kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa girmisken annemin odaya gelip iyi geceler annem demesiyle hüngür hüngür ağlayarak uykuya dalacagim sozluk. iyi geceler.
devamını gör...

ilgisi. kesinlikle bu.
flörtünüz varsa ilgiye boğun onu - tabi taciz gibi değil. -
çoğu kadını etkiler.
devamını gör...

mercan kayalıklarının halka şeklini alarak ortası deniz olan adalar oluşturmasına verilen isimdir.
devamını gör...

1972 yılında çevrilmiş süreyya duru'nun yönettiği erdoğan tünaş'ın senaryosunu yazdığı başrollerde cüneyt arkın, müşerref tezcan, bora ayanoğlu, süleyman turan ,bilal inci ve kayhan yıldızoğlu oynamaktadır. filmin konusuna gelince :
murat(cüneyt arkın), lale(müşerref tezcan), kemal(bora ayanoğlu) ve necdet(süleyman turan) çocukluk arkadaşıdırlar. yıllara boyunca birbirilerinden hiç kopmazlar. murat’ın babası yoksul ve alkolik bir balıkçıdır(bilal inci). lale ise zengin bir ailenin tek evladıdır. ikili evlenmek istediklerini ailelerine söyler. ancak lale’nin babası (kayhan yıldızoğlu) bu evliliğe karşı çıkar. bunun üzerine murat, necdetin çalıştığı bir sirkte ayı gibi bir adamla kavga ederek ünlü bir boks menajerinin dikkatini çekerek ünlü bir boksör olur. lale'nin babasının öldrülmesi suçu üzerine kalınca almanya'ya kaçarak bir fabrikaya işçi olarak girer. ama orada da belalar başını bırakmayacaktır italyanlar ile türklerin arasında olan çekişme bir boks maçına uzayacaktır fakat sonunda esas katil bulununca herşey mutlu sonla bitecektir. filmde bilal inci'nin oyunculuğuna ayrı bir parantez açmak gerekir iyi rolde görmek şaşırtsa da mükemmel oynamıştır. filmin komedi yükünü mimikleri ile süleyman turan sırtlamıştır.
devamını gör...

bir gerçek.

girmek için telef olunan üniversitelerimiz aslında o kadar iyi değil, hatta ortalama üniversite onlar. bizde ortalama bile çok iyi sayılıyor çünkü ortalama üniversitemiz çok az.
devamını gör...

ateş olsa cürmün kadar yer yakar.
tanım: boş bir insanın beyanı.
devamını gör...

en zor doktorluk, acil servis doktorluğudur. servise yetiştirilen acil durumdaki hastalar, ölüm kalım refleksiyle önceliğin kendilerine verilmesini isterler. yoğunluk nedeniyle yaşanan gecikmelere öfkelenen hasta yakınları da öyle.
bu öfkeli şahıslar sistemdeki aksamaların sebebi olarak da doktorlar ve sağlık çalışanlarını görüp, sağlık bakanlığı'nın gösteremediği çözümü doktorlardan bekler. gerçekleşmeyince de hakaretler, küfürler, psikolojik ve fiziksel şiddet, hatta linç görüntüleri gelmeye başlar. oradaki, belki de çiçeği burnunda gencecik doktorun o saate kadar kaç can kurtardığı, ağzına hiçbir şey koymadan aç, uykusuz ve bitap olduğu, o insan müsveddesi şuursuzların umurunda değildir.
devamını gör...

yüzlerce göndermeye sahip olan red hot chili peppers şarkısı. star wars hakkında bir şeyler bilenler alderaan gezegenini hatırlayacaklardır, death star tarafından yok edilmişti. alderaan çok fazla uzakta değil derken bu duruma bir gönderme mevcut.

--- alıntı ---
and alderaan's not far away, it's californication
--- alıntı ---
devamını gör...

bir heykel, bir bina, sabitlenen bir an, bir giysi, bir hareket, değişim-dönüşüm, sonu olan-biten bir şey sanat eseri olabiliyorsa yaşamlarımız neden olmasın? yaşamımıza katacağımız; estetik, zarafet, farklılık, bilinç, özgünlük gibi katmanlarla onu sanatsal açıdan da değerli yapamaz mıyız? yaşam sürecimiz sanatsal olabilir mi?
devamını gör...

önemli kişilik kuramlarından birisi olan bireysel psikoloji'nin kurucusu olarak kabul edilmektedir. bu kuram yeni freudyen kuramlardan birisidir. kuramın temel kavramları şunlardır:
-sosyal ilgi
-aşağılık duygusu ve ödünleme
-aşağılık kompleksi/üstünlük kompleksi
-doğum sırası
-karakter tipolojileri

adler'e göre, insanlar yaşamlarına aşağılık (yetersizlik) duyguları ile başlamaktadır. bu aşağılık duyguları evrenseldir. çocuk, kendisinden çok daha güçlü ve yetenekli yetişkinler arasında kaçınılmaz olarak yetersizlik duyguları yaşar. bu aşağılık (yetersizlik) duyguları, insandaki temel güdü olan üstünlük çabasının da kaynağıdır. üstünlük çabası doğuşta potansiyel olarak vardır ve her birey bu potansiyeli kendine özgü bir yolla geliştirir. bu süreç, bireyin yaşam hedeflerininde oluştuğu 4-5 yaşlarında başlar. yaşam hedefleri, kişiliğe birlik ve bütünlük kazandırır; kişinin davranışlarında bir tutarlılık ve davranışların anlaşılabilirliğini sağlar. her insan kendi yaşam hedeflerini belirleyecek ve kişisel bir yaşam hedefi oluşturacak yaratıcı güce sahiptir. kuramına verilen isim de bu görüşünden yola çıkılarak oluşturulmuştur.

*küçük kardeşlerinden birisi yanında vefat edince doktor olmaya karar verdiği söylenmektedir. 1895 yılında viyana üniversitesi'nden tıp diploması almıştır.
devamını gör...

yeni neslin internet ve arama motorları sayesinde tüm bilgilere çabucak ulaşabilmesi.

eskiden insanlar farklı konularda, farklı bilgilere sahipti. bu yüzden arkadaşlıklar daha yaygındı.

artık sorular arama motorlarına soruluyor. bu durum yeni arkadaşlıkların önünü azda olsa kapatıyor.

teknolojinin faydaları göz önünde bulundurulunca bu durum çokta önemsemiyor tabi.
devamını gör...

olası bir başarılı kaçırmada napacağımızı biliyoruz. (bkz: uzaylılar tarafından kaçırılınca yapılması gerekenler). uzaylılara ilk ne söyleyeceğiz buna binaen açılmış başlık.

beni liderinize götürün.
devamını gör...

'96 kayıt tarihli olup, '99 çıkışlı hassickdir? albümünde kendine yer bulan fuat ergin şarkısı. albüm adı böyle, yapacak bişi yok. çok beğenilince ikincisini hatta üçüncüsünü yaptı fuat abi, ben napam.**

- naber kokoş serbest bu stil
devamını gör...

bugün kitabı geldi. oturup tek seferde bitireceğim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

vallahi yüzsüzlük ete kemiğe bürünse melih bulu olurdu. kendisini tebrik ediyorum.
devamını gör...

amerikan sinemasının belki de en başarılı filmidir. ona bu sıfat yakışıyor; zira toplumsal ve siyasi konuları perdeye yansıtış şeklinde çok ciddi sorunlar ve tuhaflıklar olmasına rağmen yıllardır listelerin başını çeken, inanılmaz bir ticari getirisi olan, ve törenden 10 oscar ile dönen bir film tüm bunları başarmışsa, "en başarılı film" olmaması için de bir sebep yok benim bakışımla.


neden ciddi sorunları ve tuhaflıkları olduğu konusuna gelinirse...gone with the wind, bilindiği üzere planında iç savaş'ın işlendiği, yaklaşık dört saat uzunluğunda bir film. fakat film boyunca kölelik sistemi yanlısı güney, hak verilmesi gereken taraf olarak yüceltiliyorken; kölelik karşıtı kuzey resmen çarmıha geriliyor. savaşın yıkıcı etkilerinin sadece güney'in uğradığı yıkım ve şiddet üzerinden gösterilişi, filmin tarihi açıdan objektiflik kavramından hayli uzaklaşmasına sebep oluyor. iç savaş, karakterlerin yaşadığı duygusal değişimler ve gelgitlerin arkasına yedirilmiş vaziyette; lakin savaşta verilen kayıplar, filmin romantik komedi unsurlarına yem edilmiş bir nevi. misal, scarlett'ın ashley'e nispet olsun diye evlenmiş olduğu charles'ın savaşta ölmesi, scarlett için sadece siyahlar giymek zorunda kalacağı önemsiz bir yas gününün sebebi olarak aktarılıyor.

en temel sorunlardan biri, ırkçılık. gone with the wind, margaret mitchell'ın kaleme aldığı romanın uyarlaması. ve roman, basıldığı ilk dönemde, içinde çokça ırkçı söylem bulunduğu için fazlasıyla tepki çekmişti. filmin yönetmenleri (ismen bir yönetmen geçmesine rağmen, filmde aslında iki yönetmen çalıştı. film yönetilmesi açısından bir "sinir krizi" olduğu için ilk ilk yönetmen bir yerden sonra bırakıp filmden çekilmişti ve ikincisi de çekilmek üzereydi) her ne kadar ırkçı yaklaşımları filmden uzak tutmaya çabalasa da, film bu etkiden tamamen sıyrılamamıştı. bir sahnede babası scarlett'a "alt sınıfa, bilhassa siyahilere karşı acımasız olman gerek" tavsiyesini veriyor. bir başka sahnede, siyahi bir hizmetçi scarlett'tan dayak yiyor. (salt filmde değil, ödül töreninde dahi siyahi ayrımcılığı yapılmıştı. hattie mcdaniel, mammy rolüyle oscar alan ilk siyahi oyuncu olmuştu; fakat törende rol arkadaşlarının yanında oturmasına müsaade edilmemişti.)

çıkarcı, yalancı, umarsız ve bencil bir karakter olan scarlett'ın, filmin sonuna dek dört ayağının üstüne düşmesi ve bunun hep bir başkasının ölümüyle, iflasıyla ya da yalnız kalmasıyla gerçekleşmesi seyirciyi biraz huzursuz etse de, final sahnesi çok tatmin edici. scarlett'ın bu tavırlarına, elindekinin kıymetini o gitmeden asla anlayamayan karakterine daha fazla dayanamayan rhett, evi terk eder. kapıdan çıkmak üzereyken, scarlett gözyaşları içerisinde onu durdurur ve o giderse kendisinin ne yapacağını sorar. aldığı cevap hala bile sinema tarihinin en ikonik repliklerinden biridir: frankly my dear, i don't give a damn! ayrıca bu sahnenin aynısı yahut çok benzerleri, pek çok yapımda yeniden canlandırılmış; bir nevi filme selam çakılmıştır.


filmi izlediğimde henüz lisedeydim, sinemayı yeni yeni keşfettiğim yıllardı. belki de bu yüzden -biraz da bir filmi okumak konusunda şimdiye kıyasla daha fazla olan cahilliğimden-pek sevmiştim şahsi olarak. moralim bozuk olduğunda yahut uyuyamadığımda soluğu bu filmde alırdım. benim için anlamı büyük olan bir film. müzikleri de çok hoştur. max steiner'ın bestelerini içeren albümü buradan dinleyebilirsiniz.
devamını gör...

bilim adamı.

ne biliiim adamı oldum büyüyünce.
devamını gör...

fred burnaby tarafından yazılan, bir ingiliz subayının bugaristan da yapılan katliamlar sonucunda osmanlıların nasıl insanlar olduklarını merak etmesi ve bir yardımcısını da yanına alarak osmanlı devletinin topraklarını gezmesini, gördüğü şeyleri, tanıştığı insanları anlattığı akıcı ve güzel bir kitap. olayları anlatırken kitapta zaman zaman osmanlıları küçümseyici ingiliz halkını yüceltici öznel yorumlara da yer vermiş.
devamını gör...

ne zaman elleri zambaklı padişah olursam
sana uzun heceli bir kent vereceğim
girilince kapıları yitecek ve boş!
azizim, güzel atlar güzel şiirler gibidirler
öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam!

(bkz: ece ayhan)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim