gebermediğim kalmış, üzerine bir de istanbul’da bile yaşamıyorum. durdum düşündüm, yeter dedim kendime, sözlük hesabımı sildim o gün ağlayarak. daha fazla devam edemedim. ardından büyük bir boşluğa, özleme ve vicdan azaplarına düştüm. adama dehşet alışmışım bir de, bir süre zor geldi onunla hiç iletişimde olmamak. facebook hesabına, ordan etkileşimde olduğu insanların hesaplarına, başka mecralardaki sosyal hesaplarına bir süre baktım hep, gizli gizli. danimarka'ya yerleşti, bir köpek evlat edindi, orda bir hayat kurdu kendine. hepsine uzaktan şahit oldum. kendi başıma bir süre ufak bir aşk acısı yaşadım ve melankoli halini atlatınca bir daha da sosyal hesaplarına bakmadım. göz görmeyince de gönül katlandı. (hahahha)

o belki bu olayı şimdi hatırlamaz bile ama, ben yaptığım şerefsizliği hiç unutmam. bugün ne zaman derbi olsa, ne zaman breaking bad'e, the prestige filmine denk gelsem, muse grubunun bir şarkısını dinlesem, hep onu hatırlatır bana.

bu da böyle rezil bir anımdır arkadaşlar. buraya kadar okuyan varsa ayırdığı vakit için teşekkürü bir borç bilirim, zira uzun entryleri ben hiç okumuyorum. sevgiler…
devamını gör...

sabah akşam insanların dış görünüşüyle dalga geçmeyin hakaret etmeyin diye duyar kasanlar gelmiş burda kadınla dalga geçiyor. yaptığınız hiç hoş değil haberiniz olsun.
devamını gör...

kendi ellerimizle mahvetmemize rağmen dünyanın hala çok güzel olduğunu kanıtlayan fotoğraflar.
devamını gör...

“vergi vermeyelim, ihtiyaç oldukça iban yollasınlar, biz para yollayayalım” bu cümleyi duydum haberlerde az önce, bana daha mantıklı geldi. (hızlı geçildi söyleyen kişi, kaçırdım kim olduğunu.)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çay reklamlarındaki köy.*
aykut kaysı çekimi ile haremtepe eski adıyla çeçeva köyü.
devamını gör...

kitabın ilk başında lou salome tasvirine aşık oluyorsunuz (hayalleriniz yıkılmaması adina filmi izlemeyin) ve yanlış hatırlamiyorsam 24. bölümde "ben neyi kaçırdım" dediğiniz bir anlatım var ki aklınızi sadece o bölümle alan bir kitap.
devamını gör...

tuvalet kağıdına saygım arttı ve sıvı yağın yeni adı altın suyu
evde 1 çorap üstüne 1 pofuduk ayakkabı * ve ayakkabının üstüne 1 tane kalın çorap daha çünkü o ayakkabılar çabuk yıpranıyor.
devamını gör...

stres .
devamını gör...

bugün evlillik yıldönümümüz olduğu için eşim kfc ısmarlamaya karar vermiş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim