oldukça pahalı olan bir oyuncak silah markasıdır.

çok daha uygun fiyata benzerlerini bulabilirsiniz.
devamını gör...

nemli bir istanbul sabahından, günaydın sözlük.
beni karasal iklim insanı yapan ankara, sana da günaydın.
nemli geçen 40 senemin şehri trabzon, sana da günaydın.
güzel bir gün olsun.
devamını gör...

aa bu resmen faşoluk. sosyopat mısınız yahu ben yazdım ben silerim size ne?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
herkesin çok güzel, havalı arka planları var benimki bu. biraz kötü hissetmiş olabilirim.
devamını gör...

meyvesi "özgürlük" olan bir ağaç;
kim bilir nasıl güzeldir tadı...
resimag.com/p1/c114f802b8c1.jpeg
devamını gör...

kendisi ile hoş sohbetimiz sırasında fark ettim ki; çok güzel bir kalbi var.
her şeyin gönlünüzce olmasını dilerim. sözlükte, daha önemlisi bu hayatta daim olun, sizin gibi insanlara ihtiyaç var her zaman.

biraz geç bir tanım oldu ama; anca...
devamını gör...

indir o eli dedim.
indirmezsem ne olacak dedi
sen benim kim olduğumu biliyor musun dedim.
oğlum ben kendimin kim olduğunu bilmiyorum dedi.
aaaa güzel kafaymış o zaman dedim.
sonra çantasından bir kırmızı tuborg çıkarttı
oturduk çimlerin üzerine
öyle işte.
devamını gör...

miting yapıp yüz binleri aynı alana toplayan kişinin yaptığı uyarılardır.
devamını gör...

zihni sinir, karikatürist irfan sayar tarafından 1977 yılında gırgır dergisi'nde dünyaya gelen pratik zekalı, meraklı ve mizahi bir bilim insanı karikatür karakteridir. tübitak’ın bile dikkatini çekmeyi başarmış, popüler bilim kitapları arasında albümü yayınlanmıştır. bilim ve teknik dergisi'nin arka sayfasında yaklaşık beş yıl buluşlarını okurlarıyla paylaşmıştır. milli eğitim bakanlığı talim terbiye kurulu teknoloji tasarım dersi hazırlığı yaparken onunla ilişkiye geçmiştir. kolay çözülmesi gereken problemlerin çözülmemesinden dolayı biraz sinirlidir. herkesin yaratıcılığını harekete geçirebileceğini vurgular. 3.000’den fazla buluşu vardır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben erkek olsam flört ederdim ya. abazan olmazdım tabii ki çapkın olurdum. çok güzel kadınlar var.
devamını gör...

değişmiştir. güzel olmuştur. elinize sağlık. *

edit: harikasınız, tüm uyumluluk sorunu çözülmüş.
devamını gör...

bir ezgi ile birlikte söylenen halk şiirlerinin genel adı. genellikle yazanı ve besteleyeni bilinmeyen, yani anonim eserlerdir.

anadolulu bir kızı çok sevdim. aşk dolu, hüzün dolu, ağlatan o eşsiz sevda türküleri bana hep onu hatırlatır. o kız benim anadolu'daki diğer yarımdır.

türki, türk'le ilgili, türk'e özgü, türkü.

bu ülkeye özgü en güzel değerlerden biri. türküleri çok seviyorum. hemen hepsinde çok büyük aşkların derin izleri var. dünyada hiçbir millet "aşkı" bu kadar güzel yaşamamış ve bu kadar güzel anlatmamıştır. türkülerimiz o güzel aşkların tanıklarıdır. yazanları ve besteleyenleri huzur içinde uyusun.
devamını gör...

aklını din, imanla bozmuş bir yere illa bunu sıkıştırmak için olay kovalayan yazar beyanı. yok artık lebron james ya. namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz hesabı (pardon imansızlar için din temalı örnek verdim ama) * insanın canı anlamak istemezse illa ki bir kılıf bulur.

marşta şöyle bir dize var.

“garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar” garb ne? batı. türk milleti zaten ezelden beri batı ile savaşmıştır. hani türk’e “barbar” diyen batı. bu batı medeni midir? batı özentilerine göre medeniyetin allah’ıdır be! üfff!
oysa batı tek dişi kalmış canvarın ta kendisidir.

ayrıca marşta, al sancak, nazlı hilal şeklinde türk bayrağına ithafen sıfatlar kullanılmıştır. bu mükemmel şaheserdeki edebi sanatların ne olduğunu anlamak isteyen gitsin lise yılları edebiyat kitaplarını okusun. belli ki o derslerde okulu asmışlar. zaten burada al sancak ve hilal’den kasıt kesin üzerinde kılıç ve kelime-i tevhid olan yeşil arabistan bayrağıdır. net!

ha, bir de kırmızı zeminle hilal ve yıldızlı bayrağın 1844’te resmen kabul edildiğini biliyor isek, marşın da 1921’de, yani tam tamına 77 sene sonra vuku bulduğunu idrak edebilecek dimağlara sahip isek fantezi dünyasında yaşamıyoruz demektir.

aklı hür, vicdanı hür her türk bunu kavrayabilir. arada kalanlara allah selamet versin. allah dedik ama artık idare etsinler. *
devamını gör...

erkek egemen düzen yüzünden. seçme seçilme hakkı verileli 100 yıl olmadı.
yoksa angela merkel, kralice ya da jacinda ardern güçsüz müdür?
devamını gör...

kokusu, kadın parfümü kokusundan daha çekici gelen, dünya politikasının başat belirleyicilerinden biri.
devamını gör...

ciddi anlamda büyüyememiş, kadın doğasından bir haber bir şekilde öylece ilerleyen muhtemelen eşiyle de bu yüzden sorunlar yaşayacak erkektir. erkeklerin ve kadınların birbirinin doğasına saygı gösterip anlamaya çalışması gerektiğini düşünüyorum. nasıl erkeklerin sürekli seks düşünmesi iğrenç değil ve doğası gereği istemsiz yaşanan bir durumsa kadının da regl olması buna bağlı olarak değişik duygular yaşaması ve ağrılarından dolayı birazcık ilgi ve sevgi beklemesi doğası gereğidir. saçma sapan şekilde bir cinse doğası gereği sallamak da düpedüz saçmalıktır.
devamını gör...

istisnalar kaideyi bozmaz diyerek şu şekilde anlatmaya çalışayım.
ilkokul mezunu ateist göremezsiniz, hayatında hiç kitap okumamış ateist göremezsiniz, hayvanlara işkence yapan ateist göremezsiniz, bilmediği konu hakkında atıp tutan ateist de göremezsiniz. yani ateistler zeki insanlardır, etrafına da zarar veren tipler değillerdir.
devamını gör...

avm çıkışı o takilmanin üzerine bir de iki seksen kapaklanip kaldırımı öpmüslüğüm, pantolonu gömleği yirtmisligim var evet. ama ah aldım o gün biliyorum.
devamını gör...

yavaş salla düşerim
gezegenden geçerim
hanchinanski’ye kalem yok
ben salata yapmaya giderim
devamını gör...

oblomov’u sadece tembel olarak tanımlamak yetersiz kalır; çünkü oblomov işin özünde tembel olmaktan hoşlanmıyordu. çalışmadığı için mutsuzdu. tembel olmaktan keyif almıyordu, aksine bu durumdan şikayetçiydi. o halde neden tembellik yapıyordu? bir işi olmadığı için mi? hayır. oblomov geçmişte bir devlet dairesinde memurdu; fakat onu da sudan bir sebeple bırakmıştı. bu sadece işle ilgili bir mesele değil. oblomov her konuda böyleydi.

oblomovluk işte tam olarak budur. sorunların ve çözümlerin farkındasındır. yaşantını değiştirmek için sürekli birbirinden güzel planlar yaparsın; ama o planları asla uygulayamazsın.

bir doğu ülkesi olan rusya’nın çocuğudur oblomov. rusya, batı ülkelerinin aksine sürekli bir ilerleme süreci içinde olmamıştı. avrupa’da teknolojik, bilimsel, kültürel, felsefi ve ekonomik gelişmeler yaşanmıştı. tüm bu gelişmelerin sonucunda batı insanı çalışmayı bir erdem olarak kabul etmiş, elini kirletmekten asla çekinmemişti. batı toplumu dinamiktir. rusya ise toplumsal yapısı gereği hiçbir zaman aynı dinamizme sahip olamamış, sanayileşmeyi, kapitalizmi ve ülkeyi değiştiren bütün ideolojileri batıdan almıştı. rusya’nın köylerinde hayat yüzyıllar boyunca hiç değişmeden devam etmişti.

oblomovluk, yani oblomov’un kendi içinde yaşadığı çelişkiler; rusya’nın yüzyıllar boyunca süren durağanlığından sonra 19. yüzyılda değişmeye başlaması ama bunu kendi toplumsal dinamikleriyle değil de batı gücünün baskısıyla yapması yüzündendi. oblomov, ülkesinin değişmekte olduğunu ve kendisinin de değişmek zorunda olduğunu fark etmişti. köyündeki tüm mal varlığının yönetimini kahyasına devredip kente taşınmış ama hayalindeki değişimi bir türlü sağlayamamıştı. bir rus çocuğu olarak alışmış olduğu rus yaşam tarzını bırakmak zorunda olduğunu görmüş ama bir türlü bırakamamıştı; işte oblomov'u oblomov yapan şey tam olarak buydu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim