baya baya mutlu eder.
büyük olmanın tatlı geldiği anlardan.
sağolsun tüm genç yazarlar bayramımı kutluyor.
şekerlikte şeker kalmadı. takviye yapayım.
devamını gör...

müze biletleri, gidilen sinema fişi, gidilen kafenin kartı, gezilen müze afişleri ve broşürleri. bazı yazılmış notlar. hepsinin bi anısı var.
devamını gör...

yerini vaktinde terk etmeyi bilmek olgunluktur,sadece acizler kalmakta ısrar eder.

victor hugo
devamını gör...

masallama olarak da isimlendirilebilen bellekteki boşlukları gerçek dışı öykülerle doldurma durumudur.
sıklıkla korsakoff psikozu, demans ve frontal lob hastalıklarında görülür.
devamını gör...

osmanlı döneminde şeyhülislâmların dönem dönem padişahın menfaatine fetvalar ... pardon ya.
(bkz: yanlış başlığa tanım girmek)
devamını gör...

mantikli midir degil midir tartisilir lakin, su ana kadar isleyen dunya duzeninde , devletler savasarak kuruldu ve savasarak yikildi...bilakis kendi gecmis tarihimize donup bir bakarsak eger, yuzyillar boyunca topraklamizi muhafaza etmek adina ,ciddi mucadele vermis bir millet oldugumuz gorulecektir. biz kusak olarak 'vatan' denilen kavrama bir kara parcasi olarak bakiyor olsakta, bizden onceki nesiller icin, vatan yegane kutsal bir mirasti. daha da otesi inancti, namustu,ozgurluktu... "ya istiklal ya olum" diye dusunen bir milletin evladi olarak,vatan ugruna can vermek bana mantiksiz gelmiyor acikcasi. aksine oldukca kahramanca.
devamını gör...

dışarıya rahatsızlık verilmediği sürece yapılması oldukça normal ve güzel olan eylemdir.

aksi takdirde güzel olmaktan çıkar ve oldukça çirkinleşir.
devamını gör...

latince adı coccinella septempunctata olan böcek türü. üzerindeki noktaların sayılarına göre sınıflandırılır.
devamını gör...

zaten istenmediğinin farkında olan tüyün çok da umurunda olmayacak eylemdir..
devamını gör...

güzel olur gerçekten daha dün yedim. çocukluk arkadaşım evlenicekmiş onun lokumuymuş annem almış getirmiş sağolsun. sen ne zaman evleniceksin falan diye ima etmeseydi iyiydi ama yinede lokumun hatrına imaya katlandık.
devamını gör...

en iyi arkadaşınızı kaybettiğinizle kalırsınız..
devamını gör...

bodrum bodrum
bir eski fotoğrafta benden gelsin o zaman. zamanında hediye edilen bir kitabın arasında buldum. hediye eden kişi de bilmiyor nereden eline geçtiğini. üstelik bu sadece bir fotoğraf değil. 1983 yılında bodrum'da yapılacak bir sünnet düğününün davetiyesi. zaman zaman elime alıp uzun uzun inceliyorum. belki ölmüş belki bambaşka bir coğrafyada yaşayan, şimdiki hali ile benden bile yaşlı, hatta kimbilir belki birbirine küs bu iki fani nerede... siyah beyaz fotoğrafların verdiği hissi hiçbir dijital fotoğraf vermiyor bana. bir de yaşadığımız hayat en çok bakışlarimizi değiştiriyor sanırım. çevremde çok çocuk var ama böyle bakanını uzun zamandir görmedim.
devamını gör...

tabiatın içinde olan herhangi bir yoldur. yeter ki şehirden uzak olsun.
devamını gör...


biliyor musunuz?

“1923te türkiye’de;
nüfus 13 milyon civarıydı, 11 milyon kişi köyde yaşıyordu. 40 bin köy vardı, 38 bininde okul yoktu.

traktör sıfırdı. 5 bin köyde sığır vebası vardı.
hayvanlar kırılıyor, insanlar kırılıyordu.

iki milyon kişi sıtma, bir milyon kişi frengiydi. verem, tifüs, tifo salgını vardı, üç milyon kişi trahomluydu.

bebek ölüm oranı yüzde 48’di, yani her doğan iki bebekten biri ölüyordu.

memlekette sadece 337 doktor vardı.
sadece 60 eczacı vardı, sadece 8’i türk’tü.
diş hekimi, sıfırdı.
dört hemşire vardı.
40 bin köy, sadece 136 ebe vardı.
ortalama ömür 40’tı.

yanmış bina sayısı 115 bin, hasarlı bina sayısı 12 bin. ülkeyi yeniden inşa etmek gerekiyordu.
kiremit bile ithaldi. adı marsilya kiremidiydi.

limanlar, madenler, demiryolları yabancıya aitti.

tiyatro yok, müzik yok, resim yok, heykel yok, spor yoktu. arkeolojik eserler, öyle gizli saklı değil, padişahların hediyesi olarak, trenlerle çalınmıştı.

kimisi alaturka saat’i kullanıyor, güneşin battığı anı 12:00 kabul ediyordu. kimisi zevali saat’i kullanıyor, güneşin en tepede olduğu anı 12:00 kabul ediyordu. kimisi güneş batarken grubi saat’i esas alıyordu. kimisi güneşin tamamen battığı ezani saati esas alıyordu.

“saat kaç birader?” diye sorduğunda, her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu.

kimisi hicri takvim kullanıyordu, kimisi rumi takvim kullanıyordu. kimisinin şubat’ı kimisinin aralık’ına denk geliyordu. herkes aynı zaman dilimindeydi, ama farklı aylarda yaşıyordu.

dirhem, okka, çeki vardı. arşın, kulaç, fersah vardı. ne ağırlığımız dünyaya ayak uydurabiliyordu, ne uzunluğumuz. ölçülerimiz ortaçağ’dı.

erkeklerin sadece yüzde yedisi, kadınların sadece binde dördü okuma yazma biliyordu.

okur-yazar erkeklerin çoğunluğu, subay veya gayrimüslimdi. okul yaşı gelen her dört çocuktan üçü okula gitmiyordu.

toplam, 4894 ilkokul, sadece 72 ortaokul, sadece 23 lise vardı. türkiye’nin tüm liselerinde sadece 230 kız öğrenci kayıtlıydı.

öğretmenlerin üçte birinin, öğretmenlik eğitimi yoktu. tek üniversite vardı, darülfünun, medreseden halliceydi. ülke bilim’den çok uzaktı.

600 sene boyunca türkçenin ırzına geçilmiş, osmanlıca denilmişti. arapça, farsça, fransızca, italyanca kelimeler, levanten terimler dilimizi istila etmişti. karşılıklı sesli-sessiz harfleri olmayan arapçayla türkçe yazmaya çalışıyorlardı.

“harf devrimi yapıldı, bir gecede cahilleştirildik, köpekleştirildik” deniyor ya...

ibrahim müteferrika’dan itibaren 150 sene boyunca basılan kitap sayısı kaçtı biliyor musunuz? sadece 417’ydi. bunların da çoğu gayrimüslimlerin matbaasından çıkmıştı. ki zaten, müteteferrika da devşirmeydi, macar’dı.

bu topraklara kitap gelene kadar, avrupa’da 2.5 milyon farklı kitap basılmış, 5 milyar adet satılmıştı.

voltaire, bir kitabında şu ağır tespiti yapmıştı: “istanbul'da bir yılda yazılanlar, paris’te bir günde yazılanlardan azdır!”

devamını gör...

miğfer dibi savaşının en karanlık anında, bütün umutlarımız tükenmişken, beşinci günün şafağında gandalf doğuda belirdi ve biz de bir tarihe tanıklık ettik. artık insanların en umutsuz anlarında doğuya bakıp bir umut beklemelerinin bir sebebi vardıgandalfgillerden.
bir trolle ağız dalaşı yapmak için geçmemiştir ateşten ve yıldızlardan, moria'da balrog'tan. sözlüğün kaderini değiştirmek için aramızda olan nazik, kültürlü, saygılı bir yazardır.
devamını gör...

sen ve senin gibilerin derdi iktidarla değil, doğrudan allah ile. insanların inandığı ve her şeyin sahibi olarak gördüğü bir varlığa, sevdiklerini emanet etmesi seni neden bu kadar rahatsız ediyor? çünkü senin savaşın doğrudan allah ile. iktidar falan hikaye. sen ve senin gibiler böyle yaptıkça bu ülkede siyasal islam daha çok yer edinir. bir bitmediniz.
devamını gör...

oha bu hatunun başlığı nasıl açılmaz dediğim ve bu konuda bir süre şaşkınlığımı gideremediğim abd'li sanatçı kadın. gerçek adı; elizabeth woolridge grant olarak gözüküyor wiki'de. vokal kalitesi zaman zaman/kişiden kişiye tartışılsa da, şarkı yazma yeteneği hakikaten -en azından bence- epey yüksek. (bkz: diet mountain dew), (bkz: video games), (bkz: west coast) gibi eserleri kanımca epey üst düzey şarkılar. severek dinliyoruz.

ve bu kadında en sevdiğim şey denemekten korkmaması. pop başladı ancak (bkz: ultraviolence) bildiğin trip-hop albümü. trip hop'u çok seven bünyeme ilaç gibi geldi, doyurdu resmen. ses tonunu da pop'tan ziyade trip-hop'a daha depresif, karanlık müziklere uygun buluyorum kendimce. uzun lafın kısası; bu hatunu da seviyorum sözlük.
devamını gör...

kardan adamlar şunu bilmeli ki biz onlara gelişmiş ülkelerin standartlarını veremeyiz, türkiye'de yaşadıklarını unutmasınlar, çünkü yoldan geçen biri kardan adama yumruk yada tekme atabilir.
devamını gör...

insanın gururunu inciten durumlardır mesela babanın veya bir aile büyüğünün seni arkadaşlarının yanında azarlaması.
devamını gör...

bir dalda belli bir teknik alanda yoğun bir öğrenim görerek ya da türlü uygulamalara katılarak yüksek derecede yeterlik kazanmış olan kimsedir. bu kişi işin çeşitli bölümlere ayrılması sonucunda işin en iyi yapılmasını sağlayacak uzmanlığa ulaşmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim